Etiket: Hedeflerine

  • Yeşim 2025 hedeflerine odaklandı

    Yeşim 2025 hedeflerine odaklandı

    Dünya markalarının stratejik üretim ortağı olan ve 37. kuruluş yıldönümün kutlayan Yeşim; müşterilerinin talep, beklenti, hedef ve hayalleriyle hizalanmak ve temelleri güçlü bir gelecek vizyonu oluşturmak adına strateji çalıştayı düzenledi. 5 günlük çalıştay programında yeni normal dönemini şekillendirme ve daha dinamik, esnek, hızlı ve proaktif yaklaşımlarla stratejiyi yönetme başlıkları ön plana çıktı.

    Maske kullanımı ve sosyal mesafe kuralına uygun olarak, “Vizyon 2025 dönüşüm başladı” mottosuya Yeşim Akademi’de organize edilen strateji çalıştayına Yeşim Tekstil CEO’su Şenol Şankaya, Jade Tekstil Genel Müdürü Selim Şankaya, direktörler, üst düzey yöneticiler ve müşteri odaklı çalışmalar yürüten birim temsilcileri katıldı. Yeşim Grubu firmalarının başta üretim, satış olmak üzere tüm süreçlerinin ele alındığı çalıştay programının ilk günü, Yeşim Grubunda stratejik çalışmalara liderlik eden Selim Şankaya’nın açılış konuşması ile başladı. 2025’e doğru giderken Yeşim’in değişim iddiasını tanımlamayı ve bu iddiayı hayata geçirebilmek için oyun planını oluşturmayı hedeflediklerini belirten Şankaya, “Yeşim olarak dayanıklılık üzerine kurulu bir firmayız. Dayanıklılığımız ve çevikliğimiz bundan sonra da devam edecek ancak bununla birlikte artık geleceğe bakmamız gerek.” diye konuştu.

    Şankaya şöyle devam etti: “2 haftalık müthiş bir çalıştay programı gerçekleştirdik. Günümüze dek bu konuda başarılı adımlar attık ve koyduğumuz stratejik hedeflerin çoğunu hayata geçirdik. Önümüzde uzun bir yol var ve asıl yapılacaklar bunda sonra başlıyor. Müşteri beklentisine hizalı stratejinin sistematik olarak izleneceği metot oluşturmamız son derece önemli. Tüm organizasyonumuzu mevcut stratejilerimize hizalı hale getirerek sorumluluk alanlarını netleştirmek, yetkinlikleri geliştirmek ve böylelikle stratejiye ulaşmayı sağlamak da önceliklerimiz arasında. Büyüme ile birlikte müşteri memnuniyetinin sürdürülebilir kılınması ve vazgeçilmez partner olmak da bu süreçte değer taşıyor. Mevcut yetkinliklerimizin üstüne yenilerini ekleyerek, dijitalleşme ile birlikte hem ürünler hem de tüm süreçlerde daha hızlı daha karlı, daha inovatif bir büyüme sağlamamız gerekiyor.”

    Yeşim Tekstil CEO’su Şenol Şankaya da Yeşim Grup fabrikaları olarak 5 yıllık stratejilerini belirlemek için söz konusu çalıştayı organize ettiklerine değinerek, “Program sayesinde Yeşim Tekstil’in dünya markaları ile olan stratejilerini daha da pekiştirmek ve büyütmek için sistematik adımlarla 5 yıllık hedeflerimizi belirlemeyi planlıyoruz. Özellikle pandemi dönemi ve sonrasında yeni normal dönemini şekillendirme ve daha dinamik, esnek, hızlı ve proaktif yaklaşımlarla stratejiyi yönetmeyi önemsiyoruz. Yeşim’in 37. kuruluş yıldönümünü kutladığımız 26 Ekim 2020 ile birlikte 5 yıllık stratejilerimizi yıllık hedeflerle tüm çalışanlarımıza kadar indirerek ilgili stratejilerin herkes tarafından sahiplenilmesini hedefliyoruz.” diye konuştu.

