Etiket: Hiç

  • Bursa’da binlerce Trabzonlu 10 saat hiç durmadan horon tepti

    Bursa’da yaşayan binlerce Trabzonlu, Uludağ’da buluşarak 10 saat hiç durmadan horon tepti.

    Bursa Trabzon ve İlçeleri Dayanışma Derneği’nin bu yıl 7’ncisini düzenlediği yayla şenliğinde buluşan 10 bin Trabzonlu gönüllerince eğlenerek saatlerce dur durak bilmeden horon tepti. Uludağ Kirazlı Yayla’da düzenlenen şenlikte sabahın erken saatlerinden itibaren toplanan Trabzonlular, kendilerini kemençenin sesine bırakarak yorulmak nedir bilmeden 10 saat boyunca horon tepti. Horon oynarken hiç yorulmadıklarını belirten Trabzonlular, kemençe sesinin yorgunluklarını aldığını söyledi. Yayla şenliğinde konuşan Bursa Trabzon ve İlçeleri Dayanışma Derneği Başkanı İsmail Çiftçi, “Kirazlı Yayla’da 7’nci geleneksel yayla şenliğinde hemşehrilerimizle buluştuk. Bursa’da yaşayan 10 bin Trabzonlu hemşehrimizin katımlıyla şenlik düzenliyoruz. Memleketten uzakta gurbette yayla kültürünü yaşatmaya devam ediyoruz. Bu da hemşehrilerimizden büyük ilgi görüyor. Şenlikte horon oynuyoruz. Horon halkamızda 2 bin kişi aynı anda saatlerce horon oynuyor” dedi.

  • Kılıçdaroğlu: “CHP’nin Bayrak, Vatan, İnsan Sevgisini Hiç Kimse Reddedemez”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “CHP’yi eleştirebilirler. ‘Şöyle yaptınız’, ‘böyle yaptınız’ diyebilirler ama bir şeyi kimse söylemez; CHP’nin bayrak sevgisini, vatan insan sevgisini, insan sevgisini hiç kimse reddedemez. Bayrağımızı, çocuklarımızı, insanlarımızı seviyoruz. Biz bir orman gibi kardeşçe yaşamak istiyoruz” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’de Balçova Belediyesi tarafından yapılan Şehit Polis Haluk Varlı Parkı’nın açılışına katıldı. Kılıçdaroğlu’nun Adnan Menderes Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısının ardından düzenlenen açılışa, 2015 Eylül’de şehit olan polis Haluk Varlı’nın öğretmen eşi Gül Varlı’nın yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, CHP İzmir Milletvekilleri, Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya, ilçe belediye başkanları, CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel, ilçe başkanları, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Açılışı balkonlarından izleyen vatandaşların, binalarına Türk bayrakları ve Kemal Kılıçdaroğlu pankartlar astığı görüldü. Şehit polisin eşi Gül Varlı, öğretmen arkadaşlarıyla birlikte parkın önünde fotoğraf çektirdi. Açılışta konuşan Kılıçdaroğlu, barış ve huzur vurgusu yaparak, “Şehit polisimiz Haluk Varlı, biz insanca yaşayalım diye hayatını feda etti. CHP’yi eleştirebilirler. ‘Şöyle yaptınız’, ‘böyle yaptınız’ diyebilirler ama bir şeyi kimse söylemez; CHP’nin bayrak sevgisini, vatan insan sevgisini, insan sevgisini hiç kimse reddedemez. Bayrağımızı, çocuklarımızı, insanlarımızı seviyoruz. Biz bir orman gibi kardeşçe yaşamak istiyoruz” diye konuştu.

    Kamuoyunda CHP için “Algı operasyonu yapıyor” dendiğini belirten Kılıçdaroğlu, algıya değil, akıllarına güvendiklerini söyledi. Herkesin Türkiye’de yaşayan mutlu insanlar olacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan mutlu insanlar olacağız. Devletin kurumları vardır. Askeri, polisleri vardır, yargıcı vardır. Devlette olması gereken ana unsur adalettir. Adaletin olmadığı yer de devlet de olmaz. Ahlakın olmadığı yerde de adalet olmaz. Güzel ahlakı savunmalıyız. Bu toprakların mayasında yüce ahlak vardır. Sevgili peygamberimiz ‘ben yüksek ahlakı tamamlamak üzere gönderildim’ der. İşte ahlak bu kadar önemlidir.”

