Etiket: Hayallerini

  • Şehit ve gazi çocuklarının hayallerini Adana polisi gerçekleştirdi

    Adana Demirspor-Fenerbahçe Ziraat Türkiye Kupası 5. Tur karşılaşmasında iki takımın oyuncuları maç öncesi seremoniye 27 şehit ve gazi çocuğu ile çıktı.

    Adana Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen “Emanetiniz emanetimizdir” projesi kapsamında 8-12 yaş arası 27 şehit ve gazi çocuğu maçı statta izledi. Maça Adana Demirspor formaları giyerek gelen çocuklara futbolcular forma hediye etti. Şehit çocukları, maç öncesi statta polislerle birlikte tur atarak, taraftarları selamladı. Taraftarlar, “Adana’nın kahraman çocukları hoş geldiniz”, “Şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganları attı. Öte yandan maç öncesi Adana Valisi Mahmut Demirtaş ve İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, şehit çocuklarıyla fotoğraf çektirdi.

    Babasının hayalini meslektaşları gerçekleştirdi

    Öte yandan babası Şahit Altmış, 2015 yılında şehit olan fanatik Fenerbahçe tarafı Enes Altmış’ın sarı-lacivertli ekibi görme hayalini Adana polisi gerçekleştirdi. 27 şehit çocuğunun arasında bulunan Altmış, seremoniye Mathieu Valbuena ile çıktı.

    Çocukların mutlulukları gözlerinden okundu.

  • Herkes hayallerini onlarla paylaşıyor

    Milli Piyango İdaresi’nin 61 Milyon TL olarak belirlenen yılbaşı ikramiyesini açıklamasının ardından vatandaşları büyük ikramiye heyecanı sardı. Milli Piyango bilet satıcıları da, büyük ikramiyeye yaklaşık 1 ay kala yine vatandaşların hayallerine ortak oluyor.

    Tüm yurtta merakla beklen Milli Piyangonun yılbaşı büyük ikramiyesi 61 milyon lira olarak açıklandı. Bilet satıcıları ise, açıklanan rakam sonrası bu yıl da insanların hayallerine giden yolda köprü olmaya başladı. İş kurma, ev alma, iyi eğitim ve borç ödeme gibi hayallerini milli piyangoculara anlatan vatandaşlar, biletlerin satışa sunulacağı tarihi merakla bekliyor.

    “Vatandaşlar borca harca girip bir ya da birkaç tane bilet alıyorlar”

    Eskişehir’de 20 yıldır Milli Piyango bayiliği yapan Osman Çileli, insanların büyük ikramiye hayallerinin başladığını belirterek, “Çoğu vatandaşımız ikramiyeden memnun kalıyor. Maddi yönden sıkışık, borca harca girip bir ya da birkaç tane bilet alıyorlar. Açıklandıktan sonra gelip gelmediğini soruyorlar. Kirada oturan insanlar ev sahibi olma, iş kurma gibi hayaller kuruyorlar. Bazı seneler sonu “3,7,2,1” olan biletleri alıyorlardı, ama artık o da bitti. Karışık seri alırlar, sonu çift rakamlı olanlar ayrı yani, bileti özel numaraları arayanlar çok. Kendi taleplerine göre istedikleri numaralı bileti bulup veriyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Halkımızın bütün hayali, borcunu ödeyip ev sahibi olmak”