  • Başkan Altay: “Ülkemizin hedeflerine emin adımlarla yürüyeceğiz”

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 2019’un gönül coğrafyamız başta olmak üzere tüm dünya için barış ve huzur yılı olması temennisinde bulunarak, “Milletimizin sevinçlerini çoğaltmak adına, hep birlikte sorumluluklarımızı yerine getirecek, ülkemizin hedeflerine emin adımlarla yürüyeceğiz” dedi.

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın 2018 yılının sona ermesi ve 2019 yılının gelişi ile ilgili yayımladığı mesajında, “Sevinçleri ve hüzünleriyle bir yılı daha geride bıraktık. Bizim için her geçen yıl, sadece geçip gitmiş bir yıl değil, önümüzdeki yılı daha hayırlı, daha güzel, Hakkın rızası ve milletin duası adına yaşayabilmek için derslerle dolu olduğu bir tecrübedir aslında. Bu şuurda olduğumuz takdirde inanıyorum ki 2019, ümitlerimizin daha çok tazelendiği, çalışma azmimizin artarak yükseldiği, birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde ülkemizin çok daha güzel günlere ulaştığı bir yıl olacaktır. Bu yıl da milletimizin sevinçlerini çoğaltmak adına, hep birlikte sorumluluklarımızı yerine getirecek, ülkemizin hedeflerine emin adımlarla yürüyeceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi 2018 yılında da Konya Büyükşehir Belediyesi olarak Büyük Türkiye hedefine katkı yapmak amacıyla Konya merkez ve 31 ilçemizde önemli yatırımları hep birlikte hayata geçirdik. 2019’da da çok daha fazla gayret ederek yeni ve örnek projelerle yatırımlarımıza aralıksız bir şekilde devam edeceğiz. 2019’un kazasız, belasız, afetsiz ve hayırlarla dolu bir yıl olmasını temenni ediyor, yeni yılın mazlum coğrafyaların umutları doğrultusunda dünyada huzur ve barış yılı olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Allianz, üçüncü çeyrek sonuçlarıyla yıl sonu hedeflerine yaklaştı

    2018 yılının üçüncü çeyreğinde kur farkı ve konsolidasyon etkilerinden arındırılmış ciro büyümesi yüzde 9,8 artan Allianz Grubu’nun üç aylık faaliyet kârı, 3 milyar euro olarak gerçekleşti. Allianz Grubu CEO’su Oliver Baete, Allianz’ın 2018’in ilk dokuz ayında ciddi bir verimlilik artışı ile güçlü bir performans sergilediğini belirterek “Bu yıl da hedeflerimize ulaşacağımızdan eminim” dedi.

    Allianz Grubu, tüm iş segmentlerindeki güçlü büyüme sayesinde yıl sonu hedeflerine doğru ilerliyor. Gruptan yapılan açıklamaya göre 2018 yılının üçüncü çeyreğinde kur farkı ve konsolidasyon etkilerinden arındırılmış ciro büyümesini bütün segmentlerin desteğiyle yüzde 9,8’e ulaştıran Allianz, 2017’nin üçüncü çeyreğinde 28,3 milyar euro olan toplam gelirlerini yüzde 7,9’luk artışla 30,5 milyar euroya yükseltti. Üçüncü çeyrekteki faaliyet kârını, doğal afet kaynaklı hasarların azalması, daha iyi hasar gelişimi ve genel gider oranındaki düşüşün desteğiyle, yüzde 20,6 artırarak 3 milyar euroya ulaştıran Allianz’ın ilk dokuz aylık faaliyet kârı ise yüzde 4,8’lik artışla 8,7 milyar euro oldu. Bu başarıda elementer sigortalar branşında teknik kâr sonuçlarının daha yüksek olmasının yanı sıra fon büyüklüğü (AuM) kaynaklı gelirlerdeki artış da etkili oldu. 2018’in tamamında 11,1 milyar euroluk faaliyet kârı hedefleyen Allianz, üçüncü çeyrek sonunda yıl sonu hedefinin yüzde 79’unu şimdiden gerçekleştirmiş oldu.

