Etiket: Hedefi

  • ASO Genel Sekreteri Cabbar: ”Kayıt dışı istihdamda 2023 hedefi yüzde 15”

    Ankara Sanayi Odası (ASO) Genel Sekreteri Doç. Dr. Yavuz Cabbar, “Türkiye’nin en önemli üç sanayi odası olarak hedefimiz, şu anda yüzde 30’lar seviyesinde olan kayıt dışı istihdam oranını Türkiye’nin 2023 hedefi olan yüzde 15’ler seviyesine indirmek için katkı sağlamak” dedi.

    ASO koordinatörlüğünde İstanbul Sanayi Odası ve Adana Sanayi Odası ortaklığı ile yürütülen Kayıt Dışı İstihdamın Azaltılması Projesi kapsamında ASO’nun ev sahipliğinde seminer ve panel gerçekleştirildi. ASO Genel Sekreteri Doç. Dr. Yavuz Cabbar, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, projenin amacının çalışan ve işveren farkındalığını arttırarak kayıt dışı istihdam ile mücadele için çözüm önerileri geliştirmek olduğunu dile getirdi. Cabbar, kayıt dışı istihdamın tüm ülkelerin ortak sorunu olduğunu belirterek, “Türkiye’nin en önemli üç sanayi odası olarak hedefimiz, şu anda yüzde 30’lar seviyesinde olan kayıt dışı istihdam oranını Türkiye’nin 2023 hedefi olan yüzde 15’ler seviyesine indirmek için katkı sağlamak” dedi. Projeyle Ankara, İstanbul ve Adana’da saha çalışması yaptıklarını vurgulayan Cabbar, “Dünyada istihdam yükünün az olduğu ülkelerde kayıt dışı da az. Emek yoğun sektörlerde kayıt dışılık daha fazla. Tarımda ve hizmet sektörlerinde de kayıt dışılık yüksek. İmalat sanayiinde ise yüzde 20’ler civarında. Büyük illerimizde ise kayıt dışı oranı düşük. Bizim yaptığımız tespitler, dünya örnekleriyle de örtüşüyor” diye konuştu.

    Kayıt dışı istihdamın önlenmesi için devletin yanı sıra işçi ve işveren örgütleri başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerine büyük görev düştüğünü belirten Yavuz Cabbar, ASO öncülüğünde yürütülen projenin sadece 3 şehirde değil tüm Türkiye’de bir farkındalık oluşturması temennisinde bulundu.

    Seminerde daha sonra Gelir İdaresi Başkanlığı Kayıt Dışı Ekonomi ile Mücadele Müdürü Kamil Özkan bir sunum yaptı. Özkan, Türkiye’de kayıt dışı ekonominin büyüklüğünün GSMH’nin yüzde 26’sı civarında olduğunu tahmin ettiklerini söyledi. Kayıt dışı ekonomiye ilişkin algının daha yüksek olduğunu vurgulayan Özkan, ”Yapılan anketlerde kayıt dışı ekonominin yüzde 35-40 civarında olduğu sanılıyor. Bizim yaptığımız çalışmalara göre, 2002 yılında 32.4 seviyelerinde olan kayıt dışılık, yüzde 26.5 seviyelerine geriledi. Gerek tüketici bilincinin artması, gerek kredi kartı sayısındaki artış ve uygulama alanının genişlemesi, denetimlerle birlikte kayıt dışılığın azalmasını sağladı” dedi. Özkan, kayıt dışının azalmasıyla ilgili olarak hedeflerinin AB ortalaması olan yüzde 18 seviyeleri olduğunu da sözlerine ekledi.

    TİSK Araştırma Uzmanı Esra Belen ise kayıt dışılığın nedenlerine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Türk-İş Uzmanı Güldane Karslıoğlu ile Hak-İş Uzmanı Elif Yıldırım ise işçi kesiminin kayıt dışılığa bakışına ilişkin tespitlerde bulundu. Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği Koordinatörü Kadir Beyaztaş ise kayıt dışı istihdamın en büyük unsurlarından göçmenler konusunda yaptıkları bazı tespitleri katılımcılarla paylaştı.

