Etiket: hayat

  • ‘Yerel Candır’ hayat bulmayı hedefliyor

    ‘Yerel Candır’ hayat bulmayı hedefliyor

    Erzurum Ticaret Borsası, Erzurum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ve 1. Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı ortaklaşa bir karar alarak Erzurum’da yerel üretime sahiplik etmek amacıyla ‘Yerel Candır’ sloganıyla bir kampanya başlatıldı.

    Yapılan çalışmalar sonucu ‘Yerel Can’dır’ kampanyası büyümeye, gelişmeye doğru giderken şehirde başta Erzurum Ticaret Odası, Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği, Perakendeciler Derneği ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile birçok sivil toplum örgütü başkanlığı ve bazı kamu kurum ve kuruluşlar tarafından desteklendi.

    Kampanya ile ilgili bugün 1. Organize Sanayi Bölgesi idare binasında bir basın toplantısı düzenlendi.

    Toplantıya Erzurum Ticaret Odası Başkanı Lütfü Yücelik, Erzurum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Başkanı Rasim Fırat, Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, 1. Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Murat Urkuç, Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Başkanı Ethem Tanrıver, Perakendeciler Derneği Başkanı Ömer Düzgün ile Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Fevzi Polat katıldı.

    İlk sözü alan 1. Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Murat Urkuç, amaçlarının yerele sahip çıkmak, şehirde birlik ve beraberliği ihdas etmek olduğunu söyledi.

    Yola çıkma amaçlarının yereldeki üreticiyi, ticaretçiyi, perakendeciyi geliştirmek, yerel üretimin değerlendirilmesi noktasında kampanyayı önemli bulduklarını belirtti.

    Erzurum Ticaret Odası Başkanı Lütfü Yücelik ise kent esnafına pandeminin ağır yükler getirdiğinin altını çizdi.

    Hükümetin pandemi dolayısıyla esnafa yönelik almış olduğu desteklerin can simit olduğunu, fakat bununla kalınmaması gerektiğini, bu noktada başta kendileri olmak üzere herkese iş düştüğünü belitti.

    ‘Kendi bölgemizde üretilen ürünler değerlendirilmeli’ diyen Yücelik, ‘Bizim üreticimiz, ticaretçimiz, esnafımız asrın ve günün şartlarına göre hazırlanmalı. Ticaret yüzde 70 oranında E Ticaret üzerinden yapılıyor. Erzurum’da bu sistem üzerinden alış-veriş yapan esnafımız var ama katılımın daha fazla olması gerekir’ dedi.

    ‘Yerel Candır’ kampanyasını canı gönülden desteklediklerine işaret eden ETSO Başkanı Yücelik, bu kampanyanın bir başka boyutunun da şehirde yaşayanlar olarak birbirimize onuz vermek olduğu anlamına da geldiğini bildirdi.

    Erzurum’da, bölgede yaşayanlar, üretenler, her anlamda desteklenmesi gerektiğini ifade eden Yücelik, şehrin buna çok ihtiyaç duyduğunun da altını çizdi.

    ‘Söylemde değil, eylemde olmalıyız’ diyen Yücelik şunları söyledi:

    ‘Her sektörde bu birlikteliği yakalamalıyız. Bunu becerebilirsek şehir, bölge ekonomik anlamda da kazançlı olur. 2021 yılında beklentilerimiz şehrin ekonomik olarak daha kazançlı hale gelmesidir.

    Pandeminin yaşandığı şu günlerde daha önce esnafa verilen kredilerin taksit ödemeleri geldi. Ama hala pandemi devam ediyor. Bu taksitlerinde ertelenmesi gerekir. Konuyla ilgili girişimlerimiz var. İnşallah sonuç alırız’

    Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral’da yaptığı değerlendirmede kampanyanın büyük bir ilgi ile karşılandığını, yaptığımız değerlendirmelerde kampanyanın yaklaşık iki milyon kişiye ulaştığını söyledi.

