Etiket: Hediyelik

  • 13. Yılbaşı Hediyelik Eşya, El Sanatları ve Yöresel Ürünler Fuarı açıldı

    Mersin’de 11 gün sürecek olan ve 135 standın yer aldığı, 13. Yılbaşı Hediyelik Eşya, El Sanatları ve Yöresel Ürünler Fuarı açıldı.

    Yenişehir Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen fuar açılışını, Toroslar Belediye Başkanı ve MHP Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamit Tuna yaptı. Açılışta konuşan fuar organizasyonu yetkililerinden Cengiz Demir, bu fuarın yılbaşına özel düzenlenen bir organizasyon olduğunu söyledi. Bu sene fuarın 13’üncüsü düzenlediklerini kaydeden Demir, “El sanatları, hediyelik eşya ve yöresel ürünler stantlarımızda bulunuyor. Tüm Türkiye genelinden katılımcı firmalarımız var. Şu anda 135 stantta çeşitli ürünler var. Fuar bu yıl 11 gün sürecek. Fuarda insanlar sevdiğine hediyelik eşya alabilecek, el sanatlarıyla ilgilenen arkadaşlar el sanatlarıyla ilgili değişik ürünleri fuar alanında görebilecekler. Ayrıca Türkiye genelinde meşhur yöresel ürünleri fuar alanında bulmuş olacaklar” dedi.

    Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna ise Mersin’in fuarcılık anlamında önemli bir şehir olduğunu söyledi. Fuarlara her zaman destek verdiklerini kaydeden Tuna, “Bu zaman aynı zamanda Yerli Malı Haftası. Burada satılan, üretilen ürünlerin yerli olmasından dolayı bu fuar hem önemli hem de üretilen el emeği, göz nuru özellikle bizim Toroslar Teknik Eğitim Kursları (TORTEK) himayesinde 34 branşta meslek grupları var. Burada özellikle cam füzyon üzerine geçen yıldan başladık, bu yılda devam ettiğimiz mükemmel ürünler üretiyorlar. Bir geri dönüşüm projesi aynı zamanda. Biz bu kadar değer kattığımız meslek anlamında, bu mesleği öğrenen insanların da ürettikleri ürünleri burada pazarlamaları, göstermeleri çok anlamlı, çok önemli. Yerli ve milli bir fuar. O anlamda çok tebrik ediyorum. Ayrıca yöresel ürünlerin de sergilenmesi de başka bir değer” diye konuştu.

    “İnşallah bu şehri fuarlar ve festivaller şehri yapacağız”

    Fuarların şehri tanıtma noktasında da önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Tuna, “Fuarlar, festivaller insanları bir araya getiren, halleşme, dertleşme, birbirini görme, muhabbet etme yerleridir. Bilgi teknolojisinin bizi çok ayrıştırdığı, artık evde anne, baba veya çocukların çok ayrı odalarda kendi dünyalarına girdikleri bir ortamdayız. Oradan buraya birleştirici unsur olarak da böyle bir fuarın olması şehre önemli bir değer katmış vaziyette. Dolayısıyla bu fuarın planlamasını yapan, uygulayan, katılan, katkı veren herkese teşekkür ediyorum. Çok güzel ürünler var. İnşallah biz bu şehri fuarlar ve festivaller şehri yapacağız. Bunlar insanları bir araya getiren en güzel etkinliklerdir. İnsanları sportif ve sosyal aktivitelerle bir araya getirirsiniz. Bizde bunları inşallah fazlasıyla yapacağız. Bu kentin barış, sevgi ve kardeşlik kenti olduğunu, bu önemli unsurlarla birlikte bir araya getirmek suretiyle bu kentte kentlilik bilincini oluşturacağız. Fuarımız hayırlı ve uğurlu olsun. Güzel bir fuar. İnşallah sonucu da çok güzel olur” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından fuarın açılışı yapıldı. Açılışın ardından Başkan Tuna ve beraberindekiler fuarı gezdi.

  • Aktaş ‘hediyelik’ iddialarına noktayı koldu:

    Belediyenin hediyelik eşya harcamaları ile ilgili iddiaları meclis toplantısında değerlendiren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, sosyal yardımları da içeren 23 milyon TL’lik harcama konusunun seçimler öncesinde şahsına ve partisine zarar vermek adına gündeme getirildiğini söyledi.

