Etiket: hikayesine

  • TİM Başkanı Gülle: “Yeni bir ihracat hikayesine ihtiyacımız var”

    TİM Başkanı Gülle: “Yeni bir ihracat hikayesine ihtiyacımız var”

    TİM,Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlediği organizasyonla ihracatçılara iftar yemeği verdi. TİM Başkanı İsmail Gülle “Mübarek Ramazan ayında ihracatımız hızını kesmedi. İlk 15 günde yüzde 4 artış yakaladık. Bu ay 15 milyar doları yakalayacağımıza, hatta aşacağımıza inanıyoruz. Ancak küresel ticaretteki artış oranın üzerinde bir artış oranını sürdürülebilir kılmak adına, ihracatımıza ilişkin yeni bir hikâyeye ihtiyacımız olduğunun farkındayız. Bu açıdan bakıldığında, Ağustos ayında açıklanacak İhracat Master Planı’nı son derece önemsiyoruz” dedi.

    İhracat ailesinin çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) İstanbul’da düzenlediği iftar yemeğine Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ihracatçı birlik başkanları, başkan yardımcıları ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.

    Gecede konuşan TİM Başkanı İsmail Gülle, “Mübarek Ramazan ayında ihracatımız hızını kesmedi. Malumunuz, ilk 15 günde yüzde 4 artış yakaladık. Bu ay 15 milyar doları yakalayacağımıza, hatta aşacağımıza inanıyoruz. Bununla birlikte, ihracatçımızın rekor üstüne rekor kırmasına bakarak, sürecini kendi akışına bırakmak gibi bir niyetimiz asla yok. Küresel ticaret savaşları giderek sertleşirken, dünya ticaretine yönelik sinyaller karışık gelmeye devam ederken, ihracatçımız için tüm dünya genelinde tüm fırsatları kollamak, ihraç ürünlerimiz için mevcut pazarlardaki payımızı arttırmayı sürdürüp hedef ülkeler ve yeni pazarlarda daha iddialı ihracat hamlelerine imza atmak en büyük hedefimiz. Bu nedenle ihracat Ailesi olarak, ihracatımız için tüm fırsatları değerlendirerek, ihracatımızın artış hızını küresel ticaretteki artış hızının üzerine çıkarmaya da, ticaret diplomasisinin 83 bin saha neferi olarak kararlıyız” dedi.

    “Ağustos ayında açıklanacak İhracat Master Planı’nı son derece önemsiyoruz”

    TİM Başkanı İsmail Gülle konuşmasına şöyle devam etti; “Bu çerçeveden bakıldığında, sektörlerimizin daha iddialı hamleler yapmaları adına Bakanlığımızın liderliğinde atılacak adımlar, yapılacak düzenlemeler, ihracatçılara sağlanan destekler, teşvikler, her zaman önemsediğimiz bir konu. Ancak, Sayın Bakanım artık şunun farkındayız; Mevcut senaryo ile ciddi bir sıçrama yapma şansımız zayıf. Küresel ticaretteki artış oranın üzerinde bir artış oranını sürdürülebilir kılmak adına, ihracatımıza ilişkin yeni bir hikâyeye ihtiyacımız olduğunun farkındayız. Bu açıdan bakıldığında, Ağustos ayında açıklanacak İhracat Master Planı’nı son derece önemsiyoruz. Göreve geldiğiniz günden bu yana ortaya koyduğunuz yenilikçi yaklaşımların, ihracatta dijitalleşmeye yönelik adımların sağlayacağı ivmeyle de desteklenmiş yeni İhracat Master Planı’nın, İhracat Ailemiz açısından yeni bir ufuk, yeni bir yol haritası olacağı gerçeği ile planın detaylarını sabırsızlıkla bekliyoruz.”

