Etiket: Hayatına

  • Rektör Ünal: “İş hayatına adım atabilmek nitelikli eğitim ve kişilikle mümkün”

    Rektör Ünal: “İş hayatına adım atabilmek nitelikli eğitim ve kişilikle mümkün”

    Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, mezuniyet sonrası iş bulmakta üç kriterin öne çıktığını açıkladı.

    Mezuniyet sonrası ayrıcalık sağlayan bir diploma sahibi olmanın önemli olduğuna değinen Ünal, bu olmasa dahi nitelik bir eğitim ve kişilikle aranan adam olunabileceğini belirtti. Rektör Ünal, “İş hayatında mezunlarına ayrıcalık sağlayan bir diplomanız yoksa, iş hayatına adım atabilmek için çok emek etmeniz, sonrasında da kendinize yer bulmak için taklalar atmanız gerekebilir. Bu hallere düşmemek için aranan adam olmalısınız. Bu da nitelikli eğitim ve kişilikle mümkün” dedi.

  • “Ofis hayatına adaptasyon sorunu yaşayabiliriz”

    “Ofis hayatına adaptasyon sorunu yaşayabiliriz”

    Tüm dünyayı etkileyen COVID-19 salgını, neden olduğu fiziksel ve ekonomik zararların yanı sıra milyonlarca insanın psikolojisini de olumsuz yönde etkiledi. Pandemi sonrası psikolojik sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Itır Toksöz Bullens, ofis hayatına geçişte adaptasyon sorunu yaşanabileceğini fakat bazı kişilerin de ofis hayatına dönmekten mutlu olacağını söyledi.

    Yeni tip koronavirüs (COVID-19) fizyolojik problemlerin yanı sıra psikolojik ve davranışsal sorunlara da sebep oluyor. Küresel salgının bireyin psikolojisi üzerindeki etkilerini anlatan Doğuş Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Itır Toksöz Bullens, uluslararası basına da yansıdığı üzere dünyanın her yerinde benzer problemlerin yaşandığını belirterek, “Kendi ülkeleri içindeki pandeminin parametreleri uygun geldiği zaman çeşitli ülkeler çeşitli etaplarda normalize oluyorlar. Ülkemiz de ne mutlu ki bu düzeye geliyor. Dolayısıyla bir süre sonra biz de normal bir düzene geçmiş olacağız. Fakat, bir süredir insanlar evlerinden çalışmak zorunda kalıyorlar. Bu süreç, trafik ve trafikte geçirilen süre gibi noktalarda şehri bir parça rahatlatmış olsa da bireylerin üzerinde büyük bir stres meydana getirdi. Hem teknolojiye aşina olmayan bireylerin teknoloji sayesinde çalışmaya yönelmeleri zorunlu oldu. Hem de ev ortamında birden fazla çalışan kişi olabilir. Bu kişilerin koordinasyonu ve çocuklu ailelerde çocukların eğitimlerine devam etmesi, evden sürekli olarak internet bağlantısı ile eğitim gören veya çalışmak zorunda olan farklı sayıdaki bireyler arasında paylaştırılması ciddi sorunlara neden oldu” dedi.

    İş hayatında normaliteyi yakalayamayacağız

    Pek çok kişinin ofiste çalışma hayatına dönmekten mutlu olacağına değinen Itır Toksöz Bullens, “Ancak burada gözetmemiz gereken birtakım düşünceler de var. Döndüğümüz zaman aslında normalleşmeden bahsediyoruz ama belki de iş hayatında daha önce içinde bulunduğumuz normaliteyi yakalayamayacağız. Çünkü, henüz kesin bir tedavi geliştirilmiş değil, herkes tedbirlerle ilerliyor. Bu yüzden de iş yerleri, okullar, toplu taşımada alınan tedbirlerin ne ölçüde yaygınlaştırılabileceği, bunların kişilere nasıl salık verileceği çok önemli bir konu haline geliyor. Evdeki çalışma ortamından çıkıp ofis hayatına alışmanın da ayrı bir stresi olabilir. Burada da adaptasyon sorunu yaşayabiliriz” diye konuştu.

