Etiket: Hikmet

  • ESOGÜ, Prof. Dr. Hikmet Hassa’yı Törenle Emekliliğe Uğurladı

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Kurucu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Hassa’nın emekliliği dolayısıyla bir uğurlama töreni düzenlendi.

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanlığı’nın düzenlediği emeklilik töreni, ESOGÜ Prof. Dr. Necla Özdemir Salonu’nda Prof. Dr. Hikmet Hassa’nın ailesi, yakınları, meslektaşları, dostları ve öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşti. Törene Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Gaye Usluer, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, ESOGÜ Eski Rektörleri Prof. Dr. Erdoğan Fıratlı, Prof. Dr. Necat A. Akgün ve Prof. Dr. Fazıl Tekin ile Anadolu Üniversitesi Eski Rektörlerinden Prof. Dr. Fevzi Sürmeli de katıldı.

    HEH BİR DOST, HEM DE NAZİK, EĞİTİCİ VE YOL GÖSTERİCİ

    Prof. Dr. Hikmet Hassa’nın özgeçmişini anlatan kısa bir filmin gösterimi ile başlayan törende konuşan Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. S. Sinan Özalp, Hacettepe Üniversitesi’ndeki stajyerliğinden bu yana 45 yıldır tanıdığı Prof. Dr. Hikmet Hassa’nın hem bir dost olarak hem de nazik, eğitici ve yol gösterici kişiliğiyle hekimlik deneyiminin gelişmesinde önemli rolü olduğunu söyledi. Prof. Dr. Hikmet Hassa’nın çalışkan, dürüst ve yeniliklere açık kişiliğiyle her zaman çevresine örnek olduğunu ifade eden Prof. Dr. S. Sinan Özalp, kendisine emekliliği sonrasında sevdikleriyle birlikte uzun, sağlıklı ve mutlu bir ömür diledi.

    KENDİSİNİ MİNNET VE ŞÜKRANLA ANACAĞIZ

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. H. Mete Tanır, Prof. Dr. Hikmet Hassa’nın anabilim dalının kurulması, gelişmesi, ulusal ve uluslararası alanda önemli bir noktaya gelmesinde büyük emeği olduğunu belirterek, kendisini her zaman minnet ve şükranla anacaklarını söyledi. Kadın Hastalıkları ve Doğum camiasına büyük hizmetleri olan Prof. Dr. Hikmet Hassa’nın taşıdığı bilimsel heyecanı hiç kaybetmediğini belirten Prof. Dr. H. Mete Tanır, derin bilgi ve tecrübesini kendisinden sonra gelenlere aktaran Prof. Dr. Hikmet Hassa’nın çok sayıda hastaya da şifa kaynağı olduğunu ve çevresine her zaman pozitif enerji verdiğini ifade etti. Prof. Dr. H. Mete Tanır Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nı en iyi yerlere getirmek için yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkürlerini sunduğu Prof. Dr. Hikmet Hassa’ya emekliliğinden sonra sevdikleriyle birlikte mutlu ve sağlıklı bir hayat diledi.

    YOLUNUZ AÇIK OLSUN

    Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Enver İhtiyar ise, başarı dolu yılların ardından emekli olduğunu belirttiği Prof. Dr. Hikmet Hassa’nın Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nı en iyi klinikler arasına soktuğunu, kendisinden sonrakilere örnek olduğunu ve çıtayı her konuda çok yükseğe çıkardığını dile getirerek, çok değerli hizmetleri için kendisine teşekkür etti. Kendisinin her zaman Prof. Dr. Hikmet Hassa gibi hocaları örnek aldığını ve takdir ettiğini belirten Prof. Dr. Enver İhtiyar, ileride kendilerine de böyle güzel duyguları yaşamanın nasip olmasını dilerken, Prof. Dr. Hikmet Hassa’yı “Yolunuz açık olsun” sözleriyle uğurladı.

    AKADEMİSYENLERİN MÜKEMMEL BİR ÖRNEĞİ

    Akademisyenliğin bir yaşam tarzı olduğunu ve sürekli bir yenilenme ve gelişmeyi gerektirdiğini belirten ESOGÜ Rektör Vekili Prof. Dr. İlhami Ünlüoğlu, Türk yüksek öğrenimine çok önemli katkılarda bulunduğunu belirttiği Prof. Dr. Hikmet Hassa’nın akademisyenliğin mükemmel bir örneği olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Hikmet Hassa’nın insani ve etik değerlere bağlı, saygın kişiliğiyle ve duruşuyla her zaman kendilerine örnek olduğunu belirten Prof. Dr. İlhami Ünlüoğlu, yetiştirdiği binlerce hekim için de Prof. Dr. Hikmet Hassa’ya ayrıca teşekkür ederek sağlıklı bir emeklilik hayatı diledi.

