Etiket: Hayvancılığın

  • Hayvancılığın sorunları Aydın Ticaret Borsasında ele alındı

    Aydın Ticaret Borsası (ATB), üyelerinin sorunlarına çözüm bulabilmek adına yaptığı sektör toplantılarına devam ediyor.

    Aydın Ticaret Borsası, hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren üyelerini ilgili kurum müdürleri ve temsilcileriyle üretici birlikleri başkanlarını bir araya getirerek sektörün sorunlarını masaya yatırdı.

    ATB toplantı salonunda gerçekleşen toplantıya Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Bşk. Yrd. Cengiz Ülgen, Yönetim Kurulu Üyesi Yakup Er ve Meclis Üyesi Cihan Can, Aydın Damızlık Sığır Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Sedat Güngör, Yönetim Kurulu Üyesi İsmet Ünal, Aydın Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Altan Bilgen, Aydın Süt Birliği Başkanı Servet Başkaya, Tarım ve Ormancılık İl Müdürlüğü Şube Müdürü Figen Sezer, TKDK İl Koordinatörü Mustafa Bozkurt, kurum yetkilileri ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren üyeler katılım sağladı.

    Toplantının açış konuşmasını yapan Aydın Ticaret Borsası Meclis Üyesi Cihan Can; “Sektör temsilcilerimiz ile birlikte hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlarımız ve çözüm önerilerimizi belirlemek adına bir araya geldik. Gelişen ve değişen dünyada insanoğlunun önemli ve değişmez sorunlarının başında yeterli ve dengeli beslenme gelmektedir. Bu olgu söz konusu olduğunda, hayvansal ürünler taşıdıkları biyolojik özellikleri nedeniyle vazgeçilmez ve diğer besin maddeleri ile ikame edilemez bir konumdadır. Birleşmiş milletler gıda ve tarım örgütü (FAO) verilerine göre 2016 yılında tarım sektörü dünya gayri safi hâsılasının yüzde 3,2’sini oluşturmakta, hayvancılık sektörü ise tarımsal gayri safi hâsılanın yüzde 37’sini oluşturmaktadır. Bu oran AB ülkelerinde yüzde 55, ABD’de yüzde 46 iken gelişmekte olan ülkelerde yüzde 24’ler civarında kalmıştır. Hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm yolları konusunda, toplantımızın verimli geçmesini temenni ediyorum” dedi.

    Toplantıda, TKDK tarafından hayvancılık sektörüne yönelik verilen destekler konusunda bilgilendirme yapıldı. Yaklaşık iki saat süren toplantıda, sektörle ilgili pek çok sorun kayıt altına alınırken; Aydın Ticaret Borsası tarafından toplantı raporu oluşturulması ve tüm katılımcı kurumların üst mercilerine gerekli raporu sunmaları karara bağlandı.

  • Şanlıurfa yeni yatırımlarla hayvancılığın da merkezi olmaya hazırlanıyor

    ŞANLIURFA (İHA) – Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın katılımıyla Şanlıurfa’da Et ve Süt Kurumu Et Kombinası, Yem Fabrikası ve Tarıma Dayalı İhtisas Besi Bölgesi Üst Yapı temel atma töreni düzenlendi.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Osmanlı Mahallesi Mesire alanında düzenlenen Et ve Süt Kurumu Şanlıurfa Et Kombinası, Yem Fabrikası ve Tarıma Dayalı İhtisas Besi Bölgesi Üst Yapı temel atma törenine katıldı. Programda bir konuşma yapan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi kompleksin yapılmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, “Şu an temeli atılan tesislerin Şanlıurfa ekonomisine, Şanlıurfa üretimine önemli yatırımlar olacağını düşünüyorum. Bu sebeple öncelikle zatı halleriniz olmak üzere emeği geçen herkese Şanlıurfa halkı adına teşekkürlerimi ve şükranlarımı iletiyorum” dedi.

