Etiket: Hayvancılığı

  • Kocaeli’de tarım ve hayvancılığı milyonluk destek

    Kocaeli’de tarım ve hayvancılığı milyonluk destek

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2020 yılında tarım ve hayvancılıkta kalkınma hamlesini desteklemek adına üreticilere milyonlarca liralık destek sağladı.

    Turizm, sanayi, eğitim ile tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin bir arada yapıldığı nadir kentlerden biri olan Kocaeli’de, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçilere yönelik destekleri 2020 yılında zirveye çıktı. Toprak analizinden danışmanlık hizmetine kadar pek çok konuda çiftçinin yanında olan Büyükşehir, Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Projesi gibi Kocaeli’ye değer katan projelerle de diğer şehirlere örnek oldu. Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında tarımsal yapıların modernizasyonu amacıyla teknik destek sağlandı. Kocaeli’nin Kırsal Mahallelerinde her yıl devam eden tespit çalışmaları sonucu elde edilen veriler kayıt altına alınıyor. Kocaeli Tarım Ve Hayvancılık Haritası düzenli olarak güncelleniyor.

    Çiftçilere Büyükşehir tarafından Toprak, Su ve Yaprak Analizleri ücretsiz olarak yapılıyor. 2020 yılında 640 adet toprak analizi yapılarak çiftçilere gübreleme ve bitki besleme konularında bilgi verildi. Tarımsal üretim yapılan 350 kırsal mahallede çiftçilerin, uygun yetiştiricilik koşullarında üretim yapması için yerinde tarım danışmanlığı hizmeti veriliyor. 2020 yılında bin 250 adet sera, bağ, bahçe ve tarla gibi üretim sahaları kontrol edildi.

    Hayvansal üretim yapan çiftçilerin sağlık koşullarına uygun üretim yapması için incelemeler yapılırken çiftçilerin yetiştiriciliğini yaptığı hayvanların verim ve sağlık durumları tespit ediliyor. Bu kapsamda 250 adet hayvancılık işletmesi yerinde incelendi. 2010 yılında 62 bin olan küçükbaş hayvan sayısı 2020 yılında 120 bine ve 65 bin olan büyükbaş hayvan sayısı da 132 bin adede yükseldi.

    Tarım kredi marketlerde pazarlanacak ürünler için sözleşmeli üretim konusunda çiftçilere bilgilendirme yapıldı. Ata Tohumlarının toplanması, çoğaltılması, tescil ve korunması konularında eğitimler düzenlendi. Seracılığı geliştirme projesi kapsamında fırtına, kar ve dolu gibi hava şartlarından dolayı seraları hasar gören çiftçilere teknik personelin tespitleri sonrası sera naylonu desteği verildi. 200 çiftçiye yüzde 50 hibeli 353 top sera naylonu desteği sağlandı. Sera desteğiyle 2010 yılında 2 bin 86 olan sera sayısı 2020 yılında 7 bin 180 adete ulaştı. Dolu, sel gibi afetlerden dolayı ürünleri zarar gören 15 mahalleden yaklaşık 100 çiftçiye silajlık mısır ve erkenci fasulye tohumluk desteği verildi. Toplamda bin 500 dekar araziye destek sağlandı.

    2020 yılında da çiftçilere ekonomik anlamda gelir getiren yüksek verimli Meyve Fidanı Destek Projesi devam etti. Bu kapsamda yaklaşık 1000 dekar tarım arazisine dikilmek üzere 250 çiftçiye yüzde 50 hibeli 13 bin 500 adet mavi sertifikalı ceviz fidanı, 5 bin 650 adet Trabzon hurması ve 3 bin 600 adet doku kültürü kivi fidanı desteği sağlandı.

