Etiket: Hikayesi:

  • Fuhuş batağına saplanan kadının ibretlik hikayesi

    Adıyaman’da uğradığı tecavüz sonrası fuhuşa batağına saplanan ve defalarca kez polis operasyonu ile gözaltına alınan hayat kadını, batağa nasıl saplandığını anlatarak, genç kızları ve aileleri uyardı.

    Adıyaman’da yaklaşık 45 yıl önce uğradığı tecavüz sonrası fuhuş batağına saplanan 61 yaşındaki F.A, tüm çırpınmalarına rağmen bataktan kurtulamadı. Defalarca kez polis operasyonu ile gözaltına alınan F.A, kesilen cezaların ardından tekrar batağa geri döndü.

    Kötü arkadaş hayatını kararttı

    Çok küçük yaşta katıldığı arkadaş ortamı nedeniyle hayatının karardığını anlatan F.A, “Çok küçüktüm ve bir arkadaş ortamına katıldım. Ne olduysa ondan sonra oldu ve ondan sonra hayatım karardı. Ne oluyorsa arkadaşlık ortamında oluyor. Sevgilimdir, beni sevendir, benimle evlenecek, gibi vaatlere kanarak hayatını karartan çok insan var. Bu pisliğe bir defa düşen bir daha kolay kolay kurtulamıyor” dedi.

    Genç kızlara uyarılar

    F.A, ilk zamanlar çok renkli gelen batağın zamanla ne kadar kirli olduğu anlaşılabildiği belirterek, ama geri dönüşün mümkün olmadığını vurgulayarak, gençlere ve ailelerine uyarılarda bulundu. Genç kızlara ailelerine de çağrıda bulunan hayat kadını, “Aileler çocuklarına dikkat etsin. Artık her şey eskisi gibi değil. Çocuğunuz okula gidiyorsa sürekli denetleyin, çocuğunuzla zaman geçirin ve onunla ilgilenin. İlgi görmeyen ve aileden uzak olan çocuklar bu defa ilgiyi dışarıda arıyor. İstemese de kendilerine kurulan tuzaklara düşüyorlar” şeklinde konuştu.

    “İnsan içine çıkmaya yüzüm yok”

    Fuhuş batağı nedeniyle insan içine çıkacak yüzü kalmadığını anlatan kadın, aile bağlarına da hasret kaldığını ifade etti. Hayat kadını F.A, “Ben de düştüm başka kimsenin düşmesini istemem. Şuan bir ailemin olmasını, çocuk sahibi olmak, ev sahibi olmak, eş sahibi olmak isterdim ama ne yazık ki bunların hiç biri yok ve olmazda artık. Bu iş pislikten başka bir şey değil. Ya fuhşa sürüklüyorlar ya da uyuşturucu gibi iğrenç şeylere. Bayram yok, misafirlik yok, eş yok, dost yok. İnsan içine çıkmaya adeta yüzüm yok. Evden dışarıya çıkmaya utanıyorum. Kimsenin böyle bir hayat yaşamasını kesinlikle istemem” ifadelerini kullandı.

    Bir çok genç kızı batağa düşmekten kurtardı

    Batağa saplanmak üzere olan bir çok genç kızı kurtardığını anlatan F.A, “Bu tür duruma düşmek üzere olan çok kişiyi de uyardım ve çok şükür onların hayatını kurtardım. Kendi hayatımı kurtaramadım ama en azından onların hayatını kurtarmanın mutluluğunu yaşıyorum. Gençlerden ricam ailelerinin sözünden çıkmasınlar” diye konuştu.

    F.A, son gözaltına alındığı ise 500 TL para cezası kesilerek, serbest bırakıldı.

  • Minibüs kazasında ölenlerin hayat hikayesi yürekleri dağladı

    İstanbul’dan Kurban Bayramı için Kastamonu’nun Cide ilçesine gelmekte olan minibüsün, Bartın’ın Kurucaşile ilçesinde şarampole devrilmesi sonucu 3 kişi ölmüş, 19 kişi de yaralanmıştı. Kazada ölenlerin hayat hikayeleri yürekleri dağlarken olayda ihmali bulunduğu ileri sürülen 2 kişi ise gözaltına alındı.

    İstanbul’dan Kurban Bayramı için Kastamonu’nun Cide ilçesine gelmekte olan minibüsün, Bartın’ın Kurucaşile ilçesinde Kapısuyu mevkinde yaklaşık 200 metrelik şarampole devrilmesi sonucu hayatını kaybeden Öznur Gürçay (20), Recep Şahin (57) ve Güler Işık (30), gözyaşları arasında toprağa verildi.

