Etiket: Hükümetin

  • Kosova’da Bağımsızlık Yıl Dönümünde Hükümetin İstifası İstendi

    Kosova’da bağımsızlık kutlamalarının ardından gerçekleştirilen hükümet karşıtı protesto ile hükümetin istifa etmesi istendi.

    Kosova’da bağımsızlığın 8’inci yıl dönümünde hem kutlamalar yapıldı hem de hükümet karşıtı protesto gösterisi düzenlendi. Priştine meydanlarında halkın katılımıyla sabah saatlerinde başlayan kutlamaların yerini öğlen sonrası protesto gösterisi aldı. Kosova polisinin sıkı güvenlik tedbirleri altında 3 muhalefet partisi tarafından düzenlenen hükümet karşıtı protesto gösterisine Kosova’nın birçok şehrinden gelen binlerce vatandaş katıldı. Günler öncesinden hazırlık yapılan hükümet karşıtı protesto gösterisi, Kosova’nın özgürlüğe kavuştuğu 1999 yılından sonra en geniş katılımlı protesto gösterisi oldu. Ellerinde Arnavut ve Kosova bayrakları ile hükümet karşıtı pankartlarla meydanları dolduran protestocular, hükümetin bir an önce gitmesini talep etti.

    “Devlet ve egemenlik için” sloganı altında yapılan protesto gösterisinde söz alan muhalefet parti liderleri, hükümetin 27 Şubat tarihine kadar istifa etmesini istedi. Başbakan İsa Mustafa ile Başbakan Yardımcısı Hashim Thaçi’nin koalisyon hükümetini Sırbistan ile işbirliği içinde Kosova’yı ezik duruma düşürmekle itham eden AAK lideri Ramush Haradinaj, Nisma Partisi lideri Fatmir Limaj ile Vetëvendosje Hareketi lideri Visar Ymeri, hükümetin Kosova’da Sırp Belediyeler Birliği’nin kurulması ve Karadağ ile devlet sınırlarının belirlenmesi anlaşmalarına imza atarak ülkenin egemenliğini ihlal ettiğini belirtti. Anayasaya aykırı davranan hükümetin daha fazla iktidarda kalmasına izin vermeyeceklerini kaydeden muhalefet liderleri, derhal erken seçimlere gidilmesini istedi.

    İki saat kadar süren protesto gösterisinin ardından dağılmayan ve Başbakanlık binasına saldırı hazırlığında olan bir grup göstericiye organizatörler tarafından izin verilmedi. Başbakanlık ile Meclis avlularında mevzilenen Kosova polisi de şiddet olaylarına karşı hazır durumda bekledi.

  • Asmmmo Başkanı Okkalı, 64. Hükümetin Vergi Planlamalarını Değerlendirdi

    Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (ASMMMO) Başkanı Mehmet Okkalı, 64. Hükümetin vergi planlamalarına ilişkin, “Bu düzenleme içerisinde bizim uzun zamandır beklediğimiz 4. dönem geçici verginin kaldırılması söz konusuydu. Bu şuan için bu yasanın çıkmasına yetişmeyebilir ama Mecliste çalışmalar devam ediyor. Bizim Şubat ve Mart ayında vermemiz gereken geçici vergilerde, bu dönem vermemiz gereken geçici vergilerde bunun kaldırılmasını sadece Mart ve Nisan ayında hem gelir vergisini hem kurumlar vergisini son beyanname olarak biz mali müşavirlerinde iş yükünü azaltacağını düşünüyoruz” dedi.

