Etiket: Hayatına

  • Enerji Sektöründe Kadın İstihdam Projesi ile 5 yılda 5 bin kadın çalışma hayatına dahil edilecek

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, “Kadınların emeği ve katkısı olmadan bir ülkenin kalkınması mümkün değildir” dedi.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı himayalerinde, Shell ve İŞKUR, Türkiye’de kadın istihdamını artırmak amacıyla Enerji Sektöründe Kadın İstihdam Projesini hataya geçiriyor. Proje kapsamında 5 yılda 5 bin kadın çalışma hayatına dahil edilmesi hedefleniyor.

    Projenin tanıtım toplantısına katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak, “Mesleklere karşı cinsiyetçi bir yaklaşım gerçekleştirerek bazı meslekleri kadın ve erkek mesleği olarak ayırdık. Bu çok yanlış bir algı ve tutum. Bu, zaman içerisinde mesleklerin fiziksel şartlarının da bu çarpık anlayışa göre oluşturulmasına ciddi bir neden oldu. Cinsiyete dayalı mesleki ayrımcılığın belki de en çok rastlandığı sektörlerin başında enerji sektörü geliyor. Bu anlamda kadınların iş gücüne katılım oranı yıllara göre belirli bir iyileşme gösterse de yine istediğimiz bir noktaya ulaşmadığı hepimizin malumu. Kadın erkek ayrımını oluşturan önyargıların kırılması için toplumun bütün kesimlerine önemli görevler düşüyor. Kadınların emeği ve katkısı olmadan bir ülkenin kalkınması mümkün değildir. Kadın istihdamının artırılması için son yıllarda çok büyük mesafeler kat ettik. Bu alandaki bilinç ve farkındalığın daha da artmasıyla önümüzdeki yıllarda çok daha parlak sonuçlar elde edeceğimizden hiç şüpheniz olmasın. Kadınların iş hayatında karşılaştıkları sorunlar ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlardan bağımsız değil. Bu tür sorunlar ortadan kaldırılmadıkça tek başına bir alanda yaşanan gelişme bu sorunun çözümü için yeterli olmaz. Cinsiyet eşitliğinin hayatımızın her alanına sirayet etmesi için kadınların özgürlük mücadelesini bütüncül bir yaklaşımla ele almaya gayret etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

    “Mesleklerin cinsiyetleri yoktur”

    Cinsiyet eşitliğinin önce zihinlerde başladığını söyleyen Albayrak, “Mesleklerin cinsiyetleri yoktur. Kadın mühendis, kadın doktor gibi tabirler sorgulanmamış klişelerden ibarettir. Mühendis mühendistir, doktor doktordur. Kadın ya da erkek mühendis gibi kavramlar yoktur. Şirketlerin bu konudaki tutumlarını da gözden geçirmeleri gerekiyor. Kız öğrenciler toplumsal cinsiyet kalıplarından dolayı gerek üniversite gerekse meslek hayatına girişte bu avantajdan maalesef tam anlamıyla yararlanamıyor. Bu ve benzeri projelerde bu durumu ortadan kaldırmak arzusundayız. Enerjide gençlere ilham verecek, kariyer planlamalarında onlara rol model olacak öncü kadınlar yetiştirmek zorundayız. Kadınlarımızın başarılarını daha görünür kılmak zorundayız. Her bir başarı hikayesi, inanıyorum ki kadınlar için enerji sektörünün cazibesini daha da ileriye taşıyacaktır” ifadelerini kullandı.

    “5 yılda 5 bin kadına istihdam sözü projesi kadın istihdamının artırılması yönünde oldukça kıymetli bir adım”

    Büyük hedeflerin olduğunu ve bunlara ulaşmak için kadınların gücüne ihtiyaç olduğunu kaydeden Albayrak, şöyle konuştu:

