Etiket: Hizmetlerini

  • Gürkan hizmetlerini anlattı

    Gürkan hizmetlerini anlattı

    Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, TRT GAP Radyo’da ‘Yöremizden’ programının konuğu oldu. Malatya’dan Doğu Anadolu’nun Parlayan Yıldızı diye bahsedildiği programda Başkan Gürkan, şehirde başlayan 2 yıllık süreçteki değişim ve dönüşümü anlattı.

    Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, TRT GAP Radyo’nun programcılarından Arzu Duraner’in hazırlayıp sunduğu, ‘Yöremizden’ programına telefon bağlantısıyla konuğu oldu. Gürkan, Malatya’da yapılan yatırım ve hizmetlerle birlikte yapılacak olan çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    Malatya’nın geçmişte kahramanlık ve ilim irfan destanlarına bu dönemde hizmet destanlarını ekleyerek devam edeceğini ifade eden Başkan Gürkan, “Programın içeriğinden bahsederken Doğu Anadolu’nun parlayan yıldızı Malatya tabiri kullanıldı. Aslında biz Doğu Anadolu’nun değil ülkenin parlayan yıldızı olmak için gayret ve çabamız var. Vizyonumuz Malatya’nın Türkiye’nin parlayan yıldızı olması noktasındadır. Şuanda da belediyeler içerisinde Türkiye’de en fazla yatırımı yapan belediye Malatya Büyükşehir Belediyesidir. Bu anlamda değerlendirildiği zaman hakikaten Türkiye’de önemli yatırımlara imza atan ve yıllarca sürecek olan hizmetlerin çok kısa süre içerisinde yatırıma dönüştürülmesi ve hizmete dönüştürülüp vatandaşa sunulması noktasında Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak ciddi mesafeler kat ettik. Gerek hizmet belediyeciliği gerek sosyal belediyecilik gerek kültürel belediyecilik gerekse de çevreye uyum ve vatandaşla birlikte şehri yönetme noktasında büyük işler yapılmaktadır. Bugün Malatya’mızda özellikle yıllardan bu yana Malatya kamuoyunda ifade edilip fakat bir türlü adım atılmayan bütün problemlere ve sorunlara neşter vurulmuştur. Özellikle ulaşım noktasında Malatya çağ atlama hüviyeti içerisindedir. Doğu ve Batı’yı birbirine bağlayan tek arterli ve uluslararası olan yolu, 5 arterli yola dönüştürme noktasında yoğun çalışma yapılıyor. Anayurt diye tabir ettiğimiz Kuzey bölüme alternatif yolu ve Güney bölüme alternatif olarak da Danişmend Gazi Bulvarı’nı açtık. Hemen bu yıl içerisinde Kuzey Kuşak Yolu ve önümüzdeki yılda Güney Kuşak Yolu hizmete açacağız. Yine Karayollarının yapmış olduğu Kuzey Çevre Yolu’nun da

    önümüzdeki yıl hizmete girmesiyle Malatya 5 arterli yolların olduğu bir hüviyete bürünecektir. Yolları da medeniyet olarak değerlendirdiğimiz zaman bu yollarla birlikte medeniyetin buradaki standartları da yükselecektir. Bu anlamda insanlık medeniyetinin başladığı yer olarak Malatya’yı tarif ediyoruz. Bizler şehrin şuanda şehr’ül emini olarak burada vebal mi vecahat mı arasında tercih yapmak durumundayız. Geçmişimize layık olmak istersek vecahata yani şerefe talip olmak durumundayız. Günü gün edelim dersek de vebal içerisinde kalmış oluruz ve koltuğun içerisinde kaybolmuş oluruz. Dolayısıyla biz vecahat’e talibiz. Atalarımızın yazmış olduğu medeniyet, ilim irfan ve kahramanlık destanlarına bizlerde hizmet destanları yazarak katkıda bulunacağız. Bunun için yolla, alt yapıyla, çevre düzenlemesiyle, yeşil alanların genişletilmesi kişi başına düşen yeşil alanların arttırılması, hizmet belediyeciliği, şehrin değerleri ve şehrin katılımıyla katılımcı belediyecilik noktasında ve kültürel ve sosyal belediyecilik noktasında da hakikaten bunların olduğu Malatya Büyükşehir Belediyesi’ni görüyoruz. 2 yıl içerisinde yaptığımız çalışmaların sadece başlıklarına bakıldığı zaman Malatya tarihinin toplam yatırımlarının daha ötesinde yatırımların yapıldığını görüyoruz. Bu anlamda çalışmalarımızı yoğun bir şekilde ekibimiz ve Malatya Büyükşehir Belediyesi çalışanlarımızla birlikte Malatya’mızı mazisine layık istikbale hazırlama noktasında yoğun bir çaba içerisindeyiz. Bu konuda başta Cumhurbaşkanımıza ve hükümetimize, çalışmalarımızda bizlere destek veren bakanlıklarımıza, bütün kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • TÜGVA Şube Başkanı Genç, belediye hizmetlerini eleştirdi

