Etiket: Hem

  • Nazillili öğretmenler hem sahneledi hem de oynadı

    Aydın’ın Nazilli İlçesinde Okullarında öğrencilerini en iyi şekilde yetiştirerek hayata hazırlamak için canlarını bile feda eden birbirinden maharetli elleri öpülesi öğretmenler hünerlerini bu kez sahnede sergiledi.

    Nazilli Halk Eğitimi Merkezi ve ASO bünyesinde kurulan Öğretmenler Odası Tiyatro Topluluğu’nun sahnelediği komedi tarzındaki “Çılgın sınıf” isimli tiyatro oyunuyla öğretmenler usta oyunculara adeta taş çıkartarak izleyenleri gülmekten adeta kırdı geçirdi.

    Nazilli’de görev yapan öğretmenler yaptıkları faaliyetlerle de büyük takdir topluyor. İlçedeki okullarda görev yapan ve okullarını yöneten, çocukları eğiten öğretmenler eğitimcilik görevlerinin yanısıra görev aldıkları sosyal ve kültürel faaliyetlerle de dikkat çekmeye devam ediyor. Uzun yıllardır Nazilli Kaymakamlığı, Nazilli Belediyesi, Nazilli Halk Eğitimi Merkezi ve ASO ve Nazilli Öğretmenevi başta olmak üzere birçok kurum bünyesindeki THM ve TSM korolarında görev alan öğretmen ve idareciler, geçtiğimiz yıl ilçede bir ilke daha imza atarak tiyatro grubu da kurdular. Nazilli Halk Eğitimi Merkezi ve ASO bünyesinde kurulan Öğretmenler Odası Tiyatro Topluluğu geçen yıl ilk kez sahnelediği komedi tarzındaki “Evlere Şenlik” isimli tiyatro oyunuyla sahne aldı. Derslerden arta kalan zamanlarda yılda bir kez izleyici karşısına çıkan tiyatrocu öğretmenler ikinci oyunlarını yine öğretmen arkadaşları ve aileleri için sahneledi.

    Geçen yıl olduğu gibi yine komedi tarzında bir oyunla sahneye çıkan öğretmenlerden oluşan 10 kişilik ekip, sıradışı öğrencilerin ve öğretmenlerin bulunduğu bir sınıfı ve bu sınıfı ziyaret eden müfettişin komedi tarzında hikayesini canlandırdı. Nazilli Belediyesi Mehmet Yüzügüler Kültür Merkezi Tiyatro Salonunda sahnelenen oyunu izlemek üzere salona gelen binlerce sanatsever izdiham yaşattı. 300 kişilik salon tıka basa dolarken yüzlerce izleyici ise salona giremeyince oyunun birkaç defa daha sahnelenmesini isteyerek dışarı çıktı. İzleyicinin gülmekten kırıldığı ve bir saat süren oyunda sahne alan öğretmenler muhteşem bir performansla izleyicisini kahkahaya boğdu. Nazilli İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Latif Akgün başta olmak üzere ilçede görev yapan okul müdürleri ve öğretmenlerden oluşan tiyatro topluluğunda Bayındır Ortaokulu Müdür Yardımcısı ve Türkçe Öğretmeni Erol Sevgili, hem oynadı hem de oyunun yazarlığını ve yönetmenliğini üstlendi. Kübra Öngel, Kenan Kangöz, Ufuk Çağlayan, Sanem Taşçı Tan, Birsel Yeşiltepe, Merve Dülger Akgün, Zehra Bensu Açıkgöz de oyuncular arsında yer aldı. Güldürdüğü kadar da düşündüren ‘Çılgın sınıf’ isimli tiyatro oyununu Nazilli kaymakamı İbrahim Küçük, Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Yılmaz Bilen, Nazilli Halk Eğitimi Merkezi ve ASO Müdürü Erkan Turan, Müdür Yardımcısı Bilge Akan Küçük, okul müdürleri, davetliler ve çok sayıda tiyatro sever izledi. Oyunun sonunda ise ekip ayakta alkışlandı. protokol üyeleri tarafından ekip üyelerine çiçekler verildi.