    ASMMMO Başkanı Mehmet Okkalı, 64. Hükümetin eylem planında yer alan vergi düzenlemeleriyle ilgili değerlendirmede bulundu. Projelerin en kısa zamanda hayata geçirilmesini istediklerini vurgulayan Okkalı, “Bunlardan en önemlisi yeni gelir vergisi vergi usül kanunu üzerinde yapılan çalışmaların biran önce neticelendirilerek, kayıt dışı olan ekonominin kayıt içine alınmasını yani sadece düzgün mükelleflerden, vergisini ödeyenlerden değil de vergiyi kaçıranların kapsam içine alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda yapılan çalışmaları destekliyoruz. Özellikle bu düzenleme içerisinde bizim uzun zamandır beklediğimiz 4.dönem geçici verginin kaldırılması söz konusuydu. Bu şuan için bu yasanın çıkmasına yetişmeyebilir ama Meclis’te çalışmalar devam ediyor. Bizim Şubat ve Mart ayında vermemiz gereken geçici vergilerde, bu dönem vermemiz gereken geçici vergilerde bunun kaldırılmasını sadece Mart ve Nisan ayında hem gelir vergisini hem kurumlar vergisini son beyanname olarak biz mali müşavirlerinde iş yükünü azaltacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

    “TEK BEYANNAME ŞEKLİNDE BİR ÇATININ KURULMASI DAHA BAŞARILI OLACAK”

    Programın içerisinde beyannamelerin birleştirilmesi şeklinde sosyal güvenlik bildirimiyle muhtasar beyannamenin birleştirilmesi şeklinde bir proje de olduğuna değinen Okkalı, şunları kaydetti: “Biz bu projenin daha da genişletilmesini istiyoruz. Çünkü biz mali müşavirler her ay onlarca beyanname bildirim veriyoruz. Bunların sayısı yaklaşık olarak hesap yaptığımız zaman 43-44 tane her ay beyanname bildirim yapıyoruz Maliye Bakanlığına, SGK’ya, TÜİK’e. Bunların tamamının birleştirilmesini talep ediyoruz. Sadece nuhatasar beyanname ile sosyal güvenlik prim bildirgesinin birleştirilmesi basit bir çözüm olur. Burada katma değer vergisi 1, katma değer vergisi 2 nolu beyannameleri, damga vergisi beyannamesini, sosyal güvenlik bildirimlerinin hepsini tek beyanname şeklinde bir çatının kurulması daha başarılı olacak. Burada damga vergisiyle ilgili çalışmalar da var yeni tasarının içerisinde. Damga vergisi konusundaki tasarılarda çok büyük problem yok. Biz toplu beyanname verildiği zaman bakanlıkla yaptığımız görüşmelerde damga vergisi çelişkisi doğmuştu. Kaç tane beyanname veriyorsak o sayıda damga vergisi tahakkuk ettirilebilir tek beyannamenin içerisinde. Diğer bir husus da şuan 3568 sayılı Kanunun tek tebliğ çalışması var. Bu tek tebliğ çalışması içerisinde de bizim sözleşmelerimizin her yıl yapılması ve her yıl damga vergisi doğması şeklinde bir talep var. Bu talebe biz karşıyız. Bizim bir müşterimizle ilk başladığı zaman yaptığımız sözleşme otomatik olarak o müşteri bizde çalıştığı sürece devam eder. Her yıl sözleşme yapılmasının hiçbir mantık ve gerekçesi yoktur. Damga vergisi kapsamında bu sorunun dikkate alınmaması gerektiğini düşünüyoruz.”

    “BASİT USUL YANLIŞ BİR SİSTEM”

