Etiket: Hekimlerden

  • Veteriner hekimlerden canlı hayvan et ithalatı uyarısı

    Bursa Veteriner Hekimler Odası (BVHO) Başkanı Hüseyin Bolten, artan et ihtiyacının karşılanması için yapıldığı söylenen et ve canlı hayvan ithalatının birçok sorunu beraberinde getirdiğini söyledi. Başkan Bolten, çözümün ithalattan değil, yerli hayvancılığın desteklenmesinden geçtiğini söyledi.

    Hüseyin Bolten yaptığı yazılı açıklamada, son yıllarda canlı hayvan ve et ithalatının gündemden düşmediğine dikkat çekerek, Türkiye’nin bir an önce yerli hayvancılığı destekleyecek projeleri yaşama geçirmesi gerektiğini söyledi. Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin son iki yılda 1 milyon 790 bin büyükbaş hayvan ithal edildiğini açıkladığını hatırlatan Bolten, “Türkiye canlı hayvan ithalatında ilk sıralarda yer alıyor ve son yıllarda ithalat giderek arttı. İthalat, çözüm olmadığı gibi, yerli hayvancılığa zarar veriyor. Et ihtiyacımızı yerli hayvan varlığını arttırarak karşılamalıyız. Bunun için yetiştiricilerin desteklenmesi, maliyetlerinin azaltılmasına yönelik önlemlerin alınması gerektiğini özellikle vurguluyoruz. Zarar eden yetiştiriciler, sektörden çekiliyor ve bu durum Türkiye’yi daha çok dışa bağımlı hale getiriyor” dedi.

    “Denetimler yetersiz”

    Yapılan ithalatların denetimsiz olmasının da ayrı bir handikap olduğunu söyleyen Hüseyin Bolten, ithal edilen canlı hayvanlarda ve etlerde veteriner hekimlerin denetiminin olmamasının hastalık yönünden riskli hayvan ve etlerin ülkeye girmesine neden olabileceğine dikkat çekti. Bolten, Bakan Pakdemirli’nin de ithal edilen hayvanların 700’e yakınının hastalıklı çıktığını söylemesine vurgu yaparak bu konuda kaygılarını haklı çıkardığını söyledi. Hayvan sağlığının korunması ve toplumun güvenli hayvansal gıdaya ulaşmasında birinci derecede veteriner hekimlerin sorumlu olduğuna dikkat çeken Bolten, şunları kaydetti:

    “Özel şirketler aracılığı ile yapılan canlı hayvan ve et ithalatında veteriner hekim denetimlerinin yeterli olmadığını düşünüyoruz. Şirketler, maliyetlerini düşürmek için veteriner hekim istihdamından kaçınıyor. Bu nedenle ithalat, toplum sağlığı açısından riskler taşıyor. Veteriner hekimler olarak, hayvancılık politikaları hakkındaki görüşlerimizi ortaya koymak ve toplumu aydınlatmak bizim görevimiz. Bu sorunları görmezden gelemeyiz.”

    Başkan Hüseyin Bolten açıklamasında, veteriner hekimlerin bir diğer görevinin de yetiştiricilerin bilgilendirilmesi olduğunu söyledi. Yerli hayvancılığı destekleyecek devlet politikaları ile birlikte, bilinçli hayvan yetiştiriciliğinin de önemli olduğunu ifade eden Bolten, Bursa Veteriner Hekimler Odası olarak, hayvan yetiştiricilerinin bilgilendirilmesine destek vermeye hazır olduklarını sözlerine ekledi.

  • Hukukçu hekimlerden çifte dava

    İstanbul Merkezli kurulan Hukukçu Hekimler Derneği göreve hızlı başladı.