    Yaklaşık 5 yıldır Milli Piyango bayiliği yapan Erol Demirtaş ise, herkesin 29 Kasım’ı beklediğini söyleyerek, “Herkese hayırlı uğurlu olsun. Çıkan ikramiyeyi iyi şeyler için kullansınlar. Yuvalar dağılmasın. Çocuklarının eğitimleri için kullansınlar. Geçen sene yılbaşı biletleri güzeldi. Umarım bu sene de güzel olur. Herkes 29 Kasım’ı bekliyor. Ayın 10’nundan sonra hızlanır. Şimdi şuradaki biletlerde 2,5 Milyon ikramiye var. “Çıksın, 10’u senin 5’i senin” diye söyleyenler var. 2 Şubat 2016’da 10 bin TL verdim ama 50 kuruş çay parası bile vermediler. Geçen sene yılbaşında yine 10 bin TL verdim ve bir bayan çıkarttı 250 lira verdi. Herkes gönlüne göre iş yapıyor. Bizler ille şunu verin bu parayı bekliyoruz gibi bir şey demiyoruz. En güzel hayırlı işlerde kullansınlar. Bütün vatandaşlarımızın hepsi borçlu. Ev almış, ev borcunu ödemek için kredi çekmiş, kirada oturanlar ev alacağım diye hayaller kuruyorlar. İkramiye çıksın ev alacağım, çocuğumu en iyi okullara göndereceğim, borçlarımızı kapatacağız gibi hayaller kuruyorlar. Halkımızın bütün hayali, borcunu ödeyip ev sahibi olmak” şeklinde konuştu.

    “Havalara uçarım”

    Eskişehir’de yaşayan emekli memur İsmet Aydoğdu ise, yılbaşı ikramiye tutarını duyduktan sonra heyecandan meblağını karıştırıp, hayatının kurtulacağını belirterek, “Daha ne diyeyim 61 trilyon, katrilyon mu yoksa? Ağabey havalara uçarım. Var mı böyle bir şey? Hayatın kurtulur. Eşim, dostum, akrabam çoğalır, zaten var da. Bana çıkarsa çok memnun olurum. Emekli memur olduğum için çeyrek bilet alıyorum. Aslında çeyrek bilete çıkmasından da yanayım. Bir kişi zengin olacağına, dört kişi faydalansın. Belki bir iş kurarım. Gezmeyi seven biriyim, dünyayı gezerim. İlk önce Türkiye’yi gezerim daha sonra dünyayı gezerim. Kötü bir şey yapmadan parayı harcarım. Hani, parayı bulunca kuduranlardan değiliz” diye konuştu.

    Emekli Cevat Demir de ikramiyenin hayal edilemeyecek bir rakam olduğunu söyleyerek, “Güzel bir rakam. Türkiye’de insanların hayal edemeyeceği büyük paralar. Çoğunu uyuşturucuyla mücadele ve gençleri kurtarmak için kullanırdım. Kimsesiz çocuklara yardım için kullanırdım. Tabii ailemin çocuklarının ihtiyaçlarını da düşünürdüm” dedi.

  • Mersinli gencin hayallerini yıkan sürücü yakalandı

    Mersin’de 22 yaşındaki Mücahit Bıyık isimli gence kaldırımda yürürken arkadan çarpan, ardından arkasına bile bakmadan olay yerinden kaçan sürücü polisin titiz çalışması sonucunda yakalandı. Arabanın üzerindeki çizgiden yola çıkarak yakalanan Suriyeli sürücü savcılık tarafından serbest bırakıldı.

    Edinilen bilgiye göre, Mücahit Bıyık, 28 Ekim gecesi saat 24.00 sularında Akbelen Bulvarı üzerinde dayısıyla birlikte yürüyüşe çıktı. Kaldırımda yürüyen Bıyık’a plakası belirlenemeyen bir araç çarpıp kaçtı. Olayın ardından çevreden geçen bir araç sürücüsünün haber vermesi üzerine genç, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazada genç, başından ve çeşitli yerlerinden yaralanırken, ayağına 3 platin ve 1 plak takıldı. Genç, geçen yıl özel harekat polislik sınavına girdiğini, yedek olarak sıranın gelmesini beklediğini ifade etmiş ve hayallerini yıkan sürücünün bir an önce yakalanmasını istemişti.

    Korkup kaçmış

    Olayın ardından kaçan aracı yakalamak için çalışma başlatan Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Toroslar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bölgedeki güvenlik kameralarını tek tek inceledi. Yapılan incelemelerde aracın plakasını gören bir kamera kaydını bulamayan ekipler, bunun üzerine aracın üzerindeki çizgiden yola çıkarak aracı ve sürücüsünü bulmaya çalıştı. Çalışmaların sürdüğü sırada merkez Toroslar ilçesine bağlı Osmaniye Mahallesi GMK Bulvarı üzerinde belirlenen bir aracın olduğunu tespit eden ekipler, aracı durdurarak kontrol yaptı. Yapılan kontrolde aracın kazaya karışan araç olduğu, sürücüsünün Suriye uyruklu B.A. olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan şahıs, kendisinin kazaya karıştığını, Suriye uyruklu olduğu için olaydan sonra zarar görebilme ihtimali olduğundan dolayı korkup olay yerinden kaçtığını söylediği öğrenildi.

