Etiket: Hristiyan

  • Müslüman ve Hristiyan vatandaşlar iftarda buluştu

    Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde, belediye tarafından düzenlenen iftar yemeğinde, adada yaşayan Müslüman ve Hristiyan vatandaşlar iftar sofrasında bir araya geldi.

    Gökçeada Belediyesi, Ramazan ayı nedeniyle ada meydanında iftar yemeği verdi. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen iftar programına Gökçeada Kaymakamı Muhittin Gürel, Gökçeada Metropoliti Krilyos Dragonis, İlçe Müftüsü Haydar Höyük ile STK temsilcileri, siyasi partilerin başkanları ve yaklaşık 5 bin vatandaş katıldı. İftar yemeğinde, etli türlü, bulgur pilavı, mercimek çorbası ve tulumba tatlısı ikram edildi.

    Bu yıl 4. gerçekleştirdikleri ’Hoşgörü Sofrası’nda adada yaşayan Türk ve Rum vatandaşları bir araya getirmenin gururunu yaşadıklarını belirten Gökçeada Belediye Başkanı Ünal Çetin, adanın Türkiye’nin en batısı olduğunu hatırlatarak orucun da en son açıldığı yerin Gökçeada olduğunu ifade etti. Bu iftar programını tertip etmekten, Gökçeadalılarla ve Gökçeada’da bulunan misafirlerle olmaktan dolayı mutlu olduklarını belirten Başkan Çetin, “Gökçeada kendine özgü çok önemli bir coğrafya. Şöyle ki, 81 vilayetten insanların bulunduğu, aynı zamanda Rum vatandaşlarımızla birlikte huzur ve sükunet içerisinde yaşadığımız bir yer burası. İftar sofrasında da bütün insanların yine Rum vatandaşlarımızla birlikte bir arada olduğu tamamen hoşgörü sofrası adı altında çıkarttığımız bu iftar yemeklerini tamamen bir hoşgörü ortamında hep birlikte yaşıyoruz. Ve bunu yaşamaktan dolayı mutlu ve huzurluyuz” şeklinde konuştu

    İftar programının ardından dua edilip, ilahi okundu ve sema gösterisi yapıldı.

  • Bakan Bozdağ: “Türkiye olarak ‘Hristiyan terörü’ demedik”

    Avrupa’da 356 cami ve mescidin kundaklandığını ve yakıldığını söyleyen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Türkiye olarak hiçbir zaman Hristiyan terörü diye bir terim kullanmadıklarını belirterek, “Dinlerin hiçbirisi terörü emretmez, teröre destek vermez. Biz buna inanıyoruz bunu böyle biliyoruz” dedi.

    Yozgat’ta bir dizi etkinliğe katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, gazetecilere yaptığı konuşmasında İslam’a dair yanlış bilgilere sahip olmaktan kaynaklı olumsuz bir yaklaşımın söz konusu olduğu dile getirdi. Türkiye olarak hiçbir zaman ’Hristiyan terörü’ diye bir terim kullanmadıklarını söyleyen Bakan Bozdağ, “Norveç’te Breivik isimli bir kişi 70 civarında genci kurşuna dizdi ve onların ölümüne neden oldu. Bu da Hristiyan asıllı birisi. Biz Türkiye olarak, Türkler olarak Hristiyan terörist demedik. Almanya’da soydaşlarımızı, vatandaşlarımızı yaktılar ve orada da biz bunu yakanlar Hristiyan’dır, Hristiyan teröristtir demedik. Bireysel suçtur ve aşırı uçların işlediği suçlar dedik ve bu cinayetleri, bu terör eylemlerini Hristiyanlık dinine hamletmedik. Diyanet İşleri Başkanımız açıklamada bulundu, Avrupa’da 356 civarında cami, mescit kundaklandı, yakıldı, terör eylemlerine muhatap kılındı ve bunları yapanlar genelde Hristiyanlık dinine mensup olanlar ama hiçbir Türk hükümet yetkisi bunlar Hristiyan teröristtir demedik. Çünkü dinlerin hiçbirisi terörü emretmez, teröre destek vermez. Biz buna inanıyoruz bunu böyle biliyoruz. İslam da terörü emretmeyen bir din. Bir insanlığın ölümünün bütün insanların ölümü gibi kabul eden ve teröre, şiddeti, öldürmeyi reddeden bir din. Ancak İslam düşmanlığından veyahut da İslam’ı bilmemekten, İslam’a dair yanlış bilgilere sahip olmaktan kaynaklı bir olumsuz yaklaşım söz konusudur” dedi.