    Başkanlığını Dr. Avukat Cengiz Bayram’ın yaptığı, yönetim kurulu üyelerinin Dr. Stajyer Avukat Hüseyin Cem Barlıoğlu, Dr. Avukat Nurhan Demirhan, Dr. Avukat Aynur Özansoy, Dr. Hukukçu Ömer Akel gibi uzman isimlerden oluştuğu dernek ilk faaliyetini gerçekleştirdi. Merkezi İstanbul’da bulunan Hukukçu Hekimler Derneği, doktoru hırsız gibi gösteren bir çocuk kitabının yazarı ile yayınevi ve Psikiyatri Uzmanı Dr. Fikret Hacıosman‘ın cenazesine katılan doktorlara sosyal medyada tepki gösteren iki kişi hakkında hukuki işlem başlattı. “Sağlık Hukuku” denildiğinde ilk önce akıllara hasta hakları geldiğine, hekim haklarının hem mevzuat hem de uygulama bakımından ihmal edildiğine dikkat çeken Dernek Başkanı Dr. Avukat Cengiz Bayram, “Hasta hakları ile hekim hakları aslında bir bütündür. Birisinde ilerleme olmadan öbüründe de ilerleme sağlanamaz. Hukuk alanında aldığımız eğitimler mesleki sınırlarımızı ve haklarımızı daha iyi fark etmemizi, bunun yanı sıra yeni hukuki düzenlemelere ihtiyacımız olduğunu daha çok fark etmemizi sağladı. Toplum olarak öfke ve şiddeti bir çözüm aracı olarak görmeye başladık. En son bir çocuk kitabında doktor hırsız gibi gösterilmesi bizi çok üzdü. Küçücük çocukların beynine doktorların imajının bu şekilde kazınması kabul edilebilir bir şey değil. İleride doğabilecek şiddet olaylarını önlemek amaçlı derhal bu ve bu tür yayınlara hukuki işlem başlatmış bulunmaktayız. Bir diğer sıkıntımız ise sosyal medyada sıkça yapılan doktor düşmanlığı. Kısa süre önce hastası tarafından katledilen Psikiyatri Uzmanı Dr. Fikret Hacıosman’ın cenazesine katılan meslektaşlarımıza, sırf rapor alamadıkları gerekçesiyleiki kişi sosyal medya üzerinden tepki göstermiştir.Bundan böyle hakaret ve tehditlerle ulu orta yerlerde yazılar yazan ve sağlıkçı düşmanlığı yapanlar karşılarında Hukukçu Hekimler Derneği’ni bulacak” diye konuştu.

    Hukuk mücadelesinin yanında dernek olarak hekimlerin hukuk bilincini arttırmak ve haklarını, sınırlarını anlatmak yönünde eğitimler vereceklerini de belirten Dr. Avukat Cengiz Bayram, “Hukukçu farkındalığımızla hasta haklarının gelişmesine ve savunulmasına da katkıda bulanacağız” dedi.

  • Aydın’da veteriner hekimlerden sitem dolu açıklama

    Aydın Veteriner Hekimler Odası Başkanı Muharrem Uçmaklıoğlu, sağlık hizmeti vermesine rağmen veteriner hekimlerin, sağlıkçıların yararlandığı özlük haklarından mahrum bırakıldığını belirterek “Veteriner hekimler maalesef üvey evlat muamelesi görüyor. 567 sayılı yasa ile haklarımız belli olmasına rağmen sektör çalışanları ciddi bir mağduriyet ile karşı karşıyadır” dedi.

    TBMM’ye sevk edilen torba yasayla, sağlık çalışanlarının özlük haklarında yapılacak iyileştirmelerin, sadece beşeri hekimler ile diş hekimlerini kapsadığını belirten Aydın veteriner Hekimler Odası Başkanı Muharrem Uçmaklıoğlu, “Oysa veteriner hekimler de 657 sayılı kanun kapsamında beşeri hekimlerle birlikte ‘Sağlık Hizmetleri’ sınıfında, aynı özlük haklara sahip olarak yer almaktadır. Veteriner hekimler, hizmetlerini köy ve ahır şartlarında zorlu bir çalışma ortamında, ayrıca 200’den fazla zoonoz hastalık riski altında yürütmektedirler. Bu nedenle 2008 yılına kadar yılda 2 ay filli hizmet zammı öngörülmüştü. Yasa değişikliği ile haksız bir şekilde bu fiili hizmet zammı kaldırılmıştı. Yeni torba yasa ile kaldırılan bu fiili hizmet zammı beşeri hekim ve diş hekimlerine geri verildi, ancak Veteriner hekimlerden esirgendi” diyerek veteriner hekimlerin de aynı haktan faydalanması gerektiğini ileri sürdü.