    TÜGVA Şube Başkanı Genç, belediye hizmetlerini eleştirdi

    Tekirdağ’ın Muratlı ilçesinde Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Şubesi Başkanı Mustafa Reşit Paşa Genç, belediyenin hizmet yapmadığını, aksine vatandaşların hizmet gördüğü ne varsa kapattıklarını söyledi.

    CHP’li Muratlı Belediyesini eleştiren TÜGVA Başkanı Murat Reşit Paşa Genç, “Mezbahamız vardı, yıktınız. Büz atölyemiz vardı, yıktınız. Tanzim Satış Noktamız vardı, kapattınız. Kreşimiz vardı yıktınız. Anaokulumuz vardı, yürütemediniz. Belediyemizin lojmanları vardı, yıktınız. 100. Yıl Caddesi’nde büyük çay bahçemiz vardı, yıktınız. İki pasaj dolusu dükkanımız vardı, yıktınız. Belediyemizin Kültür Merkezi binası vardı, yıktınız. Tarihi İnanlı Çeşmemiz vardı, verdiniz. Belediyenin yazlık-kışlık düğün salonları vardı, özelleştirdiniz. Çay bahçemiz vardı, özelleştirdiniz. Büyükşehir size havuz da yaptı, halı saha da yaptı. Yönetemediniz, hepsi harabeye döndü. O beğenmediğiniz iktidar, havuzun yanında size kocaman bir park yapıp, teslim etti. Şimdi gidin görün ki, o da harabeye döndü” dedi.

    Her seçim dönemi verilen vaatlerin yerine getirilmediğine ifade eden Genç, “99’dan beri Kapalı Pazar Yeri, Kamyon ve Tır Garajı, Hayvan Pazar Yeri, Şehir İçi Kapalı Otopark, Gençlik Merkezi yapmayı söz verdiniz ama yapamadınız” diye eleştirdi.

    Genç, dernekleri tarafından Muradiye Mahallesi 394 Ada, 239 parselde kayıtlı 1.109 metrekare arsa üzerinde yapılacak projeye ilçeye İcathane (Robotik Kodlama Yazılım Sınıfı), Kütüphane-Derslik ve Okçuluk faaliyeti alanı ile yazlık-kışlık oturma alanı olacak çay bahçesi kazandırılacaklarını ifade etti.

  • Aytemiz, inovatif hizmetlerini sergiledi

    Aytemiz, inovatif hizmetlerini sergiledi

    Aytemiz, en yeni ürün ve hizmetlerini sergilediği 14’üncü Petroleum Istanbul Uluslararası Petrol, LPG, Madeni Yağ, Ekipmanları ve Teknolojileri Fuarı’nda bayiler ve sektör temsilcilerini buluşturdu.

    Bugün sözleşmeli 590’a yakın bayisi ve 10 ikmal noktası ile hizmet veren ve teknoloji yatırımları ile sektördeki dijital dönüşüme öncülük edenlerden Aytemiz, 14. Petroleum Istanbul Fuarı’nda ürün ve hizmetlerini sergiledi. 1997 yılından bu yana her iki yılda bir düzenlenen ve enerji sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Petroleum İstanbul 2019 Fuarı’ndaki akaryakıt markasının standı sektör temsilcileri ve bayileri tek bir çatıda buluşturdu.

    Ziyaretçiler, markanın yöneticileri, pazarlama, satış, operasyon ve teknik ekibinden markanın gelecek proje ve hedefleri ile ilgili olarak bilgi aldı.

    “Akıllı Teknolojiler ve Akıllı İstasyonlar” ana temasıyla düzenlenen fuardaki standında söz konusu marka, tüketicinin ihtiyaç ve beklentilerini sürekli izleyen bir kurum olarak ‘şaşırtan hizmetler’ kapsamında hayata geçirdiği Self Servis hizmeti, ‘Motorcu Dostu İstasyon’, elektrikli araçlar için sunulan ‘hızlı şarj’ noktaları, ‘Araçtan Öde’, ‘ücretsiz internet’, BKM Ekspress ile ödeme seçeneği gibi hizmetlerini ve yüksek teknolojili Aytemiz Optimum yakıtlarını tanıttı.

