Etiket: Heyecanla

  • Jupp Heynckes: “Atmosferi heyecanla bekliyoruz”

    UEFA Şampiyonlar Ligi Son 16 Turu’nda Beşiktaş ile karşılaşacak olan Bayern Münih’te Teknik Direktör Jupp Heynckes basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Vodafone Park’taki atmosferi heyecanla beklediklerini söyleyen tecrübeli hoca, oyuncularının da konsantre şekilde sahaya çıkmasını istediğini söyledi.

    Şampiyonlar Ligi’nin beklentilerinin çok yüksek olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Bayern Münih Teknik Direktörü Jupp Heynckes, “Bundesliga’yı domine edebilirsiniz. Çok büyük bir puan farkına sahibiz ama buna rağmen maçları ciddiyetle oynuyoruz. Ağır antrenmanlar yapıyoruz ancak bu otomatikleştirdiğimiz sistemi, pas oyununu, rakip kale önündeki oyunu hala mükemmelleştirebiliriz diye düşünüyorum. Yarın turu atlayacağımızı umut ediyorum. Ondan sonra en üst düzey rakiplerle karşılaştığımız zaman buna hazırlıklı olmalıyız. Oyuncularım çok çalışkan. Takım oyununu mükemmelleştirmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu işler süreç işidir ve bu süreç henüz tamamlanmadı” dedi. Ribery’nin önemli bir oyuncu olduğunu söyleyen Heynckes, “Ribery benim için son yıllarda performansını aynı seviyede tutmayı başaran ender oyunculardan birisi. Daha önceki dönemimde ve şimdiki dönemimde gördüğüm, bireysel olarak çok fazla çalışma yaptığı. Çok iyi hazırlandığı için ekim ayından sonra ritmini buldu ve eski performansına kavuştu. 2 hafta boyunca hastaydı ve buna karşın Hamburg karşısında iyi bir performans sergiledi. Benim tanıdığım Ribery olarak sahadaydı. İlk 11 oyuncusunu 1 hafta dinlendirmek istediğim zaman, bununla ilgili çok fazla tartışma ortaya çıkıyor. Ribery takımın en önemli isimlerinden” açıklamasını yaptı.

    “Sabit bir 11’im yok”

    İstanbul’a 20 üst düzey oyuncuyla geldiklerini sözlerine ekleyen Heynckes, “Bu oyuncuların kadromuzda olmasının bir sebebi var. Bundesliga maçından bir diğerine 6 farklı oyuncu kullandım. O zaman da aynı şeyi söyledim. Tüm oyuncularıma aynı seviyede güveniyorum. Benim için sabit bir 11 yoktur. Bu durum rakibe göre de değişir. Takım içinde defansif ve ofansif olarak iyi bir denge sağlamaya çalışıyorum. Bu durum yarın için de söz konusu olacaktır” dedi. Takımda sarı kart sınırında 3 oyuncunun olmasıyla ilgili sorulan soruyu da yanıtlayan başarılı hoca, “Ciddi bir şekilde oyuncularımı uyardım. 2013 yılında Barcelona’da 2. maçı oynarken, 5 oyuncumuz sarı kart sınırındaydı ve hiçbirisi o maçta kart görmeyip finalde oynayabildi. Oyuncular disiplinli oynadığı zaman, herhangi bir provokasyona mahal vermedikleri zaman kart görmüyorlar. Kimseyi sarı kart riskine karşın yedek bırakmayacağım ve sahaya süreceğim” şeklinde konuştu.

