Etiket: holding

  • Yıldız Holding, Bisküvi Ve Çikolata Şirketlerini “Pladis” Adıyla Birleştirdi

    Yıldız Holding, ana odağı olan bisküvi ve çikolata şirketlerini pladis adıyla, tek bir şirket çatısı altında birleştirdi.

    Kasım 2014 yılında United Biscuits’i satın alarak tamamıyla global bir oyuncu olan Yıldız Holding, ana odağı olan bisküvi ve çikolata işlerini (çikolata, bisküvi, kek ve sakız/şekerleme), pladis adıyla tek bir global şirket altında birleştirdi. Şirket bugün itibari ile faaliyetlerine başladı.

    YENİ ŞİRKET PLADİS’İN ADI TAKIM YILDIZI PLEİADES’TEN TÜRETİLDİ

    Yıldız Holding’in Godiva’nın perakende operasyonu hariç, bisküvi ve çikolata işlerini kapsayan yeni pladis şirketinin ismi Latincede yedi yıldızdan oluşan Pleiades takım yıldızından ilham alınarak türetildi. Bu takım yıldızını Aztekler Maya, Japonlar Subaru olarak adlandırıyor. Pleiades’e İran’da Pervin, Arapça’da Süreyya deniyor. Türkiye’de ise Ülker olarak geçiyor.

    “HER LOKMADA TÜM DÜNYAYA MUTLULUK VAAT EDİYORUZ“

    Yeni şirket pladis‘in ana amacı, farklı coğrafyalarda, faklı tüketici beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayacak zenginlikte ürün yelpazesi ile tüm tüketicilerine mutluluk götürmek yani her lokmada tüm dünyaya mutluluk vaat etmek.

    Yolculuğuna Ülker ile bir aile şirketi olarak başlayan Yıldız Holding, yeni şirket pladis’te de dürüstlük ve haysiyet ilkesi ile iş yapma, koyulan hedefe ulaşma yolunda sıkı çalışma ve emek verme de dahil olmak üzere bir değerler zincirini temsil eden aile şirketi kültürünü muhafaza ederek yoluna devam edecek ve ana işindeki tüm şirket ve markalarını bu aile şirketi özünde birleştirecek. Aile şirketi olmanın, bu manevi değerlerin yanı sıra işe sağladığı maddi değerler arasında; uzun süreli planlar ile şirket değerini yükseltme stratejisi de yer alıyor.

    Yeni şirket pladis, bölgesel bir yönetim anlayışı ile idare edilecek

    operasyonun dünya çapında bölgelere ayrıldığı yeni yapılanmanın üst yönetim rollerini Yıldız Holding İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cem Karakaş ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker üstlenirken, bölge liderlikleri ise üç CEO tarafından yapılacak. Mehmet Tütüncü Türkiye, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya’dan, Mohamed Elsarky Amerika kıtası, Japonya ve Kore’den, Jeff van der Eems ise Birleşik Krallık, Avrupa, Sahraaltı Afrika ve Güney Asya’dan sorumlu olacak.

    Global bir şirket olmanın her zaman hedefleri olduğunu ifade eden Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, “Gerçek anlamda global olmak için, fark teşkil eden buluşlar yani inovasyon, çeviklik ve esneklik, tüketici odaklılık, işi ilk seferde doğru yapmak ve bunu her seferinde tekrarlamak ve yeni fikirlere açık olmak çok önemli. Biz de kendi işimize öncülük etmek için tüm ana işimizi tek bir çatı altında birleştirdik. İşimize yüreğimizi koyduk. Şirketin takım yıldızından esinlenen adı gibi parlamasını temenni ediyorum“ dedi.

    Farklı kültürler, farklı coğrafyalar da dahil olmak üzere büyük bir çeşitlilik barındıran yeni şirket pladis‘in tek bir şirket kültürü altında toplanmasının önemine vurgu yapan Ali Ülker, “Bunu şirketimizde yeni lansmanını yaptığımız GOAL21 adındaki değerler bütünü ile gerçekleştireceğiz. GOAL21 bizim müşterine, sahaya yakın ol anlamına gelen GOYA yaklaşımımızı, 0 hata yani işimizde hedeflediğimiz mükemmel standartları, tüm şirket olarak tek bir hedefe odaklamayı ve tüm bunların bir sonucu olarak gelen liderliği ifade ediyor“ şeklinde konuştu.

