Etiket: hile

  • Oyunda hile yaptığını düşündüğü arkadaşını bıçakladı

    Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bir adam oyun oynarken hile yaptığını düşündüğü arkadaşını sırtından ve bacaklarından bıçakladı.

    Olay, İzmit ilçesi Kemalpaşa Mahallesi’nde meydan geldi. Edinilen bilgi ve iddialara göre, kahvede okey oynayan Hasan Hüseyin E. (66) ve Samettin Yılmaz (60) arasında oyunda hile yapıldığı gerekçesiyle tartışma çıktı. Daha sonra oyunu bırakıp kahveden ayrılan iki arkadaş Fevziye Camii önünde karşılaştı. İkili burada sözlü tartışmaya başladı. Tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüşmesi üzerine Hasan Hüseyin E., yanında getirdiği bıçakla Samettin Yılmaz’ı sırtından ve bacaklarından bıçakladı. Kanlar içinde kalan Yılmaz yere yığıldı. Olayı görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 Acil Yardım ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan yaralı, Kocaeli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Öte yandan, Samettin Yılmaz’ı bıçakla yaralayan, Hasan Hüseyin E. polis ekipleri tarafından yakalanarak emniyete götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • (Özel Haber) Propoliste büyük hile

    Erciyes Üniversitesi Seyrani Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sibel Silici, piyasada satılan propolislerin çoğunun bilimsel metotlarla hazırlanmadığı için halkın sağlığı ile oynandığını söyledi.

    25 yıldan bu yana propolis üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen ve Sağlık Bakanlığı Destek Bütünleyici Tedavi Yönetmeliğinin Hazırlanması Komisyonu’nda faaliyet göstermiş olan Prof. Dr. Sibel Silici, piyasada satışta olan çok sayıda propolis ürününün sağlığa zarar verdiğini söyledi. Prof. Dr. Sibel Silici, “İnsanlar sağlık bulayım derken, sağlıklarından oluyor” dedi.

    Piyasadaki ürünlerin çoğunun bilimsel ilkelere göre hazırlanmadığını belirten Prof. Dr. Silici, propolisin ürün haline getirilmesinde kullanılan ekstaksiyonlarda alkol ya da su kullanıldığını; alkolün insan sağlığına zarar verdiğini, suyun da propolisin etken maddelerini ortaya çıkarmadığını ifade etti.

    Propolis hazırlanırken en çok alkol kullanılıyor

    Piyasada propolis hazırlanmasında en çok kullanılan ekstraksiyonun alkol ve alkol türevleri olduğunu belirten Prof. Dr. Sibel Silici, bilinmeyen ellerde yüksek oranlarda kullanılan alkolün hem insan sağlığına zarar verdiğini hem de dini sakıncalarından dolayı tercih edilmemesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Sibel Silici, alkol ve alkol türevleri ekstraksiyonlarına dair şu bilgileri verdi:

    “En çok kullanılan alkol türü ‘etil alkol’. Bunu en çok arıcılar kullanıyor. Ve ne yazık ki metil alkol bile kullanan arıcı var, ki metanol kör edici özelliğe sahiptir. Sonuçta arıcıların kimyasalların etkileriyle ilgili bilgileri yok; etil alkol ya da metil alkol nedir bilmiyorlar. Etil alkol aslında en iyi çözen çözücü ama yüzde 96’lık etil alkol kullanıldığı için hem sağlık anlamında zararları var hem de dini sakıncalarından dolayı etil alkol kullanmak istemeyen tüketicilerimiz var.”

    Vatandaş alkol türevlerinin adını bilmediği için yanılıyor

    “Bir diğer ekstrakt da ‘propylene glycol’ ki o da alkol türevi. İrrite yani tahriş edici, mutajenik ve kanserojenik özellikler barındırıyor. Üçüncü bir ekstrakt da yine alkol türevi olan ‘gliserol’. Pek çok tüketicimiz alkolün alkol olarak yazılması gerektiğini düşündüğü için, ‘propylene glycol’ ya da ‘gliserol’ün alkol olduğunu düşünmüyorlar. Ama ‘gliserol ‘daha çok harici, örneğin kremlerin, kozmetik ürünlerin içinde kullanılan bir çözücü.”

