Etiket: “Hazine

  • Gölün Altındaki Tarihten Hazine Çıktı

    İznik Gölü’nde 2014 yılında su altında keşfedilen Aziz Neophytos Kilisesi’nin (Bazilika) su altı arkeoloji çalışmalarında arkeologlar para buldu.

    2014 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ’Tarihi Kültürel Mirası Tespit ve Havadan Fotoğraflama Çalışmaları’ sırasında İznik Gölü’nün 20 metre açığında keşfedilen su altındaki tarihi Bazilika’dan para çıktı.

    40 ADET SİKKE BULUNDU

    İznik Müze Müdürlüğü denetiminde olan ve Prof. Dr. Mustafa Şahin başkanlığında yürütülen bilimsel çalışma sırasında dalgıçlar, su altındaki bazilika zemininde 40 adet bronz sikke buldu.

    3. YA DA 16. YÜZYILA AİT OLABİLİR

    Geçtiğimiz yıl kasım ayında yürütülen su altı çalışmalarında dalgıçların alan taraması sırasında bulunan bronz sikkeler, bazilika zeminin den çıktı. Uzmanlar, su altından çıkarılan sikkelerin deforme oluşu nedeniyle tahminen İ.S. 3’üncü ile İ.S. 16’ıncı yüzyıllara ait olabilecekleri görüşündeler. Üzerlerindeki kabartmaların zaman aşımı nedeniyle silinme noktasına geldiği görülen sikkelerin, yapılacak bilimsel çalışmalar sonrasında hangi dönem ve imparatorluğa ait olduğu saptanacağı kaydedildi.

    600 METRE KAPALI ALANA SAHİP

    İznik gölü kıyısından 20 metre açığında 1.5-2 metre derinlikte bulunan ve 1600 yıl önce Aziz Neophytos’un adına inşa edilen bazilika, Amerika Arkeoloji Enstitüsü’nün (Archaeological Institute of America) tarafından ’2014 Yılının En Önemli 10 Keşfi’ arasında gösterilmişti. Bazilika, 600 metrekarelik kapalı bir alanı kaplıyor.

    ÇALIŞMALAR DURDU

    Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2015 yılında ki çalışma izni Aralık ayında son buldu. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü sualtı arkeoloji ekibi, 2016 yılı çalışma izninin çıkmasını bekliyor. İznin çıkmasıyla bilimsel çalışmalar kaldığı yerden devam edecek.

  • Alaşehir’de Hazine Arazisine Yapılan Kaçak Bina Yıktırıldı

    Manisa’nın Alaşehir ilçesinde kaçak yapılaşmanın önüne geçmek için zabıta ekipleri de denetimlerini artırdı. Hazine arazisi üzerine kaçak yapıldığı tespit edilen bir bina ekipler tarafından yıkıldı.

    Manisa’nın Kula ilçesinde yüksek inşaat maliyetleri nedeniyle kaçak yapı yapmaya teşebbüs edenler sıkı takibe alındı. Zabıta ekipleri tarafından hazine arazisi üzerine kaçak yapıldığı tespit edilen tek katlı yığma bir bina ekipler tarafından yıkıldı ve ilgili kişilere ceza kesildi.

    Kaçak yapılaşmayı yeniden bürokratlarıyla masaya yatıran Alaşehir Belediye Başkanı Dr. Gökhan Karaçoban; Şehircilik ve İmar Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Kaçak Yapı Denetim Birimini, mobil hareket kabiliyeti çok daha yüksek olan Zabıta Müdürlüğü bünyesine katarak yeniden yapılandırdı.

    Söz konusu Müdürlüğünün; büyükşehir olmadan önceki sorumluluk alanlarına ilave olunan 54 katlık artışa paralel olarak, takviye edilen personeli ile kurulan motorize ekiplere destek için alınan 4×4 arazi aracıyla beraber, içerisinde kaçak yapı denetim biriminin de olduğu ekiplerin alan hakimiyetinde çok ciddi yükselişler kaydedildi.

    Sürekli hareket halinde olan ve yapılan ihbarlara müdahale süresi de gittikçe kısalan tüm ekipler gibi Kaçak Yapı Denetim Birimi de özellikle son zamanlarda sektörde kayıt dışı çalışarak haksız kazanç temin eden müteahhitlere karşı kararlı bir mücadele başlattı.

    Bununla ilgili olarak da yapılan en son denetimlerde Yeni Mahalle’de DDY üstünde bulunan Küme Evler Mevkiinde, hazine arazisi üzerinde yapıldığı tespit edilen tek katlı yığma bir bina, ilgili kanunun 32. maddesi gereği yıkılarak sorumlu kişiler hakkında metrekare başına hesaplanan tutarlar oranında para cezasına çarptırıldı.

