Etiket: Hukuk!

  • FUEN hukuk mücadelesini kazandı

    Avrupa Adalet Divanı, 1 milyon imza ile başvuran Avrupa Milletleri Federal Birliği’nin Azınlık Kurtarma Paketi’ni rededen AB Komisyonu kararını haksız buldu.

    Avrupa Milletleri Federal Birliği (FUEN), AB Komisyonuna ulusal azınlıkların haklarının korunması ve garanti altına alınması için AB çapında bir korunma mekanizması oluşturulması başvurusunda bulunmuştu. AB Komisyonu, FUEN’in 1 milyon imza ile gerçekleştirdiği başvuruyu reddetmiş, FUEN de bunun üzerine Avrupa Adalet Divanı’na başvurmuştu. Avrupa Adalet Divanı ise, AB Komisyonu’nun verdiği kararı hukuksuız buldu. Avrupa Adalet Divanı, Avrupa Milletleri Federal Birliği (FUEN)’in AB Komisyonuna sunduğu ulusal azınlıkların haklarının korunması ve garanti altına alınması için AB çapında bir korunma mekanizması oluşması için yaptığı başvurunun kayıt altına alınmasını yapılan başvuruyu ret eden AB komisyonunun yetkisi dışında davranış olarak değerlendirdi.

    FUEN Başkan Yardımcısı Halit Habip Oğlu, “Avrupa’da yaşayan ulusal azınlıklar açısından önemli bir zafer niteliğinde olan kararı büyük bir sevinçle karşılıyoruz. Hak verilmez, alınır” düşüncesini savunarak derin bir hukuksal değerlendirmenin ardından mahkemeye yaptığımız başvuru sonucunda mahkeme bizleri haklı buldu. FUEN olarak ulusal azınlıkların haklarının korunması ve garanti altına alınması için AB çapında bir korunma mekanizması oluşturması konusunda başlatmak istediğimiz girişim konusunda AB Komisyonu ciddi bir inceleme yaparak yeni bir karar almak zorunda. Bu karar ile Avrupa’da ulusal azınlıkların korunması konusunu ciddi bir biçimde AB’nin gündemine taşınmış olacak. Ulusal azınlıklar için Avrupa’da bir korunma mekanizması teşekküllü için FUEN olarak mücadele etmeye devam edeceğiz“ açıklamasında bulundu.

    1949 yılında kurulan ve genel merkezi Almanya’nın Flensburg kentinde bulunan Avrupa Milletleri Federal Birliği (FUEN) 33 Avrupa ülkesinden 99 üyesi bulunuyor. Avrupa’da 400’ün üzerinde azınlık bulunuyor. Batı Trakya Türk Azınlığı, Rodos Türk Azınlığı, Karaçay Balkar Türk topluluğu, Ahıska Türkleri, Kırım Türkleri, Kosova ve Bulgar Türkleri de Avrupa Milletleri Federal Birliği FUEN’in üyeleri arasında bulunuyor.

  • Vatandaş, kayıp kaçak kullanım bedelinde hukuk mücadelesini kazandı

    Tokat’ta bir vatandaşın elektrik faturasına kayıp kaçak kullanım bedeli olarak yansıtılan paranın kendisine iade edilmesi için açtığı davayı Yargıtay onadı.

    Tokat’ta eşi Nuran Yıldız adına elektrik dağıtım şirketine kayıtlı olan elektrik aboneliğinden kayıp kaçak bedelinin iade edilmesini isteyen Cihan Yıldız, Tüketici Hakem Heyetine başvurdu. Hakem Heyetinden çıkan belirsizlik alacak kararını 1. Asliye Hukuk Mahkemesine taşındı. Davalı tarafın bilirkişi talebine istinaden Ankara 3. Tüketici Mahkemesi Hakimliğine gönderilen dosyada “Perakende satış bedeli 30,57 TL, iletim bedeli 69,18 TL, dağıtım bedeli 360,53 TL, sayaç okuma bedeli 6,76 TL, kayıp kaçak bedeli 106,70 TL olmak üzere toplam 573,74 TL bedelin tüketiciye iade edilmesi” şeklinde karar verildi. Ancak elektrik dağıtım şirketinin avukatı aracılığı ile konuyu Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay tarafından temyiz isteminin reddine karar verildi.

