Etiket: Hepimizin

  • “Bağımlılıklarla mücadele hepimizin görevi”

    “Bağımlılıklarla mücadele hepimizin görevi”

    Kütahya Valisi Ali Çelik, Afyonkarahisar Valisi Gökmen Çiçek, Yeşilay Genel Sekreteri Osman Baturhan Dursun, Yeşilay Paydaş Yönetim Direktörü Egemen Akyüz; Afyonkarahisar’da bir araya geldi.

    Vali Gökmen Çiçek’in makamında gerçekleşen ziyarette Yeşilay’ın çalışmaları ve YEDAM Merkezi hakkında istişarelerde bulunuldu.

    Yeşilay’ın bağımlılıkla mücadelede yaptığı her bir faaliyetin çok kıymetli olduğunu belirten Vali Ali Çelik, “Bağımlılıklarla mücadele yalnızca Yeşilay’ın değil hepimizin sorumluluğu ve görevi olduğunun bilincindeyiz. Elimizden gelen desteği vereceğiz” dedi.

    Ziyaret görüş ve önerilerin paylaşılmasının ardından sona erdi.

  • Bozkurt: “Engellilerimize destek olmak hepimizin görevidir”

    Bozkurt: “Engellilerimize destek olmak hepimizin görevidir”

    AK Parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Av. Saffet Bozkurt, ‘3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ dolayısıyla yayınladığı mesajda engellilere destek olmanın herkesin görevi olduğunu ifade etti.

    Mesajında, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin engelsiz bir yaşam için ulaşımdan eğitime, çalışma hayatından sağlık hizmetlerine varıncaya kadar her alanda birçok düzenlemeyi hayata geçirdiğini ifade eden Bozkurt, engelli vatandaşların desteklendiği ve imkan verildiği takdirde neleri başardıklarının her zaman görüldüğünü vurguladı.

    Bozkurt, mesajında şu görüşlere yer verdi: “Birleşmiş Milletler, 1992 yılında 3 Aralık’ı ‘Uluslararası Engelliler Günü’ olarak kabul etmiştir. Engelli vatandaşlarımızın sosyal hayata entegre edilerek yaşam kalitelerinin yükseltilmesi, medeni bir toplum olmanın zaruretlerindendir. Bütün insanları, bütün insanlığı kucaklamayan, tüm insanlara aynı gözle bakmayan hiçbir anlayış insani ve vicdani olamaz. İnsanların birbirini ötekileştirdiği bir ortamda eşitlik ve adalet tesis edilemez. Devletimiz, engelli bireylerimizin sosyal ve ekonomik hayata katılarak toplumla bütünleşmeleri ve işgücüne katılmalarını sağlamak adına çok önemli adımlar atmıştır. Şüphesiz engellilerimizin toplumsal hayatta varlık göstermeleri ve kendilerine yer bulmaları, tüm toplumu zenginleştirecek ve güçlendirecektir. Engelli vatandaşlarımızı hayatın her alanına dahil etmek, onları destekleyip teşvik etmek, ihtiyaç duydukları hizmetleri en etkili ve hızlı bir şekilde yapmak, onların sorunlarını çözmek, hayatlarını kolaylaştıracak her adımda yanlarında olmak, sosyal hayata katılımlarında onlara destek olmak hepimizin görevidir. Engelli kardeşlerimizin desteklenmeleri halinde neleri başarabileceklerini görüyor, yaşama sevinçlerini yüksek tutarak hayata sarılmalarından büyük mutluluk duyuyoruz. Çağımızın getirdiği gelişmelere paralel olarak engelli vatandaşlarımıza pek çok alanda çalışma ve üretime katılma imkânları sunulmaktadır. Bu fırsatlardan istifade etmelerine imkân sağlayarak, engellilerin başkalarına muhtaç olmadan toplumsal hayata katılmaları ve özürleri elverdiği ölçüde çalışma şartlarına kavuşmaları için gayretlerimiz sürmektedir. Toplumun ayrılmaz bir parçasını oluşturan, günlük yaşamda karşılaştıkları güçlükleri yakından izlediğimiz engelli vatandaşlarımıza ilişkin konular, her kesimin yakın ilgisini gerektirmektedir. Engelli vatandaşlarımızın sorunlarına karşı göstereceğimiz ilgi ve üreteceğimiz çözümler, insanımıza ve toplumumuza duyduğumuz saygının en önemli göstergelerinden birini oluşturmaktadır. Devletimiz, sosyal devlet ilkesinin gereği olarak son yıllarda toplumsal yaşamda etkinlik alanlarını genişletmek ve daha iyi yaşam koşulları sağlamak amacıyla; engelli vatandaşlarımızın ve ailelerinin ekonomik ve sosyal durumlarını iyileştirmeye yönelik çok önemli düzenleme ve uygulamaları hayata geçirmiştir. Bu duygu ve düşüncelerle; 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde tüm hemşehrilerimi engellilik konusunda daha sorumlu ve duyarlı olmaya çağırıyor, engelli vatandaşlarımıza ve kıymetli ailelerine sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