    Toplantının öğleden sonraki bölümünde ise kayıt dışı istihdam konusunda bir panel gerçekleştirildi. Öğretim Üyesi Dr. İsmet Demirkol’un moderatörlüğünü yaptığı panele, ASO Saha Koordinatörü Yüksel Vardar, BİTAV Genel Sekreteri Reşat Kadaifçiler, Hak-İş Avukatı Buğrahan Bilgin, SGK Uzmanı Özgen Akçam ve SGK Denetmeni Hüseyin Erkeç konuşmacı olarak katıldılar. Panelistlerin konuşmalarının ardından soru cevap bölümüyle toplantı sona erdi.

  • Şampiyon sporcuların hedefi 2020 Olimpiyatları

    Azerbaycan’da düzenlenen 4. İslami Dayanışma Oyunları’nın üçüncü gününde Türkiye, artistik cimnastik bireysel final bölümünde 11 madalya elde etti. Şampiyon sporcular hedeflerinin 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları olduğunu belirtti.

    Ferhat Arıcan paralel alet kategorisinde 14.900 puanla altın madalya, denge kategorisinde Göksu Üçtaş Şanlı 12.750 puanla altın madalya, kadınlar asimetri paralel kategorisinde Demet Mutlu 12.700 puanla altın madalya, atlama kategorisinde Ahmet Önder altın madalya kazandı.

    “Hedefimiz 2020 tokyo olimpiyat oyunları”

    Hedeflerinin 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları olduğunu belirten sporcu Göksu Üçtaş Şanlı, “Madalya aldığımız için çok mutluyuz. Dün takımda gümüş madalyayı kazandık. Bugün erkeklerde ve bayanlarda birçok madalya topladık. Bunun için çok mutluyuz. Yarışmada hedeflerimizden bir tanesi de buydu. İslam Oyunları’nda Türkiye’nin bininci sırada yer alacağımıza gönülden inanıyoruz. En büyük hedefimiz 2020 Tokyo Olimpiyat oyunları” ifadelerini kullandı.

    Bireysel finallerde 11 tane madalya aldıklarını vurgulayan Ferhat Arıcan ise, ”Bugün hem kız hem erkek takımı ile birlikte 11 tane madalya kazandık. İslam Oyunları’na artistik cimnastik en çok madalya alan branş oldu. Hedeflerimizden biri erkekler olarak takımda birincilikti. Kulüpte benim küçük bir hatam oldu ama hedeflerimize ulaştık. Burada takım olduğumuzu gösterdik. Burada takım olduğumuzu gösterdik. Bu bir başlangıç bizim için. Olimpiyatlara takım olarak gitmeyi hedefliyoruz erkek artistik cimnastik olarak. Bundan sonra daha fazla çalışıp olimpiyatlara” dedi.

    Demet Mutlu da, ”Erkeklerde ve bayanlarda takım arkadaşlarımla birlikte çok güzel dereceler elde ettik. Bugün finallerde en iyi şekilde yarıştık. Birçok madalya getirdik. O yüzden çok mutluyuz, ülkemizi en iyi şekilde temsil ettik. Hedeflerimiz büyük. Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz. Avrupa ve Dünya kupaları var onlar önceliklerimiz ama he sporcu olimpiyatlarda bulunmak en büyük hedeflerimizden bir tanesi. O yüzden çok çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    “En çok madalya çıkaran ekip olmanın gururunu yaşıyoruz”

    Ahmet Önder, ”Yarışmada hedeflediğimiz gibi yarıştık. Buraya gelmeden önce kendimize bu hedefleri koymuştuk. Ülkemize büyük bir gurur yaşattığımızı düşünüyorum. En çok madalya çıkaran ekip olmanın gururunu yaşıyoruz. Dünle birlikte 4 tane madalya aldım. Sakatlıktan sonra iyi bir geri dönüş olduğunu düşünüyorum. Bunun için çok mutluyum. Şimdi bu motiveyle önümüzdeki yarışmalara daha çok asılacağız. Önümüzdeki yarışmalarda hedefimizi daha büyüteceğiz ve ülkemizde daha büyük gururlar yaşatacağız” diye konuştu.