    “Takımıyla nefes alan bir taraftar göreceğimize inanıyorum”

    Vodafone Park’ın atmosferi hakkında da konuşan deneyimli çalıştırıcı, “Genel olarak bu konuda çok net bir fikrim var. Futbol dünyasındakiler için çok iyi bir atmosferde futbol oynamak çok önemlidir. Taraftar bu oyunun en önemli parçasıdır. Ben çok büyük maçlarda sahaya çıktım. Napoli deplasmanında müthiş bir atmosfer vardı. İnanıyorum ki yarın takımıyla nefes alan bir taraftar olacaktır. Bunun müthiş bir şey olduğunu düşünüyorum çünkü futbol budur. Taraftar olmadığı zaman yüksek gürültülü şekilde duygusuz bir futbol ortaya çıkar. Biz de güzel atmosferi sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi. 5-0’lık sonuç nedeniyle rehavete girmemeleri gerektiğini de söyleyen Jupp Heynckes, “Takımımızda birçok tecrübeli oyuncu var ve sadece uluslararası arenada değil, kendi milli takımlarıyla da çok önemli maçlara çıkmış oyuncular var. 5-0’lık sonuç çok önemli bir avantaj gibi görünse de oyuncularım yüksek konsantrasyonla sahaya çıkmalı. Her zaman hazır olmalılar ve ilk maçta alınan sonucu düşünmemeliler. Takımım da bu seviyede oyunculara sahip ve hazırlar” ifadelerini kullandı.

    “Rekorlar beni ilgilendirmiyor”

    Takımdaki bazı isimlerle ilgili henüz karar vermediğini söyleyen tecrübeli hoca, “Bazı pozisyondaki oyuncularla ilgili henüz son kararımı vermedim. James’in de 3 hafta sakatlıktan dolayı oynamadığını düşünecek olursak, benim de tedbirli davrandığımı düşünecek olursak, onun da bir opsiyonu olduğunu söyleyebiliriz. Ama bunun kararını yarın vereceğim. Robben’in eğer yarın oynamasının gerektiğini düşünseydim oynayabilirdi. Bir kas sakatlığından bahsediyoruz ve bunun tekrar nüksetmesini istemiyorum. Bazı ağrıları var. Doktorla ve Robben’le konuştum ve Münih’te kalmasını istedim” dedi. Bu maçın kazanılması durumunda Şampiyonlar Ligi’nde üst üste 11 galibiyet alan tek teknik adam olacağı sorulan Heynckes, “Aktif teknik direktörler olarak medyaya göre daha farklı bakıyoruz istatistiklere. Futbolculuk dönemimde bu rekorlar çok fazla konuşulmazdı. Bundesliga’da da ilk çıktığım 11 maçta gol atmışım ama bunu Lewandowski 11 maçta üst üste gol atınca çıkan haberlerden öğrendim. Benim için en önemlisi iyi sonuçlara imza atmak” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Seyitgazi’de 1’inci Uluslararası Zeybek Festivali heyecanla başladı

    Seyitgazi Belediyesinin 100’üncü yıl etkinlikleri kapsamında düzenlenen 1’inci Uluslararası Zeybek Festivali başladı. Türkiye’nin farklı illerinden ve yurtdışından festivale gelen efeler, meydanda hünerlerini sergiledi.

    Bu yıl Seyitgazi Belediyesi kuruluşunun 100’üncü yılı nedeniyle bir dizi etkinlikler gerçekleştirildi. Düzenlenen etkinlikler arasında, bu yıl ilki gerçekleşen Uluslararası Zeybek Festivali düzenlendi. Bursa, İzmir, Uşak, Aydın, İzmir (Bergama), Balıkesir (Dursunbeyli), Manisa (Soma) ve Afyon’dan gelen efelerin yanı sıra Yunanistan (Midilli), Bulgaristan ve Makedonya’dan da gruplar etkinliğe katıldı. İlçe halkının da yoğun ilgi gösterdiği festivale yüzlerce vatandaş yapılan gösterileri seyretme fırsatı buldu. Kırka Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu bahçesinde yapılan festivalde, hemen her yöreden çalınan türküler eşliğinde efelerin oynadığı zeybeğe, ilçe halkı da zaman zaman katıldı.