    Hayvan yetiştiriciliği yapan çiftçilerin en fazla üretim gideri olan kaba yem ihtiyacını karşılamak amacıyla 2020 Yılı yem bitkisi tohumu destekleme projesi uygulandı. Proje kapsamında 3 bin 500 çiftçiye yüzde 50 hibeli 800 ton yem bitkisi tohumu desteği sağlandı. Kırsal mahallelere geri dönüşü sağlamak, istihdamı arttırmak, zorunlu besin ihtiyacını karşılamak amaçları ile doğal salma yumurta tavukçuluğu projesi 2020’de de devam etti. Proje kapsamında 40 çiftçiye yüzde 50 hibeli 14 bin 300 adet gezen tavuk, 221 adet askılı yemlik, 199 adet askılı suluk, 112 adet 10 gözlü folluk, 17 adet 500 Litrelik su deposu, bin 100 adet 50 kg’lık paketler halinde yumurta öncesi yemi ve bin 200 adet 50 kg’lık paketler halinde yumurta yemi desteği verildi.

    Teknik arıcılığı desteklemek ve modern koşullarda bal üretimine katkıda bulunmak amacıyla arıcılığı geliştirme projeleri yapıldı. 140 arıcıya ellerinde kolonileri gençleştirmek ve ana arı üretimi için yaklaşık 1.000 adet ruşet kovan desteği verildi. Ayrıca arı hastalık ve zararlılarını azaltmak amacıyla yaklaşık 2 bin adet polen tuzaklı plastik kovan altlığı desteği sağlandı.

    İnsan sağlığına ve çevreye zarar veren kimyasal ilaçlar ile gübrelerin azaltılması amacıyla biyolojik ve organik ürünler çiftçinin kullanımına sunularak desteklemeler yapıldı. Bu kapsamda 10 çiftçiye yüzde 50 hibeli 20 adet organik ilaç desteği ve 30 adet organik katı gübre desteği verildi. Kırsal ve tarım turizmini desteklemek, yöresel ürünlerin katma değerini arttırmak amaçları ile Kandıra ilçesi Kurtyeri mahallesinde permakültür bahçeleri desteği sağlandı.

    Alım garantili tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği projesi ile kırsal mahallelerde istihdamı arttırmak, çiftçilerin gelir düzeyini yükseltmek, birim alandan katma değeri yüksek ürün elde etmek ve bir çok sektörde kullanım alanı olan alternatif ürünler yetiştirerek ilimiz ekonomisini geliştirmek amaçlanıyor. Bu kapsamda Kandıra’nın 35 mahallesinde 1200 dönüm arazide 100 çiftçiye 1 milyon biberiye fidesi desteği verildi. Projeyle Kandıra ekonomisine 5 yılda 28 milyon doğrudan katkı sağlanacak. Çarpan etkisi ile ekonomik girdi 80 milyon TL’ye ulaşacak.

  • VANTB’den bölge hayvancılığı için büyük hamle

    VANTB’den bölge hayvancılığı için büyük hamle

    Van Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen protokolle Bostaniçi Mahallesi’nde bulunan canlı hayvan pazarı, 20 yıllığına Van Ticaret Borsasına (VANTB) devredildi.

    İpekyolu ilçesinde bulunan ve Büyükşehir Belediyesi İşletme İştirakler Dairesi Başkanlığına bağlı bölgenin en büyük canlı hayvan pazarı, düzenlenen protokolle Van Ticaret Borsasına devredildi. Van Büyükşehir Belediyesinde gerçekleşen imza törenine Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, Van Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Nayif Süer, Meclis Başkanı Muzaffer Bilen ve borsa yönetim kurulu üyeleri katıldı.

    Devir törenin ardından konuşan Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, pazarın işletmesinde Van Ticaret Borsasına gereken desteği vereceklerini ifade etti.