    “Kim ki İslam’la, terörü yan yana getiriyorsa İslam’a ve Müslümanlara en büyük iftirayı yapmaktadır” diyen Bakan Bozdağ, “Bugün İslam’ın ismini kullanarak DEAŞ terör örgütü olsun, El Kaide terör örgütü olsun, terör estirenlerin ilham kaynağı Kur’an ve sünnet değildir. Onlar tamamen şeytandan ilham alıyorlar, oradan yapıyorlar. Çünkü Kur’an da sünnet de bunların yaptığı şeyleri tasvip etmez. O nedenle bazı terör örgütlerinin yaptıklarını dine ve o dine mal etmek çok büyük haksızlıktır, büyük bir iftiradır. Sayın Cumhurbaşkanımız bu iftiranın dillendirilmesine zaten itiraz etmiştir, bütün Müslümanlar da bu iftirayı reddeder, kabul etmez. Ben de buradan bir kez daha bu kavramları kullanırken daha hassas olmamız gerektiğini vurgulamak isterim” şeklinde konuştu.

  • Hristiyan âLemi Nevşehir’e Akın Edecek

    Nevşehir’de dünyanın en büyük yer altı şehrinin bulunmasının ardından içerisinde resimli kiliseye ulaşılması Hristiyan âlemini de heyecanlandırdı.

    Nevşehir Belediyesi tarafından kale ve çevresinde yapılan çalışmaların ardından dünyanın en büyük yer altı şehrinin gün yüzüne çıkmasının ardından yer altı şehrinin içerisinde bulunan resimli kilise de yapılan çalışmalar sonrasında Hristiyan aleminde de büyük bir heyecan uyandırmıştı. Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver İHA muhabirine yaptığı açıklamada dünyanın en büyük yer altı kentinde çalışmaların devam ettiğini ve burada büyük bir heyecan içerisinde olduklarını kaydetti. Ünver, “Kale ve çevresinde temizlik çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah o konuda TOKİ ile görüşmelerimizde bu alanın belediyemize devredilmesi ile ilgili olarak. Burada şuanda yeni mekanlara da ulaşıyoruz. Arkadaşlarımız heyecan içerisinde çalışmalarına devam ediyorlar. Takdir edersiniz ki çalışmış olduğumuz mekan tarihi bir alan. Son derece hassas çalışmak gerekiyor. Arkeologlar nezaretinde çalışıyoruz. Bu konuda Çekül vakfından ve Tarihi Kentler Birliğinden Prof. Metin Sözen hocamız ile de bu konuda görüşmelerimiz devam ediyor. Çok ciddi bir şekilde çalışmalarımız devam ediyor. Yeni sürpriz mekanlara ulaşıyoruz. Buralar ile ilgili olarak inşallah ilerleyen günlerde temizleme çalışmaları bittiğinde kamuoyu ile de paylaşacağız. Burası dünyanın gözbebeği, dünyanın önemli bir kültür mirası olarak belediyemiz tarafından insanlığa armağan edilecek” diye konuştu.

    Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver resimli kilisede yapılan çalışmaların nem oranından dolayı durdurulduğunu ifade ederken bunun yanı sıra yeni yerlere de ulaştıklarını belirtti. Ünver, “Dünyanın en büyük yer altı kentinde bulmuş olduğumuz resimli kilisede hava şartlarından dolayı nem oranı olduğu için bir çalışma yapmıyoruz. Orasını olduğu gibi koruyoruz. Nem oranında değişmeler olduğu için giriş çıkışını kapatmış buluyoruz. Zaman zaman arkadaşlarımız buranın nem oranlarını da ölçüyorlar. Ama yeni mekanlar dediğimiz ona benzer mekanlara da ulaşıyoruz. Nevşehir’de bugüne kadar bulunmuş, Nevşehir’de ilk resimli kilise burası. Ortadoks Kilisesi olduğu kesin ama işte hangi yüzyıldan olduğuna dair bir çalışma bilim komisyonu tarafından yapılacak. İnşallah yenileri de bulacağımızı ümit ediyorum. Buraların bütün dünya insanına zararsız ziyansız teslim edilmesi için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz” dedi.

    Nevşehir merkezinde bulunan resimli kilisenin hizmete açılmasıyla birlikte Hristiyan aleminden ve Ortadoks aleminden çok sayıda turistin gelmesini beklediklerini belirten Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver, şunları kaydetti:

    “Resimli kilise ziyaret açılmasının ardından bir kere çok sayıda turistin özellikle Hristiyan aleminden, Ortadoks aleminden çok sayıda turistin Nevşehir’in merkezine akın edeceğini düşünüyoruz. Buralarda gezeceklerini düşünüyoruz. Zaten yer altı şehri dünyanın en büyüğü olarak biliniyor. 360 bin metre kare alanın altının tamamını jeoradarlarla ve üç boyutlu lazer görüntülerini de çektirdik. Elimizde dört saati aşkın görüntüler de var. Bunun yanı sıra su yolumuzda var. Başbakanlık Osmanlı arşivimizden ulaştığımız su yollarının belgeleri var. Tamiratları bakımları, su yollarıyla ilgili görevlilerin atanmasıyla ilgili açılmasıyla ilgili belgelere ulaştık. Bunlarla birlikte değerlendirdiğimiz zaman Nevşehir önemli bir destinasyon merkezi olacak. Kapadokya bölgesinin merkezinde Nevşehir’de yeni bir destinasyon merkezi oluşacak.”

