Etiket: Hidrosefali

  • Vali Zorluoğlu, hidrosefali hastası Enes’e misafir oldu

    Van Valisi Murat Zorluoğlu, İpekyolu ilçesi Hafıziye Mahallesi’nde yaşayan Çevik ailesini ziyaret ederek, ailenin doğuştan hidrosefali hastası çocukları 16 yaşındaki Enes’in misafiri oldu.

    Bir vesileyle kendisini evine davet eden Enes’in ricasını kırmayan Vali Zorluoğlu, ziyarette edebiyat öğretmeni baba ve ev hanımı annenin 3 çocuğundan en büyüğü olan Enes ile sohbet ederek, ilgi alanları ve isteklerini dinledi. Kitaplarla arası iyi olan Enes, Vali Zorluoğlu’na okuduğu kitaplardan, helikoptere binme arzusu ve bir günlüğüne de olsa askerlik yapma hayalinden bahsederken, Enes’in hayallerine kayıtsız kalmayan Vali Zorluoğlu da, helikopter ve askerlik ile ilgili isteklerini ilk fırsatta gerçekleştirme sözü verdi.

    Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Selim Elhansu ve AK Parti İpekyolu İlçe Başkanı Rasim Aslan’ın da yer aldığı ziyarette, uzun süre vakit geçirdiği Enes’e ve kardeşlerine çeşitli hediyeler da veren Vali Murat Zorluoğlu, Enes’ten iade-i ziyaret sözü aldıktan sonra evden ayrıldı.

  • Hidrosefali ve gelişim bozukluğu olan ikizler artık yürüyor

    İzmir’de hidrosefali ve gelişim geriliği rahatsızlıkları ile dünyaya gelen ikiz bebekler Ela ve Hüseyin, gördükleri rehabilitasyon tedavisi sayesinde önemli bir aşama kaydederek yürümeye ve konuşmaya başladı.

    Ela ve Hüseyin Sargın isimli ikizler 2 yıl önce erken doğum ile dünyaya geldiler. Bu durum onların hem bedeninde hem de bilişsel zekasında çeşitli sorunlara yol açtı. Hareket ve öğrenme kabiliyetleri açısından yaşıtlarından geride kalıyorlardı. Hüseyin’e ’Hidrosefali’ teşhisi konmasının ardından, önce Hüseyin daha sonra kardeşi Ela bebek İzmir’in Bayraklı ilçesindeki Tolga Özel Eğitim Kurumu’na geldi. Yaklaşık bir yıldır eğitim gören Ela ve Hüseyin, yürümeye, iletişim kurmaya ve öğrenmeye başladı.

    Hayata artık umutla bakıyorlar

    Tolga Özel Eğitim Kurumu’nda görevli Fizyoterapist Melahat Korkusuz, gelişim geriliği ve cp (cerabral palsy) tanısıyla gelen minik Ela’nın eğitime başlamadan önce sadece televizyon, müzik gibi unsurlara tepki verdiğini, kişilerle ve oyuncaklarla hiçbir şekilde ilgilenmediğini söyledi. Korkusuz, Ela’nın eğitime kısa sürede yanıt verdiğini ve ciddi gelişmeler kaydettiğini söyleyerek, “Ela, motor gelişim açısından çok gerideydi, oturamıyordu şimdi ise desteksiz yürüme aşamasındayız. Dil gelişimi ve bilişsel gelişim açısından da çok gerideydi. Bizler öncelikle Ela ile iyi bir iletişim kurmaya çalıştık. Fizyoterapist olarak motor gelişmesini sağlarken aynı zamanda çocuğun çevreye, oyuncaklara ve olaylara yaklaşımını da dikkate almam gerektiğini düşündüm ve Etkileşim Temelli Erken Çocuklukta Müdahale Programı (ETEÇOM) eğitimi aldım. Bu eğitimle çocuğun birincil ailesini eğitmeye yönelik 66 stratejiyi kullanarak; çocukların 16 temel davranışı edinmesini sağladık” diye konuştu. Korkusuz, Ela’nın eğitimden önce hiç konuşmadığını, şimdi ise artık taklit yeteneğinin geliştiğini, söylenenleri dinlediğini, komut aldığını, anlamsız da olsa sesler çıkarmaya başladığını, kişilerle iletişime geçtiğini dile getirdi.

