Etiket: Hepimizin

  • SGK Başkanı Bağlı: “Kayıt dışılık hepimizin geleceğinden çalınması demektir”

    SGK Başkanı Mehmet Selim Bağlı, “Bu noktadan sonra kayıt dışılıkla mücadele kapsamında bilinci arttırmalıyız. Hem ekonominin hem de sosyal hayatın can damarı olan esnafın, bu konuda bize destek sağlaması çok önemli. Bu sadece mevzuatla yapılacak bir şey değil, işin en zor tarafı bilincin arttırılması. Kayıt dışılığa ilişkin toplumsal bir duyarlılığın oluşturulması, toplumun bunu kabul etmesi, benimsemesi gerekir. Kayıt dışılık demek hepimizin geleceğinden çalınması demek” dedi.

    Türkiye’de sosyal güvenliğin sürdürülebilirliğini zedeleyen, kayıt dışı çalışan işçilerin haklarından mahrum kalmasına neden olan kayıt dışı istihdamla mücadele etmek amacıyla yenilikçi bir tutum sergileyen Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Mayıs 2017 tarihinde Kayıtlı İstihdamın Teşviki Projesi (KİDEP)’i hayata geçirdi. Proje kapsamında seminerler ve etkinlikler düzenlendi. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) kayıt dışı istihdamla mücadele etmek, kayıtlı istihdam düzeyini yükseltmek için uygulamaya koyduğu projeler kapsamında, mevsimlik tarım işçileri, ilkokul öğrencileri bilgilendirilmiş 14 ilde esnaf ve din görevlileri bilgilendirme faaliyeti yürütüldü. Ayrıca geleceğin medya profesyonelleri olan iletişim fakültesi öğrencilerine “Sen Çek Kayda Geçsin” konulu kısa film yarışması ile deneyimlerinden faydalanmak üzere vatandaşlara yönelik “Al Eline Kalemi Başlıyor Sosyal Güvenlik Serüveni” konulu hikaye yarışması düzenlenmiştir. Alanında uzman kişilerin jüri üyeliği yaptığı yarışmanın ödül töreni “Ankara Esnaf Bilgilendirme Toplantısı”nda gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren SGK Başkanı Mehmet Selim Bağlı, nakitten krediye dayalı ekonomiye geçerken veya ekonomi yapısal bir değişim geçirirken kayıt dışılığın doğal olarak düşeceğini ifade etti. SGK olarak çok ciddi teşviklerle bu süreci yürüttüklerini dile getiren Bağlı, kayıt dışılığı teşvik eden, kayıt dışılıkla mücadele eden, 10’dan fazla teşvik ile belli bir seviyeye kadar gelindiğini aktardı. Gelinen noktada yüzde 50’lerdeki bir kayıt dışılığı kontrol altına almanın, yüzde 30’lardan 15’lere indirmekten kolay olduğunu belirterek, bu alanda yapılması gereken çok fazla şey olduğunu söyledi. Bağlı, “Kayıt dışılık sadece kanunlarla, mevzuatla, düzenlemelerle, denetimle, cezalandırma ile bir çözebilir sorun olsaydı, o konuda Sosyal Güvenlik Kurumu Mevzuatı yeterli. Denetim elemanımız da var, Alo 172 ile 80 milyona rahatlıkla ulaşabiliyoruz. Bu noktadan sonra kayıt dışılıkla mücadele kapsamında bilinci arttırmalıyız. Hem ekonominin hem de sosyal hayatın can damarı olan esnafın, bu konuda bize destek sağlaması çok önemli. Bu sadece mevzuatla yapılacak bir şey değil, işin en zor tarafı bilincin arttırılması. Kayıt dışılığa ilişkin toplumsal bir duyarlılığın oluşturulması, toplumun bunu kabul etmesi, benimsemesi gerekir. Kayıt dışılık demek hepimizin geleceğinden çalınması demek” şeklinde konuştu.

    Bağlı, kayıt dışılığın kısa vadede bir fayda olarak görüldüğünü ancak uzun vadede hem ilgili için, hem onu çalıştıran için hem de toplum için bir maliyet olduğunun altını çizdi. Bağlı, “Kayıt dışılık toplumsal bir mesele bu kapsamda esnafla işbirliği yapmamız da kaçınılmaz bir zorunluluktur” mesajını verdi.

