Etiket: Hüda-Par

  • Hüda-Par Şırnak 2’nci Olağan Kongresi yapıldı

    Hür Dava Partisi (Hüda-Par) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, terör örgütü PKK’nın çukur siyasetiyle şiddetin tırmanmasını ve çok sayıda can kaybının yaşanmasını istediğini belirterek, “Bir iç savaş görüntüsü oluşturabilirlerse belki uluslararası bir müdahale olur diye ümitlendiler. Allah bu memleketi korudu” dedi.

    Hüda-Par Şırnak İl Teşkilatı 2’nci Olağan Kongresi yapıldı. Bir otelde düzenlenen kongreye, Genel Başkan Zekeriya Yapıcıoğlu ve çok sayıda partili katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan kongrede konuşan Yapıcıoğlu, çözüm sürecinde silahların sustuğunu ve 100 yıla aşkın devam eden bir sorunun siyaset yoluysa konuşularak, çözülebileceğine ilişkin ümitlerin yeşerdiğini belirtti. Çözüm sürecinde çok ciddi bir siyasi güç elde etmelerine rağmen çözümün yine silahta arandığını ifade eden Yapıcıoğlu, “Bazı odaklara boyun eğdiler. Silah, şiddet ve güç kullanmayı yeniden hak arama yöntemi haline getirdiler. Bu nedenle çukur siyaseti başladı. ‘Kanı durduracağız’ diye destek isteyenler dağlardaki çatışmaları milletin kapısının önüne taşıdılar. Çatışmalar şehir merkezine geldi. 2011 yılında ‘Biz bütün Kürdistan’da özerklik ilan ediyoruz’ diye bir açıklama yapmışlardı. Fakat buna rağmen süreç devam etmişti. 2015 seçimlerinden sonra bir kez daha özerklik ilanıyla gündeme geldiler. Fakat bu kez şehirlerde çukurlar kazarak, sokaklarda barikatlar kurarak, ‘Artık devletin polisi ve askeri buraya giremez. Valisi ve kaymakamı burayı yönetmez. Biz kendi kendimizi yöneteceğiz’ dediler. Göstere göstere yapıtılar. O kaldırım taşlarından yapıkları duvarların aşılamaz olduğunu onlar da gayet iyi biliyorlardı. Onlar istiyorlardı ki şiddet tırmansın. Daha fazla sayıda can kaybı yaşansın. 16-17 yaşlarındaki bir delikanlının elindeki Kaleşnikof ile tanka karşı duramayacağı herkes tarafından bilinir. Onlar, çok sayıda can kaybı yaşansa, bir iç savaş görüntüsü oluşturabilirlerse belki uluslararası bir müdahale olur diye ümitlendiler. Allah bu memleketi korudu” diye konuştu.

    “İş Amerika’ya kaldıysa 70 yıl daha sürer”

    Suriye’deki iç savaşın 7 yıldır devam ettiğine dikkat çeken Yapıcıoğlu, şunları kaydetti:

    “Orada uluslararası müdahale var. Oradaki savaşa doğrudan müdahil en az 5 ülke var. Dolaylı olarak müdahil olan ülke sayısı ise 40’tır. Oraya müdahale eden emperyalist batı, gerçekten Suriye’deki iç karışıklığın bitmesi, Suriye’de Esad rejimin zulmü altında inleyen halkların haklarına kavuşmasını temin etmek için mi ordalar. İş Amerika’nın ve onların kuyruğuna takılan ülkelere kaldıysa oradaki savaşın 70 yıl daha sürmesi için ellerinden geleni yaparlar. Suriye’deki olaylardan 4 yıl sonra burada çukur siyaseti başladı. İnsan bir ibret alır. Başkasının başına gelen musibetten ders çıkarır. Herkesin kendine silah çekmesini, şehirlerin harap olmasını, medeniyetlerin yok olmasını, nüfusunun yarısının yer değiştirmesini, 1 milyona yakın insanın ölmesini bu millet istiyor mu gerçekten. Böyle bir şeyin olmasını insan olan isteyebilir mi. Gerçekten insanlığını kaybetmemiş, vicdanı ölmemiş hiç kimse, insanların namusunun korunamadığı, yaşlıların ve çocukların açlıktan öldüğü bir hale gelmesini istemez.”

    Konuşmaların ardından oylamaya geçildi. Emcet Yalçın, tek listeyle girdiği kongrede, oyların tamamını alarak il başkanlığına getirildi.

  • Hüda-Par Mardin İl Kongresi yapıldı

    Hür Dava Partisi (Hüda-Par) Mardin 2’nci Olağan Kongresi’nde eski Kızıltepe İlçe Başkanı Burhan Aydın, İl Başkanlığına getirildi.

