Etiket: Hollanda’yı

  • TAB Hollanda’yı kınadı

    Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında yaşanan siyasi gerginlik neticesinde Türk insanına ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’ya karşı girişilen fiziki şiddet ve diplomatik skandal konusunda yazılı açıklamada bulunan Türk-Alman Yazarlar Birliği (TAB) olayları şiddetle kınadıklarına açıkladı.

    Türk-Alman Yazarlar Birliği (TAB) Almanya-Türkiye arasındaki siyasi gerilimin hemen ardından Hollanda ile yaşanan krizin varmış olduğu boyut bizi son derece endişelendirmektir. Hollanda hükumetinin, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanına hiçbir diplomatik kuralla bağdaştırılamayacak derecede kaba muamele yapması ve durumu protesto eden Hollanda Türklerine, köpekli ve atlı polislerinin saldırmasını şiddetle kınıyoruz.” dedi.

    Yaşanan son olayların ardından bazı konularda endişeli olduklarını açıklayan TAB bu endişelerini ise şöyle sıraladı;

    “Öteden beri var olan Türkiye karşıtlığının, son yıllarda birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi, ideolojik bir özellik kazanması ve bir siyasî harekete dönüştürülmesinden endişeliyiz!

    Başlangıçta Avrupa’da, aşırı sağcı, yabancı düşmanı, İslam karşıtı gibi görülen marjinal akımların zamanla merkezin sağında ve solundaki siyasî partilere de sıçramış olması, bu endişemizi daha da artırmaktadır.

    İnsan hak ve hürriyeti, demokrasi, ırkından ve inancından bağımsız olarak eşitlik, milletlerin kendi kaderini tayin hakkı, düşünce özgürlüğü gibi insanlığın daha nice ortak değerinin beşiği zannettiğimiz Avrupa’da, söz konusu Türkler/Müslümanlar olunca, bu değerlerin hiçe sayılmasından endişeliyiz!

    Soğuk Savaş döneminde Avrupa’nın karşıtı olarak görülen Sovyetler Birliğinin yerine şimdi de Türkiye’yi koyma çabalarından son derece endişeliyiz!

    Avrupa Türklerinin, ne yaşadıkları ülkeye, ne de anavatan Türkiye’ye kendilerini yeterince ifade edemediklerinden dolayı, daha çok mağdur olmasından ve hedef tahtası haline getirilmesinden endişeliyiz.

    Özellikle Avrupa Türklerinin kışkırtıcı bazı mihrakların oyununa gelmesinden ve siyasi polemiğin ve öfkenin, aklıselimin önüne geçmesinden endişeliyiz.

    Fakat TAB olarak, ülkemizde yapılacak referandumdan ’evet’ de çıksa, ’hayır’ da çıksa, tarihten gelip geleceğe yürüyen Türkiye’nin yoluna devam edeceğinden asla endişe duymuyoruz!” denildi.

  • Memur Sen Genel Başkanı Yalçın: “Hayır demek, PKK’yı, FETÖ’yü, Hollanda’yı, Almanya’yı sevindirmek demek”

    Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Hayır demek PKK’yı sevindirmek demek, hayır demek FETÖ’ye bayram ettirmek demek, hayır demek Hollanda’ya küstahça tavrında iyi ki yaptın başardın dedirtmek. Hayır demek Almanya’ya lokma dağıt cümbüş düzenle demek. Onun için fotoğrafın büyüğünü görmek durumundayız” dedi.

    Memur-Sen tarafından ülke genelinde başlatılan “Memur-Sen’e Davet Tercih Evet” buluşması kapsamında gerçekleştirilen programa Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Büro Memur-Sen Genel Başkanı Vecdi Yanbaz, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, AK Parti Ardahan İl Başkanı Yunus Baydar, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, Memur-Sen Ardahan İl Temsilcisi Serkan Karataş, Eğitim Bir Sen (Eğitimciler Birliği Sendikası) Ardahan Şube Başkanı Erdinç Çakmak, Büro Memur-Sen Ardahan İl Başkanı Ümit Sarıkaya ve Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı diğer sendikaların şube başkanları ile çok sayıda davetli katıldı.