    Propolis suda çözünen bir madde değil

    Dördüncü ekstraksiyon seçeneğinin de ‘su’ olduğunu kaydeden Prof. Dr. Sibel Silici, suyun propolisi çözündürmediğine, bu nedenle içindeki faydalı maddelerin açığa çıkamadığına dikkat çekti. Bu şekilde hazırlanan propoliste alkol bulunmadığı için, ürünlerin helal sertifikası alabildiğini ve bu yolla bir kesimin dini inançları üzerinden rant elde edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Sibel Silici, “Propolis suda çözünmez; 20’de 1 oranında fenolik madde çözünür. Bu da etkinliğinin çok az olması anlamına gelir. Hele ki yüzde 1’lik, yüzde 5’lik konsantrasyonla hazırlanan su ekstraklarında hiçbir fayda sağlayamazsınız. Bir şişeyi bir kerede tüketseniz bile istenilen etkiye ulaşamazsınız” dedi.

    “Arıcıdan propolis almayın”

    Tüketicilere yalnızca eczanelerde satılan ve üzerinde ‘gıda takviyesidir’ ibaresi bulunan ürünleri tercih etmelerini öneren Prof. Dr. Sibel Silici sözlerini şöyle tamamladı:

    “Lütfen, arıcıdan propolis almayın. Çünkü propolisin kimyasal analizleri yapılmadan, hiçbir işlem yapılmadan kovandan macun şeklinde sıyrılıp insanlara verilmesi son derece yanlıştır. İçeriği bilinmez, kimyasal yapısı bilinmez, toksik madde içerebilir, asfalt, boya, pestisit içerebilir. Sağlık bulayım derken, zararlı hale gelebilir. O nedenle arıcılardan ham propolisin alınıp kullanılması kesinlikle sakıncalıdır.”

    “İçeriğe dikkat edin, kör olabilirsiniz”

    “Yine arıcıların yaptığı etanol ya da metanol ekstraksiyonlarını da kullanmayın. Çünkü metanol ekstraksiyonundan dolayı kör olabilirsiniz. Etanolün de nereden alındığı belirsiz; dozu yok, ayarı yok. ham propolisin üzerine boca etmek ve çalkalayıp bir bezden süzmek suretiyle çok ilkel koşullarda hazırladıkları ürünler. Kesinlikle bunu da tavsiye etmiyorum.”

    “Aktardan propolis almayın”

    “İkinci kural ise aktardan propolis alınmaması. Çünkü analizi yapılmamış, kalite testlerinden geçmemiş ürünler aktarlarda satılıyor. Aynısını bitki preparatlarında da kullandıklarını görüyoruz. İnsanlar bunları kullandıktan sonra karaciğer, böbrek rahatsızlıklarına ve hatta çok ciddi metabolik hastalıklara maruz kalabiliyorlar. Dolayısıyla propolisi eczanelerden temin etmek gerekir.”

    ‘Gıda işletmesi ruhsatı’ değil, ‘gıda takviyesi’ ruhsatı

    “Bazı uyanık firmalar gıda işletmesi ruhsatı alıp bu ruhsatın altında propolis üretiyorlar. Bu şekilde rahat endikasyon bildirip reklam yapabiliyorlar. Bu firmalar gıda takviyesi ruhsatı almak için para ödemek zorundalar hem de Sağlık Bakanlığının kısıtlamalarından dolayı gıda takviyesi ruhsatı alınan ürünlerde endikasyon bildirilemez. Bir nevi vurkaçla, abartılı reklam yaparak para kazanmak isteyen firmalar da gıda takviyesi ruhsatı almadan bu işi yapıyorlar. Dolayısıyla tüketicilerimizin, ürünün üzerinde ‘gıda takviyesidir’ ibaresini aramalarını tavsiye ediyorum.”