    Oyunun karakterleri arasında yer alan Müfettiş rolündeki Nazilli İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Latif Akgün ise, oyunun hazırlanmasında herkesin çok emek verdiğini ifade ederek, “Oyunumuzu Türkçe Öğretmenimiz Erol Sevgili yazdı ve yönetti. Arkadaşlarımız mesailerinden sonra özel yaşamlarından zaman ayırarak bu oyuna hazırlandı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu arada bizleri izlemeye gelen salonda ayakta seyretmeyi göze alan seyircilerimize de bizi yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyoruz. Öğretmenlerden kurulan ilçedeki ilk tiyatro topluluğu olarak her yıl farklı oyunlarla izleyicimizin karşısına çıkmaya devam edeceğiz. Bizlerin başlattığı bu kültürel geleneği inşallah bizden sonra arkadaşlarımız da devam ettirir. Öğretmenler sadece okulda ders veren kamu görevlisi değildir. Öğretmen toplumun her alanında, sosyal hayatta ve topluma faydalı her etkinlikte vardır ve var olacaktır.”

    Öğretmenlerden oluşan 10 kişilik bir ekip olduklarını da ifade eden Akgün, “Ekibimizin tamamı öğretmenlerden oluşuyor. Geçen yıl evlere şenlik adı altında farklı bir oyun sergilemiştik. Bu yıl özellikle öğretmenler gününe özel, eğitimin içerisinde, biraz da güldürüyü andıran bir oyunumuz oldu. Bu güzel topluluğu dağıtmak istemiyoruz. Özellikle Nazilli’mizdeki sosyal ve kültürel alandaki katkılarına devam ettirsin istiyoruz. Dolayısıyla inşallah önümüzdeki süreç içerisinde imkanlarımızın el verdiği sürede biz yeni oyunlarla Nazilli halkının karşısında olacağız. Biz çok fazla müstehcenliğe kaçmadan seviyeli bir komedi türü sergilediğimiz için genelde halkımız, öğretmenler, arkadaşlarımız arasında bu ilgiyle izleniyor” dedi.

  • (Özel) İstanbul İtfaiyesi eğitimlerini hem uzaktan hem sahada alıyor

    Her gün megakentte yüzlerce olaya müdahale ederek birçok hayat kurtaran İstanbul İtfaiyesi ekipleri “İtfaiye E-akademi” sistemi üzerinden istediği zamanda istediği mekanda eğitimlerini kolaylıkla alıyor. Teorik eğitimlerini, klasik sınıf eğitiminin yanı sıra e-öğrenme üzerinde de alan ekipler sahadaki uygulamaların ardından ise yangın, hayvan kurtarma gibi olaylara daha etkin müdahaleyle çalışmalarına devam ediyor.

    İstanbul İtfaiyesi bünyesindeki yaklaşık 4 bin personel ile megakentin tüm noktalarında yangın, deprem, sel, mahsur kalma, hayvan kurtarma gibi birçok olaydaki başarılı müdahalesiyle hayat kurtarıyor. İtfaiye çalışanlarının eğitimi ise “İtfaiye E-akademi” sistemi üzerinden kolaylıkla sağlanıyor. İtfaiye çalışanlarının kullanıcı adı ve şifreleriyle istedikleri mekandan istedikleri zamanda eğitim almasını sağlayan sistemde afet ve yangınlarla mücadele konusu gibi birçok alanda teknik eğitim veriliyor. 2015 yılında başlayan projeyle teknoloji tabanlı e-öğrenme sistemini kullanarak kaynaklardan tasarruf sağlanması hedefleniyor. “İtfaiye E-akademi” sistemiyle elektronik ortamda eğitimlerini alan itfaiye personeli, eğitimler sonrası gerçekleştirilen ölçme değerlendirme testleri ile de değerlendiriliyor. Mobil ortamda da eğitimlerini alabilen ekipler ise sonrasında uygulamalı eğitimleriyle eksiklerini gidererek başarılı çalışmalarla hayat kurtarmaya devam ediyor.

