Etiket: Hem

  • İçişleri Bakan Yardımcısı Çataklı: “Erzurum hem göç, hem de afet yönetimi bakımından önemli bir merkezimiz”

    İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, ” Bakanlığımızın görmüş olduğu hizmetleri daha etkin, verimli, hızlı ve yüksek kalitede vatandaşın memnuniyetini esas alarak sürdürebilmesi maksadıyla bir izleme ve değerlendirme çalışması yapıyoruz. Erzurum sadece güvenlik açısından değil hem göç, hem de afet yönetimi bakımından önemli bir merkezimiz ” dedi.

    İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, İçişleri Bakanlığınca başlatılan İZDES Projesi çerçevesinde yürütülen çalışmaları incelemek üzere Erzurum’a geldi. Bakan Yardımcısı Çataklı, Vali Okay Memiş ve protokol üyeleri tarafından valilik önünde karşılandı. Karşılamanın ardından, valiliği ziyaret eden Bakan Yardımcısı Çataklı, Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı.

    İmza sonrası basına açıklamalarda bulunan Bakan Yardımcısı Çataklı, “İçişleri bakanlığımız, başta terörle mücadele olmak üzere emniyet, asayiş, nüfus ve vatandaşlık hizmetleri, göç, afet ve acil durumlar başta olmak üzere insanımızın hayatını doğrudan ilgilendiren önemli görev ve sorumluluklar üstleniyor. Bu kapsamda sayın bakanımızın talimatları doğrultusunda bakanlığımızın görmüş olduğu hizmetleri daha etkin, verimli, hızlı ve yüksek kalitede vatandaşın memnuniyetini esas alarak sürdürebilmesi maksadıyla bir izleme ve değerlendirme çalışması yapıyoruz ” dedi.

    Bakan yardımcılarının başkanlığında oluşturulan heyetlerin bütün illeri dolaştığını ve değerlendirdiğini ifade eden Bakan Yardımcısı Çataklı, tespit ettikleri iyi uygulama örneklerini de ülkenin her yerine yaymayı amaçladıklarını söyledi.

    Erzurum’da düzenlenecek toplantı öncesinde güvenlik ve asayişle ilgili bir değerlendirme yapacaklarını dile getiren Bakan Yardımcısı Çataklı, sözlerine şu ifadelerle devam etti:

    “Güvenlik ve asayiş ile ilgili değerlendirmenin akabinde içişleri bakanlığımızın görev yürüttüğü diğer alanlardaki sorumlu arkadaşlarımızla da bir araya gelerek bir çalışma yapacağız. Sonrasında bakanlığımızın yürüttüğü çalışmaların nasıl görüldüğü, vatandaşlarımız tarafından nasıl değerlendirildiğiyle ilgili sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcilerinden görüş ve önerilerini alacağız. Sonrasında da doğrudan bu hizmetlerimizden yararlanan vatandaşlarımızın iş yerlerini ziyaret etmek suretiyle onların değerlendirmelerini de almak isteyeceğiz. Erzurum sadece güvenlik açısından değil hem göç, hem de afet yönetimi bakımından önemli bir merkezimiz. Burada iki geri gönderme merkezimiz var. Yasa dışı göç bakımından önemli bir görev üstleniyor Erzurum. Bu kapsamda bu geri gönderme merkezlerimizi de görme imkânı bulacağız. Yine jandarma bölge komutanlığımızın düzensiz göç ile ilgili üniversitemizle yaptığı bir göç çalıştayı var. Onun sonuçlarını değerlendirme fırsatı elde etmeye çalışacağız. Son tahlilde de AFAD’ın burada biliyorsunuz arama kurtarma birlik müdürlüğü var. Lojistik depoları var. Afet hazırlık durumlarını AFAD’daki arkadaşlarımızla bir değerlendirme şansı bulacağız. İnşallah hayırlı bir çalışma yürütürüz.”