    “Türkiye’nin en önemli et ve süt kurumu kompleksi”

    Türkiye’nin en önemli et ve süt kurumu kompleksini Şanlıurfa’da yaptıklarını söyleyen Bakan Fakıbaba, “Reisimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın projesiydi. Ben ilk Tarım Bakanı olduğumda şunu söyledi, Fakıbaba benim dar gelirli kardeşlerime et yedireceksin. Ben de talimat emirdir dedim. Cumhurbaşkanım ve biz çalışmaya başladık. Hakikaten 15 binin üzerindeki şubelerde, beldelerde bile görüyorum, kıyma 29 lira kuşbaşı 31 lira. Günde 70 büyükbaş ve 200 küçükbaş ve bin ton depolama alanımız olacak. Türkiye’nin en önemli et ve süt kurumu kompleksini burada yapıyoruz. Ben Şanlıurfa’yı tanıtırken 3 tane ‘T’ diyordum tarım, ticaret ve tarih. Şimdi Şanlıurfa hayvancılığın başkenti olacaktır. Bu konuda ben ve arkadaşlarım AK Parti hükümetleri ve bakanları emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Şu anda gıda OSB hazır. İsot fabrikası nerede olacak, Şanlıurfa’da olacak. Fıstık fabrikası nerede olacak, Şanlıurfa’da olacak” dedi.

    “Türkiye Türkiye’de yaşayan bütün insanların ülkesidir”

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, 24 Haziran’da Türkiye’nin cumhurbaşkanının Recep Tayyip Erdoğan olacağını ve bunu Amerika ve Almanya da dahil olmak üzere herkesin bildiğini ifade ederek, “24 Haziran’da yeni Reisi Cumhur Recep Tayyip Erdoğan, bunu herkes biliyor. Allah da biliyor, kul da biliyor, Amerika’da biliyor, Almanya’da biliyor. Bizler size hizmetkar olarak çalışacağız. Hizmetkarınız olarak çalışabilmemiz için önce bize ulaşmanız gerekiyor, tanımanız lazım. Tanımadan nasıl hizmetkarlık olur. Sadece televizyonun karşısında veya mecliste konuşacaksın ve eleştireceksin. Kardeşim eleştiriyi herkes yapabilir ama bir şey üretebiliyor musun sen, onu üret. Burada Kürdü, Türkü, Arapı benim canım değil mi? Hiç öyle bir ayrımcılık yapıyor muyum, hiç öyle bir farklılaşma olabilir mi? Ben sadece şunların milletvekiliyim, bu mantıkla bir yere gidemezsiniz, bu mantıkla Türkiye’de bir yere gidemezsiniz. Türkiye Türkiye’de yaşayan bütün insanların ülkesidir. Türkiye Kürtlerin ülkesidir, Türkiye Arapların ülkesidir, Türkiye Türkmenlerin ülkesidir, Lazların ülkesidir. Bizi Allah’tan başka kimse bölemez ve ayıramaz” diye konuştu.

    Yapılan konuşmanın ardında tesislerin temsili açılış ve temel atma töreni gerçekleştirildi. Törenin ardından Bakan Fakıbaba ve beraberindekiler halkla birlikte iftar yaptı.

    Eyyübiye ilçesine bağlı Koçören kırsal Mahallesi’nde yapılacak olan et ve süt kombinasının 103 bin metrekare alan üzerinde kurulacağı ve maliyetinin ise 60 milyon lira olacağı belirtildi. Programa Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın yanı sıra Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Ekinci, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Adayı İbrahim Toru, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Et ve Süt Kurumu yetkilileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

  • Hayvancılığın lider ülkesi Hollanda Bursalı firmalar için geldi

    Canlı hayvan ve hayvansal ürünler ihracatında dünyanın ilk üç ülkesi arasında yer alan Hollanda’nın hayvancılık sektöründeki lider firmaları, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ev sahipliğinde düzenlenen organizasyonda Bursalı firmalar ile ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi.

    Bursa hayvancılık sektörüne yönelik incelemelerde bulunmak üzere Hollanda Ankara Büyükelçiliği Tarım Ofisi koordinasyonunda Türkiye’ye gelen Hollanda Hayvancılık Sektörü Ticaret Heyeti, BTSO tarafından düzenlenen ikili iş görüşmeleri etkinliğinde Bursalı firmalarla bir araya geldi. Aralarında Hollanda Eski Tarım ve Dış Ticaret Bakanı Henk Bleker’in de yer aldığı Hollandalı 12 firmanın üst düzey temsilcileri ile iş görüşmeleri gerçekleştiren BTSO üyeleri, yeni işbirliklerinin yollarını aradı. Etkinliğe BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Murat Bayizit, Hollanda Büyükelçiliği Tarım Müşaviri Jaap Satter, TİGEM Genel Müdür Yardımcısı Halil İbrahim Özbayat ve 20’den fazla Bursalı firma katıldı.

    Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Murat Bayizit, Bursa’nın tarım ve hayvancılık sektöründe Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Bursa’da yılda ortalama 500 bin ton süt üretimi ve 10 bin ton kırmızı et üretimi gerçekleştirildiği bilgisini veren Bayizit, hayvancılık sektörünün rekabetçiliğini artırmayı ve firmaların küresel pazardan daha fazla pay alabilmelerini sağlamayı hedeflediklerini belirtti. Tarım ve hayvancılık sektöründe ticaret hacmi 150 milyar Euro’yu aşan Hollanda’nın Bursalı firmalar için önemli bir pazar olduğuna dikkat çeken Bayizit, “Hollanda ile ilişkilerimizi geliştirmek adına bu etkinlik büyük bir fırsat. Şehrimizdeki yatırım olanaklarını yerinde görmeleri ve yeni iş bağlantılarını araştırmaları için Hollandalı firmalarımızı Bursa’da ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

    Hollanda Büyükelçiliği Tarım Müşaviri Jaap Satter, Türkiye’nin ekonomi alanında çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Türkiye’nin tarım ekonomisi alanında da dünyanın devlerinden biri olma yönünde hızla ilerlediğini belirten Satter, Bursa’nın Türkiye tarım üretiminde önemli merkezlerden biri olduğunu dile getirdi. Bursa ile yeni iş ilişkileri kurabilmek amacıyla iş görüşmelerinde yer aldıklarını ifade eden Satter, “Bursa’ya Hollanda’da bulabileceğiniz en iyi 12 firma temsilcisini getirdik. Bu şirketlerin tamamı süt ve süt ürünleri ve hayvancılık alanlarında faaliyet gösteriyor. Firmalarımız, makine ve ekipmandan genetik materyallere kadar bu sektörlerde ihtiyaç duyulan her türlü ürün ve hizmeti temin edebilecek kapasiteye sahipler” dedi.

    Bursalı firmalar ile uzun vadeli ve sürdürülebilir ticari ilişkiler geliştirmeyi arzu ettiklerini vurgulayan Satter, “Bütün şirketlerde olduğu gibi Hollandalı firmalar da para kazanmak, kar etmek isterler. Ancak düzenlediğimiz etkinliğin esas amaçlarından biri de tanışmak ve tecrübelerimizi paylaşmak. Etkinliğin verimli geçmesini diliyor, destekleri dolayısıyla BTSO’ya teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Veepro Holland firmasını temsilen görüşmelere katılan ve ikili iş görüşmeleri sonrasında değerlendirmelerde bulunan Hollanda Eski Tarım ve Dış Ticaret Bakanı Henk Bleker ise Bursa ve çevresinin Hollanda açısından ilgi çekici bir bölge olduğunu belirtti. Bursa’nın önemli bir sanayi kenti olduğunu ifade eden Bleker, “Sanayici kimliğiyle ön plana çıkan kentte tarım ve hayvancılığın da ekonomi için önemini korumaya devam ettiğini görüyorum. Düzenlenen etkinlik sayesinde hayvancılık ve gıda sektöründe iddiaları olan çok sayıda iş insanıyla tanıştım. Burada tanıştığım birçok kişi ile görüşmeyi sürdüreceğim” dedi.

    Görüşmelerde ticaretin yanı sıra tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını da ifade eden Bleker, Türkiye’nin kaliteli ve verimli üretim için küçük ölçekli çiftçiliğe odaklanması gerektiğini söyledi. ‘Hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliği küçük ölçekli çiftliklerin desteklenmesinden geçiyor’ diyen Bleker, “Küçük ölçekli ve aile çiftliklerinin uygulamaları desteklenerek aşama aşama gelişmeleri sağlanmalı. Buradaki üretimin gıda zincirine dahil edilmesiyle de sektördeki gelişim hızlanacaktır” şeklinde konuştu.

  • Tarım ve hayvancılığın kalbi Burdur’da atacak

    Antalya, Denizli, Muğla, Isparta’yı kapsayan 4. Teke Yöresi Tarım ve Hayvancılık Fuarı Burdur’da yapılacak. Burdur Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Oktay Darcan, tüm üreticileri fuara davet ederek “Burdur’un kendini gösterebileceği ve Burdurlu üreticilerimizin de kendilerine yenilik katabilecekleri bu fuar, burada yapılan en başarılı işlerden biridir” dedi.

