Etiket: Hayatlarını

  • Kastamonu’daki kazada hayatlarını kaybedenler toprağa verildi

    Kastamonu’da iki otomobilin çarpışması sonucu hayatını kaybeden 6 kişinin cenazesi, Daday’da gözyaşları arasında toprağa verildi.

    Daday ilçesinden Kastamonu’yu merkez Yürekveren köyüne Ramazan Bayramı ziyaretine gelen aile, bayram dönüşü evlerine gittikleri esnada Kastamonu-İnebolu karayolu Kırcalar mevkii Duruçay köyü kavşağında başka bir araçla çarpışması sonucu 6 kişi hayatını kaybetmişti.

    Kazada hayatlarını kaybeden Enver Binen, eşi Kadriye Binen, kızları Sibel Binen ve Serenay Binen ile ailenin komşuları Kezban Ergin ve kızı Müzeyyen Ergin’in naaşı, yapılan otopsinin ardından Kastamonu Devlet Hastanesi morgundan alındı. Binen ailesinin dört üyesinin naaşı cenaze aracı ile Daday Merkez Kolukaraoğlu Camisi’ne getirildi. Burada helallik alındıktan sonra ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Daday ilçesine bağlı Ertaş Köyüne götürülen cenazeler, gözyaşları arasında aile kabristanına defnedildi.

    Vali Yaşar Karadeniz, Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Daday Kaymakamı Ömer Ahmet Özdemir, Daday Belediye Başkanı Hasan Fehmi Taş ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Öte yandan Kezban ve Müzeyyen Ergin’in naaşı ise, Daday’a bağlı Karacaören Köyünde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

    Ayrıca aynı kazada yaralanan Ali Erol ile araçta yolcu olarak bulunan Ragıp Kara’nın ise tedavisi devam ediyor.

  • Hayatlarını hiçe saydılar

    Çorlu’da yapımı süren kapalı pazaryeri inşaatında çalışan işçiler hayatlarını hiçe sayarak güvenlik önlemi almadan çatıdaki çalışmalarını sürdürdü.

    Çorlu Belediyesi tarafından Çetin Emeç Bulvarı üzerinde yaptırılan Atakent Kapalı Pazaryeri inşaatında çalışan işçilerin çatı demirlerini boyarken hiçbir güvenlik almamaları dikkat çekti. Pazaryeri inşaatında görev yapan yüklenici firma personelinin tehlikelere aldırış etmeden hiçbir güvenlik önlemi olmaksızın yaptıkları çalışma kameralara yansıdı. Güvenlik önlemi olmadan çatı demirlerini boyayan işçilerin çalışmaları devam etti.

  • Aynı gün hayatlarını kaybeden emekli öğretmen ile babası yan yana toprağa verildi

    Kütahya’nın Simav ilçesinde, aynı gün hayatlarını kaybeden emekli öğretmen ile babası, kılınan cenaze namazının ardından yan yana toprağa verildiler.

    Simav’ın Osmanbey İlköğretim Okulundan emekli olan 2 çocuk babası Osman Yalçın (59), bir süredir tedavi gördüğü Simav Doç. Dr. İsmail Karakuyu Devlet Hastanesi’nde dün akşam saatlerinde hayatını kaybetti. Ailesi, öğrencileri ve meslektaşlarını üzüntüye boğan ölümün ardından cenaze defnedilmek üzere köye getirildi. Aynı akşam, Aksaz köyünde yaşayan merhum öğretmen Yalçın’ın babası Mehmet Yalçın (84) da, yatsı namazı için camiye giderken yolun karşısına geçtiği sırada bir aracın çarpması sonucu can verdi.

    Baba ile oğlunun cenazeleri, öğlen namazına müteakip kılınan cenaze namazından sonra Aksaz köy mezarlığında yan yana toprağa verildi. (MEİ-EFE)

  • Eski obezite hastaları yeni hayatlarını anlattı

    Obezite Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Recep Aktimur, “Obezite günümüzde en büyük sağlık sorunlarından biri. Hastalarımız obeziteden kurtulduktan sonra yeni bir hayata başlıyor” dedi.