    “Enerji sektöründe kadın istihdamı konusunda kat edeceğimiz mesafeler diğer sektörler için de önemli bir örnek teşkil edecektir. Enerjinin her alanında kadın istihdamının artırılması anlamında da bu vizyonu hayata geçirecek tüm paydaşlarımızın katkılarına her açıdan açık olduğumuzu belirtiyorum. Kadınlarımızın gücüne ve potansiyeline sonuna kadar güveniyoruz. Türkiye’nin değişim ve gelişiminde öncü rol oynayacak kadınlarımızın katkılarıyla Türkiye hedeflerine daha güçlü ve emin adımlarla hızlı bir şekilde ilerleyecektir. Salı günü İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz Türkiye Enerji Veren Kadınlar Ödül töreniyle enerjide büyük başarılara imza atan kadınlarımızı hep birlikte alkışladık. Erkek egemen sektör olarak bilinen enerjide kadınlarımızın azimleri, gayret ve cesaretleriyle yaptıkları başarıları dinlerken sadece göğsümüz kabarmadı, yer yer gözlerimiz yaşardı. Yenilikçi bakış açıları ile enerji sektörüne yeni açılımlar kazandıran kadınlarımız sayesinde enerji sektöründe arzuladığınız hedeflere birer birer ulaşacağız.”

    Bugün dünyada enerjide çalışan kadın sayısının yaklaşık 150 bin olduğuna dikkat çeken Albayrak, “Bu oran dünya üzerinde de istenilen düzeyde değil. Enerjinin her iş kolunda yüksek potansiyeli düşünüldüğünde bu oranın ne kadar düşük olduğu apaçık ortada. Bütün amacımız enerji sektöründe kadın istihdamını artıracak her türlü girişime ön ayak olmaktır. Shell Türkiye’nin kadın enerjisinden ilham alarak başlattığı 5 yılda 5 bin kadına istihdam sözü projesi kadın istihdamının artırılması yönünde oldukça kıymetli bir adım. Shell Türkiye’nin başlattığı bu adım inşallah enerji sektörümüzdeki hem uluslararası hem küresel diğer oyuncular hem de diğer yerli bölgesel oyuncu firmalarımız tarafından da takip edileceğini ve önemli katkılar ortaya koyma noktasında adımlar atılacağını umut ediyoruz. Türkiye 2023 büyük ve güçlü Türkiye hedeflerine emin adımlarla ilerlerken tüm paydaşlarıyla tesis edilmiş olan bu güçlü zemini pekiştirerek hedeflerine erkek kadın, kadın erkek olarak tek vücut olarak ilerliyor. Türkiye güçlü ekonomik yapısı ve sağlam siyasi istikrarıyla bu topraklarda iş yapmak isteyen herkese sonsuz fırsatlar sunan dünyadaki nadir ülkelerden bir tanesi” diye konuştu.

    “Şu anda kamuda yüzde 39 oranında kadın çalışan oranı var”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, “Biz AK Parti iktidarı olarak 15 yıldır kadın odaklı meselelere büyük bir hassasiyetle yaklaşıyoruz. Bu alanda devrim niteliğinde düzenlemeleri hayata geçirdik. Kadın odaklı meselelerde ilerleme sağlamak için sadece yasal düzenlemeler bir yere kadar katkı sağlıyor. Bunların uygulamaya yansıması, bu alanda farkındalığın artırılması için de paydaşlarla iş birliği gerekiyor. Biz kadın güçlü olursa Türkiye’nin güçlü olacağına inanıyoruz, kadınlar mutlu olursa bunun tüm Türkiye’ye yayılacağına inanıyoruz. Bugün baktığımızda kadınların hayatın her alanında etkin bir şekilde yer aldığını görüyoruz. Şu anda kamuda yüzde 39 oranında kadın çalışan oranı var. Sağlıktan eğitime artan oranlarda her alanda kadınlarımız çok güçlü şekilde yer alıyor. Bunların daha da ivme kazanması için çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak son dönemde odaklandığımız temel mesele istihdam. Bu anlamda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2017’de yürütülen milli istihdam seferberliği çok başarılı sonuçlara ulaştı. 1,5 milyon ek istihdam sağlandı. Sektördeki bütün paydaşlarla yapılan toplantılarda edindiğimiz geri bildirimleri dikkate alarak hazırladığımız teşviklerin miktarı bugüne kadar asgari ücret üzerinden gerçekleştiriliyordu. Artık pirimi esas kazanç üzerinden veriyoruz. 883 TL ile 2 bin 240 TL arasında değişen oranlarda pirim desteklerimiz olacak. Kadınlarımız için özel bir düzenleme gerçekleştirdik. Kadın istihdamı olduğu takdirde 18 ay süreyle iş verenlerimizi destekleyeceğiz” açıklamasında bulundu.

