Etiket: holding

  • Sanko Holding çalışanları ve aileleri iftar yemeğinde buluştu

    SANKO Holding şirketlerinden Sanko Makina, Süper Film Ambalaj ve Sanko Havlu çalışanları, aileleriyle birlikte iftar yemeğinde buluştu.

    Şato Restoran’da, SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’nun düzenlediği iftar yemeğine, Yönetim Kurulu Üyeleri Sami Konukoğlu ve Hakan Konukoğlu, Sanko Havlu Genel Müdürü Serdar Erpamukçu, Sanko Petrokimya Genel Müdürü Mustafa İzgi, Süper Film Ambalaj Genel Müdür Yardımcıları Fahri Özer, Turgut Selbastı ve Ahmet Güney Özdinç, MST İş ve Tarım Makinaları Genel Müdür Yardımcısı Aydın Karlı ile Makina Gurubu Bütçe ve Denetim Grup Direktörü Özalp Kibar da katıldı. SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, “Çalışanlarımızla iftar yemeğinde buluşmak Konukoğlu Ailesi ve SANKO’nun bir asrı aşan geleneğidir. Her biri SANKO ailesinin saygın ferdi ve ayrılmaz parçası olan çalışanlarımızla iftar yemeğinde bir araya gelmek, en anlamlı günlerimizdendir. Biz iftar geleneğini dedelerimizden ve babalarımızdan görüp sürdürmeye çalışıyoruz. Bu geleneği çocuklarımızın ve torunlarımızın da aynı anlayışla devam ettireceklerinden şüphem yok” dedi.

    Konuşmanın ardından SANKO Holding Yönetim Kurulu üyeleri ve şirketlerin üst düzey yöneticileri masaları dolaşarak konuklara hoş geldiniz dediler. İftar yemeği etkinliği kapsamında SANKO’da 10, 15, 20 ve 25 yıldan beri çalışanlara, içerisine lazerle fotoğrafları işlenmiş kristal plaketlerinin yanı sıra, altın armağan edildi.

  • Boydak Holding CEO’su Ertekin: “2018 yılında 100 milyon TL yatırım planımız var”

    Boydak Holding CEO’su Alpaslan Baki Ertekin düzenlediği basın toplantısında, “2018 yılında 100 milyon TL yatırım planımız var” dedi.

    Boydak Holding CEO’su Alpaslan Baki Ertekin, holding de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 2017 yılını olağanüstü başarıyla kapattıklarını söyleyen Ertekin, “2017 yılını olağanüstü başarıyla ki özellikle son çeyrekteki 11.1 büyümeyi göz önüne aldığınızda yaklaşık yüzde 7.1 büyümeyle kapattık. Orta vadeli plana bakıldığında Türkiye’nin 2018, 2019 ve 2020 büyüme oranları yüzde 5 buçuk olarak tahmin edilip orta vadeli plana koyuldu. Bizde Ocak ayında 2018 büyümesi yüzde 5 buçuk olarak açıklamıştık. Şuan ki gidişatımızla biz kendi büyümemizi yüzde 7 buçuk olarak revize edeceğiz. Buda Türk ekonomisine ve sektöre olan inancımızdan dolayışıdır. Onun ötesinde 2017 yılı ihracatın çok iyi olduğu ve uzunca bir süre 150 milyar dolar bandına sıkışan ihracatın 157 milyar ile yılı kapattığı bir yıl oldu. Bu sene Ekonomi Bakanlığı ihracat hedefini 169 milyar dolar olarak açıklamış, yani kendi içerisinde yüzde 10’dan daha fazla bir büyüme ön görmüş. Bizde Ekonomi Bakanlığı’nın o verilerini kendimize baz alıyoruz ve biz geçen sene 380 milyon dolar civarında bir ihracat ile yılı kapatmıştık. Yüzde 10 büyüme koyduğunuz da, demek ki bizde 420 milyon dolar civarında ihracat yapmamız lazım. Rakamı bir önceki toplantıda 400 milyon dolar olarak açıklamıştık. Bir 20 milyon dolar daha üzerine koyup 420 milyon dolar civarında yani Türkiye’nin ihracat büyüme oranına paralel olarak Boydak Holding de büyüyecek. 420 milyon olarak revize ediyoruz. Onun ötesinde istihdam, yeni pazarlar bulma ve işsizliğe çözüm olma çok önemlidir. Türkiye’de eğer insanların iş gücüne katılım yaşını 16 olarak alırsak ve resmi emeklilik yaşının 65 olduğunu düşünürsek 16-64 yaş bandı arasındaki, nüfus Türkiye nüfusunun yüzde 68’idir. Yani çalışmasını beklediğimiz bir kitlenin nüfusu genel nüfusa oranda yüzde 68’dir. Birde 0-16 yaş grubuna baktığınızda bu iş kesimine katılmayı bekleyen yüzde 26’lık bir kesim var. Türkiye’de yaşlı olarak kabul edilen insanların oranı da yüzde 8.7’dir. yani çok ciddi bir kitle çalışmaya ve iş gücüne katılmaya sıra bekliyor. Böyle bir oranda bir geçen yılı 10.9 işsizlik oranıyla kapattık. Bizim bu seneki işsizlik oranı orta vadeli planla eş güdümlü 10 buçuk civarlarında olacak. Allah izin verirse 2019 yılında da işsizlik oranları tek haneli rakamlara inecek” ifadelerini kullandı.