    “VEFA BORCUMUZ VAR”

    Polislerin önemine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Polisimiz görev yapar, polis bizden birisidir. Eğer bu ülkenin sokaklarında rahat geziyorsak, kahvesine, lokantasına gidebiliyorsak polis arkadaşlarımızın onurlu görevi nedeniyledir. Terörün kol gezdiği yerde yine onlar öndedir. Hayatlarını, kolunu, gözünü verir. Bize düşen görev; bu ülke için hayatını veren, canını, kolunu, bacağını veren o insanlara yüksek vefa duygusunu göstermektir. O nedenle ‘ahlak’ diyorum. Parka adının verilmesi elbette yetmez. Onlara ne kadar hizmet edersek bir anlamda kendi vicdanımızı tatmin etmek için. Benim çocuğum komşum, tanımadığım insanlar için hayatını feda eden insanlara vefa borcumuz vardır. O insanlar bizim daha rahat yaşayabilmemiz için hayatlarını feda eden insanlar” dedi.

    “HUZUR İÇİNDE YAŞAMAK İSTİYORUZ”

    Kendi ülkelerinde huzur içinde yaşamak istediklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “Her gün şehitlerin geldiği ülkemizde yüreklerimizde derin yaralar açılıyor. Neden? Eğer insansak aklımıza kullanacaksak soru sormalıyız ve kendi vicdanımızla yanıtı bulmalıyız. Ne oldu da Türkiye 14 yılda bu noktaya geldi? Bizim bu memlekette huzura ihtiyacımız var. İlk lokmayı alırken nasıl ‘bismillah’ diyorsak ‘huzur’ da diyebilmeliyiz.”

    İZMİR’E ÖVGÜ

    Konuşmasında, İzmir’e de övgüler yağdıran Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

    “İzmir batıya açılan kapımız. Türkiye’nin medeniyetinin en derin köklerinin olduğu yer. Anadolu’nun bütün insanları burada. TEOG sırasında 1. olan Vartolu kız, ‘en büyük arzum İzmir’i görmek’ diyor. Neden İzmir? Çünkü insan sevgisi var İzmir’de. Bütün kimlikler, inançlar var. Biz bu barışı, huzuru tüm coğrafyaya yaymak istiyoruz. Mustafa Kemal hepimizin ortak değeridir. Bütün hayatı savaş meydanlarında geçmiştir ama savaşı bitirdikten sonra ‘yurtta barış dünyada barış’ dedi. Çünkü o da biliyor ki barıştan daha değerli bir şey yoktur. Savaş meydanlarından gelen Mustafa Kemal Atatürk, ‘zorunlu olmadan savaş bir cinayettir’ diyor. Bizim Kurtuluş Savaşımız kutsal savaşımızdır. Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken binlerce şehidimiz, yetim çocuğumuz, anaların gözyaşı vardır. Biz onların verdiği Türkiye’de huzur içinde yaşamak ve çocuklarımıza daha güzel bir Türkiye vermek istiyoruz. Eğer bunu yapabilirsek ister simitçi, ister mimar, ister başbakan, siyasetçi olalım; eğer çocuklarımıza güzel Türkiye vermek için mücadele ediyorsak o zaman görevimizi yapmış oluruz. Tek bir şey istiyoruz; kendi ülkemizde insanca huzur içinde barış içinde yaşamak istiyoruz.”

    “PARKIN ADINI YAŞATALIM”

    Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunda şehit polisin eşi Gül Varlı ile de bir araya gelerek açılış kurdelesini kesti ve parka şehit polis Varlı’nın adının verilmesine dair meclis kararını verdi. Gül Varlı, “Buraya gelen herkes için sonsuz teşekkür ediyorum. Eşimin anısını bu şekilde sizlerin sayesinde yaşatacağım. Tek isteğim; parkın adını yaşatalım” diye konuştu.

    Açılışta konuşan Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya da, “Dedik ki; ‘burada eşiyle mutlu birlikteliği olan polis arkadaşımız ülkenin bölünmez bütünlüğü için yaşamını feda etti. Biz de mayıs ayında parkın ismini değiştirmek için meclise önergeyi verdik. Bu kent bu ülke, yaklaşık bir yıl önce bile dağdan indirilen terör örgütleri terörle karşılandı. Biz orada değildik. Beraber el ele birlikte yürüdüler. Biz oralarda da yoktuk. Şehitler toprağa düşerken, resmi bayramlar yasaklanırken binlerce kişiyle düğünler yapıldı. Biz yine oralarda yoktuk. Biz olmamız gereken yerlerdeyiz. Şehitlerin gelmesini istemediğimiz halde gelen her şehidin cenazesinde olacağız. İhanetin olduğu hiçbir yerde olmayacağız” dedi.

