Etiket: Hoşgörü

  • İzmirliler hoşgörü sofrasında bir araya geldi

    İzmir’de, sanatçı ve şovmen olan ’Mikrop’ lakaplı Hikmet Durmuş ’’3. Hoşgörü iftar sofrası’’ etkinliği düzenledi.

    İzmirli sanatçı Mikrop Hikmet, ’’3. Hoşgörü iftar sofrası’’ etkinliğini organize etti. Etkinlik kapsamında yaklaşık 2 bin İzmirli, Alsancak Vapur İskelesi önünde bir araya geldi. Etkiliğe katılan vatandaşlar, çimlerin üzerine kurdukları hoşgörü sofralarında hep beraber iftar yaptı. İftar yemeğinin ardından sahne alan ünlü şovmen, gerek şarkıları gerekse şovlarıyla konuklarına eğlenceli saatler yaşattı. Birçok İzmirli sanatçının da katıldığı programın ardından etkinlik hakkında açıklama yapan Mikrop Hikmet, amaçlarının İzmir’den dünyaya hoşgörü mesajı vermek olduğunu ifade etti. Öte yandan, etkinliğin yoğun ilgi görmesinden dolayı mutlu olduğunu belirten Mikrop Hikmet, sevenleriyle bol bol fotoğraf çektirdi.

  • Antalya’da ’Mülteci ve Göçmen Toplulukları İçin Hoşgörü Projesi’nin açılış toplantısı gerçekleştirildi

    Akdeniz Üniversitesi (AÜ) koordinatörlüğünde 2 Avrupalı ve 4 yerel ortak kurum tarafından yürütülen ’Mülteci ve Göçmen Toplulukları için Hoşgörü Projesi’ isimli Avrupa Birliği Erasmus+ Programı Stratejik Ortaklıklar Yetişkin Eğitimi Projesi’nin açılış toplantısı gerçekleştirildi. Projeyle, mülteci insanların adaptasyonları sağlanarak, gittikleri ülkelerde de yaşadıkları sorunlara çözüm bulunması hedefleniyor.

    Öğrencilerin ve öğretim elamanlarının yoğun ilgi gösterdiği toplantıya, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, Vali Yardımcısı Ekrem Büyükata, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Beykan Çizel, Konyaaltı Belediye Başkan Yardımcısı Av. Cansel Tuncer ve Antalya Halk Sağlığı Müdürü Uzm. Dr. Murat Özdemir katıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Beykan Çizel, “Proje ülkemizin, şehrimizin ve üniversitemizin misafir olan göçmen ve mültecilere yönelik hazırlamış olduğu bir sosyal sorumluluk projesidir” dedi. Günümüzde insanların hastalık, doğal afetler, savaşlar ve benzeri nedenlerden dolayı büyük acılar yaşadığını ve doğdukları toprakları terk etmek zorunda kaldıklarını dile getiren Prof. Dr. Çizel, “Bu insanlar mülteci oldukları ülkelerde işsizlik, sağlık imkanlarına ulaşma, kültürel adaptasyon gibi zorluklarla karşı karşıya kalmaktadırlar. En kötüsü de göç ettikleri ülkelerde istenmeyen insanlar olarak görülüyorlar” diye konuştu.

    Prof. Dr. Çizel, son yıllarda savaş nedeniyle göç sayısının artışına dikkat çekerek, “Bu insanların büyük bir bölümünü ülkemizde misafir ediyoruz. Bu proje ile ülkemizde misafir ettiğimiz bu insanların yaşadıkları kültür şokunu hafifletmek, iletişim becerilerini arttırmak ve hayat standartlarını yükseltmek amaçlanmaktadır. Proje sürecinde ülkemizin sağlık, kültürel norm ve değerleri, tüm sistemlerimiz ile ilgili mevzuat ve hukuk ile ilgili düzenlemeler ile ilgili kitapların hazırlanması ve bu kitapların dijital interaktif iletişim öğrenme platformları aracılığıyla paylaşılması öngörülmektedir. Projede şehrimizden, Almanya ve İspanya’dan konularında uzman ortaklarımız yer almaktadır. Projemizin ülkemize, şehrimize ve üniversitemize hayırlı olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Mülteci sorununun global bir sorun olduğunu belirten Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal da konuşmasında, eskiden daha çok savaşlar nedeniyle mültecilik sorunu yaşandığını şimdi buna ek olarak sosyolojik nedenlerin, geri kalmışlık düzeyinin, kendi bulunduğu ülkede eğitim, sağlık gibi bir takım hizmetlere ulaşamama gibi faktörlerin de etkisi olduğunu söyledi.

