Etiket: Hazırlıklara

  • TOKİ, Ayder Çalıştay’ı için hazırlıklara devam ediyor

    TOKİ Başkanı Ergün Turan, “Ayder Yaylası’nı yenilemek için kentsel tasarım projelerimizi tamamlayıp, projemizi vatandaşlarımıza tanıtacağız” dedi.

    Rize’nin ünlü yaylası Ayder’i yenilemek ve korumak için 14-15 Ekim’de “Arama Konferansı” gerçekleştirdiklerini belirten Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Ergün Turan, “Kentsel tasarım projesi için 4 farklı alternatif proje çalışması başlattık. 14-15 Ekim 2017 tarihlerinde düzenlediğimiz arama konferansı ile sivil toplum örgütleri, kamu sektörü, özel sektör ve özellikle Ayder’deki hak sahipleri ve yerel halkımızın katılımı ile ortak bir fikir arayışı gerçekleştirdik. Arama konferansına ilişkin sonuç raporlarımız tamamlanma aşamasındadır. Kentsel tasarım projelerimizi tamamlayıp, yapacağımız çalıştay ile kentsel tasarım ve mimari yaklaşım alternatifleri üzerinde istişarelerde bulunacağız. Gerçekleştireceğimiz çalıştay ile mülkiyet sorunlarının çözümü, proje modelleme yaklaşımının geliştirilmesi, doğal ve sosyolojik olarak sürdürülebilir bir alan yönetimi konularında ortak kararlar üreteceğiz. Sonrasında kentsel tasarım projelerimizi tamamlayıp, projemizi vatandaşlarımıza tanıtacağız” dedi.

    Kentsel tasarım projesini vatandaşlara tanıtıp, hak sahiplerinden görüş alacaklarını belirten Turan, “Bölgedeki bütün paydaşları bir araya getirip sürdürülebilir bir Ayder nasıl inşa ederiz, bunun arayışı içerisindeyiz. Yaptığımız arama konferansı, alan gezisi ve gerçekleştireceğimiz çalıştay neticesinde Ayder’i doğal güzelliklerine tekrar kavuşturup özlediğimiz Ayder’i inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Ayder Yaylası’nda yakın zamanda yeni yapılmış olan evlerin büyük oranda betonarme yapım tekniğinde, geleneksel yapım karakterinden uzak olarak plansız bir şekilde inşa edildiğine vurgu yapan Turan, “Ayder Yaylası’nın, güçlü bir altyapıya ulaştırılması gerekmektedir. Mevcut olanakları en iyi biçimde değerlendirip doğayı bozmadan, kısa vadeli çıkarlar yerine uzun vadeli çıkarlar için yatırım yapılmalı ve parçacı yaklaşımdan çok bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Yapacağımız çalıştay sonrasında hedefimiz; Ayder’in gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılabilmesi için öncelikle tescilli ve korunmaya değer yapıların rehabilitasyonu üzerinde durmak olacaktır” sözlerini kaydetti.

    Bugüne kadar bu büyüklükte planlanmış bir yayla projesinin olmadığına vurgu yapan Turan, “Bu çalışma ülkemizde plancılık, mimarlık ve mühendislik açısından bir ilk olacaktır. Ayrıca, oluşan kaçak yapıların önüne geçilebilmesi ve geleneksel dokuya uygun bir dönüşüm yaşanması halinde bölge turizm açısından yeniden bir cazibe merkezi haline dönüşecektir” dedi.

    Yapılacak restorasyon çalışmalarında vatandaşların asla mağdur edilmeyeceğini ve yaylanın geleneksel dokusunun bozulmayacağını ifade eden Turan, Karadeniz kültürünü yansıtan mimarinin bölgede yaşatılacağını söyledi. Ayder Yenileme ve Koruma Projesi’nde birçok paydaşın olduğunu da belirten Turan, “Yaptığımız protokoller neticesinde projenin ana yürütücüsü ve koordinasyon kurumu olarak çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Bu kapsamda 30 Kasım 2017 tarihinde Rize Valimiz Erdoğan Bektaş, ilgili kamu kurumları ve müşavir firmanın katılımları ile çalıştay öncesi koordinasyon toplantısı gerçekleştirdik. Toplantıda alana dair analiz çalışmalarını paylaşıp, gelinen son durum hakkında değerlendirmelerde bulunduk” diye konuştu.

