Etiket: Hayallerinden

  • Çağrı Erhan, “Gençler hayallerinden vazgeçmesin”

    Üniversite tercih döneminde Altınbaş Üniversitesi, “Rektörle Buluşma” etkinliği ile aday öğrencilere ve velilere üniversiteyi tanıtarak tavsiyelerde bulundu.

    “Rektörle Buluşma” etkinliği ile 10. yılına giren Altınbaş Üniversitesi Fatma Altınbaş Konferans Salonu’nda toplandı. Tanıtım filminin ardından Altınbaş Üniversite Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin veli ve öğrencilerle buluştu. Aday öğrencilerin ve ailelerin sorularının cevaplandırıldığı etkinlikte tercih konusunda önerilerde bulunuldu.

    Altınbaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan, “2017 yılı bizim için yenilikler yılı oldu. Her şeyden önce İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi olarak 2008’den beri gururla taşıdığımız adımız yine bizim isteğimizle kurucu vakfımız olan Altınbaş Üniversitesi ile değişti. ‘İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi adıyla doğduk, Altınbaş Üniversitesi adıyla büyüyoruz.’ sloganıyla 2017-2018 akademik yılı için tercih tanıtım dönemimizi başlatmış olduk. Bir başka yenilik, bu yıl Uygulamalı Birimler Fakültesini açtık. Uygulamalı Birimler Fakültesi içinde Gastronomi, Bilişim Sistemleri, Sağlık Yönetimi gibi bölümlerimiz yer alacak. Bir diğer değişiklik, İşletme Fakültesi yine bu yıl kuruldu. Uluslararası Lojistik, uluslararası Ticaret İşletme Fakültesi içinde yer alacak. Geçen akademik yılının başında açılışını gerçekleştirdiğimiz Diş Hastanemiz Diş Hekimliği Fakültesinin öğrencilerine eğitim vermeye başladı. Bu anlamda 2017-2018 akademik yılına 10 yılın getirmiş olduğu tecrübeyi de arkamıza alarak isim değişikliğini getirdiği büyük motivasyonla Altınbaş Üniversitesi ismiyle büyük bir mutlulukla giriyoruz” dedi.

    İsim değişikliği sürecine ve sonuçlarına değinen Prof. Dr. Çağrı Erhan, “En başından itibaren Altınbaş Üniversitesi adı planlarımızda yer alıyordu. Fakat 2008 yılında üniversite kurulurken o tarihte Altınbaş Üniversitesi yerine Kemerburgaz Üniversitesi tercih edilmişti. Biz hep velilerden, öğrencilerimizden Altınbaş Üniversitesi ismini duyuyorduk. Bu süreci son derece şeffaf, demokratik ve katılımcı bir şekilde yürüttük. Bir anket düzenleyerek bütün öğrencilerimize, akademik ve idari personelimize, paydaşlarımıza sorduk. İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi adıyla mı kalalım yoksa kurucu vakfımızın adı olan Altınbaş Üniversitesi ismiyle mi devam edelim diye. Altınbaş Üniversitesi’ne büyük bir destek olduğunu gördük. Doğru da yaptığımızı şuradan anlıyoruz. İsim değişikliğinin üstünden çok az bir süre geçmiş olmasına rağmen bu isim değişikliğinin farkında olanların sayısı çok fazla olduğunu gördük. Çok olumlu geri dönüşler de almaktayız” ifadelerini kullandı.

    “Hayallerinden asla vazgeçmesinler”

    Tercih döneminde öğrencilere önerilerde bulunan Erhan, “Öğrencilerimizin her şeyden önce içlerinde küçüklüklerinden itibaren hangi mesleği seçme isteği varsa ona dönük tercih yapsınlar. Bu nedenle biraz daha çalışıp puanlarını biraz daha arttırıp hayallerindeki bölüme geçmek için çaba göstersinler. Günümüzde artık yatay geçiş, dikey geçiş, yan dal, çift ana dal gibi pek çok imkan bulunuyor. Dolayısıyla o hayallerinden hiçbir zaman vazgeçmesinler. Aksi bir durumda mezun olduklarında hiç mutlu olmadıkları, kendilerine gerekli tatmini sağlamadıkları mesleklerde çalışmak durumunda kalabilirler. Bu yüzden kimsenin hayallerinden vazgeçmemesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

    Altınbaş Üniversitesi’ni tercih etmek için ziyarette bulunan öğrencilerden Beyza. K , “Hukuk Fakültesini ve Psikoloji Bölümünü tercih etmeyi düşünüyorum. Altınbaş Üniversitesini çok beğendim, kampüsü gezdim ve çok güzel buldum. İngilizce hazırlık açısından da çok iyi buldum. Arkadaşlarımdan aldığım duyumlar sonucunda bu üniversiteyi tercih etmek istiyorum. İsim değişikliğinin de doğru bir adım olduğunu düşünüyorum.” dedi.

  • İki bacağını kaybetti hayallerinden vazgeçmedi

    Geçtiğimiz yıl Manisa’nın Soma ilçesinde bir tırın altında kalarak iki bacağını birden kaybeden 17 yaşındaki liseli Mizgin Çaça azmiyle hayata tutundu. Her insanın bir engelli adayı olduğunu gösteren ve yaşadıklarıyla örnek teşkil eden Çaça, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda İHA’ya yaşadığı acı dolu bir yılı anlatarak, “Her insan bir engelli adayıdır. Engel olmayın.” dedi.