    Ela’nın ikiz kardeşi Hüseyin’in hidrosefali tanısıyla tedaviye başladığını, duygusal ve iletişimsel açıdan büyük gelişme kaydettiğini söyleyen Korkusuz, “Hüseyin de hidrosefaliye ek olarak gelişim geriliği de mevcuttu. Konuşamıyordu. Hiçbir kelimeyi söyleyemiyordu. Hüseyin buraya geldiğinde bir yaşındaydı ve 6 aylık bir çocuk gelişimindeydi” diye konuştu.

    Hüseyin’in sosyal olaylara sosyal tepkiler vermeye başladığını söyleyen Korkusuz, “Hüseyin, aldığı eğitim sonucunda bilişsel ve iletişimsel açıdan çok gelişme kaydetti, şarkı söylemeyi öğrendi. Şu anda çok iyi durumda ama yine de yaşıtlarının gerisinde. Bir buçuk yıldır tedavi alıyor. Konuşuyor, yürüyor, koşuyor ve en önemlisi söyleneni anlıyor. Ailesine ona nasıl yaklaşılmasıyla ilgili de bildi verdik” dedi. Televizyon, telefon, tablet gibi aygıtlardan hem Ela’yı hem de Hüseyin’den uzak tuttuklarını söyleyen Korkusuz, verdikleri eğitimin kalıcı ve olumlu etkiler yarattığını ifade etti.

    İkiz kardeşler Ela ve Hüseyin’in annesi Gülistan Sargın da bir rastlantı sonucu Tolga Özel Eğitim Kurumu‘na geldiklerini ve Melahat Hoca’nın çocuklarının eğitimi konusunda çok emeği olduğunu belirtti. Anne Sargın, “Melahat Hocamızdan çok memnunuz, onu kaybetmek istemiyoruz. Birçok gelişme kaydettik” dedi.

  • Hidrosefali Tedavisinde Önemli Adım

    Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’nde Beyin Cerrahi Kliniğinde uygulanan nöroendoskopik teknikle hasta, şant takılmadan çok daha kısa sürede tedavi edilebiliyor.

    Hidrosefali (Beyinde su toplaması) hastaları günümüzde beyne yerleştirilen şant cihazı gibi çeşitli yöntemlerle tedavi edilebiliyor, ancak Balcalı Hastanesi Beyin Cerrahi Kliniğinde uygulanan nöroendoskopik teknikle (3. Ventirkülostomi) hastaya şant takılmadan çok daha kısa sürede tedavi edebiliyor. O hastalardan biriside 16 yaşındaki Buse Ceren Cengiz. Hemşirelik üçüncü sınıf öğrencisi olan Buse Ceren Cengiz, 1 hafta önce baş ağrısı ve dengesizlik şikayeti ile Balcalı Hastanesi Beyin Cerrahi Kiliniğine başvurdu. Doç Dr. Derviş Mansuri Yılmaz tarafından tedavi altına alınan Cezgiz’n beyninde su toplanması olduğu tespit edildi.

    Operasyona alınan Cengiz’e yaklaşık 1 cm’lik delikten nöroendoskopik operasyon yapıldı. Başarılı bir operasyonla sağlığına kavuşan Buse Ceren Cengiz iki üç günlük bir tedavi sürecinin ardından taburcu oldu.

    Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Beyin Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz, yapılan işlemle ilgili verdiği bilgide artık hidrosefali hastalarının bir kısmını şant cihazı yerleştirmeden nöroendoskopik teknikle (3. Ventirkülostomi) çok daha kısa sürede tedavi edebildiklerini hidrosefalinin bu tedavi yönteminde alın bölgesinin gerisinden yaklaşık 1cm’ lik çok küçük bir açıklıktan girilerek işlemin sonuçlandırıldığının söyledi.

    Hidrosefaliyi beyin karıncıklarında beyin omurilik sıvısının birikimi olarak tanımlayabileceklerini ifade eden Yılmaz, “Bu biriken sıvı tahliye edilmez ise ciddi sonuçlara sebep olabilmektedir. Bu hastaların tedavisinde genellikle biriken bu beyin omurilik sıvısını tahliye etmek için silikondan yapılmış şant cihazı kullanılmaktadır. Bu cihaz hastada ömür boyu kalmaktadır. Uyguladığımız endoskopik yöntem ile şant cihazının yerleştirilmesine gerek kalmadan karıncıklarda biriken sıvı karıncığın tabanında açılan bir delikten beyin içindeki sıvının tahliye edilebileceği yere geçişi sağlanmaktadır” dedi.

    Yılmaz, bu yöntemle uygun olan hastalarda beyin içindeki tümörün, beyin kanmalarının tedavisinin yapıldığını işaret ederek, yöntemin bu bölgede de nadiren yapıldığına vurgu yaptı.