    “Bu yıl da hedeflerimize ulaşacağımız konusunda kendimize güveniyoruz”

    Allianz Grubu CEO’su Oliver Baete, Allianz’ın 2018 yılının ilk dokuz ayında grup genelinde ciddi verimlilik artışı ile güçlü bir performans sergilediğini belirterek “Müşteriler, özellikle zor zamanlarda, sigorta ve yatırım gereksinimleri için, mali açıdan sağlam bir ortak arıyorlar. Allianz, yıllardır güvenilir bir ortak olmuştur. Bu yıl da hedeflerimize ulaşacağımız konusunda kendimize güveniyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

    Üçüncü çeyrek sonuçlarına ait rapora göre Allianz Grubu’nun hissedarlara ait net kârı, faaliyet kârındaki artış sonucunda, yüzde 23,6’lık artışla 1,9 milyar euro oldu. Hisse başına kâr (EPS), 2018 yılının ilk dokuz ayında yüzde 12,0 oranında artış kaydederek 13,4 euro tutarına ulaşırken, yıllıklandırılmış özsermaye kârlılığı (RoE) yüzde 13,8 olarak gerçekleşti (2017 tam yıl: yüzde 11,8). 2018 yılının ikinci çeyreği sonunda yüzde 230 olan Solvency II sermaye yeterlilik oranı ise yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 229 olarak gerçekleşti. Hissedarlara ait net kâr 5,8 (önceki dönem 5,4) milyar euroya yükselirken; Tayvan’daki birikimli hayat portföyünün satılması negatif etki yaptı ancak faaliyet karındaki artış ve düşük gelir vergisi bu durumu ziyadesi ile telafi etti. Allianz, en son 1,0 milyar euro değerindeki hisse geri alışını Eylül 2018’de gerçekleştirdi ve satın alınan tüm hisseler iptal edildi.

    Elementer sigortalar branşında güçlü performans devam etti

    Elementer sigortalar branşı faaliyet kârında yüzde 44,6’lık artış kaydeden Allianz, bu branşta yılın üçüncü çeyreğinde brüt prim üretimini 12,0 (önceki dönem 11,5) milyar euro olarak gerçekleştirdi. Kur farkı ve konsolidasyon etkilerinden arındırılmış dönemsel büyüme, yüzde 4,3’lük hacim ve yüzde 1,8’lik fiyat etkilerinin de katkısıyla toplamda yüzde 6,1 oldu. Büyümede AGCS, Allianz Almanya ve kredi sigortalarındaki olumlu gelişmelerin etkisi yüksekti. Yılın üçüncü çeyreğinde bileşik rasyo; doğal afet kaynaklı zararların normal düzeye inmesi, daha iyi hasar gelişimi ve genel gider oranının düşmesinin etkisiyle iyileşerek yüzde 93,1’e (önceki dönem 96,9) indi. Yılın üçüncü çeyreğinde elementer sigortalar branşında faaliyet kârını 1,503 (önceki dönem 1,039) milyon euro tutarına yükselten Allianz Grubu CFO’su Giulio Terzariol sonuçlarla ilgili değerlendirmesinde, “Elementer sigortalar branşında, ana pazarlarımızda güçlü bir performans sergileyerek başarılı bir üçüncü çeyrek geçirdik. Yılın ilk dokuz ayının sonunda, Yenilenme Ajandası’ndaki yüzde 94 bileşik rasyo hedefimizi tutturduk ve dolayısyla branşın genel gelişiminden memnunuz” dedi. Elementer sigortalar branşında yılın ilk dokuz ayında brüt prim üretimi 41,9 (önceki dönem 40,9) milyar euro tutarına yükseldi. Kur farkı ve konsolidasyon etkilerinden arındırılmış büyüme AGCS, Allianz Almanya ve Allianz Partners’ın katkılarıyla yüzde 5,9 olarak gerçekleşti. Daha yüksek gerçekleşen teknik kâr sayesinde faaliyet kârı önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13 oranında artışla 4,232 milyon euro tutarına ulaştı. Bileşik rasyo yüzde 1,4’lük iyileşmeyle yüzde 94,0 oldu.