  • Fındığın bahçeden fabrikaya ve sofraya uzanan hikayesine tanık olmak için bir araya geldiler

    Fındığın bahçeden fabrikaya ve sofraya uzanan hikayesine tanık olmak çeşitli sektör temsilcileri Trabzon’da bir araya geldiler.

    Etkinliğe ev sahipliği yapan Fındık Ocağı Genel Müdürü Seyyare Sungur, internet üzerinden iletişim sağlanan çeşitli sektör temsilcilerinin katılımıyla Arsin Gölcük Mahallesi’nde Fındık Ocağı Hasat Şenliği düzenledi. Katılımcılar toplayacakları fındıkların sepetlerini kendileri örerken, daha sonra yöresel kıyafetlerle bahçeye indiler. Topladıkları fındıkları zurufundan çıkarıp harmana seren davetliler, harmanda Trabzon Kız ve Erkek Halk oyunları ekiplerinin gösterisini izlerken, daha sonra folklor ekipleriyle birlikte horon oynadılar. Burada Trabzon’un yöresel yemeklerini de tadan 10 katılımcıya ayrıca KTÜ’den katılan akademisyenler tarafından Trabzon kültürü ve fındığın tarihi de anlatıldı.

    Çeşitli illerden Trabzon’a gelen katılımcılar organizasyonu çok beğendiklerini belirterek “Trabzon’un doğal güzelliğinin yanında insanlarının sıcaklığı da bizleri çok mutlu etti. Organizasyon devam ettiği sürece biz hep bu ailenin içerisinde olacağız. Çok mutlu olduk, iyi ki gelmişiz“ diye konuştular.

    Şirketin Genel Müdürü Seyyare Sungur yaptığı açıklamada, fındığın bahçeden fabrikaya ve sofraya uzanan hikayesini detaylı bir şekilde anlatmak istediklerini belirterek “Amacımız fındıkta bir agro turizm oluşturmak ve bunun yanı sıra katılımcılara bizim yöremizin kültürünü yaşatırken fındığın hayatımıza ne gibi bir katma değeri olduğunu da göstermekti. Katılan misafirlerimiz burada Trabzon’un tarihi kültürünü öğrendiler, el emeklerini, gelenek ve göreneklerine şahit oldular. Yöresel tatlarını tattılar. Ve çok memnun kaldılar. Bu yıl ilkini düzenledik. Önümüzdeki yıllarda bu organizasyonu daha kapsamlı bir şekilde düzenlemeyi planlıyoruz” dedi.

    Etkinliğe Türkiye’nin çeşitli illerinden sağlıklı yaşam uzmanı, çeşitli sektör ve firma temsilcileri katıldı.

  • Yılan hikayesine dönen yasak aşk cinayeti

    Adana’da ablasının yasak aşk yaşadığı evli ve 2 çocuk babası akrabası S.D’yi vurmak üzere evini basan S.T, yaşanan arbedede kendi tüfeğinden çıkan saçmalarla hayatını kaybetti. Polis silahı kimin ateşlediğini araştırırken cinayete adı karışan 3 kişi gözaltına alındı.

    Olay, Seyhan ilçesindeki Gülbahçe Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, evli ve 2 çocuk babası 31 yaşındaki S.D, 2 yıl önce eşinin akrabası 28 yaşındaki Ö.T ile yasak aşk yaşamaya başladı. S.D, eşini boşayıp kendisiyle evleneceğine dair genç kadına söz verdi ancak sözünü tutmaması nedeniyle yasak aşk bir süre sonra son buldu.

    Çiftin ayrılığının ardından Ö.T’nin ailesi yasak aşkı öğrendi. Ailenin evlilik baskısı yapması üzerine S.D, Ö.T’yi kuma alarak ikinci evlilik yapmayı kabul etti. Çift, 8 ay önce nişan yaptı ve bir ay sonrasında da düğün yapmaya karar verdi.

    S.D, bu defa maddi imkansızlıkları öne sürerek ikinci kez evlilikten vazgeçip Ö.T ile nişanı bozdu.

