Etiket: hayatı

  • Erzurum’da Soğuk Havalar Hayatı Olumsuz Etkiliyor

    Doğu Anadolu Bölgesi’nde etkisini artıran soğuk hava Erzurum’da hayatı olumsuz etkiliyor.

    Sibirya soğuklarının yaşandığı Erzurum’da hava sıcaklıklarının geceleri eksi 12 dereceye kadar düşmesi hayatı olumsuz etkiliyor. Soğuk havanın etkisiyle kentteki süs havuzları ve göletlerin buz tutması görenleri şaşırtıyor. Buz kesen havada barınmaya çalışan serçe ve güvercinler de binaların saçak aralarına girerek soğuktan korunmaya çalışıyor. Hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle üşüdüklerini ifade eden vatandaşlar, “Artık kaloriferler bile bizi ısıtmıyor. Havalar eksi 10 derecelerin altına inince epey üşüyoruz. Eksi 30 dereceleri de görüyoruz. Üşüyoruz ama biz Erzurumluyuz mecburen bu soğuğu çekeceğiz” diye konuştular.

  • (Özel) Vurulduğu İğne Yüzünden Hayatı Karardı

    İzmir’in Karşıyaka ilçesinde oturan evli ve iki çocuk babası Hüseyin Sandıkçı’ya, soğuk algınlığı ve aşırı öksürük nedeniyle gittiği acil serviste iğne yapıldı. İddiaya göre, yapılan iğnenin siyatik sinire denk gelmesi sonrası enjeksiyon travması teşhisi konulan Sandıkçı, sağ ayağını kullanamaz hale geldi. Yaşadığı yoğun ağrı ve acı hissiyle birlikte ayağını kullanamadığı için işinden de olan Sandıkçı, yetkililerden kendilerine yardım edilmesi talebinde bulundu.

    İzmir Kuzey Kamu Hastaneler Genel Sekreterliği yetkilileri, konuyla ilgili araştırma yapılacağını, bir kusur varsa gereğinin yapılacağını belirtti.

    Asıl mesleği şoförlük olan ve Karşıyaka’da bir pastahanede tezgahtarlık yapan evli ve iki çocuk babası Hüseyin Sandıkçı, geçen Ekim ayının 22’sinde, soğuk algınlığı ve aşırı öksürük nedeniyle gece uyuyamadığını belirterek evinin yakınındaki Karşıyaka Devlet Hastanesi acil servisine gitti. Burada yapılan muayene sonrası kendisine iğne vurulması kararlaştırılan Sandıkçı, iğne vurulduktan sonra sağ ayağında bir uyuşma hissetti. Uyuşmanın ilacın etkisi olduğunu düşünen Sandıkçı, bacağının üzerine yüklenmeden eve gelerek uzandı. Sabah olduğunda bacağındaki ağrının artması ve öksürüğünün geçmemesi üzerine Sandıkçı işe gidemeyeceğini belirterek evde istirahat etmeye devam etti.

    “YAPABİLECEĞİMİZ BİR ŞEY YOK DEDİLER”

    Ağrılarına rağmen ertesi gün işe giden Sandıkçı, burada ayakta geçirdiği süre zarfında ayağındaki ağrı şiddetini arttırdı. Ayakta durmakta güçlük çeken Sandıkçı, tekrar Karşıyaka Devlet Hastanesine giderek acil serviste kendisine vurulan iğnenin ardından sağ bacağında şiddetli ağrı oluştuğunu ve ayakta duramadığını belirtti. Karşıyaka Devlet Hastanesi yetkililerinin kendisine ’Sizin için yapabileceğimiz hiç bir şey yok’ dediğini ileri süren Sandıkçı, buradan gittiği İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde kendisine enjeksiyon travması tanısı kondu.

    HASTANEYİ ŞİKAYET ETTİLER

    Yapılan iğne sonrası Sandıkçı’nın hayatı her geçen gün daha fazla olumsuz etkilenmeye başladı. Sağlık Bakanlığını arayıp hastaneden şikayetçi olduklarını belirten Sandıkçı, kendilerini hastaneden arayan bir kişinin ’Durumunuz incelemeye alındı, 1 buçuk ay sonra netlik kazanır’ deyip telefonu kapattığını söyledi.