  • “Gelecek nesiller için suyu korumak, hepimizin görevi”

    “Gelecek nesiller için suyu korumak, hepimizin görevi”

    Birleşmiş Milletler, bu yıl için 22 Mart Dünya Su Günü’nün temasını ’Su ve İklim Değişikliği’ olarak belirledi. Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Başkanı S. Serdar Seyhanlı, Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen temanın su kaynaklarının korunmasında ve sürdürülebilmesindeki öneminden bahsetti.

    Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun aldığı kararla, 1993 yılından bu yana küresel ölçekte su ile ilgili konulardaki gelişmelere dikkat çekmek, insanların temiz ve güvenilir suya erişimi konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla kutlanan 22 Mart Dünya Su Günü için her yıl farklı bir tema belirleniyor.

    2020 yılı Dünya Su Günü teması ’su ve iklim değişikliği’

    2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin altıncısı “2030 yılında herkes için suyun erişilebilirliğinin ve sürdürülebilir yönetiminin güvence altına alınması” olan BM, 2020 yılı için Dünya Su Günü temasını ’su ve iklim değişikliği’ olarak belirledi. Günümüzde küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği, su döngüsündeki değişkenliği arttırarak, aşırı hava olaylarını tetiklemekte; kullanılabilir su için öngörülebilirliği azaltarak su kalitesini etkilemekte ve dünya genelinde biyolojik çeşitliliği tehdit ettiği belirtiliyor. Yaşanan iklim değişiklikleri; su kaynaklarının yok olmasına, kirlenerek kullanılamaz hale gelmesine neden olmaktadır. Bu durum, halen milyonlarca insanın yaşadığı temiz suya erişim sorununun, ilerleyen yıllarda daha geniş kitleler için de tehdit oluşturacağını gösteriyor.

    SUDER Başkanı Seyhanlı: “Su ve iklim değişikliği teması, çok anlamlı”

    22 Mart Dünya Su Günü mesajında, Birleşmiş Milletler’in bu yıl için belirlediği ’Su ve İklim Değişikliği’ temasına dikkat çeken Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Başkanı S. Serdar Seyhanlı, “İklim değişikliğinin tatlı su kaynakları üzerindeki olumsuz etkilerini düşündüğümüzde, bu tema daha da fazla anlam kazanıyor. İklim değişikliği ile mücadele konusunda, hepimize önemli görevler düşüyor. Ulusal ve bölgesel iklim politikası ve planlaması, iklim değişikliği ve su yönetimine entegre bir yaklaşım benimsemelidir. Gelecek nesiller için su kaynaklarımızı sorumlu ve sürdürülebilir şekilde korumamız gerektiği çok açık bir şekilde ortadadır.” diye konuştu.

    “Sektör, su kaynaklarını korumakta da hassas”

