Etiket: HRÜ’de

  • HRÜ’de en iyi yönetmene ödül

    HRÜ’de en iyi yönetmene ödül

    Harran Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema ve Televizyon Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Modar Alnajem “Yalnız Değilim” adlı kısa filmi ile en iyi görüntü yönetmeni ödülünü kazandı.

    Best İstanbul Film Festivali tarafından ödüle layık görülen film, Suriye’deki iç savaşta sevdiklerini ve hayallerini kaybeden Badminton şampiyonu bir gencin hüzünlü ama umut veren hikayesini seyirciyle buluşturuyor.

    Filmin hem senaristliğini hem de yönetmenliğini yapan Modar Alnajem, Yalnız Değilim filmini kendini çok etkileyen gerçek bir hayat hikayesinden yola çıkarak çektiğini belirterek, “İnsan ancak kendini derinden etkileyen bir hikâyeyi etkili bir şekilde aktarabiliyor. Filmin hem yazım hem çekim aşaması çok uzun ve yorucuydu. Ancak sonunda en iyi görüntü yönetmeni ödülüne layık görülmem tüm yorgunluğumu unutturdu. Çok mutluyum. Bu ödülü almamda emeği geçen Harran Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölüm hocalarıma çok teşekkür etmek isterim” diye konuştu.

  • HRÜ’de  Mevlid-i Nebi sempozyumu

    HRÜ’de Mevlid-i Nebi sempozyumu

    Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde aralıksız olarak her yıl yapılan Uluslararası Mevlid-i Nebi Sempozyumunun 14.’sü düzenlendi.

    Zoom programı üzerinden yapılan ve Harran İlahiyat Fakültesinin resmi YouTube kanalından canlı olarak yayınlanan ‘İslam ve Çocuk’ temalı sempozyumda, 12 oturumda yurtiçi ve yurtdışından birçok akademisyen ve bilim adamı tebliğlerini sundular. Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Mehmet Haşim Aksu’nun Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan sempozyumda, düzenleme kurulu başkan yardımcısı Doç. Dr. Ahmet Gündüz ve sempozyum düzenleme kurulu başkanı ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celil Abuzar birer açış konuşması gerçekleştirdiler.

    İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celil Abuzar, “Yaşadığımız pandemi şartlarına rağmen böyle bir programın yapılıyor olması takdire şayandır. İlahiyat Fakültesi ailesi olarak bunun haklı gururunu yaşıyoruz. Peygamber Efendimiz (sav) bizim rehberimiz, rol modelimiz, prototipimiz, üsve-i hasenemiz, Yaşayan canlı Kur’an’ımız, dünya ve ahiretimizin huzur kaynağıdır. O’nun her bir sünneti, her bir hadis-i şerifi yolumuzu aydınlatan birer fener gibidir. Bugün başta Ümmet coğrafyası olmak üzere bütün insanlık, O’nun getirdiği ilkelerden, huzur ikliminden uzaklaştığı için, dünya daha yaşanmaz bir hâl almış durumdadır. Savaşlar, zulümler, kan ve göz yaşı insanlığın nasıl da bir uçuruma doğru gittiğinin göstergesidir. Bir tavuk kanının bir Müslüman kanından daha değerli olduğu bir durum yaşıyoruz adetâ. Bu bağlamda, Günümüz Müslümanları olarak bu durumun muhasebesini iyi yapmalı ve sorumluluklarımızın gereğini yerine getirmek için bir cihat ruhu ile çalışmak zorundayız. Bizler bazen suyun içindeki balık misali sahip olduklarımızın kıymetini, değerini unutabiliyoruz. Elimizde Kur’an gibi, Hz. Peygamber (sav) gibi Rehberimiz varken neyin sıkıntısını yaşayacağız? Yeter ki biz bu iki kılavuzumuza uyalım, onları hayatımıza hayat yapalım, çözülemeyecek hiçbir meselemiz olmayacak Allah’ın izniyle. Bu seneki sempozyum konumuzun “İslam ve Çocuk” olarak belirlenmiş olmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çocuklarımız bizim göz bebeğimiz, onları en iyi şekilde yetiştirmek isteriz ama o konuda da çok arızaların olduğunu da görmekteyiz. Bu bağlamda Kur’an ve Hz. Peygamber rehberliğinde nasıl çocuk yetiştirmemiz gerektiğini, onlarla nasıl iletişim kurmamız gerektiğini bugün buradaki birbirinden değerli tebliğlerde bulacağız inşallah.