    Kendilerine yönelik bazı kesimler tarafından art niyetli suçlamalarda bulunulduğuna dikkat çeken ve yaptıkları denetimler hakkında açıklamada bulunan Alaşehir Belediyesi Zabıta Müdürü Erol Kacar, “Eskiden böylesi vakalar için ‘Şuyuu vukuundan beter’, denilirmiş. Hakikatten de öyle. Zira söz konusu olan, beytül mala sahip çıkmak olup; tüyü bitmeyen yetimin dahil herkesin bunda hakkı varken birilerinin çıkıp buraları işgal etmesi tarafımızdan kabul edilecek bir durum değildir. Bilindiği üzere inşaat işleri ülkemizin lokomotif sektörlerinden biri olup; gerek istihdama olan katkılarıyla gerekse de kayıt altına alınan kazançlarıyla katma değer üreten müteahhitlerimizi tenzih ederek söylüyorum bu sektörde yetkimiz dahilinde olan illegal hiçbir kazanca müsaade etmemiz söz konusu olamaz. Amacımız gerçekten dar gelirli olan vatandaşımızı bir nebze olsun yardım etmekse, onlara maliyeti çok daha yüksek olan yanlışlara değil doğru olan makul yola teşvik etmek olmalıdır.” dedi.

  • Nihat Zeybekci: “Hazine Yardımıyla İş Dünyasının Yükünü Hafifleteceğiz”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Hazine yardımıyla iş dünyasının yükünü hafifleteceklerini söyledi.

    Zeybekci, “Şuanda başbakanımızın talimatıyla hükümetimiz şirketlerimizin, üretimlerimizin, KOBİ’lerimizin, ihracatçılarımızın uluslararası rekabet güçlerine, rekabet avantajlarına zarar verebilecek bir durum varsa eğer, maliyetleri arttıran bir durum varsa eğer ki var, bunun bir kısmını hazine olarak karşılamayı ve yükü hafifletmek anlamında da bir anlayışımız var” dedi.

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Belarus Cumhuriyeti Başbakanı Andrei Kobyakov ile birlikte Türkiye -Belarus Yatırım Forumu’na katıldı. Bakan Zeybekci toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    7 Haziran seçimlerinde siyasi partilerin 5 bin TL gibi yüksek asgari ücret vaatlerinin iş dünyasından tepki görmediğini, fakat AK Parti’nin bin 300 TL asgari ücret vaadinin iş dünyası temsilcileri tarafından tartışılmasının sorulması üzerine Bakan Nihat Zeybekci açıklamalarda bulundu.

    Bakan Zeybekci, asgari ücret tartışmalarıyla ilgili şunları söyledi: “Bununla ilgili iki açıdan yaklaşmak lazım. O dönemde iş dünyası o uçuk rakamları ciddiye almamıştı ve toplumda ciddiye almamıştı. Çünkü iş dünyası ve gerekse kamuoyu iktidara gelme ihtimali olmayan birinin söylediği sözleri bence ciddiyetten uzak olarak algıladı. Ama biz ne zaman ki bu konuyla ilgili çalışmalarımızı detaylı hale getirerek, bin 300 TL rakamını sayın başbakanımız telaffuz ettiği anda bu anında karşılık buldu. Çünkü kamuoyuna sorduğunuz zaman anketlerde ’tek başına iktidara yakın parti hangisi’ dediğiniz zaman yüzde 75 oranında AK Parti olarak cevap veren bir sonuç vardı ortada. Dolayısıyla böyle bir karşılık buldu. Biz iş dünyasına şunu söyleyemeyiz: ’o gün niye itiraz etmediniz.’ Kaldı ki bunu söyleme hakkımız da vardır. O gün insanların çok uçuk rakamları dahi söyleyebilmesinin siyaseten de zararları olmuştur ama eminim ekonomide de bazı şeylerin zarar verdiğine inanıyorum. Özellikle ekonomiyle ilgili sivil toplum kuruluşlarının bu konuda açıklama yapan siyasi partilere, siyasi kişilere ciddiyete davet eden ve ekonominin dengelerini rahatsız eden açıklamalardan uzak durmalarıyla ilgili bir çağrıda bulunabilirlerdi. Bununla ilgili sitemimiz yok.”

    “ÖZEL SEKTÖRÜN ENDİŞE ETTİĞİ RAHATSIZLIKLAR OLABİLİR”

    Asgari ücretle ilgili çalışmalara öncelik verdiklerini belirten Bakan Nihat Zeybekci, “Dün akşam sayın başbakanımızın katılımıyla gerek işveren temsilcileri, gerek iş dünyası temsilcileri, gerekse Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği gibi önde gelen kuruluşlarımız da saat 7’de başlayıp da gece saat 2’de biten bir toplantı yapıldı. Hükümet olarak vaatlerimizin hemen hemen tamamı kanun gerektirmeyenlerin il 3 ay içinde yerine getirileceği ile ilgili sayın başbakanımızın ve hükümetimizin iradesini ortaya koymasını dün akşam tekrar gördük. Asgari ücret de bunlardan en önde gelenlerinden ilk önce yapılacak olanlarından bir tanesidir. Tabi bunun özel sektörümüzün endişe ettiği gibi bir rahatsızlıkları da mutlaka olabilir” dedi.