    Mesajında, ambalajlı ürünleriyle suyun tek bir damlasını dahi heba etmeyen sektörün doğal su kaynaklarının korunmasına ve çevreye hassasiyetinin altını çizen SUDER Başkanı Seyhanlı, şunları kaydetti: “Türkiye ambalajlı su sektöründe faaliyet gösteren üreticiler, dünyada ve ülkemizde bulunan suyun miktarının ve kalitesinin korunmasının öneminin farkında olarak, sahip olduğumuz su varlığının gelecek nesillere aktarılması için kaynaklarını heba etmeden, en verimli şekilde kullanmaya özen göstermektedir. Derneğimize üye ambalajlı su üreticileri, doğal su kaynaklarını çevreleyen alanları da hassasiyetle koruyarak, su ekosisteminin korunmasına da yardımcı olmaktadırlar. Doğal su kaynaklarının kullanımında sürdürülebilir üretim adına kamu otoriteleri, üniversiteler ve yerel topluluklar ile kurulan işbirlikleri, sadece kaynakların, biyoçeşitliliğin ve doğal yaşam ortamlarının korunmasının yanı sıra, aynı zamanda bölgenin sosyal ve ekonomik açıdan gelişimini de desteklemektedir. Bu bağlamda, faaliyet gösterdikleri bölgelerde çevrenin korunması için kamu ve üniversite işbirliği içinde yürütülen çalışmalara da destek vermektedirler.”

    “Salgın durumunda hijyen önemli, ambalajlı su tüketimi öncelikli olmalı”

    Bütün dünya ile birlikte ülkemizi de etkileyen koronavirüs salgını konusunda da değerlendirmelerde bulunan Seyhanlı, “Uzmanlar vücut direncinin artırılmasının virüslere karşı en etkili yollardan biri olduğunu belirtiyor. Vücut direncini artırmanın en etkili yollarından biri de önerilen miktarda güvenli ve kaliteli su tüketmek. Ambalajlı suların, güvenilirliği ve kalitesinin yanı sıra sağlık için yararlı olan mineralleri de bünyesinde bulundurduğunu unutmamak gerekir. İçinde bulunduğumuz günlerde dışarıdan alışveriş yapmaktan çekinen ve evde zaman geçiren tüketicilere, gıda güvenliği ve hijyen kurallarına uygun olarak temizliği ve dolumu yapılan ve evlere servis edilen damacana suları öneriyoruz. SUDER üyesi firmalarımız, damacana dağıtımını yapan görevlileri hijyen konusunda sıkı sıkıya uyarmakta, dağıtıcılar tarafından da her türlü tedbir alınmaktadır.” şeklinde sözlerini noktaladı.

  • Başkan Sekmen: “Hepimizin ortak paydası Erzurum’dur”

    Başkan Sekmen: “Hepimizin ortak paydası Erzurum’dur”

    Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum’daki yerel ve yaygın basın kuruluşlarının yönetici ve çalışanlarıyla akşam yemeğinde bir araya geldi.

    10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle organize edilen programda konuşan Başkan Sekmen, “Madem hepimizin ortak paydası Erzurum; o halde el ele vereceğiz, birlikte koşacağız, koşturacağız” ifadesini kullandı. Palandöken’in zirvesinde hizmet veren Küre Restoran’daki akşam yemeğine Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in yanı sıra Genel Sekreter Zafer Aynalı, Genel Sekreter Yardımcıları Hasan Şahin, Murat Altundağ, Mustafa Yaşar ve Ahmet Kılıç, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Esat Bindesen, Erzurum Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Barlak, haber ajanslarının bölge müdürleri, yazarlar ve çok sayıda basın çalışanı katıldı.

    ERZURUM’A HİZMET ETME AYRICALIĞI

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, burada yaptığı konuşmada, 2014 yılından bu zamana kadar geçen süre zarfında medya ile ortak bir hedef doğrultusunda uyum içerisinde çalıştıklarını söyledi. Sekmen, gazetecilerin Erzurum’un dünü, bugünü ve ihtiyaçlarını çok iyi bildiklerini, dolayısıyla şehrin hafızası konumunda bulunduklarının altını çizdiği konuşmasında şunları kaydetti: “Sizlerle birlikte Erzurum için çalışıyor olmak; hakikaten bizim için de çok büyük bir ayrıcalık. Çünkü kimi zaman eleştirilerinizle, yaklaşımlarınız ve öngörülerinizle, dahası önerileriniz ve tavsiyelerinizle bize sürekli rehberlik ettiniz, yolumuzu aydınlattınız. Bizler her ne kadar yerel yönetim mekanizmasının başında bulunuyor olsak bile yerel bütünleşmeyi sağlama sürecinde de, yönetimimiz için imkânlar sundunuz, fırsat oldunuz.”