    “Kırka’mızın dünyanın efe merkezi olmasını istiyoruz”

    Festival açılışında konuşma yapan Seyitgazi Belediye Başkanı Hasan Kalın, her insanın efe olamayacağını belirterek, “Biz zeybeği ruhumuzda yaşamalıyız. Biz zeybeği anlamalıyız ve anlatmalıyız. Efelik nedir, zeybek nedir, bunu çok daha iyi bilmeliyiz. Bunu bilmemiz için de efe olmanın şartlarını bilmeliyiz. Efelik öyle karşıdan göründüğü gibi sadece bir oynamaktan eğlenmekten ibaret değil. Efelik bu manevi ve kutsal toprakların mührü olan Seyit Battal Gazi’nin ruhunu korumaktır. Şeyh Şücaattin Veli’nin ruhunu korumaktır. Himmet Babaların, Hüryan Babaların ruhunu korumaktır. Efelik yiğitliktir, adalettir, yere düşeni kaldırmaktır. İşte onun için ben buradaki tüm efelerimize, tüm zeybeklerimize şükranlarımızı arz ediyorum. Onların yüreklerine, ayaklarına sağlık. Efeliğin ve zeybeğin bu topraklara ve etrafındaki coğrafyaya anlatmış olduğu birlik ve beraberlik içerisinde, kardeşlik içerisinde onların o güzel oyunu sergilediği her oyunun arkasında, her figürün arkasında bir anlamın yatıyor. Bu efeliği inşallah biz dünyanın efe merkezi olmasını istediğimiz Kırka’mızdan, efeler diyarımızdan tüm dünyaya haykırmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Efelik bir insanlık makamıdır”

    Ardından konuşmasını yapmak üzere sahneye gelen AK Parti Eskişehir Milletvekili ve Kültür ve Turizm eski Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, Başkan Kalın’ın ifadelerine katılıp, efeliğin sadece zeybek oynayarak icra edilen bir makam olmadığına dikkat çekerek, “Efelik, sadece oyunla zeybek oynayarak icra edilen bir makam değil. Efelik bir insanlık makamıdır. Yalansız, dolansız kardeşçe bir dünya kurmanın adıdır efelik. Düşeni kaldırmaktır efelik. Onun için gençlerimiz için çok güzel bir başlangıç yaptınız, bu programı başlatmakla sevgili başkanım siz çok teşekkür ediyorum. Bu programa katılan tüm değerli kardeşlerime, sanatçılarımıza zeybeklerimize, hanım kardeşlerime, kız kardeşlerime, evlatlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bulgaristan’dan, Rumeli’nden gelen sevgili kardeşlerimize çok teşekkür ediyorum. Bu büyük organizasyonda emeği geçen bütün kardeşlerime, arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. İnşallah Kültür ve Turizm Bakanlığımızın da katkılarıyla bu program uluslararası festival olarak inşallah önümüzdeki yıllarda çok daha kapsama alanını genişleterek, büyüyecek. Böylece gençlerimiz, çocuklarımız için gerçek bir eğitim alanı oluşacak” şeklinde konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından devam eden zeybek gösterileri sonra sevilen sanatçı Orhan Hakalmaz, türkü dolu bir akşam yaşattı.

  • CHP’li Böke: “Bu referandumu çok heyecanla, isteyerek ve kazanacağımızı bilerek bekliyoruz”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, anayasa değişikliği teklifinin günlerdir imza beklediğini belirterek, “Biz umudu, yarın birlikte yaşayacağımız Türkiye’yi hep beraber inşa edeceğimiz bir ilk adım olan bu referandumu çok heyecanla, isteyerek ve kazanacağımızı bilerek bekliyoruz” dedi.

    CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında Genel Merkezde toplandı. Toplantının gündemini ise CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, düzenlediği basın toplantısıyla paylaştı. CHP PM Üyesi Sera Kadıgil’in gözaltına alınmasıyla ilgili konuşan Böke, “Bu hukuksuz uygulama Sera’ya yalnızca CHP’ye değil, bu hukuksuz uygulama Saray düzenine ‘hayır’ diyen ’cumhuriyeti de demokrasiyi de özgürlükleri de sonuna kadar savunacağız ve yüceltmek için bir mücadele vereceğiz’ diyen milyonlara bir gözdağı verme çabasıydı. Henüz başlamadığı söylenen referandum kampanyasının bir baskıyla bir tehditle açık gözdağıyla ve komplo teorileriyle kurulacağı bunun üzerine inşa edileceği ve ancak bir tehditle baskıyla yürütülebileceğine olan inanç çok açıkça ortaya çıkmış oldu. Çünkü ‘hayır’dan korkanlar Türkiye’ye verecek hiçbir şeyi olmayanlardır” diye konuştu.

    “Biz umutluyuz, biz biliyoruz, biz çok kararlıyız, kazanacağız”

    Böke konuşmasına şöyle devam etti:

    “Milletin egemenliğini saraya neden devrettiklerini anlatamadıkları için tehditler savurarak, baskıyla ‘hayır’ diyenleri yok sayma gayretindeler. Çünkü bugün Türkiye’de yeni bir şey oluyor. ‘Hayır’dan korkanlarda yeni olan şeyi tedirginlikle ve endişeyle izliyorlar. Kendileri korkuyorlar. Karşılarına dikilmiş olan milyonların umudunu, enerjisini, yeni ve özgür bir Türkiye’yi kuracaklarına olan inançlarını ve kararlılıklarını onlar da en az bu kararlı kitle kadar görüyorlar. Gerçekler özgür bir biçimde ifade edilirse, toplum karşısına konmuş olan tercihleri detayıyla ve hakikatle tartışılabilirse esasında kaybetmeye mahkum olduklarını kendileri bizden çok daha iyi biliyorlar. Bu nedenle telaşlılar zaten. Üstelik kaybederken Türkiye’de özgür yaşamı kuracak bu baskı ve tehdit rejimini mutlaka aşacak büyük bir uyanışı, büyük bir enerjiyi genç ve dinamik Türkiye’yi ve dip dalgasını uyandırdıklarını kendileri de görüyorlar. Türkiye umudu büyüttükçe, umudun karşısına son çare korku ve tehdidi koyuyorlar. Türkiye özgüvenle yarınına bugünden sahip çıktıkça çaresiz üst akıl söylemlerine, komplo teorilerine geçmişte yapılmışları kaşıyıp, doğruyu söylemeden karşımıza çıkartarak akıllarınca hayır diyenleri ve hayırlı işleri terörize etmeye kalkıyorlar. Sera’da bu yüzden hedef alındı. Bir kez daha uyarmak gerekiyor, istediğiniz kadar tehdit edin, istediğiniz kadar çamur atın, istediğiniz baskıyı yapın oluşturmak istediğiniz bu tehdit iklimine bizler, umudu olanlar, Türkiye’ye inananlar birlikte yaşama kültürünü hayatının bir parçası sayan milyonlar asla izin vermeyeceğiz. Biz bu tehdide ve baskıya asla teslim olmayacağız. Biz ne yapmaya çalıştığınızı çok iyi biliyoruz, neden yapmak zorunda olduğunuzu da çok iyi biliyoruz. Siz de şunu iyi bilin istiyoruz, umut her zaman baskıyı yener. Tarihte her zaman yenmiştir de yine yenecek. Bu ülkenin özgür bir Türkiye’de yaşamakta kararlı milyonlarını, ürkütmeniz, baskıyla yok etmeniz mümkün değil. Biz umutluyuz, biz biliyoruz, biz çok kararlıyız, kazanacağız. Özgür demokratik özgüvenli bir yaşamı 80 milyon hep beraber inşa edeceğiz.”