    Yıldız Holding’in 4 milyar tüketicinin yaşadığı bir coğrafyada, 50 bin çalışanı ile farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük bir şirket olduğunu ifade eden Yıldız Holding İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Cem Karakaş, “Ana odağımız olan bisküvi ve çikolata işlerimizi altında birleştirdiğimiz yeni şirketimiz pladis’in güncel olarak 26,0000 çalışanı, 5,2 milyar dolar değerinde satış gelirleri bulunuyor. Hedefimiz, 2018 yılında EBITDA oranımızda yüzde 17, EBITDA marjımızda ise yüzde 26 büyüme elde etmek. Bu da şirket değerimizi tam üç katına çıkarmak demek oluyor“ şeklinde şirketin gelecek planlarını açıkladı.

    2050 yılında dünyada, nüfusunun yoğunlaşacağı ve tüketiminin çoğunluğunun gerçekleşmesi beklenen ülkeler arasında Hindistan, Çin, Nijerya, Amerika Birleşik Devletleri, Endonezya, Pakistan, Brezilya, Bangladeş, Etiyopya, Filipinler yer alıyor. Mevcut üretim ve satış faaliyetleri ağırlıklı olarak Kuzey yarımkürede yer alan Yıldız Holding için bu coğrafyalar önemli bir potansiyel teşkil ediyor.

  • Yıldız Holding Ve Unıted Bıscuıts 1 Yıllık Birliktelikten Memnun

    İngiltere merkezli United Biscuits’i satın alarak dünyanın en büyük üçüncü bisküvi şirketi olan Yıldız Holding geçen bir yılı değerlendirdi. Önümüzdeki üç yıl boyunca atıştırmalık alanında pound bazında her yıl yüzde 17 büyütmeyi planlayan şirket bu kapsamda 2016 ve 2017’de kapasite artışına yönelik güçlü yatırım yapacak.

    2014 yılı sonunda United Biscuits’i satın alarak global bir oyuncuya dönüşen Yıldız Holding, bu satın alma ile çok daha geniş bir oyun sahasına erişti. Şirket güncel olarak 4 kıtada, 4 milyar tüketicinin yaşadığı bir coğrafyada faaliyet gösteriyor. Çalışan sayısı 50 bine, fabrika sayısı ise 14 ülkede 77’ye ulaştı. United Biscuits’in Yıldız Holding bünyesine katılması sonrasında geçen ilk yılın değerlendirildiği basın toplantısı Yıldız Holding İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Cem Karakaş’ın ev sahipliğinde, United Biscuits CEO’su Jeff van der Eems’in katılımı ile gerçekleşti.

    Toplantıda konuşan Yıldız Holding İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Cem Karakaş, United Biscuits satın alımı sonrasında odağın, grup genelinde hem operasyonel anlamda sinerji oluşturmak hem de tüm çalışanların benimseyeceği ortak bir şirket kültürünü pekiştirmek olduğunu ifade ederek, “Bu anlamdaki çalışmalarımızın ilk meyvelerini ürün kategorisinde görmeye başladık bile, ilk iki ürünümüz piyasaya çıktı. Amacımız, üç ana markamız Ülker, McVitie’s ve Godiva ile başta ana pazarlarımız Türkiye ve İngiltere olmak üzere hem mevcut pazarlarda hem de Amerika, Afrika ve Uzakdoğu gibi gelişim potansiyeli gördüğümüz coğrafyalarda daha da büyümek” dedi.