    “Şirketi FETÖ ile ilintili göstermek adaletle örtüşmez”

    15 Temmuz sürecinden sonra şirketin, devletin güvencesi ve garantisi altında olduğunu söyleyen Ertekin, şirketin hala FETÖ ile ilintiliymiş gibi gösterilmesinin adaletle örtüşmediğini kaydetti. CEO Ertekin, “Biz şuanda 8 sektörde 35 şirketimizle yaklaşık 14 bin çalışanımızla Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya gayret ediyoruz. 15 Temmuz sürecinden sonra biliyorsunuz ki Boydak Holding Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu eliyle yürütülüyor. Yani bir nevi devletin güvencesi ve garantisi altında. Bizler hepimizi devlet tarafından kayyum olarak atanmış yöneticileriz. Hepimiz profesyonel yöneticileriz. Hiçbirimizin siyaseten burada değiliz. Hepimiz CV’lerimiz iyi olduğu ve ticarette Boydak Holding’e değer sağlayacağımıza inanıldığı için buralardayız. Sosyal medya bugün herkesin istediği her şeyi yazabildiği bir mecradır ama hala 15 Temmuz sürecinden neredeyse 2 sene sonra bile insanlar ‘Bu adamlar hala nasıl reklam yapıyorlar, bu FETÖ’cü bir şirket değil mi?’ diyor. Burası FETÖ’cü bir şirket değil. Burası Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu. Devlet güvencesi altında ola ve devletin atamış olduğu yöneticiler tarafından yönetilen bir şirkettir. Mahkeme süreçleri sonuçlanır ve mahkeme neye karar verirse, bize tebliğ edilene kadar basiretli bir tacir gibi biz buraları yönetmeye devam edeceğiz. Eğer alehte propaganda yapılacaksa eminim Boydak Holding’in eksiklikleri muhakkak vardır, üretim metotları ile eleştirilebilecek metotlar vardır. Oralardan yürümek çok daha hakkaniyetli ve adil olur. Olmayan bir şeyi varmış gibi göstererek, sanki bu kurum hala FETÖ ilintiliymiş gibi gösterip bunun üzerinden insanların orada gönül rahatlığıyla alışveriş yapmasını engellemeye çalışmanın adaletle örtüşür hiçbir tarafı yok” diye konuştu.