    Bir kamu kurumunda çalışan Cihan Yıldız, elektrik faturasının yüksek gelmesi dolayısı ile kayıp kaçak dağıtım bedelinin faturaya yansıtılmış olduğunu fark ederek 2015 yılında Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu kaydetti. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu karar ile haklı olduğunun tescil edildiğini ifade eden Yıldız, temyiz istemi ile Yargıtay’a gönderilen kararın reddedildiğini belirterek, “Tokat mahkemesinin vermiş olduğu kararın kesin olduğu hükmüne varıldı. Bu anlamda haklılığımız ortaya çıktı. Vatandaşların haklarını araması için ellerinden gelen gayreti göstermeleri için örnek bir karar olduğunu düşünüyorum. Ama artık yasal hale geldiği için kayıp kaçak ile ilgili bundan sonra geriye dönük işlem yapılamayacağı hükmü var” dedi.

    Mahkeme sürecinin 2 yıl sürdüğünü ifade eden Yıldız, “Şu anda hükmedilen meblağı almak için müracaatta bulunacağım. 573 TL’yi yasal faizi birlikte geri alacağım” diye konuştu.

  • CHP İl Başkanı Yılmaz Zengin: “Hukuk Zalimleşmemeli”

    CHP İl Başkanı Yılmaz Zengin, hukuk devletinin temellerinin sağlam olduğunu ve hukuk üzerine geleceğin inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

    Çiçekdağı İlçesinde katıldığı bir cenaze töreninde yaşadığı manzara karşısında yaşadıklarını anlatan İl Başkanı Zengin, hukuk zalimleşmemeli diye ifade etti.

    FETÖ davasından cezaevinde olan bir oto yıkamacının kardeşinin cenaze töreninde kelepçelerinin açılmamasına tepki gösteren İl Başkanı Yılmaz Zengin, “FETÖ’ye ait okulların halısını yıkadığı gerekçesi ile cezaevine alınan oto yıkamacının kardeşinin cenaze töreninde ellerinin kelepçesinin açılmaması ailesine taziyede bulunamaması ve sarılamaması hukuk sisteminin adalet anlayışına terstir. Hukuk bu denli zalimleşmemeli, bizler cenaze töreninde kelepçelerin açılmasını istedik. Ama kelepçeler açılmadı. Bu durum bizim iktidarımızda olsa bizleri yuhlarlardı.” dedi.

    İl Başkanı Zengin, Kırşehir’e sahip çıkacaklarını sözlerine ekledi.

  • AB hukuk uzmanı Kutucu: “Şangay 5’lisine girmemiz, AB ile müzakere vazgeçmemiz demek”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Şanghay 5’lisi içinde Türkiye niye olmasın?” demesiyle birlikte gündeme gelen Şangay 5’lisi ile ilgili merak edilenleri İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Avrupa Birliği Hukuku Uzmanı Serçin Kutucu yanıtladı.

    Türkiye, Şangay İşbirliği Örgütü Enerji Kulübü’nün 2017 dönem başkanı da olduktan sonra art arda gelen Şangay 5’lisi ile ilgili gelişmeler doğrultusunda insanların kafasında birçok soru oluştu. İşte o soruların yanıtlarını İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Avrupa Birliği Hukuku Uzmanı Serçin Kutucu şu şekilde yanıtladı;

    Şangay 5’lisine girebilmek için ne gibi şartlar vardır? Bu süreç Türkiye’yi AB gibi zorlar mı?

    “Şangay 5’lisi 2001 yılında Özbekistan’ın katılımıyla Şangay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) dönüştü. Hâlihazırda 6 üyesi var (Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan). ŞİÖ Şartı’ndan güç ve güvenlik işbirliğine dayalı bir örgüt olduğu görülüyor. Enerji, ekonomi, bilim ve toplumsal alanda da işbirliği öngörülmüş. Türkiye şu anda diyalog ortağı. Gözlemci statüsünde olan devletler de var.