    United Biscuits ile atıştırmalık sektöründeki oyun sahalarının daha da büyüdüğünü belirten Karakaş, “Basit bir yaklaşımla bakmak gerekirse bizim toplam üretim kapasitemiz 500-600 bin ton civarındandaydı, United Biscuits ile 1 milyon tonun üzerine çıktı. Bu birliktelikten ortaya çıkan ürünler ağır ağır raflara çıkmaya başladı. Suudi Arabistan, mısır ve Romanya’daki United Biscuits ve Ülker operasyonlarını birleştirmeye başladık. Suudi Arabistan aslından bizim faaliyetlerimizin üst üste bindiği tek coğrafyaydı. Ülker, Suudi Arabistan’da 1., United Biscuits ise 3. Sıradaydı. Ancak UB süper market kanalında, Ülker ise bakkallarda kuvvetliydi. Şimdi bu operasyonları birleştiriyoruz ve de çok daha kuvvetli ilerleyebilecek duruma geliyoruz. Beraberce batı Afrika’daki Ülker ve UB faaliyetlerini birleştiriyoruz. Ülker Senegal’de, UB Gana ve Nijerya’da çok kuvvetli ve Doğu Afrika’ya; Kenya, Uganda ve Tanzanya’ya yakın bir zamanda yeni bir yatırımla girmeyi planlıyoruz. UB’nin bünyemize katılmasıyla karlılığımız pound bazında yüzde 10 civarında arttı. An itibariyle bizim brüt satışlarımızın yüzde 26’sı UB ve UB’ nin ana markası olan Mc Vities. Ülker ve Godiva markaları Yıldız Holding’in global markaları olarak büyütülecek dolayısıyla Mc Vities markasını yakın zamanda Türkiye’deki raflarda görmeye başlayacaksınız. Biz atıştırmalık alanından global yolculuğumuza devam etmek istiyoruz. Türkiye’deki işlerimizi korumak, kollamak istiyoruz ama aynı zamanda bisküvi sakız ve kek alanındaki üçüncülüğümüzü ikincilik yapmak, özellikle bulunduğumuz coğrafyanın birincisi olmak istiyoruz’’ ifadelerini kullandı.

    Karakaş sözlerine şöyle devam etti: “Biz bugün itibariyle şirket çıkarmayı, bazı kategorilerden çekilmeyi bıraktık. Yıldız Holding’in elinde bulunan şirket ve kategoriler büyük ölçüde bundan sonra da bizimle beraber olacak. Biz özellikle atıştırmalık alanındaki işimizi önümüzdeki 3 yıl içerisinde her yıl yüzde 17 oranında pound bazında büyütmek istiyoruz. Bunun için bizim İngiltere’ye ve Türkiye’ye kapasite yatırımı yapmamız lazım. 2016-2017 yılları herhalde Ülker tarihinde en ağır sabit yatırım ve en ağır istihdam oluşturma yılları olacak. 2015 senesi bazı açılardan bakıldığında ülkemiz ve dünya için sıkıntılı bir seneydi. Biz bu dönemde dahi 1.6 milyar TL yatırım yaptık. Bu yatırımın 600-700 milyon TL’si Türkiye’deki sabit sermaye yatırımlarına gitti ve bizimle birlikte çalışan personel sayısını Türkiye’de 6 bin civarında artırdık. Toplam personel sayımızı yüzde 15 artırmış olduk. Sadece atıştırmalık sektöründe değil diğer sektörlerde de yatırımlarımız süratle devam ediyor. Başta Türkiye’deki kişisel bakım işimiz arkasından Şok olmak üzere yatırımlarımız devam edecek 2016-2017’de binin üzerinde Şok mağazası açacağız”.

    Toplantısında, United Biscuits’in hem İngiltere hem de diğer global pazarlardaki faaliyetlerine dair bilgi veren van der Eems, şirketin amiral gemisi, tatlı atıştırmalık kategorisindeki lider markası McVitie’s ile dünya çapında daha da büyümeyi hedeflediklerinin altını çizdi.

    Uzun yıllar süren fon yönetiminden sonra Yıldız Holding ailesine dahil olmanın şirkete hem kültürel hem de operasyonel anlamda büyük fayda sağladığını ifade eden van der Eems, “Yıldız Holding, yolculuğuna bir aile şirketi olarak ve bisküvi üretimi ile başlamış. United Biscuits de, bünyesinde, yola aile şirketi olarak çıkmış, rüştünü kanıtlamış birçok marka barındıran ve uzmanlığı bisküvi olan bir şirket. Bu anlamda iki şirketin ortak bir DNA’sı olduğunu düşünüyorum. Yıldız Holding’in, bisküvinin yanı sıra çikolata kategorisindeki uzmanlığı, global pazarlardaki deneyimi ile etkin satış ve dağıtım ağı United Biscuits’e büyük rekabet avantajı sağlıyor. Önümüzdeki yıllarda bunun etkisini daha da çok görmeye başlayacağız” şeklinde konuştu.

    Toplantı’da birleşmenin birinci yılı sonunda lezzet değişimi de olduğu belirtilerek Krispi Tırtıklı’nın Türkiye için, McVitie’s Digestives Nibbles’ın İngiltere için üretmeye başlandığı açıklandı.