    Haberde harcama kalemlerinin abartıldığını ve hediyelik eşya ile sınırlı tutulduğunu fakat bu

    Kasım ayı olağan meclis toplantısına Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın sözleri damgasını vurdu. Başkan Aktaş, ulusal bir gazetede çıkan ve Büyükşehir Belediyesi’ni finans yönetimi anlamında ayaklar altına alan haberin gerçek dışı, maksatlı bilgilerle hazırlandığını savundu. Haberin yayınlanmasının ardından hukukî yollara başvurduklarını belirten Alinur Aktaş, Büyükşehir Belediyesi’nin toplam borcunun 582 milyon TL değil çok daha fazla olduğunu ifade etti. Bir takım mihrakların adı geçen gazeteye istihbarat sağladığını fakat verilen bilgilerin eksik ve yanlı olduğunu ifade eden Başkan Aktaş, “Haberde 6 ayda 23 milyon TL’lik hediye dağıtıldığından bahsediliyor. 13.5 aydır buradayım, kimseye 3 kravat vermedim. Yaptığımız harcamalar, bir önceki yılın toplam tutarının 5’te 1’i oranında. Bu durum Sayıştay raporlarıyla da sabit. Gazete bir rakam bulmuş ama nereden bulmuş o rakamı? Öğrencilere, ihtiyaç sahibi vatandaşlara verdiğimiz destekleri de hediye-promosyon adı altında dağıtılan farklı kalemlerle birleştirmiş ve bunu 23 milyon TL olarak lanse etmişler. Yok böyle bir şey” diye konuştu.

    “Veremeyeceğimiz hesap yok”

    Başkan Aktaş, yayınlanan haber konusunda gönlünün rahat olduğunu belirtti. Bahse konu rakamın sadece hediyelik eşya dağıtımı sebebiyle yapıldığının ispatı halinde sadece Bursa’yı değil ülkeyi terk edeceğini vurgulayan Başkan Aktaş, “Seçim arifesinde birileri tarafından farklı mecralara çekilmeye çalışılıyoruz. Finans yönetimi anlamında kendime çok güveniyorum. Belediyenin içerisinde bulunduğu durumu göz önünde bulundurarak, kime ne vermem gerektiği konusunda kabiliyet sahibiyim. Belediyenin cebinden para aksa, böyle bir hediye mantığım yok” şeklinde konuştu.

    Büyükşehir Belediyesi olarak ihtiyaç sahibi vatandaşları ikame etme mecburiyetlerinin bulunduğunu hatırlatan Başkan Aktaş, “Meselâ, vlilikte 40 yılını dolduranlara, 24 Kasım’da öğretmenlere yönelik faaliyet düşünüyoruz. İkramlarda bulunma düşüncemiz var, fakat bunlar makul ölçüler çerçevesinde gerçekleşir. Bundan taviz vermeyiz. Bizi bilenler biliyor. Allah’tan ve günah işlemekten korkuyorum. Belediyespor yardımlarından kamuya alınacak malzemelere, ihalelere kadar îtinâlı davranmaya çalışıyoruz. Bir taraftan borç ödüyor diğer taraftan sponsor sağlıyoruz. İşin lüks harcamaları konusunda arkadaşlarımız, vatandaşlarımız müsterih olsun. Bu konuda veremeyeceğimiz hesap yok” şeklinde konuştu.

    Başkan Aktaş, meclisteki konuşmasında, yine ulusal bir televizyon kanalında çıkan ve hediyelik eşya harcamalarının 200 milyon TL olduğuna dair yayını da kınadı.

    Meclis toplantısında ayrıca, düğün salonlarında sıklıkla kullanılan ve organizasyona görsellik katan meşale, şelale, volkan ve pasta mayaları gibi piroteknik maddelerin yasaklanması kararı alındı.