    Programda, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürü Tuncay Cevheroğlu, Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkan Vekili Hüseyin Ay da yer aldı. Konuşmaların ardından üniversite öğrencilerinin katıldığı ödül yarışmalarının ödül töreni yapıldı. Birincilik Ödülünü “Sigortasız Sigortalı” isimli kısa filmiyle 19 Mayıs Üniversitesi öğrencisi Yunus Tüzen aldı.

  • Kızıltan: “Enflasyonla mücadelede sorumluluk ve görev hepimizin”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan, enflasyonla mücadelede herkesin desteğini beklediklerini ifade ederek, “Enflasyonla mücadeleyi ne tek başına kamu, ne de tek başına özel sektör yapabilir. Sorumluluk ve görev hepimizindir” dedi.

    Başkan Kızıltan, fiyat istikrarının makro ekonominin durumunu yansıtan en önemli göstergelerden biri olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye 2002’den sonra mali ve siyasi istikrarla birlikte fiyat istikrarı konusunda da çarpıcı bir iyileşme elde etmiş, enflasyonun tek haneli seviyelere düşmesi sağlanmıştır. Son dönemde döviz kurlarında yaşanan olağan dışı hareketlerin de etkisiyle enflasyon oranı yeniden çift hanelere çıkmıştır” diye konuştu.

    Artan enflasyonla birlikte bir taraftan alım gücü düşen vatandaşlar olumsuz etkilenirken diğer taraftan artan girdi maliyetleri ve faizler nedeniyle firmaların da sıkıntı yaşadığına değinen Kızıltan, “Tüm bu sıkıntıları aşmak için, Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından hazırlanan ve Bakanımız Berat Albayrak’ın liderliğinde başlatılan Enflasyonla Mücadele Programı’nı son derece önemli buluyor ve destekliyoruz. Zira enflasyonla mücadeleyi ne tek başına kamu, ne de tek başına özel sektör yapabilir. Sorumluluk ve görev hepimizindir” ifadelerini kullandı.

    “Enflasyonla mücadele işsizlikle de mücadeledir”

    Enflasyonla mücadelenin aynı zamanda işsizlikle, yüksek faizle ve artan girdi maliyetleriyle mücadele olduğunu da vurgulayan Kızıltan, bu noktada Türk özel sektörünün devletle birlikte topyekun bir duruş sergileyerek elini taşın altına koyduğunu söyledi. Bu çerçevede TOBB ile birlikte yurt genelindeki tüm oda ve borsaların, her milli konuda olduğu gibi bu konuda da ülke çapında ortak bir dayanışma içinde hareket ettiğini kaydeden Kızıltan, “81 il ve 160 ilçede odalarımız ve borsalarımız enflasyonla mücadeleyi sahiplenmekte ve firmalarımızın en geniş şekilde katılımı için çalışma başlatmaktadır. Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, bu mücadeleye toplumun tüm kesimleri ne kadar güçlü destek olursa, etkisi de o kadar büyük olur” şeklinde konuştu.

    “Tüm oda üyelerimizin desteğini bekliyoruz”

    Reel sektörden finans sektörüne, kamudan halka kadar, tüm Türkiye’nin aynı hedefe kenetlenmesi gerektiğini dile getiren Kızıltan, “Hepimiz tek yürek ve tek ses olursak, enflasyonla mücadelede de netice alacağımıza eminiz. Hem firmalarımızın hem de milletimizin, enflasyonla topyekun mücadeleye en geniş şekilde katılacağına inancımız tamdır. Biz de, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası olarak siz değerli basın mensuplarımız kanalıyla, tüm Oda üyelerimizin desteğini ve bu kampanyaya katılımlarını rica ediyor ve bekliyoruz. İnanıyorum ki, Mersin olarak gereken fedakarlığı gösterip, ülkemiz ve milletimiz için başlatılan bu iktisadi mücadele de en ön cephede yer alacağız. Kamu ve özel sektör arasındaki bu güçlü koordinasyon ve istişareyle, içinden geçtiğimiz bu zorlu süreci de geride bırakacağız” dedi.