    “Hayat ve sağlık sigortaları branşlarında yeni işlerle verimlilik arttı”

    Giulio Terzariol, hayat ve sağlık sigortaları branşlarında güçlü performans gösterildiğini ve gelirlerini artırdıklarını söyledi. Yeni işlerden elde edilen gelirin (VNB), 2018’in üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 arttığını belirten Terzariol, yeni iş kârlılığının (NBM) ise yüzde 3,5’e (önceki dönem 3,4) yükseldiğini kaydetti. Allianz, yılın üçüncü çeyreğinde hayat ve sağlık sigortaları branşlarında yeni işlerden elde edilen gelirini, sermaye verimliliği yüksek ürünlerin satışlarının güçlü olması ile 476 (önceki dönem 410) milyon euro değerine çıkarırken, aynı branşların faaliyet kârı ufak bir düşüşle 1,052 (önceki dönem 1,069) milyon euro oldu. Yeni iş primlerinin bugünkü değeri (PVNBP), Amerika Birleşik Devletleri’ndeki sabit endeksli anüite ürünlerinin ve Almanya’daki hayat sigortası branşında sermaye verimi yüksek ürünlerin satışlarının artmasının etkisiyle üçüncü çeyrekte 13,4 (önceki dönem 12,0) milyar euro olarak gerçekleşti. Hayat ve sağlık sigortaları branşlarında yılın ilk dokuz ayında yeni iş primlerinin bugünkü değeri, Almanya’daki hayat sigortaları branşında sermaye verimliliği yüksek ürünlerin satışlarının daha yüksek olmasının da etkisiyle, 42,4 milyar euro değerine yükseldi. Faaliyet kârı, 2017’nin ilk dokuz ayına göre, olumsuz kur farkı etkisi ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yatırım marjının normalleşmesinin sonucunda bir miktar azalarak 3,197 milyon euro olarak gerçekleşti. Ancak bu durum, İtalya ve Tayvan’daki birikimli ürünlerin satışının artmasıyla kısmen dengelendi. Yeni iş kârlılığı, yüzde 3,4’e (önceki dönem 3,3) yükselerek, yeni işlerden elde edilen geliri 1,456 (önceki dönem 1,332) milyon euroya getirdi.

    “Fon yönetiminde sonuçlar mükemmel”

    Allianz’ın, fon yönetiminde bir kez daha mükemmel sonuçlar elde ettiğini vurgulayan Giulio Terzariol, “Allianz Global Investors da, PIMCO da, üçüncü çeyrekte 15 milyar euro tutarına ulaşan net girişler sağladılar. Yönetilen fon büyüklüğü, çift haneli faaliyet kârı büyümesiyle, Allianz’ın kârlılığına bir kez daha önemli katkıda bulundu” dedi. Fon yönetimi cephesinde 2018 yılının ikinci çeyreğinin sonuna kıyasla, grup dışı fon büyüklüğü, 23 milyar euro artarak 1,487 milyar euroya ulaştı. Böylece grup dışı net girişler, 2018’in ikinci çeyreğindeki net çıkışlar sonrasında 15 milyar euro olarak gerçekleşti. Bu olumlu gelişmede piyasa koşulları ve kurlardaki değişimler de etkili oldu. Yönetilen fon büyüklüğü, 2.,015 milyar euro ile rekor bir düzeye çıktı. Bu döneme özgü gerçekleşen tek seferlik giderler ve iş hacmini artıran yatırımlar nedeniyle gider-gelir oranı (CIR), 2018’in üçüncü çeyreğinde, 2017 yılının aynı dönemine göre yüzde 0,6 puanlık bir artışla yüzde 62,5’e ulaştı. Faaliyet kârı ise 2018’in üçüncü çeyreğinde, fon yönetimi kaynaklı gelirlerin artması, grup dışı fon büyüklüğünün daha fazla olması, kâr marjının az da olsa iyileştirilmiş olması ve performans ücretlerinin artmasının etkisiyle, 2017’nin aynı dönemine göre yüzde 10,6’lık artışla 650 (önceki dönem 588) milyon euroya ulaştı. Fon yönetiminde ilk dokuz aylık sonuçlara bakıldığında; faaliyet gelirleri yüzde 7,2 oranında artarak 5 milyar euro olurken faaliyet kârı yüzde 8,8 artışla 1,897 (önceki dönem 1,743) milyon euro tutarına ulaştı. Faaliyet gelirlerindeki artışta, ortalama grup dışı fon hacminin büyümesi ve hem PIMCO’da hem Allianz Global Investors’ta grup dışı fon yönetimi kâr marjlarının yükselmesi etkili oldu. Ayrıca Allianz Global Investors’taki geçen yılın aynı dönemine göre daha yüksek gerçekleşen performans ücretleri, faaliyet gelirlerindeki büyümeyi destekledi. Gelirlerde giderlerdekine göre daha yüksek bir artış sağlanması sonucunda gider-gelir oranı, yüzde 0,6 azalarak yüzde 62,0 gerçekleşti. Olumlu kur farkı etkilerinin ve grup dışı net girişlerin, olumsuz piyasa koşullarını telafi etmesiyle birlikte, grup dışı fon büyüklüğü 2017 yıl sonuna göre 40 milyar euro artış gösterdi.