    Hüda-Par Mardin 2’nci Olağan Kongresi yapıldı. Öğretmen evinde yapılan kongreye, Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Hüseyin Yılmaz, İl Başkanı Şeyhmus Akman ve çok sayıda partili katıldı. Divan kurulunun seçilmesinin ardından başlayan kongrenin açılış konuşmasını İl Başkanı Akman yaptı. Akman, “Öncelikli hedefimiz adalettir. Parti olarak ülkenin tüm sorunlarına adalet ve hakkaniyet içerisinde çözüm üreteceğiz. Görevde bulunduğum süre zarfında STK ve halkımızı ziyaret edip, binlerce esnaf ve köylerimizi ziyaret ettik. Davamız makam ve mevki davası değildir, bir bayrak yarışıdır. Sağlık sorunlarımdan dolayı aday olmadım. Kongremizin ilimize ülkemize ve İslam âlemine hayırlar getirmesini diliyorum” dedi.

    Konuşmaların ardından tek listeyle gidilen seçimlerde, eski Kızıltepe İlçe Başkanı Burhan Aydın, il başkanlığına getirildi.

  • Hüda-Par Genel Başkan Yardımcısı Doyar: “Bölgenin istikrara, güvene ve ekonomik kalkınmaya ihtiyacı var”

    Hür Dava Partisi (Hüda-Par) Genel Başkan Yardımcısı M. Ali Doyar, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Bitlis’te bölgenin istikrar ve ekonomik kalkınmaya ihtiyacı olduğunu söyledi.

    Bir dizi temaslarda bulunmak üzere Bitlis’e gelen Hüda-Par Eğitim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı M. Ali Doyar, beraberindeki heyetle birlikte Tatvan esnafını ziyaret ederek, sorunlarını dinledi. Doyar’a GİK Üyesi M. Ali Ortaç, M. Mehdi Oğuz, Zeynelabidin Gülsever, İl Başkanı Celal Gül, Tatvan İlçe Başkanı Sedat Gül ve çok sayıda vatandaş eşlik etti. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Doyar, bölgenin istikrara ve ekonomik kalkınmaya ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, “Bölgemizin istikrara, güvene ve ekonomik kalkınmaya ihtiyacı vardır. Bu bölgede istikrar oluşmadığı müddetçe yastık altı diye tabir edilen paralar piyasaya çıkmıyor. Para piyasaya çıkmayınca da maalesef esnafımız da, tüccarımız da sıkıntı çekiyor. Esnafımızın işlerinin açılmasına ihtiyacı vardır. Bu konuda esnafımız beklenti içerisindedir. Esnafımızın bir kısmı öyle zor bir duruma düşmüş ki, elektrik borçlarını geç ödediğinden dolayı birçoğunun elektrikleri kesiliyor. Kesilen elektriklerin açılması için ilgili kurumlara ödemeleri yaptıktan sonra açma kapama bedeli adı altında tekrardan para isteniyor. Zamanında ödemesini yapamayanlara faiz bindiriliyor. Tabi bunların tamamı sorunları artırarak, daha içinden çıkılmaz hale getiriyor. Dolayısıyla bölgemizin ve esnafımızın hali dikkate alınarak, en azından gözetilmesi gerekiyor. Esnafımızın zor durumda olduğu, bölgemizin şartlarının ekonomik açıdan kötü olduğu dikkate alınmalı. Bunlara mutlaka kolaylıklar sağlanmalı” dedi.

    “Maalesef işsiz gençlerimizin sayısı bu bölgenin temel sorunlarından birisidir”

    Doyar, il ve ilçe teşkilatlarıyla birlikte Tatvan esnafını ziyaret ederek sorunlarını dinlediklerini belirterek, şunları söyledi:

    “İl ve ilçe teşkilatımızla birlikte esnafımızı ziyaret ederek onların sorunlarını dinledik. Bu ziyaretimizde dikkatimizi çeken noktalardan birisi de esnafın durumu maalesef arzulanın çok gerisindedir. Belki birçok esnaf günlük giderini karşılayamama durumundadır. Bundan çok dert yanıyorlar. Bu bölgemizin genel bir vaziyeti. Esnaf bu durumda hakikaten çok mağdurdur. Piyasanın istenilen düzeyin çok gerisinde olması esnafımıza olumsuz yansımaktadır. Tatvan ilçemizde de bunu görebiliyoruz” dedi.