    Sosyal Medyada yapılan yorumlardan kampanyanın desteklendiğinin görüldüğünü ifade eden Oral, kampanyanın sadece market düzeyinde olmadığını, bütün yereli kapsadığını söyledi.

    Kardelen TV’de yaptıkları programın kampanya büyük katkı sağladığına da değinen Oral, yerel basının kampanyaya gerekli desteği verdiğini açıkladı.

    Kampanya ile ilgili görseller hazırladıklarını, afişler bastırdıklarını, amaçlarının yerelde birlikteliği yakalamak olduğunu belirtti.

    Yerelde üretim yapanların, nelerin üretildiğinin kayıt altına almaya başladıklarını, listeleme yaptıklarını, böylece yerelde nelerin üretildiğini kamuoyu ile paylaşacaklarını da belirterek, ‘Yereli Yaşat ki Erzurum yaşasın’ sloganıyla logo yaptırdıklarını bildirdi.

    Oral, şöyle dedi:

    ‘Firmalarımızı dijital ortama hazırlıyoruz. Bütün ticaretçilerimizi, üreticilerimizi, üyemiz olsun olmasın herkese yardım etmeye hazırız. Kampanya ile istihdam meydana getirmek gayretindeyiz. ‘Yerel marketler pahalı, ulusal marketler ucuz’ anlayışının doğru olmadığını, burada ciddi bir algını yaşandığını da sözlerine ekledi.

    Erzurum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Rasim Fırat ise şöyle bir değerlendirme yaptı:

    ‘İşin başında Ben değil Biz olmalıyız. Sivil Toplum Kuruluşları olarak bir araya gelerek bu kampanyayı başlatmış olduk. Burada ben değil artık biz varız dedik.

    Pandemi esnafımızı zora sokmuştur. Bu zorlukları inşallah birlik ve beraberlik içerisinde aşacağız. Birlikte hareket etmeliyiz. Cumhurbaşkanına ben gittim şöyle dedim böyle dedim den ziyade birlikte gitmeliyiz, birlikte sorunlarımızı dile getirmeliyiz.

    Erzurum’da büyük küçük bütün esnafın, ticaretçinin, üreticinin bir araya gelmesi lazım. Birliktelik ortaya koymamız lazım. Kendi esnafımızı, kendi üreticimizi desteklememiz lazım. Esnafımızı ulusala boğdurtmamamız lazım. İşte bu pencereden bakınca ‘Yerel Candır’ kampanyasının ne kadar önemli ve isabetli olduğu ortaya çıkmaktadır.

    Erzurum Tanıtım günleri yapılıyor. Bununda geliştirilmesi lazım. Bir güne değil yıllara yaymalıyız. Mesela çeşitli illerde yöresel ürünlerin satışa sunulan marketler açılmalı. Erzurum’um yerel ürünleri burada satılıyor denilmeli. Satılan ürünlerin yerine yine yerinden temin edilmeli.

    Yoksa dışarda Erzurum demek kolay. Ama sen Erzurum için ne yaptın. Bunun üzerinde düşünmeliyiz.

    Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Başkanı Ethem Tanrıver’de Erzurum’un ipek yolu üzerinde ki önemli ticaret şehirlerinden biri olduğunu söyledi. İlk ihracatçılar Birliğinin Erzurum’da kurulduğuna dikkat çeken Tanrıver, kampanyanın önemli olduğunun altını çizdi.

    Öncelikle yerel ürünlerin markalaşması gerektiğine işaret eden Tanrıver, markalaşmadan birçok hedefi tutturmanın zor olduğunu belirtti.

    Bu birlikteliğin sadece marketler düzeyinde değil her alanda kendisini hissettirmesi gerektiğini de dile getiren Tanrıver, Erzurum’un 12 ayında iş yapıldığını söyledi.

    Yerel ürünlerin değerlendirilmesinde herkesin elini taşın altına koymasını isteyen Tanrıver, özellikle Erzurum’da görev yapan kamu kurum ve kuruluşların da alış verişlerini yerelden yapmalarını istediklerini bildirdi.