  • Sırbistan’da binlerce muhalif sokakta: Başbakan hile yaptı

    Sırbistan’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin galibi Başbakan Aleksandar Vuçiç’i diktatörlükle suçlayan muhalifler sokağa indi.

    Sırbistan’ın başkenti Belgrad, Sırp İlerleme Partisi (SNS) Lideri Aleksandar Vuçiç’in ezici galibiyetiyle sonuçlanan seçimlerden bu yana 3 gündür kalabalık protesto eylemleriyle çalkalanıyor. Zaman zaman trafiği kapatan protestocular, seçimlerde usulsüzlük yapıldığını iddia ediyor. Sırbistan hükumet yetkilileri ise, başkent Belgrad’da parlamento önünde toplanan binlerce göstericinin muhalefet partileri tarafından organize edildiklerini iddia ediyor. Hükumet yetkilileri, organizatörler arasında cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yarışan adaylardan eski Dışişleri Bakanı Vuk Yeremiç ve yüzde 16 oyla ikinci olan Saşa Jankoviç gibi isimlerin kampanya çalışanları olduğunu iddia ediyor. Yetkililer, protestoların bir halk hareketi değil muhalif partilerce organize edilen bir gösteriden ibaret olduğunu kaydediyor.

    “Hile var rakamlar uyuşmuyor”

    Sosyal paylaşım ağı Facebook üzerindeki “Protiv Diktature” sayfası üzerinden organize olan eylemciler, Sırbistan Cumhuriyet Seçim Kurulu tarafından yayınlanan verilerin gerçek olamayacağını savunuyor.

    Muhalifler, Cumhuriyet Seçim Kurulunun yaklaşık 7 Milyon Sırbistan vatandaşının yaşadığı ülkede 6,7 Milyon kişinin oy kullanma hakkına sahip olduğuna ilişkin verilerinin gerçek olamayacağını kaydediyor.

    Verilerin ülkede 18 yaşın altındaki nüfusun sadece 400 Bin civarında olduğu manasına geleceğini ve Sırbistan’da sadece 2015 yılında 65 bin kişinin dünyaya geldiğini ifade eden eylemciler, rakamların Başbakan Aleksandar Vuçiç’in seçim hilesini gözler önüne serdiğini öne sürüyor. Muhalif aktivistler, Cumhuriyet Seçim Kurulu âzâlarının değiştirilmesi ve seçimlerin yenilenmesini talep ediyor.

    Protestolar, bu akşam Sırbistan Parlamentosu önünde devam edecek.

  • Yüksek EGO, Çalışanı Hile Yapmaya İtiyor

    Avrupa Ekonomik Suç Raporuna göre, çalışma hayatında en çok hileye erkekler başvururken, en çok hilenin görüldüğü sektör bankacılık oldu.

    Çalışma hayatında meydana gelen usulsüzlükleri inceleme ve bu usulsüzlüklerin ortaya çıkarılmasına yönelik yapılan çalışma sonrası Avrupa Ekonomik Suç Raporu açıklandı. Rapora göre çalışma hayatında hileye en çok erkekler başvuruyor. Dünya çalışma hayatında hile denetiminin başlı başına bir uzmanlık haline geldiği günümüzde yapılan araştırma neticesinde hilenin en çok görüldüğü sektör yüzde 14,3 ile bankacılık ve finansal hizmetler sektöründe görülüyor.