    Vali Okay Memiş de Bakan Yardımcısı Çataklı’yı Erzurum’da ağırlamaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “İçişleri Bakanlığı’nın önemli hizmetlerinden göç idaresi, nüfus hizmetleri, jandarma, emniyet iş ve işlemlerinin takip ve değerlendirilmesiyle maksadıyla kurulan İZDES için düzenlenecek programa katılmak için bakan yardımcımız İsmail Çataklı Erzurum’a teşrif etti. Bakan yardımcımız, bugün bizim sorumluluk alanlarımızda olan bu konularla ilgili olarak yerinde denetleme, değerlendirme yapacaklar ve akabinde yapılan çalışmalarla ilgili olarak bir takım bilgilendirmelerde talimatlarda bulunacaklar” şeklinde konuştu.

    Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, daha sonra Valilikteki toplantı salonunda bakanlığa bağlı kurum müdürleriyle basına kapalı değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.

  • Hem sikkelerden hem de kazma ve kürekten oldular

    Yozgat’ın Yerköy ilçesine bağlı Saray köyünde yol kontrolleri sırasında durdurulan bir araçta yapılan aramada, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait 155 adet sikke ele geçirildi.

    Yozgat İl Jandarma ekipleri, Konya’dan tarihi eser taşıdığı ihbarını aldığı aracı Yozgat’ın Yerköy ilçesine bağlı Saray köyünde durdurdu. Durdurulan araçta arama yapan jandarma ekipleri, kutu içerisinde çeşitli ebatlarda Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait 155 adet sikke, 1 adet çömlek, 1 adet kürek ve kazma ele geçirdi.

    Olay ile ilgili M.A.T. ve Y.S.T. isimli şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldı.

  • SGM’de minikler yemek yaparken hem eğleniyor hem de öğreniyorlar

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Sosyal Gelişim Merkezi (SGM) Çocuk Kulüplerinde dersler devam ediyor.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Çocuk Kulüplerinde dersler tüm hızıyla devam ediyor. Mutfak Atölyesi öğrencileri yemek yaparken hem eğleniyor hem de öğreniyorlar. Mutfak Atölyesi eğitmeni Hülya Koran, “Mutfak atölyemizde pratik, lezzetli ve sağlıklı tarifler öğretiyoruz. Yemek yapmanın yanında aynı zamanda paylaşmayı ve sabretmeyi de öğretiyoruz” dedi.

    Çocuk kulüpleri derslerinde paylaşmayı ve sabretmeyi öğrettiklerini Hülya Koran, “Mutfak atölyemizde pratik, lezzetli ve sağlıklı tarifler öğretiyoruz. Yemek yapmanın yanında aynı zamanda paylaşmayı ve sabretmeyi de öğretiyoruz. Dışarıda Fast Food diye tabir edilen yiyeceklerin evde sağlıklı bir şekilde yapılabileceğini öğretiyoruz yani hem yemek yapıyoruz hem de duygusal açıdan gelişmelerine olanak sağlıyoruz. Ayrıca burada saygıyla beklemeyi öğrenirken paylaşmanın da tadına varıyorlar. Burada yaptıkları öğrendikleri tarifleri eve gittikleri zaman pişirip sınıf arkadaşlarıyla ve komşularıyla paylaşıyorlar. Günümüz çocuklarının sebzeyle arası pekiyi değil. Mesela az önce ekmek yaptık ve üzerine dereotu, domates koyarak sebzeleri sevimli hale getirerek onları sebzelerle barıştırmayı amaçladık. Büyüdükleri zaman karınları acıkınca mümkün olan en kısa sürede pratik bir yemek öğrenmesini hedefliyoruz. İlkokuldayken sadece hobi olarak gelip ve yeteneğini keşfedip ileride de aşçılık okuyan bir sürü öğrencim var. 7-14 yaş aralığın da 20 öğrencimle hem yemek yapıyoruz hem de gelişimlerine katkı sağlamış oluyoruz” diye konuştu.

  • Cezaevinde hem meslek öğreniyorlar hem de para kazanıyorlar

    Kastamonu E Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan hükümlü ve tutuklular, cezaevinde açılan kurslarda hem meslek öğreniyor hem de ürettikleri ürünlerden para kazanıyor.