    “Türkiye istihdam konusunda son 10 yıl içinde büyük bir başarı hikayesi yazdı”

    İş başı eğitim programlarından son 10 yıl içinde 1 milyon kişinin faydalandığını bildiren Sarıeroğlu, şöyle konuştu:

    “Bu 1 milyon kişinin 297 bin’i 2017 yılında gerçekleşti. 1 milyon kişinin 440 binini kadınlar oluşturdu. 2017 yılında da iş başı eğitim programlarımızdan 151 bin kadın faydalanmış, yine mesleki eğitim kurslarımızı gerçekleştirmeye başladığımız 2009 yılından itibaren 1 milyon 430 bin kişi meslek iş eğitim kurslarında faydalandı. 2017 de 117 bin vatandaşımız mesleki eğitim kurslarından faydalanmış. Bunun 81 bin’i kadınlarda oluşuyor. Toplamda 1 milyon 430 bin mesleki eğitim kursuna katılan vatandaşlarımızın da yarısından fazlasını kadınlar oluşturuyor. Türkiye istihdam konusunda son 10 yıl içinde büyük bir başarı hikayesi yazdı. Ülkemizde gerçekleşen iş gücüne katılım oranında 10 yılda 8 milyonun üzerinde bir artış var. Bunun yarısını kadınlar oluşturuyor. İstihdam anlamında da 7 milyonu aşan oranda bir istihdam artışı sağlandı. Bunun da 3,5 milyonunu kadınlar oluşturuyor. Kadınların olmadığı hiçbir alanda başarı olmaz. Türkiye’nin daha hızlı büyümesi ve kalkınmasının kadınların tüm süreçlere daha etkin ve aktif katılımıyla mümkün olacağına inanan bir iktidarız.”

    Programa İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya da katıldı.

  • Yazar Necati Mert: “Biyografiler yazarların hayatına yolculuktur”

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen Şubat Kültür Sanat Etkinlikleri ‘Sait Faik’ Paneli ile devam etti.

    Adapazarı Kültür Merkezinde (AKM) düzenlenen panelde, Yazar Necati Mert, AK Parti Sakarya Milletvekili Prof. Dr. Mustafa İsen, Prof. Dr. Yılmaz Daşcıoğlu ve Yazar Muhsin Mete katılımcılara seslendi. Programda konuşan AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Mustafa İsen, “Sait Faik Türk hikayesinde çok önemli bir isim. Hikaye konusunda bana göre halen aşılamamış biridir. Bende bir Sakaryalı olarak hayatımın bir döneminde Sait Faik ile yollarım kesişti. Üniversite birinci sınıfa gidiyorum. Yeni Türk Edebiyatı dersinde hocamız bilgi fişlerinden bahsetti. O dönem hikaye ile ilgili ve alakalıyım. Yaz tatiline girerken hocama hikaye üzerine bir şeyler okumak istediğimi ilettim. Hocamız bana Sait Faik’i tavsiye etti ve kitaplarının tamamını bana getirdi. İşte ben Sait Faik ve hikayelerini bu olay ile tanıdım” dedi.

    Yazar Necati Mert, “Bu kitabı yazmam için bana geldiklerinde çok rahatsızdım. Elimi kaldırıp klavyeye dokunamayacak gibiydim ve ben o halde bu işi kabul ettim. Bu iş bana sağlımı resmen geri getirdi. 2-3 gün içerisinde tekrardan hayata tutundum. Biyografi kitapları, gerçek bir yolculuk değildir. Onun hayatından ve eserlerinden yola çıkıyorsunuz. Arkadaşları tarafından anlatılanlardan yola çıkıp bir eser oluşturuyorsunuz. O yüzden bu kitapta olan hiçbir şey bana ait değil. Bu kitaptakiler Sait Faik ve arkadaşlarına aittir. Her biyografi, aslında yazarın hayatına yolculuktur” diye konuştu.

