Etiket: Hükümetin

  • Ender Yorgancılar: “Hükümetin Sanayi Sektörüne Yaklaşımını Doğru Buluyoruz”

    Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, 64. Hükümetin programını değerlendirdi. Programda genel olarak Türkiye’nin özelde de ekonominin ihtiyaçlarının doğru tespit edildiğini kaydeden Yorgancılar, “Sanayi sektörüne ve özellikle bu sektörün motoru olan imalat sanayinin ekonomideki ağırlığının artırılmasına yapılan vurgu ve verilen öncelik oldukça yerinde. Bunları başlangıç için olumlu bir durum olarak değerlendiriyoruz” dedi.

    Yorgancılar, 64. hükümet programını değerlendiren ve Türkiye’nin son 10 yıldır uyguladığı ekonomi politikaları çerçevesinde sıcak para finansmanlı, tüketim çekişli, ithalata dayalı büyümede yolun sonuna gelindiğini, hem iç hem de dış dinamiklerin eski politikalara başarı şansı tanıyacak durumda olmadığını belirtti.

    Yorgancılar, Türkiye’nin yeni ve iddialı bir başlangıca ihtiyacı olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Dünde iyi veya yanlış yapılan ve yapılamayanları yaşayarak öğrenmiş bir bakanın yani Sayın Mehmet Şimşek’in ekonominin başına getirilmesi de uygun olmuştur. Ancak ekonomi politikalarında yenilenme ve Türkiye ekonomisinin yeniden yapılanması konusunda daha detaylı alt stratejilere ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Hükümetimizin bizle iş birliği yaparak ortak akıl ile yeni bir yatırım, üretim ve ihracat öncelikli büyüme modeli geliştirmesini bunu da entegre sektörel gelişme stratejileri ile desteklemesini bekliyoruz. Bu noktada dünden farklı olarak bilgi toplumu referanslı, yani bilgi bazlı sanayileşme için strateji ve teşvik sistemi gerekliliğine vurgu yapmak istiyoruz.”

    “EBSO’NUN PROJESİNİN YER ALMASI SEVİNDİRİCİ”

    64. hükümet ile birlikte, Girdi Tedarik Stratejisinin (GİTES) güncellenmesi, büyük ölçekli yatırımların ve stratejik sektörlerin teşvik edilmesine devam edilecek olması, kümelenme faaliyetlerinin desteklenmesi, Merkez Bankası’nın araç bağımsızlığının korunması ve para politikalarının yeniden enflasyona odaklanacak olmasının yanı sıra işgücü piyasasında esnekliğin sağlanmasının öngörüldüğünü ifade eden Yorgancılar şöyle devam etti: “Damga vergisinin gözden geçirilecek olması, imalat sanayisi makine-teçhizat yatırımlarının finansmanında Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) istisnası getirilmesi, kamu alımlarında yerli üreticilere öncelik tanınacak olması, şeklindeki öngörüler bizler için önemli ve anlamlıdır. Bunların yanında yatırım mallarının ve ara malların vadeli ithalatında KKDF oranını yüzde 6’dan yüzde sıfıra indirileceğinin taahhüt edilmesi çok faydalı bir önlem olacaktır. Yine ileri teknoloji sınıfında yer alan yatırımlara 5. bölge desteklerinden yararlandırılacak olması son derece doğru bir karardır. Ancak Türkiye’de her ilde OSB yapmak yerine önceliğin var olanların kapasitesinin kullanılmasına verilmesinin daha doğru olacağını düşünüyoruz. Ayrıca EBSO olarak devletin TOKİ aracılığıyla anahtar teslim fabrika kurma talebimizin programda yer almasını görmek bizi mutlu etti.”

    TOHUM ANCAK İKLİM UYGUN OLURSA ÜRÜN VERİR

    EBSO Başkanı Yorgancılar ayrıca ‘tohum ancak iklim uygun olursa verimli ürün verir’ sözüne atıfta bulunarak, “Bu bağlamda hukuk devleti boyutundaki aksaklıkların giderilmesi, kamuda liyakat temelli kurumsal yapıların oluşturulması, bürokrasinin azaltılması ve hızlandırılması, TL’nin aşırı değerlenmesine izin verilmemesi, enflasyonun ve faizlerin tek haneye geleceği ortamın oluşturulması, enerji maliyetlerinin rakip ülkeler düzeyine çekilmesi, komşu ülkelerle ilişkilerin gözden geçilmesi gerekiyor. Programda öngörülen önlemler ancak bu önlemlerin alınarak makro iklimin iyileştirilmesi durumunda işe yarayacaktır. Hükümetimizin buna da dikkat etmesi gerekiyor” dedi.

