Etiket: Hayata

  • DİKA’nın 3 milyon 800 bin Euro’luk AB projesi hayata geçiriliyor

    DİKA’nın 3 milyon 800 bin Euro’luk AB projesi hayata geçiriliyor

    Dicle Kalkınma Ajansı’nın istihdama yönelik Avrupa Birliği (AB) projesi olan TRC3 Bölgesinde Genç istihdamının Desteklenmesi Projesi toplantısı gerçekleştirildi. Toplam bütçesi 3 Milyon 800 Bin Euro olan proje, üç yıl süreyle Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak illerinde uygulanacak.

    AB Mali Yardım Aracı bileşenlerinden İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Sektörel Operasyonel Programı kapsamında Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından desteklenen, DİKA’nın başvuru sahibi olduğu TRC3 Bölgesinde Genç İstihdamının Desteklenmesi Projesi kapsamında kurulan proje ekibi ilk toplantısını yaptı. DİKA Genel Sekreteri Ahmet Alanlı başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya ajans uzmanları Sihat Ferat Toktaş, Emine Tuğba Alpaslan, Nilüfer Baş, Burak Özer, Burcu Günay ve Halis Tuncel ile proje teknik yardım ekibinde yer alan Cleofe Maria Cristina Guardigli ve Asude Özsoy Giovanniello katıldı.

    Proje ekibinin ilk kez bir araya geldiği toplantıda, öncelikle operasyon koordinasyon biriminin görev ve sorumlulukları ile proje faaliyetlerinin nasıl gerçekleştirileceğine yönelik yöntem görüşüldü. Faaliyetlerin gerçekleşmesi için oluşturulan çalışma planlarının üzerinden geçilerek faaliyetlerin zaman planlaması ve içerikleri istişare edildi.

    Projenin amacının, Dicle Kalkınma Ajansı’nın faaliyet gösterdiği TRC3 Bölgesi’nde genç istihdamını ve istihdam edilebilirliğini desteklemek, genç nüfusun iş gücü piyasasının ihtiyaçları yönünde mesleki ve kişisel becerilerini geliştirmek, bölgede genç girişimciliği ve girişimcilik kapasitesini geliştirerek istihdam olanaklarını arttırmak olduğu belirtildi. Genç işsizlik oranının 2019 yılı itibariyle yüzde 45,2 ile Türkiye’nin en yüksek oranına sahip olduğu bölgede, ajansın istihdam odaklı geliştirdiği TRC3 Bölgesinde Genç İstihdamının Desteklenmesi Projesinin bölgedeki genç işsizliğin azaltılmasına önemli katkı sağlayacağı ifade edildi.

    Projede ortak ve iştirakçi olarak yer alan DİKA bölgesindeki üniversiteler, Milli Eğitim Müdürlükleri, KOSGEP ve İŞKUR’la gerçekleştirilecek olan çalışmalar konusunda fikir alışverişinde bulunulduktan sonra toplantı sona erdi.

  • Doktorun dikkati yeni doğmuş bebeği hayata bağladı

    Doktorun dikkati yeni doğmuş bebeği hayata bağladı

    Eda ve Mehmet Eşsiz çiftinin ilk çocukları olan Miraç Deniz Eşsiz, makatı tıkalı olarak doğdu. Çocuk cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mithat Günaydın’ın hastalığı fark etmesi üzerine erken müdahale ile çocuğun hayatı kurtarıldı.

    Samsun Büyük Anadolu Hastanelerinde görevli Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mithat Günaydın’ın dikkati bir bebeği hayata bağladı. 3 buçuk ay önce makatı tıkalı olarak doğan ve kaka yapamayacak durumda olan Miraç Deniz Eşsiz geçirdiği 2 ameliyat sonrası hayata tutundu.

    “İlk 1-2 gün içerisinde müdahale edilmesi gerekiyor”

    Hasta hakkında bilgi veren Doç. Dr. Günaydın, “Hastamızın doğuştan makatı tıkalı olarak doğdu. Öyle bırakılsa bu tür hastalar yaşayamıyor. İlk olarak kalın bağırsağını dışarıya aldık. Sonrasın kolostomi torbası uygulamasını aileye öğrettik. Bebek 3 buçuk aylık olduğunda ise asıl ameliyat olan makat oluşturma ameliyatını gerçekleştirdik. Düzenli olarak kontrollerini yapıyoruz. Makatın genişliğine bakıyoruz. Yeterli genişliğe geldikten sonra açtığımız kalın bağırsağı kapatacağız. Hastamız ömür boyu sağlıklı bir yaşama kavuşacak inşallah. Bu tür durumlarda 1-2 gün içerisinde müdahale edilmezse bebek hayatını kaybedebilir” dedi.