    “Güven duyulmayan ekonomilere yatırım olmaz”

    Türkiye ekonomisiyle ilgili değerlendirmede bulunan Böke, “Türkiye ekonomisi bu iktidarın yarattığı istikrarsızlık ve güvensizlik ortamı sebebiyle artık yatırım yapılamaz bir ekonomi olarak sınıflandırılıyor. Türkiye’yi yatırım yapılamaz bir ülke konumuna taşımış olan bu iktidarın politikalarıdır. Bu iktidarın devlet kurumlarını tamamen yıkmış olmanın bir sonucudur bu. AKP’nin ekonomi, hukuk, demokrasi anlayışı vatandaş için zaten hayatı uzun bir süredir yaşanılmaz kılıyor. Türkiye’yi nefessiz bırakıyor. Şimdi artık bir de yatırım yapılamaz kılıyor. Siyasetin devlet kurumları üzerindeki baskısı sürdükçe hukuk, demokrasi, haklarımız, özgürlüklerimiz elimizden alındıkça bu ekonomiye kimsenin güven duyması mümkün değil. Güven duyulmayan ekonomilere yatırım olmaz. Yatırım olmayan ekonomilerde üretim olmaz. Üretim olmayan ekonomilerde işsizlik olur. İstihdam olmayan yerde gelir olmaz. Merkez Bankası’nın güvenilirliğini tamamen yok etmiş olan bu siyasi anlayış açıkçası Türkiye’deki yüksek faizlerin sorumlusudur. Merkez Bankasını bir hiçe indirmiş olan bu siyasi baskılar vatandaşın zaten çok yüksek olan borcunun faizini de her gün arttırmaktadır. Oysa Türkiye çok daha iyisini hak ediyor. Parasının değerli olduğu faizlerin düşük olduğu, gelirlerin yüksek olduğu bir geleceği hak ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

    “2014’ten beri yaşanıyor olan o fiili başkanlık bize getirilmiş olan bu anayasa değişikliği teklifinin neler yaşatabileceğinin çok açık bir göstergesi”

    Böke, “2014’ten beri yaşanıyor olan o fiili başkanlık bize getirilmiş olan bu anayasa değişikliği teklifinin neler yaşatabileceğinin çok açık bir göstergesi. 2014’ten beri yaşadığımız bu fiili başkanlık sonucunda Türk Lirası hukukun yerle bir olmuş olması sebebiyle, ekonominin yok sayılması sebebiyle 150 para birimi arasında en çok değer kaybeden 12’nci para birimiydi, OHAL uzatılıyor olduğundan beri Türkiye’de hukuksuzluk gerçek haline dönüştüğünden beri en çok değer kaybeden 3’üncü para birimi bizim paramız TL. TL daha değerli olabilir. Dün akşam saatlerinde 4 büyük bankamızın kredi notu görünümü düşürüldü. İktidar ekonomiyi görmezden gelmeye devam ettikçe Türkiye’nin gerçek sorunlarını yok saydıkça bunları çözmek için hiçbir niyet ortaya koymadıkça bu sorunların derinleşerek devam edeceğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Türkiye 80 milyon bütün bunları yaşamak zorunda mı? Elbette hayır. Türkiye ekonomisinin geleceği iktidarın göz göre göre atmadığı adımlarla kredi derecelendirme kuruluşlarının iki dudağı arasına sıkışmak zorunda mı? Elbette hayır kesinlikle hayır. Türkiye bunlara mahkum değil” açıklamasında bulundu.

    “Müslümanlara yapılan bu açık ayrımcılığa ilişkin ne hikmetse tek bir söz duymadık”

    “Nüfusu Müslüman olan bazı ülkelerin vatandaşlarının açık bir ayrımcılıkla Amerika’ya sokulmayacağı kararı verildi” diyen Böke, “AKP iktidarından ve havuz medyasından Müslümanlara yapılan bu açık ayrımcılığa ilişkin ne hikmetse tek bir söz duymadık. Bu durum bir kez daha AKP’nin haklının değil, her zaman güçlünün yanında durduğunu bize gösterdi. Tüm dünya ülkelerinden bu karara tepkiler yükselirken AKP hükümetinin sessizliğe bürünmüş olması hepimiz adına, ülkemiz adına, insanlık adına bir utanç kaynağıdır” şeklinde konuştu.