    Sistem sayesinde kimi itfaiye erleri evinde eğitimlerini alırken kimi de uygun zamanlarında siteme giriyor. Kimi zaman bir çatıda yangına müdahale eden kimi zaman bir bebeği yangın anından merdivenle evinin camından alan ekipler, aldıkları başarılı eğitimlerde sahada görevlerini daha etkin bir şekilde sürdürüyor. İstanbul İtfaiyesi, uyguladığı sistem ve eğitimlere talep geldikçe yurt içi ve yurt dışı birçok noktada personeli de eğitiyor.

    “Kullanıcılara her ortamda ve alanda istedikleri zaman eğitim almalarını sağlıyor”

    Sistemin çalışanlar için çok önemli bir hizmet olduğunu ifade eden İstanbul İtfaiyesi’nde eğitmen olarak görev yapan Fatih Ordu, “İstanbul İtfaiyesi’nde yaklaşık 4 bin personel var. 2015’den beri aktif olarak kullandığımız E-Akademi Platformuyla eğitim merkezimize personelimizi almadan uzaktan istedikleri anda ve noktada cep telefonlarından ve bilgisayarlardan eğitimlerini gerçekleştirme imkanı sağlıyoruz. İBB’nin mail adreslerini ve şifrelerini kullanarak sisteme giriş yapabiliyorlar. Kendilerine atanan ve belirlenen eğitimleri gerçekleştirebiliyorlar. Bu eğitimleri tamamlayan personel uygulamalı eğitimler için 3 noktada bulunan eğitim merkezlerimizde uygulamalarını gerçekleştiriyorlar. Eğitim vermenin yanında aynı zamanda eğitimi ölçme ve değerlendirme imkanı da sağlıyor. Personelimizi bir noktadan bir noktaya taşımak, ulaşım gibi birçok problemi ortadan kaldırmış oluyor. Kullanıcılara her ortamda ve alanda istedikleri zaman eğitim almalarını sağlıyor. Avrupa’daki Amerika’daki istatistiklerle karşılaştırdığımızda İstanbul’da yaklaşık 15 milyon nüfus olmasına rağmen 5.30 dakika gibi bir sürede olay yerine varıyorlar. En büyük problemimiz yanlış parklar, trafik sorunları bunun dışında İstanbul İtfaiyesi sahip olduğu araç gereç, eğitim ve tecrübesiyle bütün zorlukların üstesinden gelebiliyorlar” dedi.

    “Eğitimlerin çok büyük faydasını gördük”

    İtfaiye çalışanlarının istediği noktada ya da zamanda eğitimlerini almasının önemli olduğunu ifade eden İstanbul İtfaiyesi’nde ekip amiri olarak görev yapan Yusuf Doğan Gürer, “Eğitimlerin çok büyük faydasını gördük, her sene İstanbul İtfaiyesi’nde çalışan bütün yangıncı tazeleme eğitimleri adına E-Akademi üzerinden teorik olarak bu eğitimleri alıyor. Birçok eğitimin teorik kısmını daha hiç itfaiye okuluna gitmeden E-Akademi üzerinden evlerinde, iş yerlerinde, lokallerinde dinlenirken yapabiliyorlar” diye konuştu.

    “Güzel bir uygulama bizim için kolaylık oluyor”

    Eğitimlerin web üzerinden olmasının büyük kolaylık olduğunu dile getiren İtfaiye eri Ramazan Can, “Güzel bir uygulama bizim için kolaylık oluyor. Zaman ve mekan sınırlaması olmuyor. Hem hızlı erişebilme adına hem de kendimizi geliştirme adına izinli olduğumuza zaman bile eğitimlerimizi yerine getirip geri kalmıyoruz” dedi.

  • Hem sağlık hem tatil fırsatı

    Kahramanmaraş Tatlısu Termal Otel, şifalı suyunun yanı sıra vatandaşların sağlığına yatırım yapmalarına imkan sağlıyor. Tatlısu Termal Otel, şehrin stresinden uzakta, mavi ile yeşilin tonlarıyla misafirlerine sağlıklı bir tatil sunuyor.