    “Hükümetin yeni eylem planı içerisinde basit usulle ilgili de bir problem var” diyen Mehmet Okkalı, “Basit usule biz tamamen karşıyız. Basit usul yanlış bir sistem. Dolmuş hatları var, halk otobüsü hatları var. Şuan dolmuşların taksilerin tamamı basit usul. Siz gidiyorsunuz mahallenizde ufak bir bakkal dükkanı açıyorsunuz. Ufak bir bakkal dükkanını 50 bin TL sermaye ile güzel bir mahalle marketi açabilirsiniz. Marketi açtığınız zaman otomatikman gelir vergisine tabi olursunuz. 50 bin TL sermayeniz var. Bir iş yerini açtınız gelir vergisine tabi olarak iş yapmaya başlıyorsunuz ama gidiyorsunuz örnek vereyim Yenimahalle hattından bir de dolmuş alacaksınız bir dolmuş aldığımız zaman en az 4 milyon lira 5 milyon lira gibi eski parayla 4 trilyon 5 trilyon bir para ödüyorsunuz. Kazancınız neredeyse yaklaşık olarak bin TL civarında ayda 25-30 bin kazanıyorsunuz. Basit usül vergi mükellefi oluyorsunuz senede iki tane beyanname veriyorsunuz bir tane beyanname veriyorsunuz ediyorsunuz çok vergiler ödüyorsunuz ama o gariban 50 bin lira sermaye ile bakkal açan kardeşimiz için ise 40 tane civarında beyanname veriyor, o beyannamelerle ilgili bildiriler yapıyor birçok vergiler ödüyor birçok masraf ediyor. Küçük esnaf verebiliyorsa dolmuşların, taksilerin ve buna benzer esnafların kesinlikle basit usul olması kaldırılmalı. Burada hükümetimiz tabii ki dirayetlidir. Bu konuda gerekli çalışmaları yapacağına inanıyorum ancak ufacık bir eylem yapıp taksilerle yolları kitleyip dolmuşlarla yolları kitleyip devletten bu şekilde bir şey alınmasını asla kabul etmiyoruz. Bu eylem planı içerisinde yeni işe başlayan, yeni iş kuran insanların teşvik edilmesi çok önemli. Burada da 3 yıl vergi alınmaması şeklinde bir proje var. Bu projeyi biz onaylıyoruz. Hatta yeni iş açan insanlara çeşitli teşvikler verilmeli, sermaye verilmeli, özkaynak verilmeli alacak mallarda teşvik yapılmalı katma değer vergisi indirimi yapılmalı bunlar çok önemli” ifadelerini kullandı.

  • Kuzu, Hükümetin Eylem Planına Destek Verdi

    Siirt Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Güven Kuzu, 64. Hükümet Eylem Planı’ndaki hedeflerin hem sosyal hem de ekonomik getirilerinin büyük olacağını söyledi.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı eylem planında yer alan hedeflerin, iş dünyası için önemli düzenlemeler içerdiğini anlatan Kuzu, duyurulan eylem planının kısa sürede hayata geçirilebilecek nitelikte olduğunu söyledi. Kuzu, “Asgari ücretin net 1300 liraya çıkması, gelir dağılımının düzelmesine yardımcı olacaktır. Ancak iş dünyası olarak asgari ücretteki özel sektörün üzerindeki yüklerin hafifletilmesi gerekmektedir. İşsizliğin azaltılması ve gençlerin toplumda verimli şekilde yer almasını sağlamak için yatırım ve iş kurma kredisi sağlanması, yeni işe giren gençlerin ücretlerinin bir yıl devlet tarafından karşılanması işveren bakımından da önemli bir teşvik olacaktır. Ayrıca kıdem tazminatı sisteminde yaşanan sorunların çözümü amacıyla ilgili sosyal taraflarla istişare içinde gerekli mevzuat düzenlemesi yapılacak olması bizleri memnun etmiştir. Planın uygulanmasının hem sosyal hem de ekonomik getirilerinin büyük olacağını, esnaf, tüccar ve sanayiciler için güzel destekler getirdiğine inanıyoruz. Aynı zamanda yeni planla birlikte ekonomik büyümenin hızlanacağı beklentilerimizi artırmıştır” dedi.

  • KTO Başkanı Mahmut Hiçyılmaz Hükümetin Eylem Planı’nı Değerlendirdi

    Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Hiçyılmaz Hükümetin Eylem Planı’nı değerlendirerek “2016 yılı bakımından hem de önümüzdeki yıllar bakımından Türkiye’de ekonominin iş dünyasının istediği yönde gelişeceği konusunda bize bir gösterge oldu” dedi.

    KTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Hiçyılmaz Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan Eylem Planı’nı değerlendirdi. Hazırlanan Eylem Planı’nın önümüzdeki süreçte yapılacaklar bakımından ekonominin ağırlık kazanacağının görüşünü sunduğunu belirten Hiçyılmaz, “Sayın başbakanın dün hazırlamış olduğu eylem planı gerçekten Türkiye’de bundan sonraki süreçte yapılacaklar bakımından ekonominin ağırlık kazanacağı görüşünü sundu. Gerçekten yapılmış olan açıklamalar baktığımızda ekonomik olarak faaliyetlerin bundan sonraki süreçte daha tatmin edici olacağını gösteriyor. Nitekim öğrencilere, gençlere, esnafa, tüccara, emekliye verileceği söylenen bu imkanlar Türkiye ekonomisini bir noktadan aşka bir noktaya getirecek mahiyettedir. Çünkü bu destekler verildiği sürece ekonomide bir canlanma söz konusu olacak ve bu canlanma neticesinde de piyasalar biraz rahatlamış olacaktır.2015 yılı seçimlerin yapıldığı bir yıl olması nedeniyle iş dünyası bakımından çok da olumlu geçmedi. Her ne kadar ikinci çeyrekte 3.4, üçüncü çeyrekte de yüzde 4 kadar büyüme söz konusu olmuş ve dokuz aylık periyoda baktığımızda geçen yılla karşılaştırıldığında yüzde 3.4’lük bir büyüme söz konusu olmuşsa da piyasalar bakımından rahat bir yıl geçirdiğimizi söyleyemeyiz. Çünkü hem dünyadaki ve komşularımızdaki gelişmeler hem de 2015 yılı içerisinde yaşamış olduğumuz iki seçim bize iş dünyası bakımından olumlu yansımadı. Ancak 64. Hükümetin açıklamış olduğu bu tedbirler hem 2016 yılı bakımından hem de önümüzdeki yıllar bakımından Türkiye’de ekonominin iş dünyasının istediği yönde gelişeceği konusunda bize bir gösterge oldu. Ümit ediyorum bundan sonraki yıllarda özellikle dört yıllık seçimsiz bir dönemde ekonomik faaliyetlerin ön planda olduğu daha çok ekonominin konuşulduğu ve gelişmelerin bu yönde olduğu yıllar yaşarız” dedi.

    Asgari ücretin bin 300 TL olmasında sakınca olmadığını ancak istihdam üzerindeki maliyetlerin iş dünyasına yıkılmasından endişe ettiklerini ifade ederek, “Asgari ücretin bin 300 TL olması AK Parti tarafından seçimlerden önce söylenmişti. Asgari ücret için bin 400, bin 500 TL diyen partiler oldu. Ak Parti asgari ücreti bin 300 TL’ye çıkaracak. Nitekim sayın başbakan yapmış olduğu açıklamada asgari ücretin bin 300 TL’ye çıkacağı hususunu ilk yüz günlük program içerisine aldıklarını söyledi. Asgari ücretin bin 300 TL’ye çıkmasında bir sakınca yoktur. Bin 300 TL’ye çıkarken istihdam üzerindeki maliyetlerin iş dünyasına yıkılmasından endişe ediyoruz. Eğer asgari ücretin bin 300 TL’ye çıkarken oluşturduğu maliyetler tamamen iş dünyasına yıkılacak olursa iş dünyası bunun altından kalkamaz. Tabi yerindeyse biz bunun altında eziliriz. Endişe duyduğum konu işten çıkarmalar olabilir, sigortasız kayıtsız işçi çalıştırmalar söz konusu olabilir, bu maliyetlerin yükselmesiyle rekabet edemez noktaya geliriz ve mallarımızı satamaz duruma geliriz. Dolayısıyla iş dünyasına bu yükün yıkılmaması gerektiğini düşünüyorum. Bir paylaşım olacaksa hükümet bunu adaletli bir şekilde paylaştırabilir. Hükümet tarafından yapılan açıklamaya göre de bu paylaşımın yapılacağı noktasında sinyaller alıyoruz. İnşallah bu paylaşım yapılır ve çalışanlarda rahat bir ortam içerisinde kendi hayatlarını devam ettirmek bakımından refah düzeylerini yükseltmiş olurlar” ifadelerini kullandı.