    Adliyeye sevk edilen şahıs, savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

  • Çarpıp üstünden geçen sürücü hayallerini de yıktı

    Mersin’de 22 yaşındaki Mücahit Bıyık, dayısıyla birlikte kaldırımda yürürken arabayla arkadan gelip çarpan, ardından arkasına bile bakmadan olay yerinden kaçan sürücünün yakalanmasını istiyor. Ayağına 3 platin, 1 plak takılan ve en az 3 ay yürüyemeyecek olan genç, geçen yıl polis özel hareket sınavlarına girdiğini, yedek olarak çağrılmayı beklediğini belirterek, “Hayallerim suya düştü” dedi.

    Edinilen bilgiye göre, Mücahit Bıyık, 28 Ekim gecesi 24.00 sularında Akbelen Bulvarı üzerinde dayısıyla birlikte yürüyüşe çıktı. Kaldırımda yürüyen Bıyık’a henüz plakası belirlenemeyen bir araç çarpıp kaçtı. Olayın ardından çevreden geçen bir araç sürücünün haber vermesi üzerine genç, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

    “En az 3 ay yürüyemeyeceğim”

    Kazayla ilgili İHA muhabirine konuşan Mücahit Bıyık, her gün akşam yürüyüş yaptığını söyledi. Kaza günüde dayısıyla birlikte yürüyüş yaptığını belirten Bıyık, “Olay gecesi kaldırımda yürürken bir araç arkadan gelip çarptı. Çarptıktan sonra arkasına bile dönüp bakmadı. 112’yi aramadı, polisi aramadı hiçbir şey yapmadı. Araç da bulunamadı. Bana çarptığı gibi kaçtı, arkasına bile dönüp bakmadı. 10 metre sürükledi ve üzerimden geçti. Tek başıma kalsam kesinlikle ölmüştüm. Çünkü gece saati kimse geçmiyor oradan. Büyük bir olay atlattık. Bu aracın bulunmasını istiyoruz. Olaydan sonra dayım zaten şok geçirmiş o yüzden araç plakasını alamamış. Sağ olsun yoldan geçen birisi 112’yi aramış. Hatta aracı da takip etmeye gitmiş ama izini kaybettirmiş. Onun sayesinde ambulans gelmiş ve hastaneye götürülmüşüm. 12 gün boyunca hastanede yattım. Bacağımda 1 tane plak, 3 tane platin var. En az 3 ay üzerine basmak yasak. Doktorun dediğine göre 5-6 ay sonra yavaş yavaş yürümeye başlayacağım. 2 sene sonra da platin çıkacak” diye konuştu.

    “Hayallerim suya düştü”

    2 sene önce astsubaylık sınavına girdiğini kaydeden Bıyık, “Orada beni elediler. Geçen yıl ortalarında bir kez daha girdim bu sefer de hain darbe girişimine denk geldiği için giremedim. Ardından polis özel hareket sınavına girdim. Orayı kazandım ama yedeklerdeydim ve 1 senedir bekliyorum. Büyük ihtimalle şubat ayında eğitimlere çağrılacaktım. Hayallerim suya düştü. Olaydan sonra şikayete bulunduk. İfade verdik. Şu ana kadar bir sonuç alınmadı. Avukatımız bu olayı takip ediyor. Bulunması için ciddi bir uğraş lazım. Çarpıp kaçan bu arkadaşı gören, tanıyan varsa ihbar etsin. Çünkü bugün bana yarın kendi başına. Vurup kaçan arkadaş da bu haberi görürse o da şunu bilsin. Yarın kendi başına böyle bir şey gelse ne yapar diye düşünsün. Sonuçta vicdan meselesi bu iş. Diğer türlü çözüleceğini düşünmüyorum” dedi.

