Etiket: Hayatları

  • Bir milyonluk sahte senetle hayatları yıkıldı

    Diyarbakırlı Ferican Zoroğlu, adına düzenlenen yaklaşık bir milyon liralık senedin kriminal incelemesinde yazının kendisine ait olmadığı ortaya çıktı. İtiraz üzerine tekrar kriminale gönderilen senedin kaybolması nedeniyle zor günler geçiren aile, yetkililerden yardım bekliyor.

    Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde yaşayan Ferican Zoroğlu, 1999 yılında bin lira borç aldığı kişinin isteği nedeni ile boş bir senede imza attı. Ekin zamanı borç aldığı kişiyi arayıp senedi getirmesini isteyen Zoroğlu, alacaklının kendisine tatilde olduğunu belirtmesinin ardından beklemeye başladı. Bir ay sonra alacaklıyı tekrar arayan Zoroğlu, boş senedin babasından kalan miras nedeni ile davalık olduğu ağabeyine satıldığını öğrenince şok geçirdi. Kendisine gelen bir milyon liralık haciz evraklarının ardından mahkemenin yolunu tutan Zoroğlu, senetteki imzanın kendisine ait olduğunu fakat yazıların başkasına ait olduğunu belirterek dava açtı. Mahkemeye sunulan senet, incelenmek üzere emniyet kriminale gönderildi. Kriminalde yapılan incelemenin ardından senetteki imzanın Ferican Zoroğlu’na yazının ise yeğenine ait olduğu ortaya çıktı. Tam her şeyin yoluna girdiğini düşünen Zoroğlu, itiraz üzerine tekrar kriminale gönderilen senedin ortadan kaybolmasıyla yıkıldı.

    Öte yandan, Ferican Zoroğlu’nun oğlu Baran Zoroğlu, Antalya’nın Alanya ilçesinde karışmadığını iddia ettiği bir olay nedeni ile hapis cezasına çarptırıldı. Bir süre cezaevinde kalan Zoroğlu, geçtiğimiz yıl denetimli serbestlikten yararlanarak memleketi Bismil’in yolunu tuttu. Annesinin içinde bulunduğu durum, evlerinin birkaç kez basılması ve başvurdukları mercilerde sonuç alınamaması nedeni ile denetimli serbestliğini bozdu. Cezaevine gireceği gün ölüm orucuna da başlayan Zoroğlu, bir süre devam ettikten sonra annesinin isteği üzerine eylemine son verdi. Anne ve oğlu, yapılan haksızlıkların sona ermesini istiyor.

    “Yaşadıklarımız bizde psikolojik sorunlara neden oldu”

    İçinde bulundukları durumla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Baran Zoroğlu, annesinin içinde bulunduğu durum nedeni ile BİMER’e başvuruda bulunduklarını söyledi. Bu başvurunun ardından dosyalarının görüldüğünü ve tekrar takipsizlik kararı verildiğini kaydeden Zoroğlu, “Bu süreç devam ederken evimize saldırı yapıldı bunun da başvurusunu yaptık ve buna da takipsizlik kararı verildi. Evin bulunduğu her yerde kamera olmasına rağmen araba ve kişilerin bulunamadığı bile söylendi. Şu anda savcılıkta bir dosyamız daha var arazi biçimlerimiz ile ilgili, bunda da dosyamız bize iade edildi ve arazimizi biçemedik. Yaşadıklarımızın hepsi bizde psikolojik sorunlara neden oldu. Bize ait olmayan yaklaşık bir milyon liralık borç var. Bu durum da hala çözülmedi. Bu kararlara tepki olarak, bana işlemediğim bir suç nedeni ile ceza verilmişti ve denetimli serbestliğe tabi tutulmuştum. 5 kişi yargılanıyoruz, bunların hiçbirinin yan yana gelmediği halde şahıs ben tanımıyorum dediği halde bana ceza verildi. Diyarbakır ve Bismil’deki bazı duruşmalarımızda karar düzeltmeleri var. Mahkeme Yargıtay’dan döndükten sonra Anayasa Mahkemesi’ne ardından İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurabilirsin, yasal yollar belli. Yetkililere sesleniyorum, artık bir sonucun alınmasını istiyoruz” dedi.

