Etiket: haysiyet

  • Aydemir: ‘Arvasi, milli vicdan ve haysiyet ufkudur’

    Aydemir: ‘Arvasi, milli vicdan ve haysiyet ufkudur’

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, mütefekkir Seyyid Ahmet Arvasi’nin hakla vuslatının 32’inci yıldönümü dolayısıyla bir anma mesajı paylaştı.

    Arvasi’yi Rahmet Ve Şükranla Anıyoruz

    Milletvekili Aydemir, ‘Hayatı hakkı tefekkür, hakka teslim, hakla tespit ve hakta karar ile bezeli; milli şuur dehası, Türk İslam ülküsüne sadakat abidesi, milli ve manevi değerlere vefa timsali olmakla tarif bulan mütefekkir Seyyid Ahmed Arvasi’yi hakka vuslatının 82’inci yılında, ufkuna bağlılık, istikametinde yoldaşlık ahdiyle; rahmet, şükran ve minnetle anıyoruz. ‘ dedi.

    Arvasi Kardeşlik Davasının Öncülerindendir

    Milletvekili Aydemir, ‘Yüreğini ‘Birlikte rahmet vardır’ hakikatine raptetmiş; yaşamını ‘Bütün müminler kardeştir’ ilahi hükmüne vakfetmiş mana ve dava adamı Seyyid Ahmed Arvasi, fikirleri, hayat üslubu, eserleriyle, bir milli vicdan ve haysiyet ufkudur. Onu anlamak ve nefsini adadığı değerler bütünde anlatmak Asım’ın Nesli olmak niyetinde maruf gençlerimizin vazifesi olmalıdır.’ mesajını verdi.

    Arvasi’nin Tespitleri

    Mesajında Arvasi’nin tespitlerini aktaran Milletvekili Aydemir, ‘‘Bir milletin ve devletin gücü, “milli şuurun” uyanıklığı ölçüsünde artar, bu şuurun zayıflaması oranında azalır’ tespitiyle milli tefekküre damga vuran; ‘Kesin olarak iman etmişimdir ki Müslüman Türk milleti ve onun devleti güçlüyse, İslâm dünyası da güçlüdür’ hakikatini İslam Dünyası’na bir kurtuluş reçetesi olarak sunan Seyyid Ahmed Arvasi, Türk İslam Aleminde ebediyen bir mana adamı olarak tazim ve rahmetle anılacaktır. ‘ dedi.

    Arvasi Gençliğimizin Ufkuna Ram Olacağı Şahsiyettir

    Milletvekili Aydemir, ‘Yüce Türk Milletini tüm unsurlarıyla müşterek bir kardeşlik ekseninde takdim ve tasvir eden; milli ve manevi meselelerin çözümünde önceliği birlik ve bütünlüğü bağlılık, hassasiyet ve dikkatte gören; manevi refahı, milli bereketi mukaddesata sadakatte kaydeden; vahdet ve tevhid esasına nefsini adayan Seyyid Ahmet Arvasi, Türk İslam Alemine istikamet göstererek zamana yön veren şahsiyeti, vurguları ve kaygılarıyla gençliğimizin kılavuzu olmaya devam edecektir. ‘ kaydını düştü.

    Sakarya’yı Ayağa Kaldıranlar

    Milletvekili Aydemir, ‘Yaşadığı dönemde, ‘Biz Müslüman Türk’üz. Bizi, gelecek asırlarda yine biz olarak temsil edebilecek güçlü kadrolara muhtacız.’ diyen ufuk şahsiyet Arvasi’nin, bugün Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde temennisinin gerçekleştiğini görmek, Dünya beşten büyüktür’ hakikatini bir milli iman ve küresel vicdan ifadesi olarak kaydeden bir liderle hakikat bulduğunu izlemek, onun ufkunda buluşanların en büyük mutluluğudur.’ dedi.