    Günümüzde mülteci sorununun büyük bir problem olarak karşımıza çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Ünal, “Mülteciler gittikleri ülkelerde istenmiyorlar ancak bu bir çözüm değil. Bunu görmemek, kabul etmemek anlamına geliyor. Bizim bunu bir şekilde adaptasyon süreçleri ile avantaj haline dönüştürmemiz gerekiyor. Onları dışlayarak, onlara iş vermeyerek asla bu problemi çözemeyiz. Kabullenip ne yapabilirizi düşünmemiz gerekiyor. Bu insanların fizik ve beyin gücünden faydalanmamız gerekiyor. Almanya ve İspanya bunu nasıl yapmış. Bu örnekleri kendimize örnek olarak alıp, ülkemizde ne yapabiliriz ona bakmalıyız” diye konuştu.

  • Evlilikte 47. yılını dolduran çiftten gençlere “hoşgörü” çağrısı

    Adana’da evlilikte 47. yıllarını dolduran Selma-Alaaddin Aldaş çifti, gençlere hoşgörü çağrısında bulundu. Aldaş çifti, bazı gençlerin en ufak olayda boşandıklarını belirterek, “Kavgalarında güzel günlerini akıllarına getirip kötü şeyleri görmezden gelmeleri gerekiyor” dedi.

    Adana Büyükşehir Belediyesi, 14 Şubat Sevgililer Günü dolayısıyla evlilikte 40 yılını dolduran çiftleri Süleyman Demirel Öğretmenevi’nde yemek vererek ağırladı. Evlilikte 47 yılını dolduran Selma-Alaaddin Aldaş çifti de yemeğe katılarak eski günlerini hatırladı. İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Selma Aldaş (66), 19 yaşında evlendiğini, 47 yıldır da mutlu bir hayat sürdüğünü söyledi.

    “İyi ki evlenmişiz”

    Selma Aldaş, Alaaddin Aldaş ile ailelerinin tanıştığını ve uygun gördükleri için evlendiklerini anlatarak, “Ailelerimiz tanışıyordu. Biz de birbirimizi tanıyorduk. Uygun gördüler evlendik. İyi ki evlenmişiz. 3 oğlum var, 4 torunum var. Hep mutlulukla geçti hayatım. Kötü şeyleri görmezden geldik. Güzel şeylerden mutlu olduk” dedi.

    “Kavga uzamamalı”

    Gençlere de hoşgörülü olmaları tavsiyesinde bulunan Selma Aldaş, “Gençler bir tartışmaları veya bir şeyleri olduğu zaman mutlu günlerini hatırlayıp kavgayı uzatmadan tatlıya bağlamayı öğrenmeliler. Hoşgörülü olmazlarsa hiçbir zaman hiçbir şeyde başarılı olamazlar. Ama şimdiki gençlerde hoşgörü yok maalesef” diye konuştu.

    Alaaddin Aldaş da (70) gençlere kavgalarında iyi günlerini akıllarına getirmeleri gerektiğini ifade etti.

    14 Şubat Sevgililer Günü nedeniyle verilen yemek daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün katılıp ailelerle vakit geçirmesi ile devam etti.

  • 46 ülke ve 81 şehirden öğrenciler un kattı, ’hoşgörü ekmeği’ yapıldı

    Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) düzenlenen “UNESCO 2016 Hoca Ahmet Yesevi Yılı ve Dünya Hoşgörü Günü” etkinliğinde 46 ülke ve 81 ilden öğrencinin un kattığı kazanda “hoşgörü ekmeği” yapıldı.

    KBÜ Turuncu Kantin’de gerçekleştirilen etkinliğe, KBÜ’de eğitim gören 46 farklı ülke ve 81 ilden öğrenci ile Rektör Prof. Dr. Refik Polat ve Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız bir araya geldi.