    Ben burada Sempozyumumuzun hayırlara vesile olmasını dilerken, bu sempozyumun bu aşamaya gelmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Başta Sayın Rektörüme, Fakültemizin birbirinden değerli ailesine, hassaten Doç.Dr. Ahmet Gündüz hocama, çok kıymetli araştırma görevlisi arkadaşlarıma ve tabi ki birbirinden kıymetli tebliğleriyle sempozyumumuza destek olan Ülkemizin her köşesinden, yurt dışından katılım gösteren Kıymetli Akademisyen Hocalarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Kuran ve Sünnette Çocuğun Yeri, İslam Hukukunda Çocuk, Siyerde Çocuk, Çocuklarda Din Eğitimi, Sosyal Hayat ve Çocuk, Çocuk Sanat ve Ahlak oturumlarının Türkçe dilinde yapıldığı sempozyumda ayrıca Lübnan, Irak, Marakeş, Kuveyt ve Cezayirden akademisyenlerin katıldığı Arapça otumlar da gerçekleştirildi.

    İki gün süren ve canlı olarak yayınlandığı YouTube’de oldukça izlenme oranına ulaşan sempozyum, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celil Abuzar, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Keskin ve Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ekinci tarafından değerlendirme oturumuyla sona erdi.

  • HRÜ’de hayvan yemi üretim tesisi hizmete sunuldu

    HRÜ’de hayvan yemi üretim tesisi hizmete sunuldu

    Harran Üniversitesi Osmanbey Yerleşkesi Ebrulim Zeytinyağı Fabrikasında yapılan tesis ile, atık ürün aynı zamanda meyve bahçelerinde organik gübre olarak kullanılması da amaçlanıyor.

    GAP Bölgesinde bulunan 7 üniversite ve 3 kurum, kuruluş ve enstitünün ortak çalışmasıyla, bölgede oldukça yaygın üç bitkinin atıklarıyla besi hayvanlarına verilecek yem sayesinde süt verimi, kalitesi ve canlı ağırlık artışı sağlanacak.

    Proje kapsamında prina, nar kabuğu ve fıstık kabuğunun farklı oranlarda hayvanın 24 saatlik besin maddeleri ihtiyacını olabildiğince ekonomik, uygun bir oran ve miktarda karşılayan yem karışımı katılarak süt ve et verimi üzerine etkisinin araştırılması planlanıyor. Ayrıca kullanılan bu yeni yem maddelerinin hayvan beslemede kullanım durumu aydınlatılacak. Bu amaçla iki farklı deneme planı uygulanacak. Birinci denemede beslenmesini sağlayan yem karışımına farklı oranlarda katılan prina, nar kabuğu ve fıstık kabuğunun süt verimi ve süt kalitesindeki etkisi ortaya çıkarılacak. İkinci denemede ise yem karışımına farklı oranlarda katılan prina, nar kabuğu ve fıstık kabuğunun besi performansı olarak adlandırılan günlük canlı ağırlık artışı ve yemden yararlanma yeteneği üzerine etkisi tanımlanacak.

    Açılışı gerçekleşen tesis sayesinde sıfır atık düşüncesini hayata geçirmiş olacaklarını belirten Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Sakar, “Üniversitemiz ve GAP idaresi ile 2013 yılında başlattığımız yolculuğumuz günde on ton kapasiteli zeytin ve zeytinyağı projemize 2015 yılında günde bir ton kapasiteli salamura zeytin yağı projesi, 2016 yılında ise günde 40 ton kapasiteli zeytinyağı projesini ekledik. Şimdi de ‘Muhteşem üç bitki ile Toprak Şenleniyor Kuzular Doyuyor’ projesinin 1. etabıyla karşınızdayız. Bu proje ile çekirdeksiz prina üretimi nar kabuğu yeşil fıstık kabuğu birleşiminden oluşan atomla hem toprak kalitesi hem hayvan yemi olarak kullanımını sağlayacağız ve projenin 4. aşamasında atık olarak değerlendirilen prina, fıstık ve nar kabuğundan oluşan muhteşem atomun toprak kalitesinin ve toprağın verimini arttırmak amacıyla değerlendireceğiz. Bu projeyle sıfır atık umuduyla ve düşüncesi ile prina atığı, fıstık kabuğu ve nar kabuğunun muhteşem gücünü değerlendirmek amacıyla iki yıl sürecek olan projemizi hayata geçirmek amacıyla bugün sizlerle birlikte birinci etabın açılışını gerçekleştiriyoruz” dedi.

