Etiket: Hekimleri

  • Farklı alandaki çocuk hekimleri problemli vak’aların çözümü için fikir alışverişi yaptı

    Konya’da, “çocuk hastalarda multidisipliner yaklaşım” konu başlığı altında kanlı ishal olan çocuğun; çocuk enfeksiyon, çocuk gastroenteroloji, çocuk alerji ve çocuk cerrahi gibi problemli vak’alar farklı alanlarda uzman hekimler tarafından yapılan sunumlarla değerlendirildi.

    Bir otelde düzenlenen konferansın oturum başkanlığını Konya Medova Hastanesi Yenidoğan (Neonatoloji) Uzmanı Prof. Dr. Rahmi Örs üstlendi. Programın amacından bahseden Prof. Dr. Örs, hekimlerin uzmanlık alanlarının gelişmesiyle birlikte bir hastanın birden çok bölüm tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Örs, “Günümüzde bilginin artması yan dal dediğimiz çok farklı alanlarda uzmanlık alanlarının gelişmesi bazı hastalarda, bir hastayı birden çok bölümün değerlendirmesi gerektiğini ortaya çıkarıyor. Biz de bu toplantı da ’çocuk hastalarda multidisipliner yaklaşım’ diyerek bir konu başlığı altında, 4 farklı bölümün bir konuya nasıl yaklaştığını değerlendirmeye çalıştık. Böyle tabi bilimsel amaç dışında amacımız Konya’da farklı konulardaki, farklı disiplinlerdeki arkadaşları bir araya getirmek, hocalarımızı bir araya getirmek ve çalışan çocuk uzmanı arkadaşlarımıza da karşılaştıkları hastaları yönlendirme konusunda başarı sağlamaları, burada bilgi sağlamaları. Bu toplantıyla 4 farklı uzmanlık alanında hocalarımız, uzmanlarımıza en güncel bilgileri ortaya koymuş oldu. Bu toplantıyla kanlı ishali olan bir çocuğun, çocuk enfeksiyon, çocuk gastroenteroloji, çocuk alerji ve çocuk cerrahi gibi farklı bölümler tarafından nasıl değerlendireceği konusunda en güncel bilgileri arkadaşlarımıza vermeye çalıştık. Konya’da bu tür problemli vak’aların çözülmesi için kurumsal işbirliği, kurumsal koordinasyon açısından da bir işlem yapmış, bir program gerçekleştirmiş olduk” şeklinde konuştu.

    Hekimliğin zor bir meslek olduğunu dile getiren Prof. Dr. Rahmi Örs, “Hekimlik gerçekten çok zor bir meslek, fedakarlık isteyen bir meslek. Yaptığımız bu toplantıda bunun göstergelerinden birisi. Aynı zamanda da bilginin güncellenmesini gerektiren, sürekli okumayı, yenilikleri takip etmeyi gerektiren bir alan. Biz bu toplantıyı düzenlemekle hekim arkadaşlarımıza bu alandaki güncel bilgileri, pratik noktaları kazandırmayı amaçladık. Bu tür toplantıları devam ettirmeyi umuyoruz” ifadelerini kullandı.

  • ADÜ’nün 2023 mezunu genç hekimleri önlüklerini giydi

    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Tıp Fakültesinden 2023 yılında mezun olacak olan hekim adayları beyaz önlüklerini giydi.

    ADÜ Tıp Fakültesi birinci sınıf öğrencilerinin uyum programı kapsamında Atatürk Kongre Merkezi Maiandraos Salonunda beyaz önlük giyme töreni yapıldı. Etkinliğe Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Recai Tunca ve Prof. Dr. Halil Kırnak, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serpil Demirağ, Tıp Fakültesi akademik ve idari personelinin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı.

    Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan, öncelikli olarak ADÜ’yü tercih eden tüm öğrencilere hoş geldiniz diyerek Tıp Fakültesini tercih etmenin ve doktorluk mesleğinin önemini vurguladı. Bircan, insan hayatına dokunan bir mesleğe sahip olacak öğrencilerin ADÜ en iyi şekilde yetiştirilmesi için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceklerini söyledi.

    Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serpil Demirağ ise, ADÜ Tıp Fakültesini tercih ettikleri için öğrencilere teşekkür ederek ADÜ’nün her geçen gün gelişerek olanaklarını arttırdığını ifade etti. Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Serpil Demirağ, “Adını gururla taşıyacağınız bir Üniversiteye geldiniz. Burada en iyi şartlarda eğitim göreceksiniz ve sizlerin en küçük sıkıntınızda yanınızda olacağız” diye konuştu.