    İŞİNDEN OLDU

    İlk olarak ayakta duramadığı ve tezgahtar olduğu için işinin ayakta olduğunu dile getiren Sandıkçı, “Patronum ayakta duramadığım ve çalışamadığım için haklarımı fazlası ile ödeyip işime son verdi. Pastahane’ye gireli 2 yıl yeni olacaktı daha önce de sigortada gün boşluğum vardı. “Son üç yılda düzenli iki yıl sigorta” şartını yerine getiremediğinden ötürü işsizlik maaşı da alamıyorum. İki oğlum var. Biri inşallah Ocak ayır itibari ile asker olacak. Diğeri ise henüz ortaokul öğrencisi. Evimiz kira. Ayağıma tam hakim olamadığım için eski mesleğim şoförlüğü de yapamıyorum. Doktorlar ayağımın 6 ay içerisinde de iyileşebileceğini, ömür boyu böyle kalabileceğini de söylüyor. Fizik tedavi şart diyorlar. Maddi hiç bir gelirimiz yok. Yetkililerin bizleri duymasını, yardımcı olmalarını istiyoruz. Kış günü ailemle sokakta kalmak istemiyoruz” dedi.

    PARASI YOK AVUKAT TUTAMIYOR

    Mağdur olduğunu dile getiren Sandıkçı, ’’Biz hastane ile ilgili dava açmayı düşünüyoruz ama paramız yok. Bir kaç avukatla görüştüm dava için para istedi. Ben para olmadığını söyleyince dava açamıyoruz. Çaresiz iki çocuğum ve eşimle kala kaldık öylece. Ailede çalışan bendim şimdi evde çalışan para getiren yok. Akrabalarımız komşularımız şimdilik yardım ediyor. Benim bu durumum belirsiz. Yetkililerden bu duruma ele atmalarını istiyorum’’ dedi.

    Öte yandan, İzmir Kuzey Kamu Hastaneler Genel Sekreterliği yetkilileri, konu ile ilgili araştırma yapılacağını, varsa bir kusurun gereğinin yapılacağını belirtti.

  • Komşunun Tavuğuna ’Kışt’ Dedi Hayatı Karardı

    Antalya’nın Gazipaşa ilçesi Macar Mahallesi’nde, 3 yıl önce komşusunun tavuğunu kesen Nuray Çetin (42), komşusunun şikayeti üzerine mahkemede yargılandı. ’Tehdit ve hakaret’ suçlamasıyla yargılanan 3 çocuk annesi Nuray Çetin, 3 yıl süren mahkeme sonrası 24 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    Cezasının 6 ayını Alanya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde geçiren Çetin, Denetimli Serbestlikten yararlanarak 2 ay önce serbest bırakıldı. 2 aydır Gazipaşa Meteoroloji Müdürlüğü’nde yarım gün çalışan Çetin, 2 ay daha burada çalışarak cezasını tamamlayacak. Meteoroloji Müdürlüğü’ndeki mecburi hizmetinin ardından 8 ay boyunca haftada bir kez İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek imza atmak zorunda olan Nuray Çetin, yaşadıklarının ardından psikolojisinin bozulduğunu söylüyor.

    “KOMŞUM TAVUKLARINA SAHİP OLMAYINCA SİNİRLENİP TAVUĞU KESTİM”

    Komşusuyla yıllarca anlaşamadığını ve geçinemediklerini belirten 3 çocuk annesi Çetin, defalarca uyarmasına rağmen komşusunun tavuklarına sahip olmadığını, tavukların kendi tarlasına zarar verdiğini dile getirdi. Komşusunun vurdumduymazlığına kızdığını ifade eden Çetin, “Komşumuz tavuklarına sahip olmayınca serama giren tavuğu kesip attım. Bunun üzerine komşum beni ’tehdit ve hakaret’ suçlamasıyla mahkemeye verdi. Mahkeme yaklaşık 3 yıl sürdü. Mahkemeden 24 ay hapis cezası aldım. Temyize giderek cezayı bir yıl ertelettik ama Mart 2015’te cezaevine girdim ve 6 ay yattım. Şimdi denetimli serbestlik imkanından faydalanıyorum ve İlçe Meteoroloji Müdürlüğü’nde yarım gün çalışıyorum” dedi.

    “OLAYI ÖĞRENEN KOCASINDAN DAYAK YEDİ , ESKİ MAHALLESİNDEN AYRILIP EVİNİ SATIŞA ÇIKARDI”

    Yaşadığı hadisenin ardından yaşantısının tepetaklak olduğunu belirten Nuraya Çetin, “Bu olayın ardından kocam beni dövdü. Kendisinden şikayetçi oldum. O da para cezası aldı. Boşanmanın eşiğine geldik. Yuvam huzursuz oldu. Evimizi taşıdık. Şimdi ise komşumdan uzaklaşmak için evimi ve bahçemi satılığa çıkardık” diye konuştu.

  • Çorlu’da Yoğun Sis Hayatı Olumsuz Etkiliyor

    Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde etkili olan yoğun sis hayatı olumsuz etkilerken, sis nedeniyle çok sayıda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldi.