    Kahramanmaraş, On iki şubat İlçesi Döngele Mahallesi’nde hizmet veren Tatlısu Termal Otel, birbirinden farklı hastalığın devası olarak bilinen şifalı suyuyla sağlına yatırım yapmak isteyenlerin adresi oluyor. Şehrin karmaşasından uzakta, huzur ve konfor içinde tatil vaat eden otel, Kahramanmaraş’ın termal turizmine damga vuruyor. Tatlısu Termal Otel hakkında bilgiler veren Otel İşletmecisi Metin Tatlı, yoğun çalışma sonrasında tesisi Kahramanmaraş’a kazandırdıklarını söyledi. Bir termal otelde ne olması gerekiyorsa hepsinin Tatlısu Termal Otel’de mevcut olduğuna dikkat çeken Tatlı, uzun arama sonrası çıkardıkları termal suyun dünyanın en kaliteli sularından biri olduğunu da sözlerine ekledi. 2008 yılında arama ruhsatı alarak termal otel için ilk adımı attıklarını belirten Tatlı, “Sıcak su için 2008 yılında biz bir arama ruhsatı aldık ve o şekilde başladık. Buranın eski belediye başkanı Hüseyin Bahar ile başladık. İlk sene arama çalışmalarıyla geçti, daha sonra peşinden bir sondaj yaptık. İlk sondaj olumsuz çıktı oradan su alamadık. Tekrar ikinci sondajda suyu aldık ve ikincisinde de başarılı olduk. O günden bu yana da çıkarılan şifalı kaplıca suyumuzu halkımızın en güzel şekilde hizmetlerine sunmak için çalışmalarımız devam etmektedir” dedi.

    “Eksiksiz ve tam donanımla hizmet veriyoruz”

    Tatlısu Termal Otel’in 26 oda kapasitesine sahip olduğunu dile getiren Tatlı, uluslararası standartlarda bir termal otelde olması gereken her şeyin Tatlısu Termal Otel’de mevcut olduğunu söyledi. Tatlı, “Otelimiz 26 odalı, odalarımızın geneli süit oda 1+1 şeklinde. Süit Odalarımız 1+1 stüdyo daire şeklinde olup, arzu edildiğinde 5 kişinin konaklayabileceği şekilde tasarlanmıştır. Çift kişilik odalarımız standart oda olup, arzu edildiğinde 3 kişinin konaklayabileceği şekilde tasarlanmıştır. Odalarımızda konuklarımızın rahat bir şekilde konaklaması için her türlü konfor düşünülmüştür. Odalarımızda 24 saat akan şifalı kaplıca suyumuz, yaz kış kullanabileceğiniz klimamız, kapalı devre TV sistemimiz, mini barımız, yine odalarımıza özel doğa manzaralı balkonlarımız ve kablosuz internet hizmeti mevcuttur. Dört tanesi tekli otel odası, termal havuzlarımız, aile küvetlerimiz var. Türk hamamımız yine havuzlarla beraber aktif durumda. Sauna ve buhar odası en kısa zamanda çalışır hale gelecek. Banyolarımızda biraz eksikliklerimiz vardı, onları da en kısa zamanda aktif hale getireceğiz. Uluslararası standartlarda termal otelde olması gereken ne varsa hepsini yapmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    Dünyada en kaliteli termal suları arasında ilk 5’te

    Termal suların geçmişten günümüze binlerce yıldır şifa kaynağı olduğunu belirten Tatlı, Tatlısu Termal Otel’in suyunun dünyanın en kaliteli sularından biri olduğunu söyledi. Tatlı sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Termal suların geçmişten günümüze binlerce yıldır şifa kaynağı olduğu bilinmektedir. Ülkemizdeki termal su kaynakları rezerv bakımında Avrupa’da birinci, dünyada da yedinci sırada gelmektedir. Döngele Tatlı Su Termal otelinin sınırları içerisinden elde edilen bu doğal termal su renksiz, mineral bakımından zengin, kokusuzdur. Suyumuzun sıcaklığı 38 derece. Bu da aslında çok ideal bir su, dünya standartlarında da zaten termal suların en idealinin 36 ve 38 derece arası olduğunu biliyorum. Aynı zamanda suyumuz Türkiye’de bildiğim kadarıyla 420 kadar kaynak var. Bunların içerisinde ilk beşe giren bir su, gerçekten çok kaliteli. Oldukça değerli ve kıymetli bir su.”