    Nişanın bozulmasıyla bu defa aile karıştı. Ö.T’nin kardeşi S.T ile ağabeyi H.T, evlerindeki pompalı tüfeği alarak S.D’nin evini bastı. SD’yi tüfekle tehdit eden 2 kardeş havaya 2 kez ateş ettikten sonra S.D’yi evden çıkartarak aydınlatması olmayan karanlık bir sokağa götürdü.

    S.T ile H.T’nin dayısı, S.D’nin eniştesi olan H.B de silah seslerini duyarak sokağa geldi. H.B, yeğenlerinin elindeki tüfeği alarak S.D’yi sokaktan uzaklaştırdı. H.T’nin silahı geri almak istemesi üzerine dayı ile aralarında arbede yaşandı. Arbede sırasında tüfeğin ateş alması sonucunda çıkan saçmalar S.T’ye isabet etti.

    Ağır yaralı olarak kaldırıldığı özel hastaneden Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen S.T, müdahalelere rağmen kurtarılamadı. S.T’nin cenazesi Küçükoba Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Cinayete karışan H.T, dayı H.B ve S.D polis tarafından gözaltına alındı.

    Zanlılar, emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edildi.

  • Uz. Dr. Sedat Aksın: “Check-up kişinin özel durumuna ve hikayesine göre uzmanlık alanıdır”

    VM Medical Park Bursa Hastanesi Dahiliye ve Check-up uzmanı Uz. Dr. Sedat Aksın, check-up’ın kişinin özel durumuna ve kişilik hikayesine göre yönlendirilecek olan uzmanlık alanı olduğunu söyledi.

    Check-up tanımının tam bakım, sağlık yoklaması, sağlık denetimi ve kontrolü anlamına geldiğini ifade eden Aksın, “Hastalıklar, insanın yaşına, mesleğine, yaşadığı ülke koşullarına ve kişinin özelliklerine göre değişiklik gösterir. Hastalık belirtileri bazen umursanmaz ve kanıksanır. Ayrıca hastalığın şiddetine ve habasetine göre hafifler, kronikleşir ve öldürür. Arabalarımızı bizi ve ailemizi yolda bırakmasın diye düzenli olarak bakımını yaptırırız. Arabamızın bir yerinden normal olmayan bir ses duyduğumuzda hemen servise koşarız. Ama aynı gayreti, çabayı ve harcamayı kendi sağlığımız için göstermiyoruz” dedi.

    İnsanların vücutlarının bir yerlerinde ağrı hissettiğinde ağrı kesici aldıklarını belirten Aksın, “Hekime başvurmayı erteleriz. Ağrı kesiciler esasında hepsi kimyasal zehirlerdir. Önce mideniz etkilenir. Gastrit ülser ve kanamalara yol açar. Yıllarca süren bu gizli kanamalar sebebiyle kansızlık ortaya çıkar. Bütün organlarımız kansızlık sebebiyle yıpranır. Vücut sonunda yorgun, feri kaçmış, aküsü boşalmış bir araba gibi olur” diye konuştu.

    Check-up yaptırmanın genellikle insanlar tarafından bir külfet gibi algılandığını ve öneminin çok fazla bilinmemekte olduğunu ifade eden Aksın, “Oysa check-up hayat kurtaran bir işlemdir. Bir dizi teste tabi tutulmak sizin için sıkıntılı bir süreç olsa dahi, size kendinizi iyi hissettirecek bir süreçtir. Bir de eğer check-up önemini kavranırsa, henüz farkına varmadığınız bir belirtisi olan hastalığınız, neredeyse henüz başlamadan tedavi edilebilir. Bu da gelecekte yaşayabileceğiniz pek çok büyük sıkıntının daha en başında ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir” dedi.