  • Osmanlıspor, Antalya’da hazırlıklara başladı

    Başkent ekibi, milli maçlar nedeniyle lige verilen arayı daha verimli geçirmek için Antalya’ya gitti ve ilk antrenmanına çıktı.

    Osmanlıspor, Antalya’da hazırlıklara başladı. Milli maçlar nedeniyle verilen arayı Antalya’da kampa girerek geçirecek olan Başkent ekibi, Teknik Direktör İrfan Buz yönetiminde ilk antrenmanını yaptı. Regnum Carya Otel’in sahasında yapılan antrenman 1 saat sürdü. İrfan Buz’un motivasyon içerikli konuşmasının ardından ısınma koşusuyla başlayan antrenmana, topla yapılan koordinasyon ve pas organizasyonuyla devam edildi. Antrenmanın ikinci bölümünde 5’e 2 top kapma oyununa geçen Mor-Sarılılar, dar alandaki pas çalışması ve soğuma koşusuyla antrenmanı sonlandırdı.

    Antrenmana ülkelerinin milli takımında bulunan Sokol Cikallleshi (Arnavutluk) ve Avdija Vrsajevic (Bosna-Hersek) katılmadı.

  • Kış için hazırlıklara şimdiden başladılar

    Gümüşhane’nin merkeze bağlı ormanı olmayan ve şehrin rakım olarak en yüksek köylerinden Demirören köyünde yaşayan vatandaşlar, yıllardır evlerindeki ısınma ihtiyacını hayvan gübresinden 2 ay boyunca yaptıkları tezekle karşılıyor.

    İl merkezine 46 kilometre uzaklıkta ve Bayburt sınırında yer alan köy denizden 2 bin 170 metre yükseklikte kurulu. Yaz aylarında 40 hanenin yaşadığı köyde bulunanlar ısınma ihtiyaçlarını yüzyıllardır hayvan gübresinden yaptıkları “kokar yakıt” olarak adlandırılan tezekle karşılıyor.

    Son dönemde devletin kömür yardımı yapması nedeniyle kısmen azalsa da vatandaşlar kadınıyla erkeğiyle birlikte harmana kış boyu yığdıkları ve loğ taşıyla sıkıştırdıkları hayvan gübresinden kalın kütleler halinde tezeği kürekle kesip kurutarak, evlerinin bacasına taşıyıp yıl boyu yakmaya devam ediyor.

    Yapımı 2 ay sürüyor

    Tezeği yakmak için doğadan geven toplayan ve bununla tutuşturan vatandaşlar yılın 9 ayı soğuk geçen köyde ısınmak ve yemek için daha kullandıkları tandır ve kovalı sobalarda tezeği kullanırken, tezeğin yapım süreci ise tam 2 ay sürüyor.

    Köy muhtarı Ekrem Hayal, tek gelirlerinin köyde uğraştıkları hayvancılık olduğunu belirterek, “Hayvanların gübrelerini kış boyunca yığıyoruz. Mayıs ayının sonlarında yağmurlar kesildikten sonra süpürüp altını temizleyip basma işlemini yapıyoruz. Daha sonra yayma dönemine geçiyoruz. Harmanın altına saman serip yayma yapıyoruz. 2-3 boyunca da loğ taşıyla eziyoruz iyice. Havanın durumuna göre 1 ay kadar kurumaya bırakıyoruz. Daha sonra kesme aşamasına geçiyoruz. 10 gün kesme işini bitirdikten sonra kurutup zincir aşamasına geçiyoruz. Burada kuruyanları alıyoruz, kurumayanları kumul aşamasına geçirip kurutuyoruz. 2 ayda bu sezon kapanıyor” dedi.

    “Ormanımız yok, mecburuz. Tezek bizim en ideal yakacağımız”

    Tezeği niçin yaptıklarını “Ormanımız yok, mecburuz. Tezek bizim en ideal yakacağımız” diyerek açıklayan Hayal, “Ekmeğimizi tandırda yapıyoruz. Burada da en önemli yakıtımız tezek. Tandır yakanlar tezek kullanınca zehirlenme tehlikesi olmadığı için tezek bizim için çok ideal” diye konuştu.

