Etiket: Hocayı

  • TYB Erzurum Şubesince Naim Hoca’yı anma paneli düzenledi

    Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Erzurum Şubesi tarafından 2018-2019 döneminin salon faaliyetlerinin ilki düzenlendi. Tarihi Kongre Binası Konferans salonunda düzenlenen panelde Naim Hoca (Gölleroğlu) vefatının 19.yılında anıldı.

    TYB Erzurum Şube Başkanı M.Hanefi İspirli yaptığı selamlama konuşmasında; “Türkiye Yazarlar Birliği Erzurum Şubesi olarak, şehrimizin yetiştirdiği değerleri, her zaman olduğu gibi anmaya ve anlatmaya; genç nesilleri de bu değerlerden haberdar etmeye devam ediyoruz.

    Kişiliği, yaşantısı, hoşgörüsü, merhameti, cömertliği, bilgeliği ve doğallığıyla Erzurum insanının gönlünde iz bırakan merhum Naim Hoca’yı, vefatının 19. sene-i devriyesi dolayısıyla özel bir programla anıyoruz. Şubemiz tarafından hazırlanan “Naim Hoca’yı Anma Programı”nı diğer programlarımız takip edecek. Mütevazi, kendi alanında hizmet etmeye devam eden TYB Erzurum Şubesi’nin bütün faaliyetlerine katılımınızı bekliyoruz.” dedi.

    TYB Erzurum Şube Başkan Yardımcısı Yusuf Kotan’ın sunumu ile başlayan ve TRT Prodüktörlerinden şair İsmail Bingöl’on yöneticiliğini yaptığı panelde, Prof.Dr.H.Ömer Özden, Sevilay Durmuş ve Naim Hoca’nın torunu Ahmet Gölleroğlu Naim Hoca ile ilgili hatıralarını paylaştılar.

    Prof.Dr.Ömer Özden Naim Hoca’nın (Gölleroğlu) hayatını kaleme aldığı “Erzurumlu Naim Hoca” kitabı etrafında dinleyicilerle görüşlerini paylaştı.

    Özden, Hoca’nın halk ile aydınlar arasında bir köprü gibi görev yaptığını, Alvarlı Efe’nin izinde yürüdüğünü ve hayatının sonuna kadar insanlara din adamı olarak hizmet ettiğini söyledi.

    Panelistlerden Sevilay Durmuş’ta 1925 yılında Erzurum’da dünyaya gelen, imamlık ve vaazlık yapan Naim Hoca sadece bunlarla iştigal etmeyip sanatın her dalıyla yakından ilgilendiğini hatırlatarak, 1993 yılında PKK’nın Erzurum’un Yavi ve Çiçekli beldelerine yaptığı katliam sonucu sokaklara taşan vatandaşları ikna ederek bir faciayı önlediğini vurguladı.

    Ahmet Gölleroğlu ise dedesini anlatırken hiçbir zaman “dedem” demediğini, onun halka malolmuş haliyle “Naim Hoca” olduğunu söyleyerek, hoşgörü ve kardeşlik hukuku vurgusu yapan Naim Hoca’nın halka mal olduğunu belirterek O’nun hakkında yaygınlaşmış birçok fıkranın aslının olmadığının bilinmesinin gerektiğinin altını çizdi.

    Naim Hocanın dostlarının da yakından takip ettiği panel sonrası onlarda Hoca ile ilgili hatırlarını paylaştılar. Lise öğrencilerinin de katıldığı panele Naim Hoca’yı seven, tanıyan yüzlerce dinleyici katıldı.

    Naim Hoca’yı Anma Programı’nın sonunda panelistlere, TYB Erzurum Şubesinin 15. Yılına özel olarak tasarlanan hatıra plaketi takdim edildi.

  • Bursaspor Basel’e Damga Vuran Hocayı Getiriyor

    Kayserispor yenilgisi sonrası Ertuğrul Sağlam ile yollarını ayıran Bursaspor’da yeni teknik direktör arayışları hız kesmeden başladı. Yeşil-beyazlıların Basel’e iki şampiyonluk yaşatan ve en son Spartak Moskova’yı çalıştıran Murat Yakın ile temasa geçtiği öğrenildi.

    Spor Toto Süper Lig’in 13. haftasında sahasında Kayserispor’u ağırlayan Bursaspor sahadan 2-1 mağlup ayrıldı. Ligdeki 8. mağlubiyetini alan yeşil-beyazlılarda, fatura teknik patron Ertuğrul Sağlam’a kesildi. Genç teknik adam ile karşılaşmanın ardından yapılan yönetim kurulu toplantısı sonrası yollar ayrıldı.

    KOLTUĞA 3 ADAY

    Sağlam ile yollarını ayıran yeşil-beyazlı yönetim, alınan kararın ardından hız kesmeden teknik direktör arayışlarına da başladı. Bursaspor yönetimi, Özlüce Tesisleri’nde yapılan yönetim kurulu toplantısında bir süre önce Galatasaray’dan ayrılan tecrübeli çalıştırıcı Hamza Hamzaoğlu, Ersun Yanal ve geçtiğimiz sezon Spartak Moskova’yı çalıştıran Murat Yakın’ı gündemine aldı.