    Yazar Muhsin Mete’de, “Herhangi bir yayınevi bir kitap yayınladığında bu kitabın kime nasıl ulaştığı hakkında kaygı taşır. Bu konuda Büyükşehir Belediyesi bize yardımcı oldu. Hem buradaki genç arkadaşlarımızla buluşma imkanı sağladı hem de kitabımız belli bir okur kitlesine ulaşmış oldu. Ben Sait Faik ile ilgili bir biyografi kitabımız olması gerektiğini düşünüyordum. Aklıma hemen Necati Mert ismi geldi. Necati Mert’in Sait Faik’i en iyi kavrayacak kişi olduğunu düşündüm. Bütün taleplerimizi alçak gönüllükle ve büyük bir anlayışla karşıladı. Kitabın kapağından içindeki fotoğraflara kadar bizlere yardımcı oldu. Bu güzel eseri ortaya koyduğu için kendisine teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Prof. Dr. Yılmaz Daşcıoğlu ise, “Biyografi yazan kişiler hem kurgu hem tarih yaparlar. Bu kitapta aynı metinde iki yazarı okuyoruz. Her şeyin söylendiği bir kitap yazarak var olan veriden yeni bir Sait Faik yaratma girişiminde bulundu. Bence Necati Mert bu sebeple Sait Faik’e yeniden hayat vermiştir. Türk hikayecilerinden bahsedildiğinde en başta akla gelen birkaç isimden biri Sait Faik’tir. Sait Faik’in ölümünden sonraki kuşak onun eserlerindeki sürrealist dilden esinlenmiştir” ifadelerini kullandı.

    Panel; Necati Mert’in imza günü etkinliği ile sona erdi.

  • GSO’nun E-Ticaret Sitesi “Gsotrade.com” yayın hayatına başladı

    Gaziantep Sanayi Odası (GSO) tarafından, oda üyelerinin ve ürünlerinin tanıtımının yapılması, ihracat kapasitelerinin artırılması ve E-Ticaret kapasitelerinin geliştirilmesi amacıyla başlatılan, GSO E-Ticaret Atağı Projesi kapsamında hazırlanan ‘gsotrade.com’ web sitesi yayın hayatına başladı.

    E-Ticaret dönüşümü projesi olan gsotrade.com’a kayıt olan firmalar, bir yıl boyunca kendileri için özel hazırlanan web sayfasında 7 farklı dilde 800 ürününü videolarla, fotoğraflarla tanıtabilecek.Firmaların kendilerine özel dijital katalog da oluşturabildikleri projede ayrıca üretilen ürünler de elektronik ortamda satılabilecek.

    GSO üyeleri, üretmiş oldukları ürünlere yönelik 228 ülkedeki 9,5 milyondan fazla ithalatçı arasından doğrulanmış, güvenilir alıcı bilgilerine erişebilme imkanı bulurken aynı zamanda ithalatçı firmaların bilgilerine ve ticaret detaylarına da ulaşabilecek.

    Bununla birlikte proje kapsamında katılımcı üyelere yönelik 1 yıl boyunca E- Ticaret konusunda çeşitli eğitim ve danışmanlık hizmetleri verilecek.

    GSOTRADE portalına üye olan firmalara özel hazırlanacak sayfalarda, doğrudan müşteri bilgilerine ve potansiyel alıcılara erişim imkanı, ürün sergileme ve satış hakkı, İngilizce, Almanca, Rusça, Arapça, Çince dillerinde hizmet, müşterilerine özel şifreli girişle online showroom oluşturma imkanı, 8 farklı kullanıcıyla erişim hakkı, özel dijital katalog oluşturma imkanı, E- Ticaret sipariş takip ve raporlama modülü gibi birçok seçenek de yer alıyor.

  • Öğrencilerden yaban hayatına destek

    Adana’nın Kozan ilçesinde özel bir kolej ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Şubesi işbirliğinde yürütülen proje kapsamında yabani hayvanlara yem bırakıldı.

    Öğrenciler tarafından Göller yaylasının karla kaplı kırsal kesiminde pek çok yaban hayvanını besleyecek şekilde yemleme çalışması yapıldı. Etkinlikte öğrenciler evlerinden getirdiği organik atıkları da doğaya bıraktılar. Yemlemeyi daha çok hayvanların durak yeri olan ardıç ağaçlarının altı tercih edildi.