    Perakendeciler Derneği Başkanı Ömer Düzgün ise, perakendecilerin Anadolu’nun lokomotifi olduğunu söyledi.

    Erzurum ekonomisinin incelendiğinde 1. sırada perakendecilerin geldiğine işaret etti.

    Düzgün, şöyle devam etti: ‘Perakendecilik sadece gıda değildir. İmalat vardır, üretim vardır, çeşitli ürünler söz konusudur. Yerelde çok şey üretiliyor. Daha güvenli, daha kaliteli. Ama ne yazık ki Türkiye’de ulusal marketçilik en fazla Erzurum’da yaşanıyor. Erzurum’da ulusal marketçilik enflasyonu var.

    Bu ulusallar ne yazık ki ürünlerini asla yerelden almıyor. Yerel üretici zor duruma düşüyor.

    Bunu önüne geçilmesi lazım. Kanun çıkarılması gerekir. Yerel yöneticiler yerel esnafı düşünmeli. Her noktaya müsaade edilmemeli. Yerli ve milli markalaşmayı içeren kanun çıkmalı.

    Yerel, istihdama elinden geldiğince ilgi gösteriyor. Tüketicinin algılara yenik düşmemesini arzu ediyoruz.

    Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Fevzi Polat ise şehir bilincinin oluşturulması noktasına işaret etti.

    Polat, ‘Markalaşmaya gidilmeli. Markalaşma olmadan satışta olmaz’ dedi.

    Polat, şehrin ekonomilerinin döndürülmesi noktasında yetkinin ticaret odalarına verilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

  • Eğitimciler ‘Bir damla hayat da sen ol’ sloganıyla Kızılay’a kan bağışında bulundu

    Eğitimciler ‘Bir damla hayat da sen ol’ sloganıyla Kızılay’a kan bağışında bulundu

    Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ve ÖNDER tarafından Türkiye genelinde başlatılan Kızılay’a kan bağışı kampanyasına Erzurum İl Milli Eğitim Müdürlüğü de destek verdi.

    “Bir Damla Hayat da Sen Ol” sloganıyla düzenlenen kan bağışı kampanyasına İl Milli Eğitim Müdürü Salih Kaygusuz, kurum yöneticileri ve okul müdürleri Havuzbaşı Kent Meydanında bulunan Kızılay kan verme aracında bir araya gelerek kan bağışında bulundu.

    Kovid-19 salgını döneminde kan bağışında bulunmanın çok önemli olduğuna dikkat çeken İl Milli Eğitim Müdürü Salih Kaygusuz, “Bakanlığımız Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün başlatmış olduğu ‘İyilik Kanımızda Var’ projesi kapsamında kan vermek için bir araya geldik. Kan ihtiyacının daha yoğun olduğu pandemi sürecinde kan ve plazmaya ihtiyacı olan vatandaşlarımıza destek vermek için bugün buradayız.Ülkemizin içinde bulunduğu pandemi sürecinde kan bağışına daha fazla ihtiyacımız var.” diyerek sağlıklı vatandaşlarımızı kan bağışı kampanyasına destek vermeye davet etti.

  • Güven: “Türk Birliğinin mutlaka hayat bulması gerekiyor”

    Güven: “Türk Birliğinin mutlaka hayat bulması gerekiyor”

    Palandöken Gelişim Derneği Kadın Komisyonu ilk toplantısını Başkan Av. Kübra Ertugay Güven başkanlığında gerçekleştirdi.

    Kuruluş amaçlarının kadınların toplum hayatındaki önemini bir kez daha vurgulamak olduğunu belirten Güvenli, kadınlarımızın her geçen gün katlanan sorunlarına ortak akılla çözüm sunmak, kendilerini gerçekletirmelerine vesile olmak amacıyla bugün sahada olduklarını belirtti.

    Güvenli ayrıca, uzun zamandan beri kadınlarla ilgili çalışmaların içerisinde olduğunu, Cumhuriyetimizin kuruluşunda büyük pay sahibi olan Türk Kadınının fedakarlık ve inceliğin iz düşümü olduğunu söyledi.