    Vali Mehmet Emin Bilmez’in ardından söz alan Başkan Süer, bölge üreticilerine hizmet etmek için göreve geldiği günden beri ekibiyle birlikte canla başla çalıştıklarını vurgulayarak, amaçlarının Van halkına layık olduğu en iyi hizmeti sunmak olduklarını belirtti. Süer, “Bölge hayvancılığının gelişimine katkı sunacak canlı hayvan pazarı profesyonel bir ekibin kontrolünde, en hijyenik koşullarda, çağın gereklerine uygun biçimde işlemeye devam edecektir. Bu süreçte verdiği destek ve gösterdiği yakın ilgisi nedeniyle Valimiz ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez’e, borsa yönetimimize ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Van halkının ve çiftçilerimizin yararına olacak proje ve çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

    Protokol töreni tarafların imzası ve fotoğraf çekimiyle son buldu.

  • TDSYMB Genel Başkanı Özcan: “Süt fiyatlarının artmaması hayvancılığı bitirir”

    Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği (TDSYMB) Genel Başkan Kamil Özcan, çiğ süt fiyatına zam yapılmadığını fakat işlenip marketlerde satılan peynir, tereyağ ve yoğurt fiyatlarında ise artış yaşandığını söyledi.

    TDSYMB Genel Başkan Kamil Özcan, süt piyasası hakkında bildiri yayımladı. Bildirisinde Özcan, son bir yıl içerisinde fabrika yemi fiyatına yüzde 54, mazot fiyatına yüzde 17, gübre fiyatına yüzde 32-37 oranda artış meydana geldiğini hatırlatarak, “Bir yıllık süreçte çiğ süt üretici fiyatında sağlanan artış yüzde 11 düzeyi ile girdi maliyetinin artışlarının gerisinde kaldı. Diğer taraftan sanayi tarafından işlenerek marketlerde satılan beyaz peynirin kilogram fiyatı yüzde 22, tereyağın kilogram fiyatı yüzde 18 ve yoğurdun kilogram fiyatı yüzde 44 arttı. Üreten köylü ve tüketicinin mağdur olduğu böyle bir ortamda kazanan kim olursa olsun, kaybeden köylü ve Türkiye’nin hayvansal üretimi olacaktır” dedi.

    Akıllara 2008 yılında süt üreticisinin yaşadığı sıkıntılı dönemin tekrar geldiğini ifade eden Özcan, “2008 yılında girdi fiyatları ve kasaplık karkas fiyatları artarken çiğ süt fiyatında gerileme veya çok az artış meydana gelmiş ve bunun neticesinde yüz binlerce inek kasaplık olarak kestirilmek zorunda kalınmıştır. O dönemde anaç sığır sayısındaki azalma 2009 yılından itibaren kasaplık hayvan arzını da önemli derecede etkilemiş ve tüketici et fiyatlarında ciddi bir artış yaşanmıştır. Piyasanın istikrarı açısından süt üretiminin stratejik bir konu olduğu ve sütte yaşanacak bir piyasa krizinin beraberinde et krizini de getirecektir. Çiğ süt üreticisinin yaklaşık yüzde 98’i küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinden oluşmaktadır. Köyünde sınırlı geliri ile geçimini sağlamak zorunda olan üretici kesimi, yem başta olmak üzere girdi maliyetlerinin sürekli artışı karşısında sağmal ineklerinin bir bölümünü kestirerek daha az hayvanla işletmesini ayakta tutmaya çalışmakta. Temmuz ayında yetiştirici ve sanayici kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirilen çiğ süt sektör toplantısında üretici eline geçecek çiğ referans süt fiyatı 1,70 TL olarak belirlenmiş ve bu sonuç Bakanlığın yanı sıra toplantıya katılan taraflarca da ilan edilmiştir. Buna rağmen sanayicilerin birçoğu referans fiyatı dikkate almak bir tarafa 1,20 TL’ye kadar düşük fiyattan çiğ süt alımı yapmaya devam etmiştir. Çiğ sütün litresinin üretim maliyeti, 10 baş ineğe sahip bir aile işletme için 2,01 TL’dir” diye konuştu.

  • Büyükşehir hayvancılığı desteklemeye devam ediyor

    Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin Koçarlı Yeniköy’deki çiftliğinde yetiştirilen sakız koçlarının dağıtımına devam ediliyor.

