Etiket: Hiç

  • Hiç gitmediği yerden HGS cezası geldi iddiası

    Mersin’in Anamur ilçesinde yaşayan İsmail Pınar, kent dışına hiç çıkmadığı halde motosikletine Adana’da otoyola Hızlı Geçiş Sistemi’nden (HGS) kaçak geçiş yaptığı gerekçesiyle ceza kesildiğini ileri sürdü.

    Çeltikçi Mahallesi’nde çiftçilikle uğraşan İsmail Pınar’ın (32) adresine iddiaya göre, HGS’den kaçak geçiş yaptığı gerekçesiyle ceza tebligatı geldi. Tebligatı inceleyen Pınar, 13 Mart 2016 tarihinde saat 16.56’da, Adana Otoyol HGS gişelerinden geçtiği gerekçesiyle plakasına 2,25 TL geçiş ücreti kesildiğini gördü. 07 BER 83 plakalı motosikletine yazılan borcu ödemediği için 10 kat ceza uygulanan Pınar, “24 lira 75 kuruşluk cezalı bir borcum olduğunu gördüm. Hemen savcılığa başvurarak itirazda bulundum. O tarih ve saatte Anamur’da bir iş yerinde çalışıyordum, yüzlerce kilometre uzaktaki Hızlı Geçiş Sistemi’nden ceza makbuzu geliyor. Bu nasıl iştir anlamadım. Benim motosikletim Adana’ya hiç gitmedi” diye konuştu.

  • Başbakan Yardımcısı Canikli: “Artık hiç kimse bölgede Türkiye’yi hesaba katmadan istediği gibi at oynatamaz”

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Ortadoğu’da artık hiç kimsenin Türkiye’yi hesaba katmadan at oynatamayacağını söyledi.

    Giresun Federasyonu tarafından Yenikapı’da 10.’su düzenlenen Giresun Günlerine katılan Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu günden beri hiç olmadığı kadar güçlü bir ülke olduğunu ve güçlenmeye devam ettiğini belirterek, “Bugün Türkiye kurulduğu günden bu güne hiç olmadığı kadar güçlü ve güçlenmeye devam ediyor. Artık hiç kimse bölgede Türkiye’yi hesaba katmadan karar alamaz istediği gibi at oynatamaz. Çünkü bu bir hak mücadelesidir. Milletin güvenliğini sağlama mücadelesidir. O tehlikeyi bertaraf edene kadar işin içindeyiz. Güya DEAŞ ile mücadele ediyorlar. Dünyanın bütün güçlü devletleri işin içinde çaba sarf ederek mücadele ettiklerini iddia ediyorlar. Ancak DEAŞ yerinde duruyor. Sonra Türkiye çıktı sahneye. Dünyanın şaşkınlığı karşısında DEAŞ’i süpürmeye devam ediyor. Onun için herkes bizi izlemeye devam etsin” dedi.

    “Musul’da TSK’ya ihtiyaç var”

    Suriye’de olduğu gibi Musul’da da DEAŞ’tan kurtulmak için Türkiye’nin desteğine ihtiyaç olduğunu ifade eden Canikli, “Şimdi Musul operasyonu koalisyon güçlerinin ciddi desteğiyle başladı. Aradan geçen zaman içerisinde önemli bir ilerleme yok. Eğer gerçekten Musul’da DEAŞ’ten kurtulmak isteniliyorsa bunu yapacak TSK’dır. Suriye’de bu görüldü ama bunu görmek istemiyorlar. Kimsenin toprağında gözümüz yok. Fakat oradan ülkemize bir saldırı oluyorsa o zaman sormadan gerekeni yapacağız. O coğrafyayı en iyi biz biliyoruz” dedi.

    “Ülkemiz ekonomisi çok güçlü ve istikrarlı”

    Türkiye’ye ekonomik saldırıların da bulunduğunu söyleyen Canikli, “Bütün DEAŞ’i, PKK’yı, FETÖ’yü, PYD’yi ortaya çıkaranları hep biliyoruz. Hepsi aynı kapıya çıkıyor. Ülkemize her yönden saldırıyorlar. Ülkemize ekonomik saldırı da var ancak bütün bu saldırılara rağmen güçlü bir ekonomimiz var ki tık yok. Moody denilen bir kredi derecelendirme kuruluşu var. Ismarlama olarak Türkiye’nin puanını düşürdü. Sandılar ki daha önce puanını düşürdükleri ülkeler gibi olacağız. Hiç de öyle olmadı. Bu aslında Moody iflası anlamına gelir. Türkiye bölgesinde ekonominin cazibe merkezi durumundadır” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’ye yaptığı konuşmanın ardından Giresun Federasyonu Başkanı Mehmet Kuğu tarafından Giresun evi maketi hediye edildi. Bakan Canikli ise daha sonra ilçe ve derneklerin kurduğu stantları dolaşırken, Giresun’un Çanakçı ilçesinin Kuş köylülerinin haberleşme aracı olarak kullandığı kuşdili ile karşılandı. Bakan Nurettin Canikli ise dünyaya kuşdili ile barış mesajı verilmesini istedi. Bakan Canikli’nin “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yoluna devam edecektir” sözlerini Kuşköylü Rıfat Köçek kuşdili ise seslendirdi.