    Konuşmaların ardından Prof. Dr. Hikmet Hassa’ya ESOGÜ Rektör Vekili Prof. Dr. İlhami Ünlüoğlu, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Enver İhtiyar ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. H. Mete Tanır tarafından ESOGÜ Anı Tabağı, çiçek ve plaket takdimi yapıldı. Daha sonra ise ESOGÜ Prof. Dr. Hikmet Hassa Üreme Sağlığı Merkezi çalışanları Prof. Dr. Hikmet Hassa’ya bir sürpriz yaparak “Güzel İstanbul” şarkısı eşliğinde hediye takdiminde bulundu.

    HASTALARDAN GELECEK ’ALLAH RAZI OLSUN’ SÖZÜNÜ DUYMAK İÇİN GÖREV YAPTIM

    Son olarak kürsüye gelen Prof. Dr. Hikmet Hassa, törene katılan herkese böyle bir günde kendisiyle birlikte oldukları için teşekkür ederek konuşmasına başladı. ESOGÜ Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nın kurucuları arasında yer almanın gururunu yaşadığını belirten Prof. Dr. Hikmet Hassa, o zamandan bugüne 38 yıl geçtiğini ve tüm bu süre boyunca Hipokrat yeminine bağlı kalarak ve hastalarından gelecek “Allah razı olsun” sözünü duymak için görev yaptığını ve Atatürk’ün “Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar” sözünü bir misyon olarak benimsediğini ifade etti. Görev süresi boyunca üniversitenin menfaatlerini her zaman kendi menfaatlerinin üzerinde tuttuğunu belirten Prof. Dr. Hikmet Hassa, ESOGÜ’nün de çok yüce bir vefa örneği göstererek kurucusu olduğu ESOGÜ Üreme Sağlığı Merkezi’ne “Prof. Dr. Hikmet Hassa Üreme Sağlığı Merkezi” adını verdiğini ifade etti ve bu onuru yaşadığı için Allah’a şükrettiğini söyledi. Bugüne kadar sevgisi ve desteğini kendisinden hiç esirgemeyen eşi Rengin Hanım’a da teşekkür eden Prof. Dr. Hikmet Hassa, törene katılanlara kendisine yaşattıkları onur için bir kez daha teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

    TÖREN AÇIK MİKROFONLA SONA ERDİ

    Emeklilik töreni, konuklardan dileyenlerin Prof. Dr. Hikmet Hassa ile ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirdiği “Mikrofon Açık” bölümüyle sona erdi.

  • Hikmet Eren: “Azerbaycan Kafkaslar’da Denge Unsuru Oldu”

    Avrasya Ekonomik İlişkiler (EkoAvrasya) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren, “Azerbaycan, Kafkaslar’da denge unsuru olmayı başarmıştır’’ dedi.

    Avrasya Ekonomik İlişkiler (EkoAvrasya) Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren, Azerbaycan-Ermenistan cephe hattında son günlerde meydana gelen çatışmalarla ilgili bir açıklama yaptı.

    Hikmet Eren, yaptığı açıklamada kardeş Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ topraklarının Ermenistan tarafından işgalinden kurtarılmasında ortaya koyduğu kahramanlık destanının işgal altındaki toprakların eninde sonunda kurtarılması yolunda atılmış önemli bir adım olduğunu belirterek “Biz, sorunların barışçı yolla çözülmesini istiyoruz. Fakat bu olmadığı takdirde bütün dünya şunu gördü ki, kardeş Azerbaycan ordusu işgal altındaki topraklarını silah gücü ile çok rahat bir şekilde kurtaracaktır” dedi.

    Azerbaycan’ın son yıllarda yapmış olduğu reformlar sonucu ekonomik, askeri ve siyasi noktada Kafkaslar’da büyük güç kazandığını ifade eden Hikmet Eren, şöyle konuştu: “Azerbaycan aynı zamanda Kafkaslar’da denge unsuru olmayı başarmıştır. Cephe hattındaki son çatışmalarda Azerbaycan ordusunun Ermenistan karşısında gösterdiği üstün başarı kardeşlerimizin gücünü ortaya koymuştur. Bugüne kadar işgal altındaki Karabağ sorununun çözümünde ağır davranan dış güçlerin Azerbaycan’ın son başarısı karşısında sorunun çözümü konusunda adım atmaya yönelik çalışmalara başladıklarını olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.’’

