Etiket: Hemşireye

  • Silikon mağduru Merve hemşireye ’dolgu malzemesi zimmeti’ suçlaması

    Adana’da kendisini doktor olarak tanıtıp, hemşire Merve Keleş ve 3 kadına dudak dolgusu yaparak enfeksiyona neden olan kuaför Soner Gülnaz, “Dolgu malzemesini Merve Keleş çalıştığı hastaneden yasal olmayan yollarla çıkartıp getirmişti” ifadesiyle kendisini savundu. Hemşire ise çalıştığı hastanede dolgu işlemi yapılmadığını savunarak iddiaları reddetti.

    Çukurova Üniversitesi Balcalı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hemşire olarak görev yapan Merve Keleş, internette kendisini Estetik Uzmanı Doktor olarak tanıtan kadın kuaförü Soner Gülnaz’a yaptırdığı dudak dolgusunun ardından dudaklarında şişkinlik olduğu ve yaralar çıktığı gerekçesiyle 36 gün tedavi gördü. Gülnaz’ın, Keleş dışında 3 kadına dudak dolgusu, bir erkeğe ise botoks tedavisi yaptığı ortaya çıktı. Başka bir suçtan aranan Gülnaz, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Gülnaz hakkında 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ’Diploması olmadığı halde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa bile, hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınması’ suçundan 5 yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli parayla cezalandırılmasını istemiyle dava açıldı.

    Hakim karşısına çıkan Gülnaz, etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirterek savunmasına başladı. 8 yaşında kuaförlüğe başladığını, 3-5 senedir de bir doktorun kliniğinde estetik işlemlerine yardımcı olduğunu belirten Gülnaz, sosyal medya aracılığıyla müşteri bulduğunu kaydetti.

    Sosyal medyada tanıştığı Güllü Sel’in, takipçi sayısının fazla olduğunu ve kendisinin komisyon karşılığı reklamını yapabileceğini belirtmesi üzerine Güllü Sel ve eşi Celal Sel’e ücretsiz estetik işlemleri yaptığını anlatan Gülnaz, “Güllü’ye 2 seans dudak dolgunlaştırıcısı uyguladım. Celal’in de alnına botoks yaptım. Güllü kanıma girdi, müşteri bulacağını söyledi. ’Çok iyi yapıyorsun’ dedi. Yaptım. Güllü 12 gün sonra dudaklarında yaralar olduğunu söyledi. Enfeksiyon kapmış olabileceğini ya da birinin rujunu sürmüş olabileceğini söyledim. Krem önerdim. Kullandıktan sonra ’geçti, ellerine sağlık’ dedi. ’İkimiz de çok kazanacağız’ dedi” ifadelerini kullandı.

    “Malzemeyi hastaneden zimmetledi”

    Merve Keleş’e uyguladığı işlem hakkında konuşan Gülnaz, şöyle devam etti:

    “Güllü beni övmüş. 4 alt 4 üst dudağa iğne yaptım. 2-3 gün sonra dudağı indi. ’Geri şişirelim’ dedi. Aquamıd diye bir kalıcı dolgu malzemesi getirdi. Artan malzemeyle Zehra Usta’nın dudağını yaptım. Zehra’dan da ücret almadım. Hepsi müşteri bulacaktı. İkinci gün Merve ve Zehra dönüş yaptı. ’Çok şiş’ dedi Merve. Doktora göstermesi gerektiğini söyledim. Balcalı Hastanesi’nde çalışıyordu ama oraya gitmek istemedi. Malı zimmetine geçirmiş, bu nedenle istemedi. Sabıkalı olduğumu söyledim. ’Beni karıştırmayın’ dedim. Daha sonra tehdit mesajları attı. Hastaneden malı zimmetine geçirmiş, çıkartmış. Murat Susar aracılığıyla ölümle tehdit etti. Zehra’ya da ’hastaneye git’ malzeme benim değil’ dedim. Zehra da, ’Dolguya giderken ölüme gitmiş olma Soner magandası, öleceksin’ dedi. En büyük pişmanlığımı yaşıyorum. Gereken ne varsa yapmaya hazırım. Ceza alacağımı biliyorum.”