    Öğrenciler, ekmek yapımı için hazırlanan hamur kazanına, üzerlerinde ülkelerinin bayrakları ve illerin isminin yazılı olduğu kutulardaki unları boşalttı. Yapılan hoşgörü ekmeği katılımcılara ikram edildi.

    Prof. Dr. Refik Polat, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, Hoca Ahmet Yesevi’yi vefatının 850. yılında saygı ve rahmetle andıklarını söyledi.

    Karabük Üniversitesi’nin dünyanın her yerinden öğrencisi olduğunu belirten Polat, “Etkinlik ile farklı coğrafyalardan ve farklı kültürlerden insanları hoşgörü çatısı altında topladık. Söz konusu etkinlikle kültür paylaşımını gerçekleştirmeyi amaçladık. Yoğrulan her hoşgörü ekmeği aslında bizlere; kimseye zarar vermemeyi, gönül incitmemeyi, kötü söz söylememeyi, tebessüm edebilmeyi, her fikre ve düşünceye saygı ve hoşgörü ile yaklaşıp gönüllerde hoş bir anı bırakmayı ve sevgi tohumları ekebilmeyi gösterdi” dedi.

    Prof. Dr. Musa Yıldız ise UNESCO’nun 2016 yılını Ahmet Yesevi Yılı ilan etmesiyle pek çok faaliyetler yürütüldüğünü ve Ahmet Yesevi Üniversitesi’nden sonra bu konuda en çok etkinlik yapan üniversitenin Karabük Üniversitesi olduğunu kaydederek, “Dünyanın 46 farklı ülkesinden ve Türkiye’nin 81 ilinden öğrencinin bir araya gelerek birlik ve beraberliğin sembolü Hoca Ahmet Yesevi anısına ’hoşgörü ekmeği’ yapmaları bizleri çok mutlu etti” diye konuştu.

    ’İsrail’i öğrenciler almak istemedi

    Karabük Üniversitesi’nde eğitim gören ve çoğunluğu Müslüman ülkelerden olan öğrenciler, 46 farklı ülkenin üzerinde ismi ve bayrağı bulunan sembolik un kutularından ’İsrail’i tutmak istemedi. Üzerinde İsrail bayrağı ve adının bulunduğu kutuyu hiçbir öğrenci tutmak istemeyince yetkililer kutuyu kaldırmak zorunda kaldı.

    Öte yandan, etkinlik kapsamında, 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda “Bir Fikir ve Aksiyon Adamı Olarak Hoca Ahmet Yesevi” paneli gerçekleştirildi, Deruni Tasavvuf Müziği Topluluğu katılımcılara konser verdi.

  • Başkan Gürün: Sevgi Ve Hoşgörü Ortak Dil Olsun

    Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, 14 Şubatlarda ve yılın her günü sevginin, hoşgörünün, güler yüzün toplumda ortak dil olması gerektiğini, ülke olarak farklılıklarımıza rağmen birbirimizi sevmeye, kardeşçe yaşamaya ihtiyacımız olduğunu söyledi.

    Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün; “Toplumları bir arada tutan, insanların barış ve mutluluk içerisinde kardeşçe yaşamasını sağlayan en kuvvetli duygu sevgidir. İnsanlar yaşamlarının her evresinde sevgiye ihtiyaç duyarlar. Bir anne, babanın evladına, gurbetteki bir insanın sılaya, hiç görmese de yaptıklarıyla bir milletin kaderini değiştiren Ata’ya duyulan da sevgidir. Sevgiyi, gülümsemeyi, hoşgörüyü aramızda ortak dil haline getirebilmeliyiz. Çünkü sevginin, gülümsemenin hiçbir maliyeti yok. 14 Şubat’ı sadece iki çift arasında kutlanan ve hediyelerin verildiği bir gün olarak değerlendirmeden, bütün vatandaşlarımıza, Dünya üzerinde sevginin egemen olduğu, doğaya ve doğa üzerinde yaşayan bütün canlılara sahip çıkılan, insanları ötekileştirmeden olduğu gibi kabul ettiğimiz sevgi, barış ve mutluluk dolu bir Sevgililer Günü diliyorum” dedi.