    İlk cenaze Cide’ye bağlı Denikkonak köyüne defnedildi. Öz annesinin ve babasının akıbeti belli olmayan ve yetimhanede büyüyen Öznur Gürçay, 4 yaşına geldiğinde Ramazan ve Hatice Gürçay, çifti tarafından evlatlık edindi. Sıcak ve mutlu bir yuvası olan Öznur Gürçay, 2 yıl sonra yani 2004 yılında üvey annesi olan Hatice Gürçay’ı yakalandığı amansız bir hastalık sonrası kaybetti. Bir kez daha yetim kalan ve İstanbul’da babası Ramazan Gürçay ile birlikte yaşayan aynı zamanda da özel bir sektörde yeni işe başlayan Öznur Gürçay, her yıl Cide’ye Denikkonak köyüne gelerek annesinin mezarlığını ziyaret ediyordu. Bu yılda annesinin mezarlığına gelerek dua etmek isteyen Gürçay, geçirdiği talihsiz kazada hayatını kaybetti. Gürçay’ın cenazesi, öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazı sonrasında üvey annesi olan Hatice Gürçay’ın yanına gözyaşları arasında defnedildi. Üvey annesinin yanına defnedilen Gürçay, 2014 yılında sosyal paylaşım sitesi Facebook hesabından yaptığı paylaşımda, “Anneme de kavuştum. Allah mekanını cennet eylesin, dualarım hep seninle meleğim” yazısı yürekleri dağladı.

    Kazada ölen eşi ile aynı kaderi paylaştı

    Diğer cenaze namazı ise yine Cide ilçesine bağlı Soğuksu mevkindeki bir camide kılındı. Minibüs kazasında hayatını kaybeden Güler Işık, öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazı sonrasında buradaki aile kabristanlığına defnedildi. Güler Işık’ın da eşiyle aynı kaderi paylaştığı öğrenildi. Minibüs kazasında hayatını kaybeden Güler Işık’ın eşi de geçtiğimiz yıl geçirdiği motosiklet kazasında hayatını kaybettiği belirtildi.

    Son olarak minibüs kazasında hayatını kaybeden Recep Şahin de ailesinin talebi üzerine İstanbul’da toprağa verildi.

    Minibüs şoförü ve yazıhane görevlisi gözaltına alındı

    Yaşanan feci kaza sonrasında firmada ihmal bulunduğu gerekçesiyle Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında hastanede tedavisi tamamlanan minibüs sürücüsü Hasan Akçay ile İstanbul Üsküdar’da bulunan Çengelköy Yazıhanesinin görevlisi Ali K., emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı. 34 BHD 207 plakalı minibüsün, 2001 model eski bir araç olduğu ve SRC belgesi, sigortası, taşıma belgesi olan D2 belgesi ile KASKO ve muayenesinin de olmadığı iddia edildi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

    Öte yandan kazada yaralanan 19 kişiden tedavileri devam eden 5 kişi de taburcu edildi. Diğer yaralıların tedavileri ise halen devam ediyor.

  • Türkiye’nin garaj hikayesi: 16 metrekarelik iş yerinden 90 ülkeye ihracata

    Amerika’nın teknoloji devlerinin garaj hikayelerinin bir benzeri de Türkiye’de ortaya çıktı. 16 metrekarelik bodrumda 4 üniversite arkadaşının kurduğu reseliva.com, 11 yılda dünyanın 90 ülkesine rezervasyon motoru ve kanal yönetimi hizmeti ihraç eder hale geldi. Bugüne kadar yatırımcı almayan firma, yüzde 100 yerli yazılım ihraç ediyor.

    2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi mezunu 4 arkadaşın kişisel bilgisayarlarıyla bir bodrum katında tuttukları 16 metrekarelik alanda yazılım üretmeye başlayan reseliva.com, şu anda Erciyes Teknopark’ta 90 ülke ve binin üzerinde otele rezervasyon motoru ve kanal yönetimi hizmeti veren bir firma haline geldi. Reseliva.com’un başarılı geçmişi, her ne kadar Amerika’nın teknoloji devlerinin garaj hikayelerini anımsatsa da firma Amerika’dakilerden farklı olarak hiç yatırım almadan ve yüzde 100 yerli bir yazılımı ihraç ederek büyüme sağladı.