    Koyun gübresinin tezeğinin çok daha kaliteli olduğunu hatta olsaydı kömüre ihtiyaçlarının olmayacağını beyan eden Hayal, “Eskiden evlerin tavanları davlumbaz şeklinde yapılırdı. Davlumbaz şeklinde olduğu için baca var. Eskiden evlerde gaz lambası yanardı. Eğer o şekil baca olmasaydı herkes zehirlenirdi. O davlumbaz yapı tezeğin dumanını, lambanın gazını alıp çekiyor havaya” ifadelerini kullandı.

    “Bunsuz olmaz bu dağın başında”

    Köy sakinlerinden 80 yaşındaki Nadiye Hayal de “Bunsuz olmaz bu dağın başında” diyerek ürettikleri tezekleri 12 ay boyunca kullandıklarını belirterek, “Şimdi kalkıp İstanbul’a gittik diye yapmamazlık yapmıyoruz. Anamızdan doğalı yapmasını biliyoruz ve bunu yakıyoruz. Dağdan geven toplar getirir tutuşturur yakarız. Yine tezeğimiz var” şeklinde konuştu.

  • Prof. Dr. Ayhan Aydın 13. kitabı için hazırlıklara başladı

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Aydın, 13 kitabını yazmak için kolları sıvadı.

    ESOGÜ’de öğretim üyesi olarak görevini sürdüren Prof. Dr. Ayhan Aydın, 12 kitabın ardından yeni bir kitap daha yazmak için çalışmalarına başladı. Eserlerinin bir çoğunu vatandaşlar için yazan Aydın’ın, aynı zamanda teorik bilgileri içeren kitapları da var. 13. kitabın ’Umut’ üzerine olacağını belirten Prof. Dr. Aydın, popüler olan bir çok kitabın da okununca pek bir şey değiştirmediğini anlattı.

    Kitap yazmaya nereden başladığını ve neden eser verme gereği duyduğunu değerlendiren Prof. Dr. Ayhan Aydın, 2 kişilik aşk üzerine yazılan kitapların da sıkıcı olduğunu kaydetti. İnsanların mutluluğa olan ihtiyacından bahseden Aydın, “Düşünce Tarihi, Eğitim Psikolojisi, Yaşama Sanatı, Hayat Neden Güzeldir? gibi kitaplarım var. Kitap yazmaya 16 yaşında izlediğim Spinoza’yı anlatan bir film üzerine karar verdim. Onun yaşamı ve buna benzer büyük insanların hayatlarını anlatmak gerekir diye, felsefe, edebiyat, sosyoloji ve psikoloji her zaman ilgi alanımda oldu. Özetle ben insanı ve hayatı anlatmaya çalışıyorum. 2 kişilik aşklar üzerinde ya da dar bir kurgu üzerinden anlatılan eserler bence çok sıkıcı. Kitap, kitaplardan yapılır. İnsanlığın bütün bilgi birikimini aktarmak gerekir. Bu, bence bizim genç kuşaklara karşı da görevimiz olsa gerek. O nedenle son kitabım ’Mutluluk’ta da, sadece mutluluğu değil, mutsuzluk nedenlerine de, kedere, aşka, yalnızlığa, şefkate, kiraz dallarına, çıplak ayaklarla çimenlerle yürüme mutluluğuna, mavi gökyüzü mutluluğu gibi hepsine dokunmak gerekir. Doğruluk sevinci, mesela masum düşünceler mutluluğu gibi yaşamın büyük bir bölümünü ıskaladığımız için bence, çünkü insan bir rüyada yaşar aslında. Bizi edebiyat, sanat uyandırır ve farkındalığımızı arttırır. Yaşama sevincimizi arttırır. Mutluluğun temelde yazılma sebebi tam da budur. En çok da buna, nezakete, anlayışa, sabra, saygıya ihtiyacımızın olduğunu düşünürüm” dedi.

