Etiket: Hiç

  • Baliç: “Bugün Hiç Varlık Gösteremedik”

    PTT 1. Lig’de Adanaspor’a 3-0 yenilen Kardemir Karabükspor’da teknik direktör Elvir Baliç, “Biz Adanaspor’dan daha kaliteli bir takımız. Ama bugün hiç varlık gösteremedik” dedi.

    Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Baliç, ilk yarı pozisyon anlamında üstün olduklarını ancak ikinci yarı başka bir takıma dönüştüklerini söyledi. Baliç, “İlk yarıda pozisyonları değerlendiremedik. İkinci yarı başka bir takım olduk. Özellikle golü yedikten sonra bir türlü toparlayamadık. Kötü mücadele ettik. Arka arkaya goller yedik. Bugünkü oyun bize yakışmadı. Biz Süper Lig’e çıkmak istiyoruz. Ama bu şekilde olmaz. Biran önce toparlanmamız lazım. İlk yarıyı iyi şekilde bitirmek istiyoruz. İkinci yarı mutlaka bazı değişiklikler yapacağız. Biz Adanaspor’dan daha kaliteli bir takımız. Ama bugün hiç varlık gösteremedik. Adanaspor’u iyi analiz ettik. Adanaspor hem içeride hem dışarıda kontra atak futbolu oynuyor. Bizim kötü bir mücadelemiz vardı ve galibiyeti de açıkçası hak etmedik.

  • (Özel Haber) 1 Buçuk Yaşından Beri Hiç Bir Maçı Kaçırmadı

    Eskişehirspor’un en küçük taraftarlarından Zümrüt Törü, 1 buçuk yaşından beri hiçbir maçı kaçırmıyor.

    Eskişehirspor’un kaybetiği puanlar, 7’den 70’e tüm taraftarı üzerken kulüp taraftarları tribünlerde takımını yalnız bırakmıyor. Eskişehirspor’un en küçük taraftarlarından Zümrüt Körü şu an 4 yaşında ve 1 buçuk yaşından beri iç sahadaki hiçbir maçı kaçırmıyor. Babası ile birlikte maçlara gelen Zümrüt, tribünde çok kolay arkadaş ediniyor. Baba Ali Törü, “Yorgun olup maça gelecek halim olmasa bile kızım beni zorla maça getiriyor. Stadyuma geldiğimizde tribünde herkesle çok kolay iletişim kuruyor. Kimseyi yabancı olarak görmüyor burada. Burası onun ikinci evi oldu” ifadelerini kullandı.

    Zümrüt, Eskişehirspor maçlarına gelmeye devam edeceğini ve takımının küme düşmemesini istediğini söyledi.

  • ‘Ben Hiç Öfkelenmem’ Diyenler Yalan Söylüyordur

    Psikolojik Danışman Uzmanı Sevgi Dönmezel, insanların hayatlarının sonuna kadar öfke duygusunu yaşayacağını ve yaşaması da gerektiğini belirterek, “Çevrenizde ‘ben hiç öfkelenmem’ diyenler varsa inanın onlar ya yalan söylüyordur ya da ciddi problemleri vardır” dedi.

    Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Merkezi (PDRM) tarafından “Öfke Kontrolü” semineri düzenlendi. Semineri veren Psikolojik Danışman Uzmanı Sevgi Dönmezel, öfkenin herkesin yaşadığı ve yaşaması gereken bir duygu olduğuna dikkat çekerek, insanların öfke duygusunu kontrol ettiğinde birçok problemin çözümlenebileceğini de kaydetti.

    Öfke duygusu yaşandığında vücutta fiziksel olarak belirtilerin ortaya çıktığını (kesik ve zor nefes alma, kalp çarpıntısı vs.) ve öfke kontrol yöntemlerinin temel önceliğinin bu fiziksel belirtileri azaltmak olduğunu aktaran Dönmezel, öfkenin fiziksel etkilerinin yanı sıra zihinsel (dikkat eksikliği, konsantrasyon bozukluğu vs.), davranışsal (aşırı gıda tüketimi, ilaç kullanımı vs.) etkilerinin de olduğuna ve kontrol edilmediği takdirde büyük sorunları beraberinde getirebileceğine de değindi.

    Öfkeyi, “sürekli” ve “durumluk” öfke şeklinde ele alan Dönmezel, sürekli öfke yaşayan birinin çok çabuk öfkelendiğini ve bu tür kişiler için bu durumun artık bir yaşam tarzı olduğunu ve bu kişilerin toplumda barınmasının da zor olduğunu ekledi. Durumluk öfkeyi ise insanların kendilerini hayal kırıklığına uğratan, acı veren, yoksun bırakan bir durumla karşılaştığında yaşadığı öfke türü olarak belirtti.