    Self servis hizmetinin A’dan Z’ye detaylı işleyişini bayileriyle paylaşan Aytemiz ayrıca, teknolojiyi en etkin şekilde kullanarak kurumsal anlaşmalarla bayilerine daha fazla fayda sağlayacak e-ticaret platformu hakkında da bilgi verdi. Marka, bu yeni platformu ile birlikte istasyon marketlerinde uygun fiyatlı ürün ile birlikte sürdürülebilir bir hizmet sağlanmayı hedefliyor.

    Yapılan açıklamaya göre geliştirilen e-toptan alışveriş sitesi kurumsal firmalar ile merkezi anlaşmalar yaparak Aytemiz bayilerinin gıda ve gıda dışı tüm ürünleri toptan olarak 14 farklı kategoride avantajlı bir şekilde satın alma yapacağı bir platform olarak hizmet sağlayacak. Tüm ürün gamı ve tedarikçiyi tek bir platformda buluşturan platform sayesinde markanın bayileri uçtan uca şifreleme alt yapısını kullanarak sıfır riskle çalışan ödeme sistemi ile güvenli ödeme ve taksitli alışveriş imkanına da sahip olacak.

    Akaryakıtta self servis dönemi

    Sektörde şaşırtan hizmetleri, yenilikçi ve kreatif marka anlayışı benimseyen marka, 30 Ocak’ta tanıtımını yaptığı “self servis pompa” hizmetinin bir demosunu da fuarda ziyaretçilerle buluşturdu. Açıklamaya göre tüketicilerin, kendi araçlarına yakıtlarını tamamen kendilerinin doldurmalarına olanak sağlayan ve kullanıcılarına zaman ve bütçe tasarrufu sağlayan self servis hizmeti ilk etapta markanın 30 istasyonunda hizmete girdi. Self servis hizmet detaylarının uygulamalı olarak gösterildiği bölüm standın en dikkat çeken bölümü oldu.

    Burada ilgilere iki ay içerisinde self servis hizmetinden yararlanan müşterilerin analizi aktarıldı. Araştırmaya göre self servis hizmetini ağırlıklı olarak 25-35 yaş aralığındaki tüketiciler kullanıyor. Şu ana kadar bu servisten faydalanan tüketicilerin yüzde 73’ü personelin yönlendirmesiyle self servis hizmetini kullandı. Yüzde 20,5’i ise sosyal medyadan haberdar olarak hizmeti deneyimlemek için geldi. Tüketicilerin yüzde 78’i self servis hizmetini “çok iyi bir hizmet” olarak değerlendiriyor ve yüzde 92’si ise “bir sonraki yakıt alımında yine self servis kullanacağını” ifade ediyor. Kullanım kolaylığı ise yüzde 82 ile “çok kolay” olarak nitelendiriliyor.

    Motorcu dostu istasyon

    Aytemiz’in akaryakıt sektöründe bir ilki temsil eden Motorcu Dostu İstasyon Projesi fuarın bir diğer ilgi gören bölümü oldu. 2017 yılında ilk kez yine Petroleum fuarında tanıtılan ‘Motorcu Dostu İstasyon’ konsepti şimdi 160 Aytemiz istasyonda hizmet veriyor. 2018’de bu projeyi bir ileri aşamaya taşıyarak ‘Motorcu Dostu Trafik’ projesini hayata geçiren akaryakıt markası, ziyaretçilere proje hakkında detaylı bilgiler verdi.

    Açıklamaya göre proje kapsamında marka, gezici etkinliklerle 18 ilde toplamda yaklaşık 2 bini aşkın kişiye ulaşarak güvenlik donanımları kullanım bilincinin yükseltilmesi ve yaygınlaştırılmasına katkı sağladı. Ayrıca ücretsiz olarak gerçekleştirilen güvenli sürüş eğitimlerinde 100’ün üzerinde motosiklet kullanıcısına eğitim veren marka 2019 yılında da etkinliklerle motosiklet kullanıcılarının yanında olmaya devam edecek.

    Eşarj istasyon yatırımlarına sürecek

    Otomotiv sektöründe yaşanan elektrikli araç konusundaki dönüşüme en hazır marka olduğunu göstermek ve sektöre öncülük etmek adına, ilki Bursa olmak üzere İstanbul ve Ankara istasyonlarında kurduğu elektrikli hızlı şarj noktalarını 6 istasyona çıkaran Aytemiz müşterilerin talepleri ve elektrikli araç satışlarını göz önünde bulundurarak eşarj nokta sayısının artabileceği bilgisini verdi. Markanın istasyonlarında kurulan şarj noktaları elektrikli otomobilleri 25 dakikada yüzde 80 oranında şarj edilebiliyor. 500 metrekare alana yayılan söz konusu markanın standı, 28 – 30 Mart tarihleri arasında fuar alanında ziyaretçilerini ağırlayacak.