    Düzenlenen törenle kura çekimleri yapılan yedi koç üreticilere teslim edildi. Üreticiler verimi çok yüksek olan sakız koçlarını aldıkları için çok mutlu olurken destekleme için Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür ettiler.

    Aydın Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan bu dağıtımla birlikte Koçarlı ilçesindeki yetiştiricilerin bütün sakız koçu talepleri yerine getirilmiş oldu. Diğer ilçelerdeki vatandaşlardan gelen talepler de yerine getirilmeye devam ediliyor.

    Aydın’da hayvancılığı geliştirmek için çiftçilere destek vermeye devam edeceklerini söyleyen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu “Aydın’da hayvancılığı eski günlerine döndürmek ve daha da ileriye taşımak için çalışmaya devam ediyoruz. Aydın’da vatandaşlarımız Türkiye’nin en temiz, kaliteli, ekonomik ve yerli etini Ege Et’le tüketiyorlar. Gerek Ege Et’in başarılı çalışmasıyla gerek çiftçilere verdiğimiz sakız koyunu hibesiyle, gerek yem desteğimizle Aydın’da hayvancılık gelişmeye başladı. Bir sonraki adımda da Koçarlı’da üreticilik yapmak isteyen vatandaşlarımıza ama özellikle kadınlarımıza 3 sakız koyunu vereceğiz. Aydın’ı hayvancılıkta da öne çıkaracağız” diye konuştu.

    Projeyi desteklemek için de Ege Et, koç hibesinden yararlanan bütün üreticilerin kuzularına alım garantisi veriyor. Böylelikle üreticilerin koyunlarını ederinde satmaları da sağlanıyor.

  • Yem fiyatları Karacadağ’da hayvancılığı vurdu

    Diyarbakır ile Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi arasında bulunan Karacadağ bölgesindeki hayvan yetiştiricileri, artan yem ve saman fiyatları nedeniyle hayvanlarına bakamadıklarını ve satmak zorunda kaldıklarını belirttiler.

    Artan saman ve yem fiyatları Diyarbakır ile Siverek arasında bulunan Karacadağ bölgesindeki hayvancılığı vurdu. Fiyatlar nedeniyle ayakta duramadıklarını belirten bölge üreticileri, hayvan desteklemelerinin arttırılmasını ve yaylacılığın teşvik edilmesini istedi. Yaklaşık 150 yıldır bölgede hayvancılık yaptıklarını belirten Maruf Karacadağ, hayvan sürülerini zamanla bin, bin 500’e çıkardıklarını belirtti. Ancak saman ve arpanın pahalı olması nedeniyle sayıyı düşürdüklerini anlatan Karacadağ, “500-600 hayvana kadar düşürdük. Böyle giderse hayvancılık biter. Nisan ayında yaylaya çıkıyoruz, aralık gibi geri dönüyoruz. Ocak ayında bile kar yağmazsa hayvanları yaylada tutuyoruz. 7-8 ay boyunca sürekli yayladasın. Yaylaya çıkmazsan sürekli yem vereceksin. Yaylaya çıktığın zaman yemden kurtulduğunu düşünüyorsun ancak şimdi böyle bir şey de yok. Mecburen sabah veya öğle vakti bir defa yem vermek zorundayız. Hayvancılığın bitme noktasına gelmesinin en büyük sebebi yemdir. Ot olmadığından dolayı mecburen yem veriyorsun. Yem verdiğinden dolayı maddi olarak sıkıntı çekiyorsun” dedi.

    Kendini bildiğinden beri Karacadağ bölgesinde çobanlık yaptığını anlatan Murat Tüfek ise, “Hayvancılık eskiden iyiydi. Eskiden hayvancılığın geliri vardı ama şuanda yem pahalı, süt ucuz. Hayvan sahibi isyanda. Kışın eskiden iki-üç ay yem verirlerdi hayvanlara, şuan 5-6 ay veriyorlar. Yazın bile yem veriyorsun” diye konuştu.