    Reseliva kurucu ortağı Kürşat Abalı, başarılarının altında yatan nedenleri şöyle sıraladı:

    “Yazılımın hatasız çalışması, otellerin ihtiyaçlarını karşılaması başarımızdaki en önemli etkenlerden biri. Yazılımı geliştirirken tamamen masa başında çalışmadık, otelcileri bu süreçlere dahil ettik. Her aşamasında onların görüşlerini aldık, ihtiyaçlarına göre tasarımlar yaptık. Bu yüzden Reseliva otelciler tarafından çok tercih edilen bir yazılım oldu. Pazarlamamız da kulaktan kulağa pazarlama yöntemiyle gelişti. Ayrıca yurt dışında çok tercih edilmemizin nedeni de programımızın 23 farklı dilde hizmet veriyor olması. Başvuru süreçlerinin tamamen online olması ve arada insan faktörünün olmaması da hızlı bir şekilde büyümemize katkı sundu.”

    2017’de 1,5 milyon TL’nin üzerinde ihracat

    2017 yılında 1,5 milyon TL’nin üzerinde ihracat rakamına ulaştıklarını belirten Abalı, bu yılki hedeflerinin geçen yıla oranla yüzde 80’e yakın bir artış olduğunu kaydetti. Halihazırda Yunanistan’da, Brezilya’da, Kenya başta olmak üzere bazı ülkelerde yerel ortaklarla çalıştıklarını belirten Abalı, bundan sonra daha hızlı büyüme kaydetmek için yurt dışında belli noktalarda ofis açmayı, Türkiye’de de bölge temsilciliği ağı kurmayı planladıklarını ifade etti. Reseliva’nın yüzde 100 yerli bir yazılım olduğunun altını çizen Abalı, “Reseliva Türkiye’de kanal yönetiminde ve rezervasyon motorunda şu anda pazar lideridir. Yurt dışında da daha fazla ülkeye satış yapan yüzde 100 yerli bir yazılımdır. Bizim otelcilerimiz ve bizler yurt dışındaki yazılımları kullanıyoruz. Reseliva buna son vermek istiyor. Hem Türkiye’deki otellerimizin ihtiyaçlarını karşılıyoruz hem de akışı tersine çevirip teknoloji yurt dışına ihraç ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Bakan Varank: “İnşallah güzel işleri birlikte yapacağız, yeni bir başarı hikayesi yazacağız”

    Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Meclis Başkanlık Divanı üyeleriyle birlikte Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a tebrik ziyaretinde bulundu.

    Basına kapalı olarak gerçekleşen ziyarette Bakan Varank’a yeni görevinde başarılar dileyen Özdebir, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle birlikte Türkiye’nin sorunlarını daha hızlı çözeceğine inandığını belirtti. Heyette bulunan üyeleri sektörleriyle birlikte Bakan Varank’a tanıtan Özdebir, ardından Ankara Sanayi Odası ve Ankara’daki OSB’lerle ilgili bilgi vererek, ekonomik görünüm ve sanayicilerin beklentileriyle ilgili değerlendirmelerde de bulundu. Bazı OSB’ler ile çeşitli sektörlerdeki spesifik sorunların da gündeme getirildiği ziyarette, daha geniş katılımlı bir toplantıyla tüm sorunların yeniden ele alınması da kararlaştırıldı.

    Bakan Varank da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve “İnşallah güzel işleri birlikte yapacağız, yeni bir başarı hikayesi yazacağız” dedi. Yeni sistemle kamudaki zihniyet değişimini mutlaka gerçekleştireceklerini vurgulayan Varank, her türlü sorun ve önerinin mutlaka kendisine iletilmesini istedi. Başkan Özdebir’in ASO Meclis Toplantısı’na davetini de kabul eden Varank, en kısa zamanda Ankaralı sanayicilerle geniş katılımlı bir toplantıda bir araya geleceğini ifade etti.

  • Bakan Özlü: “İçinde kadın emeği yoksa hiçbir başarı hikayesi yazılamaz”

    Ege İş Kadınları Derneği’nin (EGİKAD) düzenlediği toplantıya katılan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “İçinde kadın emeği yoksa hiçbir başarı hikayesi yazılamaz. Bilimde, teknolojide ve sanayide kadınlarımızın katkısı ile sıçrama yapacağız” dedi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, İzmir’de EGİKAD tarafından düzenlenen toplantıda konuştu. İş dünyası ve üretimde kadınların önemine dikkat çeken Bakan Özlü, “İçinde kadın emeği yoksa hiçbir başarı hikayesi yazılamaz. Bu yüzden kendi Bakanlık alanımla ilgili söylüyorum; bilimde, teknolojide ve sanayide kadınlarımızın katkısı ile sıçrama yapacağız. Kadınların katkısı olmadan bilimde, teknolojide ve sanayide sıçrama yapmamız mümkün değil. Biliyorsunuz Afrin’de bir operasyon gerçekleştiriyoruz ama biz sadece Afrin’de bir operasyon gerçekleştirmiyoruz. Antartika’da Türk Bilim Üssü’nü kurmak için bir operasyon gerçekleştirdik. Bu çalışmanın başında bir kadın bilim insanı vardı. Bu heyetin başındaki isim Doç. Dr. Burcu Özsoy’du. Türk kadınları buzulların yeni kâşifleri olarak bizleri gururlandırıyor” diye konuştu.