    MURAT YAKIN İSMİ ÖN PLANDA

    Yeşil-beyazlı yönetimin yapılan toplantıda bir dönem İsviçre Milli Takımı’nın ve Fenerbahçe’nin formasını giyen ve geçtiğimiz sezon Rus ekibi Spartak Moskova’yı çalıştıran Türk asıllı teknik adam Murat Yakın isminde yoğunlaştığı öğrenildi. Başkan Recep Bölükbaşı’nın 41 yaşındaki teknik adam ile temasa geçtiği ve görüşmelerin sürdüğü öğrenildi.

    Yakın’ın geçtiğimiz sezon çalıştırdığı Spartak Moskova, ligi 44 puanla 6. sırada tamamlamıştı.

    BASEL’E 2 ŞAMPİYONLUK YAŞATTI

    Kariyerinde 4 takım çalıştıran Yakın, 2009-2001 sezonları arasında İsviçre’nin Thun ve 2011-2012 sezonlarında Luzern takımlarını çalıştırdı. Ardından 2012-2013 sezonunda Basel’in başına geçen geçen genç teknik adam, görevde kaldığı 2 sezon boyunca İsviçre ekibi ile 2 lig şampiyonluğu yaşadı. Basel’e UEFA Avrupa Ligi’nde yarı final heyecanı da yaşatan Yakın, geçtiğimiz sezonun başında ise Spartak Moskova’nın yolunu tuttu.

    MOSKOVA EKİBİNDE HAYAL KIRIKLIĞI YAŞADI

    41 yaşındaki çalıştırıcı, Rus ekibi ile geçen sezon çıktığı maçlarda 12 galibiyet, 8 beraberlik ve 10 galibiyet elde ederek ligi 6. sırada tamamladı.

    212 MAÇTA 97 GALİBİYET

    Teknik direktörlük kariyerinde 212 maça çıkan Murat Yakın, bu karşılaşmalarda 97 galibiyet, 69 beraberlik ve 46 mağlubiyet elde etti. 1,70 puan ortalaması elde eden Yakın, yüzde 46’lık galibiyet oranı yakaladı.

  • Mahmut Hoca’yı Yaşatan “Sevgi” Formülü

    Hababam Sınıfı’nın Mahmut Hocası ve Yeşilçam’ın ulu çamlarından biri olan Münir Özkul, son dönemlerde KOAH ve DEMANS hastalığı ile mücadele ediyor.

    Uzun yıllardır büyük sanat emektarı Münir Özkul ile ilgili olarak sağlık durumunun ağırlaştığı, son nefesini vermek üzere olduğu ve hatta vefat ettiği ile ilgili haberler yayılıyor. Tedavisini sürdüren Medilife Beylikdüzü Hastanesi Yoğun Bakımlar Sorumlu Doktoru Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Nilüfer Şenbecerir, Münir Özkul’un son durumu ve O’nu hayata bağlayan “Sevgi Gücü” formülünü anlattı.

    89 yaşındaki ünlü sanatçının sağlık durumunda fark oluşturan gelişmeleri anlatan Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Nilüfer Şenbecerir, “Bu Hastalıkların tedavisindeki en önemli formül “Sevginin Gücü”dür. Hem KOAH hem de Demans Hastalığı kişinin hareket ve hayat kapasitesini sınırlandırır. Başkalarının bakımına bağlı kılar. Tedavileri uzun ve meşakkatlidir. Hastanın, yakınlarının ve doktorlarının istekli, sabırlı ve gayretli olması gerekir. Bütün bunları birleştiren ise “Sevginin Gücü’dür.” Sevgili Münir Özkul ile birlikte tüm takım bu mücadeleyi severek, candan ve isteyerek sürdürüyoruz. “Sadece ilaç vermekle”, “Sevgiyle ilaç vermek” aynı etkiye sahip değildir diye düşünüyorum. Çiçekler bile sevilince başka güzel açar, başka güzel kokar” dedi.

    YAŞAM BİTENE KADAR BİR MACERADIR

    Dr. Nilüfer Şenbecerir, ’’Münir bey ve Umman hanım ile 4 yıl önce tanıştım. Herkes bana ’’Sen deli misin? Ağır ve tedavi süreci belirsiz hastalıklar söz konusu. Ölünce kameralar sana dönecek. Başarısızlık sana mal edilebilir. Bundan korkmuyor musun?” dediler. Bana göre yaşam bitene kadar bir maceradır. Ve mesleğim gereği risk almaktan korkmam, korkamam. Hastalarımız adına riskleri bizler üstleniriz. Ben hiç yılmadan, hiç yorulmadan bir an bile şüpheye düşmeden tüm bildiklerimi, öğrendiklerimi onunla ve ailesiyle paylaştım.