  • Başkan Toçoğlu: “Sapanca Gölü’ne sahip çıkmak hepimizin görevi”

    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Sapanca Gölü ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Gölün şehrin en büyük ve birinci dereceden içmesuyu kaynağı olduğunu vurgulayan Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, gözlerinin 24 Sapanca Gölü’nün üzerinde olduğunu söyledi. Başkan Toçoğlu, “Bunun yanı sıra Sapanca Gölü yapısı ve doğal çevresi itibariyle sadece ülkemizde değil, dünyada da sayılı göller arasında yer alıyor. Şehrimizin su ihtiyacını karşılaması bakımından hayati bir öneme sahip olmasının yanı sıra, muhteşem bir doğa içerisinde yer alıyor oluşu ve çok çeşitli sayıda canlıya da ev sahipliği yapmasıyla hem önemli bir tabiat alanı hem de çevresiyle birlikte turistik cazibeye sahip bir bölge” dedi.

    Başkan Toçoğlu, “Bizler de gölümüzü en güzel şekilde korumak için büyük gayretler gösteriyoruz. Bu kapsamda SASKİ eliyle gölü atıksulardan korumak için 100 milyonu aşan yatırım yaparak gölün etrafını kolektörle çevreledik. Gölü besleyen derelerde, gölde ve göl çevresinde temizlik çalışmalarımız ve gölü kirletecek her türlü etkene karşı denetimlerimiz aralıksız devam ediyor. 140 milyonluk yatırımla bir ilki hayata geçirerek Akçay Barajı’nı inşa ediyoruz. Bu sayede yeni bir kaynak oluşturarak hem Sapanca Gölü üzerindeki baskıyı azaltacak, hem de enerji üreteceğiz. Gözümüz 24 saat Sapanca Gölü’nün üzerinde. Bu sayede vatandaşlarımızın musluklarına şişelenmiş sulardan bile daha kaliteli bir su ulaştırıyoruz. Vatandaşlarımıza da gölün korunması ve temiz tutulması noktasında büyük sorumluluklar düşüyor. Onlardan da hassasiyet bekliyoruz” diye konuştu.

    İmar planlarının su kaynakları dikkate alınarak yapılması gerektiğinin altını çizen Başkan Toçoğlu, “Bu dünyada sadece biz insanlar yaşamıyoruz. Su kaynaklarını, ağaçları ve çevreyi birçok canlıyla beraber paylaşıyoruz. Bu nedenle tabiatı da koruyarak gelişmek oldukça önemli. Sapanca Gölü’nün etrafındaki ve dere yataklarına yakın bölgelerdeki yapılaşmalara da bu nedenle dikkat edilmesi gerekiyor. Yapılaşma göl ve içindeki canlılar için de önemli bir sıkıntı teşkil ediyor. Biz Sapanca Gölü’nü ve çevresini en iyi şekilde korumak durumundayız. Sapanca hem bizlerin ailelerimizle birlikte doğayla iç içe keyifli vakit geçirmek için tercih ettiğimiz bir bölge, hem de ülkemizin en önemli turizm noktalarından birisi. Sakaryamızı ön plana çıkaran en önemli unsur eşsiz doğası. Buna sahip çıkmak hepimizin görevi” şeklinde konuştu.

  • AOSB Başkanı Sütcü: “Başarı hepimizin”

    Türkiye’deki OSB’ler içinde ilk ve tek olan “Mükemmellikte Yetkinlik 4 Yıldız” ödülü kazanan Adana Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Başkanlığı, yönetim ve denetim kurulu ve çalışanlarının katılımıyla kutlama töreni düzenledi. Başkan Bekir Sütcü, başarının ekip ürünü olduğunu belirterek, emeği geçen herkese teşekkür etti.

    AOSB Başkanlığı, Türkiye’deki küçük ve büyük ölçekli sirketlerin mükemmellik yolculuğunda önemli bir misyon üstlenen KalDer’in (Türkiye Kalite Dernegi) eğitimlerini tamamlayıp, EFQM (Avrupa Kalite Yonetimi Vakfı/ European Foundation For Quality Management) denetimlerinden başarıyla geçerek, “Mükemmellikte yetkinlik için tanımlanan 4 yıldız” ödülünün mutluluğunu çalışanlarıyla yaşadı.

    AOSB Başkanı Bekir Sütcü ve yönetim ve denetim kurulu üyeleri, Türkiye’de bir ilke imza atarak organize sanayi bölgeleri arasında ilk ve tek olan “Mükemmellikte yetkinlik için tanımlanan 4 yıldız” ödülünün alınmasında emeği geçen başkanlık çalışanlarını akşam yemeğinde ağırladı. Özel bir restoranda verilen kutlama yemeğine, Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Yönetim Kurulu Başkanvekili Ömer Kaya, Yönetim Kurulu Üyeleri Yusuf Kara, Selahattin Onatça, Denetim Kurulu Üyeleri Hilal Aksöz ve Mustafa Fidan ile Bölge Müdürü Mustafa Keskin ve başkanlık çalışanları katıldı.