    “Hastanede dolgu yok”

    Merve Keleş ise Gülnaz’ın kendisini doktor olarak tanıttığını savunarak “İlk işlem için 400 lira istedi, kalıcı dolgu için de bin 500 lira istedi. Hastaneden dolgu çıkarmam mümkün değil çünkü hastanede dolgu yok. Dudağıma enjekte edilen malzemenin ne olduğu belli olmadığı için tedavim zaten sancılı oldu. Dudağımın enfeksiyon kaptırdığımı söyledi. Suçu üzerine almadı. 36 gün hastanede tedavi gördüm. İşlerimden geri kaldım. Malzemenin ne olduğunu daha sonra defalarca sordum ama Aquafeeling Face dedi. Sonra ’mahkemede görüşürüz” dedi.

    Keleş’in yanı sıra Zehra Löş, Güllü Sel, Celal Sel de Soner Gülnaz’dan şikayetçi oldu. Gülnaz, son savunmasında müştekilerin zararlarını karşılayacağını belirterek özür diledi.

    Hakim, Gülnaz’ın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

    Duruşma çıkışı basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Güllü Sel, “Kendisi de suçunu itiraf etti. Pişman olduğunu söyledi. Herhangi bir zararı karşılayabileceğimizi söyledi. Bu saatten sonra adalete güveneceğiz” şeklinde konuştu.

    “Tedavim devam ediyor”

    Merve Keleş ise hakkındaki iddiayı yalanlayarak, “Söylediği şey kesinlikle asılsızdır. Böyle bir şey mümkün değildir. Hastanede dolgu işlemi yapılmıyor. Kişi tamamen kendisini kurtarmanın peşindedir ama eminim adalet yerini bulacaktır. İfadelerimizi verdik. Hala tedavim devam ediyor. Ne maddesi verildiği belirlenmiş değil. Tam bir tedavi söz konusu değil. Dudağımda yarıklar çıkmaya başladı. Tedavim iyiye gidiyor her geçen gün ama kesin bir tedavi mevcut değil” diye konuştu.

    Keleş’in avukatı, nitelikli dolandırıcılık ve kasten yaralama maddelerinin de iddianameye eklenmesi konusunda itiraz ettiklerini söyledi.

  • Otobüste hemşireye tekme atan sanığın davasının görülmesine devam edildi

    Hemşire Ayşegül Terzi’ye otobüste tekme atan Abdullah Çakıroğlu’nun 9 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Mahkeme, Ayşegül Terzi’nin yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Raporunun dönüşünün beklenilmesine karar verdi.

    Hemşire Ayşegül Terzi’ye otobüste tekme attığı gerekçesiyle 9 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan ve hakkında zorla getirilme kararı çıkarılan sanık Abdullah Çakıroğlu’nun davasının görülmesine devam edildi.

    İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, sanık Abdullah Çakıroğlu ve avukatı katıldı. Mağdur Ayşegül Terzi duruşmaya gelmedi. Salonda Terzi’nin avukatları ile ’Kadın Cinayetlerini Durduracağız’ Platformu da hazır bulundu.

    “Bütün kadınlar sanık için tahrik unsuru özelliği taşıyor”

    Duruşmada söz alan Terzi’nin avukatı Birsen Baş Topaloğlu, sanığın tutuklanmasını talep ederek, “Adli Tıp Raporunda sanığın akıl sağlığı ve zeka geriliği saptanmadığı tespit edilmiştir. Sanığın olay sırasında üzerine atılı suçları işlerken ceza ehliyetinin tam olduğu tespit edilmiştir. Sanık bu suçu bilerek, isteyerek, kasten işlemiştir. Sanığın savunmasına baktığımızda tüm kadınlara yönelik bir savunmadır. Biz burada davaya tüm kadınlar olarak karşı çıkıyoruz. Sanığın kadınlara yoğun bir şekilde kastı vardır. Bütün kadınlar sanık için tahrik unsuru özelliği taşıyor. Adli kontrol şartları yetersiz kalmaktadır. Sanığın tutuklanmasını istiyoruz” dedi.