    Ardahan Belediyesi çok amaçlı toplantı salonunda üyeleriyle bir araya gelen Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Türkiye şu an önemli bir sürece doğru gidiyor. Bu süreçte Memur-Sen ailesi olarak bizim inisiyatif almamamız asla beklenemez. Çünkü bu iş bir siyasal harekât işi değil. Her ne kadar siyasal harekatlar milletin önüne getirme fırsatını oluşturmuşlarsa da bu aslında bizim tam bir yıl önce Şubat ayında 360 STK’yı bir araya getirerek Memur-Sen ailesi olarak Türkiye anayasa platformunu oluşturarak Cumhurbaşkanının Ankara’da katıldığı üç bin kişinin katıldığı toplantıda yeni Anayasa için hemen şimdi diyerek çağrıda bulunan ve Türkiye’nin en büyük ihtiyacının 82 model darbe Anayasa’sının tasfiyesi ve milletin Anayasa’sının tahkimatı olması gerekir diye sesini yükselten bir kitleyiz. Uluslararası Anayasa kongresi, Anayasa araştırması, Anayasa raporlarıyla bu süreci en ciddi katkıyı veren ve Türkiye’nin kapasitesi olarak bu sürecin en önemli önemini de biz anlarız diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin daha hızlanması, daha istikrarla yol alması gerektiğini söyleyen Yalçın; “Biz bu ülkeye operasyonun neden yapıldığını bilen kitleyiz. Biz hayatı sıradan gören kitle değiliz. Pazılı birleştiren, fotoğrafları yan yana koyan, büyük fotoğrafın ne olduğunu anlayan kitleyiz. Medeniyet coğrafyamız yeniden dizayn ediliyor. 80’de İsrailli bir gazeteci önümüzdeki 20 yıl içerisinde neler olacak derken? Irak parçalanacak 3’e bölünecek, Suriye parçalanacak, Mısır düşürülecek, şura şöyle olacak ve Türkiye’nin arkası bölünecek diyor. Öbür kısımları magazin, günlük tükettiğimiz kısmı magazin. Coğrafya yeniden dizayn ediliyor, yanı başımızda terör konvansiyonel silah olarak kullanılıyor ve yeni Haçlı birlikleri olarak vekalet savaşlarıyla Türkiye’ye doğru geliyor. Bizim medeniyetimiz dünyanın 3’te birini yönetmiş, 5 şehir domine etmiş medeniyetin. Kahire, Şam, Bağdat, Kudüs ve İstanbul, 4’ü gitti ve işlevini yitirdi, 4’ünü düşürdüler, İstanbul kaldı. Onun için Hollanda’yı ateş sardı, Türkiye’de evet çıkması Hollandayı rahatsız edecek, neden? Çünkü mevcut sistem onların işine yarıyor. Bizim işimize yaramıyor. Osmanlı 600 yıldan fazla hüküm sürdü Sultan sayısı 40’ı bulmadı, Amerika 240 yıllık bir hikaye 44’üncü başkan, Türkiye 93 yıllık Cumhuriyet 65 Hükumet, yani bir buçuk yıla bir Hükumet. 3.5 dönemi biz önemsiyoruz ve çıkarıyoruz içerisinden. Menderes dönemi Özal dönemi, mevcut Hükumet dönemi, buçuk olarak ta rahmetli Erbakan’ın sanayi hamlesi ve manevi hamle dediği hükumetin ortağı yada başını çektiği kısa zekat miktarı Hükumet dönemi. Geri kalan kısım istikrarsızlık dönemi Türkiye’nin, koalisyon pazarlıkları ve at pazarı gibi bu ülkede Milletvekili pazarı kuruldu. Güneş motel odaya 11 kişi çekildi ve Bakan yapıldı. 38 yılda 37 hükumet kuruldu.

    Türkiye’nin daha hızlanması, daha istikrarla yol alması gerekiyor. Başka türlü yolu yok, alan daraldı, küresel operasyon çoğaldı. Dolayısıyla Türkiye’nin hızlı karar alabileceği, istikrarla yürüyebileceği, önünde seçim baskısıyla yolunu şaşırmayacağı, ayağının tökezlemeyeceği bir zemine ihtiyacı var. 16 Nisan tam da bu, onun için Memur-Sen ailesi olarak, bu sürece ilişkin aklı basan kitle olarak bunu kalkıp üyelerimizle paylaşıp alana yayılıp kelebek etkisiyle topluma aksettirmezsek biz kendimizi bu anlamda sorumlu hisseder, vebalin altında hissederiz. Yarın tüh demenin bir anlamı yok.” şeklinde konuştu.

    Yalçın, “Siyasetçilerin konuşmalarını dinliyorum? Hayır demek PKK’ya, DAEŞ’e, FETÖ’ye Almanya’ya, Hollanda’ya diye cümle kuruluyor. Ben öyle kurmuyorum. Hayır demek PKK’lı olmak demek değil ama hayır demek PKK’yı sevindirmek demek, hayır demek FETÖ’ye bayram ettirmek demek, hayır demek Hollanda’ya küstahça tavrında iyi ki yaptın başardın dedirtmek. Hayır demek Almanya’ya lokma dağıt cümbüş düzenle demek. Onun için fotoğrafın büyüğünü görmek durumundayız.” diye konuştu.