  • (Özel Haber) Mfö’nün Fuat’ını Hiç Böyle Görmediniz

    Türk rock müziğinin en önemli gruplarından MFÖ’nün sevilen simalarından Fuat Güner, Eskişehir’de katıldığı model uçak yarışmasında yaptığı hareketlerle izleyicileri büyüledi.

    Türk müziğinin efsanevi gruplarından olan ve ‘Ele Güne Karşı’, ‘Güllerin İçinden’ ve ‘Ali Desidero’ gibi klasikleşen şarkıları seslendiren Mazhar-Fuat-Özkan (MFÖ) grubunun üyelerinden Fuat Güner, sahnelerde olduğu gibi göklerde de hünerlerini sergiledi. Eskişehir’in İnönü ilçesinde Türk Hava Kurumu (THK) tarafından düzenlenen “F3A Radyo Kontrollü Model Uçak Akrobasi Türkiye Şampiyonası”nın antrenman gösterilerine katılan ve kendine özel model uçağı ile havada çeşitli akrobatik hareketler yapan Güner, kendisini izleyenleri büyüledi. MFÖ’nün F’si olarak tanınan ve müzik dışında bir başka tutkusu maket uçaklar olan ve Türkiye’de dereceleri bulunan Güner, bu hobisini herkese tavsiye ettiğini söyledi.

    “FIRSAT BULDUKÇA SIK SIK UÇMAYA GİDİYORUM”

    Yaklaşık 25 sene önce model uçaklara ilgisinin başladığını ve çocukluk yıllarında da lastik pervaneli uçaklar yaptığını söyleyen Fuat Güner, “Bundan 20 sene önce falan bir trafik kazası geçirmiştim. Evde bir uçak yaptım. Sonra hadi bunu uçuralım diye gittik bir alana. Orada eğitim aldım ve 30 – 40 sorti uçtuk. Sonra yavaş yavaş öğrendim radyo kontrollü uçakları kullanmayı. O zaman bu zamandır konserlerden fırsat buldukça, çok sık olmasa da, haftada en az bir kere gidiyorum uçmaya. Aynı zamanda İstanbul Model Uçak Kulübü’nün de başkanlığını yapıyorum. Çok gönül verdiğim bir hobi. Uçmayı zaten çok seviyorum. Bazen fırsat buldum mu hakiki uçaklarla da uçma şansım oluyor. Bu vesileyle f uçağı yarışmasına katılayım, destek vereyim diye geldim” dedi.

    “REHABİLİTASYON GİBİ, ÇOK GÜZEL BİR HOBİ”

    Yapılan yarışmada kendisinden iyi uçan arkadaşlarının olduğunu ve iddiasının bulunmadığını bildiren Güner, “Yaptığın hareketlerin her birinde bir zarafet olması lazım. Onu sağlamak o kadar güvenli bir iş değil. Hele bir de rüzgar oldu mu, yok arkadan karşıdan falan insan o zaman tecrübeye ve çok uçmaya ihtiyacı oluyor. Ama çok güzel bir hobi. Gerçekten herkese tavsiye ediyorum. En azından bunu yaparken, uçarken değil bir de bunu yapması var uçakları. Kendim de ben yaptım çok. Rehabilitasyon gibi hiçbir tasanız, bir kederiniz kalmıyor. Hiçbir şey düşünemez oluyorsunuz. O yüzden herkese tavsiye ediyorum, güzel bir hobi” diye konuştu.

    Eskişehir’den de övgüyle bahseden Fuat Güner konuşmasını söyle sürdürdü:

    “Modern bir şehir, yaşayan bir şehir. Dolayısıyla burada bulunmaktan çok mutluyum. İnönü de harika bir yer. Yani eğer uçmak isteyenler varsa, çok güzel bir yerdeler. Bunun değerini bilsinler diyorum.”

  • (Özel Haber) Türk Seyyah 4 Yıldır Hiç Para Harcamadan Diyar Diyar Geziyor

    Türk seyyah, senelerdir hiç para harcamadan diyar diyar geziyor. Kılık ve kıyafetini görenler ona önce “Hello” diyor, “Aleykümselam” karşılığını alınca da şaşırıyor.