  • Bakan Selçuk: “Türkiye’nin hedeflerine ulaşması vatandaşlarımızın daha fazla işgücüne katılımı ile mümkün”

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, “Türkiye’nin 2023, 2053, 2071 hedeflerine ulaşması ve dünyanın en iyi 10 ekonomisinden birisi olması, Avrupa’nın en iyi üç ekonomisinden biri haline gelmesi, vatandaşlarımızın daha fazla işgücüne katılımı ile mümkün. Hükümet olarak aldığımız tedbirler, oluşturduğumuz toplumsal farkındalık sayesinde iş sahasındaki hedeflerimize adım adım yaklaşıyoruz” dedi.

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk, Mesleki Yeterlilik Kurumu 13. Olağan Genel Kuruluna katıldı. Genel Kurulda konuşan Bakan Selçuk, “Bildiğiniz gibi meslek, sağlıklı toplum inşasında insanı güçlü bireyler olarak hayata hazırlayan, kişisel kabiliyetlerini, yeteneklerini ortaya çıkaran en önemli araçlardan biri. Mesleki ve teknik eğitim de bir anlamda ekonomik gelişmenin ve kalkınmanın hırslandırıcısı. Mesleki yeterlilik bizim için, hükümetimiz için, Türkiye için, içinde bulunduğumuz tüm dönemlerde en önemli adımlardan ve başlıklardan bir tanesi oldu. Gerekli eğitimleri vererek vatandaşlarımızın meslek sahibi olarak hayata atılmalarını sağlamayı çok önemsiyoruz. Ülkemizin kalkınmasında mesleki eğitimi önemli bir araca dönüştürebilmek için sistem içindeki mevcut sorunları çözmek, önemli amaçlarımızdan, önceliklerimizden bir tanesi” diye konuştu.

    Bakan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye olarak bunları yapacak hem ekonomik hem de insan kaynağı imkanına sahibiz. Türkiye’nin 2023, 2053, 2071 hedeflerine ulaşması ve dünyanın en iyi 10 ekonomisinden birisi olması, Avrupa’nın en iyi üç ekonomisinden biri haline gelmesi, vatandaşlarımızın daha fazla işgücüne katılımı ile mümkün. Hükümet olarak aldığımız tedbirler, oluşturduğumuz toplumsal farkındalık sayesinde iş sahasındaki hedeflerimize adım adım yaklaşıyoruz. İzlediğimiz yöntemler sayesinde bugün vatandaşımızın eğitim ve istihdam süreçlerinde önemli başarılar elde ettik. Mesleki yeterlilik sisteminin kurulması ve işletilmesine yönelik çok önemli faaliyetlerin hayata geçirilmesini sağladık. Ülke ekonomimiz için birbiri ile uyumlu, mesleki eğitim ve istihdam politikaları uygulanması, istihdam edilebilir, niteliklere sahip yeterli sayıda iş gücünün yetiştirilmesi önem arz etmekte. Çalışma hayatının ihtiyaç ve beklentilerini karşılayan nitelikli işgücünün aynı zamanda eğitim sistemi içinde yetiştirilmesi, küresel düzeyde ekonomimize de rekabet gücü kazandıracak. Gelişmiş ülkelerde biliyoruz ki ekonomide verimlilik için rekabet gücünün artırılmasına yönelik çözümler sağlanmakta ve üretilmekte.”