    Sağlık otoritelerinin sözünü dinlemeliyiz

    “Hepimiz kendi varlığımızdan, sağlığımızdan, sevdiklerimizin sağlığından endişe eder hale geldik” diyen Dr. Toksöz Bullens, “Toplumsal olarak böyle bir travmanın içinden geçiyoruz. Burada önemli olan, hepimizin birbirimizi anlayabilecek, empati kurabilecek bir durumumuz var. Hepimiz aynı sorunlarla muhatap oluyoruz. Evden çalışan veya kısmi olarak çalışan birtakım kişiler, rehavete uğramış olabilir ama aslında hem özel sektörde ve kamu sektöründe hem de yurt dışında gördüğümüz genel geçer ortak bir nokta var ki, çalışma saatleri neredeyse ortadan kalkmış durumda. Akşam saatlerinden tutun da hafta sonuna kadar insanlar yeni teknolojilere alışarak işleri bitirebilmek için çeşitli alanlarda insanüstü bir çabayla da çalıştılar. O yüzden ofise dönmek bazı insanları rahatlatabilir. Ama dediğimiz gibi iş yerlerinin bu konuda alacakları tedbirler çok önemli; dezenfektanlardan sosyal mesafeye kadar çalışanları nasıl rahatlatacaklar? Sağlık Bakanlığı, bilim kurulu, Dünya Sağlık Örgütü gibi alanında yetkin olan otoritelerin sözlerini dinlemeliyiz. Ellerimizi sık sık yıkayacağız, maske kullanmaya önem vereceğiz, sosyal mesafeye dikkat edeceğiz, herhangi bir şekilde hastalık belirtisi gördüğümüz zaman mutlaka sağlık otoritelerine başvuracağız. Bilimsel çalışmalar şunu gösteriyor ki, bunlara dikkat edildiği takdirde hem kişisel sağlığımızı hem de toplum sağlığını çok yüksek oranlarda koruyabiliyoruz” şeklinde konuştu.

  • Kadınların iş hayatına atılımını destekleyecek protokol

    Kadınların iş hayatına atılımını destekleyecek protokol

    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Başkanı Adnan Ünverdi iş birliğinde kadın girişimcilerinin sayısını ve niteliğini artırmak amacıyla kurulan Kadın Girişimci Destek Merkezi’nin (KAGİDEM) hizmet sürekliliğinin sağlanması için Türkiye’ye örnek olacak bir protokol imzalandı.

    Kadının ekonomik gücünü sağlamlaştırmak ve hayata geçirdiği istihdam modelleriyle ekonomik özgürlüğünü kalıcı hale getirmek adına kentteki çalışmalarına ağırlık veren Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’le Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi arasında KAGİDEM’in hizmet anlayışına devamlılık kazandırmak için iş birliği protokolü gerçekleştirildi. Protokol kapsamında Büyükşehir Belediyesi ve Gaziantep Sanayi Odası ortaklığında İpekyolu Kalkınma Ajansı’nın güdümlü proje onayı ile iş piyasasına girişimci olarak katılmak isteyen kadınların işe giriş süreçlerinde desteklenerek sağlam temelli ve sürdürülebilir girişimlerin hayata geçirilmesi amacı doğrultusunda bir merkez kuruldu. Merkez içerisinde kadın girişimcilere tahsis edilmek üzere atölyeler, idari ofisler, çok amaçlı salon ve kreş yer alıyor. Ayrıca merkezde farklı büyüklüklerde toplam 25 adet atölye bulunuyor. Öte yandan destek merkezinden faydalanacak kadın girişimcilerin iş fikirlerine göre uygun atölyeler, cüzi kiralarla ve beraberinde sunulacak çeşitli desteklerle kendilerine tahsis ediliyor.