    Doğa Koruma ve Milli Parklar Kozan Şube Şefi Yakup Atıcı, “Soğuk ve karlı havalarda hayvanlarımız aç kalıyor ve yem bulmak için yerleşim alanlarına kadar inebiliyor, bazıları da açlıktan ölüyor. Bu olumsuzlukları gidermek adına her sene bu aylarda biz zaten yemleme çalışmaları yapıyorduk. Bugün de ilçemizdeki özel bir kolejin işbirliği ile yemleme çalışmaları yaptık. Okulumuza ve öğrencilerine duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederim şeklinde” dedi.

  • ZÜCDOWN ile down sendromlu gençler iş hayatına adım atacak

    Türkiye’nin önemli sektörlerinden züccaciye sektörünü tek çatı altında toplayan Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER), Uluslararası Down Sendromu Federasyonu (UDF) ile düzenlediği basın toplantısıyla ’ZÜCDOWN Mesleki Eğitim ve İstihdam Projesi’ni başlattı. Proje kapsamında down sendromlu 8 genç, ZÜCDER üyesi şirketlerde istihdam edilecek.

    Yaklaşık 470 üyesiyle züccaciye sektörünün nabzını tutan ZÜCDER, UDF ile birlikte Türkiye’de bulunan 70 bin down sendromlu bireyin istihdamına yönelik önemli bir projeye imza atıyor: ZÜCDOWN Mesleki Eğitim ve İstihdam Projesi. UDF’nin belirlemiş olduğu 8 down sendromlu gencin ZÜCDER üyesi 7 şirkette satış ve ofis elemanı olarak çalışacağı projenin tanıtımı düzenlenen toplantısıyla yapıldı.

    ZÜCDER Başkanı Uğur Kaymak’ın, UDF Genel Başkanı Muhammed Abdullah Tuncay’ın hazır bulunduğu basın toplantısına, istihdamı sağlanacak 8 down sendromlu genç de aileleriyle birlikte katıldı. İstanbul’da başlayacak ve 17 ille devam edecek proje kapsamında 12 Ocak-16 Şubat 2018 tarihleri arasında ZÜCDER ofisinde down sendromlu gençlere satış ve ofis yönetimi eğitimi verilecek. Down sendromlu gençler, 5 Mart 2018 tarihinde de ilgili markalarda satış ve ofis elemanı olarak çalışmaya başlayacaklar.

    Basın toplantısında ZÜCDOWN projesi hakkında bilgi veren ZÜCDER Başkanı Uğur Kaymak, “Türkiye’de perakende de en hızlı yayılan ve markalaşmanın en yüksek olduğu sektör züccaciye. Son 10 yıldır sektörümüz yurt içinde ciddi bir atılım gösterirken, yılda 2,6 milyar dolar dış ticaret fazlası vererek ülke ekonomimize katkıda bulunuyor. Sektörümüzün güçlenmesinde dernek üyesi markalarımız önemli bir rol üstleniyor. Güçlü bir sektör, kendisini sosyal sorumluluk projelerinde de göstermelidir. Biz de bu bakış açısından yola çıkarak Uluslararası Down Sendromu Federasyonu ile birlikte down sendromlu gençlerimizin üye markalarımızda istihdamı konusunda ZÜCDOWN projesini başlattık” dedi.

    İşverenlerin engelli birey çalıştırma oranlarıyla ilgili de konuşan Kaymak, “Devletimiz, engelli, terör mağduru veya eski hükümlülerin istihdamı konusunda işverenlere zorunluluk getiriyor. Aynı il sınırları içerisinde 50 ve daha üzeri işçi çalıştıran işverenler mevcut çalışanlarının yüzde 3’ü kadar engelli personel çalıştırmakla yükümlüdürler. Bu oran, kamu işyerleri için mevcut çalışan sayısının yüzde 4’ü kadardır. Örneğin özel sektör için, 70 işçinin çalıştığı bir işyerinde en az 2 engelli işçininistihdamedilme zorunluluğu bulunmaktadır.İŞKUR’ın rakamlarına göre 2016 yılında 79 bin 321 engelli birey iş başvurusunda bulunmuş, 236’sının kamuda, 14 bin 795’inin ise özel sektörde istihdamı sağlanmıştır. Yani engelli vatandaşlarımızın yaklaşık yüzde 20’sine istihdam sağlayabiliyoruz. Özellikle de ülkemiz üretim ve markalaşma atağındayken, istihdamı arttırmaya yönelik çalışmaya yapılırken engelli vatandaşlarımızı da evlerinden çıkarıp çalışma ve sosyal hayata kazandırmamız gerekiyor. Türkiye’nin her yerinde mağazaları bulunan güçlü bir sektör olduğumuzu göz önünde bulundurursak, 17 ile yayılacak projemizle, engelli vatandaşların istihdamında bizim de çorbada tuzumuz olacak. Şu anda Türkiye genelinde binlerce züccaciye mağazası bulunmakta ve her geçen gün bir yenisi daha açılmaktadır. Her bir mağaza, istihdamı gündeme getirmektedir. Tam da bu noktada ZÜCDOWN projemiz, mağazalardaki istihdama da katkı sağlayacaktır. Ümidimiz bizimle birlikte down sendromlu gençlerin istihdamının diğer sektörlere yayılmasıdır” şeklinde konuştu.