    MYK’nin uluslararası norm ve standartlara uygun akredite sınav ve delegelendirme sistemi ile çalışan bir kurum olduğunu dile getiren Bakan Selçuk, “MYK, eğitim ve istihdam ilişkisini güçlendirerek Türkiye’de insan kaynakları yönetimine ve çalışma hayatına yeni bir bakış açısı getirdi. 12. faaliyet yılını geride bırakan MYK, önemli çalışmaların altına da imzasını atmış bulunmakta. Çalışma hayatına nitelikli eleman kazandırmak için paydaşlarla birlikte bugüne kadar 792 ulusal meslek standardı, 467 ulusal yeterlilik yürürlüğe girdi. Yine MYK tarafından ölçme ve değerlendirme faaliyeti gösteren uluslararası AKDT, 179 sınav ve belgelendirme kuruluşu yetkilendirildi. Bu kuruluşlar tam 81 ilimizde MYK’nin denetimi ve gözetimi altında aktif bir şekilde faaliyetlerini yürütmekteler. Bu kuruşlarımızın yıllık sınav kapasitesi 3 milyon kişiye ulaştı. Bu kuruluşlar tarafından yapılan sınavlar sonucunda bugüne kadar yaklaşık 430 bin kişi MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi’ni almaya hak kazandılar” şeklinde konuştu.

    Bakan Selçuk, “Tehlikeli işlerde mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğunun yanı sıra iş sağlığı ve güvenliğine bunun olumlu katkıları olacağına inanıyoruz. Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğu getirirken çalışanlarımıza ve işverenlerimize ilave mali yük getirmedik. Aynı zamanda çalışanlarımıza ve işverenlerimize sağladığımız yaklaşık 250 milyon tutarındaki sınav ve belgelendirme desteği ile mesleki yeterliliğe gerek hükümet, gerekse bakanlık olarak verdiğimiz önemi vurguladık her daim” dedi.

    “Farklı sektörler için çalışmalar sürüyor”

    Çeşitli sektörlerde mesleki yeterlilik belgesi çalışmalarının devam ettiğini vurgulan Bakan Selçuk, “İnşaat, enerji, otomotiv, madencilik gibi tehlikeli ve çok tehlikeli mesleklerin yer aldığı sektörlerin yanında vatandaşlarımız büyük bir kısmının günlük hayattaki hizmetlerinden istifade ettiği emlakçılık, ikinci el otomobil satıcılığı, servis şoförlüğü gibi işlerde de mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğu getirdik. Özellikle hizmet sektöründe önemli bir yeri olan sağlık, turizm ve tarım sektörlerinde de nitelikli işgücü oluşturulması amacıyla çalışmalar devam ediyor. Teknolojik gelişmelere uygun olarak sanayi 4.0 olarak adlandırılan yeni endüstriye yönelik savunma sanayi ve sivil havacılık sektörlerinde de mesleki standart ve yeterlilik hazırlama çalışmalarına devam etmekteyiz” ifadesini kullandı.

    “Diğer taraftan aynı zamanda Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi de MYK tarafından hayata geçirildi. Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi, geçtiğimiz yıl Avrupa Komisyonu tarafından onaylanarak kabul edildi ve aynı zamanda Avrupa’da yeterlilikler çerçevesini oluşturan sayılı ülkelerden biri haline geldik” diyen Bakan Selçuk şunları söyledi:

    “Mesleki yeterlilik sisteminin güçlendirilmesine ve çalışma hayatına nitelikli eleman kazandırılmasında kullanılmak üzere Avrupa Birliği fonlarından 16 Milyon euro kaynak kullandık. Yeni dönemde de 17 milyon euroluk projeler uygulaması başlatılacak. Bu çalışmalar neticesinde diyebiliriz ki vatandaşımızın mesleki eğitimdeki yerini güçlendirmek ve karşılaştıkları sorunları çözüme kavuşturmak için elimizden geleni yapıyoruz. Biliyoruz ki, mesleki eğitim vatandaşlarımıza sosyal başarı ve mülkiyet duygusunu da beraberinde getirecek ve vatandaşlarımızın da eğitim ve istihdamda karşılaştığı her sorunun üstesinden bu şekilde beraber üstesinden geleceğiz.”