    Çalışma hayatında usulsüzlüklerin ortaya çıkartılması alanında faaliyet gösteren Fraud Audit Corporation Yönetim Kurulu Başkanı Adli Muhasebe Uzmanı Baki Toraman, çalışma hayatında yapılan usulsüzlük üzerine yapmış olduğu açıklamada, “Dünya hile denetimi başlı başına bir uzmanlık haline gelmiştir. Gelişmiş ülkeler bu olumsuz durumdan doğan zararları en aza indirmek için önlem almakta, biz ise bu konularda bir şey yapmamaktayız. Türkiye’de avukatlar üzerlerine aldıkları davalarda uzman bir desteğe kesinlikle gerek duymak durumundadır. Benzetmek istemesek de mahkemelerimiz bilirkişilik kurumuna sürekli başvurmaktadır. Bu kurumun genel başarısı ortadadır. Bu nedenle mahkemelerimize gerçek anlamda uzman şahitler gerekmektedir. Günümüzde işletmelerimiz, çalışanları tarafından değişik biçimlerde zarara uğratılmaktadır. Bu zararları en aza indirecek önleyici ve ortaya çıkartıcı önlemlerin alınması gerekmektedir. Hileyi aldatma, gizleme veya güven ihlali şeklinde nitelendirilebilecek yasa dışı herhangi bir eylem şeklinde özetlerken bu hareketler şiddet veya güç kullanımına bağlı değildir. Hile bireyler veya örgütler tarafından yapılabilir.”

    Avrupa Ekonomik Suç Araştırma raporuna göre, tüm sektörlerde hile olduğu belirlenirken, yapılan araştırmaya göre kamu kurumları hariç hilenin en yaygın olduğu sektörler şöyle:

    Bankacılık & Finansal Hizmetler 14,3

    Üretim 9,7

    Sağlık 8,6

    Sigorta 7,5

    Perakende 7,2

    Eğitim 7,0

    Genel Hizmetler 5,8

    Teknik Hizmetler 5,6

    İnşaat 3,4

    Lojistik Hizmetler 3,3

    Petrol 3,1

    Emlak 2,9

    Toptan Ticaret 2,9

    Ulaşım ve Depolama 2,6

    Eğlence 2,1

    İletişim 1,5

    Ziraat 0,8

    Madencilik 0,1

    Yine yapılan araştırmaya göre, hileyi en çok benlik ve egosu yüksek evli erkekler yapıyor. Hilelerin yüzde 40’ını kadınlar, yüzde 60’ını erkekler yapmaktadır. Hilelerin yüzde 70’lik kısmı en az 3 yıl ve üzeri çalışanlar tarafından yapılmaktadır. Öte yandan raporda hile yapanların karakteristik özellikleri şöyle sıralandı: “Eğitimli, eğitim düzeyi arttıkça yapılan hilenin kalitesi yükselmektedir. Zeka düzeyi yüksek, benlik ve ego düzeyi yüksek, risk almayı seven, yaş düzeyi yüksek. Yaş arttıkça verilen hile zararı artmakta, ilgili bir kişilik, kurallara uymayı sevmemek, işe çok erken gelip herkesten geç gitme, uzun süre boyunca izin yapmama”

  • Hile Ve Suistimaller Artıyor

    Toplumda yüksek hayat standartlarına sahip ve bulundukları mevki itibari ile beyaz yakalı tabir edilen kesimin de hilekarlığa başvurduklarını belirten hile ve denetim uzmanı Baki Toraman, beyaz yakalı hilekarların mesleklerinin toplum önündeki itibarından faydalanarak hile yoluyla haksız kazanç elde etmekten sakınca duymadıklarını söyledi.