  • Obama: “Mültecilere Müslüman Hristiyan Ayrımı Yapmak Utanç Vericidir”

    ABD Başkanı Barack Obama, IŞİD’in Müslümanları kesinlikle temsil etmediğini belirterek, IŞİD’in kaynaklarını kesmek için Suriye güçlerine destek verdiklerini ve mülteci sorununda din ayrımı yapmanın utanç verici olduğunu söyledi.

    ABD Başkanı Barack Obama, Antalya’daki G-20 Zirvesi sonrası düzenlediği basın toplantısında IŞİD ile ilgili bir stratejilerinin olduğunu ve Suriye güçlerine destek verdiklerini ifade ederek, “Yaptıklarımız göz önüne alınca bir askeri stratejimiz var. IŞİD’e baskı yapmayı hedefliyoruz hava saldırılarıyla birlikte. Sahaya yardım ve eğitim veriyoruz. Suriye güçlerine destek veriyoruz IŞİD’in kaynaklarının kesilmesi için. Satmaya çalıştıkları petrolü kesmeye çalışıyoruz. Kısa süre önce bu sivilleri öldüren bir haini öldürdük. Onları hedef alıyoruz. Askeri açıdan biz yaptıklarımızı arttırmaya devam ediyoruz. Aynı zamanda sahada etkin ortaklar arıyoruz. Daha fazla özel güçler gönderiyoruz. Terörle mücadele içinse bu göreve geldiğimden beri bu tür saldırılardan endişeliydik. ABD hükümeti devamlı olarak bütün terör örgütlerine karşı çok sağlam ve devamlıdır” dedi.

    “ASKERLERİN SAHAYA İNMESİ DÜŞÜNCESİ YANLIŞTIR”

    Paris saldırısından sonra genellikle sorunlu bölgelere asker gönderilmesi gerektiği yönünde söylemler olduğunu ifade eden Obama, bu tutumların yanlış olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Paris’in ardından gelen süreçte farklı bir şey yapılmasını söyleyenleri dinlediğimde zaten bizim yaptığımız şeyleri söylüyorlar. Büyük sayıda Amerikan askerlerinin sahaya inmesi gerektiğini söylediler. ABD en büyük askeriyeye sahiptir. Ve sadece benim fikrim değil ve bana yakın danışmalarım bunun yanlış olacağını söylüyor. Askerlerimiz Musul’a, Rakka’ya giremeyeceğinden değil, IŞİD’i temizleyemeyeceğinden değil ama daha önce gördüğümüz durumun tekrarlayacağını göreceğimizdendir. Diyelim ki 50 bin askeri Suriye’ye gönderdik, o zaman Yemen’de bir terör saldırısı olunca oraya da mı göndereceğiz? Yani bir strateji devamlı ve sürdürülebilir olmalıdır. IŞİD hedeflerini hedef almak ve sahasını kısıtlamak ve alt yapılarını engellemek Suriyeli, Iraklı ve Kürt güçlerini desteklemek, sınırların güvenliğe alınması ve IŞID üzerinde bir baskı kurulması bu bizim stratejimizdir. Şu anda hem Irak hem de Suriye’de varlığımız bulunuyor. 65 ülkeyi IŞID’e karşı savaşmaya ikna ettik. BM’de terörle mücadele stratejisinden bahsettim. Bu konuda daha fazla çalışması gereken ülkelere baskı yaptık. IŞİD gibi bir örgütün, bu tür radikal ideolojiye sahip örgütün Batı’ya saldırma kapasitesini görmek, bu savaşta kendi ülkelerine döndüklerince ciddi bir tehdit oluşturacaklardır. Şunu anlayınız lütfen, eğer birkaç kişi kendilerini öldürmeye hazırlarsa birçok insanı öldürebilirler. Yani sofistike değildirler, ellerindeki silahları çok güçlü değil, kendilerini öldürmeye hazır olmaları, birilerini bulmak ve bu saldırıları önlemek gerçekten çok önemli koordinasyon gerektiriyor.”