  • Bir kursa başladılar hayatları değişti

    Yunusemre Belediyesi, bünyesinde bulunan hanım lokalleri ile hanımların hem el becerilerini geliştirmesine hem de aile ekonomisine katkıda bulunmasına yardımcı oluyor. Kurslara katılan ev hanımları bir yandan meslek edinmenin bir yandan da sosyal çevrelerinin genişlemesinden dolayı mutlu olduklarını belirtti.

    Yunusemre Belediyesi, ilçede bulunan mahallelerde açtığı hanım lokalleri ile birçok bayanın kurslardan faydalanmasını sağlıyor. Belediye Topçuasım Mahallesi Meslek Edindirme Kursları ve Hanımlar Lokali’nde yaklaşık 2 bin 600 kursiyere Kuran-ı Kerim, Ev Dekorasyonları, İğne Oyası, Ahşap, Fotoğrafçılık, Bilgisayar, Plates, Zumba ve Dikiş branşlarında Yunusemre Halk Eğitim Merkezi’nin de katkılarıyla kurs veriliyor.

    Ev tekstili, iğne oyası, takı tasarımları kursiyerlerinden Münevver Yüksel, 1 yıldır devam ettiği kurslarda çok şey öğrendiğini söyledi. Yüksel, “Bir yıldır bu kurslardan faydalanıyorum. Kurs açıldığında başladım hala devam ediyorum. Bizim için çok güzel bir etkinlik oldu. Bize bu kurslar çok şeyler kattı. Evde boş vakit geçirmektense burada çok şeyler öğrendik, ürettik. Yerine göre satışlar yaptık. Aile ekonomimize katkıda bile bulunabildik. Arkadaşlar edindik. Çok güzel vakit geçiriyoruz. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyoruz. Devamını da bekliyoruz, olacağını da tahmin ediyorum. Arkadaş grubumuz çok güzel çok güzel vakit geçiriyoruz. Hem öğrenip hem de arkadaşlık etmiş oluyoruz. Başkanımız ve başkan yardımcılarımız sürekli gelerek taleplerimizi dinleyip değerlendiriyorlar. Başkanımız hanımlarımızı her daim destekliyor. Emeği geçenlerden ve Yunusemre Belediye Başkanımız Dr. Mehmet Çerçi’den Allah razı olsun” dedi.

    Lokal eğitmenlerinden Ayşegül Balkan ise boş vakitlerini değerlendirmek isteyen hanımları kurslara katılmaya davet ederek şunları söyledi: “Yunusemre Belediyesi’nin hanımlarımıza yönelik hayata geçirdiği hanım lokalimizde yaklaşık 100 ev hanımına ev tekstili, iğne oyası, takı tasarımları kursu veriyoruz. Burada hanımlarımız hem üretimde bulunuyor hem aile bütçesine katkıda bulunuyor hem de burada arkadaş ortamında sosyal bir etkinlik kazanmış oluyorlar. Arkadaşlarımız buraya gelmekten memnun. Burada çok güzel işler üretiyoruz aynı zamanda sene sonunda kurduğumuz sergilerle arkadaşlarımız güzel çalışmalar yapıyorlar ve bunları satıyorlar. Satışlarla sermaye olanağı da ortaya çıkmış oluyor” diye konuştu.

  • Romanların hayatları sergide

    Edirne’de yaşayan Roman vatandaşların hayatları, acıları ve mutlulukları 50 fotoğrafta anlatıldı. Kenar mahallerde çekilen Roman çocuk fotoğrafları ’Hayatın İçinden’ isimli sergide, fotoğrafseverler tarafından tam not aldı.

    Balkan Romanları Birliği (BAROM) tarafından Edirne’deki dezavantajlı mahallelerde yaşayan insanlar ve hayatlarından karelerin yer aldığı 50 fotoğraflık ’Hayatın İçinden’ isimli sergi Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Toplantı Salonu’nda açıldı.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Avrupa Birliği (AB) tarafından desteklenen Roman Farkındalığı’nın Arttırılması ve Romanların Sosyal İçermelerinin Sağlanması Projesi’ kapsamında ’Hayatın İçinden’ isimli sergi Edirneliler’le buluştu. Edirne’de dezavantajlı mahallelerdeki insanlar ve hayatlarından karelerin yer aldığı serginin ETSO’da gerçekleştirilen açılışına kamu, kurum ve kuruluş yetkilileri katıldı.