    “Popüler olan şeylere bakıyorum, bence okunmasalar da olur”

    Sonraki kitabı hakkında bilgiler veren ESOGÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Aydın, tüm kitaplarını bir borç duygusu ile yazdığını aktardı. Prof. Dr. Aydın, “Bir sonraki kitabım da büyük olasılıkla ’Umut’ üzerine olacaktır. 12 kitabım var. Kitap az önce de söylediğim gibi, kitaplardan yapılır. Çok okumak gerekir. Güzel konuşmak diye bir şey yoktur, çok okumak diye bir şey vardır. Bütün üstün zekalı insanların özellikleri çok okumaktır. Çünkü yaşamın bir armağan olduğunu bize Sokrates’ten başlayarak bütün bu bilge insanlar gösterir. Ben kitaplarımı bir borç duygusu ile yazıyorum, herhangi bir beklentiyle felan değil. Zaten popüler olan şeylere bakıyorum, bence okunmasalar da olur” şeklinde konuştu.

    “Sizi daha çok okumaya, öğrenmeye teşvik ediyor”

    Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümünde Araştırma Görevlisi olarak görev yapan Ayşe Dönmez, Prof. Dr. Ayhan Aydın’ın 12 kitabını da okuduğunu ifade etti. Prof. Dr. Aydın’ın herkesin okuyabileceği bir dille kitap yazdığını sözlerine ekleyen Dönmez, “Ayhan hocam, lisanstan beri derslerime giriyor. Lisansta, yüksek lisansta ve doktorada kendisinden ders alma şansı bulan şanslı insanlardanım. Birçok farklı kitabı var. Ayhan hocanın sadece lisans öğrencilerine veya yüksek lisans, doktora örencilerine hitap eden kitapları yok. Sadece teorik kitapları da yok, herkesin okuyabileceği, herkesin eline alınca kendisinden bir şeyler bulabileceği kitapları var. Gerek öğretmenlere, gerekse topluma hitap eden kitapları var. Yanında daha teorik sınıf yönetimi, eğitim psikolojisi gibi, öğrenciler için özellikle yazılmış kitapları olmasına rağmen, diğer kitapları herkesi okuyabileceği kitapları mevcut. Tabii ki ben hepsini okudum. Ayhan hocanın gerek derslerine girdiğinizde, gerekse kitaplarını da okuduğunuzda, hocadaki entelektüel birikimin gerçekten gerek konuşmalarında, gerekse kitaplarında farkına varıyorsunuz. Aslında sizi daha çok okumaya, öğrenmeye teşvik ediyor bu. Kitaplarda sadece salt teorik bilgiler yok, hayata dair her şey var. Gerek düşünürlerden bahsediyor, gerek temel kitaplardan bahsediyor, gerekse de çağımızı yakalıyor. Filmlerden, dizilerden en son ’Mutluluk’ kitabında mesela biraz güncel, popüler dizilere de eleştirisi var. Hoca onlara da biraz dokunduruyor. Dolayısıyla çağı yakalayan, hayata dair herşeyi barındıran kitaplar” diye konuştu.

  • Gençlerbirliği hazırlıklara başladı

    Gençlerbirliği, ikinci yarı öncesi kamp hazırlıklarına başladı.

    Antalya Belek’e dün gelen Ankara temsilcisi, bugün ilk idmanını gerçekleştirdi. Kırmızı-siyahlıların yeni transferi de takımla idmana çıktı.

    Antrenmandan notlar

    İlk devreyi topladığı 22 puanla 8’nci sırada tamamlayan Gençlerbirliği, ikinci devre öncesi kamp hazırlıklarına başladı. Teknik Direktör Ümit Özat yönetiminde başlayan antrenmanda yeni transfer Jonathon Ring de çalışmalarda yer aldı. Düz koşu ile başlayan Gençlerbirliği’nin kamp hazırlıklarının ilk antrenmanı daha sonra 5’e 2 top çalışması ile devam etti. Kondisyon ağırlı süren idman çift kale maçın ardından sona erdi.

    Neşeler yerinde

    İstanbul Başakşehir’e transfer olan İrfan Can Kahveci’den yoksun antrenman yapan Gençlerbirliği’nde adı transfer söylentilerine karışan Ahmet Çalık da çalışmalarda yer aldı. Genç futbolcunun hayli neşeli olduğu gözlenirken, yaptığı espirilerle takım arkadaşlarını eğlendirdi.