    Medeniyetimizin köşe taşı olan kadınımızın bugün ki durumunu daha iyi seviyelere getirmeyi görev kabul ettiklerini belirten Güvenli, bu konuda yapacakları çalışmaları yakında kamuoyu ile paylaşacaklarını söyledi.

    Kardeş Azerbaycan’ın her zamanki gibi bugün de yanında olduklarını belirten Güvenli, Türk Birliğinin mutlaka hayat bulması gerektiğine de dikkat çekti.

  • “Hayat Kurtarmak İçin Yarıştayız” koşusunun 6’ncısı sanal olarak yapılacak

    “Hayat Kurtarmak İçin Yarıştayız” koşusunun 6’ncısı sanal olarak yapılacak

    Organ bağışı konusuna dikkat çekmek için bu sene 6’ncısı düzenlenecek olan “Hayat Kurtarmak İçin Yarıştayız” koşusu, korona virüsü pandemisi nedeniyle sanal olarak yapılacak.

    Medicana Sağlık Grubu tarafından bu sene altıncısı düzenlenecek Hayat Kurtarmak İçin Yarıştayız – Run For Life etkinliği, organ bağışı konusundaki farkındalığı artırmayı hedefliyor. Korona virüsü nedeniyle sanal olarak yapılacak olan koşu için zaman ve parkur seçimi katılımcılara bırakılacak. Etkinlik, 30 Ekim-1 Kasım 2020 tarihleri arasında gerçekleşecek. Zorlu pandemi koşullarına rağmen organ bağışının önemine dikkat etmek isteyen çok sayıda katılımcı ile geleneksel Hayat Kurtarmak İçin Yarıştayız-Run For Life etkinliği devam edecek.

    2014 yılından itibaren büyük bir katılımcı kitlesi ile yapılan etkinlik, pandemi şartlarına uygun olarak dijital platforma taşındı. Yarışa katılmak isteyen katılımcılar “www.runforlife.com.tr” sitesi üzerinden koşuya kayıt olabiliyor. Türkiye’nin her noktasından katılımın sağlanabileceği bu koşu etkinliğine kayıt olmak için ücret alınmayacak. Bu yıl, koşu ilk kez uluslararası katılıma da açıldı. Dünyanın diğer ülkelerinden de bu anlamlı hedef için koşmak isteyen kişiler, kayıt yaptırıp koşabilecekler. Etkinliğe kayıt olan katılımcılar; yarış öncesinde göğüs numarası, yarış tişörtü ve hijyen setinden oluşan yarış kitini Medicana Hastanelerinden 29-30 Ekim tarihlerinde alabilecekler.

    Organ bekleyen hastalara bir umut olmanın güzel duygular yaşattığını insanlara hatırlatmak için bir fırsat olan Hayat Kurtarmak İçin Yarıştayız etkinliğine yarışmacılar istedikleri yerden katılabilecekler. Sanal ortamda gerçekleşecek bu koşu için katılımcılar, 5 kilometrelik parkuru kendileri belirleyecek. Yarışmacılar, belirledikleri parkurda 30 Ekim günü 00.00’dan 1 Kasım günü 23.59’a kadar istedikleri bir zaman diliminde koşabilecek. Yarış ölçümlerinde Strava adlı uygulama kullanılacak. Yarışmaya katılacak herkesin internet adresinden kayıt olması gerekiyor. Yarışma sonuçları değerlendirilirken sporcunun uygulama ile ölçülen süresi dikkate alınacak. Yarışma kuralları ile ilgili daha ayrıntılı bilgilere internet sitesinden ulaşılabilecek.