    Niyaz

    Milletvekili Aydemir, ‘Sakarya’yı; Çanakkale, Aziziye ruhuyla ayağa kaldıranlar silsilesi heyetinin liderlerinden Seyyid Ahmet Arvasi’yi fikirleriyle her dem yaşatacağımız, tespitlerini genç nesille paylaşacağımız ahdiyle, şükran ve saygıyla yad ediyoruz. Allah, hepimize, darı bekada onun ve onun çizdiği ufukta bulunanların yoldaşı olmayı nasip eylesin. ‘ niyazında bulundu.

  • Milletvekili Aydemir: “İffet, izzet ve haysiyet kırmızı çizgidir”

    Milletvekili Aydemir: “İffet, izzet ve haysiyet kırmızı çizgidir”

    TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nca kabul edilen “İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” görüşmelerinde söz alan AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, Dijital Zemine Dönük Komisyon Kurulmasının önemine işaret etti, iftira, yalan, hakaret alanının temizlenmesinin şart olduğunu kaydetti.

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 2/3037 esas numaralı Kanun Teklifi görüşmelerinde Milletvekilleri Cemal Öztürk Mustafa Kalaycı Şirin Ünal, İbrahim Aydın, İbrahim Aydemir, Nilgün Ök “Dijital Mecralar Komisyonu” kurulması teklifinde bulundular. “Dijital Mecralar Komisyonu” kurulması konusunda görüşlerini paylaşan Milletvekili Aydemir, “Yayıncı olmam hasebiyle uzun zamandır, hususen çok ciddi bir sıkıntı olduğunu görüp böyle bir açığın giderilmesini beklemekteydik. Böyle bir komisyonun kurulacağını duyunca yani böyle, yüreğimde bir ferahlık hissettim” dedi.

    İnsanların izzet, iffet ve haysiyetinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayan Milletvekili Aydemir, “Sebebi şu arkadaşlar; hepimiz biliyoruz bunu, hepimize ucu değmiştir mutlak, değenleri ben biliyorum. Ama kimileri mahkemeye falan gidiyor, işte, avukatlarla, şunlarla bunlarla senelerce bu işleri takip edip belki kazanç kapısı hâline getirenler de var bu durumu. Ama ben, insanların izzetinin, iffetinin, haysiyetinin her şeyin üzerinde olduğuna inananlardanım” diye konuştu.

    Dijital mecrada kontrol mekanizmasının mutlak şart olduğunu aktaran Milletvekili Aydemir, bir milletvekilinin yaşadığı bir olayı aktararak Dijital Mecra Komisyonu gerekliliğine vurgu yaptı. Milletvekili Aydemir, “Bakın, iki gün önce bizim bir milletvekilimiz Milletvekilimiz, beni aradı telefonla dedi ki: “İbrahim Bey, İstanbul Kurtköy’de bir hastane başhekimi benim arkadaşım, sizinle ilgili sıkıntılı bir hâl varmış, doğru mudur diye aradım seni.” dedi. Nedir, hayırdır? “Efendim, yeğeniniz orada tedavi görmüş sonrasında ücretle ilgili falan birtakım sıkıntılar varmış, tedaviyle ilgili sıkıntılar varmış, siz de sosyal medyadan bunlara yazmışsınız, bunlarla irtibata geçmişsiniz. Böyle zamirinde biraz da tehdit olan birtakım söylemleriniz olmuş.” gibi. Ben “Doğru değildir.” falan dedim. Sonra ilgili başhekimle görüştüm, adamcağız bana yazışmaları gönderdi. Benim adıma- bu mecrada da hiç hesabım kitabım yok- Linkedin diye bir mecra, orada benim adıma; ismimle, resmimle, adresimle, benim kendi bilgilerimi de çok hususi alıp kayda geçmiş ve kendi adına hesap açmış. Ve hakikaten adamlardan yazışmalar var burada çok sayıda- yeğenini addederek aslında başka şeyler talep etmiş. Onlar da milletvekilidir düşüncesiyle çok saygılı, özel bir üslup kullanmışlar. Biz şimdi bunu takip ediyoruz elbette, ben ilgileniyorum ancak bunların hiç olmaması lazım, bunlara insanlar cesaret edememeliler. Zemin o kadar açık ki hakikaten, sabahleyin kalkan “Kime nasıl küfrederim, kime nasıl iftira atarım?” gibi bir tarz üzere hareket ediyor. Burada hepimizin, siyaset yapanların ki özellikle hepsine ucu dokunmuştur” dedi.