  • Doğuş Holding Ailesinin Acı Günü

    Doğuş Holding Yönetim Kurulu Üyesi Şadan Gürtaş’ın ağabeyi İlhan Gürtaş, Ulu Cami’de kılınan cenaze namazının ardından Pınarbaşı Mezarlığı’na defnedildi.

    Doğuş Holding ve Doğuş İnşaat ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi Şadan Gürtaş’ın ağabeyi 81 yaşındaki İlhan Gürtaş bir süredir tedavi gördüğü özel hastanede vefat etti. Gürtaş’ın naaşı Ulu Cami’de kılınan cenaze namazının ardından Pınarbaşı Mezarlığı’na defnedildi. Cenazeye merhumun ailesi, yakınları ile birlikte çok sayıda iş adamı ve üst düzey yönetici de katıldı. Ayrıca cenazeye katılamayan Ferit Şahenk ve Aziz Yıldırım çelenk yolladı.

  • Antalya Arena İçin Sabancı Holding İle Görüşülüyor

    ANTALYA (İHA) – Antalyaspor Kulüp Başkanı Gültekin Gencer, Sivil Düşünce Platformu üyeleriyle bir araya geldiği toplantıda yeni yapılan 33 bin kişilik stadyum olan Antalya Arena’nın isim sponsorluğu için Sabancı Holding’e teklif götürdüklerini söyledi.

    Antalyaspor Kulüp Başkanı Gültekin Gencer, Sivil Düşünce Platformu üyeleriyle bir araya geldi. Gencer, toplantıda Eto’o transferinin perde arkasını anlattı. Başkan Gültekin Gencer, “Bu transferi gerçekleştirmeden önce Eto’o ile bizzat telefonda bir görüşme yaptım. “Antalya’ya gelir misin?” dedim. O da, “Seve seve gelirim. Yeter ki sen sahiplen. Menajerler ile anlaşmayı yap” diyerek cevaplayınca çalışma başlattım ve nihai sonuca ulaştık. Eto’o transferini IATI ve Antalya Mermer üstlendi. Konaklama sponsoru ise ’Akra Barut’ oldu” dedi.

    “ETO’O TAKIMA SAHİP ÇIKIYOR”

    Eto’o’nun takıma sahip çıktığını ifade eden Gencer, “’Başkan, gelecek sezonlarda bu takıma birkaç takviye ile Avrupa’da oynatalım’ diyerek yanıma geldi. Ayrıca oyun dışında takımla ilgili bana tavsiyeleri var. Eto’o her hafta babasının yanına gidiyor, bunun yanında devlet başkanları ve çeşitli önemli organizasyonların davetlerine de katılıyor. Böyle oyuncuları takımda tutmak için bu tip durumlara katlanmalıyız” şeklinde konuştu.

    Antalya için G20’nin geri dönüşümünün paha biçilmez olduğunu dile getiren Antalyaspor Başkanı Gültekin Gencer, Antalyaspor ismine “Expo2016” eklenmesinin önemli bir katma değer oluşturacağını belirtti. Gencer, “O halde Antalyaspor adını ’Antalyaspor Expo2016’ olarak değerlendirilmesi bu organizasyona yapılacak en iyi tanıtım çalışması olacaktır. Expo2016 için Antalyaspor tarihi bir fırsattır. Süper Toto Süper Lig’de oynanan her maçta Antalyaspor Expo2016 denilecek düşüncesi dahi beni heyecanlandırmaktadır” diye konuştu.

    “ANTALYA ARENA’NIN İSMİ İÇİN SABANCI HOLDİNGLE GÖRÜŞÜYORUZ”

    Antalya Arena’nın isim hakkı için çeşitli görüşmeler ve teklifler sunduklarını söyleyen Gültekin Gencer, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bunlardan biri de geçen ziyaret ettiğim Sabancı Holding’di. Stadyumun yapılmadan önce Sabancı Spor Salonu olması nedeniyle ’Sabancı Arena’ isim hakkını kendilerine sunduk, cevap bekliyoruz. Tabi siyasi belirsizlik stadyumun açılışına denk geldiği için birçok marka bu yaz döneminde çekimser kalmıştı.”