    Karabağ sorununun çözümü için kurulan Minsk Grubu’nun şimdi daha akılcı bir çözüm ortaya koyması gerektiğini belirten Hikmet Eren, şunları söyledi:

    “Azerbaycan’ın bu süreçte Türkiye başta olmak üzere Türk Cumhuriyetlerinin de desteğini almış olması ayrıca kardeşlerimizin moralini yükseltmiştir. Eğer, bölgede gerçekten barışın gelmesi ve sorunun çözülmesi isteniliyorsa, bunun tek yolu işgal altında bulunan Karabağ topraklarının Ermenistan işgali altından kurtarılması olacaktır. Bu durum barışçı yoldan çözülemediği takdirde, kardeş Azerbaycan ordusu bu sorunu silahla çözmeye kararlıdır.”

    Hikmet Eren, Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarma yolunda atacağı her adımı EkoAvrasya olarak destekleyeceklerini, Azerbaycan’ın bu haklı davasına her zaman ve her platformda gerekli katkıyı sağlayacaklarını da sözlerine ekledi.

  • Kılıçdaroğlu, Şişli’de Nazım Hikmet Kültür Ve Sanat Evi Açılışına Katıldı

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Hukuk devletinin altı oyuluyor. Cezasızlık kültürü yayılıyor, en adi suçlular ortalıkta geziyor. Ne yazık ki dürüst insanların başına gelmeyen kalmıyor’’ dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi ve Sanat Evi’nin açılışına katıldı. Açılış törenine Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Rutkay Aziz ile çok sayıda davetli katıldı.

    Burada bir konuşma yapan Kılıçdaroğlu, gelecek kuşaklara hizmet edecek bir merkezin açıldığını ifade ederek, ‘’Güzel İstanbul’umuza bu değerli kültür ve sanat evini kazandıranlara hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum. Bugün içinde bulunduğumuz bu yapı Nazım Hikmet ismine yakışan bir eser. Gelecek kuşaklara hizmet edecek bir merkezde bulunuyoruz” dedi.

    Eğitim, kültür ve sanat alanında hizmet veren vakıf ve dernekler konusunda yetersiz kaldıklarını ifade ederek özeleştiri yapan Kılıçdaroğlu, “Eğitim, kültür ve sanat alanında daha çok vakıf ve dernek gibi kuruluşlara ihtiyacımız var. İçinde yaşadığımız ülkeye ve dünyaya karşı sorumluluğumuzu ancak böyle yerine getirebiliriz. Çocuklarımızı istismar eden yapılara teslim etmemeliyiz, etmeyeceğiz. Ailelerin yoksulluğunu kendi ideolojik formatlamasını yapmak için kullananlara karşı hareketsiz kalmamalıyız. Adalet, insan sevgisi, akıl ve bilime saygı gibi değerleri yok sayan, çocukların temiz kalbini kin, nefret ve düşmanlıkla dolduranlara karşı sivil toplum olarak sessiz kalmamalıyız. Özeleştirimizi de yapalım. Çok uzun zaman bu alanları ihmal ettik. Rahmetli Türkan Saylan’ın öncü hareketinden gereken dersi çıkaramadık. Şimdi yeniden başlamanın, bu alanda irade ve gücümüzü göstermenin tam zamanıdır. Sivil toplum ayağa kalkmalı ve Türkiye’ye karşı olan görevini çok daha büyük bir aşkla yerine getirmelidir” diye konuştu.

    Karaman’da yaşanan olaydan hesap sormanın herkesin görevi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Milli Eğitim Temel Kanunu’na göre eğitim ve öğretim hizmetlerinin yürütülmesinden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur. İlk ve orta öğretim düzeyinde yurt ve pansiyon açmak Milli Eğitim Bakanlığının görevleri arasındadır. AK Parti ideolojik nedenlerle bilinçli olarak bu alanda bir boşluk yarattı. Eğitim ve öğretim faaliyetlerini devlet denetim dışına çıkararak eğitim bir anlamda kendi ideolojisine yakın militan yetiştirmeye amaçlayan dernek ve vakıflara teslim etti. Yoksul ailelerin çocukları taşımalı sistem ile şehir ve ilçe merkezlerinde eğitim almaya mecbur bırakıldı. Eğitimine devam etmek isteyen çocuklar belirli vakıf ve kuruluşlara yönlendirildi. Bu vakıf ve kuruluşların yasa dışı faaliyet göstermesine izin verildi. Denetim yapılmadı. Çocuklar bu kuruluşların insafına terk edildi. Türkiye’de binlerce, on binlerce yasadışı yurt ve ev kurdular. Bu ev ve yurtlarda yoksul ailelerin çocuklarını ne olduğu belirsiz insanların insafına terk ettiler. Çocuklar bilerek bu vakıfların kucağına itildi. Denetim mekanizmaları devre dışı bırakıldı. Bugün Karaman’da yaşadığımız olaylar işte bu tablonun doğal sonucudur. Bunun hesabını sormak bu ülkede yaşayan herkesin görevidir. Kimse bu pisliği bir sapığın üstüne atıp duramaz, o sapığa bu imkanı verenler sorumludur. Yasadışı yollarla ev veya yurt açanlar sorumludur. Görevini yerine getirmeyen Milli Eğitim Bakanı sorumludur. Denetim yapmayarak suç işleyen bir kişiye imkan sağlayan yani suçluyu kayıran o bakan bu işten sorumludur. Bütün bunları bilmesine rağmen sessiz kalan Başbakan, evet o da bu işten sorumludur. Bu ülkede yaşayan herkesin görevi de çocuklarımıza yönelen bu vahşetin hesabını sormaktır. Bunun sağı solu yok, şu partisi bu partisi yok. Ahlaklı her insan çocukların yanında durur, ahlaksızlarda hak ettikleri yerde bulunmaya devam ederler. Hepimiz tek vücut olarak bu hesabı sormak, Türkiye’yi bu utançtan kurtarmak zorundayız’’ diye konuştu.