    “Özgürlük demek hakaret etmek ve iftira atmak mıdır?”

    İnternet sitesi kurmanın kolay olduğu, kontrolsüz biçimde içerik üretildiğine dikkat çeken Milletvekili Aydemir, “Yine benim yaşadığım bir hadise. Birini tenkit ettiğim, bir sosyal mecradaki yazışmamın altına sırf ben nakşedebilmek için benim adıma içerik üretmiş; geçmişe dönük, sanki benim bir beyanatım varmış gibi içerik üretmiş. Efendim bir internet sitesinde. Yok böyle bir şey ama bir defa yapıyor onu çok basit. Yani photoshopla bunu yapabilirsiniz, bir tane internet sitesi açmak kadar kolay bir şey yok ki 100 liralık bir maliyeti var. Orada istediğiniz şeyi yazarsınız, çıkarıp ondan sonra bir defa attınız mı? Oraya düştükten sonra da ilanihaye orada kalıyor. Bir başkası, adam Twitter’da bana hakaret etmiş, olmadık şeyler söylemiş, mahkeme beni haklı bulmuş “Bunun kaldırılması lazım.” demiş ama o mecra kaldırmamış. Ben ilgililerle konuşmuştum bana şunu şöyle söylemişlerdi: “Ya, İbrahim Bey, bununla hiç uğraşmayın yani 10 -15 gün sonra zaten tesiri geçer bunun. Şimdi uğraşırsanız onlar bir daha sizinle ilgili böyle şeyler, iftiravari yazışmalar yaparlar.” Şuraya bakar mısınız, böyle bir zemin olabilir mi? Ve biz, millet adına yetki almış insanlar olarak, milletin hukukunu koruma adına burada bulunan insanlar olarak bu konuda zamirine, arka planına “Efendim özgürlükleri kısıyoruz, kısıtlıyoruz.” gibi çok absürt -beni bağışlayın, hiç alakası yok- özgürlük

    Çünkü bu özgürlük mevzunu herkes diline pelesenk etmiş. Ya, arkadaşım, özgürlük dediğiniz bana hakaret mi, bana küfür mü, bana iftira mı? Böyle bir şey yok. Hakaret ediyor, iftira atıyor “Git mahkemeye.” Mahkemeden karar alıyorum, orada kalıyor, niye? Boşluk var, zeminde büyük bir boşluk var. Bunu hepimizin ciddi bir biçimde, sadece kendimize ucu değdiğinde değil, başkasına değdiğinde düşüneceğiz. Hakkı, adaleti üstün tutmak zaten budur. Özellikle ben, bu çalışmanın, bu Komisyonun çok çok mübarek çok bereketli bir şey olacağına inanıyorum ve millet nezdinde de müthiş bir itibarı olacağına inanıyorum. O yüzden hepimizin bunu kabul etmesi lazım.

    Dolayısıyla ben bunun çok faydalı olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    Dijital mecra komisyonunun görevleri

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir’in de imza sahibi bulunduğu Dijital Mecra Komisyonu kurulması teklifinde Komisyonun görevleri:

    “Kendisine esas veya tali olarak havale edilen işleri görüşmek; Başkanlığın talebi üzerine ya da istenildiğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan kanun teklifleri ile olağanüstü hal

    sırasında çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerini görev alanı yönünden inceleyerek ihtisas komisyonlarına görüş sunmak.

    İnternet kullanımının kanunlara, bireylerin kişilik haklarına, özel hayatın gizliliğine ve diğer temel hak ve özgürlüklere aykırı yahut çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimlerine zarar verici şekilde gerçekleşmesinin önlenmesi konularında görüş ve öneriler sunmak.

