Etiket: Hayatta

  • 15 günlük hayatta kalma mücadelesini kaybeden minik çocuğun organları bağışlandı

    Bursa’da pencereden düşen 2 yaşındaki çocuğun organları hastalara umut oldu.

    Olay, 26 Haziran Pazar günü Yenikaraman Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, annesi Nihal Yolcu’nun lavaboya gittiği sırada 2 yaşındaki Egehan ve ağabeyi evde oynamaya başladı. Bu sırada odadaki pencereye çıkan Egehan, buradan aşağı baktığı sırada 3’üncü kattan düştü. Yakınları tarafından Çekirge Devlet Hastanesi’ne götürülen Egehan Yolcu, burada yapılan müdahalenin ardından Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk edildi. Minik Egehan’ın 15 gün sonra beyin ölümü gerçekleşti.

    Yolcu ailesi, çocuklarının iki böbrek ve karaciğerini bağışladı. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde minik Egehan’dan alınan organlar hastalara ümit oldu. İki yaşındaki Egehan, yarın ikindi namazını müteakip Hamamlıkızık Mahallesi’nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek. Minik Egehan’dan geriye ise ailesinin sosyal medyadan paylaştığı fotoğraflar kaldı.

  • Seri Katil, Kurbağa Ve Böcek Yiyerek Hayatta Kaldı

    Seri katil Atalay Filiz, ilk ifadesinde cinayetlerle ilgili avukatının konuşacağını ve kayıp sevgilisi hakkında bilgisinin olmadığını söyledi. Filiz’in İzmir’de saklandığı süre boyunca hayatta kalabilmek için kurbağa ve böcek yediği öğrenildi.

    İzmir Menderes’te bu sabah yakalanan 3 kişinin katil zanlısı Atalay Filiz’in, İzmir İl Emniyet Müdürlüğündeki ilk ifadesinde cinayetleriyle ilgili konuşmayacağını, konu hakkında avukatının açıklama yapacağını söylediği öğrenildi. Seri katil Atalay Filiz’in 2010 yılında aynı evi paylaştığı kayıp Rus sevgilisi Olga Seregin hakkında bir bilgisinin olmadığını söylediği kaydedildi. Filiz’in, İzmir’de saklandığı süre zarfında hayatta kalmak için böcek, kurbağa ve çeşitli otlar yediğini ifadesinde dile getirdiği bildirildi. Filiz, ifadesinde üzerinden çıkan 10 bin TL ve 3 bin 500 Euro’yu da İzmir’e gelmeden önce günde 17 saat çalıştığı dönemde biriktirdiğini belirtti.

    2012 YILINDA ENDONEZYA’YA GİTTİĞİ BELİRLENDİ

    Öte yandan Filiz’in üzerinden çıkan eşyalar arasındaki sayısal loto kuponu, kamp dergisi, CD’ler ve vesikalık fotoğraflar dikkat çekti. Filiz’in üzerinden kendi adına düzenlenmiş bir pasaport çıkarken, bu pasaportla en son 2012 yılında Endonezya’ya gittiği, pasaportun 2013 yılında geçerliliğini yitirdiği öğrenildi.

    Filiz’in üzerinde ayrıca kendine ait bir kimlik ve dört adet kendi fotoğrafının bulunduğu başka kişilere ait sahte kimlikler ele geçirildi. Kendisi ve başka şahısların fotoğraflarının bulunduğu üç adet de ehliyetle yakalanan Filiz’in üzerinde 14 adet kendi ve başkaları adına çıkarılan ve faal olan kredi karları ve banka kartları da bulundu.

  • 2 Gün Boyunca Mantar Yiyerek Hayatta Kalmış

    Eskişehir’in Han ilçesinde, “okula gidiyorum” dedikten sonra kaybolan 21 yaşındaki genç, 2 günlük arama-tarama faaliyetlerinin sonucunda ağaçlık alanda bulundu. Gencin, 2 gün boyunca mantar yiyerek hayatta kaldığı ortaya çıktı.

    Edinilen bilgiye göre, Han’ın Kayı köyünde yaşayan 21 yaşındaki zihinsel engelli Nebi Kaçak, perşembe günü sabah 06.30’da “Okula gidiyorum” diyerek evinden ayrılmış ve bir daha geri dönmemişti. Bunun üzerine özel eğitimli köpeklerin de kullanıldığı arama-tarama faaliyetleri sonucunda AFAD, DAK, UMKE, AKUT ve jandarma ekipleri genci, Büyükayı köyü-Yazılıkaya yolunun 2’nci kilometresindeki ağaçlık bölgede bulundu. 21 yaşındaki gencin, 2 gün boyunca ormanlık bölgede yetişen mantarları yiyerek hayatta kalmayı başardığını söylediği öğrenildi.