    Down sendromlu birey istihdamında belirli bir sayı kesin olmamakla birlikte düşük oranda bulunmakta ve ZÜCDOWN projesi, bu düşük oranı yükseltmeyi ve tamamen istihdam sağlayarak bu gençlerin hayata kazandırılmasını hedeflediği kaydedildi.

    İstanbul’dan Türkiye’ye yayılacak

    Basın toplantısında down sendromlu bireylerin çalışma hayatındaki yeri hakkında açıklama yapan UDF Genel Başkanı Muhammed Abdullah Tuncay, “UDF olarak kurulduğumuz günden bu yana down sendromlu bireylerin istihdamına yönelik çeşitli projeler üstlendik. Bunlardan biri Down Şefler ve Down DJ’ler projelerimizdi. Her iki projemiz de Türkiye’de siz değerli basın mensuplarının aracılığıyla büyük ses getirdi. Genel kanının aksine down sendromlu bireyler, eğitimler sayesinde çalışma ve sosyal hayata kazandırılabilirler. Kurulduğumuz günden bu yana yürüttüğümüz projelerle bunu göstermeye çalışıyoruz ve çok da önemli geri dönüşler alıyoruz. ZÜCDER ile yürüttüğümüz ZÜCDOWN projemizle de Türkiye’nin önemli markalarının mağazalarında down sendromlu gençlerimizi satış elemanı olarak görebileceksiniz. Şimdilik 8 down sendromlu gençle başladığımız projemizin çok kısa bir süre sonra yüzlerce down sendromlu bireye ulaşmasını öngörüyoruz. Federasyonumuz uzun çalışmalar sonucunda İstanbul’da yaşayan en uygun şartlara sahip down sendromlu gençleri belirledi. Bugün aileleriyle buraya gelen down sendromlu geçlerimiz, alacakları eğitimden sonra artık iş dünyasındaki yerlerini alacaklar.” dedi.

    Konuşmaların sonunda istihdama katkı sağlayan ZÜCDER üyelerine plaket verildi.

    Down sendromu nedir?

    Down sendromu, genetik bir farklılık, bir kromozom anomalisidir. Bir insan vücudunda bulunan kromozom sayısı 46 iken down sendromlubireylerde bu sayı üç adet 21. kromozom olması nedeniyle 47 olmaktadır. Hücre bölünmesi sırasında yanlış bölünme sonucu 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom yer almasıyla meydana gelmektedir. 35 yaş üstü hamileliklerde down sendromu riski artmaktadır. Ortalama her 800 doğumda bir görülür. Tüm dünyada 6 milyon civarında down sendromlu birey yaşamaktadır. Türkiye’de ise bu rakamın 70 bin olduğu tahmin edilmektedir. Down sendromlulardagörülen bazı fiziksel özellikler; çekik küçük gözler, basık burun, kısa parmaklar, kıvrık serçe parmak, kalın ense, avuç içindeki tek çizgi, ayak baş parmağının diğer parmaklardan daha açık olmasıdır. Bu özelliklerin hepsi veya birkaçı görülebilir. Down sendromlu bebekler istisnalar olmakla beraber yaşıtlarından daha yavaş büyürler. Zihinsel gelişimleri geriden gelmektedir. Bu gerilik yaş büyüdükçe daha belirgin olarak gözükmekte, ama uygun eğitim programları ile lise, hatta üniversite bitirebilmekte, ikinci bir dil öğrenebilmekte, çalışabilmekte, bağımsız veya yarı bağımsız hayatlar sürebilmektedirler.