    Türkiye’de binlerce hasta organ bağışı beklerken etkinlik ile toplumsal bilincin artmasını hedefleniyor. Ayrıca koşuya katılan ve parkurunu tamamlayan tüm yarışmacılara online katılım sertifikası ve dijital madalya verilecek. Bunun yanı sıra dereceye giren sporcular, Medicana Check-up paketi ve spor mağazasından hediye kartı kazanacak. Yarışmanın kesin sonuçları 4 Kasım günü saat 17.00’de açıklanacak. Medicana Sağlık Grubu’nun organize ettiği farkındalık koşusu, çok sayıdaki destekçisi sayesinde her sene daha geniş kitlelere hitap ediyor.

    Konu hakkında hastaneden yapılan yazılı açıklamada, “Ülkemizde yirmi beş binden fazla hasta, organ bağışı için beklemekteyken yıllık organ bağışı sayısı binleri bulmuyor. Toplumun organ bağışı konusunda bilgilenmesini sağlamak, farkındalığını arttırmak için bu etkinlik büyük önem taşıyor. Organ nakli için bekleyen binlerce hastaya bir umut olabilecek, onlara yalnız olmadıklarını hissettirebilecek Hayat Kurtarmak İçin Yarıştayız – Run For Life etkinliğine katılarak siz de bu anlamlı koşunun bir parçası olabilirsiniz. Aynı amaç için koşan binlerce kişiden biri olarak organ nakli bekleyen hastalara pes etmemeyi, ikinci bir şanslarının olduğunu hatırlatabilirsiniz” denildi.

    Medicana Sağlık Grubu Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, bu yıl altıncısı düzenlenen Run For Life projesi hakkında şunları söyledi:

    “Medicana ailesi olarak Run For Life – Hayat Kurtarmak İçin Yarıştayız koşu organizasyonumuzun bu yıl altıncısını 30 Ekim–1 Kasım tarihleri arasında düzenliyoruz. Organ bağışının önemini vurgulamak için düzenlediğimiz bu etkinliği pandemi nedeniyle ertelemeye gönlümüz el vermedi ancak önlemlerimizi almaktan da geri durmadık. Bundan önceki beş yıl boyunca omuz omuza sürdürdüğümüz yarışı bu sene sanal koşuya dönüştürdük ve Türkiye geneline yaydık. Siz de kendi parkurunuzu oluşturabilir, hayat kurtarmak için koşabilir ve organ bağışı bekleyen binlerce hastaya umut olabilirsiniz.”

  • 110 yıllık tarih ‘Kültür Vadisi’ ile hayat bulacak

    110 yıllık tarih ‘Kültür Vadisi’ ile hayat bulacak

    Zonguldak’ta endüstriyel mirasın korunması ve turizme kazandırılması amacıyla hayata geçirilmesi planlanan Üzülmez Kültür Vadisi projesinin lansmanı gerçekleştirildi. Projenin tamamlanması ile birlikte 110 yıllık tarih yeniden hayat bulacak.

    Zonguldak’ta kentin sosyal ve ekonomik hafızasında önemli yer edinen endüstri yapılarının, görsel önemlerine, dönemlerine ait niteliklerine ve şehrin ensütriyel tarihine dikkat çekmek amacıyla atıl vaziyetteki eski lavuar binası ve atölye binalarının işlev kazandırılması amacıyla hayata geçirilen Üzülmez Kültür Vadisi Projesi’nin tanıtım toplantısı düzenlendi.

    İl Özel İdaresi ve BAKKA arasında imzalanan; Dünya Mühendislik Firması’nın çalışmalarına başladığı 17 milyon 178 bin liralık projenin 500 günde bitirilmesi hedefleniyor. Tanıtım toplantısına protokol üyeleri ve davetliler ile Dünya Mühendislik firması yetkilisi Hacı Mehmet Gençer de katıldı. Saygı duruşunun ardından projenin tanıtımı ve atıl vaziyetteki binaların geçmişten günümüze süreci aktarıldı. Proje ile Zonguldak’ın kent belleği ve kent hayatını zenginleştirmek, kentin endüstriyel mirasının deneyim turizmine kazandırılması amaçlarına hizmet edecek şekilde proje konusu alanın yeniden işlevlendirilmesi amaçlanıyor.