    Göreve geldiğinden beri projeci bir yaklaşımla işlere baktığını vurgulayan Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sabri Çelik, “Bugün bizim için gerçekten mutlu bir gün. Ebru hocamız 2013’ten beri adım adım en baştan başlayarak tesisi bugünlere getirdi ve bugün de çok önemli bir görev üstlendi. Üç tane altın ürünümüzün atıklarından faydalanabilmemize yönelik olarak bir çalışma başlattı. Bu tesis zaten vardı. Çok değerli olan zeytinin suyu hem de prinası yapılan bu yeni tesis ile atıkların hepsi birbirinden ayrılacak hem çekirdeği hem suyu hem de yağı ayrı ayrı yerlerde depolanacak. Yem ve gübre olarak değerlendirilecek. Ayrıca fıstık kabukları da daha sonra değerlendirilecek. Özellikle projeye dahil olan 7 üniversite, kurum, kuruluş ve Harran Üniversitesi’nin 3 fakültesini tebrik ediyorum. Gerçekten bu kayda değer bir gelişmedir. Birlikte çalışma ve kurumlar arası çalışma kültürünün örneği sergilenerek yapılan eserin tüm bölgemize ve Şanlıurfa’mıza hayırlar getirmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

    Urfa zeytininin, Şanlıurfa turizmine ve gastronomisine yön vereceğini ifade eden Şanlıurfa Vali Vekili Mustafa Akın, “Bundan binlerce yıl evvel zeytin yağını ilk sıkan kişi, bu sıktığı şeyin insanlığın sağlığı için damakta lezzet için nerelere varacağı bilmiyordu. Binlerce yıl sonra böyle güzel tesisle zeytinyağı yolculuğu farklı boyutlara taşınarak ekonomik fayda ve gelir elde edilmeye başlandı. Tesisin kurulmasında emeği geçen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından tesisin açılışına geçildi. Protokol tarafından kurdele kesilerek tesis gezildi. Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Sakar gelen misafirlere tesisle ilgili bilgiler verdi.

  • HRÜ’de organik meyve işleme tesisi açıldı

    Şanlıurfa Teknokent bünyesinde kurulan organik tarım küme geliştirme projesi kapsamında desteklenen “Organik meyve yetiştiricilerine inovasyon aktarma amaçlı organik meyve işleme pilot projesi” tesisinin açılışı gerçekleşti.

    Harran Üniversitesi Şair Nabi Kampüsünde düzenlenen törenin açılışında konuşan proje koordinatörü Prof.Dr. Hasan Vardin, şimdiye kadar organik ürünler işleyecek tesis olmadığından dolayı ürünlerin Adana’ya götürüldüğünü belirterek, “Bölgemizde meyve sebze yetiştiriciliği son yıllarda gelişme gösteriyor, fakat karşılıklı anlaşmalı ürünlerin satışında büyük problemler var. Biz de son yıllarda organik meyveciliğin ülkemizde ve uluslararası pazarlarda geliştiğini gördük. Bu kapsamda bölgemizde bölge kalkınma idaresi ile Gap organik diye bir dernek oluşumu yaparak bölgemizdeki organik ürünlerin desteklenmesi amacıyla bir yapılanma sağladık. Böylece bölgede organik meyveciliği geliştirmek için özellikle nar ve üzüm konusunda birçok çalışmalar yapıldı. Harran Üniversitesi Bilimsel Araştırma Kurulu ve Gap İdaresi ile desteğiyle böyle bir tesisi kurduk” dedi.

    Tesisin açılışında konuşan Şanlıurfa Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Kasım Yenigün,“2 bin 500 m lik atıl durumdaki bir alanın, içindeki potansiyeli açığa çıkarmasını beklerken, bugün buradaki mekanların aktif hale gelmesi ve istihdam sağlayan bir işletmeye dönüşmesi, girişimcilerimize birer örnek teşkil edecektir. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz tesisimizin yanında, bu tesisisin devamı niteliğinde gördüğümüz, nar çekirdeklerinin işlenip ilaç ve kozmetik sektöründe kullanılacağı bunun yanında tarım makineleri ve yedek parçalarının üretiminin yapılacağı atölyelerimizin de çok yakın bir zamanda açılışlarını yapacağımızın müjdesini de şimdiden vermek istiyorum. Yakın zamanda KOSGEB desteğiyle 2500 m lik kapalı alanlı bir diğer hangarımızda TEKNO İŞGEM projemizi hayata geçiriyoruz. Burada da ilk etapta dokuz işletmemize üretimlerini yapabilecekleri alanlar oluşturuyoruz” şeklinde konuştu.

    Bölge Kalkınma İdaresi Başkan yardımcısı Mehmet Açıkgöz ise konuşmasında, “Tesisimizin başta Şanlıurfa ilimiz olmak üzere ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Biz Bölge kalkınma idaresi olarak bölgenin potansiyelini harekete geçirecek, bölgenin hem sosyal hem ekonomik anlamda kalkınmasına ivme kazandıracak yenilikçi projelere destek veren bir idareyiz. bu tesisi de 2009 yılından itibaren bölgede organik tarım sektörünün geliştirilmesine yönelik bu sektörün rekabet gücünü arttırmaya yönelik yürüttüğümüz proje kapsamında destekledik” ifadelerini kullandı.