  • Isparta’nın hedefi 1 milyon turist

    Isparta sınırları içinde bulunan doğa harikası Gölcük Tabiat Milli Parkı’nda uygulanacak yaşam merkezi projesinde inşaat aşamasına gelindi. İhaleyi teslim alan firma projeyi 5 yıl içinde tamamlayacak ve 24 yıl kullanım hakkına sahip olacak.Isparta, bu projeyle Antalya’ya gelen 12 milyon turistin 1 milyonununu kente çekmeyi planlıyor.

    Çok sayıda konseptin bir araya getirildiği projede, yapılar doğaya uygun olarak inşa edilecek. Proje ile Antalya’ya gelen 12 milyon turistten 1 milyonunu alana çekmek amaçlanıyor.

    Projeyi anlatan Orman ve Su İşleri Bakanlığı 6. Bölge Müdürü Adnan Yılmaztürk, Gölcük Tabiat Parkı’nın Isparta’ya 12, Burdur’a da 17 kilometre mesafede olduğunu belirtti. Yılmaztürk, “Lojistik olarak iki ili için önemli bir doğa parçası. Doğal bir krater gölü havzası aynı zamanda. Gölcük Tabiat Parkı, Isparta’nın rekreasyon ihtiyacını karşılayan bir alan konumunda. Biz bunu ileri boyutta projelendirerek Isparta ve çevresine hizmet etmesi, rekreasyon hizmetinin iyi bir kalitede verilmesini ve Isparta’nın aynı zamanda dışa açılan yüzü olması, Antalya odaklı günübirlik veya Isparta konaklamalı paket turlara öncülük etmesi amacıyla 3 yıl önce proje çalışmalarına başladık” dedi.

    “5 yılda tamamlanacak”

    Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun 2014 yılında Isparta ziyaretinde Gölcük Tabiat Parkı’nda konsept belirleme talimatı verdiğini kaydeden Yılmaztürk, “Bizim de zaten bu konuda ön çalışmamız vardı. Sayın Bakanımız Isparta halkına burayı en kısa zamanda planlayarak hizmete açılmasını ve Antalya’ya gelen 12 milyon turistin ileriki aşamada 1 milyonunun Isparta’ya getirilmesi yönünde proje çalışması yapılmasını istedi. Sayın Bakanımızın talimatıyla hızlı şekilde proje çalışmalarına başladık. Bazı yasal sorunlar vardı onları aştık. Projelendirme çalışmamızı hem bölge insanının ihtiyacını karışlamak hem de turizmin altyapısını oluşturacak şekilde belirledik. Projelerimizi 2016 yılının başlarında hem avam hem detay projelerimizi bitirdik. 2017 Mart ayında da yüklenici firmaya teslim ettik. Şu anda yüklenici firmaya iş yeri teslimi yapıldı. Önümüzdeki günlerde inşaat çalışmaları başlayacak. Firma ihale şartnamesine göre 5 yılda projeyi uygulanabilir hale getirecek ve 24 yıl kullanma hakkına sahip olacak” diye konuştu.

    “Yeni yaşam alanları oluşturulacak”

    Proje kapsamında yöre insanının aracını rahatça park ederek piknik alanında rahatça eğlenmesini sağlayacak alanlar oluşturduklarını belirten Yılmaztürk, şu bilgileri verdi:

    “Temmuz aylarından itibaren günde bin aracın girdiği dönemler oluyor. Otoparkıyla, piknik alanlarıyla yöre insanının ihtiyacına yanıt verilecek. Mescit, tuvalet, çeşme gibi hizmetler projeye iyi bir şekilde oturtuldu. Çocuk oylun alanları, çocukların hem bedensel hem ruhsal sağlığına hitap edecek şekilde fiberkarbon karışımından oluşan doğal malzemeler kullanılarak oluşturulacak” dedi.

    “Mitoloji Parkı ilk olacak”

    Türkiye’de belki ilk kez masal dünyası ya da mitoloji parkı diye adlandırılan bir alan düzenlemesi yapılacağını hatırlatan Yılmaztürk, “Bu alanda Dedekorkut masallarına, Keloğlan masallarına kadar kültürümüzün kahramanlarının ve eserlerinin simgeleneceği alan oluşturulacak. Biz kendi öz kültürümüzü yansıtacak şeklide Türkiye’de ilk kez böyle bir çalışma başlatıyoruz. Yine alanda dünyada trend olan doğaya uygun dağ kayağı, yine gençler için macera parkını projemize yerleştirdik” şeklinde konuştu.