    “NE İÇE ATIN NE DE DIŞA VURUN”

    Herkesin öfkeyi ifade etme tarzının farklı olduğunu ancak öfkeyi ifade etmek yerine kontrol altına almanın daha doğru olduğunu kaydeden Dönmezel, “Öfkeyi içe yönelttiğinizi düşünüyorsanız ve böyle bir ifade tarzınız varsa lütfen destek alın ya da kontrol yöntemlerini kullanmaya çalışın. Öfkenizi ne içe atın ne de dışa vurun’’ diyerek, öfkenin içe atılmasının ya da içe yönlendirilmesinin kişide ciddi rahatsızlıklara neden olabileceğine dikkat çekti.

    ÖFKE NASIL KONTROL EDİLİR?

    Dönmezel, öfke kontrol yöntemlerini; ortaya çıkan fiziksel belirtileri kontrol altına almak, düşüncelerin farkına varmak, alternatifler geliştirmek, girişken davranmak, içinde bulunulan ortamı değiştirmek, 4D kuralını (Dur, Düşün, Duygularını kontrol et ve Davran) uygulamak, çözüm cümleleri kullanmak şeklinde sıraladıktan sonra fiziksel belirtileri kontrol altına almanın öfke anında mantıklı düşünebilme ve o fiziksel etkilerin zararlarından korunma noktasında çok önemli olduğunu ve bunun için de nefes egzersizleri yapmak gerektiğini anlattı.

    “KENDİNİZİ ARADA BİR ŞARJ EDİN”

    Ayrıca Dönmezel, “Günlük yaşantının içindeki o rutinlik insanı bunaltır. Telefonlarımızı nasıl şarj ediyorsak bizim de şarja ihtiyacımız var. Kendinizi arada bir şarj edin” ifadelerini de kullanarak, günlük hayatın sıkıcılığından kurtulmak için herkesin, kendine özel bedensel ve zihinsel gevşeme egzersizlerini yapması ve ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.

  • “Sen Hiç Ateşböceği Gördün MÜ” Oyunu Beğenildi

    Yılmaz Erdoğan’ın kaleme aldığı, ülkemizin yakın siyasal yapısını anlatan ‘Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü’ isimli tiyatroyu sahneleyen belediye tiyatrosu oyuncuları tam not aldı.

    Gaziemir Belediyesinin 1 Eylül Dünya Barış Gününde başlayarak bir yıl süreyle ‘Barış Yılı’ ilan ettiği etkinlik ve gösteriler kapsamında ‘Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü’ isimli oyun sahnelendi. Yılmaz Erdoğan’ın kaleme aldığı oyunu Gaziemir Belediye Tiyatrosu sahneledi. Atatürk Kültür Merkezi Nazım Hikmet Sahnesinde sergilenen ülkemizin yakın geçmişini anlatan oyun Ebru Yavuz Güngör yönetiminde sahnelendi. Gülseren isimli karakter üzerine kurulan oyun, karakterin yaşantısı üzerinden ülkenin yakın geçmişine ışık tutuyor. Gülseren karakterinin ailesi ve yakın çevresinin siyasi ve sosyal yaşantısını ele alan yaklaşık 50 yıllık zaman diliminde geçen oyun kimi zaman gülümsemeler kimi zaman sessiz gözyaşlarıyla geçmektedir. Başarılı performansla profesyonelleri aratmayan oyuncular, seyirciden tam not aldı, ayakta alkışlandı.

  • Kafkas: “Kayserispor’da Hiç Kimse Durduk Yere Gönderilmez”

    Kayserispor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, Kayserispor’un bir an önce ligde bulunduğu bölgeden uzaklaşması gerektiğini söyleyerek, “Kayserispor’da hiç kimse durduk yere bir yere gönderilmez” dedi.

    Kayserispor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas ve Kayserispor Basın Sözcüsü Ahmet Yıldız, Kayseri Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kösedağ, Kafkas’a başarılar diledi.