    657 sayılı ‘Devlet Memurları Kanununun’ 152. maddesi ile zam ve tazminatların belirlendiğini ifade eden başkan Uçmaklıoğlu, son torba yasa ile binlerce veteriner hekimin mağdur edildiğini belirterek “Burada beşeri hekimlerle veteriner hekimlerin aldığı tazminatlar eşittir. Bu tazminatlar, görevin önem ve niteliği ile eğitim seviyesi gibi hususlar dikkate alınarak belirlenmektedir. Bu gün, taşrada 200 den fazla zoonoz hastalık nedeniyle, veteriner hekimlik ve beşeri hekimlik uygulamaları birçok konuda ortak çalışma alanları oluşturmuşlardır. Ve Dünyada ‘Tek Sağlık’ konsepti uygulamaları başlamıştır. Sağlık hizmetleri alanında, benzer görev ve sorumluluk üstlenen ve ortak çalışmalar yürüten iki mesleğin özlük hakları yönünden eşit haklara sahip olması gerekir. Bu aynı zamanda Anayasal bir haktır. Ancak; Bu güne kadar yapılan tüm düzenlemelerde hayvan sağlığı hariç tutularak veteriner hekimler kapsam dışı bırakılmıştır. Sağlık alanında çalışanlarla ilgili yapılacak özlük hakları düzenlemelerinde, hayvan sağlığı alanında çalışan personel de dahil edilmelidir. Aksi durum, Anayasaya aykırıdır. Bu nedenle, yeni düzenlemeye veteriner hekimler de dahil edilmelidir” ifadelerine yer verdi.

  • Veteriner Hekimlerden Şarbon Uyarısı

    Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde 100’e yakın büyükbaş hayvanın ölümüne yol açan şarbon salgını, Bursa Veteriner Hekimler Odası’nı (BVHO) hareket geçirdi.

    Odanın eğitim salonunda, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezgin Şentürk tarafından verilen seminere, serbest veteriner hekimler yoğun ilgi gösterdi. Seminerin açılışında konuşan BVHO Başkanı Sinan Sağlam, seminerin amacının meslektaşlarına şarbon hastalığı hakkında en güncel bilgileri aktarmak olduğunu söyledi.

    Seminerde veteriner hekimlere hastalık hakkında güncel bilgileri aktaran Prof. Dr. Sezgin Şentürk, şarbon hastalığının, ot yiyen hayvanların hastalığı olduğunu ve Türkiye’nin tüm bölgelerinde, hemen hemen tüm mevsimlerde görüldüğünü bildirdi. Prof. Dr. Şentürk, şarbon hastalığının koyun, keçi ve sığırlarda ölüme sebep olduğunu da vurguladı. Hastalığın, açlık, yorgunluk, uzun süreli ve eziyetli yolculuk, kötü bakım, iç ve dış parazitler, fazla sıcak ve soğuk hava, iyi beslenememe gibi stres faktörlere bağlı olarak ortaya çıktığını ve yayıldığını kaydeden Şentürk, şunları söyledi:

    “Bulaşık merada otlayan hayvanlar veya buradan elde edilen yemleri yiyen hayvanlar hastalığa yakalanır. Hastalık her mevsimde görülürse de en çok mera döneminde ortaya çıkıyor. Özellikle otlar kurumaya başladığı zaman dikenlerin ağızda açtığı yaralardan mikroplar kolayca vücuda girebiliyor. Ahırdaki hayvanlar bulaşık yem ve otlarla mikrobu alıyor, ancak hastalık solunum ve deri yolu ile de bulaşabilir. Aşırı kullanılmış meralar, bataklık ve engebeli arazi, açlık, yorgunluk, uzun süreli ve kötü koşullarda hayvan nakli, hayvanların direncini kırdığı için hastalık daha çok görülür. Aşırı yağış ve aşırı kuraklık gibi mevsimsel değişiklikler de hastalığın artmasına yol açabilir.”

    Prof. Dr. Sezgin Şentürk, sindirim sistemi, solunum ve deri yolu ile hastalığın hayvanların vücuduna yerleştiğini kaydederek, hayvanın türüne, direncine, vücuda giren mikrobun miktarına ve mikrobun giriş yoluna göre hastalığın belirtilerinin görüldüğünü söyledi. Hastalığın koyun ve keçilerde 2- 4 gün arasında ölüme yol açtığını belirten Şentürk, “Titreme, sendeleme, solunum güçlüğü, kan işeme ve doğal deliklerden kan gelmesi, boğaz altında ve vücudun diğer yerlerinde ödemler oluşması, nekrozlar, derideki pustüller klinik bulgulardır. Sığırlarda tablo daha az belirgin olmakla birlikte koyun ve keçilere benzer özellikler gösterir” diye konuştu.