    İnternet kullanımı yoluyla işlenen suçlarla etkin şekilde mücadele edilmesi konusunda görüş ve öneriler sunmak.

    (b) ve (c) bentlerinde belirtilen konularda uluslararası alanda kabul gören gelişmeleri izlemek, bu konular hakkında gerektiğinde yurt dışında incelemelerde bulunmak ve bu gelişmeler konusunda görüş ve öneriler sunmak.

    İnternetin hukuka uygun kullanımı konusunda kamuoyunu bilgilendirici etkinlik ve projeler yapmak. Dijital Mecra Komisyonunun Yetkileri ise;

    Kabul edilen teklifte komisyonun bazı yetkileri de; Görevleri ile ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarından, bu Kanun kapsamında faaliyet gösteren içerik sağlayıcılar, erişim sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ile yerli veya yabancı diğer gerçek ve tüzel kişilerden bilgi ve belge istemek ve ilgililerden bilgi almak. Görev alanıyla ilgili faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının çalışmalarından yararlanmak. Gerekli gördüğünde uygun bulacağı uzmanları fikirlerini almak üzere çağırmak olarak bildirildi.

    Komisyon Ankara dışında da çalışabilecek.”

  • Başkan Deniz: “Haysiyet cellatları hem delegeden hem mahkemeden dersini alacaktır”

    Eğitim-bir-Sen Adıyaman Şube Başkanı Ali Deniz, kendisi ile ilgili bir internet sitesinde çıkan haberin gerçeği yansıtmadığını belirterek, haysiyet cellatlığı yapanların gereken dersi alacağını vurguladı.

    Eğitim-Bir-Sen Adıyaman Şube Başkanı Ali Deniz, bir internet sitesinde kendisinin Eğitim-Sen’e 2003 yılında üye olduğu yönünde haber yayınlanması üzerine bunu sert dille yalanladı. Ali Deniz ayrıca, mahkemeden bu haberin kaldırılması için karar çıkarttı. Ali Deniz, kendisinin 2003 yılından beri Eğitim-Bir-Sen üyesi olduğunu, Eğitim-Sen’e hiç üye olmadığıyla ilgili belge ve yazıları basınla paylaştı.

    Konuyla ilgili açıklamada bulunan Ali Deniz, “Zirveden Yeni Ufuklara yol almak için dört yıl süren bir yönetim sürecinden sonra sendikal mücadelemize yol arkadaşlarımızla birlikte devam etme kararı almış ve bu kararımızı kamuoyu ile paylaşmıştık.

    Yaklaşık bir aydır sahada üyelerimizi ziyaret ederek, destek ve teveccühlerini talep ettik. Öncelikle bu süreçte bize destek veren ve teveccüh gösteren herkese teşekkür ediyorum. Hiç kimseyi hedef almadan, ötekileştirmeden, kutuplaşmaya sebep olacak herhangi bir ifade kullanmaktan haya ederek, Şube Başkanı olmanın yüklediği sorumluluğun farkında olarak bir demokrasi şöleni havasında seçim çalışmalarımızı yürütüyoruz.

    Ancak delege seçimlerine birkaç gün kala delege iradesinin aleyhlerinde oluştuğunu gören ve telaşa kapılan bazı nifak merkezleri hareketlenmeye başlamış, sendikamıza ve şubemize her fırsatta saldıran bir haber sitesini tetikçi olarak kullanarak, son süreçte devletimizin bekasına taarruzda bulunan FETÖ’nün kumpaslarını andıran yöntemlerle, yalan ve iftira içerikli, mesnetsiz ve düzmece iddialarla haysiyet cellatlığına soyunmuştur” dedi.