    Nüfusun büyük bölümünü oluşturan gençlerin işsiz olduğunu ifade eden Doyar, işsiz olan gençlerin mutlak surette istihdam edilmesi gerektiğini ifade etti. Doyar, “Diğer taraftan dikkatimizi çeken bir hususta nüfusun büyük bir bölümünü oluşturan gençlerin işsiz olmasıdır ki bunu bir esnafımız güzel bir şekilde dile getirdi. Dedi ki ‘Siz dolaşıyorsunuz belki bizden daha iyi görüyorsunuz. Nüfusun çoğunluğu gençtir. Bu gençlerin çoğu işsizdir. Bu insanlarımız ve gençlerimiz mutlak surette istihdam edilmeli. Gençlerimize ekonomik açıdan ayakta durabilecek iş sahalarının açılması lazım. Bu işsiz olan gençlerimiz ya burayı terk edip batı illerine gidecek ya da iş bulamadığı için sıkıntılar çekecek, aile içinde problemler çıkacak diye ifade ettiler. Maalesef işsiz gençlerimizin sayısı bu bölgenin temel sorunlarından birisidir” diye konuştu.

    “Çevre yolu biran önce faaliyete geçirilmeli ki Tatvan esnafıyla, halkıyla ve araç sahipleriyle bir rahatlığa kavuşsun”

    Tatvan’ın trafik ve diğer sorunlarına da dikkat çeken Doyar, açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Uluslararası karayolu olarak kullanılan Bitlis-Van Karayolu, Tatvan ilçesinin merkezinden geçiyor. Küçük büyük bütün arabalar aynı yolu kullanıyorlar. Bir yandan arabalar park için kenarları kullanırken, öbür yandan transit geçen araçlar aynı yolu kullandığından dolayı Tatvan için büyük bir eziyet ve çileye dönüşmüş. Bundan esnafta, yerli halkta, araç sahipleri de ve bu yolu kullanan herkes bundan muzdariptir. Onun için mutlaka biran önce buranın çevre yolunun bitirilip devreye konulması gerekir ki, Tatvan esnafıyla, halkıyla ve araç sahipleriyle bir rahatlığa kavuşsun. Tatvan’ın böyle bir sıkıntısı vardır. Bu sıkıntının giderilmesi için yetkililer bunun gereğini yapmalıdırlar” dedi.

  • Hüda-Par heyeti patlama alanında incelemelerde bulundu

    Hür Dava Partisi (Hüda-Par) heyeti, dün terör örgütü PKK’nın bombalı saldırı düzenlediği Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünün Bağlar ilçesindeki ek binasında incelemelerde bulundu.

    Hüda-Par Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yılmaz ve parti yöneticilerinden oluşan bir heyet, terör örgütü PKK’nın bombalı saldırı düzenlediği Emniyet Müdürlüğü ek binasında incelemelerde bulundu. Heyet, daha sonra, bölgedeki esnafı ziyaret etti. Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, heyet olarak patlama yerini gördüklerini belirterek, “Hüda-Par heyeti olarak hem emniyetin içerisinde meydana gelen patlama alanını da ziyaret ettik. Esnafı da ziyaret ettik. Gördüğümüz kadarıyla büyük bir patlamanın meydana geldiği, hem meydana gelen çukurdan da hem de etraftaki tahribata bakıldığında büyük bir patlama olduğu görülmektedir. Can kaybının az olması belki bunun tesellisidir. Böyle bir patlamada daha çok can kaybı olabilirdi. Allah şükürler olsun fazla bir can kaybı yok. Esnafımızda da ufak tefek yaralanmalar dışında ciddi bir yaralanma yok. Cana değil mala gelmiş. İnşallah son olur. Bir daha bu tip patlamalar olmaz. Bu tip patlamalarla, bombalama eylemleriyle kimseye herhangi bir zarar verilemiyor. Verilen zarar bu halkadır. Kürt halkına bir zarar söz konusu, Kürt esnafı zarar görüyor. Bunun iyi bilinmesi lazım ve ona göre adım atılması lazım. Şehrimizin huzurunu kimsenin bozmaya hakkı yok” dedi.

    “Esnaf endişeli”

    Vatandaşların, halkın daha yeni yeni o huzur ortamını yakaladığını, esnafın ticaretini daha yeni yeni idame etmeye başladığını belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

    “Diyorlar ki, “Birinci patlamadan sonra tamamen işlerimiz durmuştu. Güvenlik olmadığı için patlama nedeniyle ekonomik krize girmiştik. Son bir aydır işlerimiz düzelmeye başlamıştı ki bu patlama oldu.” Endişeleri tekrar işlerinin kırılması, alışverişin ölmesi, buranın, bu caddenin esnafının iş yapamaz hale gelmesi. Şuan ondan endişe ediyorlar. Halkımızdan da talebimiz şu; alışverişlerini özellikle patlamanın yapıldığı bu bölgedeki vatandaşlardan yapsalar, esnafımızdan yapsalar çok daha fazla onlara ekonomik olarak faydası dokunmuş olacak. Belki hayırlı bir iş yapmış olacaklar.”

  • HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu:

    Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, “Şuanda yürüyen tartışmalardan anlaşıldığı kadarıyla yürürlükte olan 40 yamalı anayasaya 41’inci yama yapılacak. Yani yeniden yeni bir anayasa yazımı değil, mevcut anayasa üzerinden sadece hükümet sistemiyle ilgili maddelerde bir değişiklik bir uyarlama yapılacak” dedi.

    Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Bingöl’e gelen HÜDA-PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Burada yeni anayasa ve başkanlık sistemi tartışmalarına yönelik açıklamada bulunan Yapıcıoğlu, halkın büyük bir çoğunluğunun yeni anayasa istediğini söyledi. Yapıcıoğlu, “Bizim tespitlerimize göre halkın talebi tamamen yeni bir anayasa değişikliğidir. Şuandaki anayasa, 1982 anayasasıdır ve bu anayasa 1980 askeri cuntasının dipçik zoruyla halka dayattığı bir anayasadır. Bu anayasa 1982 tarihinden itibaren yürürlükte ve 40 yamalı bohçaya dönüşerek, defalarca değişikliğe uğramıştır. Şuanda yürüyen tartışmalardan anlaşıldığı kadarıyla bu 40 yamalı bohçaya 41’inci yama yapılacak. Yani yeniden yeni bir anayasa yazımı değil, mevcut anayasa üzerinden sadece hükümet sistemiyle ilgili maddelerde bir değişiklik bir uyarlama yapılacak. Öbür yandan ana muhalefet partisi bu bir rejim değişikliğidir diyerek, anayasa değişikliğine karşı çıkacağını söylüyor. Keşke öyle olsa fakat sadece bir hükümet sistemi değişecek ve anayasada halkın yüzde 80’ninden fazlasının şiddetle karşı çıktığı hususlar anayasada kalmaya devam edecek” diye konuştu.

    ABD’deki başkanlık seçimi

    Konuşmasında ABD’nin başkanlık seçimine de değinen Yapıcıoğlu, baştanbaşa kan ağlayan bir İslam coğrafyası varken, dünyanın Amerika’daki başkanlık sistemini konuştuğunu söyledi. Yapıcıoğlu, “Trump kazansa ne olacak, Clinton kazanmış olsaydı ne değişecekti? Herkesin şunu net bir şekilde anlaması gerekir ki Amerika’daki seçim sonuçlarının bugün sömürülmekte olan, bugün katliamlara maruz kalan, bugün yeraltı ve yerüstü zenginlikleri sömürüldükleri için açlıkla pençeleşen halklar için hiçbir şey değişmeyecektir. Vahşi kapitalist sistemin dümeninde kim olursa veya görünürdeki dümende kim olursa olsun, bu mazlum coğrafyalar için bu sömürülen insanlar için hiçbir değişiklik olmayacaktır” İfadelerini kullandı.

    HDP’li vekillerin tutuklanması

    Yapılan açıklamaların ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Yapıcıoğlu, HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve bazı milletvekillerinin tutuklanmasını da değerlendirerek, “Bunun sonucunun buraya varacağını bir hukukçu olan HDP Genel Başkanı Demirtaş gayet net bilmekteydi veya bilmeliydi. Çağrılara rağmen gitmediği için zorla götürüleceği veya yakalanma müzakeresi düzenleneceği veya ifadesinin alınması için tutuklanabileceğini en iyi bilen birisidir” dedi.

    “Vatandaşların talepleri dinlenmeli”

    Hükümetin, Kürt sorununun çözümü noktasında kanaat önderlerinden oluşan 380 kişilik liste çıkardığı yönünde ulusal basına yansıyan iddialarını değerlendiren Yapıcıoğlu, şunları kaydetti:

    “Biz diyoruz ki PKK mevcut bir sorunun sonucudur, sebebi değildir. Bir diğer nokta eğer devlet olarak bu meseleyi gerçekten çözmek istiyorsanız PKK meselesini ayrı, Kürt halkının taleplerini ayrı değerlendirmek zorundasınız. Eğer siz elinde silah bulunan ve terör örgütü dediğiniz ‘ben silahlı bir şekilde polis ve askeri yöntemlerle mücadele edeceğim’ dediğiniz bir kesimi Kürtlerin sözcüsü diye karşısına oturtup onlarla konuşursanız sizin varacağınız yer budur işte. Gelinen noktada eğer bu iki sorunu birbirinden ayırarak, vatandaşların taleplerini dinleyip, ona göre karşılayabileceklerini karşılayacaklarını söylüyorlarsa bu doğru bir metottur.”