    2017 yılını yüzde 39’luk bir büyümeyle kapattıklarını kaydeden Ertekin, “Biz 2017 yılında yüzde 39 büyümüştük. Bu rakam bir holding için çok ciddi bir rakamdır. Gelirlerinin yüzde 45’ini hala mobilyadan elde eden bir grup olduğumuzu düşündüğünüzde geçen seneyi biz yüzde 30 büyümeyle kapatmıştık. Bu yıl katma değer vergisindeki istisna kalktı. Her şey yine olması gerektiği sınırların içerisine çekildi. Bizde yüzde 5 buçuk olarak açıkladığımız büyüme rakamını bugün yüzde 7-7 buçuk gibi revize etmiş olduk.2018’in ilk çeyreğindeki büyüme oranımız yüzde 7.12’dir. çok şükür 7 bandının üzerine çıktık. İhracat hedefimizi de bugün 420 milyon olarak revize ediyoruz” dedi.

    Boydak Holding’in hiçbir dönemde bu kadar profesyonel yönetilmediği kaydeden şimdiye kaydeden Boydak Holding CEO’su Alpaslan Baki Ertekin, “Boydak Holding’in zayıflatıldığı, mali yapısının zayıf olduğu ve bunun bilinçli bir tercih olduğu yönünde konuşlan şeyler var. Tam tersine Boydak Holding bugüne kadar hiçbir yönetiminde yönetilmediği kadar profesyonelce yürütülüyor. Bizim yönetimi devraldığımızda 61’inci yılını kutlayan bir holding de anlamlandıramadığımız rasyonel olmayan o kadar çok şey vardı ki, o rasyonel olmayan şeyleri sektörel ihtiyaçları günün gerçekleri revize ettiğimizde zaten bu otomatik olarak sonuçlara yansımaya başladı. Bugün itibariyle 75.3 milyon dolar vadeli mevduatımız var. Vadesiz mevduatımız 19.1 milyon dolar. Toplamda bankalarda 94 buçuk milyon dolar keş paramız var” şeklinde konuştu.

    “Mobilya sektörünün tek lideri, İstikbal grubudur”

    Mobilya sektörünün tek liderinin İstikbal grubu olduğunun altını çizen Ertekin, “Bu kadar ihracat yapabilmek için ithalatta yapabilmemiz lazım. Geçen yıl ihracatımızdan fazla ithalatımız vardı. Bu sene de ilk çeyrekte 17.1 milyon dolar ithalat gerçekleştirdik. Markalar bazında bakıldığında da, biz bir dönem sessiz kalmayı tercih ettik. Çünkü yeni bir yönetimdik ve ben yeni gelmiştim. İçinde bulunduğumuz ve bizim grubumuzun yüze 45’inin cirolarını oluşturan mobilya sektörüyle ilgili olarak piyasaya açılmış olan bir şirketin aracı kurum eliyle yaptırmış olduğu bir raporu okuyarak geldim. O rapordaki ifadelerde, “Her ne kadar 15 Temmuz sürecinden sonra Boydak Holding’in markalarına insanlar sırt dönecekler, mağazalara girilmeyecek, alışveriş yapılmayacak ve bayiler hızla markaları terk edecekler. Bin 500 bandında olan bayi sayısı hızlı bir şekilde 500’lere inecek ve bu arada da 2 tane büyük rakip hızlı bir şekilde mağazalaşma yoluna giderek bu boşluğu kapatacak olsak da, 2018 Ocak itibariyle bakıldığında bunun gerçekleşmediğini görüyoruz” yazmışlar. Onların gerçekleşmediğini görüyoruz dediği verileri sizinle paylaşayım. Biz o sürece bin 480 mağaza ile girmiştik. Bugün bin 508 mağazamız var. Biz o sürece girerken, en yakın rakiplerimizin mağaza sayısı 500’ü bulmazken, biz bütün rakiplerin toplamının 4 katı seviyesindeyiz. Mobilyada açık ara öndeyiz. Rekabet sizi her zaman zinde tutar. Mobilya sektöründe lider olacağız hayali uzunca sürece gerçekleşecek bir hayal değil. Mobilya sektörünün bir tane lideri var, oda İstikbal müdürüdür” ifadelerini kullandı.