    Merkez, kadın girişimcilerin işe giriş süreçlerinde yanlarında olmak, bünyesindeki atölyeler ve merkezde verilecek hizmetler ile girişimcilerin işe giriş süreçlerindeki maliyetlerinin azaltılmasına yardımcı olmak, sağlam temelli ve sürdürülebilir girişimlerin hayata geçirilmesine aracı olmak, ilimizde özellikle kadınların geliştirebileceği yatırımların tespit edilmesi ve yeni yatırım alanlarının oluşturulması gibi önemli misyonların yerine getirilmesini amaçlanıyor.

    Sanayi odasına yürütülen işbirliği için teşekkür eden Başkan Fatma Şahin, proje için uzun zamandır uğraştığını belirterek, “Binamız hazır ve işletme şekliyle ilgili bir protokol yapıyor, başkanımızla beraber yönetim kurulu oluşturuyoruz. Kadınlarımızın gelip istihdam, proje odaklı çalışabilmesi için yeni fırsatlar veriyoruz. Kadınımızı güçlenmesi lazım. Toplumumuzun yarısının aklını, zekasının bütün kapasitesini kullanmamız lazım. Bu bina, çalışmalar hepsi bize bu fırsatı verecek. Eğitim, sağlık ve istihdamda kadına dair her alanda güçlendirmek için Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve bir kadın başkan olarak da bu konuda çok hassas şekilde çalışıyoruz. Bu yapılan çalışma bir kuluçka merkezi gibi çalışacak ve kendine yeten, özgüveni yüksek proje üretme kapasitesi konusunda Türkiye’de örnek model olarak alınacak bir sisteme imza atıyoruz. Rabbim bizleri birçok kadının hayatına, gönlüne dokunmamıza ve güçlenmesine vesile kılsın” diye konuştu.

    Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi ise merkeze işlevsellik kazandırmak anlamında önemli bir protokol olduğunu ifade ederek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın vesilesiyle, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, İpekyolu Kalkınma Ajansı ve Gaziantep Sanayi Odası işbirliğinde yapımı biten Kadın Girişimci Destek Merkezi’ne işlevsellik kazandırmak anlamında bir protokol imzalıyoruz. Nüfusumuzun yüzde 52’sini oluşturan kadınlarımızın iş hayatına girmeleri, girişimci olmaları açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu birliktelikle Gaziantep’te ki girişimci kadın sayısı artırılmış olacak. Bunun öncelikle bölgemize ve ülkemize rol model olacağına inanıyorum” diye konuştu.

  • Emre Erdoğdu, futbol hayatına Türkiye’de devam etmek istiyor

    Emre Erdoğdu, futbol hayatına Türkiye’de devam etmek istiyor

    İsveç’te ortaya koyduğu performansla göz dolduran Türk asıllı İsveçli futbolcu Emre Erdoğdu, futbol hayatına Türkiye’de devam etmek istiyor.

    İsveç 2 Lig takımlarından Akropolis IF’de top koşturan ancak korona virüs sebebiyle kulübüyle olan sözleşmesini fesheden Emre Erdoğdu, kariyerine Türkiye’de devam etmek istiyor. Aynı zamanda İsveç 19 Yaş Altı Milli Takımı oyuncusu da olan 20 yaşındaki Erdoğdu, “Milli takımda Fransa ve İngiltere’ye karşı oynadım. Amacım Türkiye’de futbola devam etmek. Bonservisim elimde, Türkiye’de Süper Lig ya da 1. Lig takımlarından teklif gelirse kapım açık. Ücret benim için ikinci planda, ilk etapta transfer olduğum takımda kendimi göstererek, önemli bir seviyeye gelmek isterim” dedi.

    Akropolis Takımı İdari Menejeri Georgios Gogas da Emre’nin çok yetenekli bir futbolcu olduğunu söyleyerek, “Emre’nin geleceği çok parlak. Korona virüs krizi nedeniyle ekonomik olarak zor durumdaydık. Önemli futbolcularımızla yollarımızı istemeyerek ayırmak zorunda kaldık. Emre hem stoper bölgesinde hem de sağ bek olarak oynayabiliyor” ifadelerini kullandı.