    Teke Yöresi 4. Tarım ve Hayvancılık Fuarı 26-29 Nisan tarihleri arasında Burdur Kapalı Pazar Yeri’nde düzenlenecek. Büyük ve küçükbaş hayvanların sergileneceği fuar hem sektördeki yenilikleri gözler önüne serecek hem de çekişmeli yarışmalarla renklenecek. Ayrıca ziyaretçiler de sürpriz hediyelerin sahibi olacak. Fuarda sektörün önde gelen firmaları, birlikler, kooperatifler stant açacak. Yurt içi ve yurt dışı alıcılarla buluşma olanağı yakalayacak.

    “Bu fuar Teke Yöresi’ne has, hayvancılık odaklı”

    Burdur’da tarımsal faaliyetlerin sigortası olarak görülen “aile çiftçiliği” modelinin en güzel örneklerinin yer aldığını söyleyen Gıda Tarım ve Hayvancılık Burdur İl Müdürü Oktay Darcan, “Bu fuar, Teke Yöresi’ne has, hayvancılık odaklı ve canlı hayvanlarla görsellik sunan bir fuar olarak kendi gelişimini halen olumlu yönde sürdürüyor. Bunu her yıl fuarımızı tekrar ziyaret etme isteği olan üreticilerimiz ve özellikle komşu illerin merakından anlayabiliyoruz” dedi.

    “Dış pazarla tanışma fırsatı”

    Fuarın hem ildeki üreticilerin güncel teknolojiyle buluştuğu bir merkez olduğunu hem de dış pazarlarla iletişim kurmalarına olanak tanıdığını ifade eden Darcan, “Özellikle grup halinde gelen katılımcıların fuar gezisi ile birlikte ilimiz hayvancılık tesislerini ziyaret etmek için bizlere ulaşmaları buradaki bilinçli katılım düzeyini ortaya koyuyor” diye konuştu.

    Teke Yöresi 4. Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın her yıl heyecanla beklenen bir faaliyet haline geldiğinin altını çizen Darcan, fuara desteklerinin süreceğini ifade ederek “Dünyanın tüketim toplumuna dönüştüğü son yıllarda, üretim yapan her kişi ve kuruluşun sonuna kadar desteklenmesi gereken bir noktadayız. Dolayısı ile bu fuarın üretici ile sanayicinin buluştuğu, birim alandan daha fazla verim için teknolojinin tanıtıldığı, ikili ilişkiler ile iletişimin arttığı ve sektör aktörlerinin birbirine destek verdiği bir ortam olmasını diliyor, tüm tarım camiasına bereketli ve bol kazançlı sezonlar diliyorum” şeklinde konuştu.

    “Burdur en iyisini hak ediyor”

    GL Platform Fuar Genel Müdürü Gül Ceylan da Türkiye’nin değişik kentlerinde tarım ve hayvancılık fuarlarına ev sahipliği yaptıklarını, Burdur’daki heyecanın ise diğerlerinden farklı olduğunu belirtti. Ceylan, “Bu heyecanın altında yatan en önemli neden Teke Yöresi üreticisinin yüksek bilinçli olmasında yatıyor. Burdur üreticisi yaptığı işi sevgiyle yapıyor. Burdur üreticisi fedakarca çalışıyor, gecesini gündüzüne katıyor. Bu yüzden tüm desteklerin en iyisini hak ediyor. Biz de GL Platform olarak fuarımızı bu bakış açısıyla hayata geçiriyoruz. Amacımız en iyisini yapmak, üreticimize katkıda bulunmak” dedi.

  • Tekirdağ’da “Hayvancılığın Geleceği’ Semineri

    Tekirdağ’da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye-Hollanda İş Konseyi iş birliğinde “Hayvancılığın Geleceği” semineri düzenlendi.

    Muratlı ilçesinde AKSA Tarım’a ait bir çiftlikte düzenlenen seminerde, Türkiyeli ve Hollandalı uzmanlar bir araya gelerek, tarım ve hayvancılık sektörünün geleceğini şekillendirecek çözümleri ve araştırmaları sektör yetkilileri ile paylaştı.