    Tıp Fakültesi birinci sınıf Koordinatörü Prof. Dr. M. Dinçer Bilgin, yeni öğrencilerin hem ADÜ hem Tıp Fakültesine uyum sağlamaları konusunda kendilerine yardımcı olacaklarını ifade etti.

    Konuşmaların ardından ADÜ Tıp Fakültesine en yüksek puanla giren Raika Hüsna Atay’a beyaz önlüğünü Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan giydirdi. Beyaz önlük giyerek hekimliğe ilk adımlarını atan öğrencilerimiz tören bitiminde aileleri ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Veteriner hekimleri odasından “zehirli yumurta” açıklaması

    Zonguldak Veteriner Odası, Avrupa’nın bazı ülkelerinde üretilen yumurtalarda böcek ilacı “fipronil” maddesinin bulunmasıyla başlayan ’zehirli yumurta’ krizinin ardından açıklama yaptı.

    Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Önder Alkan tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:

    “Fipronil böcek ve akarlara karşı kullanılan fenil prirazol türevi bir insektisittir. Daha ziyade tarımda toprak ve yaprak parazitlerine karşı kullanılan haşere öldürücü bir maddedir. Veteriner Hekimliğinde özellikle kedi ve köpeklerde bit, pire, kene gibi böceklerle mücadele etmek için üzere birçok ülkede ruhsatlı ve yasal olarak kullanılan bir maddedir. Amerika’da ilk kez 1996 yılında ruhsatlandırılmıştır. Ülkemizde de kedi ve köpeklerde haricen kullanılmak üzere sprey veya sıvı şekilde olmak üzere 28 adet müstahzarı bulunmaktadır. Bunlar hedef hayvan türlerinde prospektüs bilgilerine uygun şekilde kullanılmaktadır. Bunun yanında zirai mücadelede kullanılmak üzere yaklaşık 10’a yakın müstahzarı da vardır. Kedi ve köpek dışında kalacak şekilde gıda değeri olan hayvanlarda kullanılması mevzuat gereği yasaktır. Diğer taraftan fipronil, hamam böcekleri, karıncalar veya termitlere karşı biyosit olarak; ayrıca çeşitli toprak haşerelerini kontrol etmek için bitki koruma ürünü olarak da kullanılan bir maddedir. Bununla birlikte gıdaların hazırlandığı veya hayvancılık yapılan yüzeylerde kullanılması ise yasaktır. Bu değerlendirmelerle birlikte Avrupa’da 2017 yılı Ağustos ayında ortaya çıkan “zehirli yumurta krizi” Hollanda, Fransa, Almanya ve Belçika’da öncelikle tespit edilmiş. Kriz devam ederek, ihracat dolayısıyla Asya’da bazı ülkeleri de içine alacak şekilde 20 ülkeye yayılmıştır. Yumurtalardaki fipronil kalıntılarının varlığının; doğruda bu hayvanlara yönelik kullanılmasından değil; özellikle dezenfektan maddeler içerisine bu etken maddenin karışması sonucu olduğu ileri sürülmektedir. Kaldı ki bu yöndeki değerlendirmeler de devam etmektedir. Avrupa’da bu krizin ortaya çıkmasıyla Fransız Gıda Güvenliği Otoritelerinin açıklamalarından yumurtalarda yapılan analizlerde en fazla bulunan miktarın 1.2 mg/kg (1 kg yumurtada 1.2 mg fipronil olduğu bildirilmiştir. Bununla beraber ilgili ülkelerin Gıda Güvenliğiyle ilgili otoritelerinin yaptıkları açıklamalara göre mevcut miktarda fipronil bulunan yumurtaları tüketen insanlarda (çocuk ve hamileler dahil) şimdilik bir risk oluşmayacağı ve bu düzeydeki fipronilin herhangi bir sağlık riskine de neden olmayacağı ifade edilmektedir.”

  • Afrika’da Türk hekimleri 780 çocuğu sünnet etti

    Afrika’nın en yoksul ülkelerinden Çad’da 780 çocuğu sünnet organizasyonuna katılan doktor Mahmut Coşkun zorlu yolcukları ve çocukların yaşadığı heyecanı baştan sona görüntüledi.

    Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki çatışmalardan dolayı mülteci durumuna düşerek Çad’a sığınan, büyük çoğunluğu yetimlerden oluşan çocukların sünnet edilmesi için Türkiye’den 4 doktor ile 4 sağlık memuru gönüllü olarak katıldı. Uluslararası Doktorlar Derneği (AID) ile Başbakanlık Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Çad Proje Ofisi ile birlikte düzenlenen sünnet organizasyonu için ekip İstanbul’dan Kamerun üzerinden 10 saatlik bir hava yolu seyahatinden sonra Çad’ın başkenti N’Djamena’ya ulaştı. Buradan sonra ise karayolu ile 13 saat bir seyahat sonunda Gore’ye ulaşan ekibin zorlu yolculuğunu Tokat’tan Afrika’ya giden 112 Acil Yardım Doktoru Mahmut Coşkun, baştan sonra kamerası ile görüntüledi. Yaşları 2 ile 10 arasında değişen 780 çocuk finansmanı TİKA tarafından sağlan organizasyonla sünnet edildi. Sünnet olan Afrikalı çocuklar Türk Bayrakları tişörtleri ile renkli görüntüler oluşturdu. Tıbbi sarf malzemeler, ilaçlar ve cerrahi setler Türkiye’den temin edilerek gidilen organizasyonda sünnet edilen çocuklara iyileşme dönemi için ilaç verildi. Ayrıca faaliyet esnasında kampta bulunan yerel personel de ekibe dahil edilerek eğitim becerisi kazandırıldı.

    “Son 10-12 yıldır Afrikalılar Türkiye’yi çok seviyor”

    Tokat’tan sünnet organizasyonuna gönüllü olarak katılan 112 Acil Servis Doktorlarından Mahmut Coşkun, 32 ülkede çok sayıda faaliyette bulunduğunu söyledi. Yardıma ihtiyaç duyulan her yerde olmak prensibinin gerçek bir gönüllüsü olmaya gayret ettiğini ifade eden Coşkun, Afrika’ya 10’uncu kez gittiğini kaydetti. Uluslararası Doktorlar Derneği’nin sünnet organizasyonunu Diyarbakır ekibine verdiğini daha önceden de Çad’a gittiği için ekibe dahil edildiğini belirten Coşkun, “Afrika’da Çad ülkesinin güneyinde Orta Afrika Cumhuriyetinin sınırında Gore kasabasındaki mülteci kasabasına gittik. Mülteci kampında yaklaşık 30 bin kişi Orta Afrika’daki savaştan kaçıp Çad’a sığınmışlar. Ciddi anlamda sağlık ihtiyaçları vardı. Sünnet ekibi olarak gittik ama sünnetin yanı sıra yaklaşık 20 tane küçük cerrahi girişimde de bulunduk” dedi.

    Son 10-12 yıldır Afrikalıların Türkiye’yi çok sevdiğini ifade eden Coşkun, “Çünkü ciddi anlamda Türklerin Afrika’da sağlık faaliyeti var. Çad, Nijer, özellikle Kenya bölgesinde Somalili mültecilere ve Sudan’da Türkiye’nin yaptığı faaliyetler ciddi anlamda Afrika’da yaygın bir şekilde duyulmuş durumda” diye konuştu.

    Coşkun ayrıca Afrikalı çocuklara Türk Bayraklı tişörtler ile balonlar götürerek sünnet ettikleri çocuklara hediye ettiklerini, şeker ikram ederek de sünnet olacak çocukların streslerini yenmeye çalıştıklarını sözlerine ekledi.

  • “Türk hekimleri Avrupa ve Amerikalı meslektaşlarından çok daha iyi”

    İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu 14 Mart Tıp Bayramı çerçevesinde açıklamalarda bulundu.

    14 Mart Tıp Bayramı çerçevesinde açıklamalarda bulunan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, doktorluk mesleğinin zor ancak duygusal olarak çok tatmin edici olduğunu dile getirerek, “Hekimlik, kişinin birtakım fedakarlıklar yapmasını gerektiren ama bunun karşılığında da iyileştirdiği hastalardan aldığı takdir ve dualar ile duygusal tatmini yüksek bir iş. Özellikle genç arkadaşlarımızın bu sıkıntılardan yılgınlık göstermemesini ve etkin bir tıp eğitimine yönelik çalışmalar yapmalarını; günü gelip iyi bir hekim olabilmek için eğitimleri sırasında ellerinden gelen tüm eforu sarf etmelerini öneriyorum” dedi.