    Holdingin eski CEO’su Ertunç Laçiner hakkında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından soruşturma başlatıldığını kaydeden Alpaslan Baki Ertekin, “Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu o süreçle ilgili olarak bir araştırma komisyonu kurdu. O araştırma komisyonu kendi içerisinde birkaç tane müfettişi görevlendirdi. O arkadaşlar Kayseri’ye gelip gidiyorlar, ilgili yerlerle görüşüyorlar. Bizden istedikleri her türlü bilgi ve belgeyi biz onlara tedarik ediyoruz. Şu aşamada soruşturma devam ettiği için benim bir şey söylemem uygun değil ama eminim o soruşturma bittiği zaman üst merci olan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu eğer bir yanlışlık, hata ve usulsüzlük bulursa gerekli açıklamayı yapacak” dedi.

    Yeni yatırım planları hakkında konuşan Ertekin, “2018 yılı içerisine mevcut üretim tesislerimizden Boytaş, İstikbal ve biraz da Merkez Çelik’e yapacağımız yaklaşık 100 milyon TL’lik bir yatırım var. Bu bizim ölçeğimizde büyük bir yatırım değil ama 100 milyon TL’lik yatırımı bu 3 üretim tesisinde yapacağız. Bir de 2018-2019 ve 2020 yıllarında 364 milyon dolar enerjiye yatırım yapmayı planlıyoruz. Çünkü lisanslarımız var. Şuanda 283 megavat kurulu gücümüzün yanında 287 megavatta rüzgarda ve güneş enerjisinde alınmış lisanslarımız var. Bu lisansları 202 sonuna kadar hayata geçirmek durumundayız. Oradaki yatırım miktarı da yaklaşık 364 milyon dolardır. Onunla ilgili bir karar aşamasındayız. O karar alındıktan sonra gerekli kredi görüşmeleri yapılıp o yatırımda yapılacak” ifadelerini kullandı.

    Bir gazetecinin “15 Temmuz sürecinden sonra mavi yaka grubundan ayrılanlar sizin tarafınızdan göreve geri çağırıldı mı?” yönünde bir soru üzerine Ertekin, “Mavi yakada ne olup bittiğini hiç bilmiyorum. Üretim genel müdürlerimize emanet. Onların özlük haklarının takibi, işe alımları ve işten çıkarılmaları tamamıyla onların inisiyatifindedir. Ben 1 tane mavi yakanın işe başladığını yada ayrıldığını bilmem. Zaten mantıklı düşündüğünüzde bin 400’ten fazla yönetici vasfında insanın çalıştığı bir grupta 12 bine yakın işçinin olduğu bir grupta CEO koltuğunda oturan birisinin yeni bir işçi başladı, yeni bir işçi ayrıldı gibi konularla uğraşabilmesi mümkün değil. Bununla uğraşırsa zaten CEO’luk yapmaz. Beyaz yakayla ilgili olarak da beyaz yakadan çeşitli Saiklerle işten çıkarılmış arkadaşlar var. Bu arkadaşların içerisinde de 74 tanesi dilekçe vererek haksız bir şekilde işten çıkarıldıklarını iddia ediyorlar. Bizde işten çıkarılma nedenlerine bakıyoruz. Çoğu da FETÖ ile iltisaklı oldukları için işten çıkarılmışlar” diye cevap verdi.

  • Gifa Holding, benzin ihracatı için kolları sıvadı

    Rafineri ve dağıtım şirketi almayı planlayan Gifa Holding, benzin ihracatı yapmayı planlıyor.

    Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kısa, 2018 yılı hedefleri arasında KKTC’de otel ve gazino projelerinin yanı sıra İran’da da akaryakıt rafineri firması satın alma konusunda görüşmelerini sürdüklerini ifade ederek, “İran’da bir akaryakıt rafineri firmasını satın almaya çalışıyoruz. Ayrıca KKTC’de de bir akaryakıt şirketinin satın alma görüşmelerini yapıyoruz. Bu satın almalardaki amacımız benzin istasyonlarını satın alıp akaryakıt satmak değil, direk dağıtım şirketini alıp ihracat yapmayı planlıyoruz” dedi.

    Sosyal sorumluluk projelerine verdikleri değerin altını da çizen Kısa, ”Amacımız geçim sıkıntısı çeken vatandaşımıza bir nebze olsun yardım eli uzatmaktır. Bu amaçla her ay 2 bin aileye gıda yardımında bulunuyoruz. Bunun dışında sosyal anlamda katkı sağlamak için çok ciddi sponsorluklarımız oluyor. Bugüne kadar toplum faydası için çalıştığını düşündüğümüz hiçbir derneği geri çevirmedik. 2017 yılında yapmış olduğumuz sponsorluklar 2,5 milyon TL’yi geçmiştir” şeklinde konuştu.

    “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aldığı önlemler doğrudur”

    Türkiye’nin bölgesinde yaşanan olaylara kayıtsız kalamayacağını söyleyen Yusuf Kısa, “Benim kişisel görüşüme göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aldığı önlemler doğrudur. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı bazılarının planını bozdu. Dünyanın bir ucundan gelen ABD’nin, Suriye topraklarında ne işi var. Ancak yanı başında yanan ateşe Türkiye’nin hamleleri kimilerini derinden rahatsız ediyor. Türkiye’nin üzerine çok ciddi bir oyun vardır. 2023 yılında son bulacak anlaşmaların da bunda etkisi olduğunu düşünüyorum. Bu planlar 2000 yılından bu tarafa işleniyor. Afganistan’ı hedefe koyup Irak’a giren sonrasın da kuzeyinde bir federal Kürt devleti kurup referandum yaptıranların Suriye’de yapmak istedikleri de ortada. Ekonomik saldırılarla, darbelerle zor duruma sokulmaya çalışılan Türkiye, her zorluğu başarı ile atlattı ve kendi planını devreye koydu. Eski Türkiye’nin bunlarla mücadele etmesi cidden çok zordu” ifadelerini kullandı.

  • 3’üncü havalimanı referans oldu Cengiz Holding Kuveyt’te 450 milyon dolarlık iş aldı

    Cengiz Holding Kuveyt’te 450 milyon dolarlık inşaat projelerine imza atıyor. Kuveyt’teki projelerin alınmasında İstanbul Yeni Havalimanının başarısı referans oldu.

    Kuveyt Uluslararası havalimanının kapasitesinin iki katına çıkması üzerine Cengiz İnşaat tarafından 200 milyon dolara yapılan yeni terminal binası tamamlanarak teslim edilme aşamasına geldi. Cengiz İnşaat bu işin ardından kurulması planlanan yeni yerleşim bölgesinin altyapısını 160 milyon dolara hazırlayacak. Firma aynı anda 90 milyon dolara Kuveyt’te 4 km uzunluğunda, 1 adet alt geçit ve 1 adet köprülü kavşak içeren otoyol inşa edecek.

    İstanbul Yeni Havalimanı, daha tamamlanmadan Türkiye’ye 450 milyon dolarlık proje kazandırdı. Kuveyt Uluslararası Havalimanının 6 milyon yolcu kapasitesinin iki kat üzerine çıkmasının ardından Kuveyt hükümeti sorunu çözmek için harekete geçti. Türkiye’de yeni havalimanı inşaatını gezen Kuveytli yetkililer, konsorsiyum lideri Cengiz İnşaat’ın yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirdiği havalimanı projelerini inceleyerek ihaleye davet etti. Cengiz İnşaat, yabancı firmaların da katıldığı havalimanı ihalesini en uygun teklifi vererek, 200 milyon dolara kazandı. 2016 yılının sonunda yapımına başlanan havalimanını rekor sayılabilecek sürede tasarım dahil 15 ayda teslim aşamasına geldi, daha sonra gelen ilave talepleri de hayata geçiren Cengiz İnşaat projeyi 21 ayda tamamladı. Havalimanının bu kadar kısa sürede ve yüksek kalitede yapıldığını gören Kuveyt hükümeti, bu projeyi referans alarak firmayı yeni ihalelere davet etti. Cengiz İnşaat, yeni kurulacak kentin altyapı ihalesini 160 milyon dolara, 4 km uzunluğunda, 1 adet alt geçit ve 1 adet köprülü kavşak içeren otoyol ihalesini de 90 milyon dolara kazandı.