    Seminere, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, Tekirdağ Valisi Mehmet Ceylan, Kazancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Yağmur Şatana, Hollanda Kraliyeti İstanbul Başkonsolosu Robert Schuddeboom, DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ile Türkiye-Hollanda İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin ve hayvancılık sektörünün yetkilileri katıldı.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, tarımda Türkiye’nin ciddi fırsatları olduğunu, bunu belli seviyede ticari ilişkileri olan ülkelerle daha da büyütmeyi amaçladıklarını belirterek, “Yine Hollanda gibi sıkı partnerimiz olan ülkelerle de, üçüncü ülkelere taşımayı düşünüyoruz. Bu ihtiyaç nerden kaynaklandı, malumunuz tarım açık havada yapılıyor, özellikle bitkisel üretim, tabi hayvansal üretimde bitkisel üretime dayanıyor. Dolayısıyla, risklere, krizlere açık bir sektör. Dolayısıyla bizim üreticimiz bir sıkıntı yaşadığında bu bakanlığımızın hemen hemen bütün birimlerini ilgilendiriyor. O zaman biz de bakanlık olarak dedik ki, bizim pazara da eğilmemiz lazım. Pazar bizim hangi ürünü ne kalitede, ne kadar üretmemizi istiyor, bunu bizim yakinen takip etmemiz gerektiğini düşündük ve özellikle dış pazarlar konusunda hem iç pazarda sektörel toplantılarımıza başladık, hemen her hafta bir sektörle aynı masa etrafında toplantılarımızı yapıyoruz ve hemen hemen her ayda bir ülke ile yurt içinde veya yurt dışında iş forumlarımızı düzenliyoruz. İran ile yapılan toplantımızdan çok olumlu sonuçlar aldık, Gürcistan ile hakeza, Ukrayna’dan çok ümitliyiz, çünkü Ukrayna ile yapmış olduğumuz tarım yürütme kurulu toplantısında onlar bizden ısrarla ve çok kısa bir sürede böyle bir iş forumu yapmamızı istediler” diye konuştu.

    “2005 yılından beri Avrupa’nın en büyük tarımsal hasılasını biz üretiyoruz”

    Seminerde Türkiye ve Hollanda bağlamında, hayvancılığın geleceğinin konuşulacağını belirten Bakan Yardımcısı Daniş, “Hollanda, gerçekten de tarımda AR-GE’ye dayalı inovatif ıslah çalışmalarını çok ileriye götürmüş hem bitkisel üretim hem hayvansal üretim anlamında dünyada kendini ispatlamış bir ülke bir marka, biz de çok ciddi tarımsal potansiyeli olan bir ülkeyiz. 2005 yılından beri Avrupa’nın en büyük tarımsal hasılasını biz üretiyoruz. 147-148 milyar tarımsal hasılamız var. Dolayısıyla bizim hedefimiz 2023 hedeflerine ülkemizi taşıyabilmek. Onun için şu an her ne kadar atılım ve büyüme içindeysek de bunun yeterli olmadığını düşünüyoruz. Katma değeri daha yüksek daha inovatif çalışmalar yapmanın ihtiyacını hissediyoruz, bu anlamda da ’Milli Tarım Projesi’ diye bir projeyi hayata geçirdik. Sayın Başbakanımızın İzmir’de açıklamalarıyla, yine geçen hafta Külliye’de çiftçilerimizle Cumhurbaşkanımız buluştu ve yine orada da aynı konulara değindik. Bunun içerisinde de Türkiye’de ilk defa bitkisel üretimde Türkiye’yi 941 havzaya ayırdık. Buralarda 19 stratejik ürün tespit edip desteklemeleri bunların üzerinden yönlendirip arz talep dengesini oluşturmaya çalışacağız ama sadece bitkisel üretimle bunu sınırlı tutmadık aynı şekilde hayvancılık anlamında da havza çalışması yaptık. Türkiye’nin meralarının daha yoğun olduğu Doğu Anadolu Bölgemiz başta olmak üzere buralarda mera hayvancılığı için bir kaynak ayırdık ciddi bir destek vereceğiz. Yine Tekirdağ başta olmak üzere Trakya yöremiz burası aşılı ari bölge, Trakya illerimiz başta olmak üzere damızlık düve yetiştirici merkezi ilan ettik 30 ilimizi ve buralarda hem hayvan anlamında hem de tesis anlamında yüzde 50’ye varan desteklerimiz olacak yine Tekirdağ bunlardan bir tanesi. Küçük başta da ıslah adına daha ileriye taşıyabilmek adına koç-teke istasyonlarını oluşturacağız. Yine manda yetiştiriciliği anlamında, 10 ilimizi destekleyeceğiz ki Trakya bunların içerisinde yine var. Buradaki amacımız her ne kadar ciddi anlamda tarımsal hasılamız hayvancılık olsa da, aynı zamanda biz ithal eden bir ülkeyiz. Hem damızlık düve anlamında hem de besi materyal anlamında, dolayısıyla bu program ile ithalatımızı daha azaltıp üretimimizi kendi üreticimizin üretmesi anlamında bu adımları attık. Muhakkak ki ticaret devam edecek biz yine ithalata devam edeceğiz ama damızlık anlamında ithalata devam etmek hedefimiz, yani ithalatımızı azaltmak daha doğrusu ve kendi yerli üreticimizden bunları karşılayabilmek” ifadelerini kullandı.