  • Hiç arabası olmadığı halde trafik cezası geldi

    Batman’da ikamet eden ve şu ana kadar hiç araba sahibi olmayan Muhammed Ekber Akkağıt, e-devlet sisteminde gördüğü trafik cezasıyla şoka girdi.

    25 yaşındaki Muhammed Ekber Akkağıt’a ilginç bir şekilde trafik cezası geldi. Okul için PTT’den e-devlet şifresi alan ve sisteme giriş yapan Akkağıt, vergi borcunun olduğunu öğrendi.

    “Hiç arabam olmadı”

    Hiç araba sahibi olmadığı halde trafik cezası geldiğini gören Akkağıt, şaşkınlık içinde olduğunu söyledi.

    Yaklaşık 7 ay önce trafik cezası kesildiğini ve gecikme zammı ile cezanın yükseldiğini anlatan Akkağıt, e-devlet sisteminde cezanın nerede ve nasıl kesildiğini de göremediğini ancak sistemde ceza miktarı ve gecikme faizinin görüldüğünü bildirdi.

    “Endişe duyuyorum”

    Hiç aracının olmadığını ve korkuya kapıldığını anlatan Akkağıt, “Son zamanlarda bombalı araç eylemleri arttı. Bu araçla her hangi bir eylem yapıldığı takdirde faturanın bana kesilmesinden de endişe duyuyorum. Trafik ve vergi dairesinden bu işin aslını öğrenmek ve yapılan yanlışlığın düzeltilmesini isteyeceğim. 34 GP 1662 plakalı bir araca ceza kesilmiş ve bu ceza da benim e-devlet sistemimde vergi borcu olarak görünüyor. Bu araca 7 ay önce 92 TL para cezası kesilmiş ve borç ödenmediği için bu borç 119 TL olmuş. Bu güne kadar tebligat da almadım tesadüfen e-devlet sistemime giriş yapınca öğrendim” dedi.

  • Tarık Akan’ın son sözleri: “Mücadele hiç bitmeyecek”

    Yakalandığı kanser hastalığı sonucu yaşamını yitiren sinemanın usta ismi Tarık Akan, Adana’da Çukurova Belediyesi tarafından 7 Eylül’de düzenlenen Yılmaz Güney’i anma gecesinde yapılan telefon görüşmesinde “Mücadele hiç bitmeyecek” mesajını vermişti.

    Tarık Akan, 9 gün önce Adana’da ÇukurovaBelediyesi tarafından Orhan Kemal Kültür Merkezi’nde düzenlenen Yılmaz Güney’i anma gecesine katılmayı çok istemiş, ancak rahatsızlığı nedeniyle katılamamıştı.

    Tedavi gördüğü hastaneden, Yılmaz Güney’i Anma Etkinliği’ne telefonla bağlanan Akan’ın konuşması, salonda duygusal anların yaşanmasına neden olmuştu.

    Görüşme sırasında usta sinemacı Tarık Akan, Yılmaz Güney’in bir efsane olduğunu ifade edip eşi Fatoş Güney’den mücadelesini sürdürmesini istemişti. Fatoş Güney ise, “Tarık sen bizim canımızsın ve iyileşeceksin, yine güzel işler yapacaksın” demesi üzerine Akan, “Mücadele hiç bitmeyecek” karşılığını vermişti.

    Tarık Akan’ın Adana için ayrı bir yeri olduğunu ifade eden Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, “7 Eylül akşamı yüzlerce Adanalıyla birlikte kendisini yüreklerimize misafir etmiştik. Yılmaz Güney’i andığımız geceye bedeni gelememiş ama sesiyle “Geldim, oradayım” demişti. Kaybımız büyük. O hep anıları ve yaptıklarıyla yaşayacak. Başımız sağolsun” diye konuştu.

  • Bakan Çelik: “Bayrağımızın yanına hiç kimsenin paçavra asmasına izin vermeyeceğiz”

    AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Türkiye’de ikinci sınıf vatandaş olmadığını, herkesin birinci sınıf vatandaş olduğunu belirterek, “Şanlı bayrağımızın yanına hiç kimsenin paçavra asmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