    Samsun Liv Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Recep Aktimur tedavi ettiği hastalarıyla Fevzinin Yeri’nde düzenlenen 4 . Geleneksel Obezite ve Diyabet Söyleşi Kokteyli’nde bir araya geldi. Obezite cerrahisi deneyimi ile fazlalıklarından kurtulup ikinci baharını yaşayan misafirler doktorlarının eşliğinde birbirlerine yaşadıkları süreçleri anlatarak anılarını paylaştılar. Hastalarının hepsinin istediği kiloya kavuştuğunu söyleyen Samsun Liv Hospital Obezite Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Recep Aktimur, “Obezite günümüzde en büyük sağlık sorunlarından biri. Hastalarımız obeziteden kurtulduktan sonra yeni bir hayata başlıyor. Kronik hastalıklarından (tip 2 diyabet yüksek tansiyon, kolesterol, uyku apnesi kurtuluyor) her konuda daha iyiye gidiyorlar. Sağlıklarının iyileşmesinden başta kendilerine güvenleri artıyor, hayata bakışları değişiyor” diye konuştu.

    Doç. Dr. Recep Aktimur, kilolu olan ya da bahsedilen kronik hastalıklara sahip hastaların mutlaka deneyimli bir cerrah tarafından değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

    Yoğun ilgi ve katılımla gerçekleşen buluşmada misafirler, düzenlenen gece için teşekkürlerini ilettiler.

  • Engellerinin hayatlarını karartmalarına izin vermediler

    Diyarbakırlı İlknur Kudret Fenerci sonradan, yakın arkadaşı Hatice Yeşil ise doğuştan görme engelli. Engellerinin hayatlarını karartmalarına izin vermeyen Fenerci ve Yeşil, açıköğretimden lise eğitimlerini tamamladı. Fenerci, görme engeline rağmen katıldığı cirit atma şampiyonasında Türkiye birincisi, judo şampiyonasında ise Türkiye ikinciliğini kazandı. İki arkadaşın da ortak hedefi, kendi ayakları üzerinde durup topluma faydalı birer birey haline gelmek.

    Diyarbakırlı İlknur Kudret Fenerci, lise birinci sınıfa kadar her iki gözünü de kullanabiliyordu. Lise birinci sınıfta 23 Nisan kutlamalarında güneş altında kaldığı için sağ gözünde kanama meydana gelen Fenerci, acilen ameliyata alındı. Gözünün kurtarılması içini yapılan tüm operasyonlar başarısızlıkla sonuçlandı ve İlknur Kudret Fenerci, sağ gözünü tamamen, sol gözünü ise yüzde 50 oranında kaybetti. Yaşadığı olay nedeniyle okulunu yarıda bırakan Fenerci, bir süre hiç kimse ile görüşmek istemedi. Hayatının en güzel günlerinde gözünü kaybeden Fenerci, bir süre sonra görme engelinin hayatını karartmasına izin vermeyerek açıköğretim lisesine kaydını yaptırdı. Buradan lise diplomasını alan Fenerci, daha sonra spora yöneldi ve çeşitli dallarda derece almayı başardı.

    Hatice Yeşil de tıpkı İlknur Kudret Fenerci gibi görme engelli. Hatice’yi İlknur’dan ayıran fark ise, doğuştan görme engeli ile dünyaya gelmesi. Sağ gözü tamamen görmeyen, sol gözü ise yüzde 10 oranında gören Hatice, ailenin izin vermemesi ve toplumsal bakış nedeni ile uzunca bir süre yalnızlığa mahkum edildi. Bir süre hayatına böyle devam eden Hatice İle İlknur, Altı Nokta Körler Derneği Diyarbakır Şubesi’nde tanışarak yakın arkadaş olmaya başladı. Buradan aldığı eğitimle açıköğretim sınavlarına giren Hatice, lise eğitimini tamamlamayı başardı.