    Yapılan araştırmalar neticesinde işletmelerin, çeşitli hilelerle her yıl karlarının yüzde 8-10 oranında bir kayıp yaşandığı belirlenirken, dünya çapında hile ve suistimallere yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Merkezi Amerika’da bulunan Suistimal Denetçileri Birliği (ACFE) tarafından her yıl yapılan denetimler sonucuna göre, Türkiye’de hile ve suistimallerin her yıl arttığı belirtildi. Toplumda sporcu, avukat, akademisyen, sanatçı, idareciler ve değişik meslek gruplarından, beyaz yakalı diye tabir edilen kesimden de hilekârlığın olduğunu belirten Baki Toraman, bu kişilerin konularında uzman oldukları için, suçlarını rahatlıkla gizleyebildiklerini söyledi. Aile şirketlerinin yanı sıra, kamu kuruluşlarına da bu konuda danışmanlık hizmeti verdiklerini belirten Toraman şunları söyledi:

    “Suç işleyen topluluğun yalnızca fakir kişilerden oluşmadığı ve farklılıkların birleşimi“ teorisini ortaya atan Edwin Hardin Sutherland aynı zamanda beyaz yakalı hilekârlar tanımlamasıyla ilginç bir gerçeği de gözler önüne sermiştir. Kaliteli takım elbise giyen profesyonellerin de suç işleyebileceği bir gerçektir. Sporcu, avukat, akademisyen, polis şefi, tarikat lideri, askeri personel, müdür ve yönetici gibi saygın mesleklere sahip olan beyaz yakalı hilekarlar, mesleklerinin toplum önünde ki itibarından faydalanarak hile yoluyla haksız kazanç elde etmekten sakınca duymazlar. Peki nedir beyaz yaka kavramı? “Beyaz yaka” kavramı ücret karşılığında çalışan ve lüks kıyafetler içinde işine gelen kişileri ifade etmek için kullanılır. Çalışan tarafından elde edilen kuruma ait bilgilerin rakiplere bir bedel karşılığında sunulması beyaz yakalı suç iken aynı zaman da çalışan hilesidir. Beyaz yaka suçları fiziki bir faaliyette bulunmadan işlenir. Elde etmek istediklerini kişisel veya kurumsal karları için sadece mesleğinin vermiş olduğu konum ve kariyeri fırsat görerek amaçlarına ulaşırlar. Beyaz yakalı hilekarlar, mesleğinin vermiş olduğu sosyal itibar ile şiddet uygulamadan hile yaparlar. Yaptıkları hile son derece yıkıcı olur ve telafisi mümkün olmayan ekonomik zararlar verir. Bu kişiler Şiddet içeren suçlardan daha çok parasal kayba neden olurlar. Beyaz yakalı hilekârlar, bireysel olarak suç işlediklerinden dolayı kurumsal suçlardan daha çok zarar verirler. Sahip olduğu yetki nedeniyle bir kez bile yaptıkları hilenin verdiği zararlar ile defalarca kez yetkisiz bir hilekârın verdiği zarardan çok daha fazladır. Bu insanlar gerçek birer suçlu olmalarına rağmen zekâları sayesinde çoğu zaman ciddi ceza ya da hiç ceza almadan yaşamlarını devam ettirmeyi başarırlar. Özünde kendilerine duyulan güveni kullanarak, varlıkları kasıt unsuru yoluyla yanıltarak en çok finansal konularda hile yaparlar”.

    Beyaz yaka suçlarını işleyen kişilerin konularında son derece bilgili kişiler olduklarından dolayı işledikleri suçları karmaşık işlemler arasında gizleyebildiklerini ifade eden Baki Toraman, bu nedenle beyaz yaka suçlarının belirlenebilmesi ve kanuni takibi oldukça zor olduğunu belirterek, “Küçük ölçekli işletmelerde (satışları 10 milyon dolar altı işletmeler) beyaz yakalılarca verilen ortalama zararların 10 bin dolar) olmasına karşın büyük ölçekli işletmelerde verilen ortalama zararlar 6.bin dolar seviyesindedir. Bu durumun temel nedeninin küçük ölçekli işletmelerin iç kontrol yapılarına daha az önem vermelerinden ve iç kontrol yapısı kurmak için yapmaları gereken yatırımları gerçekleştirmemelerinden kaynaklanıyor” dedi.