  • Hediyelik Eşya Tasarım Yarışması’nın birincisi ‘Çukurova Toprağı’ oldu

    Çukurova Kalkınma Ajansı’nın düzenlediği Çukurova Hediyelik Eşya Tasarım Yarışması’nda birinci, ‘Çukurova Toprağı’ adlı çalışması ile Elif Erdoğdu oldu. Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Lütfi Altunsu, “Geleneksel hale getirmeyi düşündüğümüz bu yarışma neticesinde unutulmaya yüz tutmuş birçok sanat ve zanaatımızın tekrar canlanacağı ve bölgemiz tanıtımı için güzel bir vesile olacağı düşüncesindeyiz” dedi.

    Çukurova Kalkınma Ajansı tarafından ilk kez düzenlenen Çukurova Hediyelik Eşya Tasarım Yarışması’nın ödül töreni, Adana Müzesi’nde gerçekleştirildi. Katıldıkları ulusal ve uluslararası fuarlarda ‘Çukurova’ denilince akla gelecek hediyelik eşya konusunda bir ihtiyaç olduğunu fark ederek yarışma düzenlemeye karar verdiklerini belirten Altunsu, “Geleneksel hale getirmeyi düşündüğümüz bu yarışma neticesinde unutulmaya yüz tutmuş birçok sanat ve zanaatımızın tekrar canlanacağı ve bölgemiz tanıtımı için güzel bir vesile olacağı düşüncesindeyiz” diye konuştu.

    Birinci olan eser hakkında konuşan Altunsu, “Halk arasında ‘Adam diksen biter’ sözüyle verimliliği anlatan dünyanın en önemli 3 ovasından biri kabul edilen Çukurova’nın toprağını, geri dönüştürülebilir saksı ve insan şeklindeki biber tohumuyla sunumudur. Çukurova’nın verimli toprağını biber tohumu ile birlikte hediye etmek düşüncesinin düşük maliyetli, taşınması kolay akıllarda kalan bir hediye olacağını düşünmekteyiz” ifadelerini kullandı.

    İkinci olan eserin, Puduhepa olarak bilinen ve Kadeş Antlaşması’nın imzalanmasına vesile olan Adanalı Kraliçeyi anlattığını belirten Altunsu, “Bu eserin bölge insanımız tarafından da yeterince bilinmeyen bir değerin tanınmasına vesile olacağı ümidindeyiz. Ödül ve sergileme kazanan eserlere bakıldığında Taşköprü, Ulucami, Muğdat Camii, folklor ekibi, muz salkımı, portakal, turaç, yalıçapkını gibi birçok değerimizin bu eserlerde hayat bulduğunu görmek bizi mutlu etti” diye konuştu.

    20 Ocak 2018’de ilan edilen yarışmanın, son başvuru tarihinin 20 Nisan 2018 olduğunu kaydeden Altunsu, yarışmaya 149 geçerli eserin başvurduğunu söyledi. 5 Mayıs 2018 tarihinde toplanan seçici kurulun, Adana ve Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri, Olgunlaşma Enstitüleri, Güzel Sanatlar Fakülteleri, El Sanatları Derneği ve Çukurova Kalkınma Ajansı temsilcilerinden oluştuğunu belirten Altunsu, “Eserler değerlendirilirken Çukurova Bölgesi’nin değerlerini barındırması, tasarımı, görsellik ve estetik, ürünün tekniği ve seri üretime uygunluğu göz önünde bulundurulmuştur” dedi.

    Konuşmaların ardından ödül almaya hak kazananlara ödüllerini Adana Valisi Mahmut Demirtaş ve Adana Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan takdim etti. Ödül töreninin ardından kent protokolü yarışmaya katılan eserleri inceledi.

    Ödül törenine Adana İl Kültür ve Turizm Müdürü Sabri Tari, Yüreğir Kaymakamı Fatih Genel ve çok sayıda ziyaretçi katıldı.

  • Pladis Türkiye Başkanı Buyurgan “Hediyelik çikolata tercihi iki katına çıktı”

    Pladis Türkiye başkanı Mete Buyurgan Türkiye’de çikolatada en çok fındık, fıstık çeşnili ve krema dolgulu çeşitlerin tercih edildiğini belirterek, “Son 10 yılın tüketim trendine bakıldığında hediyelik çikolata tercihinin iki katına çıktığı gözlemleniyor” dedi.