    Ailelerin tercihi rahat ve konforlu odalar

    Odalara ek yatak attıkları takdirde ailelerin aynı odada kalabileceğine dikkat çeken Tatlı, “Odalarımız yatak odası yaşam alanı şeklinde ayrılıyor. Yaşam alanında bir tane tekli çekyat şeklinde bir koltuğumuz var, onun haricinde de iki üç tane ek yatak atabiliyoruz. Aile ile gelen insanlar çocuklarıyla beraber rahatlıkla aynı mekan içerisinde kalabilir” açıklamalarında bulundu.

    “Bir çok hastalığa iyi geliyor”

    Termal suyun faydalarını ve iyi geldiği hastalıkları anlatan Tatlı, termal suyun şifası olan hastalıkları şu şekilde sıraladı:

    “Romatizmal hastalıklar, kemik erimesi, siyatik, bel-boyun fıtığı, kireçlenme, dolaşım sistemi hastalıkları, nörolojik rehabilitasyon gerektiren hastalıklar, ameliyat sonrası sertlikler ve tutuklukların giderilmesi, kadın hastalıkları, stres ve strese bağlı tüm hastalıkların rehabilitasyonu, saç, tırnak ve derideki hücrelerin yenilenmesi, cilt ve deri rahatsızlıkları.”

    Tüm sosyal aktiviteler mevcut

    Oteldeki etkinlikler hakkında da bilgiler veren Tatlı, otelin bütün sosyal aktiviteleri içerisinde barındırdığını belirterek, “Günümüzde teşhis ve tedavi merkezleri gibi bölümleri de içeren termal tesisler, genel ve özel yüzme havuzları, tedavi havuzu, masaj üniteleri, çamur ve buhar banyoları, sauna ve Türk hamamları gibi bölümlerden oluşuyor. Kaynaklara ilginin yüksek olmasının sebeplerinden biri de, bu tip tesislerde sadece tedavi için değil dinlenmek ve dinçleşmek içinde çok iyi olanaklar bulunduruyor olmasıdır. Termal suyun faydalı özelliğe, ve geleneksel Türk hamamının rahatlatıcı ve stres arttırıcı özelliği Tatlı Su termal otelimizde sizlerin hizmetindedir. Otelimizde Termal su ve Türk hamamını sizler için birleştirdik. Sizler için tedarik ettiğimiz taze meyve çeşitlerini sunduğumuz Vitamin Bar da lobimizde sizlerin hizmetindedir. Termal havuzlarımızda ve Geleneksel Türk Hamamında rahatlarken meyve sularımızdan da tadabilirsiniz. Doğal ürünlerden hazırlanan sıcak bitki çayları, mevsimine göre taze sıkılan meyve ve sebze suları, kokteyl ve iştah açıcıları Vitamin Bar’da bulabilirsiniz. Temizlenmek ve doğal yollardan cilt ve vücut bakımı yapmak isteyenlerin vazgeçilmezleri arasında gelen hamam ve saunalar, birçok sağlık sorununu tedavi edici özellik taşıyor. Termal Su ile bu özelliği daha da fazla hissedeceksiniz. Ailelerin kullanımına tahsis edilen özel aile banyolarında geleneklerimizi ailenizle birlikte yaşayabilirsiniz. 6 adet özel aile banyomuz var. Otelimizin içerisinde bulunan restoranımızdan sabahları açık büfe kahvaltının yanı sıra Öğlen ve akşam saatlerin de ise geleneksel Türk mutfağından seçtiğimiz zengin menümüz ile faydalanabilirsiniz. Cumartesi akşamları lobimizde hem dinlenerek, hem de sizlere sunmuş olduğumuz canlı müzik saatleri ile hoşça vakit geçirebilirsiniz” diye konuştu.