    Terzi’nin avukatı Hale Akgün söz alarak, “Ayşegül Terzi hakkında koruma kararı alınmıştır. Onun süresi doldu ve yeniledik. Uzatma aldık tekrar. Benim kızım müvekkilim yaşında. Ben kızım ve Türk kadınları adına tedirginim. Sanıkta hiçbir şekilde pişmanlık yoktur, bu tekrar suç işleyeceğinin kanıtıdır. Sanığın tutuklanmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu. Terzi’nin diğer avukatları da söz alarak sanığın tutuklanmasını istedi.

    “Hatırladığım tek şey iki kişilik yer kapladığım”

    Bunun üzerine sanık Abdullah Çakıroğlu, olayla ilgili hiçbir şey hatırlamadığını belirterek, “İlaç alıyordum, o gün ilaçlarımı kullanmadım. Hatırladığım tek şey iki kişilik yer kapladığım” dedi.

    Sanık avukatı söz alarak, “Ortada bir mağdur olan, bir de mağdur üzerinden var olmaya çalışan emsal olmaya çalışanlar var. Müvekkilim haksız olarak tutuklandı. Sırf tutuklansın diye kamu baskısı yaratıldı, kişiye özel yasalar çıkarıldı. Öncelikle bu bakış açısının değiştirilmesi lazım. Adli Tıp Raporu bunların yansıması niteliğindedir, rapora itiraz ediyoruz. Adli Tıp Kurumundan tekrar rapor alınmasını talep ediyoruz. Burası adalet dağıtma yeri, hak eden hak ettiğini bulacak” ifadelerini kullandı.

    Ara kararını açıklayan mahkeme, Ayşegül Terzi hakkındaki Adli Tıp Raporunun dönüşünün beklenmesine hükmederken, sanığın tutuklanma taleplerinin reddine karar verdi.

    Duruşma öncesi açıklama yapan ’Kadın Cinayetlerini Durduracağız’ Platformu Başkanı Meltem Figen, “Kimsenin yaşam tarzımıza müdahale etmesine izin vermeyeceğiz, bunu yasalarla da güvence altına alacağız” diyerek, “Abdullah Çakıroğlu’nun bu davadan alacağı ceza tüm yaşam hakkımıza gasp edenler için emsal teşkil edecektir. Sanık savunmasında, ‘İslama uygun davrandım, yine yaparım’ diyerek kadınlar için hayati önem taşıyan kavramları tehdit etmiştir. Saldırganın üst sınırdan ceza alarak kadınların lehine adaletin sağlanmasını talep ediyoruz. Kadın düşmanlığını tırmandıran, yaşam tarzımızı tehdit eden bu saldırılar ciddiyetle ele alınmalı, kadınlar için adalet sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.

    İddianameden

    Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, hemşire Ayşegül Terzi’nin 12 Eylül 2016 tarihinde otobüse bindiği, otobüste yolcu olarak bulunan Abdullah Çakıroğlu’nun Terzi’nin yüzüne tekme atmak suretiyle yaraladığı anlatılmıştı.

    İddianamede, Çakıroğlu hakkında, “İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama”, “Kasten yaralama” ve “Hakaret” suçlarından 2 yıl 7 aydan, 9 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.

  • Gönül hemşireye mesai arkadaşlarından destek

    Bursa’da boşandığı eşi tarafından silahla ağır yaralanan Gönül hemşirenin mesai arkadaşları saldırıyı kınadı.