    Hayallerini gerçekleştirmeye bir adım kaldı

    İlknur ve Hatice, MEKSA Vakfı’nda verilen çocuk gelişimi ile büro ve ev temizliği kursuna yazıldı. Çocuk gelişimi kursuna yazılan İlknur ile büro ve ev temizliği kursuna yazılan Hatice, kursa birlikte gelerek birbirlerine destek olmaya devam etti. Görme engelleri nedeniyle toplumdan defalarca dışlanan ve günlük yaşantılarında büyük zorluklar çeken iki arkadaş da buradan alacakları girişimcilik belgesi ile dışlandıkları toplum için yararlı birer bireyler haline gelecek.

    “İlk başlarda engelimden dolayı utanıyordum”

    Hayatı ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan İlknur Kudret Fenerci, engelinin lise birinci sınıfta 23 Nisan etkinliklerinde yaşadığı göz kanamasının ardından ortaya çıktığını söyledi. Fenerci, “Gözümde kanama oluştu ve acilen ameliyat oldum, sağ gözümü kaybettim sol gözüm de yüzde 50 oranda görüyor. Normal lise bire kadar okulumu okudum. Ameliyatlardan sonra açıköğretim sınavlarına devam ettim. Ailem ilk başlarda destek vermedi, yapamazsın sınavları geçemezsin dediler ama ben hırs yaptım ve devam ettim. Lise diplomamı da aldım ve şu an üniversiteye hazırlanıyorum. Engelimin ilk dönemlerinde kendimi eve kapatmıştım, topluma çıkmıyordum, utanıyordum. Akrabalara bile gitmiyordum, kimseyle göz göze bakamıyordum gözlerimi hep kaçırıyordum, engelimden dolayı utanıyordum. Sonra Altı Nokta körler Derneği ile karşılaştım, buradaki arkadaşlarım vasıtası ile hayata bağlandım. Daha sonra Diyarbakır Görme Engelliler Spor Kulübü ile tanıştım orada da arkadaş çevrem oldu. İki branşım oldu, her iki branşta da başarılı oldum. Judoda Türkiye ikincisi atletizm cirit atmada Türkiye birincisi oldum. bu başarılarımdan dolayı kendimle gurur duyuyorum ailem de artık benimle gurur duyuyor. MEKSA Vakfı’nın çocuk gelişimi bölümüne geldim. Burada kurs görüyorum, eğitim görüyorum. Artık topluma rahatlıkla girebiliyorum. Ben de topluma faydalı bir şeyler yapmak istiyorum. Engelimi kendimde engel olarak görmüyorum, iyi bir eğitici olmak istiyorum. Toplumumuzun da bizim gibi engellilere destek olmalarını çok istiyorum, özellikle aileler destek versinler. Engelli kardeşlerimiz de kendilerini eve kapatmasınlar, eve hapsetmesinler” dedi.

    “En büyük hayalim bir işimin olması”

    Doğuştan görme engelli Hatice Yeşil ise gözünün görmemesinin kendisine bir çok konuda engel olduğunu yine de en büyük engelin insanın kalbi ve beyninin olduğunu söyledi. Yeşil, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Uzun yıllar evdeydim sonra Altı Nokta Körler Derneği ile tanıştım, burada görme engelliler okulunda kursa gittim, ilkokul ortaokul ve lise eğitimimi burada tamamladım. Engelim bana hiç zorluk çıkarmadı, kendimi engelli olarak görmedim ama toplumun bize bakışının farklı olmamasını istiyorum. Hiç kimse kendi hayatının garantisini veremez. Herkes yaşayabilir bu durumu. Bir arkadaşımın tavsiyesi ile bu kursa geldim ev e kurum temizliğine. Engelli arkadaşlarım kendilerini eve kapatmasın hepimiz bireyiz ve bir şeyler yapabiliriz. Benim en büyük hedefim bir işimin olması onun için çabalıyorum ve çabalamaya devam ediyorum, kendi ayaklarımın üzerinde durmak istiyorum. Kimse kendini eve hapsetmesin, diğer engelli arkadaşlarım da bu tür etkinliklere yazılsın, ailelerine de sesleniyorum onların hayatlarına müdahale etmeyin.”