Etiket: Hükümetin

  • Hükumetin teşvik projesi ile borçları yapılandırması anlatıldı

    Kilis’te, Muhasebeciler ile işadamlarına yeni teşvik projeleri ile borçların yapılandırılması anlatıldı.

    Kilis Ticaret ve Sanayi Odası (KİTSO) Konferans Salonunda gerçekleştirilen toplantıya Çalışma ve İŞKUR İl Müdürü Erdinç Çamlı, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Abdulkadir Akkaş, KİTSO Meclis Başkanı Ökkeş Karcı, KİTSO Genel Sekreteri Mehmet Murat Sakar, Mali Müşavir ve Muhasebeciler Kilis Temsilcisi Davut Gücer, Kilisli Muhasebeciler ile işadamları ile KİTSO yönetim kurulu üyeleri katıldı.

    Çalışma ve İŞKUR İl Müdürü Erdinç Çamlı, yeni teşvik projeleri konusunda detaylı bir şekilde bilgi verdikten sonra teşvik ile neler kazanılacağı konusunda sunum yaptı.

    Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Abdulkadir Akkaş ise borçların yapılandırılması ile ilgili olarak toplantıya katılanları bilgilendirdi.

    Program sonunda soru ve cevap bölümüne geçilerek, toplantıya katılanların soruları yanıtlandırıldı.

  • 65. Hükümetin 65. ve son Bakanlar Kurulu toplantısı yapıldı

    65. Hükümet, 65. ve son Bakanlar Kurulu toplantısını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirdi.

    Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklamalarda bulunan Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, “Başbakanımız bir sunum yaptı. İçeride tabii ki duygusal anlar oldu. Hepimizin son toplantısı oldu. Parlamenter hükümet sistemi içinde son Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası belki yaptığımız bu son açıklamadır, hayırlısı olsun. 24’ünden sonra Türkiye yeni bir döneme başlıyor” dedi.

  • TESK Genel Başkanı Palandöken’den hükümetin ekonomi politikasına destek

    Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Suriye sınırındaki tüm illeri kapsamak üzere burada özel bir politikanın uygulanması gerektiğini söyledi.

    TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Kilis Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (KESOB) genel kuruluna katılmak üzere geldiği Kilis’te, KESOB Başkanı Ömer Sevengül ile Yeni seçilen KESOB Başkanı Şevket Memiler ile oda başkanları tarafından karşılandı. TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken,düzenlediği basın toplantısında, bugün Kilis’e KESOB genel kuruluna katılmak için geldiğini ifade ederek, “Seçim var, bu nedenle buradayız. Ama Türkiye’de genel seçimler var. Aziz mübarek Ramazan öncesi Kilis’in güzel yüzlü insanlar ile buluşmaya geldik. Gelirken de tabii hükümetimizin birçok almış olduğu kararlar var. Kilis’e şükran borçluyuz, binlerce insanı burada barındırdığı için. Birçoğunun problemleri buradaki geleneksel esnafın yapısını bombalar bozdu, bundan dolayı mağduriyet, can kayıpları, oldu. Ama insanlar hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadı.Kilisli Kilisli’ye yakışan bir şekilde bu sıkıntılara atlattı. Allah’a çok şükür inşallah ülkemiz, bundan sonra böyle bir sıkıntılı gün bir daha yaşanmaz. Hükümetin almış olduğu tedbirler yeniden yapılandırma dahil olmak üzere Vergi borçları, yine aynı şekilde yeni çıkan yasayla birlikte birçok esnafa ek teşviklerle birlikte esnafa bir Cansu’ya olacaktır diye tahmin ediyorum. Kilis burada en büyük payı alması gereken yer en çok zarar gören bir kentimizdir. Dolayısıyla şimdi gelirken yolda izleyeceğim 3 ay 4 ay evvel geldiğimizde çok faklı, insanların artık sokaklara çıkmış rahat rahat işlerine güçlerine bakar hale gelmiştir. Bu savaş durumundan sonraki sıkıntıların aşılması ile ilgili hükümetin almış olduğu bir dizi tedbirler vardı. Sosyal güvenlik primi, vergi borçları, bundan Esnaf Kefalet Kooperatifi kredilerinde vesaire şimdi, hem kredi yönünden buraya daha çok para gelmesi sağlanacak, hem de buradaki geleneksel esnaf yapısının yeniden taşların yerine oturması ile birlikte hareketli kazanacağını inanıyoruz. Şimdi bir de biliyorsunuz işçilerimize, memurlarımızın, emeklilerine de biraz biner liralık bayram öncesi paranın verilmesi önemlidir. Kilis ekonomisine katkı sağlayacak” dedi.