    Dün boşandığı eşi tarafından silahlı saldırıya uğrayıp, ağır yaralanan hemşire Gönül Taç’ın (39) mesai arkadaşları Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’nin acil servis bölümünde basın açıklamasın yaptı. Gönül hemşireye yapılan saldırıyı kınayan Hastane Başhekimi Op. Dr. Oktay Çelik, “Gönül hemşire dün boşandığı eşi tarafından silahlı saldırıya uğradı ve ağır yaralandı. Şuanda sağlık ve genel durumu iyi. Onun iyileşmiş olması bizleri sevindirdi. Gönül hemşirenin biran önce sağlığına kavuşarak aramıza dönmesini sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

    Öte yandan Gönül hemşirenin arkadaşları da sosyal medya üzerinden son fotoğrafını paylaşıp, destek verdi. Ayrıca Gönül hemşirenin yakınları da basın açıklamasına katıldı. Dün meydana gelen olayda, Mehmet Yayla, eski eşine 5 el ateş ederek yaralamış, ardından intihar ederek hayatına son vermişti.

  • Otobüste hemşireye tekme atan saldırgan yeniden gözaltında

    Belediye otobüsünde Hemşire Ayşegül Terzi’ye tekme atan Abdullah Çakıroğlu, hakkında çıkarılan yakalama kararının ardından yeniden gözaltına alındı. Çakıroğlu, yarın adliyeye sevk edilecek.

    Belediye otobüsünde Hemşire Ayşegül Terzi’ye tekme attıktan sonra hakkında dava açılan Abdullah Çakıroğlu, dün hakim karşısına çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edilmişti. Başsavcılığın itirazı üzerine üs mahkeme, Çakıroğlu hakkında yeniden yakalama kararı çıkarmıştı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Abdullah Çakıroğlu, akşam saatlerinde Çekmeköy’de yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan Çakıroğlu, sağlık kontrolünün ardından Çekmeköy Polis Merkezi’ne getirildi. Burada basın mensuplarının soruları üzerine Çakıroğlu, “İmza için gözaltına alındım, bir sorun yok” dedi.

    Çakıroğlu’nun yarın Anadolu Adliyesi’ne sevk edileceği öğrenildi.

  • Taraftarlardan otobüste saldırıya uğrayan hemşireye destek

    İstanbul’da otobüste saldırıya uğrayan hemşire Ayşegül Terzi’ye destek vermek amacıyla Çarşı Grubu’nun çağrısıyla bir araya gelen taraftarlar, giydikleri şortlarla Ayşegül Terzi’ye yapılan saldırıyı protesto etti.

    İstanbul’da otobüste şort giydiği için bir kişinin saldırısına uğrayan Ayşegül Terzi’nin yaşadığı duruma tepki göstermek amacıyla Beşiktaş’ın taraftar grubu olan Çarşı tarafından, Beşiktaş’ta bulunan kartal anıtı önünde, “Şortunu giy de gel” adıyla eylem düzenlendi. Eyleme Beşiktaş Kongre üyesi Hasan Ali Cansızoğlu ile çok sayıda taraftar ve vatandaş katıldı. Eyleme katılanlar şort giyerek Ayşegül Terzi’ye destek olurken, olayı gerçekleştiren saldırgan Abdullah Çakıroğlu’na tepki gösterdi.

    Eyleme şort ve Beşiktaş forması giyerek katılan Irmak Işılak, “Ayşegül Terzi’ye yapılan bu uygulama insanlık dışı. Bunu protesto etmek için buradayız. Hür irademizle giyinmeye devam edeceğiz. Özgür irademizle yollarda dolaşmaya devam edeceğiz” dedi.

    Ayşegül Terzi’nin yaşadığı olaya tepki göstermek amacıyla bacağına “Şortumu giyerim” yazan ve elinde pankartla eyleme katılan Saadet Yeşil ise, “Özgür irademize yaşam şeklimize saygı duymak zorundalar. Özgürlüğümüz için buradayız. Ülkemiz Ortadoğu ülkesi değil Ortadoğu ülkesi olmasına asla izin vermeyeceğiz. Şort giyen biriyim sonuna kadar giymeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    Gözde Aydın adlı kadın ise, “Yaşanmış olan durumun bir şekilde karşısında durmak amacıyla eylem gerçekleştiriyoruz. Böyle bir duruma maruz kalması bizleri çok üzdü” dedi.