    “Çin ve Rusya’nın ikna olması örgüte girmemiz için yeterli olur”

    ŞİÖ Şartı’nın 13. maddesi diğer bölge devletlerin üyeliğine açık olduklarını ifade ediyor. En güçlü karar organı Devlet Başkanları Konseyi. Üyeliği de bu organ ele alacaktır. Kararlar oy kullanmadan anlaşmayla alınıyor, eğer karar alma sırasında hiçbir üye devlet itirazda bulunmazsa, oybirliğiyle alınmış sayılıyor. Zaten toplamda 6 üyesi var. AB’de olduğu gibi farklı menfaatleri temsil eden kurumlar arası bir denge politikası söz konusu değil. Çin ve Rusya’nın ikna olması yeterli olacaktır.”

    AB ile ŞİÖ arasında ne gibi belli başlı yapısal farklar var?

    “ŞİÖ’nün yapılanması AB’den oldukça farklı. AB, uzun yıllara dayalı siyasi müzakereler ve Adalet Divanı’nın birleştirici içtihatları üzerine kurulu uluslar-üstü nitelik taşıyan kendine has bir hukuk yapılanması. Üye devletlerarasında sıkı bir bütünleşme öngörüyor. ŞİÖ, klasik anlamda devletlerarası bir örgüt. Toplam 26 maddelik bir kurucu antlaşması var. Alınan kararlara uyulup uyulmadığı yine örgüt organları tarafından denetleniyor.”

    Şangay ilk kez üye olmayan bir ülkeye yani Türkiye’ye Enerji Kulübü Başkanlığı verdi. Bunu bir yeşil ışık olarak değerlendirebilir miyiz?

    “Enerji Kulübü’nün Örgüt yapılanmasındaki yerine bakmak gerekir. ŞİÖ genç diyebileceğimiz bir bölgesel örgüt. Güçlü liderliği benimseyen devletlerden oluşuyor. Daha esnek veya kuralsız olabilir. Diğer tarafta Türkiye de bulunduğu konum itibarıyla önemli bir ülke, neden yeşil ışık yakılmasın?”

    Eğer Türkiye Şangay 5’lisine girerse neler olabilir (olumlu ya da olumsuz) ve nasıl etkileniriz?

    “AB ile yürüttüğü müzakerelerden ve ortaklıktan ayrılması gerekir. ŞİÖ bir işbirliği. AB bir ortaklık. AB, küçük devletlerin de seslerini duyurduğu bir mekanizma üzerine kurulu. Üstelik mekanizmanın işleyişini bir yargı organı denetliyor. ŞİÖ’de Çin ve Rusya gibi iki dev ülke var. Diğer 4 ülke; Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan. Rusça konuşan ülkeler. Diyalog halinde olunması önemli. Fakat Türkiye, Avrupa Kıtası’na Çin’e olduğundan çok daha yakın. Bugün Türkiye’nin toplumsal hayatı, ekonomisi, kültürü, hukuku, dili Avrupa’ya itiraf etmek isteyeceğimizden çok daha fazla bağlıdır.”

  • Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi tiyatro topluluğu Sui Generis’e 2 ödül

    Bu yıl 16’ncısı düzenlenen “Direklerarası Seyirci Ödülleri” Eskişehir değerlendirmesi kapsamında, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi tiyatro topluluğu olan Sui Generis, 2 ödüle değer görüldü.

    Eskişehir Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ödül törenine, Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen tiyatrocular katıldı. 2015-2016 Tiyatro sezonunu kapsayan değerlendirmeler sonucunda, Sui Generis Tiyatro Topluluğu oyuncularından Furkan Kavak ve Arife Çam, “Zoraki Tabip” adlı oyundaki rolleri ile “Direklerarası Seyirci Ödülleri” kapsamında Genç Yetenek Oyuncu ödülünü almaya hak kazandı.

    Oyuncularla görüşen Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Ufuk Aydın Sui Generis’e olan desteklerinin süreceğini belirterek, sanatçılara başarılar diledi. Oyuncular Furkan Kavak ve Arife Çam ise Sui Generis Tiyatro Topluluğuna ve Anadolu Üniversitesine teşekkürlerini iletti.