    Suriye sınırındaki illerde petrol ucuz satılmalıdır

    TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, hükümete Kilis’e ek finansman tahsis edilmek, suretiyle daha vadeleri uzun Sosyal Güvenlik Primi de bölgesel indirime uğraması içinde konfederasyonlar talepte bulunduklarını ifade ederek, “Burası gerçekten 2 yıldır zor durumdaydı. Dolayısıyla yapılan desteklerim çok da yeterli olmadığını izledik. Şimdi diyoruz ki buradaki liste artık 700 lira Sosyal Güvenlik Primi yatırabilecek, insanın sayısında bir düşüş var. Bunun ne yapılması gerekir bu bölgelere özellikle bu Suriye sınırındaki tüm illeri kapsamak üzere burada özel bir politikanın uygulanması lazım, burada hatta benim için en önemli meselelerden birisi ve petrolün biraz daha burada en azından ucuza satılmasının teminidir. Çünkü buraya gelecek nakliyeci esnafının buraya getirdi ürünlerin maliyeti ile ilgili de vatandaşın alım gücünü sadece tedbirler alınması lazım. en azından bu katma değer vergisi ve çevre vergisi burada miktar olarak düşürmesin lazımdır. Çünkü Kilisli bunu hak ediyor. Kilis Kahramanlar şehri dolayısıyla, bu yapmış olduğun fedakarlık karşılığını en azından kaybettiği zamanı, kaybettiği canın telafisi mümkün değil, insanların üzerine bomba yağarken, Kilisliler, burayı bırakmadılar. İyice mücadele ettiler. Bugünkü zaferler de çok önemli payları var. Allah’a çok şükür ki bu sıkıntılı günlerde geçti. Bundan sonra artık burada şehir düzenlemesinin de yapılması şarttır” dedi.

    Kilis’ten Marketler zinciri AVM’ler kaldırılsın

    TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Kilis’e geldiği zaman gördüğü, zincir marketler buradaki esnafın geleneksel yapısını bozduğunu ifade ederek, “Artık buna bir sınır getirilmesi lazımdır. Bunun kendi gerçek esnafının burada iş yapar hale gelmesi lazım, onun için şehrin içinde bu tür yerlerin yeniden yapılan bir kent olarak kabul ediyorum. AVM gibi, market zincirleri gibi uluslararası firmalar, gelirse Kilisli geniş yapamaz hale gelecek niye yapamayacak çünkü onlarla sadece fiyatta değil kalitedir, değil onlar buraya sadece konteynera çöplerini bırakacaklar, vergiyi kendi bağlı bulundukları ana merkezlerine yatıracak. Şimdi bu sıkıntıların aşılması ile ilgili buraya özel tedbir istiyoruz. Eminim ki bu gerçekleşirse, burada onlarca yabancı menşeili market yerine geleneksel işyerlerinin ayakta kalabilmesi ne sağlanması ile ilgilidir” diye konuştu.

  • Memur-Sen’den hükümetin yeni zam teklifine ilişkin açıklama

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Mevcut durum itibariyle, müzakereye hazır, imzaya uzağız. Adım atılır ve birkaç puan masaya sunulursa; müzakere süreci biter ve karşılıklı olarak süreç imzayla mutabakata bağlanır. Atılan imzalarla, huzurlu ve mutlu insanlar kitlesine doğrudan 5 milyon 100 bin dolaylı olarak 20 milyon insan katılmış olur” dedi.