    “CHP, Türkiye’nin derin gündemini tartışıyor”

    Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Böke, MYK’da TBMM Başkanlık Divanı Üyesi CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen’in haberleşme faturasının gündeme gelip gelmediğiyle ilgili soruya şunları kaydetti:

    “CHP, Türkiye’nin derin gündemini tartışıyor. Türkiye’nin şuandaki en önemli gündemi de inşa edeceğimiz özgür, demokratik Türkiye için bugünden atmamız gereken adımlar. MYK’da en uzun tartıştığımız konular bunlar değil. En uzun tartıştığımız konular özgür Türkiye’nin inşasına dönük konulardır. Dün Sayın Genel Başkanımız kamuoyuyla görüşünü paylaşmıştı. Şunu söylemişti; ‘hukuksuz olmayan ama etik de olmayan bir davranışla karşı karşıyayız. Bir bireyin kendi etik davranışıyla ilgili olan bir sonucun değerlendirmesini de mutlaka o bireyin kendi vicdanıyla baş başa vermesi gerekir.’ CHP’nin bu konudaki görüşü bu etik olmayan davranışla ilgili her milletvekilinin kendi vicdanıyla nasıl ki anayasa oylamasında vicdanımızla baş başa kalmayı önemsediysek bu koşullarda da aynı şeye çok değer veriyoruz.”

    “CHP adalarla ilgili ortaya konan bu sessizliği uyaran ve açıkçası hükümeti çağıran bir yaklaşımda bulunmuştu”

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve komutanlarının, Kardak Kayalıkları’nda yaptığı incelemenin hatırlatılması üzerine Böke, “Uzun zamandır adalarla ilgili bir sıkıntı olduğunu CHP dillendiriyordu. Böyle durumlarla ilgili verilen reaksiyonların zamanlamasının hiçbir kampta hiçbir ülkede soru işareti yaratmaması gerekir. Bizim için kendi toprağımızın her karışı çok kıymetlidir. Çünkü birlikte üzerine inşa ettiğimiz bir demokratik cumhuriyeti yeşerttiğimiz bir özgürlük ortamını her karış bizim için o mücadele adına temsil etmektedir. Bu açıdan da ister adalarda olsun, ister ana kara parçasında olsun CHP Türkiye Cumhuriyeti’nin her karış toprağını, her insanını eşit değerde görmekte ve savunulması gerektiğini düşünmektedir. Bu yönden de zaten son aylarda CHP adalarla ilgili ortaya konan bu sessizliği uyaran ve açıkçası hükümeti çağıran bir yaklaşımda bulunmuştu bu açıdan değerli buluyoruz. Ancak bunların belli duyguları kaşımak adına değil, gerçekten samimiyetle bu ülkenin her karış toprağına ve her insanına değer verdiğini her zaman hissettiren sürdürülebilir bir siyaset anlayışıyla yaşatılması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Referandumu çok heyecanla, isteyerek ve kazanacağımızı bilerek bekliyoruz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hala Anayasa değişiklik teklifini onaylamamasıyla ilgili soruya Böke, birkaç hafta önce mecliste komisyonda ekonomiye dair sunum yapmak istediğini ve buna itiraz edildiğini anlattı. Böke, şöyle konuştu:

    “Sonra komisyondan geçti genel kurula geldi. Genel kurulda 1-2 dakika söz eklemeleriyle müthiş bir aceleyle genel kuruldan çıkartılan anayasa değişikliği teklifi günlerdir bir imza bekliyor. Açıkçası çok yorum yapmaya gerekmediğini düşünüyorum. Bir şeyden korkuluyor ki bekletiliyor. Komisyonda da, genel kurulda da, bugün bulduğumuz kürsülerde de, yarın sahada da biz umudu, yarın birlikte yaşayacağımız Türkiye’yi hep beraber inşa edeceğimiz bir ilk adım olan bu referandumu çok heyecanla, isteyerek ve kazanacağımızı bilerek bekliyoruz. Daha özgür ve demokratik bir Türkiye için komisyonda da genel kurulda da verdiğimiz mücadeleyi bugünden sonra da devam ettireceğiz.”

