Etiket: Hayata

  • 40 saniyede hayata döndürüldü

    Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde Mavi Kod tatbikatı yapıldı.

    Tatbikatın senaryosuna göre; hastanenin Radyoloji Onkolojisi servisinde tedavi gören hastanın aniden durumunun kötüleşmesi üzerine görevli hemşirenin Mavi Kod (Hayati Risk) çağrısı verdi. Bunun üzerine acil serviste görevli Mavi Kod ekibi olay yerine gelerek hastaya ilk müdahaleyi yaptı. Ardından hasta acil serviste bulunan, yoğun bakım servisine götürülerek orada yapılan tıbbi müdahalenin ardından kalbi duran hasta 40 saniyede hayata döndürüldü. Başarılı geçen tatbikat gerçeğini aratmadı.

    Mavi Kod ekiplerinin acil hastalara müdahale sürelerini ve müdahale şekillerini görmek istediklerini belirten Hastane Kalite Birimi Sorumlusu Gülsüm Oflaz,”Bugün burada sağlıkta kalite standartları gereği Mavi Kod-2222 tatbikatını gerçekleştirdik. Senaryo gereği Onkoloji biriminde durumu kötüleşen bir hasta için mavi kod çağrısında bulunduk. Acil servis Mavi Kod ekiplerimiz 40 saniye gibi çok iyi bir sürede Onkoloji birimine gelerek hastaya gerekli müdahaleyi yapıp hastanın acil servise transferini gerçekleştirdiler. Burada Mavi Kod ekiplerinin acil hastalara müdahale sürelerini ve müdahale şekillerini görmek istedik. Mavi Kod tatbikatında hastaya müdahale süresi normalde üç dakikada yapılır. Bizim arkadaşlarımız ise bu sürenin çok çok altında kırk saniye gibi bir zamanda hastaya müdahale etti” dedi.

  • Sevgi İzi, Biga’da hayata geçti

    Çanakkale’nin Biga ilçesinde, ünlü televizyon programcısı Müge Anlı’nın başlattığı Sevgi İzi projesi kapsamında Biga Belediyesi de özel eğitime ve bakıma muhtaç vatandaşların hayatlarını güvence almak için Sevgi İzi projesini hayata geçirdi. Biga Engelliler Derneği ile birlikte gerçekleştirilen Sevgi İzi projesi için 60’dan fazla dernek üyesi gönüllü oldu.

    Biga Engelliler Derneği’nde gerçekleştirilen çalışmaya katılan Biga Belediye Başkanı İsmail Işık, “Özel eğitime ve bakıma ihtiyacı olan vatandaşlarımızın can güvenliği için bu projemiz önemliydi. Müge Anlı hanım önemli bir işe öncülük etti. Kendisine ayrıca teşekkür ediyorum. Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’müz Müge Anlı’nın ekibiyle iletişim halindeler. Çalışmamızı Biga Engelliler Derneği Başkanı Havva Bacak ile yürütmeye devam edeceğiz. Proje ile ilgili bizlere başvurular geldikçe, numara almaya ve dövme yaptırmaya devam edeceğiz. Derneğimizi çok önemsiyoruz. her tür sorunun çözümü için çalışıyoruz. En büyük engeli biz duyarsızlığımızla gösteririz. Yaya kaldırımlarının iniş çıkışlarına araç park etmek, engelli park yerlerini kullanmak gibi yanlışlar yapılıyor. Bunlar arkadaşlarımızca da takip ediliyor ve gerekli uyarıların yanı sıra cezalar kesiliyor. Sizler de dernek üyeleri olarak her tür istek ve önerilerinizi mutlaka bizlerle paylaşın” dedi.

    Biga Engelliler Derneği Başkanı Havva Bacak da kısa konuşmasında Biga Belediye Başkanı İsmail Işık’a teşekkür ederken, Sevgi İzi projesini çok önemsediklerini ifade etti.

    Başkan Işık, çocuklara oyuncak dağıtırken, ailelerle sohbetin ardından dernek lokalinden ayrıldı. Dövme işlemi ise devam etti.

    Sevgi izi nedir?