    Anne Fidan Bıyık ise halen kazanın şokunu üzerinden atamadıklarını kaydederek, “Bu aracın bir an önce bulunmasını istiyorum. Bugün banaysa yarın bir başkasına çarpacaktır. Başkasının kesinlikle canının yanmasını istemiyorum. Çünkü bulunması lazım. Böyle insanların trafiğe çıkmaması gerekiyor. Bu nasıl bir şey anlamakta güçlük çekiyorum. Bu kadar basite alınabilecek bir olay değil. Hem vurmuş hem de kaçmış. Oğlum orada tek olmuş olsa Allah korusun ölürdü. Orada bayılmış, kafa parçalanmış, ağız ve burundan kan gelmiş. Bu tür vurup kaçan insanlardan bıktık artık. Kimsenin canı da yanmasın” şeklinde konuştu.

    Öte yandan, kaza anı bir iş yerinin güvenlik kameraları tarafından saniye saniye görüntülendi. Görüntülere göre dayısıyla birlikte kaldırımda yürüyen Bıyık’a arkadan bir araç gelip çarpıyor. Bıyık’ı 10 metre sürükleyen ve üstünden geçen araç sürücüsü, ardından kaldırımdan inerek arkasına bakmadan olay yerinden kaçıyor.

  • ÖSYM’nin hatası çoban Ahmet’in hayallerini yıktı

    Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde ilkokulu bulunduğu köyde, ortaokul ve liseyi açıköğretimden okuyarak yükseköğretime geçiş sınavına hazırlanan ve İlahiyat Fakültesini kazanan Ahmet Dağ’ın üniversite okuma hayalleri ÖSYM’nin yaptığı hata açıklaması sonucu suya düştü.

    7 çocuklu ailenin en küçük çocuğu olan Ahmet Dağ, ilkokulu yaşadığı köyde tamamladı. Ahmet, maddi imkansızlıklardan dolayı çobanlık yapmaya başladı. Çobanlık yaptığı sırada ders çalışarak sınavlara hazırlanan Ahmet Dağ, ortaokul ve lise eğitimini açıköğretimden tamamladı. Dağ, girdiği Yükseköğretime Geçiş Sınavında (YGS) 204,375 puan alarak Anadolu Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazandı. Ancak 12 Ağustos’ta ÖSYM’nin yerleştirme sonuçlarına ilişkin ‘hata’ açıklamasıyla çoban Ahmet’in üniversiteye dair tüm hayalleri yıkıldı.

    “Yağmurda kitaplarım ıslanmasın diye sakladım”

    Eğitimini imkansızlıklara rağmen sürdürmeye çalıştığını dile getiren Ahmet Dağ, “Koyunları otlatırken ders çalışırdım. Bazen sıcaklığın 40 derece hissedildiği, bazen de çok soğuk olduğu zaman, kimi zaman ellerimi hissetmezken ders çalıştım. Yağmur yağarken dahi kitaplarımın ıslanmaması için kitaplarımı montumun altında saklıyordum. Çok çalıştım, çok çabaladım, çabamın sonucunu da ilahiyat fakültesini kazanarak aldım. Kazandığımı duyunca da çok sevindim” dedi.

    “Durumun düzeltilmesini istiyorum”

    “Bir kaç gün önce ÖSYM’den gelen mesajla adeta yıkıldım” diye konuşan Dağ, “Ek puanların kaldırılmış olup tekrar sisteme bakılması gerektiğini belirten bir mesajdı. Sistemi girip kontrol ettiğimde ilahiyat fakültesi ibaresinin kaldırıldığını görünce çok üzüldüm. Durumun tekrar gözden geçirilmesini rica ediyorum ve bu sorunun giderilmesini istiyorum. Gösterdiğim çabanın karşılığının hak ettiğimin kadarının verilmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.

    Baba Mehmet Emin Dağ: “Çok üzüldük”

    Duruma çok üzüldüklerini belirten baba Mehmet Emin Dağ, “Ben de rica ediyorum Ahmet’e hakkının iade edilmesi konusunda. Geri verilirse çok memnun olacağım. Ben her zaman oğlumun arkasındayım” diye konuştu.