    Takım çalışmasının sonucu

    Başkan Sütcü, kutlama törenindeki konuşmasında, AOSB’nin elde ettiği başarıda emeği geçen başta yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile Bölge Müdürü Mustafa Keskin olmak üzere başkanlık çalışanlarına ve sanayicilere teşekkür etti. Başkan Sütcü, “Recognised for Excellence 4 Star (Mükemmellikte yetkinlik 4 yıldız) ödülünü alan AOSB’nin elde ettiği başarının takım çalışmasının güzel sonucu olduğunu söyledi.

    Uyumlu çalışma başarıyı getirdi

    Hiçbir başarının tesadüf olmadığını belirten Başkan Sütcü, yönetim kurulu, denetim kurulu, başkanlık çalışanları, paydaşlar ve bölgede faaliyet yürüten sanayicilerin yakaladığı uyumlu çalışmanın, başarıyı da beraberinde getirdiğini kaydetti.

    Başkan Sütcü, ‘Mükemmellikte Yetkinlik 4 Yıldız’ ödülünün sonuç değil, başlangıç olduğunu da belirterek, hedeflerinin ‘Mükemmellikte Süreklilik’ ödülünü almak olduğunu dile getirdi.

    Sertifikayı Sütcü’ye teslim etti

    Konuşmaların ardından AOSB Başkanlığının en eski çalışanlarından Enerji Müdürlüğü Bakım Onarım Amiri Cumali Algın, EFQM Ceo’su Léon Tossaint imzasını taşıyan “Recognised for Excellence 4 Star (Mükemmellikte Yetkinlik 4 Yıldız) kalite sertifikasını Başkan Sütcü’ye teslim etti.

    Denetim Kurulu Üyesi Hilal Aksöz de Bölge Müdürü Mustafa Keskin’e başarının yöneticisi olarak yaptığı başarılı çalışmalardan ötürü teşekkür plaketi verdi.

  • Bozbey: “Temiz bir çevrede yaşamak hepimizin hakkı”

    Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kahvaltı buluşmalarını bu hafta Temizlik İşleri Müdürlüğü çalışanları ile yaptı.

    Alaaddinbey Mahallesi’nde bulunan Sevgi Bahçesi’nde gerçekleştirilen kahvaltıda Başkan Bozbey, personeliyle fikir alışverişinde bulundu. Özverili çalışmalarından dolayı Temizlik İşleri Müdürlüğü personeline teşekkür eden Bozbey, son zamanlarda artan kaçak hafriyat dökümlerine dikkat çekerek, “Gerçekten çevreyi katleden, çevreye düşmanca tavırlar gösteren insanları kabul etmek mümkün değil. Bunu Nilüfer’e yakıştıramıyoruz. Bu kişilerin Nilüferli olduklarına da inanmıyorum, yapan her kimse, bunu yapmamalı. Neticede hem belediyemizin hem de Büyükşehir Belediyesi’nin belirlediği döküm alanları var. Döküm alanlarına yakın olan dere kenarlarına ve farklı bölgelere döküm yapıyorlar. Son derece kötü görüntü oluşturduğu gibi çevre kirlilik de oluşturuyor. Bunları ortadan kaldırmamız, insanları bilinçlendirmemiz gerekiyor. Zaman zaman fabrika atıklarının da buralarda olduklarını görüyoruz ve tespitini yapıyoruz. Ben bu konuda işletme sahiplerinin de duyarlı olacağını düşünüyorum. Bu konularda toplumun hassasiyetini bekliyoruz” dedi.

    Çevre ve temizlik konusunda herkesin hassas olması gerektiğini kaydeden Bozbey, “Sadece belediye olarak bizim çevreye sahip çıkmamız yetmiyor, yetemez de. Sadece Temizlik İşleri Müdürlüğü çalışanları değil, belediyenin tamamı temizlikle uğraşsa yine çözemeyeceğimiz sorunlar olacaktır. Ama toplum sahip çıkarsa, herkes kendi evinin önünü temizlerse, çevreye sahip çıkarsa her taraf temiz olacaktır. Sokaklar hepimizin, çevre hepimizin, temiz bir çevrede yaşamak hepimizin hakkı” diye konuştu.