  • Büyükşehir kentin kültür ve sanat hayatına yön veriyor

    Büyükşehir kentin kültür ve sanat hayatına yön veriyor

    Erzurum Büyükşehir Belediyesi, düzenlediği birbirinden güzel programlarla kentin sanat ve kültür hayatına adeta yön veriyor. Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen etkinliklerde Milli Şair Mehmet Akif Ersoy, vefatının seneidevriyesinde anıldı, Sarıkamış Şehitlerinin aziz hatırası saygıyla yad edildi. Mustafa Karataş’ın katıldığı programda da Mekke’nin fethi anlatıldı. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Sanatsal ve kültürel içerikli düzenlenen etkinliklerimizde şehrimizin sosyal hayatına da katkıda bulunuyoruz” dedi. Hemen hemen her gün kentte önemli etkinliklerin icra edildiğini belirten Başkan Sekmen, “Aziz milletimizin hafızasına yön veren tarihe tanıklık eden mümtaz şahsiyetleri anıyor, toplumsal hayatımızın, günlük yaşantımızın en temel yapı taşı olan ailenin önemini etkinliklerimizle vatandaşlarımıza anlatıyoruz. Bir yandan âşıklık geleneğinin olmazsa olmazı olan halk ozanlarımızla sözlü ve yazılı edebiyatın günümüze kadar ulaşan geleneklerini anlatıyor, diğer yandan da eğitim içerikli konferanslarla güncel konularda halkımızı bilgilendiriyoruz” diye konuştu.

    “ERZURUM; BİR KÜLTÜR VE SANAT ŞEHRİDİR”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, ülkelerin olduğu kadar şehirlerin de kültür kodlarının bulunduğunu ifade etti. Başkan Sekmen, şunları kaydetti: “Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak; kültürümüzü, kültürel değerlerimizi ve kültür miraslarımızı sürekli ön planda tutuyor olmamızın çok özel bir sebebi var. Çünkü biz biliyoruz ki; benliğimizi dinç ve dinamik halde tutmamız, kültürel bağlarımıza sıkı sıkıya sarılmak, bu yolla kendimizi ‘tanımak’ ve ‘bilmekle’ mümkün olacak. Dolayısıyla göreve geldiğimiz ilk yıldan bu zamana kadar geçen süre zarfında geçmişle bugün arasında bir iletişim ve etkileşim kurabilmenin gayretini gösterdik. Kültürel yatırımlara yoğunlaşmamızın yanında, gerçekleştirdiğimiz kültür ve sanat etkinlikleriyle aslında gücümüzün kaynağını teşkil eden kültürel zenginliklerimize yönelik olarak bir farkındalık oluşturmaya çalıştık.”

    “HER TÜRLÜ KÜLTÜREL VE SANATSAL ETKİNLİĞE ÖNCÜLÜK EDİYORUZ”

    Kentteki her türlü kültürel ve sanatsal etkinliğe öncülük ettiklerini ifade eden Başkan Mehmet Sekmen, sözlerini şöyle tamamladı. “Erzurum’un geçmişine baktığımızda; bu kadim şehrin bağrından çıkmış olan edipler, âlimler, düşünürler, felsefeciler, mutasavvıflar, edipler ve düşünce dünyamıza mana iklimi kazandıran nice isimler karşılar bizi İşte bu bile Erzurum’un kültürel derinliğini ortaya koymak için başlı başına yeterli bir sebeptir. Hakikat bu iken; kültürün adeta menbağı olan bu şehirde kültürden ve sanattan uzak durmak, takdir edilmelidir ki; içine düşülen en büyük hatalardan birisi olacaktır. İşte bu anlayış doğrultusunda Erzurum’da kültürün ve kültürel etkinliklerin odak noktası olmaya, her türlü kültürel faaliyete öncülük etmeye ve kültürümüzü yaşatıp gelecek nesillere aktarmaya devam edeceğiz.”