    Proje kapsamında verilen numaralara göre engelli vatandaşların kimlik bilgileri, nerede oturdukları ve ailesi hakkında bilgiler ülke çapında bir veri bankasında ve emniyet mensuplarında bulunacak. Hiçbir şekilde, engelli vatandaşın bilgileri emniyet mensuplarının dışında kullanılmayacak. Engelli vatandaşı bulan kişi ya da kişiler, özel kişilerin kolundaki Sevgi İzi numarasıyla polis, jandarma veya en yakın birime başvuru yapacaklar. Bileğindeki o rakamı taşıyan kişinin kim olduğu, tüm iletişim bilgileri ilgili birime verilecek ve kişinin bir an önce ailesine kavuşması sağlanacak. Yurt dışında elektronik kelepçe bileklik şeklinde bu tarz projeler uygulanırken bu bileklerin kaybolmasının önüne geçecek sevgi izi dövmesi ile kalıcı dört rakamlı bir numara ile bilgileri veri bankasına depolanıyor.

  • Mutlu: “Prematüre bebekler hayata 1-0 yenik başlıyor”

    Prematüre bebeklerin hayata 1-0 yenik başladığını belirten Doruk Sağlık Grubu Özel Yıldırım Hastanesi Neonatoloji Uzmanı Dr. Birgül Mutlu, Türkiye’de her yıl dünyaya gelen 1.3 milyon bebekten 150 bin tanesinin prematüre olduğunu söyledi.

    Doruk Sağlık Grubu Özel Yıldırım Hastanesi, ‘Dünya Prematüre Haftası’ sebebiyle prematüre bebekleri ve ailelerini bir araya getirdi. Pasta kesilen ve bol bol fotoğraf çekinilen etkinlikte, ailelerde bir birleriyle tanışma fırsatı buldu. Türkiye’de her yıl 1.3 milyon bebeğin dünyaya geldiğini belirten Doruk Sağlık Grubu Özel Yıldırım Hastanesi Neonatoloji Uzmanı Dr. Birgül Mutlu, “Bunların ise 150 bin tanesi prematüre olarak doğuyor. Aslında yüksek oranda prematüre doğum gerçekleşiyor. 50 bin tanesi ise 1 kilonun altında olan ileri derece prematüre bebeklerden oluşuyor. Özellikle savaşçıların ve mücadelecilerin rengi olduğu için mor rengi tercih ediyoruz. Küçük bebeklerimiz 1 kiloluk bedenleriyle yaşamaya çalışıyor. Çok mücadeleci bebekler bunlar. Hayata tutunmak için nasıl mücadele verdiklerine biz ekip olarak şahit oluyoruz. Yoğun bakım süreçlerini uzun süre yaşayan ve bebeklerini bu mücadelenin sonucunda kucaklarına almış alilerimizi burada görmekten mutluluk duyuyoruz. Belki de yoğun bakım kapılarında aylarca beklediler. ‘Bir sorunla karşılaşacak mıyız?’ diye bizim gözümüzün içine baktılar. Ama bugün onları sağlıklı bir şekilde karşımızda görüyorum. Türkiye’nin dört bir yanından prematüre bebeğimiz var” diye konuştu.

    Prematüre bebek, gününden önce doğan bebek olarak adlandırıldığını ifade eden Mutlu, “Ancak bizim için bundan daha önemlisi çok küçük prematüre bebeklerdir. Bunların çünkü yoğun bakım ve yaşamları boyunca akciğer, bağırsak ve beyin kanamaları gibi sıkıntılarla çok fazla karşılaşıyoruz. Bizim amacımız sadece yaşatmak değil, sağlıklı yaşatmaktır. Çünkü yaşadığı zamanda sağlıklı olmalarını istiyoruz. İleri ki hayatlarında da sağlıklı olmalarını sıkıntı çekmemelerini istiyoruz. Türkiye’de 2003 yılından beri prematüre bebek gününü kutluyoruz. Yılda yoğun bakımımızda 400 ile 500 arasında bebek yatıyor. Bunların ise yüzde 70’i prematüredir. Aslında prematüre doğmak hayata 1-0 yenik başlamaktır. Anne karnında değil, yabancı bir alanda sahada yaşamınızı belli süre sürdürüyorsunuz. Yani deplasmanda 1-0 yenik başlıyorsunuz ve buradan da galip olarak ayrılmanız gerekiyor. Ne kadar savaşçı olduklarını ise aramızda bulunan sağlıklı bebeklerle daha iyi anlıyoruz. Aralarında 600 gram doğan bebeklerimiz var. 10 yıl önce 32 haftanın üstü 1500 gram ve üzeri yaşasın diye uğraşırdık. Ama artık 23 haftaya kadar yaşam oranlarımız arttı” diye konuştu.

    Aileler ise kendilerine destek veren doktorlara teşekkür ederek, “Allah bütün prematürelere uzun ömürler versin. Hep mutlu olsunlar. Bakımları tabi ki zor ama her şeye rağmen çok güzel” diye konuştu.