    Kuveyt’i Amerika’ya bağlayacak

    Şirketin projelerini anlatmak için Kuveyt’te gazetecilerle bir araya gelen Cengiz Holding CEO’su Ömer Mafa, “Türk müteahhitlik sektörünün başarısını Kuveyt’te de gösterdiğimiz için gururluyuz. Hedefimiz dünyanın sektördeki sayılı şirketlerinden biri olmak” dedi.

    4.5 milyon yolcu kapasiteli yeni terminalin Kuveytli yetkililer tarafından ilk projelendirildiğinde, 80 bin metrekare olarak planlandığını anlatan Mafa, “Cengiz İnşaat’ın havalimanı projelerindeki deneyimleri sayesinde aynı kapasiteye 56 bin metrekarelik terminal binasıyla hizmet verecek şekilde revize edildi. İnşaatın hızı ve kalitesinden çok etkilenen Kuveytliler, öncelikle destek terminali olarak düşünülen projeyi kalıcı terminal (Terminal 4) olarak değiştirdiler ve ayrıca havalimanında planlanan VIP Terminali için de yine Cengiz İnşaat ile çalışmak istediklerini belirttiler. Bu konudaki görüşmeler devam ediyor. Daha önce yaptığımız Avrupa’nın tamamı deniz üzerinde kurulu tek havalimanı Ordu-Giresun Havalimanı’nı ve Irak Erbil Havalimanı da bu işimize referans oldu” diye konuştu.

    Mafa, sözlerine şöyle devam etti: “Kuveyt Uluslararası Havalimanı’ndan uluslararası uçuş standartları gereği ABD’ye uçuş yapılamıyordu. Ancak yeni terminal binasını teslim ettiğimizde Kuveyt’ten ABD’ye seferlerin düzenlenmesinin önünde bir engel kalmayacak”.

    Sıfırdan yeni şehir kuracak

    Kuveyt İskân Bakanlığı tarafından finanse edilen ve 12 bölge olarak ihaleye sunulan yeni yerleşim yeri altyapısı projesinde 2 bölgenin ihalesini alan Cengiz İnşaat, bu proje kapsamında yerleşim biriminin tüm şehir içi yolları, aydınlatma, araç park alanları, trafo merkezleri ile bölgelerin elektrik, temiz su, pis su ve telefon şebekesi gibi şehir altyapısı çalışmalarını tamamlayacak.

    Kuveyt’in ileri gelen ailelerinin ikamet ettiği Kral Fahd Bin Abdul Aziz Yolu ile 5. Çevre Yolu kesiminde ulaşımın daha hızlı ve güvenli olmasını sağlamak için projelendirilen RA-258 kod adlı 4 km uzunluğundaki 1 adet alt geçit ve 1 adet köprülü kavşak içeren yol ihalesi de 90 milyon dolarlık bütçesi ile Cengiz İnşaat’ın Kuveyt’teki yeni inşaat projesi olarak hedef tahtasına alındı. Bu yılın Mart ayı sonunda anlaşma imza aşamasına geçilmesi beklenen projeyle Cengiz İnşaat, Kuveyt’in imarında yine önemli bir adım daha atmış olacağı kaydedildi.