    Yüz ölçümünün yüzde 70’i ormanlarla kaplı olan ve ahşap malzemelerinin yoğun olarak bulunduğu Kastamonu’da cezaevindeki hükümlüler de ahşabı işleyerek iş yurtlarına para kazandırıyor. Kastamonu E Tipi Kapalı Cezaevinde 150 hükümlünün istihdam edildiği atölyeler, hükümlülere meslek edindirerek gelir kazanmalarına ortam hazırlıyor. Açılan kurslar sayesinde hükümlülerin boş zamanlarında kendilerini geliştirmelerine yardımcı olan kurslar, cezaevindeki huzur ortamına da katkı sağlıyor.

    “Hükümlülerimizin ürettiği ürünleri, katıldığımız fuarlarda pazarlıyoruz”

    Cezaevinde yürütülen çalışmalar hakkında gazetecilere bilgiler veren Kastamonu Cezaevi Müdürü Ahmet Çalışkan, “Cezaevimizde 2005 yılından beri faaliyet gösteren ahşap atölyesinde 45 hükümlümüz istihdam edilmekte. Atölyemizde usta öğreticiler ve personelimizin eşliğinde hükümlülerimize ve tutuklularımıza ahşapla ilgili meslek öğretilmektedir. Öğrendikleri mesleklerden dolayı ceza infaz kurumunda şuanda belirlediğimiz 20 çeşit ahşap ürün üretilmektedir. Daha sonra kişi ve kuruluşlar tarafından belirlenen şahsi talepleri olduğunda talepleri de yerine getirilmektedir. Bunlar da işlenerek ilgililerine teslim edilmektedir. Şu anda İş Yurtları Yüksek Kurulu tarafından ülkemizin değişik illerinde büyük illerinde tertip edilen fuarlara katılmaktayız” dedi.

    “Ahşap ürünlerimizde Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait motifler kullanıyoruz”

    Cezaevi atölyelerinde ürettikleri ahşap ürünlerinden özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait motifleri kullandıklarını ifade eden Çalışkan, “Ürettiğimiz ürünlerin içerisinde çeyiz sandığı, küçük sandıklar, değişik ebatlarda saatler, adalet terazisi, saat, duvar panoları ile Selçuklu ve Osmanlı motifleri işlenerek hazırlanmakta ve pazarlanmaktadır. Burada temel gayemiz, hükümlü ve tutuklularımıza bir iş ve meslek öğretmek, tahliye olduktan sonra topluma faydalı bir birey olarak geri döndürmektir. Bu nedenle kendilerine usta öğreticiler vasıtasıyla bu mesleği öğretmekteyiz. Kendileri de zevkle bu işi yapmaktadırlar. Biz de, olumlu katkı sunduklarından dolayı bu işi daha da geliştirme amacındayız. Şu andaki hükümlü sayımız her ne kadar 45 olsa da bu sayıyı ilerideki günlerde daha da arttırmayı düşünmekteyiz. Çünkü Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında yapılacak herhangi bir iş olmadığından dolayı sadece atölye faaliyetlerine hükümlü ve tutuklularımızı çıkarmaktayız. Tabii bunun yanında sosyal ve kültürel faaliyetlerimiz olsa da hükümlüler 8 saatlik bir süre zarfında burada meslek öğrenerek kendilerine bir iş ve meslek edinmektedirler. Hem de bunun karşılığında İş Yurtları Yüksek Kurulu tarafından belirlenen ücret kendilerine ödenmektedir. Hükümlülerimiz burada çalıştığı sürece sigortalı olmaktadırlar. İş ve meslek hastalıklarına karşı sigortalı durumdadırlar” diye konuştu.