    “5 bin doğumda bir gözüküyor”

    Ameliyatların sorunsuz bir şekilde geçtiğini belirten Günaydın, “Erkek çocuklarında makat tamamen tıkalı ise bazen üretra dediğimiz idrar yolunu etkiliyor ve çocuğun pipisinde kaka gelebiliyor. Dolayısıyla çocuk kaka yapamıyor. Birkaç gün için en geç müdahale edilmesi gerekiyor. Diğer türlü kana mikrop karışır ve çocuğun hayatı son bulur. Bu durum 5 bin doğumda bir gözüküyor. Hastanemizin yeni doğan yoğun bakımı var. Ameliyathane şartlarımız son derece elverişlidir. Anestezi doktorlarımız çok iyidir” diye konuştu.

    Hastalığı ilk duyduklarında korktuklarını söyleyen bebeğin annesi Eda Eşsiz, “İlk olduğu ve bilmediğimiz bir durum olduğu için korktuk. Hocalarımız bilgi vermesi ve bizi yönlendirmesiyle ilerleme kaydettik. Yoğun bakım sürecimiz oldu. 2 ameliyat atlattık. Sağlığımız şu anda yerindedir. Güzel bir süreç geçiyoruz” şeklinde konuştu.

  • 35 günlük Yahya bebek tek akciğerle hayata tutundu

    35 günlük Yahya bebek tek akciğerle hayata tutundu

    Korona virüs vakalarının Türkiye’de en yoğun olduğu dönemde dünyaya gelen ve 35 günlükken sol akciğeri alınan Yahya bebek yaşama dört elle tutundu ve 4 aylık oldu.

    16 Şubatta dünyaya gelen Yahya bebeğe Konjenital Lober Amfizem tanısı kondu. Nadir görülen bir solumun sistemi akciğer hastalığı olan KLA olgularında hava akciğere girer ancak akciğerden çıkamaz. Genellikle yeni doğan bebeklerde görülen rahatsızlık ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.

    Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde ikamet eden Mehmet ve Semra Eren çifti beşinci çocukları olan Yahya bebeğin hastalığını doğumdan hemen sonra öğrendi. Bir süre yoğum bakımda kalan Yahya bebeğin solunum sıkıntısı artınca hayati tehlike baş gösterdi. Korona virüs nedeni ile sadece acil ameliyatların yapıldığı dönemde Yahya bebeğe yardım eli İstanbul’dan uzandı. Acil ambulansla İstanbul’a sevk edilen Yahya bebek Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Özkan Demirhan’ın gerçekleştirdiği başarılı bir operasyonla sol akciğeri alınarak (Sol pnömonektomi) yaşama dört elle sarıldı.

    Yahya bebeğin ameliyatını gerçekleştiren Demirhan, KLA hastalığı ile ilgili bilinmesi gerekenleri ve ameliyat sürecini anlattı: “Konjenital lober amfizem (KLA), nadir görülen bir doğumsal akciğer anomalisidir. Bir veya birden fazla akciğer lobunun aşırı havalanması durumudur. Hava akciğere girer ancak akciğerden çıkamaz. Bunun nedeni akciğerin bir alnında hava fazla birikir ve göğüs duvarı çapı artar. Hava dolu şişkin akciğer etraf akciğer ve kalbe bası yapar KLA’ lı akciğer balon gibi şişer ve hastanın oksijenlenmesine katkısı olmaz. Bebeklerin rengi oksijensizlikten mavi-mora doğru değişir. Ayrıca hava yolunun kıkırdakları iyi gelişmediği için hava yolu elastik halini yitirir ve kapanır. Bu yüzden bebekler solunum güçlüğü yaşar ve sık nefes alıp vermeye başlarlar. Hastalığın ileri derece semptomlarında cerrahi tedavi hayat kurtarıcı olabiliyor.