    Bugün check-up yaptırarak ölümcül hastalıkların kıyısından dönen pek çok insanın mevcut olduğunu belirten Aksın, “Erken teşhisin önemi ne yazık ki insan başına gelmeden pek anlaşılmıyor. Check-up, yaşa, cinsiyete ve yakınmaya göre belirli aralarla yaptırılması gereken işlemlerin ergonometrik dizisidir. Bazen check-up yaptığını ile süren kapsamı çok dar olan kurumlar vardır. Ama check-up, kişinin özel durumuna göre, kişilik hikayesine göre yönlendirilecek olan uzmanlık işidir. Her check-up birbirine benzemez ve kapsamı da değişiklik gösterir. Check-up, makinelere tıbbi cihazlara hapsetmek ve laboratuvar tüplerinde hastayı görmek değildir. Her insan özeldir” şeklinde konuştu.

  • Yapımı yılan hikayesine dönen Ardıl Barajı inşaatında sona gelindi

    Yaklaşık yarım asırdır yapımı yılan hikayesine dönen Ardıl Barajı inşaatı, 3 yıllık çalışma ile bitirilme aşamasına getirildi.

    Bölgede yaklaşık 50 yılı aşkın süredir gündemde olan ve yapımına bir türlü başlanamayan Ardıl Barajı inşaatı yarım asır sonra başlanılmıştı. 2013 yılının Haziran ayında yapımına başlanan Ardıl Barajı’nın Silindirle Sıkıtırılmış Beton (SSM) yöntemiyle gerçekleştirilen gövde inşaatı tamamlandı. Ardıl Çayı üzerindeki barajın gövde üzerindeki köprü imalatının ise Kurban Bayramı’na kadar bitirilmesi hedefleniyor.

    Müteahhit firmanın Ardıl Barajı Şantiye Şefi Salih Bilen, gazetecilerle birlikte inşaat alanda inceleme yaparak, çalışmalar hakkında bilgi verdi. Bilen, 2016 Kasım ayı içerisinde su tutulma işlemine başlanacağını belirterek, “Araban ilçesine bağlı Köklüce (Ardıl) kırsal mahallesindeki Ardıl çayı üzerine inşaatı yapılmak üzere 21 milyon 865 bin TL’ye ihalesi yapılan, silindir sıkıştırılmış beton Ardıl Barajı’nın gövde hacmi 150 bin metreküp olup, temelden yüksekliği 54 metredir. Barajın tamamlanmasıyla birlikte baraj gölünde depolanan 15,3 hacimde su ile Araban Ovasında 25 bin 730 dekarlık tarım arazisinin cazibeli olarak sulanması sağlanacak. Ardıl Barajı SSB (Silindirle Sıkıştırılmış Beton) gövde İnşaatı tamamlandı. Kurban bayramı öncesinde, gövde üzerindeki köprü imalatı da tamamlanmış olacaktır. Kasım 2016 tarihinde su tutulması planlanmaktadır. Göl sahasının etkilediği 2,5 km yol inşaatı ve geriye kalan diğer işlerin de yıl sonuna kadar bitirilmesi hedeflenmektedir” dedi.

    Araban Ziraat Odası Başkanı Mehmet Doğan, Ardıl Barajı inşaatının hızla süren çalışmalarından duyduğu memnuniyetini dile getirerek, “Yarım asırdır, Ardıl Barajı inşaatına başlanması için oyalandı. 2013 yılında başlayan Ardıl Barajı projesinin hayata geçirildiğini görmek bizi çok mutlu etti. Asırlardır bölgede yaşanan kuraklıklar nedeniyle bitmeyen su sorunu, bu proje ile 328 bin 383 dekarlık tarım alanı bulunan Araban Ovası’nın 25 bin 730 dekarlık kuru tarım yapılan tarım arazisinde tarihe karışacak” diye konuştu.

    Doğan, Çat Boğazı ve Harmancık barajlarının da bir an önce inşaatına başlanmasını istediklerini söyledi.