  • Vali Akbıyık, belediye hizmetlerini inceledi

    Hakkari Valisi İdris AKbıyık, Hakkari Belediye Başkanlığı tarafından kentte yapılan ve yapılmaya devam eden hizmetleri yerinde inceledi.

    Vali İdris Akbıyık, beraberindeki Belediye Başkan Vekili Cüneyt Epcim, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Nuri Öztürk ve İl Emniyet Müdürü Süleyman Suvat Dilberoğlu ile kentin değişik noktalarında bulunan belediye hizmetlerini yerinde inceledi. İşbaşında bulunan işçilerle de sohbet ederek sorun ve sıkıntılarını dinleyen Vali Akbıyık, Hakkari’nin daha güzel olacağını söyledi. Hakkari Belediyesinin yaptığı çalışmalarla şehrin dokusunu değiştirdiğini ve estetik bir görünüm kazanan kentin batı illerini artmadığını ifade eden Vali Akbıyık, “Gerek caddelerdeki aydınlatmalar gerekse kavşak ve refüjlerdeki dekoratifler ve bitki ekimleri, kent merkezine bambaşka bir renk kattı. Hakkari Belediyesi tarafından şehrin kalbine 10 bin metrekare alanda Kent Park Yaşam Merkezi inşa çalışmaları, Çölemerik Caddesi’nin ‘Prestij Cadde’ye dönüştürülmesi, birçok mahallenin aile ve çocuk oyun parkları ile donatılması, vatandaşlar tarafından takdirle karşılandığı gibi biz de takdirle karşılıyoruz. Hakkari yeni imajı ile göz kamaştırıyor. Hakkari-Van karayolu başta olmak üzere çarşı merkezindeki refüjlerde yapılan yeşillendirme, çiçeklendirme, birer estetik-dekoratif görsel olarak Hakkari’ye kazandırılan bu çalışmalardan dolayı Başkanımız Cüneyt Epcim’e teşekkür ediyoruz. İki yılda bu kadar hizmetin yapılması ise takdire şayandır” dedi.

  • Nauri’den Sınır Tanımayan Doktorlar’ın hizmetlerini sonlandırma kararı

    Avusturalya’nın kuzeydoğusunda bulunan Nauru Adası hükümeti, Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) adada sığınmacılara, mültecilere ve Nauru halkına sunduğu ruh sağlığı destek hizmetlerini ani bir kararla sonlandırma kararı aldı.

    Avusturalya’nın kuzeydoğusunda bulunan Nauru Adası’nda hükümet, uluslararası tıbbi insani yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) sığınmacılara, mültecilere ve Nauru halkına sunduğu ruh sağlığı destek hizmetlerini ani bir kararla sonlandırma kararı aldı. Kararı kesin bir dille kınadığını açıklayan MSF, adadaki ruh sağlığı destek ihtiyacının “çok ciddi boyutlarda” olduğunu vurguladı ve Avustralya’nın kıyı ötesi gözaltı politikasını sonlandırması yönünde çağrı yaparak, adada tutulan tüm sığınmacı ve mültecilerin tahliye edilmesi gerektiğini belirtti. MSF’den yapılan açıklamada ise ““Nauru’dan çıkarılması gereken biz değiliz, adada beş yıldan fazla süredir kalan mültecilerdir” ifadeleri yer aldı.

    “Tuvalete bile gidemeyecek durumdalar”

    Konuyla ilgili açıklama yapan psikiyatrist Dr. Beth O’Connor, “Utanç verici bir durumla karşı karşıyayız. MSF’nin ruh sağlığı hizmetlerinin artık gerekli olmadığı beyan ediliyor, fakat biz, Nauru’da süresiz olarak alıkonulan mültecilerin ruh sağlığında büyük bir çöküş gözlemliyoruz” dedi.

    O’connor, “Nauru’da bulunduğum 11 aylık süre zarfında mülteciler ve sığınmacılar arasında intihara teşebbüs ve kendine zarar verme vakalarında endişe verici bir artışa şahit oldum. Tedavi imkanı sunduğumuz kadın, erkek ve çocuklarda bu eğilimlerin yaygın hale geldiğini görüyoruz. Özellikle travmatik uzaklaşma sendromu yaşayan çok sayıda çocuk olduğunu gördük ve bu bizi çok endişelendiriyor. Çünkü bu çocukların genel ruh sağlığı durumlarındaki ciddi gerileme, onları yemek yiyemeyecek, su içemeyecek, hatta tuvalete bile gidemeyecek hale getirdi” ifadelerini kullandı.