    Yahya bebek bize acil ambulansla kuvözde geldi. Bir süre yoğun bakımda yatmış. Ciddi solunum sıkıntısı vardı. Bu hastalık ne kadar erken bulgu verirse bulgular ve akciğerin etkilenmesi o kadar hızlı artar.

    Hastaların yüzde 50’si doğumdan sonraki ilk 4 haftada bulgu verir. Yahya bebek bize geldiğinde 35 günlüktü. Tetkiklerinden sonra hemen ameliyata aldık. Ameliyat hazırlıkları ile beraber iki saat süren bir operasyonun ardından sol akciğerini çıkardık. Bir süre yoğun bakımda takip ettik ve daha sonra taburcu ettik. Yahya bebek şimdi gayet sağlıklı ve 4 aylık oldu”.

  • ‘Kendi Kendine Yardım Temelli Çevrimiçi Psikososyal Destek Platformu’ projesi hayata geçiyor

    ‘Kendi Kendine Yardım Temelli Çevrimiçi Psikososyal Destek Platformu’ projesi hayata geçiyor

    Anadolu Üniversitesi, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı’nın COVID-19 ile Mücadele ve Dayanıklılık Programı çağrısı kapsamında ‘Kendi Kendine Yardım Temelli Çevrimiçi Psikososyal Destek Platformu’ Projesi’ni hayata geçirdi.

    Öğretim Görevlisi Dr. Ömer Özer’in yürütücülüğünü üstlendiği projenin ekibinde ise Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programı öğretim üyeleri Prof. Dr. Aydoğan Aykut Ceyhan ve Prof. Dr. Esra Ceyhan ile birlikte Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi Öğretim Görevlisi Dr. Ferhat Bayoğlu yer alıyor.

    Salgının olumsuz etkilediği bireyler için psikolojik destek

    Korona virüs (Covid-19) salgının sadece fiziksel değil ekonomik ve sosyal hayatları da etkileyen bir salgın olduğu hususundan yola çıkılarak hayata geçirilen projede, salgın sürecinde ve sonrasındaki süreçte psikolojik belirtileri artan ve psikolojik yardım alma imkânı bulamayan; tüm bunların sonucunda da günlük yaşamında zorlanma yaşayan bireyler için destek sistemi geliştirmek hedefleniyor. İnsanların depresif duygu durum, kaygı problemleri ve stresle başa çıkma becerilerini artıracak modüller üretmeyi amaçlayan projede üretilen program tamamen çevrimiçi ortamda sunulacak. Bireyler böylece psikolojik belirtilerle başa çıkmak için deneysel olarak etkililiği sınanmış yöntemleri öğrenme ve günlük yaşantılarında kullanma fırsatı bulabilecekler.

    Kişisel gelişime de katkıda bulunacak

    Geliştirilen müdahale programını tamamen ücretsiz olarak yayınlayacak olan projenin ekibi dört kişiden oluşsa da, proje içeriği psikolojik danışma ve rehberlik, psikoloji ve psikiyatri alanında uzman akademisyenler ve uygulayıcılarla birlikte geliştirilecek. Uygulama üç ay içerisinde yayına sokularak halkın hizmetine sunulacak. Bu sayede psikolojik problemi olan bireyler, problemler büyümeden destek alma fırsatı bulurken herhangi bir problem yaşamayan bireyler de kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak üzere sistemden yararlanabilecekler.

    ‘Kendi Kendine Yardım Temelli Çevrimiçi Psikososyal Destek Platformu’ aynı zamanda bu konuda yapılmış ilk uygulama olma özelliği de taşıyor. İlk etapta üç farklı problem alanına yönelik olan projenin ilerleyen dönemde birçok farklı problem alanına yönelik müdahaleleri de içeren büyük bir platform haline gelmesi hedefleniyor.

  • Atatürk Üniversitesi, Koronavirüs Eylem Planını hayata geçiriyor

    Atatürk Üniversitesi, Koronavirüs Eylem Planını hayata geçiriyor

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Koronavirüs (COV1D-19) salgınının ülkemizdeki yayılımını sınırlandırmak için çeşitli önlemlerin alınmasını kararlaştırdı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından koordine edilen bu süreç kapsamda Atatürk Üniversitesi de gelişmeleri yakından takip ederek bir eylem planı hazırladı ve hayata geçirerek aşağıdaki uygulamaları yürürlüğe koyma kararı aldı.

    Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü tarafından açıklanan eylem planında şu ifadelere yer verildi:

    “Atatürk Üniversitesi olarak Kriz Yönetim Merkezimiz koordinatörlüğünde; dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs (COVID-19) salgını konusunda sürecin başından bu yana Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü ile Yükseköğretim Kurumu tarafından yapılan resmî açıklamaları yakından takip etmekte ve gerekli önlemleri ivedilikle almaktayız.

    Bu konuda en büyük önceliğimiz öğrencilerimiz, akademisyenlerimizin yanı sıra hastalarımızın ve tüm çalışanlarımızın sağlığıdır. Bu anlayış ışığında COVID-19 enfeksiyonuna karşı Üniversitemiz genelinde almış olduğumuz önlemler şu şekildedir:

    Akademik ve idari personelden, rektör, rektör yardımcıları, dekanlar, meslek yüksekokulu müdürleri, yüksekokul müdürleri, konservatuar müdürleri hariç olmak üzere 60 yaş üzeri 3 kronik hastalığı bulunanlar, engel seviyesi %70’in üzerinde olanlar ile hamileler idari izinli sayılacak, bunun dışındaki akademik ve idari personelin talep etmeleri halinde izinli sayılmaları hususu mazeretleri çerçevesinde rektörlüğümüzce değerlendirilecek,

    Akademik ve idari personelin önceden planlanmış olanlar dahil tüm yurt dışı çıkışları ikinci bir duyuruya kadar iptal edilmiştir.

    Öğrencilerin, üniversite faaliyetleriyle ilgili olmak üzere eğitim öğretim faaliyetleri, akademik değişim programları, sosyal faaliyetler, kültürel geziler, sportif faaliyetleri, müsabaka vb önceden planlanmış olanlar dahil tüm üniversitenin bilgisi ve iznine tabi yurt dışı çıkışları ikinci bir duyuruya kadar iptal edilmiştir.

    Tıp ve diş hekimliği dahil tüm sağlık programları, fen ve mühendislik programları ile ön lisans, lisans düzeyindeki staj, intörnlük ve uygulamalı eğitimlere devam eden öğrenciler de tatil kapsamına alınmıştır.

    Tıpta, diş hekimliğinde ve eczacılıkta uzmanlık öğrencileri hariç tüm lisansüstü öğrenciler de tatil kapsamına alınmıştır.

    Uzaktan eğitim usul ve esaslarına göre açılmış, halihazırda uzaktan eğitim programı olarak yürütülmekte olan programlar, uygulama yapılan kısımları hariç, devam edecektir.

    Yabancı dil hazırlık sınıflarındaki eğitim öğretimlerin, dijital ortamda sunulmakta olan kısmının sürdürülmesi kararlaştırılmış, sınavları ise tatilden sonraya ertelenmiştir.

    Mevlâna veya Erasmus gibi değişim programı kapsamında yurtdışında olup dönecek olan öğrencilerimizin intibakları hususunda mağduriyet yaşamamaları için tedbirler üniversitemiz yetkili kurullarınca alınacak ve öğrenci özelinde değerlendirme yapılacaktır.

    Yurtdışı yabancı dil eğitimi, Mevlâna, proje tabanlı Mevlâna programları ile ilgili çıkılan çağrılar iptal edilmiştir.

    Tıp Fakültemizdeki intörnler, gerekli durumlarda, gönüllü olarak talep etmeleri ve üniversitece uygun görülmesi halinde sağlık hizmet sunumunda yer alabileceklerdir.

    Tüm öğrencilerimize (Türk ve yabancı uyruklu), yurt dışına çıktıkları takdirde, dönüşte salgının durumuna göre sorun yaşayabilecekleri, uçuşlarının iptal olabileceği, döndüklerinde en az 14 gün eğitime devam edemeyebilecekleri ve başkaca sorunlarla karşılaşabilecekleri önemle duyurulur.

    Üniversitemizde süreçlerin etkin ve dinamik olarak yürütülebilmesi için oluşturulan COVID-19 Koordinasyon Birimi tarafından, öğrenci iletişim ve takip sistemi gözden geçirilerek güncellenecek, akademik ve idari personel ile öğrenciler düzenli ve periyodik olarak bilgilendirilecektir.”