    “Mühendislik ihracına başladık”

    Kuveyt havalimanının mühendislik ve proje aşamasında Türk mühendislerinin imzası olduğunu anlatan Cengiz Holding CEO’su Ömer Mafa, Türkiye’nin artık teknoloji ve mühendislik hizmeti ihraç eder konuma geldiğini anlattı.

    Mafa, “Türk müteahhitlerinin yurt dışında yaptığı en büyük baraj projesi olan Azerbaycan’daki Şemkirçay Barajı Türk mühendisleri tarafından projelendirildi. Daha sonra Bosna Hersek’teki otoyol projemizde Türk mühendislerimiz çalıştı. Kısa bir süre öncesine kadar mühendislik hizmeti satın alıyorduk. Şimdi ihraç eder duruma geldik. Kuveyt’te havalimanı yapımı sırasında 100 mühendis çalıştı. Bunların 90’ı Türkiye’den geldi. Bin 800 işçinin de yüzde 60’ını Türkiye’den getirdik. Terminal binasının özel çatı ve cephe sistemleri, sabit uçuş köprüleri, özel tasarımlı tavan kaplamaları gibi kritik ürünler tüm mühendislik çözüm ve çalışmaları ile birlikte Türkiye’den temin edildi. Türk mühendisinin yanı sıra Türk işçisinin disiplini de dünya tarafından öğrenildi” ifadelerini kullandı.

  • IC Holding, Antalya Havalimanı hisselerini TAV Havalimanları Holding’e devrediyor

    ÜNLÜ & Co’nun danışmanlığında, Türkiye’nin en büyük ikinci havalimanı Antalya Havalimanı’nın ortaklarından IC Holding, yüzde 49 oranındaki hissesini TAV Havalimanları’na devretmek üzere anlaşma imzaladı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi ve Rekabet Kurumu onaylarının ardından devir tamamlandığında TAV, diğer mevcut ortak Fraport ile eşit kontrol ve yüzde 50 temettü hakkına sahip olacak.

    İnşaat, enerji üretimi-dağıtımı, turizm, sanayi ve altyapı sektörlerinde faaliyet gösteren IC Holding ve grup şirketleri, Antalya Havalimanı’ndaki hisselerini, TAV Havalimanları Holding’e devrediyor. Türkiye’nin önemli yatırım bankacılığı hizmetleri ve varlık yönetimi grubu ÜNLÜ & Co’nun finansal danışmanlığında gerçekleşen bu işlem tamamlandığında, TAV Havalimanları Holding, Antalya Havalimanı’nın yüzde 49 hissesine sahip olacak. Yapılan anlaşmaya göre, TAV, Alman Fraport ile eşit kontrol ve yüzde 50 temettü hakkına sahip olacak.

    Havalimanı işletmeciliğinde önemli bir işleme aracılık eden ÜNLÜ & Co Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut L. Ünlü, “Türkiye’nin son dönemdeki önemli işlemlerinden birini başarıyla sonuçlandırmış bulunuyoruz. Bu işlem, bir taraftan faaliyet gösterdiği sektörlerde önemli başarılara imza atan ve Türkiye sınırlarını aşan projeleri hayata geçiren IC Holding’in mevcut varlığına değer katarken; diğer taraftan TAV Havalimanları Holding portföyüne Türkiye’nin 2’nci büyük havalimanını katmak suretiyle havalimanı işletmeciliği alanındaki konumunu pekiştirmektedir” diye konuştu.

    ÜNLÜ & Co Kurumsal Finansman Yönetici Direktörü İbrahim Romano, “Bu seneye hızlı bir başlangıç yaptık, şirket satın alma ve birleşmelerinde 2018’in iyi bir yıl olacağını tahmin ediyoruz. Sene başında imzalanan ambalaj sektöründe faaliyet gösteren Korsini’nin satış işleminden sonra bu işleme de danışmanlık yapmaktan dolayı mutluyuz. Sene başında gerçekleşen bu 2 işlem M&A pazarının hareketli geçeceğini gösteriyor” dedi.