    Spor ve doğa turizmi

    Projeyi ikiye bölerek hazırladıklarını anlatan Yılmaztürk, “Bir tarafı daha çok halka açık, elmalık bölümü dediğimiz yer daha çok turizme yönelik olacak. Projede iki adet standart ölçülere sahip futbol sahası, antrenman sahası inşa ediliyor. Tensi kortları, basketbol ve voleybol sahaları, yine alanda görsellik oluşturacak iskele ve kayıkhane yapılarak fotoğrafçıların doğa manzarası çekmesi için hizmet verecek. Gene göl yüzeyi su sporlarına açık hale getirilecek. Burada su bisikleti, su kayağı gibi su sporları yapılabilecek.

    Konaklama olmayacak

    Projede konaklamaya yer vermediklerini aktaran Yılmaztürk, “Biz otel tarzı konaklamaları zaten burada uygun bulmuyoruz. Alan Isparta kent merkezine çok yakın. Şimdi yeni bir yol çalışmasına başlanıyor. 4 kilometre mesafede her türlü konaklama imkanı var. Türkiye’de bu projenin örnekleri var ama böyle geniş bir konsepte ele alınan projelendirme çalışması yok. Bizim projeyi ayrı kılan bir çok eylemin bir ada bulunup iyi bir şekilde organize edilmesi. Bu alanlar milli park alanı. Bizim öz kültrümüzü yansıtması açısından mitoloji parkı bir ilk olacak. Yine Isparta’ya özgü gül ve lavantayı da projeye eklemeyi düşünüyoruz. Ama meyve parselleri de buraya has olacak. Burada özelikle spor kompleksi uluslararası düzeyde hizmet edecek alanlar. Zaten talep üzerine projeye konulmuştur” şeklinde konuştu.

    Europark’tan akredite alınacak

    Proje kapsamında Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Araştırma ve Antalya Narenciye Araştırma merkezlerinin katkısıyla iyi tarım örnekleri göstererek meyve parselleri oluşturulması sağlanacak. Yapılar doğaya uygun olacak. Kayıkhane Osmanlı mimarisi tarzında yapılacak. Projede doğa ön planda olacak. Projede değişiklik olmazsa alan AB Europark konseptine uygun hale getirilerek buradan akredite alarak bayrak alınıp interlanda girildiğinde de Isparta aynı zamanda uluslar arası düzeyde tanınmış olacak.

  • Saçmaların hedefi olan akbaba öldü

    Elazığ’da tüfekle vurulmuş olarak bulunan ve tedavi altına alınan akbaba öldü. Ölen akbabanın az görülen bir tür olması nedeniyle iskeletinin üniversitede eğitim amaçlı kullanılacağı öğrenildi.

    Keban ilçesine bağlı Denizli köyü yakınlarında 4 gün önce vatandaşlar tarafından yol kenarında yaralı ve bitkin halde akbaş cinsi akbabayı bularak Fırat Üniversitesi(FÜ) Hayvan Hastanesi’ne getirmişti. Tüfekle ateş edilmesi sonucu vücuduna isabet eden saçmalarla yaralandığı belirlenen akbaba, kurtarılamayarak telef oldu. Akbaba’nın otopsisi FÜ Veterinerlik Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı’nda yapıldı. Otopside herhangi bir patolojik bulgu rastlanmazken ölüm sebebinin saçmalardan kaynaklanan zehirlenme olduğunun düşünüldüğü öğrenildi.

    Ölen akbabanın otopsisi için Patoloji Anabilim Dalı’na getirildiğini belirten Prof. Dr Hatice Eröksüz, yapılan otopsi incelemeleri sonucunda iç organlarında herhangi bir değişikliğe ve patolojik bulguya rastlanmadığını söyledi.