    SEKMEN’DEN ANLAMLI TARİF

    Gazeteciler için “Bizim için gören göz oldunuz, konuşan dil oldunuz, işiten kulak oldunuz” şeklinde bir tanımlama yapan Başkan Sekmen, “Bu mübarek beldede yaşayan istisnasız herkesle aramızda köprü oldunuz, bağ oldunuz, yol oldunuz. Ve altını çizmek gerekirse, icra ettiğiniz mesleğinizle Erzurum’a aslında gönül hizmeti verenler de yine sizler oldunuz. Emekleriniz, bizim için ölçülemeyecek kadar büyük ve dahi karşılığı ödenemeyecek kadar da kıymetlidir. Dolayısıyla siz değerli gazeteci kardeşlerimize sunabileceğimiz tek varlığımız; Erzurum adına minnet ve şükran dileklerimiz olacaktır” ifadelerini kullandı.

    “ERZURUM HEPİMİZİN ORTAK PAYDASI”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, 6 yıl önce bu yola çıkarken, Erzurum için düşler kurduklarını ve bu düşleri ilk olarak da gazetecilerle paylaştıklarını hatırlatarak, “Nitekim bu düşlerimizi gerçekleştirme sürecine Erzurum’u tanık eden de yine sizler oldunuz. Geldiğimiz nokta itibariyle bir değerlendirme yapacak olursak; ortak paydamızı teşkil eden Erzurum adına sürekli uyum ve işbirliği içerisinde çalıştık. Yapıcı eleştirileriniz önemliydi; baş tacı ettik. Uyarılarınız, tavsiyeleriniz ve önerileriniz kıymetliydi; kesinlikle dikkate değer bulduk, gerekeni yaptık. Samimiyetinizden en küçük şüphe duymadığımız gibi, iyi niyetten uzak yaklaşımlara ise, Erzurum adına yine sizlerle birlikte karşı durduk. Halkımızın da teveccühü ile bu işbirliğimizi inşallah bu yeni dönemde de sürdürme arzusundayız. Hal böyle iken; şehrin kanaat önderleri olarak kabul ettiğimiz sizlerin, fikirleriniz, görüşleriniz ve bakış açınızla önümüze yeni ufuklar açacağınız ve yolumuza ışık tutmaya devam edeceğinizden en küçük şüphemiz dahi bulunmamaktadır” diye konuştu.

    “ÇOK MESAFELER KAT ETTİK”

    Konuşmasında, Erzurum’da bir gelişim ve değişim seferberliği başlattıklarına da dikkati çeken Başkan Sekmen, şunları söyledi: “Bu süreci ve seferberliği dört bir koldan aynı anda yürütmeye çalışıyoruz. Bir yandan tarım, diğer yandan turizm için koşturuyoruz. Bir tarafta hayvancılık, diğer yanda ticaret, kültür, sanat ve spor için koşuyoruz. Çünkü biz bunların her birisini, Erzurum için çok önemli birer kalkınma dinamiği olarak görüyoruz. Bu süreçte bize göre en önemli faktör şehrin bu yönüyle ilgili bir farkındalık oluşturmaktır ki; işte bu hedefte en çok da sizin desteklerinize ve yardımınıza ihtiyacımız var. Erzurum, kesinlikle bundan 5-10 yıl önceki Erzurum değil. Çok mesafeler kaydettik, çok yol yürüdük; Erzurum’un birçok sorununu çözüme kavuşturduk, ihtiyaçlarını gidermeye çalıştık. Biz diyoruz ki; madem hepimizin ortak paydası Erzurum; o halde el ele vereceğiz, birlikte koşacağız, koşturacağız. Ne yaparsak yapalım; bu şehir için yapmış olacağız. Bizim hayalimiz Erzurum’un yeniden cazibe merkezi haline getirmek; dolayısıyla bizimle aynı düşü kuran herkesi de bu seferberliğe dâhil olmaya çağırıyoruz.”