    Çorlu’da dün akşam saatlerinden itibaren etkili olan sis, araç trafiğini olumsuz etkiliyor. Görüş mesafesinin 20 metreye kadar düştüğü Çorlu’da yoğun sis trafik kazalarını da beraberinde getirdi. Sis nedeniyle ilçe merkezinde çok sayıda maddi hasarlı trafik kazası yaşandı.

    İlçede trafik akışını sağlayan polis ekipleri, sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

  • Tüp Mide Ameliyatıyla Hayatı Zindana Çeviren Kilolardan Kurtuldu

    İzmir’in Gaziemir ilçesinde oturan ve kiloları yüzünden hayatı zindana dönen 18 yaşındaki Salih Uzel, geçirdiği tüp mide ameliyatıyla kilolarından kurtuldu. Bir oturuşta 6 büyük boy sandviç yiyen ve 6 yaşından beri aşırı kilolu olan 18 yaşındaki Salih Uzel, geçen şubat ayında geçirdiği tüp mide ameliyatı ile hayatını zindana çeviren kilolarından kurtuldu.

    İzmir Gaziemir’de market işleten Uzel, eskiden raf bile yerleştiremediğini belirterek “Hayatım zindana dönmüştü. Şimdi ise hem iş hem de sosyal hayatım düzeldi” dedi. Çocukluğundan beri aşırı kilolu olan Uzel, 18 yaşına geldiğinde tüp mide ameliyatı olmaya karar verdi. Yaptığı araştırmalar sonucu İzmir Özel Gazi Hastanesi Obezite Cerrahi Birimi Sorumlusu Doç.Dr. Serdar Kaçar ile tanışan genç, geçirdiği ameliyatla hayata yeniden ’Merhaba’ dedi. 8 ayda 162 kilodan 87 kiloya inen Uzel, kilo alma ihtimaline karşı obez iken giydiği kıyafetleri sakladığını söyledi. Eskiden kıyafet seçme şansı olmadığını anlatan Uzel, “Ne bulursam onu giyiyordum, başka şansım yoktu. Şimdi ise istediğimi giyiyorum. Eski kıyafetlerimi saklıyorum ki bir gün kilo almaya başlarsam onlara bakıp eski günlerimi hatırlayayım. Eski kıyafetler şimdi bana motivasyon oluyor. Eski kotumun bir paçasına girebiliyorum” diye konuştu.

    ESKİ SALİH’İ KARDEŞİM SANIYORLAR

    Aşırı kiloyla birlikte şeker, tansiyon ve kolesterol gibi sorunlar da yaşadığını anlatan Uzel, “Tansiyonum 22’ye kadar çıkıyordu. Evde ölü gibi yattığım zamanlar oldu. Bu hastalıklardan kurtuldum. Artık daha sağlıklı hissediyorum. Sağlığımın yanı sıra sosyal yaşamım da düzene girdi. Markete gelen müşteriler beni tanıyamıyor. Eski Salih’i kardeşim sanıyorlar. ’Kardeşiniz nerede? Askere mi gitti?’ diye soruyorlar” diye konuştu.

    Salih’in annesi Saime Uzel ise, öncelikle ailecek ameliyata karşı çıktıklarını dile getirerek, “Salih aşırı kiloları nedeniyle eve kapanmıştı, arkadaşlarıyla görüşmüyordu, mutsuzdu. Ameliyat olmak istediğini söyleyince kabul etmedik ancak şimdi iyi ki olmuş diyoruz. Artık oğlum çok mutlu ve özgür” dedi.

    OBEZİTEDE KALP, DAMAR VE KANSER HASTALIKLARI DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

    Salih Uzel’in ameliyatını gerçekleştiren Doç. Dr. Serdar Kaçar, obezitenin tüm organ ve sistemleri olumsuz etkilediğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

    “Obezite hastalarında başta kalp damar hastalıkları olmak üzere, bazı kanser hastalıkları da daha sık görülüyor. Dünyada önlenebilir ölümlerin birinci nedeni sigara, ardından obezite gelir. Önlem alınmadığı takdirde obezite hastalarının, ideal kilodaki sağlıklı bir kişiye göre ömrü 9-12 yıl daha kısadır. Obezite cerrahisi hafife alınmaması gereken bir ameliyattır. Ancak obez bir hastanın 7 gün 24 saat sokakta dolaşması ameliyatın riskinden daha fazla korkulması gereken bir durumdur. Obezite ameliyatı olan hastaların, ihmal edilmemesi gereken kurallara yüzde 100 uymaları gerekir. Salih de obezite ameliyatı sonrasında söylediklerimize harfiyen uyarak yaptığı düzenli spor ve diyet sayesinde 70’li kilolara düştü. Bu sayede Salih’in ömrü uzadı, hayat kalitesi arttı, psikolojisi düzeldi.’’