    Türkiye’nin en büyük şekerleme ve çikolata üreticilerinden Ülker, Ramazan Bayramı’na hazır. Ülker Ramazan bayramında çikolatada 23, şekerlemede ise 29 farklı ambalaj ve iki yeni ürünüyle tüketicilerle buluşacak.

    Mete Buyurgan “Hediyelik çikolata tercihi iki katına çıktı”

    Ülker’in toplam bayramlık çikolata pazarında yıllardır lider olduğuna dikkat çeken Pladis Türkiye Başkanı Mete Buyurgan, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi geçen senenin rakamları ve ikramlık trendleri hakkında bilgi verdi.

    Buyurgan, 2017 yılında toplam çikolatalı ürünler pazarının hacim olarak 334 bin tona, ciro anlamında 7.5 milyar TL’ye, şekerleme pazarının ise hacim olarak 68 bin tona, ciroda ise 1.3 milyar TL’ye ulaştığını belirtti.

    Türkiye’de ise 2017 yılında bayramlık çikolata pazarının 14 bin tona, bayramlık şekerleme pazarının ise 30 bin tona ulaştığına dikkat çeken Buyurgan, “Ciro bazında büyüklükler ise çikolatada 356 milyon TL, şekerlemede 385 milyon TL idi. Bayram dönemlerinde tercihler de farklılık gösteriyor. Tüm bölgelerde çikolatada en çok fındık, fıstık çeşnili ve krema dolgulu çeşitler tercih ediliyor. Son 10 yılın tüketim trendine bakıldığında hediyelik çikolata tercihinin iki katına çıktığı gözlemleniyor. Ülker de hediyelik bayram çikolata pazarında ciro payını 20 puan artırdı. Yüzde 38.6’ya ulaştırdı” ifadelerini kullandı.

    Bayram çikolatası tüketimine bakıldığında Marmara bölgesinin ilk sırada yer aldığını vurgulayan Buyurgan, “Bayram çikolatası tüketimleri bölgelere göre ayrıldığında yüzde 29’la Marmara ilk sırada yer alırken, yüzde 26.5’la İç Anadolu, yüzde 18.5’la Doğu ve Güneydoğu Anadolu geliyor. Şekerlemenin en fazla tüketildiği bölge ise yüzde 46 ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu. Bu bölgeyi yüzde 18 ile İç Anadolu, yüzde 15 ile Marmara takip ediyor” dedi.

    Bayramın hem tüketiciler hem de Ülker için ayrı bir önemi olduğunu vurgulayan Buyurgan, Ülker’in bayramlık çikolata portföyüne bu yıl eklenen Coco Star ve Albeni çeşitlerinin Ramazan Bayramı ikramlarına farklı bir alternatif olacağını söyledi.

  • 86 yaşında hediyelik eşya yapıp satıyor

    Erzurum’un Oltu ilçesine bağlı Güzelsu köyünde yaşayan Fikri Akbulut (86), evinin önünde sacdan hediyelik minyatür soba, kova ve saklama kabı yapıp, satıyor.

    Oltu’nun Güzelsu köyünde yaşayan 7 çocuk babası Fikri Akbulut’un sacdan yaptığı hediyelik minyatür eşya ilgi görüyor. İstanbul’da bir sitede bekçilik yapan Fikri Akbulut, emekli olduktan sonra köyüne döndü. Zamanını boşa geçirmemek için evinin önünde sacdan soba, kova ve saklaba kabı yapan Akbulut, el emeği ürünleri yakınlarına hediye ediyor veya satıyor.

    Eşi Hidayet Akbulut ile birlikte yaşayan Fikri Akbulut, “Köyde asla boş boş oturmam. Böyle işler yaparak hem vakit geçiriyorum hem de insanlara hatıra bırakıyorum. Aynı zamanda parayla da satıyorum. Büyük olan sobaları 50, ondan küçük olanları ve saklama kabını ise 30 liradan satıyorum. En büyük destekçim eşim. Küçük sobaları görenler çok beğeniyor. Ömrüm yettikçe bunları yapmaya devam edeceğim” dedi.