    Sağlık ekipleri tarafından gerekli tedavileri yapılan genç, yetkililer tarafından ailesine teslim edildi.

  • Üç Gündür Kayıp Olan Yaşlı Adam Ot Yiyerek Hayatta Kaldı

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde üç gündür kayıp olan Alzheimer hastası 70 yaşındaki Mürsel Sarı, AFAD ekipleri tarafından evine 300 metre uzaklıktaki fındık bahçesinde bulundu. Yaşlı adamın üç gün boyunca ot yiyerek ayakta kaldığı belirtildi.

    Kdz. Ereğli ilçesinde 21 Nisan akşamı birlikte yaşadığı oğlu Fethi Sarı’nın Bağlık Mahallesi’sinde ki evinden kimseye haber vermeden çıkan 70 yaşındaki Alzheimer hastası Mürsel Sarı bu gün öğle saatlerinde Zonguldak AFAD ekiplerinin yaptıkları arama çalışması sırasında bulundu. Fethi Sarı’nın evine yaklaşık 300 metre mesafedeki fındık bahçesindeki bir çukurun içerisinde AFAD ekipleri tarafından bulunan Mürsel Sarı’nın susuzluk nedeniyle bitkin olduğu görüldü. Mürsel Sarı’nın bulunması haberini alan yakınları fındık bahçesine giderek sevinç göz yaşları dökerken, olay yerine 112 ekipleri çağrıldı. 112 sağlık görevlileri yaşlı adama ilk müdahaleyi bulunduğu fındık bahçesinde yaptıktan sonra ambulansla Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Sağlık durumunda ciddi bir duruma rastlanılmayan yaşlı adamın üç gün boyunca aç ve susuz kalması nedeniyle bitkin düştüğü belirtildi. Yaşlı adamın üç gün boyunca fındık bahçesindeki otlardan yiyerek hayatta kalmayı başardığı ifade edildi. Baba Mürsel Sarı hastanede kendisini tedaviye götüren oğlunu öpüp sarılarak büyük bir mutluluk yaşadı. Babasının bulunmasından dolayı çok mutlu olduklarını ifade eden Fethi Sarı ise AFAD ekipleri başta olmak üzere arama çalışmaları sırasında kendilerine yardımcı olan Kdz. Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğü personeli ile Kdz. Ereğli Belediyesi İtfaiye ekiplerine teşekkür etti. Fethi Sarı gazetecilere yaptığı açıklamada “Biz AFAD ekipleri ile birlikte dünden bu yana arıyorduk. AFAD ekipleri bu sabahta geldi. Bizim evin 300 metre ilerisinde ki fındık bahçesinde çalı dibine girmiş. Artık düştü mü, kendiliğinden mi girdi bilemiyorum. Orada oturur vaziyette bulunmuş. Sağlık durumunda herhangi bir şey yok. Sadece aç ve susuz kaldığı için bitkinliği var. Allah’ıma çok şükürler olsun. AFAD’a çok teşekkür ediyorum. Bütün emniyet ekiplerimize ve itfaiyemize, hepsinden Allah razı olsun. Orada ‘Çoban ekmeği’ dediğimiz otlar var. Babam eşli insan olduğu için biliyor, ondan yemiş. İçecek bir şey yok, sadece o otla kendisini avutmuş” dedi.

    70 yaşındaki Mürsel Sarı 21 Nisan akşamı oğlu ve gelini evde uyuduğu sırada evden çıkmış, gece yapılan aramalardan bir sonuç elde edilemeyince ertesi gün çağrılan Zonguldak AFAD ekipleri de yaklaşık 5 saat süren arama çalışmasına rağmen kendisini bulamamıştı. AFAD ekipleri yaşlı adamı kaybolduktan üç gün sonra evine 300 metre uzaktaki fındık bahçesinde bulmayı başardı.

    Yaşlı adamın tedbir amaçlı bir süre hastanede tutulacağı öğrenildi.

  • Her 3 Kanser Hastasından 2’si Hayatta Kalıyor

    Memorial Sağlık Grubu Antalya Onkoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, 1-7 Nisan Kanserle Savaş Haftası kapsamında yapmış olduğu açıklamada, kanser konusunda çocuklara daha fazla önem verilmesi gerektiğini ifade ederek, son yıllarda yaşanan gelişmeler ile birlikte kanser hastası her 3 kişiden 2’sinin hayatta kaldığını söyledi.