    Tıp biliminin evrensel olduğunu ve insanlığın var olduğu tarihten bugüne devam ettiğini söyleyen Eyüboğlu, “Tıp Bayramı dünyanın çeşitli ülkelerinde farklı tarihlerde kutlanan bir gün. Bizde 14 Mart tarihi belirlenmiş. 14 Mart 1827 de Tababet-i Tıbbiye dediğimiz okulların, Osmanlı’da akademik anlamda eğitim veren, hekim yetiştiren okulların kurulduğu ilk tarih aslında. Bir dönem bu yıl dönümleri kutlanmış ancak sonra birtakım nedenlerle ara verilmiş. Bu gün, düşman işgali döneminde İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin işgal kuvvetlerini protesto etmek amacıyla 14 Mart’ta yaptıkları, rahmetli Hikmet Bora’nın da onlara destek olduğu bir ayaklanma, bir uyanış, bir farkındalığın simgesidir. Tıp Bayramı; 14 Mart’ın devamı olarak 1827’den sonra tekrar bu dönemde kutlanmaya başlanmıştır. Hatta bu hafta ülkemizde Sağlık Haftası olarak kutlanmaya devam ediliyor “dedi.

    “Tıp Bayramı’nda kutlamaların yanı sıra tıp dünyasının sorunlarının konuşulması lazım”

    Bu önemli günün tıp alanındaki sorunların tartışıldığı platformlara da zemin olması gerektiğini dile getiren İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Barış Ata Borsa “14 Mart uzun yıllardır Tıp Bayramı olarak kutlanıyor Tıp Bayramı’nda kutlamaların yanı sıra bence tıpkı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde olduğu gibi tıp dünyasının sorunlarının da konuşulması lazım. Her 14 Mart’ta sorunların gündeme gelmesi de çok önemli. Mecburi hizmetten tutun da asistanların çalışma saat ve koşullarına kadar tartışılması gereken bir gün” dedi.

    “Tıbbın daha fazla devlet yatırımına ihtiyacı var”

    Tıp alanındaki çalışmaların devlet desteği almasının ilerlemelere büyük katkı sağlayacağını ifade eden. Dr. Barış Ata Borsa; ” Türkiye’de gerek araştırma alanında, gerekse klinik pratik alanında çok iyi yetişmiş hekimlerimiz var. Bunların büyükçe bir kısmının Avrupa’daki ya da Amerika’daki hekimlerden daha iyi oldukları söylenebilir. Oldukça iyi durumda Avrupa ve Amerika’da çalışan Türk hekimlerimiz de var. Devletin daha fazla destek sağlaması ve daha fazla yatırım yapması lazım. Çünkü tıp alanında hem eğitim hem pratikte özel sektöre doğru bir kayış var. Devletin özellikle araştırma geliştirmeyi desteklemesiyle tıp bilimi çok daha ileriye gidecektir. Türkiye’de çok parlak beyinler var. Çok yetenekli öğrenciler çok iyi genç doktorlar var. Sadece daha fazla yatırım ile onların önünün açılması lazım.” şeklinde konuştu.

    “Avrupa’yla yarışacak seviyede başarılı işler çıkarıyoruz”

    Tıp alanında ülkenin oldukça iyi durumda olduğunu ve üniversite olarak bu alana gerekli katkı için çok çalıştıklarını vurgulayan İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Başkanı Dr. Denizhan Dizdar; “Türkiye özellikle son yıllarda tıp eğitimi konusunda iyi bir durumda. Biz bu ilerlemeleri yakından takip ediyor ve üniversitemizde özellikle yüzde yüz İngilizce tıp eğitimi veriyoruz. İngilizce eğitim hem yurt dışından gelen öğrencilerimiz, hem dünyaya entegrasyon hem de gelişmeleri yakından takip edebilmek için oldukça önemli ve yüksek avantaj sağlıyor. Türkiye’de ameliyatlar anlamında, bilimsel yayınlar anlamında Avrupa’yla yarışacak seviyede başarılı işler çıkardığımızı düşünüyoruz. Hedefimiz bu alanda her zaman daha iyisini yapabilmek. Ameliyat kalitesinde başarılarımızı izlemeye, öğrenmeye gelen birçok Avrupalı meslektaşımız var. Biz tıp alanında dünyayla rekabet halindeyiz ve her zaman daha ileriyi hedefliyoruz. Doktorluk kutsal bir meslek, büyük fedakarlık gerektiriyor. Mesai ile sınırlı bir iş değil. Mezun olup giydiğiniz önlüğü, öldüğünüzde çıkarıyorsunuz. Bu mesleği isteyen bunu hedefleyen buna gönül vermiş insan her zorluğu aşıyor. Zamanın getirdiği zorluklar her zaman olabiliyor. Ama bu gün vesilesiyle doktor olmayı hayal eden genç arkadaşlara önerim yılmasınlar biz hekimler onlara gereken desteği vermeye her zaman hazırız” şeklinde konuştu.