    Balkan Romanları Birliği Başkanı Bahattin Ulusoy proje kapsamında 30 gencin oto ses ve görüntü sistemi eğitimi alarak istihdam edilmesinin hedeflendiğini söyledi. Proje kapsamında dezavantajlı mahallelerdeki insanların hayatlarını anlatan sergi ve belgesel de hazırladıklarını ifade eden Ulusoy, “Bugün burada bulunma nedenimiz de fotoğraf sergisi. Buradaki amacımız dezavantajlı mahallelerimizde yaşam şartlarını göstermek. Sergimizin adı da ’Hayatın Gerçekleri’. Hayatın gerçeklerini Edirne halkına göstermek istedik. Belki bu sergimizi Edirne’den sonra biraz daha genişletip Türkiye genelinde de göstermek istiyoruz. İnşallah tüm toplumumuz hayatın gerçeklerini görürler. Bu konuda da elinden gelen her şeyi yaparlar” dedi.

    Proje Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Veysi Akın da proje kapsamında 30 gencin istihdamını hedeflediklerinin altını çizerek, “İnşallah bu gençlerimizin içinden belirli bir sayıda istihdam düşünüyoruz. Bu konuda da sanayideki ustalarla görüşmelerimizi yaptık. Bu kapsamda projenin içinde Romanlar’a dair bir farkındalık yaratmak için böyle bir resim sergisi oluşturduk. Özellikle medyanın ilgisinin yüksek olduğunu görmek bizi çok sevindirdi. Çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    ETSO sergi salonunda açılan 50 fotoğrafın bulunduğu sergi pazartesi gününe kadar açık olacak.

  • 70’lik dedeler ’bocce’yle tanıştı, hayatları değişti

    Edirne Huzurevi’nde barınan 6 lisanslı sporcu, 70 yaşından sonra bocce sporuyla tanışınca sosyal yaşamları değişti.

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye’deki 59 ilde bulunan 86 huzurevi arasında ’Yetişkin Gençler Boccia Ligi’ gerçekleştirecek. Hayatlarında hiçbir lige hazırlanmadıklarını belirten sporcuların hedefi, Türkiye’yi Avrupa’da temsil etmek. Bocce sporu sayesinde odalarında oturmak yerine harıl harıl lige hazırlanan 6 sporcu, yaşlarına aldırmadan tüm enerjilerini Nisan ayında Antalya’da gerçekleşecek lige harcıyor.

    “Sağlıklı yaşlanmalarına katkı sağlamak”

    Edirne Ali ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Bilgin Özbaş, Edirne Huzurevi’nde kalan sporcuların bocce sporuyla yaşamlarına bir hareket geldiğini ifade ederek, “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının stratejik eylem planında yer alan yaşlılarımızın aktif yaşlanma kapsamında 60 yaş ve üzerinde huzurevinde kalan yaşlılarımızla beraber, Türkiye genelinde bir bocce ligi oluşturulmuştur. Bu Bocce ligindeki temel amaç yaşlılarımızın sağlıklı yaşlanmalarına katkı sağlamak, boş zamanlarını sosyal, kültürel geçirmelerini sağlamaktır. Bocce sporunu özellikle tercih etmemizin sebebi, çok ciddi bir efor gerektirmemesi” dedi.

    “Bu lig dünyada ilk defa Türkiye olacak”

    Bocce antrenörü Ahmet Erdin Nurel takımına güvendiğini belirterek, “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Bocce Federasyonun ortaklaşa düzenlediği, 59 ilde bulunan 86 huzurevi arasında oluşturulan bu lig dünyada ilk defa Türkiye’de oluşturulacak. Türkiye genelinde 18 gurup bulunmakta. Gruplarından birinci olarak çıkan ve 6 tane en ikinciler olmak üzere toplam 24 takım Antalya’da yapılacak olan büyük finale katılacaklar. Burada da ilk üçe girecek takımlar Avrupa’da ülkemizi temsil edecekler. Birinci olmayı çok istiyoruz. Birinci olmak için bizim kadar çalışan şehir yoktur” şeklinde konuştu.