    “Gayemiz, cezaevinden çıktıklarında topluma faydalı bireyler olmalarıdır”

    Cezaevinden tahliye edilen hükümlülerin topluma faydalı bir birey olmaları için çabaladıklarını söyleyen Çalışkan, “Bizim bu konuda kendilerine iyi bir meslek öğrettiğimizi düşünmekteyiz. Aynı zamanda Kastamonu olarak ağacın başkenti sayılması ve 2018’in Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmesi nedeniyle reklam noktasında herhangi bir sıkıntı yaşamamaktayız. Ürünlerimiz her gittiğimiz fuarlarda çok rağbet görmekte ve bundan da mutluluk duymaktayız. Bundan da zevk almaktayız. Çünkü hükümlülerimiz de yaptıkları ürünlerin satılmasından ve iş yurtlarının gelir elde etmesinden dolayı mutlu olmaktadırlar. Onlar mutlu olduğu zaman biz de mutlu olmaktayız. Çünkü onların topluma tekrar faydalı bir birey olmaları temel gayemiz olduğundan dolayı onları mutlu etmek adına elimizden gelen gayreti gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

    “Cezaevinde hem meslek öğreniyorlar hem de para kazanıyorlar”

    Cezaevine gelen hükümlülerin herhangi bir meslek sahibi olmadığını ve açtıkları kurslarda meslek edindiklerini sözlerine ekleyen Çalışkan, “45 hükümlümüz tabii ki bu mesleği dışarıdan öğrenerek gelmiş değillerdir. Tamamen bizim burada açmış olduğumuz kurslardan öğrenerek usta öğreticilerin öğretmesiyle kazanmışlardır. Biz buradaki ürünlerimizde çoğu zaman Osmanlı ve Selçuklu motiflerini işlemekteyiz. Tabii bu motifleri işlerken kişi ve şahıslar biraz öncede bahsettim kendi özel talepleri olduğu zaman isimlik bazında işte spor kulüplerinin sembollerini işleyerek veyahut herhangi bir kabartma resmine çıkartarak tamamen desinatörlerimiz ve çizicilerimiz tarafından şekiller oluşturulmakta ve işleyici, oymacı arkadaşların da tamamen el emeği göz nuru ile bu işler çıkarılmaktadır ve pazarlanmaktadır. Bundan da iş yurtlarımız gelir elde etmektedir” ifadelerini kullandı.

    “Cezaevinde bulunan hükümlülerin yüzde 25’i iş atölyelerinde istihdam ediliyor”

    Kastamonu Cezaevinde bulunan hükümlülerin yüzde 25’inin iş atölyelerinde istihdam edildiğine işaret eden Çalışkan, şunları kaydetti:

    “Bizim oymacılık iş kolumuz 2005 yılında faaliyetine alınmış. Daha sonraki gelişen süreçlerde gelişerek bugünkü konumuna gelmiş bulunmaktadır. Oymacılık iş kolundaki faaliyetlerin hükümlülerin dediğim gibi iyi bir meslek edinmeleri hem ceza infaz kurumumuzdaki huzur ve barışa katkı sağlamakta hem de hükümlülerin burada günün 8 saatini birlikte geçirdiklerinden bir arkadaş ortamı oluşmakta, idare ile birlikte hareket ettiklerinden her hangi bir sıkıntı, problem yaratmadan tamamen işe odaklı yetişmektedirler. Bu da tabi bizim huzurumuzu sağlamaktadır. İçeride şu anda bizim atölyelerimizde tekstilde, oymada ve fırınımızda olmak üzere 150 hükümlümüz atölyelerimizde istihdam edilmekte. O da bugünkü sayımıza bakarsan yüzde 25’ine tekabül etmektedir. Bu şekilde huzur ortamının sağlandığı ne kadar iyi bir iş yaptığımızın göstergesidir.”