    Kadınların iş dünyasında, siyasette, eğitimde, sanatta, sporda ve diğer tüm alanlarda daha fazla ön planda olmasını, seslerini daha fazla duyurmalarını istediklerini kaydeden Bakan Özlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bir ülkede kadınlar iş ve çalışma hayatında etkin değillerse o ülkenin kalkınması, büyümesi, hedeflerine ulaşması mümkün olmayacaktır. Sizlerin bu kapsamdaki çalışmalarınıza sonuna kadar destek veriyoruz. Özellikle çalışma yaşamında, iş dünyasında ve üretimde kadınlarımızın daha fazla yer almalarını arzu ediyoruz. Zira çalışma yaşamı hem kadınların üretkenliğini, saygınlığını, özgüvenini ve ekonomik özgürlüğünü sağlıyor hem de toplumsal kalkınmamızı sağlıyor.”

    Üniversite hocalarının yüzde 45’i kadın

    Yüksek Öğretim Kurulu’nun bir hafta önce yayımladığı istatistikleri de paylaşan Bakan Özlü, “Ülkemizdeki üniversitelerde toplam 158 bin akademisyen görev yapıyor. Üniversite hocalarımızın 70 bini kadın, 88 bini erkek akademisyenlerden oluşuyor. Yani, üniversite hocalarımızın yüzde 45’ini kadınlar oluşturuyor. Ülkemizde 7 bin 700 kadın profesör, gençlerimizi geleceğe hazırlıyor” dedi.

    Bakan Özlü, YÖK’ün istatistiklerini de paylaşarak Türkiye’de 23 bin 190 kadın araştırma görevlisi bulunduğunu, erkek araştırma görevlisi sayısının 22 bin 800 olduğunu belirtti. Bakan Özlü, “Yani genç akademisyenlerde, kadınlarımız erkekleri geçti. Bunun anlamı gelecek 5-10 yıl içinde kadınlarımız Türk akademi dünyasına mühürlerini vuracaklar” diye konuştu.

    “Girişimci kadınlara pozitif ayrımcılık”

    Bakanlığa bağlı KOSGEB vasıtasıyla girişimcilere çok önemli destekler verdiklerini ifade eden Bakan Özlü, “Bu destekleri verirken kadın girişimcilerimize özel olarak yaklaşıyoruz. Girişimci kadınlarımıza pozitif ayrımcılık yapıyoruz. 2016 ve 2017 yıllarında toplam 216 bin kadınımıza Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi verdik. Yine 2016 ve 2017 yıllarında kadınlarımızın kurduğu tam rakam vereyim 18 bin 413 firmamıza 340 milyon lira tutarında yeni girişimci desteğinde bulunduk” açıklamasında bulundu.

    21 bin İzmirli kadına eğitim

    2012-2017 yılları arasında 21 bin İzmirli kadına Uygulamalı Girişimci Eğitimi verdiklerini belirten Bakan Özlü, “Büyük bir mutlulukla ifade etmek isterim ki; söz konusu İzmirli kadın girişimcilerimizden 935 tanesi verdiğimiz desteklerle kendi işini kurdu. Kendi işini kuran İzmirli kadınlarımıza 23 milyon lira destek sağladık. Elbette biz Bakanlık olarak bu destekleri verirken sivil toplum kuruluşlarımızla ortak hareket ediyoruz. İlgili sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte ortak projeleri hayata geçiriyoruz. Bu çerçevede siz değerli Ege İş Kadınları Derneğinden kadın girişimcilerimize yönelik projeler bekliyoruz. Sizler proje getirin, biz destekleyelim. KOSGEB sizlerden gelecek olan projelere mutlaka destek olacaktır. Ben de ayrıca bu projeleri özel olarak takip edeceğim” dedi.

    Bakan Özlü, Avrupa Şampiyonu olan Vakıfbank Kadın Voleybol Takımı’nı da tebrik etti. Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Nilhan Antitoros, konuşmaların ardından Bakan Özlü’ye hediye takdim ederken, toplantı basına kapalı olarak devam etti.