    Projede açık otopark, kent parkı, çocuk oyun alanı, peyzaj alanları, gezi tüneli, etkinlik alanları, meydanlar, derebaca deneyim yolu, kültür atölyesi, müze-restoran, jeopark müzesi gibi alanlar oluşturulacak. Toplantının açılış konuşmasını yapan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Karayılmaz, çalışmada emeği geçenlere teşekkür etti.

    Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan endüstri mirasının yeniden hayat bulacağına dikkat çekerek işletmesine talip olduklarını vurguladı.

    “Güzelliklerimizi bütün dünyaya anlatacağız”

    Zonguldak’ta yıllarca yer altındaki kömürün çıkartılması için mücadeleler verildiğini aktaran AK Parti Zonguldak Milletvekili Polat Türkmen, Almanya Ruhr havzasından örnekler vererek şöyle dedi:

    “Gökgöl Mağarası’ndan başlıyorsunuz Üzülmez Kültür Vadisi arkasından Maden Müzesi dolayısıyla Zonguldak girişinden çıkışına kadar bu eserlerin hayata kazandırılması ve sonrasında buraları görmek isteyenler için çalışılıyor. Buraları görmek isteyen çok insan var. Biz Almanya’ya gittiğimizde Ruhr havzasında maden bölgelerinde bu tür yerleri yeniden hayata geçirmişler. Bizim de hayran kalacak çok yerimiz var. Yer altı ile ilgilenirken yer üstüne bakamamışız. Geçimimizi yer altından sağlamışız. Emeğin başkenti olan Zonguldak böyle bir şehirdi. Bundan sonra yer altı ve yer üstü güzelliklerimizi gün üstüne çıkartıp bütün dünyaya ve Türkiye’ye anlatacağız.”

    “Şehrimizi marka haline getirirsek önemli kazanım elde edeceğiz”

    Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz turizmin; çağın en önemli alanlarından birisi olduğuna dikkat çekti. Dünyada bir milyar insanın değişik amaçlarla gezdiğinin altını çizen Vali Mustafa Tutulmaz, Zonguldak deyince de akla maden sektörünün geldiğini hatırlattı. Bu endüstriyel mirasın tanıtılmasının kente önemli kazanım sağlayacağını vurgulayan Tutulmaz, şöyle dedi:

    “Güzel bir başlangıca hep beraber şahitlik yapıyoruz. Turizm çağımızın en önemli alanlarından birisi. İnsanların refah düzeyi arttıkça başka illeri görme, başka kültürlere vakıf olma oralarda bulunma, dinlenme değişik amaçlarla bir hareketlilik başlıyor. Bundan 50 yıl önce hayal etmeyeceğimiz bir rakama şu an itibariyle ülke olarak ulaşmış durumdayız. Dünyada da şu anda 1 milyara yakın insan değişik amaçlarla geziyor. İş amacı oluyor, görme, dinlenme, denize girme, dağa çıkma çok değişik yönüyle bu gezmeyi artık bir amaç haline getirmiş durumda insanlar. Hele büyük şehirlerde iki üç günlük tatilde bile nereye gidileceği konusunda insanlar arayış içinde. Böyle olunca biz de Zonguldak adına bu sektörden yeterince pay almamız gerektiği ortaya çıkıyor. Bizim değerlerimiz var. Bu değerler yerin altıyla bağlantılı ilimizin adıyla özdeşleşmiş, Zonguldak deyince maden maden deyince Zonguldak akla gelmiş. Onu hala devam ettiren kültürel ve endüstriyel mirasları var. İçinde bulunduğumuz alan da bunlardan bir tanesi. Bizim bu tür endüstriyel mirasımızı önceleyerek bir strateji ile ilimizi turizm alanında pazarlamamız lazım. İlimizi eğer iyi tanıtabilirsek marka şehir haline getirirsek bundan çok önemli bir kazanım elde edeceğiz.”

    Tanıtım programı konuşmaların ardından hatıra fotoğrafı çektirilmesi ile son buldu.