    Akademisyenlerin tutuklanmaları konusunda değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, “Aydınlar tutuklanıyor, gencecik akademisyenler hapse atılıyor. Gazeteciler hayatlarını mahkeme kapılarında geçiriyor. Tiyatrolar kapanıyor, sanat hayatlarına adeta darbe vuruluyor. Opera, bale adeta yok ediliyor. Hukuk devletini altı oyuluyor. Cezasızlık kültürü yayılıyor, en adi suçlular ortalıkta geziyor. Ne yazık ki dürüst insanların başına gelmeyen kalmıyor’’ dedi.

    Yapılan konuşmaların ardından Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Rutkay Aziz günün anlam ve önemine ilişkin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na plaket takdim etti.

  • Necip Fazıl Ve Nazım Hikmet Şiirleri İle Türkiye’ye Birlik Mesajı Verilecek

    Yalova Belediyesi tarafından Cumhuriyet Meydanı’na yerleştirilen konuşan banklara oturanlar, Necip Fazıl ve Nazım Hikmet’in şiirlerini dinleyecek.

    Yalova Belediyesi, birlik ve beraberliğe vurgu yapmak için ilginç bir yol belirledi. Belediye Başkanı Vefa Salman, Cumhuriyet Meydanı’na iki ayrı görüşün önemli şairleri Necip Fazıl Kısakürek ve Nazım Hikmet Ran’ın şiirlerini okuyan konuşan bankları yan yana yerleştirdi. Kendisi de bir şair olan Salman, bu hareketiyle bütün Türkiye’ye birlik ve beraberlik mesajı vermek istediklerini dile getirdi. Salman, “Nazım Hikmet Ran ve Necip Fazıl Kısakürek’in şiirlerinin okunduğu bankları bilinçli olarak yan yana koydum. Karşı karşıya da koyabilirdim. Karşı karşıya gelmesinler. Yan yana olsunlar, Türkiye’ye bir mesaj olsun diye yan yana koydurdum. Banka oturanlar, 3 adet Nazım Hikmet’ten, 3 adet de Necip Fazıl’dan şiir dinleyebilecek. Umarım hem hemşerilerim, hem Yalova’ya dışarıdan gelen ziyaretçilerimiz bu banklardan hoşnut kalır” diye konuştu.

  • Nazım Hikmet Yksm’deydi

    Odunpazarı Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından 18 Mart Çanakkale Şehitler Haftası ve Zafer Günü nedeniyle Nazım Hikmet’in yazdığı Kuvayi Milliye Destanı seslendirildi.

    Odunpazarı Belediyesi Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde (YKSM) gerçekleşen programa Odunpazarı Belediye Meclis Üyeleri, daire müdürleri ve çok sayıda sanatsever katıldı. YKSM’de gerçekleştirilen programda Nazım Oyuncuları’ndan Gülsen Tuncer, Metin Çoşkun, Levent Ülgen, Ayşegül Alpak ve Orhan Aydın gibi duayen isimler yer aldı.

    18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma etkinlikleri kapsamında yapılan programda, Nazım Oyuncuları, Nazım Hikmet’in Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı kaleme aldığı ‘Kuvayi Milliye Destanı’nı ‘’Onlar Ki’’ isimli etkinlikte okudu. Yönetmenliğini Orhan Aydın’ın üstlendiği programda, Seferberlik Türküleri’ de seslendirildi.

    Nazım Oyuncuları’nın gösterdikleri performans izleyicilerden tam not alırken, oyuncular da gördükleri ilgiden memnun kaldı.