    30 yaşındaki Ferit Uç, tam dört yıldır Türkiye’yi dolaşıyor. Üzerinde Anadolu motiflerinden oluşan ilginç kıyafeti ve elindeki asasıyla seyyahları andıran Uç, “evim” dediği sırt çantasındaki tek kişilik çadırında kalıyor. Genç seyyah, para kullanmıyor. Hayatta kalabilmek için elindeki çıkartmaları ihtiyaçları karşılığında takas ediyor. Cep telefonu da kullanmıyor. Karşılaştığı ve samimiyet kurduğu insanların telefonlarını defterine yazıyor sadece. “Günü geldiğinde arar sorarım” diyor. Yolculuk yapmak istediğinde ise otostop çekiyor. Ona Haldun Dormen Tiyatrosu’nda bir süre oyunculuk yapan Egemen Öztoprak eşlik ediyor. İki arkadaş, evlerinden ve ailelerinden uzak, diyar diyar geziyor.

    KADIN KUAFÖRÜYDÜ SEYYAH OLDU

    İstanbul’da kadın kuaförü olduğunu söyleyen Ferit Uç,”Artık deli gibi sıkılmıştım. Birçok şeyin aynı olduğuna karar kıldım. Sabahtan akşama kadar çalışıyordum. Aldığım parayı evin ihtiyaçlarına ve borca veriyordum. Bir ay çalışıyordum, ancak kazandığımı rahat rahat harcayamıyordum. Bundan dolayı hafakanlar bastı. Bu şekilde gezmeye karar verdim. Cebimde 36 TL ile Şişlide’den Tekirdağ’a giderek ilk adımı attım. Daha sonra param bitince otostop yapmaya başladım. Dört yıldır yollardayım” dedi.

    YEMEK KARŞILIĞI ÇALIŞTIM

    Genç seyyah, aç kaldığında yemek karşılığında çalıştığını ifade etti. Çayı çok sevdiğini anlatan Ferit Uç, “Kars’a kadar çay için gittiğimi bilirim. Gittiğim her yerin beynimde fotoğrafını çekerim. Çünkü bir fotoğraf makinem yok. Hiç olmadı. Olmasını da çok istiyorum” şeklinde konuştu.

    Dört yıldır diyar diyar gezdiğini ve artık buna son vermeyi düşündüğünü söyleyen Uç, “Ailem biraz zor durumda, ev aldılar. Ödemelerde zorluk çekiyorlar. Onlara olan vefa borcumu ödemek için yeniden çalışmaya başlamayı düşünüyorum” dedi.

  • Hiç Ödülleri Sahiplerini Buldu

    Halkla İlişkiler Çalışmaları (HİÇ) Ödülleri, dördüncü kez sahiplerini buldu.

    Bursa Halkla İlişkiler Derneği’nin (BHİD) düzenlediği HİÇ Ödülleri, başvuran projelerin jüri tarafından değerlendirilmesiyle sahiplerini buldu. Sunuculuğunu Toprak Sergen’in yaptığı gecede Kurumsal İletişim, Kurum İçi İletişim, Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Sponsorluk İletişimi, Sivil Toplum ve Kamu Kuruluşları başlıkları altında, 6 kategoride en iyiler seçildi.

    Törende konuşan BHİD Başkanı Serdar Ömeroğulları, tüm profesyonellere mesleğin vazgeçilmez değerlerine sahip çıkıp daha da ileri götürme çağrısını tekrarladı. Ömeroğulları, “Bursa’nın en seçkin kuruluşlarının iletişim uzmanlarının gönüllüğü ve sektörün duayeni isimlerinin jüri üyeliği ile bu yarışmada her yıl artan ilgi ile hem halkla ilişkiler mesleğinin hem de Bursa’nın adını başarıyla öne çıkarmaktan mutluluk duyuyoruz. Kentimizde iletişim alanında oluşturduğumuz güçlü sinerjiyi ulusala yaymanın gururunu yaşıyoruz. Artık HİÇ ödülleri de sektörün olmazsa olmazlarından biri haline geldi. İletişim yönetimi uzmanlık isteyen bir alandır, amatör kişiler tarafından yapılan iletişimin ne tür olumsuz sonuçlar doğurduğuna zaman zaman hepimiz şahit oluyoruz. Nasıl sağlık söz konusu olduğunda doktora gitmemiz gerekiyorsa, konu iletişim yönetimi olduğunda da iletişim uzmanlarına başvurmak gerekiyor” şeklinde konuştu.