Etiket: hayattaki

  • Engelli bireylerin sosyal hayattaki engelleri fotoğraflandı

    Engelli bireylerin sosyal hayattaki engelleri fotoğraflandı

    Engelliler Günü münasebetiyle Atatürk Üniversitesinde ‘Fark etmek elimizde farkında mısınız’ adlı fotoğraf sergisi açıldı. Engelli bireylerin sosyal hayattaki engelleri Rektörlük Basın Danışmanı Öğretim Görevlisi Ayşe Özdemir’in objektifinden yansıtıldı.

    Engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak düzenlemelerin istenilen seviyeye gelebilmesi için lise öğrencileri gönüllü olarak tekerlekli sandalyeye oturdu, engelli vatandaşların yolda ilerlerken ne gibi zorluklar yaşadığını deneyimledi. Cumhuriyet Caddesi ve Atatürk Üniversitesinde rampa sorunlarının yanı sıra birçok sıkıntı sergide fotoğraflandı.

    Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’nın önderliğinde gerçekleştirilen ‘Fark etmek elimizde, farkında mısınız’ isimli fotoğraf sergisinin açılışını Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Nihat Yatkın, Prof. Dr. Fuat Gündoğdu ve Sakatlar Derneği Erzurum Şube Başkanı Sadullah Efe gerçekleştirdi.

    Toplumsal duyarlılık oluşturabilmek ve engelli bireylerin umutlu bir şekilde geleceğe güvenle bakabilmesi için, 15 Temmuz Milli İrade Salonu’nda açılan fotoğraf sergisinde Öğr. Gör. Ayşe Özdemir, engellilerin önündeki engelleri fark etmenin önemine dikkat çekerek, çekmiş olduğu fotoğrafları sergiye katılanlara anlattı.

    Cumhuriyet Caddesi’nde ve Atatürk Üniversitesinde engelli bireyleri en çok zorlayan durumlar ise rampaların eğim oranının yüksek olması, bankamatik önlerinin yüksek ve en az iki basamaklı merdivenlerden oluşmasının zorluklarını sunan karelerin sahibi Ayşe Özdemir, sergiye katılan insanların, yanlarından geçtikleri ancak farkına bile varmadıkları sorunlara karşı, sergiden çıktıktan sonra daha duyarlı olacaklarını söyledi.

    Atatürk Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Merkezi Koordinatörü ve Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Karaman Özlü, farkındalık oluşturmak için engellilerin önündeki engelleri fark edebilmek için sergi çalışmasını yaptıklarını söyledi. Özlü, “Hafızamız görsel olarak daha güçlü, biz de sergide bulunan fotoğrafların hafızamıza kazınmasını amaçladık. Gün içinde dikkatimizden kaçan sorunları fotoğraf sergisiyle bugüne özel bir çalışma olarak sunduk. 3 Aralık Engelliler Günü için engellilerin sorunlarına dikkat çekmek istedik. Çevremizde bulunan engelleri Ayşe Özdemir’in objektifinden sunuyoruz” şeklinde konuştu.

  • Konya Büyükşehir sahipsiz ve doğal hayattaki hayvanlara yem bıraktı

    Kış ayları ile birlikte sahipsiz hayvanlar için beslenme odaklarına düzenli olarak yem bırakan Konya Büyükşehir Belediyesi, yoğun kar yağışının ardından çalışmalarını artırdı.

    Konya Büyükşehir Belediyesi, yoğun kar yağışının ardından sahipsiz hayvanların ve kuşların aç kalmaması için beslenme odaklarına ve şehir merkezinde uygun yerlere yem bırakıyor. Başıboş kedi ve köpeklerin aç kalmaması için, 250 adet beslenme odağına günlük olarak tavuk kırıntılarıyla pelet yem bırakan ekipler, hava şartlarına göre çalışmalarını artırarak hayvanlara yiyecek bırakmayı sürdürüyor. Ekipler, olumsuz hava şartlarında yem ihtiyaçlarını gidermekte zorlanan kuşlar için de Alaaddin Tepesi, Kayalıpark, Mevlana bölgesi, mezarlıklar başta olmak üzere şehrin farklı bölgelerine buğday bırakıyor. Bir sevgi ve merhamet şehri olan Konya’da vatandaşların da yoğun kar yağışının olduğu dönemlerde evlerinde artan yiyecekleri sahipsiz hayvanlar için uygun noktalara bırakmaları büyük önem taşıyor.

    Yaban hayvanlarına acil müdahale hizmeti

    Konya Büyükşehir Belediyesi, yoğun kar yağışı ve aşırı soğuklar nedeniyle yaralı, bakıma muhtaç ve yem sıkıntısı çekerek yerleşim yerlerine sığınan yaban hayvanlarını da koruma altına alıyor. Konya merkez ve ilçelerde bakıma muhtaç yaban hayvanlarını Orman ve Su İşleri Bakanlığı Bölge Müdürlüğü ekipleri ile işbirliği içinde alarak Geçici Hayvan Bakımevi’nde tedavilerini ve bakımlarını yapan Konya Büyükşehir Belediyesi, hayvanları doğal ortamlarına geri bırakıyor.