    “Tekirdağ ayçiçeği, kanola, buğday üretimi yönünden Türkiye’nin önemli bir üreticisi”

    Tekirdağ Valisi Mehmet Ceylan da toplantının Türkiye-Hollanda ilişkileri açısından da faydalı olması temennisinde bulunarak, “İnşallah bu toplantı Türk hayvancılığını ve Türkiye-Hollanda ile ilgili olarak gelişen ilişkilere katkı sağlar ve hayvancılığımızın daha ileri gitmesi için önemli bir vesile olur. Tekirdağ biliyorsunuz önemli bir sanayi şehri ve önemli bir sanayi şehri olmasıyla birlikte aynı zamanda tarım ve hayvancılık açısından da Türkiye’nin çok önemli ve önde gelen illerinden birisi. İlimiz gerek büyükbaş hayvancılık, gerekse küçük baş hayvancılıkta ve günlük bin tonun üzerinde süt üretimiyle gerçekten önemli bir merkez. Yine, ayçiçeği, kanola, buğday üretimi yönünden Türkiye’nin önemli bir üreticisi. Yine çeltik ve zeytin üretiminde de yavaş yavaş hak ettiği noktaya ulaşmaya gayret ediyor. Ama bunların ötesinde, bizim için önemli olan ari bir bölge olması ve önemli bir potansiyel olması nedeniyle hayvancılığın ve damızlık hayvancılığın özellikle küçükbaş hayvancılıkta kıvırcık denen cinsinde bu bölgede bulunması dolayısıyla, bu çalışmanın Tekirdağ’da olmasından ve sizleri ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduğumu da belirtmek istiyorum. Hollanda ile ilişkiler açısından da ayrı bir katkı sağlayacağını, özellikle tarım açısından birlikteliğin gerçekten ayrı bir güç meydana getireceği bir sinerji meydana getireceği ümidiyle ben bu çalışmayı düzenleyenlere teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ise, Hollanda’nın Avrupa Birliği (AB) içindeki ülkelerden en önemlilerinden biri olduğunu ifade ederek, “Avrupa Birliği ülkelerinden önemli olanlarından biri ile bugün bir program gerçekleştiriyoruz, hepsi bizim için çok değerli ve genel manada Türkiye ihracatının yarıya yakınını AB ülkelerine yapıyoruz. Türkiye’ye gelen yatırımlarında yaklaşık yüzde 70’ininde AB ülkelerinden geldiğini görüyoruz. Bizim hakikaten AB ülkeleriyle ilişkimizin son derece derin olduğunu söyleyebilirim. Tabi bunu da derinleştirmek için daha fazla efor sarf etmemiz gerekiyor. İnşallah Türkiye’nin 50 yılı aşan bir zamandır girmeye çalıştığı AB ile ilgili olarak, son ülkemiz çevresinde yaşanan olayların, bize getirmiş olduğu sıkıntıları da AB’deki dostlarımız derinden anlayacaklardır hassasiyetimizi diye düşünüyorum. Burada biz bir tampon vazifesi görüyoruz, 80 milyonluk bir nüfusuz bunun kendi içinde ihtiyaçları var, artı bizim buradan verebileceklerimiz var, AB’ye verebileceklerimiz ve bölgeye verebileceklerimiz var, bunu çalışmamız lazım. Potansiyeli düşünmemiz lazım. Sorun oluşturmadan mevcut sorunları çöze çöze gitmemiz lazım diye düşünüyorum ve bu ölçekte bugün yapmış olduğumuz çalışma gibi birçok çalışmanın çok değerli olduğunu benzeri çalışmaların mutlaka ilerde de yapılması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    Konuşmaların ardından toplantı, Türk ve Hollandalı yetkililerin hayvancılığın geleceği konulu sunumlarıyla devam etti.