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, toplu sözleşme sürecine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Hükümet tarafından sunulan teklifin kamu görevlilerini memnun etmekten uzak olduğunu anlatan Yalçın, “Masaya gelmesi gereken 4-5 puan söz konusu. Bu noktada masanın hazırlanması kaleme mürekkep konulması için yeterli bir süre var ve bu birkaç puanla birlikte birleştirilerek yeniden bir araya gelinebilir. Puan yerine ek ödeme ya da taban aylık noktasında artış öngören tutar ya da toplu sözleşme ikramiyesine iyileştirme gibi kalemler devreye alınabilir çünkü tekliflerimizi alternatifli sunmuştuk. Bu yüzden kamu işveren heyetinin müzakere sürecinin son günü itibariyle deklare ettiği teklif müzakereye uygun ama imza atmaya uygun değil. Bu teklif kamu görevlilerinin beklentilerine dönük bir bakışın yapıldığını fakat beklentilerinin tam olarak görülmediğini de bir anlamda gösteriyor” diye konuştu.

    “Mevcut durum itibariyle, müzakereye hazır, imzaya uzağız”

    Amaçlarının uzlaşmak olduğuna dikkati çeken Yalçın, “Bütün bunlar için masaya yeni oranların gelmesi gerekiyor. Çok yüksek oranlardan bahsetmiyoruz. Türkiye’nin gücünün birikiminin potansiyelinin bizim ifade ettiğimiz rakamları karşılayabilecek düzeyde olduğu bunun daha üstünü de karşılayabilecek kapasiteyi barındırdığı ülke olarak ortadadır. Kamu işveren heyetinin bugün sunduğu teklife karşı bizim durduğumuz nokta bu anlamda anlaşıldı diye düşünüyorum. Yeni adımı beklerken bir şeyi ifade etmek istiyorum. Önümüz bayram kamu görevlileri çifte bayram yapsınlar ve 5 milyon 100 bin insan doğrudan masanın muhatabı olan dolaylı olarak 20 milyon genelde bütün ülkeyi ilgilendiren bu süreç çifte bayramla sonuçlanabilir. Biz, inanıyoruz ki; Türkiye’nin geleceğine yön veren yakın tarihin mimarları, kamu görevlilerinin önümüzdeki iki senedeki maaşlarını adalet ve hakkaniyetle uyumlu bir değişime evirecektir ve masaya ilave puanlar getirecektir. Mevcut durum itibariyle, müzakereye hazır, imzaya uzağız. Adım atılır ve birkaç puan masaya sunulursa; müzakere süreci biter ve karşılıklı olarak süreç imzayla mutabakata bağlanır. Atılan imzalarla, huzurlu ve mutlu insanlar kitlesine doğrudan 5 milyon 100 bin dolaylı olarak 20 milyon insan katılmış olur” ifadelerini kullandı.

    “Gelen rakamın 4-5 puan üzeri bir rakam masada düzgün bir sonuç çıkarır, mutluluk üretir”

    Basın mensuplarının sorularını cevaplayan Yalçın, “Sizin altına imza atacağınız rakam nedir?” sorusuna, “Gelen rakamın 4-5 puan üzeri bir rakam masada düzgün bir sonuç çıkarır, mutluluk üretir, çifte bayrama vesile olur. Onun için de 4-5 puanı çeşitli kalemlerden verebilirler. Yüzdelik zam olarak sunabilirler. Taban aylıktan, ek ödemeden, toplu sözleşme ikramiyesinden, hangisinden verirlerse bu neticede aynı noktaya gelecek” değerlendirmesinde bulundu.

    Uzlaşılmazsa eğer sürecin ne zaman sonuçlanacağı sorusuna Yalçın, şunları kaydetti:

    “Masada uzlaşma irademizi ifade ettik. Biz ülkede üzüm yeme derdinde olan bir kitleyiz. Bağcı dövme derdi bu kitlenin hiçbir zaman olmadı. kamu işveren heyeti bizi kamu hakem heyetine zorlarsa bu konuda da geri adım atmayacağımızı ve bizi yönlendirdikleri noktada kamu hakem heyetine gidebileceğimizi ifade ediyoruz. Onun için bu süreç bu gece 00.00 itibariyle mutlu sonla bitebilir. Kamu hakem heyetine giderse 3 günlük süre var. 3 gün sonra da başlayacak olan süreyle bayram öncesi bu nokta kamu hakem heyetinde neticelendirilmiş olacaktır. Ben hakem heyetine gitmeyi Memur-Sen olarak asla tasvip etmediğimizi, buna mecbur bırakılırsak bu konuda imtina etmeyeceğimizi ifade ediyorum.”

  • Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın’dan hükümetin zam teklifine ilişkin açıklama

    4. Dönem Toplu Sözleşmelere ilişkin açıklama yapan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Önümüzde altın değerinde 36 saat var. Ya uzlaşıp Türkiye’yi büyüteceğiz, ya da uzlaşma fırsatını elimizden kaçırıp, işveren heyetinin 20 milyon insanın adaletten payını alma imkanını heba etmesi yüzünden, Türkiye için büyük bir imkanı yok edeceğiz” dedi.

    Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ali Yalçın, “Memur-Sen Konfederasyonu 26. İl Temsilcileri” toplantısına katıldı. Meyra Palaca Otel’de gerçekleştirilen toplantıda Memur-Sen’e bağlı diğer sendikaların üye ve temsilcileri de yer aldı. Toplantının ana gündeminde 4. Dönem Toplu Sözleşme konusu vardı. Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, açılış konuşması kapsamında hükümetten gelen teklife değinerek, “Gelen teklif adil Türkiye döneminin değil, aciz Türkiye döneminin yansımasıydı. Son 36 saat dilimine girerken masadan uzlaşı çıksın çabasına da giriyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Biz istiyoruz ki; bizim maaşlarımıza zammı enflasyon değil, toplu sözleşme masası yapsın. Biz istiyoruz ki; maaş ve ücretlerimizdeki artış oranlarını enflasyon değil, hükümetle bizim imzamız birlikte belirlesin. Biz istiyoruz ki; emeğin maaş rakamlarını enflasyon canavarı değil, milletin adamı yükseltsin. Biz istiyoruz ki; 4. Dönem Toplu Sözleşme, adalet ve hakça paylaşma noktasında milat olsun” diyen Yalçın’ın konuşması sırasında davetliler “Türkiye büyüyor, memur maaşı uyuyor” ve “Adil teklif gelmeli, memur yüzü gülmeli” gibi sloganlar attı.

    “Son 36 saatteyiz”

    4. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde son 36 saatte olduklarının altını çizen Yalçın, “4. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, masanın her iki tarafının el sıkışması ya da uzlaşamayıp birbirinden uzaklaşması noktasında son 36 saatteyiz. Tam da bu noktada bir hususu özellikle hatırlatmak istiyorum. Çatışmanın uzlaşmadan daha maliyetli olduğuna, kucaklaşmanın yumruklaşmadan daha az enerji gerektirdiğine, el sıkışmanın kamplaşmanın maliyetini sıfırlayacağına, aynı iradenin altına imza atmanın farklı iradelerle niza çıkarmaktan daha az yorduğuna hep şahitlik ettik. Sosyal maliyet dikkate alındığında finansal maliyet ikinci planda kalır. Çünkü sosyal maliyet, finansal maliyetten daima büyüktür. Finansal maliyet, sosyal maliyeti karşılamak ya da engellemek için katlanılması gereken bir unsurdur. 4. Dönem Toplu Sözleşmelerinde bugün bulunduğumuz nokta bütün bu hususlar dikkate alınarak karar verilmesi gereken noktadır. 20 milyon insanı üzmekle üretilecek soysal maliyet, sevindirmek için kullanılması gereken finansal maliyetten de her zaman daha büyüktür. Biz 4. Dönem Toplu Sözleşmenin bütün bu gerçekler üzerinden sonuçlanması, azim ve kararlılığıyla hareket ettik. Halen de aynı noktadayız. İşveren tarafını da hükümet tarafını da bu noktaya bekliyoruz. Önümüzde altın değerinde 36 saat var. Ya uzlaşıp Türkiye’yi büyüteceğiz, ya da uzlaşma fırsatını elimizden kaçırıp işveren heyetinin 20 milyon insanın adaletten payını alma imkanını heba etmesi yüzünden Türkiye için büyük bir imkanı yok edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “Teklifi Türkiye’nin adalet zeminine uygun bulmuyoruz”