    “Bu sanatı sadece hobi olarak değil gelecek planlaması olarak da yapmayı düşünüyoruz”

    Kastamonu Cezaevinde bir suçtan dolayı hükümlü bulunan B.S. ise, cezaevinde öğrendiği ahşap oymacılığı sanatını hobi olarak değil gelecek planlaması olarak da yapmayı düşündüğünü ifade ederek, “Ben, bu cezaevine ilk geldiğimde böyle bir atölyenin olduğunu bilmiyordum. Sağ olsun müdürlerimiz, baş memurlarımız, memurlarımız bu konuda yardımcı oldular. Bizim böyle bir faaliyetlerinin olduğunu, işte çalışabileceğimizi bize anlattılar. Bende bunun kendimiz için ve geleceğimiz için buradaki arkadaşlarımız için bir de sanatsal bir yönü olduğundan ben burada çalışmak istedim. Sağ olsunlar kendileri de izin verdiler. Buraya başladığımızda tabi bizde bir şeyler bilmiyorduk. Bu sanatı bize öğrettiler. Biz, bu sanatı sadece burada öğrenip hobi olarak değil gelecek planlaması olarak da yapmayı düşünüyoruz. Geleceğimizi kazanabileceğimiz bir sanat olarak görüyoruz. Ayrıca buradaki ortamda çok güzel bir çalışma ortamı var. Bundan sonraki hayatımızda devletimize faydalı olmak istiyoruz. İstemeyerek buralara gelmiş olsak da tabi pişmanız. Bundan sonraki hayatımızı daha düzenli daha düzgün böyle sanatsal faaliyetlerle geçirmek istiyoruz. Hem psikolojik olarak hem bedensel olarak insanlar burada rahatlıyor. Sanatsal ne biliyim ürünler ya da hediyelik eşyalar ürettiğinde mutlu oluyor. Ben burada çalışmaktan çok memnunum” dedi.

  • Hem muhtaca hem üreticiye destek

    Her yıl ihtiyaç sahibi ailelere erzak paketi dağıtarak dayanışmanın güzel bir örneğini sergileyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, yardım kolilerinin içindeki ürünleri de tarım kooperatiflerinden satın alarak aynı zamanda üreticiye destek oluyor. Geçen yıl 40 bin aileye gıda yardımı ulaştıran belediye, bu yıl sayıyı 55 bin 600’e çıkardı.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi, daha önce 40 bin aileye dağıttığı gıda paketlerinden bu yıl 15 bin haneye daha ulaştırıyor. Dar gelirli vatandaşlar için hazırladığı gıda paketleri sayesine binlerce ailenin yüzü gülüyor. Elleri, kolları paketlerle dolu Büyükşehir personelini kapıda karşılayan vatandaşlar, dillerinden duayı eksik etmiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu yıl ikinci kez dağıtılan paketlerdeki tüm ürünleri tarım kooperatiflerinden alıyor. Yardım paketlerine konulmak üzere satın alınan zeytinyağı Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve S.S. Gödence Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nde, bal İzmir İli Arı Yetiştiriciliği Birliğinde, peynir ürünleri S.S İğdeli ve Çevre Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, çay Of Özçay Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Hopa Tarımsal Kalkınma Kooperatifinde, zeytin ise Bergama İlçe Merkezi Tarımsal Kalkınma Kooperatifinde üretiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi böylece, hem ihtiyaç sahiplerine hem de bölge üreticisine ciddi destek sağlıyor. 2013 yılında 25 bin hanenin kapısını tek tek çalarak gıda kolisi dağıtan İzmir’in yerel yönetimi, 2014 yılında bu rakamı 30 bine, 2015 yılında 35 bine, 2016 ve 2017 yıllarında ise 40 bine çıkardı. Bu yıl yardım desteği yapılan aile sayısı ise 55 bin 600’e ulaşıyor.

    Gıda mühendisleri denetiminde

    Maddi durumu yetersiz ailelerin mutfak giderlerine “mütevazı bir katkı” olarak değerlendirdikleri gıda yardımlarını “sosyal belediyeciliğin bir gereği” olarak tanımlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, gerek bayramlardaki nakit ödemelerini gerekse erzak dağıtımlarını titizlikle gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, yardımda bulunulan vatandaşların teşhir edilmemesine büyük özen gösterdiklerini belirtti. Yetkililer, dağıtımına başlanan gıda paketlerinin, birinci kalite ürünlerden oluştuğunu ve gıda mühendislerinin denetiminde hazırlandığına da bildirdi.