  • (Özel Haber) Serbest pazarlarlar bölgede heyecanla karşılandı

    Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Van, Hakkâri ve Şırnak’ta sınır kapılarının iki tarafına serbest pazarlar kurulmasının çok olumlu bir yaklaşım olduğunu ve bununla alakalı somut adımların bir an önce atılması gerektiğini söyledi.

    Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından özellikle 3 ili önceleyen gümrüksüz serbest pazarların kurulacağı yönünde bir takım haberler medyada yer almaktadır. Doğrusu bizler daha önce Gümrük ve Ticaret Bakanlığından odamıza yapılan ziyarette bunun gerekli olduğunu ve mevcut sınır ticareti kapsamının genişletilerek daha mobil hale getirilmesi konusunda talebimizi iletmiştik. Kanımca bu talebin de etkisiyle Van, Hakkâri ve Şırnak’ta ilk etapta komşu ülkeler arasında serbest pazarlar kurulması ve bu komşu illerdeki vatandaşların karşılıklı olarak serbest pazarlarda ürünlerini karşılıklı gümrüksüz pazarlaması söz konusudur” dedi.

    “Serbest pazarlar bölgesel ve kentsel kalkınmaya ciddi katkı sağlar”

    Bunun çok olumlu bir yaklaşım olduğuna ve bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğine işaret eden Takva, “Doğrusu bunun bir an önce hayata geçirilmesi konusunda bizim de beklentilerimiz var. Ancak bunları haberlerde spekülasyon yapmak yerine bir an önce bunların alt yapılarını hazırlayarak çalışmaların nasıl olabileceği konusunu ve serbest pazarların hangi bölgelerde ve nerede nasıl kurulacağına ilişkin çalışmaların ivedilikle hayata geçmesi yönünde beklenti içerisindeyiz. Serbest pazarların bölgesel kalkınmaya, kentsel kalkınmaya ciddi katkı sağlayacağına olan inançla bir an önce ilgili bakanlıkların bu konudaki çalışmalarını nihayetlendirerek pratikte de mevcut sınır ticaretini çok daha gelişmiş bir şekilde hayata geçirilecek bir yaklaşımla bunların hayata geçirilmesini bekliyoruz” diye konuştu.

    “Umarım bu çalışma bir an önce nihayete erdirilir”

    Başbakan Binali Yıldırım tarafından 4 Eylül’de Diyarbakır’da 23 ili kapsayan cazibe merkezleri projesine de değinen Takva, bu noktada bölgedeki yatırımcı ve iş adamlarının beklentilerini anımsattı. Takva, “Aradan 2,5 ay geçti ve bundan birkaç gün önce Kalkınma Bakanının da katılımı ile Van’da bunun detaylarıyla alakalı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Fakat henüz bu işin nasıl yürütüleceği konusunda ana hatlar belirlenmiş olmakla beraber mevzuat konusunda bir çalışmanın sonuçlanmadığını bizlerle paylaştılar. Bir an önce bunların nasıl olacağı noktasında mevzuatın da tamamlanarak kamuoyu önüne bu şekilde çıkılmasının daha yararlı olacağı görüşündeyiz. Umuyorum ki bu sınır illerinde kurulacak olan serbest pazarların da bir an önce alt yapısı hazırlanarak, daha fazla spekülasyonlara mahal vermeden halkın yararına ticaret ve ekonominin gelişmesine katkı sunacak şekilde nihayete erdirilir” ifadelerini kullandı.