    Memorial Sağlık Grubu Antalya Onkoloji Merkezi, 1-7 Nisan Kanserle Savaş Haftası’nda kanserden korunma ve erken tanıya dikkat çekmek için Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, Memorial Sağlık Grubu Antalya Onkoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan ve basın mensupları katıldı. Kanserle Savaş Haftası kapsamında gazetecilere açıklamalarda bulunan Özdoğan, kanser hastalığının tedavisinde ve tanısında son yıllardan büyük gelişmeler yaşandığını aktardı. Kanser konusunda çocuklara odaklanılması gerektiğini belirten Özdoğan, çocuklarda 5 yaşından 18 yaşına kadar geçen dönemin çok önemli olduğuna vurgu yaptı.

    ÇOCUKLAR KONUSUNDA UYARDI

    Ailenin sigara içmeye devam etmesi durumunda çocuğunda sigara içtiğini aktaran Özdoğan, ”Artık biz 18 yaşından sonra spor alışkanlığı olmayan, sağlıksız beslenen bireylerle karşılaşıyoruz. Obezitenin yüzde 30’larda olduğunu görüyoruz. Kolları öğrencilere odaklanarak sıvazlamayız. Sporu onların hayatlarının bir parçası haline getirmeliyiz. Kalın bağırsak taramalarını yapmalıyız. Kanser hastalığına bağlı olarak 10 yıl önce her 3 hastadan 1’i yaşamını kaybederken, şimdi her 3 hastadan 2’si hayatta kalıyor. Tedavide yaşanan gelişmeler çok sevindirici. 15 yıl önce yüzde 40’larda olan kurtulma oranları şimdi yüzde 70’lere ulaştı” diye konuştu.

    “DİYABET ÇIĞ GİBİ BÜYÜYEBİLİR”

    Kanser hasatlığının önlenmesi için çocuklardan başlanması gerektiğini aktaran Özdoğan, “Artık toplumlar bilinçlenmeye başlandı. Sigara içen insanları dışarıda görmek istemiyoruz, sağlıklı beslenen vatandaşlar görmek istiyoruz. Önümüzdeki günlerde diyabet çığ gibi büyümesi bekleniyor. Tedavilerde ve tanıda Amerika’nın ve Avrupa’nın gerisinde olmadığımızı düşünüyorum. Sağlıkta yeniden yapılanma var. 5-10 yıl içinde bunlar dengeye oturacak” dedi.

    “HALKI KORKUTMAYALIM”

    Sebze ve meyvelerde kullanılan kimyasal maddelerin kansere yol açması yönündeki soruyu da değerlendiren Özdoğan şöyle konuştu:

    “Sebze ve meyvelerde lüzumsuz yaratılan bir korku sebze meyve tüketiminden karbonhidrat tüketimine yol açıyor. Kimyasallar mutlaka denetlenmelidir. Bizler gidiyoruz tavuk ile mücadele ediyoruz. Tabi ki bununla da mücadele edilecek. Ama biz hedefe doğru odaklanmalıyız. İnsanları çok fazla kokutmaya gerek yok. İnsanlar bu korkunun sonucunda balkonunda domates yetiştirir. Sivil toplum kuruluşları bu denetimlere sahip çıkmalıdır.”

    GÜNEŞLENME UYARISI

    Yaz aylarının gelmesi ile birlikte güneşlenme uyarısı yapan Özdoğan, “Güneşlenmek için güneş kremlerini kullanmalıyız. Bunlar kullanılmazsa cilt kanserleri artmaktadır. Antalya için mutlaka bu güneş uyarısını dikkate almalıyız. 20 yıl önce Antalya’da mide kanserini çok az görüyordum. Bugün için ciddi bir artış var. Bunun sebeplerinin başında, Antalya’nın Doğu ve Güneydoğu’dan aldığı göçler ve düzensiz beslenmeler olarak görüyoruz. Daha çok baharatlı, tuzlu tüketime kayışın olduğunu görüyoruz. Bir sürü diyet var. Herkes her hafta bir diyet uyguluyor. En önemli diyet az yemek, çok tüketerek sağlıklı kalamazsınız” şeklinde konuştu.

    “YASAKLAR DELİNİYOR”

    Kapalı alanlarda sigara kullanımının yasaklamasına da değinen Özdoğan, getirilen yasaklamanın herkesi çok mutlu ettiğini söyledi. Yasaklamanın ardından kitlesel bir eğitim programı uygulanmadığını belirten Özdoğan, “Dünyada hiçbir şey yasaklama ile çözülemez. Hatta siz yasağı abartırsanız, aşırı ilgi uyandırırsınız. Türkiye’de sigara yasaklama politikalarını başlangıçta olumlu, ama zaman içinde gerek denetlemelerinin azalması ve eğitim programlarının çerçevesinin genişletilmemesi nedeniyle bunun yavaş yavaş önemini yitirme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu görüyorum. Restoranlara gidiyoruz garson ‘burada içebilirsin’ diyor. Bu yasakların delindiğini görüyoruz” diye konuştu.