    “Eğitim için kullanılacak”

    Deri altında çok sayıda saçma tanelerine rastlandıklarını vurgulayan Eröksüz, “Ancak bunların nasıl etki meydana getirdiği konusunda kesin bir bilgi yok. Ama saçmalara bağlı bir zehirlenme, bir komplikasyon olmuş olabilir mi diye doku örnekleri alındı ve ilgili analizler yapılacak. Patolojik incelemeler yapılarak değerlendirilecek. Kadavra iç organları incelendi. Ancak iskelet sistemini fakültemiz anabilim dalı anatomi bölümünde değerlendirebiliriz. Diğer organlar ve yapısal değişiklikler de incelenmek üzere şuanda soğuk hava ünitesinde muhafaza ediliyor. Az görülen bir hayvan türü olduğu için eğitim amaçlı kullanılacak” diye konuştu.

  • ’Yarını Kodlayanlar’ projesinin 2017 hedefi; 30 il ve 10 bin çocuk

    Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, 2016 yılında başlatılan ’Yarını Kodlayanlar’ projesiyle 6 ilde bin 800’ü aşkın çocuğa kodlama eğitimi verdiklerini önümüzdeki bir yıl içinde ise 30 ilde 10 bin çocuğa eğitim vermeyi hedeflediklerini söyledi.

    Yaşları 7-14 arasında değişen çocuklara kodlama eğitimi vermek üzere Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat işbirliğiyle başlatılan ’Yarını Kodlayanlar’ projesinin 2016 yılı verileri ve gelecek dönem hedefleri, Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel ve Habitat Derneği Başkanı Sezai Hazır’ın katıldığı İstanbul’daki toplantıyla paylaşıldı. ’Yarını Kodlayanlar projesi ile 2016 yılında 6 ilde bin 800’ü aşkın çocuğa kodlama eğitimi verdiklerini belirten Süel, “2017-18 yılında ise 30 ilde 10 bin çocuğa eğitim vermeyi hedefliyoruz. Ayrıca 400’e yakın Suriyeli çocuğa eğitim verdik ve eğitimleri devam ediyor.Genişleme planımıza Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki operasyonumuzu da dahil edeceğiz” dedi.

    “Kodlama Türkiye’de de eğitim politikasının bir parçası olmalı”

    Hedeflerinin sadece teknoloji tüketen değil, üreten bir nesil yetiştirme olduğunu dile getiren Süel, dünyada teknoloji ile yaşanan değişim ve dönüşüme dikkat çekti. Tüm dünyada sürekli yeni meslekler ve mesleki fonksiyonların oluştuğunu ifade eden Süel, “OECD raporuna göre, bugünün çocuklarının yüzde 65’i henüz keşfedilmemiş işlerde çalışacak. Diğer yandan, STEM eğitimi ve meslekleri yaygınlaşıyor. ABD’de yapılan tahminler, matematik, bilgisayar sistem analizi, sistem yazılımı ve biyomedikal mühendislik gibi alanlardaki mesleklerde 2020’ye kadar yüzde 65’e varan oranlarda artış beklendiğini gösteriyor. Kodlama, dünya çapında STEM yaklaşımının ve eğitim müfredatlarının vazgeçilmez bir parçasını oluşturuyor. Çocuklara nasıl matematik öğretiliyorsa, kodlama da öğretiliyor. Bu global eğitim yaklaşımının önemli bir parçası olan kodlamanın tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yaygın bir eğitim politikası haline getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

    Şubat ayında projeye Şanlıurfa’da yaşayan Suriyeli çocukları da dahil ettiklerini aktaran Süel, “400’e yakın Suriyeli çocuğa eğitim verdik ve eğitimleri devam ediyor. Yeni dönemde çocuklarımıza IoT gibi uygulamaları kodlayabilecekleri Arduino eğitimleri de vereceğiz.Genişleme planımıza Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki operasyonumuzu da dahil edeceğiz” ifadelerini kullandı. ’Yarını Kodlayanlar” projesiyle yeni dönemde eğitim müfredatını genişleteceklerinin de altını çizen Süel, “Çocuklara temel kodlama programı ’Scratch’in yanı sıra Nesnelerin İnterneti (IoT) uygulamalarının kodlanmasına yönelik Arduino eğitimleri de verilecek. Başarılı öğrenciler yurt dışına götürülerek kodlama alanında dünyanın önde gelen platformlarıyla tanıştırılacak” dedi.