  • Ekmeğinizi hem sağlıklı, hem bilinçli tüketin

    Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Gıda İşleme Bölüm Başkanı Öğretim Üyesi Dr. Ruhan Aşkın Uzel,

    her bireyin ekmek gereksiniminin farklı olduğunu belirterek, “Yetişkin bir kadın bireyin günlük ekmek gereksinimi günde 4- 6 dilim ekmek, yetişkin bir erkek bireyin günlük ekmek gereksinimi ise ortalama 6-10 dilim ekmek civarındadır” dedi.

    Avrupa’nın en çok ekmek tüketen ülkesi olmamıza rağmen vatandaş, hangi ekmek çeşidini tüketmesi gerektiği konusunda tereddüt yaşayabiliyor. Besin değeri ve doyuruculuğu yüksek olan ekmeği nasıl seçmemiz gerektiğini anlatan Öğretim Üyesi Dr. Ruhan Aşkın Uzel, her bireyin ekmek gereksiniminin farklı olduğunu söyledi. Ekmeğin fazla miktarda tüketilmesinin beraberinde obezite, diyabet, kalp rahatsızlıkları, sindirim bozuklukları gibi bazı sağlık sorunlarını getirdiğini ancak bunun ekmeğin sofralardan tamamen çıkarılması anlamına gelmemesi gerektiğini belirten Uzel, “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre günlük ihtiyaç duyulan enerjinin yüzde 55-60 oranında karbonhidrat kaynaklı olması gerekir. Bu oran göz önünde bulundurulduğunda ekmek tüketiminin elzem olduğu sonucuna varılabilir. Karbonhidrat alımı önemlidir. Çünkü vücuda alımının ardından parçalanarak temel yapı taşı olan glikoza dönüşür ve kan şekerinin tedarikçisi rolünde bulunur. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı beyin ve sinir sistemi için enerji sağlanmış olur. İlaveten vücut açlık durumunda önce karbonhidrat, sonra yağ, en son proteinleri yakmak ve enerji sağlamak ister. Eğer vücudun karbonhidrat rezervi yeterli değilse enerji proteinlerin yıkımına kadar gidilerek sağlanır, bu da kas dokularına zarar verebilir” dedi.

    Kadın ve erkekler ne kadar tüketmeli

    Türkiye’de yılda kişi başına düşen ekmek tüketiminin 50 kilogram olduğunu hatırlatan Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ruhan Aşkın Uzel, “Elbette ülkemizde ekmek tüketiminde miktarı dengelemek için önlem alınması gerektiği açıktır. Tabii ki miktarı dengelerken ekmeğin türü konusunda da seçici olunması gerekir. Öncelikle her bireyin günlük ekmek gereksiniminin farklı olduğu unutulmamalıdır. Bunun farklı olmasının nedeni bireylerin cinsiyet, yaş, kilo ve boy ölçüsü, beslenme alışkanlığı, yaşam tarzı, metabolizma hızı, çalışma durumu gibi faktörlerdeki farklılığıdır. Ancak yine de genellemek gerekirse ekmeğin türüne bağlı olarak yetişkin bir kadın bireyin günlük ekmek gereksinimi günde 4-6 dilim ekmek, yetişkin bir erkek bireyin günlük ekmek gereksinimi ise ortalama 6-10 dilim ekmek civarındadır” diye konuştu.

    Ekşi mayalı ekmeğe dönüş

    Tahıl içeriği yüksek olan ekmeklerin önemine dikkat çeken Dr. Uzel, pek çok faydası bulunan ekşi maya ekmeği ile ilgili de şu bilgileri verdi:

    “Önemli olan besleyiciliği, doyuruculuğu iyi olan ekmeği seçmektir. Örneğin beyaz ekmek glisemik indeksi yüksek olan bir ekmek türüdür. Glisemik indeksin yüksek olması kan şekerinin hızlı yükselmesi anlamına gelmektedir. Tam taneli tahıldan yapılan ekmeğe nazaran lif içeriği daha düşüktür ancak bazı tüketicilerin damak zevkine göre daha çok tüketilebilmektedir. Kepekli ekmek de en çok tercih edilen ekmek grubundadır. Lif içeriği yüksektir, damar sertliğinin önüne geçer ve bağırsakları düzenli çalıştırır. Tam buğday ekmeği bağışıklık sistemini düzenler, özellikle diyetisyenler tarafından ağırlıklı olarak çocuklar ve yaşlılar için de önerilmektedir. Tam taneli tahıllı ekmeklerin de lif oranı yüksektir ve glisemik indeksi düşüktür. Bu da bağırsakların daha düzenli çalışmasını, tokluk hissini, kan şekeri seviyesinin kontrollü olmasını, kilo kontrolünü mümkün kılar. Bu sayede tüketicilerin hem besin değerleri mümkün ölçüde karşılanır ve aynı zamanda vücutlarında kolesterol dengelenir, kötü kolesterol ile mücadele edilir. Ekmek türlerinden bahsederken listede son yıllarda sıklıkla yer almaya başlayan bir ekmek türü de ekşi maya ekmeğidir. Her ne kadar süpermarket zincirlerinde geç yer almaya başladıysa da ekşi maya ekmeğinin çok uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Ekşi maya 500 yıldır kullanılan, un ve suyu ekmek haline getiren en eski yöntemdir. Un ve suyun olduğu uygun üretim ve saklama koşullarında ekşi mayadan üretilen ekmek uzun süre saklanması en kolay ekmektir. Glisemik indeksi düşüktür ve yoğun posa içerir. Uzun süre tok tutar. Bağışıklık sistemini de destekler, bunun nedeni ekmekte bulunan ve bağışıklık sistemini destekleyen beta glukanın pişme sırasında parçalanmasını önlemesidir. Ayrıca ekmek tüketimi konusunda ekmeğin türünden bağımsız olarak dikkat edilmesi gereken bir husus da hijyen. Ambalajlı, el ile temas etmeyen ekmeklerin satın alınması gerekir.”

    Türkiye’de ekmek tüketimi

    Türkiye’de imal edilen ürünler içerisinde tahıl grubu ürünlerin payı yüzde 66 oranında. Ekmeğin ise bu tahıl grubunu karşılama oranı yüzde 56. Ağırlıklı olan bu paydan hareketle kişi başı günlük ekmek tüketimi 319 gram. Bu da 1,3- 1,6 adet ekmeğe karşılık geliyor. Bu tüketim yıllık tabanda ise kişi başı en az 100 kilogram bandında. Bu tüketim miktarıyla Türkiye, Avrupa’da ekmek tüketiminde birinci sırada yer alıyor. Türkiye’de kişi başı ortalama ekmek tüketimi ise yılda 50 kilogram.

  • Malazgirt HEM Müdürlüğü öğretmelerle toplantı yaptı

    Muş Malazgirt Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Fehim İbek, ilçedeki müzik, resim ve branş öğretmenleri ile toplantı yaptı.

    Malazgirt Halk Eğitim Merkezi Toplantı Salonunda yapılan toplantıya, Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Fehim İbek, ilçedeki müzik, resim ve branş öğretmenleri katıldı. Toplantıda konuşan Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Fehim İbek, ilçedeki öğretmenler ile işbirliğine önem verdiklerini ve ’Hayat Boyu Öğrenmeye’ katılım oranlarını arttırmak için bu işbirliğine mutlak ihtiyaç olduğunu kaydetti. Müdür İbek; “Halk Eğitim Merkezinin faaliyetleri sadece el sanatları ve giyim kursları ile sınırlı değildir. Sistemimizde 2 binin üzerinde kurs çeşidi var. Açılabilecek kurslarla ilgili gerekli duyurular sitemiz, yerel basın ve belediye ilan servisi aracılığı ile yapılıyor. İlçemizde görev yapan öğretmenlerimize istedikleri alanlarda ve istedikleri branşlarda açılacak olan kurslarla ilgili bilgi vermek için bu toplantıyı organize ettik. Okullarımızda okuyan öğrencilerimiz için çok faydalı ve okul dönemi bittikten sonra iş hayatına atılabilecek birçok kursumuz var. Kurslarımızdan altıkları belgeler ile ileride kendi iş yerlerini açma fırsatı bulacaklar” dedi.

    Kursların nasıl açılacağı ve ne tür belgeler getirilmesi gerektiğini de söyleyen Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Fehim İbek, toplantıya katılan öğretmenlere teşekkür etti.