    Harran Üniversitesi ve Gap Bölge Kalkınma İdaresinin ortaklaşa finanse ettiği tesisimizin açılışına hoşgeldiniz diyerek sözlerine başlayan Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Çiğdem,“Organik tarım, son zamanlarda popülaritesi artan bir tür bir tarım türü. Aslında organik tarım eskiye dönmek demektir, doğru olanda budur. Ama pazar sunumu biraz sıkıntılı, bu konuda bir şey yapabilmek gerekiyor. Fiyatlar biraz yüksek durumda, organik tarım ürünü normal tarım ürününün bazı durumlarda birkaç katı olabiliyor. Böyle tesislerin çoğalmasıyla fiyatlar halkın alım gücüne orantılı düzeye gelir diye düşünüyorum. Tesisimizin hayırlı olmasını diliyorum, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Şair Nabi Kampüsünde bulunan 200 m2’lik kapalı alanda kurulan meyve işleme tesisinde bin kilogram,saat meyve işleme kapasitesi, yıllık ortalama 100 ton meyve işleme kapasitesiyle çalışacak.

  • HRÜ’de 6. Uluslararası GAP Mühendislik Kongresi başladı

    Harran Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öncülüğünde ilki 2002 yılında gerçekleştirilen ve bu yıl altıncısı düzenlenen “6. Uluslararası Gap Mühendislik Kongresi”, üniversitenin mühendislik fakültesinde başladı.

    Osmanbey Kampüsü Mühendislik Fakültesi Kongre Salonunda başlayan programa, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Çiğdem, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Sarıışık, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Kısa, üniversite Genel Sekreteri Abdulhalim Dündar, yurt içi ve yurt dışından panele iştirak eden öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı. Programın açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Recep Çiğdem, programın düzenlemesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek, gelen misafirleri Şanlıurfa’da ve üniversitede ağırlamaktan onur ve mutluluk duyduğunu belirtti. Günümüzde teknoloji ürünlerini üretebilmek, pazar paylarını artırabilmek için uluslar ve firmaların ciddi anlamda rekabet içinde olduğunu dile getiren Rektör Çiğdem, “Bu durum mühendislerin nitelikli olmasını gerektirmektedir. Özellikle ülkemizde kaliteli eleman eksikliğinin farkında olan üniversitelerimiz bu açığı kapatmak için gayretler sarf ediyorlar. Araştırma ve geliştirme alanlarında kendilerini geliştiren Havelsan ve Aselsan gibi şirketlerimiz de kendilerini yenileyerek Türkiye’nin ihtiyacı olan dışarıdan ithal edilen mühendislik hizmetlerini, yerli üretimle değişimini sağlarlar. Bu bağlamda bu kongrenin ülkemiz teknolojisinin gelişimine büyük katkılar sağlayacağını düşünüyorum” dedi.

    Şanlıurfa’da düzenlenen gerek üniversitemiz gerekse ilimiz adına gurur verici olan kongrenin, çeşitli mühendislik dallarını içeren konularda çalışan yurtiçinden ve yurtdışından pek çok bilim insanını bir araya getirmek adına faydalı olduğunu belirten Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Kısa ise “Yeni malzemeler, üretim yöntemleri, teknolojik ürünler büyük çoğunlukla yerli olduğu zaman, milletçe daha refah bir geleceğe kavuşacağımızı söyleyebiliriz. Dolayısıyla malzemesi, üretim yöntemi ve yazılımları ile özgün ve yerli ürünler elde edilmesi, ancak tüm mühendislik alanlarının Üniversitelerimizde ve bilhassa Ar-Ge merkezlerinde beraberce çalışması sonucu elde edilecek bilgi birikimi ile mümkün olacaktır. Kongrenin temel hedeflerinden biri bilim insanlarını bir araya getirerek, ortak çalışma gruplarının oluşmasına zemin hazırlamaktır. Yeni, çağdaş üretim yöntemleri ile üretilecek, teknolojisi yüksek ürünler, gelişmişlik seviyemizi daha ileriye götürecektir. Kongremizin Ülkemizi teknolojik manada ileriye götürecek olan bilgi birikimine katkısı olacağını düşünmekteyim” diye konuştu.

    Bugün başlayan ve 3 gün boyunca çeşitli oturumlarla devam edecek olan kongre, 10 Kasım 2018 tarihinde sona erecek.