    SON SAHNE OSCAR’LIK OLMALIYDI

    Her şey ona yakışır olsun istedik. Evde küçük bir tiyatro sahnesi kurduk. Baş Roller de Münir Özkul ve Umman Özkul vardı. Ben ise Yönetmendim. Son Sahnemiz Büyük Usta’nın hak ettiği gibi Oscar’lık olmalıydı. Diğer oyuncular ise bu yaşamda büyük emek ve çabaları olan yardımcı sağlık personellerimiz oldu. Münir Özkul’u çok ama çok seven ailesi ve tüm dostları ile hala sahnedeyiz.

    “ASILSIZ ÖLÜM HABERLERİ İLE ÖMÜR MÜ? YAZILDI”

    Ölüm, maalesef istemesekte mesleğimizin bir parçası. Çoğu kez sevenlerine o zor cümleleri biz kurarız. İlginç olarak Münir Özkul ile ilgili ölüm haberlerini hem de bir kaç defa yanındayken başka kaynaklardan duymuş olmamdı. Bizim için şaşırtıcı ve ilginç deneyimlerdi. Sorumlu doktoru olarak Benim ve Ailesinin bilgisi olmadan bu tip haberler yapıldı. Habercilerin “Sevgi Gücü” ve haberciliğin hızının bu sonuçları doğurduğunu öğrendikçe asılan suratlarımız tebessümle doldu. Eskiler rüya da ölü görmek, yanlış sela verilmesi ile ömür yazılırmış derler. Ne diyelim “Her işte bir hayır vardır.”

    “MÜNİR ÖZKUL HALA SAHNEDE”

    ’’Sevginin Gücü ’’ile sahnemiz ve perdemiz hep açık. Ve bu sahnenin perdesi kapanana kadar Münir Özkul için elimden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğim. Münir beyin 35 yıllık hayat arkadaşı Umman Hanım’ın büyük sevgisi , yardımcı sağlık personellerimizin desteği, çabası ve benim takibim sevgili Münir Özkul yaşam sahnesinde baş rolünü oynamaya devam ettikçe sürecek. Büyük usta hala sahnede.”

    “SOLUNUM CİHAZIYLA SEVGİ VERİYORUZ”

    “Hepimizin Mahmut Hoca’sı Münir Özkul’un DEMANS ve KOAH tanıları ile dört yıldır solunum cihazına bağlı şekilde evde takip ve tedavisi devam ediyor. Bizi ve nefes alıp vermeyi sevdiğini hissediyoruz. Bedensel ihtiyaçları değişse de sevgi ihtiyacı hiç değişmiyor. Biz de solunum cihazıyla sevgi gücü formülümüzü vermeye devam ediyoruz” dedi.

  • Sabri Sarıoğlu, 13. Hocayı Gönderdi

    Galatasaray’da 12 yıldır forma giyen tecrübeli oyuncu Sabri Sarıoğlu, bu dönemde 13 farklı teknik direktör ile çalıştı.

    Sarı-kırmızılı takımda dün başkan Dursun Özbek’in teknik direktör Hamza Hamzaoğlu ile yaptığı görüşmenin ardından başarılı teknik adam ile yollar ayrıldı. Geçtiğimiz sezonda 3 kupa birden kazanarak tarihe geçen deneyimli çalıştırıcı ile Umut Bulut’un sözleşmesi ile ilgili yaptığı açıklamaları sebebiyle yolların ayrıldığı bildirildi.

    İLK FORMA ŞANSINI FATİH TERİM VERDİ

    Galatasaray’ın mevcut kadrosunda en uzun süredir görev yapan isim olan Sabri Sarıoğlu, aralıksız olarak takımda geçirdiği 12 yılda 13 farklı teknik adam ile çalıştı. Futbolculuk kariyerine sarı-kırmızılı takımın altyapısında başlayan deneyimli oyuncuya, A Takım’da ilk kez forma şansını 2002-2003 sezonunda Fatih Terim vermişti. 12 yıldır sarı-kırmızılı formayı terleten Sabri, dün Hamza Hamzaoğlu’nun görevden alınmasıyla çalıştığı teknik direktörlere de bir yenisini daha ekledi. Hamzaoğlu’nun yerine göreve getirilecek isim Sabri Sarıoğlu’nun çalıştığı 14. teknik adam olacak.

    Fatih Terim ve Gheorghe Hagi ile 2’şer dönem çalışan deneyimli oyuncunun sırayla çalıştığı teknik direktörlerin listesi şöyle:

    1. Mircea Lucescu

    2. Fatih Terim

    3. Gheorghe Hagi

    4. Eric Gerets

    5. Karl-Heinz Feldkamp

    6. Cevat Güler

    7. Michael Skibbe

    8. Bülent Korkmaz

    9. Frank Rijkaard

    10. Gheorghe Hagi

    11. Bülent Ünder

    12. Fatih Terim

    13. Roberto Mancini

    14. Cesare Prandelli

    15. Hamza Hamzaoğlu