    Ziyarette gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kayserispor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, takımın son durumuyla alakalı bilgiler verdi. Kafkas, “Gol atma gibi bir beceriksizliğimiz var. Bu hafta biraz onun üzerine yoğunlaştık. Oyun anlayışımız oldukça iyi. Ufak tefek eksiklerimiz var ama bunları aşabilecek güce ve potansiyele sahibiz. Takımın morali iyi. İyi de hazırlandık. Bu hafta özellikle fiziksel açıdan hazırlık maçı yapmadık. Üst seviyede oynamamız gerekiyor. Önümüzdeki ilk maçta Kasımpaşa ile. 4 büyük takımdan sonra ligin en iyi kadrosuna sahip olan bir takım. Bizim de artık içeride kazanmamız gerekiyor. Aldığımız puanların tamamına yakını dışarıdan aldığımız puanlar. Bir içeride ve bir dışarıda kazanabilirsek Kayserispor, çok daha rahat yerlerde seyrini devam ettirebilecek bir yapıya bürünür. Umarım şanssızlığımızı bu maçla birlikte kırarız” dedi.

    “TAKVİYE GEREKİYOR”

    Takıma futbolcu takviyesinin yapılması gerektiğinin altını çizen Kafkas, “Fakat bunun mevkileri kafamda var ama bunu başkanla paylaşmadan kamuoyu ile paylaşmanın doğru olacağını düşünmüyorum. Daha süremiz de var. Bununla ilgili ufak ufak çalışmalarımız da var. Durumumuza göre, ölçeğimize göre transfer yaparız” ifadelerini kullandı.

    “KİMSE DURDUK YERE GÖNDERİLMEZ”

    Bir gazetecinin ‘İbrahim Dağaşan’a neden izin verildi’ diye sorması üzerine Kafkas, “Benim prensibim gereği veya kendi ilkelerim doğrultusunda oyuncunun bilgisini paylaşmak istemem ama hiç kimse durduk yere bir yere gönderilmez. Buraya emekleri var ve bundan sonraki futbol hayatı var. Ben olumsuz bir yorum getirmem ama ancak kendi konuşursa biz de gerekleri kendisine ifade ederiz. Bu ayrılıklar oluyor. Bu verimlilik ile ilgilidir. İbrahim’in geçen sene çok ciddi emekleri olmuştur. Bundan sonra gideceği takımlarda da büyük hizmetleri olacaktır. Herhangi bir sıkıntı olmadan kendisine durumu izah ettik. Söylediğim gibi hiç kimse durduk yere gönderilmez” diye konuştu.

    “LİGİ ORTA SIRALARDA BİTİRMEK İSTİYORUZ”

    Ligi orta sıralarda bitirmek istediklerini kaydeden Tolunay Kafkas, “Maçların çok ayrı senaryoları oluyor. Birbirinden farklı oyunlar oluyor. Bu oyun şeklini, bu oyun anlayışını bozmadan, biraz daha üretken olup toplayabileceğimiz puanları toplayıp ligi orta sıralarda bitirmek istiyoruz. Bizim için önemli olan bulunduğumuz bölgeden uzaklaşmaktır” şeklinde konuştu.

    Ziyarette konuşan Kayserispor Basın Sözcüsü Ahmet Yıldız ise, “Hocam ile birlikte Gazeteciler Cemiyeti’nde bulunmaktan memnuniyet duyuyorum. Daha önceden planlamış olduğumuz bir ziyaretti ama yoğunluktan dolayı gerçekleştiremedik. Burada olmaktan son derece mutluyuz. Kayseri basını gerektiği gibi Kayserispor’a destek veriyor. Hep yapıcı eleştiriler oluyor. Bize bu şekilde yaklaşan bütün basın mensuplarına teşekkür ediyorum. Sonuçta bu kulüp hepimizin kulübüdür. Buna hep beraber sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    “KAYSERİSPOR’A DESTEK VERİLMİYOR”

    Kayserispor’un destek görmediğini ve şu anda kulübün Başkan Recep Mamur’un sırtında gittiğini belirten Yıldız, şunları söyledi:

    “Şehir yönetenlerden ve organize sanayideki değerli iş adamlarımızdan destek görmüyoruz. Eğer bugün Kayserispor’a değerli başkanımız sahip çıkmasaydı Kayserispor’un durumu gerçekten şu anki durumundan çok öte bir durumda olurdu. Sayın başkanımız sahip çıktı ve şu anda işler iyi ve yolunda gidiyor. Puan olarak istediğimiz yerde değiliz ama kurumsallaşma adına, kulübün ileriye dönük bir takım sıkıntılarını aşması yönünde başkanımız yoğun gayret ve çabaları var. Bundan dolayı bütün Kayseri şehrinin sayın başkanımıza teşekkür etmesi gerektiğin düşünüyorum.”