  • Ekrem Demirtaş: “Hükümetin Eylem Planı İş Alemi İçin Cesaret Verici”

    İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Başbakan Davutoğlu tarafından dün açıklanan eylem planının gerçekçi ve iş alemine cesaret verici bir plan olduğunu belirterek, “Eylem planı kapsamında getirilen hedefler, Türkiye ekonomisinin bir basamak yukarıya atlaması için önem taşıyor” dedi.

    Hükümetin dün açıklanan 2016 Yılı Eylem Planını değerlendiren İTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, planı uygulanabilir, gerçekçi ve iş âlemine cesaret veren bir plan olarak değerlendirdiklerini söyledi.

    Demirtaş, planda uzun yıllar istedikleri pek çok konunun yer almasından memnuniyet duyduklarını belirterek, “Perakende ticaretin düzenlenmesine yönelik ikincil düzenleme yapılacak olması, eksikliklerin tamamlanması tüm iş dünyası için çok önemli. İş mahkemelerinde neredeyse tüm davaları kaybediyorduk. Mevcut durumda haklıyı bulmaktan çok işveren cezalandırılıyordu. İvedilikle düzenleme yapılacak olması çok önemli. Yıllardır dile getirdiğimiz kalkınma ajanslarının yapılarında değişikliğe gidilmesi yine bizim yıllardır istediğiniz bir konuydu. Kendi işini kuracak gençlere proje karşılığı 50 bin TL karşılıksız nakit desteği, genç çiftçilere 30 bin TL nakit desteği ile hem üye yapımız gençleşecek ve dinamizm kazanacak hem de istihdam artacak. Tarım ve hayvancılık sektörüne yönelik yem ile gübrede KDV’nin kalkması bu sektörlere hareket getirecek” dedi.

    DEMİRTAŞ: “KAYNAK BULUNUR AMA RANT VERGİSİ İSTEMİYORUZ

    Bazı maddelerin uygulanmasında dikkatli olunması gerektiğini belirten Demirtaş, “Emek yoğun sektörlerde ve geri kalmış yörelerde yatırımcıların talebi halinde sembolik kira bedeli ile anahtar teslimi fabrika binası yapılması şeklinde bir model geliştirilecek olması sanayicilerimizin doğuya göç etmemesi ve hayalet fabrika binalarının olmaması için dikkatlice düzenlenmelidir” diye konuştu. Tüm vaat ve düzenlemeler için ne kadar kaynak gerekeceği, bunların nereden karşılanacağı konusunda endişe etmediklerini vurgulayan Demirtaş, şunları söyledi:

    “Çünkü cari denge hemen hemen başa baş durumda, döviz açığı 2015’in başında bu yana 9 milyar dolar geriledi. O nedenle, hazine, kaynak sorunu yaşamayacaktır. Dileğimiz yeni gelir vergisi kanunu ile rant vergisi gibi iş çevrelerini rahatsız edecek düzenlemeler yapılırken görüşlerimizin dikkate alınmasıdır. Zaten sıkıntılı olan piyasalarda zor iş yaparken, moralimizin bozulmasını istemiyoruz. İşçi, memur, genç girişimci, tarım kesiminin vergi yükü azaltılması gibi gelir artırıcı ve refah düzeyini geliştirici düzenlemeler iç piyasaların sıkıntılarına da bir ölçüde olumlu katkı yapacaktır.”