    Türkiye’nin büyüme rakamlarının da, memura teklif edilen zam oranlarının da ortada olduğunu ifade eden Yalçın, bunu kimsenin Türkiye’ye yakıştıramayacağını belirtti. Yalçın, “Biz, teklif edilen zam oranlarını Türkiye’ye, Türkiye’nin adalet zeminine, Türkiye’nin kalkınma hamlesine uygun bulmuyoruz. Bu yüzden bu teklifi müzakere edilemez buluyoruz. Bu yüzden, bu teklifle pazarlık yapmayı büyük Türkiye iradesinin, güçlü Türkiye hedefinin yok sayılması olarak görüyoruz. 1 Ağustos’tan bugüne kamuoyuna yaptığımız açıklamalar, toplu sözleşme tekliflerini açıkladığımız 24 Temmuz’dan bu yana ortaya koyduğumuz tavırlar temel bir idraki yansıtıyor. Türkiye, hak sahibine hakkını, Türkiye’nin bugünlere gelmesine katkı sağlayan herkese her kesime payını verecek adalet noktasını mizan kabul etmelidir. Biz bu mizan üzerinden oluşturduğumuz tekliflerle, masaya oturduk. Hakkımızdan bir kuruş fazlasına tamah etmeyiz, hakkımızdan bir kuruş eksiğine de rıza göstermeyiz. Toplu sözleşme masası, Türkiye’nin gücünü ispatlama fırsatıdır. Toplu sözleşme masası, adil olduğumuzu, kalkınmakta olduğumuzu deklare etme aracıdır. Bütün bunlar üzerinden, teklifimizi masaya taşıdık. Masanın karşı tarafından gelen teklif, adil Türkiye dönemine değil, aciz Türkiye dönemine ait. İşveren heyetinin teklifi, kalkınan Türkiye döneminin değil, IMF’ye borçlanan Türkiye döneminin teklifidir. Hükümetin bize sunduğu teklif güçlü Türkiye’nin değil, kendi içine sinmiş Türkiye devrinin yansımasıdır. İmza atmamız istenen teklif, büyük Türkiye’nin değil, hevesi düşük, hedefi küçük Türkiye’nin, sessiz devrimler gerçekleştiren Türkiye’ye, sessizce kabuğuna çekilen Türkiye devrine uygun tekliflerdir. Biz eski Türkiye defterini sadece siyasi zeminde değil, fikri zeminde değil, akli ve ahlaki zeminde değil, mali zeminde de kapattık. Kamu işveren heyetinin de bizimle aynı tavır içerisinde olmasını bekliyoruz. İşveren heyetinin, hükümet iradesinin zam oranı teklifini inişe geçmiş uçak modunda değil, kalkışını tamamlamış ve irtifasını yükseltme moduna geçmiş uçak tadında masaya taşıması için hala 36 saat var” diye konuştu.

    “4. Dönem Toplu Sözleşme adalet ve hakça paylaşma noktasında milat olsun”

    Memur-Sen olarak geçmiş dönem toplu sözleşmelerini, geçmiş dönemde enflasyon farkı kaynaklı maaş yükseltmelerinin gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizdiklerini belirten Yalçın, “Büyümeden pay verilmediğini, masada verilmeyen zammın enflasyon tarafından verildiğini göreceksiniz. Neredeyse, Temmuz ve Aralık aylarında enflasyonun yüksek çıkması için temennide bulunan kamu görevlisi kitlesi üreteceksiniz. İşte en son yüzde 3 zam verilen dönemde enflasyon canavarı de 2.92 ilave etti. 5.92’ye çıktı zam oranı. Gelin bu yoldan, bu yöntemden vazgeçin. Düşük oran verip, yüksek enflasyon rakamlarına cömertlik beratı taktırmayın. Biz istiyoruz ki; biz 20 milyon insani üzmekle üretilecek soysal maliyet, sevindirmek için kullanılması gereken finansal maliyetten de her zaman daha büyüktür. Biz istiyoruz ki; maaş ve ücretlerimizdeki artış oranlarını enflasyon değil hükümetle bizim imzamız birlikte belirlesin. Biz istiyoruz ki; 4. Dönem Toplu Sözleşme adalet ve hakça paylaşma noktasında milat olsun” mesajını verdi.

    Başkan Yalçın’ın konuşmasının ardından toplantının geri kalanı basına kapalı olarak devam etti.