    Van’da kurulabilecek bir serbest pazarla alakalı çalışmalar yaptıklarını söyleyen Takva, “Biz bunlarla ilgili çok ciddi raporlar ve veriler hazırladık. Gümrük Bölge Müdürlüğü bu konuda bir çalışma da yaptı. Yani Van’daki serbest pazar nasıl olacak, karşısındaki İran’la bir anlaşma yapılıp yapılmadığını da bilmiyoruz doğrusu, ama burayla ilgili bir çalışma yaptık. Dolayısıyla yetkililerin de bunları haber konusu yapmanın ötesinde mevzuat çalışmalarının ve ülkeler arasındaki anlaşmaların da tamamlanarak hayata geçirilmesi en büyük beklentimizdir. Bunların bir an önce de hayata geçirilmesinin yararlı olacağını buradan Ankara’daki saygıdeğer yöneticilerimize de bildirmek isteriz” şeklinde konuştu.

    Söz konusu çalışma kapsamında sınır bölgelerinde kurulacak serbest pazarlarda karşılıklı olarak gümrüksüz bir şekilde ürünlerin satılabileceği belirtiliyor.

  • V1 Sezonu heyecanla başladı

    V1 Challenge 2016 sezonu, İzmir Ülkü Park Yarış Pisti’nde başladı. Birbirinden ünlü ve başarılı 20 pilotun start aldığı ilk haftada, müthiş heyecan yaşandı.

    V1’in ilk haftasında yaşanan yüksek mücadele, sıcak geçecek sezonun ilk sinyallerini verdi. Pilotlar arasındaki rekabet, kelimenin tam anlamıyla tavan yaptı. Antrenman turlarında ısınan pilotlar, sıralama turlarında avantaj yakalamak ve en hızlı isim olmak için kıyasıya mücadele etti. Sıralama turları sonunda genç pilot Ayhan Can Güven en iyi zamanı yapıp ‘pol’ pozisyonunu elde ederken, şampiyonanın iddialı isimlerinden Burak Çukurova ikinci, Göksun Erkek ise üçüncü sıradan start alma hakkını kazandı.

    İlk yarışta Burak Çukurova şovu

    İzmir Ülkü Park Yarış Pisti’nde yapılan ilk yarışta; Burak Çukurova, ikinci sıradan start almasına rağmen daha start anında öne fırladı ve liderliğe yükseldi. Liderliğini 12 tur boyunca koruyan tecrübeli pilot, yarış sonunda damalı bayrağı geçen ilk isim oldu. Sezona iyi bir başlangıç yapan Burak Çukurova’nın ardından, start anında üçüncülüğe kadar gerileyen ancak daha sonra iyi bir yarış çıkarıp rakibini geçen Ayhan Can Güven ikinci, Göksun Erkek üçüncü geldi. İlk yarışta spin atanlar, pistten çıkanlar ve tozu dumanı birbirine katanlar ise Ülkü Park’taki heyecanı bir doz daha yükseltti.

    İkinci yarış Ayhan Can Güven’in

    Format gereği ilk yarışta puan alan ilk 12 pilotun tersten start aldığı ikinci yarışta tam bir heyecan fırtınası yaşandı. On birinci sıradan start alan Ayhan Can Güven, müthiş bir atak yaparak 8. turda liderliği ele geçirdi. Kıran kırana geçen son 4 tur sonunda birinci gelen genç pilot Ayhan Can Güven’in sevinci görülmeye değerdi. İlk haftanın son ayağında Okan Tanrıverdi ikinci, ilk yarışın birincisi, eski şampiyonlardan Burak Çukurova ise üçüncü oldu.

    Ödüller sahiplerini buldu

    Türkiye’nin ilk para ödüllü şampiyonası V1, başarılı pilotlarını ödüllendirme geleneğini bu yıl da sürdürdü ve toplam 102 bin TL ile ödül miktarını rekor seviyelere çıkardı. Her yarıştan ayrı ayrı puan ve para ödülünün kazanıldığı organizasyonda, birincilere 5 bin TL, ikincilere 2 bin 500 TL ve üçüncülere bin TL para ödülü verildi. Böylece sezonun ilk haftasında yapılan 2 yarış sonunda toplam 17 bin TL para ödülü sahiplerini buldu.

    Türk yarış otomobili Volkicar’ların, heyecan dolu yarışı V1 Challenge, 18 Eylül’de Aydın Şehir Yarışı ile devam edecek.