    Yaşama isteğini kaybeden pek çok kişi var

    Yapılan tıbbi değerlendirme ve analizler, MSF ekiplerinin tedavi imkanı sunduğu mültecilerin derin bir çaresizlik hissine hapsolduğunu, tam bir kısır döngü içinde yaşadıklarını ve çoğunun yaşama istediğini kaybettiğini ortaya koydu. Bu kişiler arasında en az 78 kişi kendine zarar verdi, intiharı düşündüğünü belirtti ya da intihara teşebbüs etti. 9 yaşındaki çocuklar bile MSF çalışanlarına, Nauru’da umutsuzluk içinde yaşamaktansa ölmeyi yeğlediklerini aktardı. Ruh sağlığı desteğine en çok ihtiyacı olan kişiler ise Avustralya’nın göç politikası sonucu yakın aile bireylerinden uzak kalmış olanlar.

    Hapishanede kalmak adada kalmaktan daha iyi

    MSF ile sahada çalışan psikolog ve psikiyatristlerin son 11 aydır hastaların gösterdiği semptomları dengede tutmaya çalıştığını söyleyen Dr. O’Connor, Nauru’da süresiz olarak tutulan kişiler için terapilerin kesin çözüm olamayacağını belirterek, “Hastalarımızın pek çoğu hapishanede kalmanın bu adada kalmaktan daha iyi olduğunu, çünkü hapishanedeyken en azından çıkış tarihinin bilindiğini söylüyor. Dolayısıyla bu kişiler adada mahsur kaldığı sürece, sunulan bu tedaviler mevcut duruma yönelik nihai bir çözüm olmayacaktır. MSF’nin psikolojik ve psikiyatrik destek hizmetlerini sonlandırmasına yönelik hükümet kararı ise olumsuz sonuçlar doğurabilir ve pek çok kişinin canına mal olabilir” dedi.

    “Kıyı ötesi süresiz gözaltı politikası yıkıma neden oluyor”

    Nauru’da tutulan mültecilerin çoğu kendi ülkelerinde veya yol boyunca belirli travmalara maruz kalmış olsalar da, onların mukavemetini asıl yıkan, gelecekte güvenli ve anlamlı bir hayat sürme ümitlerini tümüyle yok eden, Avustralya Hükümeti’nin kıyı ötesi süresiz gözaltı politikasıdır” dedi.

    “Tıbbi bir afet durumu olmaksızın aileleri birbirinden ayırmak insanlık dışı”

    MSF Avustralya Direktörü Paul McPhun, “Tıbbi bir afet durumu olmaksızın aileleri birbirinden ayırmak; kadın, erkek ve çocukları belirsiz bir süreyle ücra bir adada tutarak onları korunma haklarından mahrum etmek ve çaresizliğe hapsetmek insanlık dışı, zalimce ve aşağılayıcı bir uygulama” diye konuştu.

    McPhun “Avustralya Hükümeti kıyı ötesi gözaltı uygulamasını insani bir politika olarak göstermeye çalışıyor. Fakat insanları denizden kurtarıp daha sonra bir açık hava hapishanesine dönüşmüş olan Nauru’ya yollamanın hiçbir insani boyutu yok. Bu politikaya bir an önce son verilmeli ve bu uygulama hiçbir hükümet tarafından tekrarlanmamalı. Nauru’dan asıl çıkarılması gereken MSF’nin psikologları ve psikiyatrları değil, adada son beş yıldır mahsur kalan yüzlerce mülteci ve sığınmacıdır” ifadelerini kullandı.

    MSF hizmetlerine artık gerek kalmadı

    MSF Kasım 2017’den bu yana Nauru Cumhuriyeti’nde bölge halkına, mülteci ve sığınmacılara ücretsiz psikolojik ve psikiyatrik hizmetler sunuyordu. Nauru Hükümeti’nin ‘MSF hizmetlerine artık gerek kalmadığını’ belirterek MSF’yi bilgilendirmesi ve MSF’nin hizmetlerine 24 saat içinde son vermesini talep etmesi üzerine, bu hizmetler 5 Ekim’de askıya alındı. Aralarında 115 çocuğun olduğu 900 mülteci ve sığınmacının neredeyse tamamı, yeni bir ülkeye yerleştirilme süreçlerine dair herhangi bir bilgi akışı ve beklenti olmaksızın, beş yıldan fazla süredir adada kalıyor.