  • Dr. Murat Gürbüz mutluluğun günlük hayattaki etkilerini açıkladı

    Psikiyatri Uzmanı Dr. Murat Gürbüz, kişinin genel olarak mutluluk veya mutsuzluk halinin genetik faktörlerdeki etkisinin yüzde 40-50 gibi yüksek oranda olduğunu söyledi.

    Mutluluğun kişiden kişiye değişen farklı farklı etkileri olduğunu söyleyen Medicana International İstanbul Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Murat Gürbüz, mutluluğun günlük hayattaki etkilerini açıkladı.

    Genetik faktörlerin mutluluk ve mutsuzluk üzerinde yüzde 40-50 gibi yüksek oranda bir etkiye sahip olduğunun altını çizen Dr. Gürbüz “Mutluluk önemli ölçüde dış etkenlerce belirlense de aslında kalıtsal parçaları tamamıyla kişiliğin genetik mimarisiyle şekilleniyor. Yani mizacımız, adaptasyon kabiliyetimiz ve yatkınlığımızın genlerle ilişkisi yüksek. Mesela hep ’sebepsiz mutlu’ ya da ’doğal mutlu’ olarak gördüğümüz insanlar vardır. Araştırmacılar, bu durumun doğuştan sabit bir mutluluk noktası olduğunu belirtiyor. Eğer mutluluk düzeyiniz, denge noktanız, doğuştan yüksekse mutlu olmak için çok çabalamanıza gerek yoktur. Bu avantaja sahip olan kişiler genellikle mutlu olma ihtimalleri diğer insanlara göre daha yüksektir. Hayata 1-0 önde başlamışlardır da diyebiliriz. Tabii ki bu insanlar da mutsuz oluyorlar. Çünkü mutluluğu etkileyen tek unsur genetik değil” dedi.

    Beslenme ile mutluluk arasında kuvvetli bir ilişki olduğunu da belirten Dr. Murat Gürbüz “Ancak bunların önem sırasını zihnimize nasıl oturttuğumuz çok önemli. Beslenme bizim için temel bir gereksinim, mutluluk için her zaman bu durum geçerli değil. ’’Mutlu olmak için nasıl beslenmeliyim’’ diye yola çıkarak sağlığımızı kaybedebiliriz. Sağlıklı olmak ve mutlu olmak her zaman beraber olmak zorunda değildir. Beden sağlığımız ve ruh sağlığımız bir bütündür ve sağlıklı kalmak için beslenmeliyiz her şeyden önce, daha mutlu olmak için değil. Sağlıklı beslenmek ise amacınız, o zaman tabii ki beslenme uzmanına gidebilirsiniz. Çünkü sağlıklı beslenmeyen hiç kimse, sağlıklı bir ruhsal yapıyı da uzun süre muhafaza edemez. Bu nedenle, beslenmenin mutlulukla değil, mutluluğun beslenmeyle olan ilgisinden söz edebiliriz” şeklinde konuştu.

    İnsan hayatında en mutlu ve en mutsuz olduğu yaş dönem ile ilgili Dr. Gürbüz, “Her insanın hayatı biriciktir ve insanın mutluluğu içinde bulunduğu yaş dönemleri, ilişkiler, hastalıklar, kayıplar, olumlu olumsuz yaşam olayları gibi birçok faktörden etkileniyor. Yapılan çalışmalar yaş-mutluluk ilişkisinin U şeklinde bir eğriye benzediğini, yirmili yaşlarda azalmaya başlayıp, 40-50 yaş arası hayatımızın en mutsuz dönemi yaşadığımızı sonra tekrar artışa geçtiğini,75 yaş civarı zirveye ulaştığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    Kadınlar, erkeklere ortalama yaşantılarında daha mutlu olduğunu ancak depresyona daha yatkınlığa sahip olduğunu belirten Dr. Gürbüz, “Kadınların yüzde 15-25’i hayatının en az bir döneminde depresyona giriyor. Evli olmak, mutluluk ortalamasını yukarı çekiyor. Dışa-dönük olanlar daha mutlu bir yaşam sürüyor. İlginç ama çocuk sahibi olmak ortalama yaşamımızda bizi daha mutsuz kılıyor. Yetersiz beslenme ve besin maddesine ulaşabilme, eğitim, işsizlik ortalama yaşam mutluluk düzeyini en çok etkileyen nedenler. Para mutluluk getirmez diyenler yanılıyor, zenginler, fakirlerden birkaç kat daha mutlu.