  • Tüsiad Başkanı Cansen Başaran Symes: “Yeni Hükümetin Reform Hükümeti Olacağı Konusunda Ümitliyim”

    Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Cansen Başaran Symes, İstanbul’da “Perakende Günler 2015” programına katıldı. Symes, hükümet programının reform için hizmet edecek bir reform hükümeti olacağı konusunda ümitli olduğunu belirterek, “Bu reformlar konusunda gerekli adımları atarsak, biz potansiyel büyümeyi yakalayabileceğimizi, hatta belki de biraz üstüne çıkabileceğimize inanıyoruz” dedi.

    Perakende Günleri 2014, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda başladı. Programa TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes de katıldı. Burada bir konuşma yapan Symes, “Türkiye’nin mutlaka ve mutlaka bu küresel gelişmeleri uygun bir yol haritası içinde ilerlemesi gerekiyor, zamanı ciddi bir şekilde de son yıllarda harcadık. Bunun acısını aslında hepimiz birlikte yaşıyoruz. Yoğun ve gergin geçen bir seçim döneminin ardından yeniden reform gündemine odaklanacağımız günlerdeyiz. Sayın Ahmet Davutoğlu iş dünyasında temsilen bu ay oldukça uzun saatler geçirdik. Yaptığımız görüşmelerden ben şahsen açıklanacak hükümet programının bu amaca hizmet edecek bir reform hükümeti olacağı konusunda ümitliyim. Buna hepimiz iş dünyası olarak inanmak istiyoruz. Burada gerekli katkıları vermeye hazırız. İktisadi reformlardan, yolundan hiç çıkmamız gereken AB yolunda atılması gereken adımlara eğitimden hukuk sisteminin iyileştirilmesine kadar uzun bir liste önümüzde duruyor. Yeni dönemde bu reformları kararlı bir şekilde uygulayan siyasi iradeyle ancak bütün bu gelişimlerle rekabet edebileceğimizi hepimiz çok net biliyoruz. Türkiye maalesef potansiyel büyümesini yeteri kadar gerçekleştiremedi. Eğer bu reformlar konusunda gerekli adımları atarsak biz potansiyel büyümeyi yakalayabileceğimizi, hatta belki de biraz üstüne çıkabileceğimize inanıyoruz. Aslında bu fırsat penceresi de bizi ileriye dönük heyecanlandıran yegane yol haritasıdır” dedi.

    “TÜRKİYE’NİN YARGI BAĞIMSIZLIĞINI SAĞLAYACAK KAPSAMLI REFORMA İHTİYAÇ VAR”

    Cansen Başaran Symes konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Burada ihtiyacımız olan sağlam temellerden bahsedeceğimiz listelerin başında hukuk reformu geliyor. Hukuk reformunun bu ihtiyaç listenin en tepesinde koymak durumundayız. TÜSİAD olarak sürekli tekrarladığımız gibi bir ilkenin ekonomik geliştirilmesi, demokratik bir hukuk devleti olmadan olmaz. Hukukun istikrarlılığı ve öngörülebilir olması, temel hak ve hürriyetlerin teminatı, girişim özgürlüğü ve elbette yatırım ortamı için çok önemli bir ön koşuldur. Adaletin ve adaletin gerçekleşeceğine dair inancın oluşabilmesi için devletin yargı işlevini etkin bir biçimde yerine getiriyor olması zorunludur. Bunu hepimiz en temel şart olarak biliyoruz. Türkiye’nin hem yargı bağımsızlığını sağlayacak hem de yargıda etkinliğini ve sürati artıracak kapsamlı reforma ihtiyaç var. Adalet Bakanlığı da bu konuda reform paketini bizlerle paylaştı. Bunu son derece önemsiyoruz. Bu konunun aslında AB süreciyle de son derece önemli bir ilişkisi var. Hukuk devleti ve hukuk güvenliği ilkelerinin harekete geçirilmesi ve yargının adil, hızlı ve istikrarlı yapıya kavuşturulması AB’ye tam üyelik yolunda atılması gereken en önemli adımlarında başındadır. AB müktesebatının 23’üncü müzakere başlığı olan temel haklar, özgürlük ve güvenlik başlığının müzakereye açıldığı ve başarıyla kapatıldığını varsaydığımız takdirde hukuk tarihi ve hukuk güvenliği açısından tarihi bir dönüşümü tamamlamış olacağız.”