    Hazır: “Bu eğitimlerle çocuklarımıza yeni ufuklar açacağız”

    20 yıldır toplumsal dönüşüm ve bilişim odaklı kalkınma alanlarında çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Habitat Derneği Başkanı Sezai Hazır, “Habitat Derneği olarak, 20 yıldır toplumsal dönüşüm ve bilişim odaklı kalkınma alanlarında çalışmalar yürütüyoruz. Sürdürülebilir kalkınma alanında çalışan bir sivil toplum kuruluşuyuz. Sahada 81 ilde 3 bin gönüllü eğitmenimiz var. Türkiye’de de kodlamanın ders olarak yer almamasının önündeki en büyük engel, bunu verecek yetişmiş insan gücünün olmaması. Bizim bu network’ümüz buna cevap veriyor. 2008’de Vodafone ile Bilgisayar Bilmeyen Kalmayacak projemiz ile 81 ilde binlerce gönüllü bilişim elçimizle 1 milyon kişiye bilgisayar kullanmayı öğrettik. Şimdi bu başarılı ağ çocuklara kodlama öğretmek için büyük bir potansiyel sunuyor. ‘Yarını Kodlayanlar’ projemizi yeni döneminde bir üst seviyeye taşıyoruz ve tüm Türkiye’yi kapsıyoruz. Çocuklarımızın dijital yetkinliklerini artırmak için onlara Arduino eğitimleri vereceğiz. Bu eğitimlerle çocuklarımıza yeni ufuklar açacağız”

    Eğitimlere Arduino da ekleniyor

    ’Yarını Kodlayanlar’ projesi kapsamında, yaşları 7-14 arasında değişen çocuklara gönüllü eğitmenlerin yönetiminde programlamaya giriş, uygulama yapma, hikâye oluşturma ve oyun yapma gibi konularda teorik ve uygulamalı eğitim veriliyor. Kodlama eğitimlerinde dünyanın en iyi teknik üniversitesi olarak tanınan MIT’nin çocuklara yönelik geliştirdiği ’Scratch’ programı kullanılıyor. Yeni dönemde yaşları 10-14 arasında değişen öğrencilere Arduino eğitimleri de verilecek. Çocukların hayalleri ile gerçeklik arasındaki mesafeyi kısaltan Arduino, bilinmez bir kara kutu olarak görülen elektronik cihazların iç dünyasını aydınlatıyor. Teknik uzmanlığı olmayan insanlar için tasarlanan, kullanım kolaylığı sunan ve açık donanım özelliğine sahip olan Arduino, çocuklara kendi ısı ölçerlerini ya da uzaktan kumandalı araçlarını yapma imkânı veriyor.

    Hackathon’lara devam edilecek

    Eğitimlerin ardından bir günlük hackathon’lar düzenlenerek çocuklara takımlar halinde aynı ortamda belli bir sürede inovatif fikirlerini kodlara dökme imkânı sunuluyor. Projeyle bugüne kadar 5 ilde düzenlenen, Türkiye’nin en kapsamlı çocuk hackathon’larına yaklaşık 590 çocuk katıldı. Yeni dönemde de toplam 5 ilde hackathon düzenlenerek yaklaşık 500 çocuğa ulaşılması hedefleniyor.

    Projenin uygulandığı iller

    İstanbul, Balıkesir, Kocaeli, Edirne, Bursa, Manisa, Afyon, Denizli, İzmir, Aydın, Antalya, Mersin, Adana, Samsun, Trabzon, Düzce, Rize, Şanlıurfa, Siirt, Mardin, Gaziantep, Kars, Erzurum, Elazığ, Erzincan, Ankara, Kayseri, Konya, Eskişehir, Sivas, Lefkoşa.

    Toplantıya ’Yarını Kodlayanlar’ projesini deneyimlemiş öğrenciler de velileri ve eğitmenleri ile birlikte katılarak projenin kendilerine kazandırdıklarını ve gelecek hayallerini anlattı. Toplantı, Vodafone Deneyim Merkezi’nin ziyaret edilmesiyle sona erdi.