    “HAZİNE OLARAK İŞ DÜNYASININ YÜKÜNÜ HAFİFLETME ANLAYIŞINDAYIZ”

    Hükümet olarak iş dünyasına destek vereceklerini ifade eden Zeybekci, “Şuanda başbakanımızın talimatıyla hükümetimiz şirketlerimizin, üretimlerimizin, KOBİ’lerimizin, ihracatçılarımızın uluslararası rekabet güçlerine, rekabet avantajlarına zarar verebilecek bir durum varsa eğer, maliyetleri arttıran bir durum varsa eğer ki var, bunun bir kısmını hazine olarak karşılamayı ve yükü hafifletmek anlamında da bir anlayışımız var. Öyle bir çalışma yapılıyor. Yakin bir sürede de rakamlar netleşecektir. Nerelerden bazı yüklere katlanabiliriz? Ne şekilde biz de katkıda bulunabilirizle ilgili biz de hükümet olarak net rakamlarımızı teknik çalışmalar bitince çok kısa bir sürede duyuracağız. Biz bu görüşe katılıyoruz. Rekabetçilik anlamında şirketlerimizin özel sektörümüzün ve ihracatçılarımızın şuandaki hali hazırdaki durumuna negatif katkı varsa buna da destek verme konusunda bir çalışmamız var” şeklinde konuştu.

    “FED FAİZ ARTTIRIMI YAPMAYACAK”

    Faiz arttırımı ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bakan Nihat Zeybekci, “Bu konuda en net duranlardan bir tanesiyim. FED’in faiz arttırımı ile ilgili beklentim; arttırmayacağı, arttırırsa bile bu çok minimal seviyede olacağı ve bir kereye mahsus olacağı yönünde. Kaldı ki diğer taraftan 2013 başından itibaren o parasal gelişmenin durdurulması, parasal daralma ve doların o kadar bol bir şekilde piyasalarda olmasını istememek ve faiz arttırımını da düşünebileceklerini ilk başlarken bu cümleyle başladım. Faiz arttırımını bile düşünebiliriz diye başlayan sonra faiz arttırımı beklentilerini arttıran bu süreçte FED’in yapacağı faiz arttırımı şuan itibariyle zaten fazlasıyla satın alındı. Kaldı ki geçtiğimiz 2014 yılının ilk 9 ayı ve bu yılın ilk 9 ayına bakacak olursak Dolar, Euro karşısında 1.36’lık hatta 1.40’lar seviyesinden 1.07’ler seviyesine geldi. Bu, Amerikan ekonomisini, milli gelirini yüzde 20’sini dış ticaretten sağlayan Amerikan ekonomisi için, Amerikan ihraç ürünlerinin uluslararası piyasalarda rekabet gücünde dezavantaj oluşturan bir gelişmedir. Yani yüksek değerli dolar ABD ekonomisi için ve ihracatı için sürdürülebilir değildir. Üretim, istihdam artışı için sürdürülebilir değildir” ifadelerini kullandı.

    “NEGATİF SONUÇLAR TÜRKİYE İÇİN SÖZ KONUSU OLMAYACAKTIR”

    Türk ekonomisinin diğer ülkelerden faklı olduğuna dikkat çeken Nihat Zeybekci, şunları söyledi: “Dünyadaki gelişmekte olan ülkeler doların pahalılanmasıyla, faizlerin belki 0.25’lik bir çeyreklik artışıyla bunda negatif anlamda bir katlanmaları olacaktır. Ama Türk ekonomisi farklı. İhracatımızın yüzde 43’ünü Avrupa Birliği ile yapan bir Türkiye. Şuan itibariyle ilk 9 ayda yüzde 32, 33 oranında arttı ki dünyada yüzde 20 seviyesinde aşağı giderken bu artışı yaşadık. Bu doğrudan yabancı sermaye girişinin yüzde 72’sini Avrupa Birliği’nden yapıyoruz. Dünyada Avrupa Birliği ile Gümrük Anlaşması olan tek ülkeyiz. Amerikan Merkez Bankası faiz arttırım beklentisi ve parasal daralma açıklamalarında bulunurken Avrupa Birliği merkez bankası defalarca faiz indirimine gitti. Avrupa Birliği Merkez Bankası, Amerikan Merkez Bankası parasal daralmaya doğru giderken her ay 60 milyar Euro’luk varlık alımıyla parasal gelişmeye devam ettiğini ve 2016’nın sonuna kadar devam edeceğini söyledi. Avrupa Merkez Bankası’ndaki faizleri -0.75’e kadar da çekebileceğini söyledi. Benim burada altını çizerek Türk ekonomi dünyasına ve para piyasalarını şunu söyleyeyim. Türkiye ABD Merkez Bankası’nın açıklamalarından maliyet anlamında bir maliyete katlanırken Avrupa Birliği Merkez Bankası’nın açıklamalarından pozitif anlamında daha çok bir avantaj elde edecektir. Bu Brezilya, Şili, Hindistan, Malezya için negatif sonuçlar Türkiye için söz konusu olmayacaktır.”

    Seçim sonrası Merkez Bankası’nın para politikasında değişiklik yapıp, yapmayacağı ile ilgili soruya Bakan Zeybekci, “Şuanda böyle bir çalışma yok” diye cevap verdi.