    Hastanede yatan 2 prematüre bebek ise ilgi odağı oldu.

  • Sağlık Sen İzmir 2 No’lu Şube’nin ambulans kazaları için talebi hayata geçti

    Sağlık Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Ekrem Özdemir’in, ’ambulans kazalarını en aza indirmek için alınması ve yapılması gereken önlemler’ başlığı altında Mayıs 2018 tarihinde İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’ne yaptığı başvurusundaki maddeler hayata geçirildi.

    Sağlık Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, mbulans kazalarını en aza indirmek için Mayıs 2018’de yaptığı başvuruyu, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü inceledi. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü sendikanın; ’ölümlü ambulans kazaları genellikle perifer ilçelerde uzun süren hasta nakillerinde yaşanması sebebiyle, özellikle perifer ilçe hastanelerine riskli hastaları da taşıyacak acil yardım ambulansı ile hizmet verecek nakil ambulans ekipleri kurulmalıdır’ talebini yerine getirdi. Sağlık Sen 2 No’lu Şubenin başvurusu neticesinde, Tire 4 Eylül ve Aliağa Kampüs 112 nakil ekipleri kurulurken, bölge yoğunluğuna takviye ve nakil hizmeti verilmeye başlandı.

    Ayrıca Başkan Özdemir, taleplerinin arasında bulunan bir diğer madde olan ambulans kullanan Acil Tıp Teknisyenleri (ATT) ve premadiklere, döner sermaye üzerinden ödül verilmesi ve istasyonların açılması noktasında katkılarından dolayı İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Bediha Salnur’a, Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Yenal Duğral’a ve 112 Başhekimi Dr. Ali Özbudak’a teşekkür etti.

  • (Özel) Hukuk öğrencisi akciğer nakli ile hayata döndü

    Yıllardır ’kistik fibrozis’ hastalığıyla mücadele eden hukuk fakültesi öğrencisi Ece Sapancalı, geçirdiği başarılı akciğer nakli ile hayata döndü.

    2000 yılında ’kistik fibrozis’ teşhisi konan 23 yaşındaki Ece Sapancalı’nın akciğer nakli olması gerekti. İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi Sapancalı için donör aranmaya başlandı. 2018 Nisan ayında akciğer nakil listesine alınan Sapancalı, uygun donörün bulunmasıyla 17 Ekim tarihinde ameliyat oldu. İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başarılı bir operasyon geçiren Sapancalı sağlığına kavuştu.

    Operasyonu ekibiyle başarılı bir şekilde gerçekleştiren Doç. Dr. Ahmet Erdal Taşçı, “Tek başıma yaptığım bir şey yok biz bir ekibiz. Nakil işleri kişisel değil, ekiplerin başarısıdır. Ece Nur uzun süre solunum sıkıntısındaydı. Bizim hastanemize başvurdu. Biz de gereken tetkikleri yapıp akciğer nakli kararı verdik. Uygun akciğerler çıktı ve kendisine nakli yapıldı. Bugün taburcu planlıyoruz kendisini. Alınan akciğerlerin belli bir vücut dışında kalma süresi var. Biz bunu 10 saat olarak kabul ediyoruz. Ece Nur’un ameliyatı 8 saat kadar sürdü. Akciğer nakli bir böbrek nakli gibi değil. Türkiye genelinde böbrek nakli bekleyen 10 bin ile 20 bin arasında bekleyen var. Akciğer nakli Türkiye’de yeni tanındığı için 2009’dan beri yapılmış olmasından dolayı bize başvuran Türkiye genelinde 80 ile 100 hasta vardır. Bu değerler 10’da biri 50’de biri kadar değerler” dedi.

    Çok şanslı olduklarını söyleyen anne Feza Sapancalı ise, “Ece ile biz 20 yıldan beri kistik fibrozis denen genetik bir rahatsızlıkla mücadele ediyoruz. Genelde akciğerde bulunan bir rahatsızlık sonunda akciğer nakline karar verildi. Bu bizim için bir şans oldu. Tabi İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Erdal hoca ve ekibi bizim gerçekten bir şansımız oldu. Çok değerli insanlar biz onların emeğini asla ödeyemeyiz. Bundan sonra iyileşme sürecindeyiz. Organ bağışı ile ilgili bilincin artması gerekiyor. Tabi ki ülkemizde biz bu şansı yakaladık. Herkesin böyle bir şansı olmasını isteriz” şeklinde konuştu.