    “Spor adına çok insan tanıyoruz”

    73 yaşındaki Ekrem Pandar, ilk defa profesyonel bir sporla tanıştığını ve çok heyecanlı olduğunu kaydederek, “Biz hocamızla 2-3 aydır çalışıyoruz. Lig başlayana kadar hazırlık maçları yapmaya devam edeceğiz. Bizim yaşımızdaki insanlar için bu spor çok iyi, hareket aynı zamanda. Spor adına çok insan tanıyoruz. Devletler bile spor adına birleşiyor. Bizde yarışmacı arkadaş ve kulüplerle birleşeceğiz. İyi şeyler çıkaracağımızı düşünüyorum. Spor oturmaktan daha güzel bir şey” diye konuştu.

  • Tüp Mide Ameliyatı İle Hayatları Değişti

    Kahramanmaraş Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Tıbbi Hizmetler Başkanı Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Eyüp Mehmet Pircanoğlu, Necip Fazıl Şehir Hastanesi’nde iki yıl içinde 15’i kadın olmak üzere 21 hastanın laparoskopik yöntemle sağlığına kavuştuğunu söyledi.

    Yapılan operasyonlar hakkında açıklama yapan Dr. Pircanoğlu, “Obezite dünyada önlenebilir ölümler sıralamasında sigaradan sonra 2. sırada yer almakta olup, vücuttaki yağlı dokunun artışı ile seyreden bir hastalıktır. Sağlık Bakanlığı tarafından 2010 yılında yapılan Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması raporuna göre Türkiye’de obezite sıklığı erkeklerde yüzde 20,5 ve kadınlarda ise yüzde 41,0 oranında saptanmıştır. Türkiye’nin toplamda yüzde 30,3’ü obezite ile karşı karşıyadır” dedi.

    Obezitenin nedenleri hakkında bilgi veren Pircanoğlu, “Obezite yüksek kalorili besinlerle beslenme, hareketsiz yaşam ve insülin direncine bağlı gelişerek ikincil hastalıklara neden olmaktadır. Hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, diyabet, uyku apne sendromları, kalp ve damar hastalıkları, kanserler ve eklem rahatsızlıkları ile obezitenin birlikte görülme sıklığının giderek artıyor” dedi.

    Necip Fazıl Şehir Hastanesi’nde başarılı tüp mide operasyonları yaptıklarını kaydeden Dr. Pircanoğlu, “Hastanemiz genel cerrahi, diyet ve endokrin polikliniklerine obezite nedeniyle başvuran hastalarımız öncelikle bu operasyonu uygulayan hekimlerimiz tarafından genel muayene ve değerlendirmeleri yapılmaktadır. Bu değerlendirmede boy, kilo, yeme alışkanlıkları, daha önceden geçirilmiş operasyon öyküsü, diyabet, hipertansiyon gibi ek hastalıklar yönünden muayene edilmektedir. Sonrasında operasyon için ön şartları sağlayan hastalarımız sağlık kuruluna gönderilmekte kurulca uygunluk verilmesi halinde hastalar operasyon için hazırlanmaktadır. Necip Fazıl Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği olarak bir farkımız da opere edilen hastalarımız 7/24 operasyonu yapan hekime ulaşma ve danışma ayrıcalığına sahip olmakta ve bu sayede çıkabilecek komplikasyonlar daha erken fark edilip müdahale etme şansı doğmaktadır” diye konuştu.

    Laparoskopik yöntemle ameliyat olan ve 122 kilodan 76 kiloya düşen 29 yaşındaki Sümeyye Aktaş ise, “Görüntü önemli ama benim için asıl önemli olan hareket özgürlüğü keşke daha önce olsaydım. İki yılda ulaşılması hedeflenen kiloya bir yılın sonunda ulaştım. Ameliyat sonrası süreçte beslenmesine ve sporuna harfiyen uymam etkili oldu. Korkacak bir şey yok. Herkese tavsiye ederim” dedi.