    Ali Deniz açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Söz konusu nifak merkezleri eliyle 3.10.2018 tarihinde bir internet sitesinde ‘Eğitim-Sen Üyeliğinden Utanan Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Kayıtlarını Sildirmiş. Eğitim-Bir-Sen Adıyaman Şube Başkanı Ali Deniz, Eğitim-Sen üyeliğini MEBBİS hesabından ve özlük dosyasından kaldırtmış’ başlıklı bir haber yayınlanmıştır. Bahse konu haberde, şahsımın adı açıkça zikredilmek suretiyle gerçekte var olmayan sendika üyeliğim gerekçe gösterilerek şahsıma yönelik gerçekte var olmayan birtakım siyasi görüşler ileri sürülmüştür. İktidar değişikliği gerekçe gösterilerek ‘iktidarsız’ tabiri kullanılarak sendika değiştirdiğim ileri sürülmüş, hiçbir bilgi, belge ve delil olmaksızın geçmişimi sildiğim iddia edilmiş, özlük kayıtlarıyla oynadığım ileri sürülmüş, kayıtları yok etmeye çalıştığım iddia edilmiştir. Söz konusu iddialar, belgesiz, mesnetsiz, dayanaksız, gerçeğe aykırı ve afaki olmakla beraber kamuoyu nezdinde şahsımın yıpratılması hedeflenmekte, şahsımın itibarı zedelenmekte, haber verme kastı aşılıp iftira boyutuna varılmakta ve kişisel haklarıma karşı bir saldırıda bulunmaktadır. Adı geçen haber sitesinin elinde iddialarına ilişkin ne bir belge ne de bir somut ve teyit edilmiş bilgi yoktur. Tamamen ‘çamur at izi kalsın’ düsturuyla hareket edilmiştir.

    Şahsım hakkında 31.05.2003 tarihinde 191047 Eğitim-Sen Adıyaman Şubesine üye olduğum yönünde ekran görüntüsü verilerek haber yapılmıştır. Eğitim-Sen’e üye olmak amacıyla doldurduğum ve imzaladığım herhangi bir üyelik başvuru formu olmamıştır. Konuyla ilgili müracaatımıza cevaben Eğitim-Sen Adıyaman Şubesi’nin 04/10/2018 tarih ve 51 sayılı yazılarında şahsıma ait üyelik ve istifa formunun arşivlerinde bulunmadığı belirtilmiştir.

    Kaldı ki şu anda Şube Başkanlığını sürdürdüğüm Eğitim-Bir-Sen’e 31/05/2003 tarihinde üyeliğim söz konusu olup bunu belgeleyen bilgi ve ıslak imzalı üyelik formu sendikamız arşivinde mevcuttur. 2007-2014 yılları arasında Eğitim-Bir-Sen Adıyaman Şube Yönetim Kurulunda görev aldım. 2014 yılından bu yana Şube Başkanlığı görevini yürütmekteyim ve başkanlığa yeniden adayım.

    Hiçbir zaman Eğitim-Sen geçmişim olmadı. Ben buradan hodri meydan diyorum. Elinizde ne kadar iftira malzemesi varsa buyurun. Bu iftira kampanyalarının Ankara boyutunu da iyi biliyorum. Burada tutunamayanlar iftira ile de asla menzillerine varamayacaklar, hedeflerini tutturamayacaklar.

    Kişisel bilgilerimin bu sendikaya nasıl ulaştığı ve kamuoyuyla paylaşılması hakkında hukuki süreçleri de başlattım. Bu iftirayı atanlar hakkında da dava açacağım. Bugün sözde habere erişimin engellenmesi için Sulh Ceza Hakimliği’ne başvuruda bulundum ve Adıyaman Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/3481 sayılı kararı ile söz konusu habere erişimin engellenmesi ve haber içeriğinin yayından çıkarılmasına karar verilmiştir. Benim evrakta sahtecilik yaptığımı, Eğitim-Sen’e üye formunu yok ettiğimi, MEBBİS kayıtlarını sildirdiğimi söyleyenler bu iddialarını ispatlamazlarsa müfteridirler.”