    “TÜRKİYE’DE BÜYÜME POTANSİYELİ YÜZDE 3’ÜN ÜZERİNDE”

    Türkiye’nin büyüme potansiyelinin yüzde 3’ün üzerinde olduğunu belirten Symes, “Gerçek büyüme potansiyelini kullanmamamızın küresel faktörlerin de etkisi var. Ancak biz Türkiye’nin büyüme potansiyelinin yüzde 3’ün üzerinde olduğuna ciddi bir reform acentesiyle de bir potansiyelin gerçekleştirebildiğini biliyoruz. Şunu da biliyoruz ki, kontrollü bir enflasyon ve tasarruf açığımız üzerindeki yapılacak çalışmalar aslında bizleri içinde bulunduğumuz ülke grubundan ayırma imkanından pozitif olarak ayrışabiliriz” diye konuştu.

  • Aleviler, Kurulacak Hükümetin Sorunlarını Çözmesini Bekliyor

    Aleviler, kurulacak hükümetin sorunlarını çözmelerini bekliyor. Hacı Bektaş-ı Veli Kültürünü Yayma ve Yardımlaşma Derneği Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt, hep şiddetsiz, silahsız ve kavgasız taleplerle bulunan Alevilerin artık hayal kırıklığı yaşamasını istemediklerini kaydetti. Tunceli İnanç Yerleri Koruma ve Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zeynel Gültekin ise cemevlerine yasal statü tanımasını beklediklerini aktardı.

    Nüfusunun büyük çoğunluğu Alevi olan Tunceli’de Alevi Dedeleri, 1 Kasım seçimlerinden tek başına iktidar olarak çıkan AK Parti’nin kuracağı hükümetten sorunlarının çözümünü bekliyor. Hacı Bektaş-ı Veli Kültürünü Yayma ve Yardımlaşma Derneği Tunceli Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt, seçim sonuçlarının hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Bizler en son Başbakanımız sayın Ahmet Davutoğlu ile Çankaya Köşkü’nde kahvaltıya katılmıştık. O gün Sayın Başbakanımızdan sözünü almıştık. İktidara gelirsek gerek koalisyon gerek tek başına ilk üzerinde duracağımız ve ilk çözmeye uğraşacağımız konu ve sorunlardan biri Alevilerin meselesidir demişti. İlk beklentimiz Alevilerin sorunlarının çözümü. Hep şiddetsiz, silahsız ve kavgasız taleplerle bulunan Alevilerin artık hayal kırıklığı yaşamasını istemiyoruz. Sorunların en kısa zamanda çözülmesini istiyoruz” dedi.

    Bölgede yeniden başlayan çatışmalı sürece de değinen Yurt, “Özellikle coğrafyamızda savaş ve çatışma ortamı var. Bu sorunun da bir an evvel barışçıl yollarla çözülmesini istiyoruz. Bu savaş devam ettikçe bu bölgede hiçbir insan huzurlu ve rahat değil. Ekonomi ve diğer alanlarda da hükümetler kendi programlarını uygular zaten” diye konuştu.

    “CEMEVLERİNE YASAL STATÜ VERİLSİN”

    Tunceli İnanç Yerleri Koruma ve Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zeynel Gültekin ise hükümetten inanç merkezlerinin düzenlenmesi konusunda destek ile Cemevlerine yasal statü tanımasını beklediklerini söyledi. Gültekin, şunları kaydetti:

    “Seçim yapıldı AK Parti güçlü bir hükümet kuracak. Alevi Dedeleri olarak bundan bir yıl önce inanç yerlerimizin düzenlenmesi için proje sunduk. Proje desteğinin bir kısmı geldi. Güçlü bir hükümet kurulacak. Ziyaret yerlerimize, inanç yerlerimize ayrılan ödeneğin gönderilmesini bekliyoruz. Biz de o mekanları onararak canların hizmetine sunarız. Öbür yandan bu savaşın bitmesini ve artık kanın dökülmemesini istiyoruz. Barış gelsin istiyoruz.”