    Bakan Çelik, Adana’da Çukurova AK Parti İlçe Başkanlığı’nda partililerle bayramlaştı. Bakan Çelik, bayramlaşma öncesi yaptığı açıklamada 15 Temmuz gecesi Türk milletinin bütün dünyaya demokrasi dersi verdiğini söyledi. Bakan Çelik, “Bizim bir tane bayrağımız var. O bayrağın gölgesinde herkes birinci sınıf vatandaş. Türk, Kürt, Alevisi, Sünnisi ve diğer gruplarıyla, Türkiye’de ikinci sınıf vatandaş yoktur. Hepimiz birinci sınıf vatandaşız. Hepimiz bu ülkede ev sahibiyiz. Bu ülkede misafir yoktur. Hangi dinden mezhepten etnik kimlikten olursa olsun. Türkiye Cumhuriyetin çatısı altında bir ve eşitiz. O sebeple bu bayrak hepimizin bayrağıdır. Bu bayrağın yanına hiç kimsenin yeni bir paçavra asmasına izin vermeyeceğiz. Biz tek milletiz dediğimiz zaman bütün farlılıkları yok saydığımız yönünde kara propaganda yapıyorlar. Hayır biz milletimizin ait olduğu yerel kimliklerine sahip çıkıyoruz. Bütün bu farklıları zenginliğimiz kabul ediyoruz. Hepimizin adı farklı olabilir ama soyadımız Türkiye Cumhuriyetidir” diye konuştu.

    Bu şanlı bayrağın gölgesi altında demokratik, hukuk ve laik bir devlet, güçlü bir dış politikayla sosyal devlet olarak yola devam ettiklerini dile getiren Bakan Çelik, “Hiç kimse devletimizin bir takım özelliklerini değiştirip onu alıp cebine koymaya, bir başka yerde bir takım devletçiler yaratmaya, bayrağımızın yanına bir takım paçavralar asmaya kimse sakın ola tevessül etmesin. Sizin onlara nasıl cevap verdiğinizi 15 temmuz da nasıl tepki gösterdiğinizi bütün dünya gördü” dedi.

    Bazı belediyelere kayyumlar atandı diye halkın iradesi gasp edildiğini söyleyenler olduğuna anımsatan Bakan Çelik şöyle devam etti:

    “Hayır halkın iradesi gasp edilmedi. Tam tersine halk onları kendilerine hizmet etsin diye seçti. Ama onlar bu halkın emanetine ihanet ettiler. Kanunlar içinde hareket etmeleri gerekirken gittiler FETÖ ya da PKK terör örgütüne bu milletin verdiği imkanları peşkeş çektiler. Ha bu ülkeye helikopterlerle saldırmışsın, ha belediyenin imkanlarıyla hendekler kazımışsın, ha belediyenin araçlarıyla teröristlere yardım etmişsin hiç fark etmez. Hiç kimse bu ülkede kendi kedine terör devletçiği kuramaz. Kendi kendine terör egemenliği kuramaz. Bu ülkede egemenlik kayıtsız şartsız size (millete) aittir. Sizin egemenliğinizin hiçbir terör örgütü tarafından gasp edilmesine izin vermeyiz. O nedenle yapılan şey kendilerini halkın temsilcisi olmaktan çıkartıp, FETÖ’nün ya da PKK terör örgütünün kayyumu haline getirenlerin iş başından uzaklaştırılmasıdır. Onun yerine millete hizmet edecek, milletin ve devletin kayyumları atanmıştır. Hiçbir şekilde, milletin emanetine ihanet etmeyenlere, kanunlar çerçevesinde çalışanlara kimse herhangi bir olumsuzluk yaşatmamaktadır.”

    AB’ye de seslenen Bakan Çelik, “Türkiye’ye sahici bir müzakere, gerçekçi bir müzakere yapmak istiyorsanız, buyurun fasılları açın. 24 faslı açın, 24. Faslı açın. Hukuk devletini, ifade hürriyetini, basın hürriyetini konuşalım. Bizim bunlardan çekincemiz yok. Biz bu millet için daha fazla basın hürriyeti istiyoruz. Biz bu millet için daha fazla ifade hürriyeti istiyoruz” diye konuştu.

    Darbecilerle gerçek gazeteci ve akademisyenlerin karıştırılmaması uyarısı yapan Bakan Çelik şunları kaydetti:

    “Bakın bu darbecileri gerçek akademisyenlerle karıştırmayın. Bu teröristlerin akademik hürriyeti olmaz. Bu teröristlerin yaptıklarına akademik hürriyet denmez. İşte bu ruhunu şeytana satmış insanları Avrupalı dostlarımız gazeteci diye önümüze getirirse, akademisyen diye getirirse, biz terör örgütlerinin akademisyen ya da gazeteci kisvesi adı altında, Türkiye’ye operasyon çekmesine müsaade etmeyiz. Gerçek akademisyenlerin, gerçek gazetecilerin Türkiye’nin en büyük gücü olduğunu, Türkiye’nin yumuşak gücü olduğunun farkındayız. Türkiye’nin büyümesinde, geleceğe yürümesinde, gelişmesinde hür basının, özgür basının ve tabii ki basın hürriyetin, tabii ki ifade hürriyetinin, tabi ki akademik hürriyetin çok önemli yer vardır.”

    Bakan Çelik, uzun zamandır kara propaganda yapıldığını, Cumhurbaşkanına diktatör dendiğini, asıl diktatörlerin halkına karşı tankın arkasına saklandığını ancak Cumhurbaşkanın ise halkıyla birlikte tankların önüne çıktığını sözlerine ekledi.