  • “FETÖ/PDY örgütü geçmişte haysiyet cellatlığı yapmıştı”

    Giresun Valisi Hasan Karahan, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve Paralel Devlet Yapılanması (PDY) içerisinde yer alan sözde imamlarla gerçek imamların ayırt edilmesi gerektiğini söyledi. Geçmişte FETÖ’cülerin haysiyet cellatlığı yaptığını vurgulayan Vali Karahan, “Onlar yanlış yapmışlardı. O zaman hukuk uygulanmıyor diye bugünde es geçmek olmaz” dedi.

    Giresun’daki üçüncü görev yılını dolduran Vali Hasan Karahan düzenlediği basın toplantısında, soruşturması kapsamında 373 kamu personeli bu zamana kadar görevden uzaklaştırıldığını, 27 personel mesleklerinden ihraç edildiğini, 60 kişinin halen daha gözaltında bulunduğunu, 100 kamu görevlisinin tutuklanırken, 33 kişinin de adli kontrol şartı ile serbest bırakıldıklarını bildirdi.

    “O zaman hukuk uygulanmıyor diye bugünde es geçmek olmaz”

    Bir gazetecinin, gözaltına alınanların Polis-Adliye sürecinde gazetecilere haber verilmesi konusunda yardımlarını istediği Vali Hasan Karahan, “Geçmişte FETÖ terör örgütünün yaptığı operasyonlarda daha gözaltında iken insanlar suçlu ilan edilmişti. Haysiyet cellatlığı yapmışlardı. Onlar yanlış yapmışlardı. O zaman hukuk uygulanmıyor diye bugünde es geçmek olmaz. Onların yaptığını yapmamak lazım şimdi bizim doğrusunu yapmamız lazım” şeklinde konuştu.

    FETÖ’cü bazı iş adamların mal varlıklarına tedbir konulduğunu belirten Vali Karahan, “Cemaate ait vakıf, dernek ve şirketler için kanun hükmündeki kararname ile mallarına el konularak kamulaştırıldı. Onun dışında FETÖ yapılanması ile bağlantılı olup da bir takım şirketlerde ortaklıkları ve hissesi varsa. Ortaklık nispetinde tedbir konuldu” açıklamasında bulundu.

    “FETÖ/PDY hücre yapılanması şeklinde oldukları ortaya çıktı”

    FETÖ/PDY’nın garip bir yapılanma olduğunu belirten Vali Hasan Karahan, “Adı imam konulan bir sürü insanlar var. Burada imamları da tenzih ederiz. İmamlar ardında namaz kıldığımız önemli ve değerli insanlardır. Dolayısıyla ’imam’ ismini burada tırnak içerisinde kullanmak istiyorum. Hücre yapılanmaları içerisinde olduklarını öğreniyoruz. Bilinenler ve yakalananlar var. Giresun imamı konusunda birkaç isim dolaşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

  • Dayıya kaçan eşinden 100 bin lira istedi

    Burdur’un Bereket Köyü’nde çiftçilik yapan Süleyman Ç. (26), 2 Kasım 2012’de tarladan döndüğünde, eşi Havvali Ç. (19) ile 16 aylık kızı Z.N.Ç.’yi evde bulamadı.

     

    Havvali Ç.’nin Denizli Acıpayam’da yaşayan dayısı Hüseyin B.’ye kaçtığı anlaşıldı. Jandarma ikiliyi gözaltına aldı.Havvali Ç. ve Hüseyin B., 5 yıldır görüştüklerini, kendi istekleriyle kaçtıklarını söylediler. Serbest kalan Havvali Ç. ile Hüseyin B. izlerini kaybettirirken, Süleyman Ç. Burdur Aile Mahkemesi’ne, “Zina ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma” davası açtı. Süleyman Ç. ayrıca, onur ve haysiyetine kolayca onarılmayacak şekilde zarar veren, kendisini toplum içinde ağır şekilde rencide eden karısından, yüz kızartıcı davranışları nedeniyle 100 bin lira manevi tazminat istedi.