    Bakan Selçuk, sözlerine şöyle devam etti:

    “Ömür Boyu Eğitim Merkezleri ile de her an çalışanlarımızın yanındayız ve onları destekliyor olacağız. Biliyoruz ki bir işte başarılı olmanın temel yolu, o iş için emek harcamak, o iş için vakit harcamak ve nitelikli işgücü oluşturabilmek. Üretim yapan insan her zaman ülkesinin kalkınmasına, refahına saygısı olan insandır.”

  • Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 2023 hedeflerine çok yakın

    Türkiye’ye 9 aylık dönemde 1 milyar 835 milyon dolar döviz kazandıran ve 2023 hedeflerini tutturmaya en yakın sektör konumundaki Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektöründe, üç ihracatçı birliği güç birliği yaptı ve Paris Sial Fuarı’nda yeni müşteri avına çıktı.

    Dünya’nın en büyük gıda fuarı kabul edilen ve gıda sektörlerinin gövde gösterisine dönüşen Paris Sial Gıda Fuarı’nda, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin Koordinasyonunda İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ile Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ortak stant açarak Türk su ürünleri ve hayvansal mamullerinin tanıtımını gerçekleştirdi.

    Türkiye Milli Katılım Organizasyonu İstanbul Ticaret Odası tarafından gerçekleştirilen Paris Sial Fuarı’na Türkiye’den 311 firmanın katıldığı bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, su ürünleri, kanatlı, yumurta, süt ürünleri ve bal alt sektörlerinde toplamda yıllık 2.5 milyar dolar ihracat seviyesine ulaştıklarını, 2023 yılında 3.5 milyar dolar ihracat rakamına ulaşmak için tanıtım fırsatlarını değerlendirdiklerini kaydetti.

    Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe faaliyet gösteren üç birliğin iş birliğinin bundan sonraki süreçte artarak devamından yana olduklarını anlatan Girit, “Eylül ayında Rusya’nın St. Petersburg şehrinde düzenlenen Global Fishery Forum & Seafood Expo Russia Fuarı’na birlikte katıldık. Paris Sial Fuarı bu yılki ikinci birlikteliğimiz oldu. 10-12 Aralık 2018 tarihlerinde ise Birleşik Arap Emirlikleri’nde ABU DHABI- SIAL Middle East 2018 Fuarı’na birlikte katılacağız ve Türk su ürünleri ve hayvansal mamullerinin tanıtımını yapacağız. Bu işbirliğinin oluşturduğu sinerji ile 2023 hedeflerine kolaylıkla ulaşacağız” şeklinde konuştu.

    Su ürünleri ve kanatlı ihracatı zirvede yer aldı

    Türkiye, 2018 yılının ocak-eylül döneminde 1 milyar 835 milyon dolarlık su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı gerçekleştirirken, 2017 yılının aynı dönemine göre ihracat yüzde 13 artış gösterdi. Su ürünleri ihracatı, 707 milyon 739 bin dolarla, Su ürünleri ve hayvansal mamulleri sektöründe zirvede yer aldı.

    Kanatlı sektörü ise; 432 milyon 663 bin dolarlık ihracatla zirve ortağı oldu. Türkiye’nin yumurta ihracatı 310 milyon 874 bin dolar olarak kayıtlara geçerken, Süt ürünleri sektörü 209 milyon 540 bin dolarlık dövizi ülkemize kazandırdı. Bal sektörü 19 milyon 585 bin dolar dövizi ülkemize kazandırdı.

    Irak, Hollanda ve İtalya ihracatta ilk üç ülke

    Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatında ilk sırayı ise; 520 milyon dolarlık tutarla Irak aldı. Irak, kanatlı ve yumurta sektörünün en gözde ihraç pazarı konumunda. Hollanda ise 114 milyon dolarlık ihracatla zirve ortağı oldu. Hollanda’nın tercihi de Türk balıkları oldu. İtalya 65 milyon dolarlık Türk su ürünleri ve hayvansal mamulleri tercih etti. Bu ülkeleri; Libya, Almanya, Suudi Arabistan, Suriye, İngiltere, Hong Kong ve Rusya izledi.