    “ETO’O İLE BİRLİKTE YUSUF ŞİMŞEK’İ İSTİYORLAR”

    Kendilerinden sadece futbolcu değil, hoca da transfer etmek istendiğini sözlerine ekleyen Antalyaspor Kulüp Başkanı Gültekin Gencer, “Yusuf Hoca kentimizin evladı olması nedeniyle kendisine çok değer veriyorum. Takımla birlikte başarılı olmasını istiyorum. Göreve geldiğinde ’bu takımı şampiyon yap, gerisini hallederiz’ demiştik. Şu an durum pek iç açıcı değil ama hocamızın arkasındayız. Bu arada Yusuf Hoca bu takımdan ayrılacak olursa Eto’o ile birlikte gider. Çünkü Eto’o tarafına iletilen tekliflerde Yusuf Hoca’yı da istiyorlar” dedi.

    Takım için öngördüğü puan hedefinin 50 olduğunu söyleyen Gencer, bu puanı aldıkları takdirde alacak/borç dengesi bakımından kulüp dengesinin korunacağını söyledi.

  • Acarsan Holding, Greeneco İle İlk Jeotermal Enerji Üretimine Başlıyor

    Acarsan Holding ve Saray Holding’in ortak kuruluşu olan Greeneco Enerji Elektrik Üretim A.Ş., 2015 yılının sonunda 26 mw gücündeki ilk jeotermal enerji santralini üretime başlatıyor.

    Acarsan Holding’den yapılan açıklamada, daha temiz, daha yaşanabilir bir dünya için çevre dostu enerji olan jeotermal enerji üretim çalışmalarına 2012 yılında başlandığı bildirildi. Açıklamada, “Ülkemize, bölgemize ve insanlığa verdiğimiz değer ve özverinin ışığında, Acarsan Holding olarak Saray Holding ile jeotermal enerji alanında faaliyet göstermek amacıyla Greeneco Enerji Elektrik Üretim A.Ş.’yi kurduk. Günümüzde her türlü ekonomik faaliyetin temel girdisi olan elektrik enerjisine duyulan ihtiyaç sürekli artmaktadır. Diğer taraftan doğalgaza olan bağımlılığımız da cari açığımızın artmasına neden olmaktadır. Ülkemizin enerji ihtiyacının çevreci yollarla karşılanması amacıyla Denizli-Sarayköy-Tekke bölgesinde 2 bin 250 hektar alanda jeotermal enerji üretim çalışmalarına başlanıldı. Bu yılın sonunda 16.26Mw gücündeki ilk santralimizi üretime başlatıyoruz. Bu santralimizde yıllık 234 bin KWh elektrik enerjisi üretilecek. Aynı zamanda ikinci santralimizin çalışmaları da devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.

    “İLK YERLİ TRİBÜN KULLANILDI”

    Ülkenin yeraltı kaynaklarını ekonomiye kazandırmayı temel ilke edindiğinin belirtilen açıklamada, santralde ilk kez yerli tribün kullanıldığı ifade edildi. Açıklamada, “Ülkemizde bulunan kıymetli yer altı kaynaklarına ve yerel üretime önem veren Greeneco A.Ş olarak, ilk santralimizin yapımında Türkiye’de ilk yerli tribün kullanılmıştır. Enerji üretim kapasitemizi arttırmak amacıyla, ülkemizin ve dünyanın en uzman danışman kurum ve kuruluşları ile işbirliği yaparak, saha geliştirme çalışmalarına devam ediyoruz. Projemizin ana danışmanları Hacettepe Üniversitesi HT-TTM, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, GeologicaInc. California USA ve Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’dür” ifadeleri kullanıldı.

    YILLIK 40 MİLYON USD TASARRUF

    Açıklamada, yapılan bilimsel ve teknik çalışmalar sonucunda ruhsat sahamızda elektrik enerjisi üretimine uygun rezervuar sıcaklıklarının bulunduğu ve sahamızda 60 MW’lık (yıllık 540.000.000 KWh) jeotermal kaynağa dayalı elektrik üretilebileceği tespit edildiği de kaydedildi. Açıklamada, “Denizli-Sarayköy-Tekke jeotermal projemiz bittiği zaman yıllık yaklaşık 100.000.000 metre küplük doğalgaz ithalatının önüne geçilerek, böylece doğalgaza ödediğimiz yıllık 40 milyon USD ülkemizde kalacaktır. Aynı zamanda muadil enerji üretim yöntemlerine göre yok denebilecek kadar az karbon salınımı gerçekleştirilerek çevre kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlanacaktır” ifadeleri de yer aldı.