  • Adalet Bakanı Gül: “İzmir’de o eve yazılan yazı hepimizin evine yazılan yazıdır”

    Adalet Bakanı Gül: “İzmir’de o eve yazılan yazı hepimizin evine yazılan yazıdır”

    İzmir’in Gaziemir ilçesine bağlı Yeşil Mahallesi’nde oturan Alevi bir ailenin evinin duvarına “Defol Alevi” yazılmasını değerlendiren Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, “Gaziemir’deki yaşanan hadise hiçbirimizin kabul edemeyeceği eylemdir ve bunu şiddetle, nefretle kınıyoruz. O eve yazılan yazı hepimizin evine yazılan yazıdır. Çünkü Türkiye 82 milyon kardeştir o ev hepimizin evidir” dedi.

    Erzurum’a bölgedeki adalet hizmetlerini değerlendirmek adına Bölge Değerlendirme Toplantısı için gelen Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Erzurum Adliyesi ziyareti sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. İzmir’in Gaziemir ilçesine bağlı Yeşil Mahallesi’nde oturan Alevi bir ailenin evinin duvarına “Defol Alevi” yazısı yazılmasını değerlendiren Gül, yaşanan hadiseyi şiddetle kınadığını ifade ederek, “Önceki gün İzmir Gaziemir’deki yaşanan hadise hiçbirimizin kabul edemeyeceği eylemdir ve bunu şiddetle, nefretle kınıyoruz. 26 Kasım tarihi itibariyle de derhal İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız soruşturma açmıştır ve kolluk kuvvetlerimiz de her türlü incelemesini yapmaktadır. Bu işi yapan ya da yaptıranların kişi ya da kişilerin tespiti yönünde titiz bir çalışma devam etmektedir. Emniyet güçlerimiz de bu tespiti yaptığında elbette hukuk gereken cezayı verecektir. Şu bir gerçek bu ülke Alevi’siyle, Sünni’siyle, Türk’üyle, Kürt’üyle hep birlikte kardeştir. Hiçbir evimizin huzurunu hiç kimse bozamaz. Hiçbir kimse mezhebinden, inancından, düşüncesinden ve yaşam tarzından dolayı başka bir muameleye tabi tutulamaz. Türkiye bir hukuk devletidir bu tür fillere karşı gereken en ağır şekilde karşılığını bulacaktır. O eve yazılan yazı hepimizin evine yazılan yazıdır. Çünkü Türkiye 82 milyon kardeştir o ev hepimizin evidir. O evin içinde Alevi’si, Sünni’si, Kürt’ü, zengini, fakiri fark etmez hepimizin hukuku hukuk devletine bağlıdır. Elbette huzura kastetmek isteyenler var. Ama ne olduysa bu olayın ortaya çıkması için çalışmalar devam etmektedir. Hiçbir zaman kardeşliğimizi bozdurmayacağız. Hukuk devleti de bu tür vatandaşlara eşit olan vatandaşlara asla ayrımcılığa izin vermeyecektir. Dolayısıyla bu tür eylemleri ve provokasyonları kınadığımı söylemek isterim” dedi.

    Yeni yargı paketini de değerlendiren Gül, yargı paketlerinden birincisinin teveccühle karşılandığını yargı paketlerinin devamının geleceğini belirterek, “Erzurum İstinaf Merkezi olarak yargısal hizmet vermeye başlayan illerimizden birisi. Bölgede ki adalet hizmetlerini değerlendirmek adına Bölge Değerlendirme Toplantısı için buradayız. Yargı Paketlerimizden birincisi kanunlaştı. Milletimizin büyük beğenisiyle kanunlaşan bu yargı paketi artık uygulama aşamasında. Büyük bir teveccüh olduğunu görüyoruz elbette bu paketler devam edecek. Milletimizin sorunlarını çöze çöze hem yargıya güvenin arttığı hem de adalet hizmetlerinin etkinleştiği süreci hep birlikte yaşayacağız. Yargı paketimizde hukuka uygun düzenlemeler söz konusu ancak basın ilanları ile alakalı herhangi bir düzenleme olacağı söz konusu değil. Yargı paketimizde böyle bir düzenleme bulunmuyor. Dolaysıyla gazetelerin ve medyanın desteklenmesi için hür yayın yapabilmeleri için bu anlamda desteğin sürmesi için ilanlarla ilgili herhangi bir sona erdirme söz konu değil” açıklamalarında bulundu.

    Adalet Bakanı Abdülhamit Gül açıklamalarının ardından Palandöken dağında bir otelde yapılan Bölge Toplantısına katıldı.