Etiket: hipertansiyona

  • Lise öğrencileri obozite ve hipertansiyona dikkat çekti

    Suşehri Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi obezite ve hipertansiyona dikkat çekmek için ekinlik gerçekleştirdi.

    Lise öğrencileri obezite ve hipertansiyona dikkat çekmek amacı ile Suşehri Belediyesi halk pazarında, pazar alışverişine gelen vatandaşlara tansiyon, kilo ve boy ölçümü yaptı.

    Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Alanı öğretmeni Aysel Akçay,”Dünyada ve ülkemizde obezite ve obezite ile ilişkili hipertansiyon şikayetleri çok fazla yaşanmakta ve sürekli artmaktadır. Ülkemizde her 10 kişiden biri obezite hastalığı taşımaktadır. Her 4 ölümden biri obeziteyle ilişkili hipertansiyondan meydana geliyor. Tansiyon sinsi ve belirti vermeden ilerleyen bir hastalık olduğu için ve bu hastalığa dikkat çekmek amacı ile Farabi Mesleki ve Teknik lisesi öğretmen ve öğrencileriyle birlikte halkımızı bilinçlendirmek için böyle bir etkinlik gerçekleştirdik. Pazar yerine gelen vatandaşların tansiyon, boy, kilo ve bel çevresi ölçümleri yapılarak topluma bir katkı sağlamak istedik.” dedi.

  • Gebelikte hipertansiyona dikkat

    Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Şevket Hüseyin Akpınar, “İlaç tedavisine rağmen hipertansiyon ciddi yüksek değerlerden aşağı düşürülemiyorsa ve hedef organ hasarı mevcutsa, gebelik büyük bir olasılıkla tolere edilemeyecektir ve gebeliğin sonlandırılması ihtimali göz önünde bulundurmalıdır” dedi.

    Dr. Şevket Hüseyin Akpınar, gebelik ve hipertansiyon hakkında açıklamalarda bulundu. Gebelik sırasında hipertansiyon genellikle kronik hipertansiyon, preeklampsi, gebelik hipertansiyonu veya böbrek yetmezliği mevcudiyetinde ortaya çıkar diyen Akpınar, “Gebelerde vücutta meydana gelen bazı fizyolojik değişiklikler sonunda (damar direncinde azalma) kan basıncı normallere göre bir miktar azalır. Buna göre gebelerde ölçülen 140/90 mm Hg’lik bir kan basıncı yüksek tansiyon olarak değerlendirilmelidir. Bütün gebelerde kan basıncı ölçümü oturur vaziyette iken yapılmalıdır” ifadelerine yer verdi.

    Gebelikte sara nöbetine de değinen Akpınar, “Preeklampsi, gebelik esnasında ortaya çıkan hipertansiyon ve proteinürinin (böbrekten idrar ile anormal protein kaybı) varlığına denir. Preeklampsi tanısı almış olan bir gebe nöbet geçirirse (sara nöbeti gibi) o zaman eklampsi tanısı konmuş olur. Preeklampsi – Eklampsi (PE) gebeliğe özgü bir durum olup, gebeliğin 20. haftasından sonra herhangi bir zamanda ve doğumdan sonra 6. haftaya kadar görülebilir. Kesin tedavi, doğumun gerçekleşmesi ya da çocuğun anne karnından tahliyesi ile mümkün olur. Daha çok ilk gebelikte ortaya çıkar. Diyabet, hipertansiyon, böbrek yetmezliği ve bazı romatizma hastalıkları olanlarda Preeklampsi-Eklampsi (PE) görülme ihtimali artmaktadır” dedi.

    Gebelik hipertansiyonunu açıklayan Akpınar, “Gebelik hipertansiyonu daha önce hipertansiyon veya preeklampsi belirtilerinin olmadığı durumlarda gebelik esnasında ve doğumdan sonraki 24 saat içinde gelişen hipertansiyona denir. Preeklampsiye dönüşmeyen gebelik hipertansiyonu gebeliğin normal olarak sonlandırılmasına yönelik ciddi bir tehdit oluşturmaz. Önceden böbrek yetmezliği veya hipertansiyon mevcutsa, gebelik esnasında hipertansiyonun daha da yükselmesi beklenmelidir. Bu hastaların hamile kalmadan önce mutlaka hekimlerine danışmaları gebeliğin selameti açısından çok uygun olacaktır” diye konuştu.