    “IŞİD’in hilafet söylemi onları çok çekici yapıyor”

    IŞİD’in hilafetçi söylemlerinin onları çekici hale getirdiğini ifade eden Obama, “IŞİD’in hilafet söylemi onları çok çekici yapıyor. Radikallerin Suriye’ye yayılmalarını durduruyoruz dediğimiz zaman bunu yaptığımız sürece onların da gittikçe işleyen bir devlet olduklarını söylemeleri zorlaşacak. Bu da bizim bu terör örgütüne akan yabancı savaşçıları azaltmamıza yardımcı olacak. Paris’teki saldırıları yapmak isteyenlerin sayısı sonuçta azalacak” dedi.

    “PARİS SALDIRISIYLA İLGİLİ BİZE İSTİHBARAT GELMEDİ”

    Kendisine istihbarat kaynaklarından sürekli bilgi geldiğini ancak Paris saldırısı öncesinde Fransa’yı uyaracak herhangi bir bilgi gelmediğini ifade eden Obama, “Her gün bize gelen bazı tehdit raporları var. Her birkaç haftada bir güvenlik ekibimle birlikte bu tehditleri görüyorum. Paris’teki saldırıyla ilgili bize bir bilgi gelmemişti. Fransız yetkililere bildirebileceğimiz bir bilgi gelmedi. Paris saldırıyla ilgili bir bilgiye sahip olduğum söylenemez” dedi.

    “SAVAŞA İNSAN GÖNDEREMEM”

    Acının bitmesini istediklerini ve sadece doğru stratejiyi uyguladıklarını söyleyen ABD Başkanı Obama, “Benim tek istediğim acıyı bitirmek ve ABD vatandaşlarını güvenli tutmak. Benim yapmadığım şey, siyasi kazanç sağlayacak bir hareket yapmaktır. Ben savaşa gönderdiğim insanlardan bacağı sakat birisini görünce savaşa insan gönderemem. Beni güçlü gösterecek ama müttefiklerimizi korumayacak bir stratejiyi uygulayamam, bunun için çok meşgulüm. Biz bir yere asker gönderdiğimizde askerlerimiz ölüyor, aileleri zarar görüyor, ülkemiz yüzlerce milyar dolar harcıyor ve biz düşünmeden böyle bir hareket yapamayız. Bizim yaptığımız strateji doğru

    olandır” diye konuştu.

    “IŞİD KESİNLİKLE MÜSLÜMANLIĞI TEMSİL ETMİYOR”

    IŞİD’in Müslümanları temsil etmediğini ve bu konunun G-20 Zirvesi’nde görüşüldüğünü de vurgulayan Obama, “Bundan çok bahsettik. Terör mağdurlarından çoğu Müslüman. IŞİD kesinlikle Müslümanlığı, İslam’ı temsil etmiyor. Hiçbir şekilde Müslümanlığın çoğunluğunun bakış açısını temsil etmiyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan da bunu defalarca söyledi. Müslüman ülkelerin başkanları da bunu söyledi. Yani bu Paris’te yaşanan hain saldırıları İslam’la eşdeğer gören görüş yanlıştır. Şu andaki en kötü terör örgütleri gerçek Müslümanlar adına konuştuklarını iddia edenlerdir” dedi.

    “MÜLTECİLERE MÜSLÜMAN HRİSTİYAN AYRIMI YAPMAK UTANÇ VERİCİDİR”

    Mülteciler konusunda ellerinden geleni yaptıklarını belirten Obama, Türkiye’nin özellikle bu konuda üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını söyledi. Mültecilere yardım konusunda din ayrımı yapan bazı ülke başkanlarını da eleştiren Obama, “Suriye’yi terk eden insanlar terörden en fazla zarar gören ve zarar görmüş masum insanladır. Anne baba ve yetim çocuklar, bizim bu insanlara kalplerimizi kapatmamamız lazım. Bu insanlar şiddete maruz kalmıştır. İnsanlık olarak bizim görevimiz bu insanlara yardım etmektir. Biliyorum ki Avrupa’nın kaynaklarına bir baskı yaratıyor ve en büyük katkıyı Türkiye sağlıyor. Bizim de üzerimize düşeni yapmamız lazım. Hıristiyanları alalım Müslümanları almayalım, özellikle liderlerden böyle bir şey duyunca bir savaştan kaçan insanı böyle bir şeye tabi tutmak, özellikle bunu öneren kişilerin geçmişte böyle durumdan geçmiş olmaları gerçekten utanç vericidir. Biz dini sınavlar yapmayız. O nedenle bizim liderlerin özellikle de sesini duyuracak konumda olanların bu tür argümanlara destek vermemeleri lazım. Bizden farklı olanları öldürmüyoruz. Böyle söylemleri de güçlendirmek istemiyoruz. Bizim ulusumuz farklı inançlardan oluşan insanlardan oluşuyor ve biz herkese kucak açarız” şeklinde konuştu.