    7 Mart 2016 tarihinde arkadaşlarıyla birlikte okuldan eve dönerken Gaziosmanpaşa Caddesi’nde şoförler odası yanındaki İhsan Kutlusoy Sokak’a dönüş yapan bir tırın altında kalan Mizgin Çaça Manisa Celal Bayar Üniversitesi’ne ağır yaralı olarak kaldırıldı. Burada yapılan müdehaleler sonrasında Mizgin’in iki bacağı kurtarılamadı ve diz üstünden kesildi. 16 yaşında bir anda trafik kazasıyla hayatı kararan Linyit Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Mizgin buna rağmen yaşama sevincini ve azmini kaybetmedi. Geçen bir yılda dayanılmaz acılar çeken Mizgin Çaça psikolojik tedavilerin yanısıra aile ve arkadaşlarının candan desteği ile bu zor zaman içerisinde bir nebze olsun hayata tutunarak okuluna geri döndü.

    Hayatını karartanlardan hesap sorulmasını istiyor

    16 yaşında hayatının baharında şehir içersinde tırın girmemesi gereken sokakta ayaklarından olduğunu belirten Mizgin Çaça, “Benim çok güzel hayallerim vardı. Ama bu hayallerim o tırın altında yok oldu gitti. Geçen bu süreçte beni bacaklarımdan eden sorumlular hakkında dava bile henüz başlamadı. Eğer bu ülkede adalet varsa benim için de tecelli edecektir. Ben daha 16 yaşında bir tekerlekli sandalyeye mahkum olduğum zaman beni bu hale koyan insanlar gülüp eğlenirken ben hergün hastane köşelerinde ’ayaklarımı istiyorum’ diye ağlıyordum. Adaletin benim için de çalışmasını istiyorum. Ben arkadaşlarımla sürekli vakit geçiremiyorum. Sürekli hastane köşelerinde olmak istemiyorum. Adalet çalışıyor var, ancak benim için neden yok gibi.” dedi.

    Ailesinin çabalarıyla protezlerine kavuştu

    İnşaat işçisi babasının kira olan evlerinin yanısıra 3 kardeşiyle birlikte ağır aile külfetinin yanında maddi desteği olmamasına rağmen canını dişine takarak kendisine protez taktırdığını belirten Mizgin, “1 yıl boyunca sürekli hastanelerdeydim gençliğimi yaşamam gereken yerde günümü hastanelerde geçiriyorum. Yinede hayat enerjimi kaybetmedim Yaşadıklarıma rağmen mutluyum. Yaşam enerjimi kaybetmedim. Protezlerim takıldı. Şu anda alıştırma aşamasındayım. Zamanımın çoğu tekerlekli sandalye ile geçiyor. Protezlerime alışma süreci biraz zor olacak. Adımlarımı atmaya başladım. Arkadaşlarımın ve ailemin bu konuda desteklerini görmezden gelemem. Okulumu da çok seviyorum. Herkes çok yardımcı oluyorlar. Hepsine minnettarım.” diye konuştu.

    “Her insan bir saniye sonra engelli olabilir”

    Her insanın bir engelli adayı olduğunu belirten Mizgin, “Ben 16 yaşıma kadar hiçbir engeli olmayan biriydim. Ancak bir gün her insan benim gibi bir engelli olabilir. Ancak yaşamak çok güzel. Kader de diyebiliriz. Bu yüzden engellilerin hayatlarını zorlaştırmayalım. Engel olmayalım. Engelleri hep birlikte aşalım. O ana kadar hiçbir engeli olmayan bir insandım. Birdenbire saniyeler içersinde tüm hayallerim alt üst oldu. Zor günler geçirdim. Psikolojik tedaviler oldum. Arkadaşlarım, ailem, okulumun büyük destekleri oldu. Herkes bir engelli adayıdır. Bize acıyan gözlerle bakmayın kaldırım kenarlarına araç park etmeyin. Emin olun bu ah vah etmenizden daha faydalı olacaktır. Biz engelli değiliz, bize engeli olmayan insanlar engel oluyorlar. Yollarımızı kapatıyorlar, haklarımızı işgal ediyorlar. Sonrada engelli olan biziz. Bizi engelliymiş gibi yapan sizsiniz. Siz ne biliyorsunuz ki bir saniye sonra bizim gibi olmayacağınızı. Biz sizlerden çok daha güçlüyüz. Bunlara rağmen hayata direnip savaşıyoruz.” dedi.

  • Kaza geçirdi, kolunu kaybetti ama hayallerinden vazgeçmedi

    ÇORUM (İHA) – Çorum merkeze bağlı Üyük köyünde çiftçilik yapan Hacı Sevcan, geçirdiği iş kazasında bir kolunu kaybetmesine rağmen Türkiye’nin en kaliteli soğanını üretme hayalinden vazgeçmedi.

    2014 yılında soğan makinesine kaptırdığı kolunu dirsek kısmından itibaren kaybeden Hacı Sevcan, bugüne kadar en kaliteli ürünü en yüksek rekolte ile almak için çalışıyor. Soğanın tarlaya ekiminden hasadına kadar her şeyi ile yakından ilgilenen ve bu yıl dönüm başına aldığı 13 ton soğan rekoltesiyle Çorum’da ve Türkiye’de kırdığı rekorla bu hayalini gerçekleştirdiğini ifade eden Sevcan, engellilere de hayata küsmemeleri için çağrıda bulunuyor. Sevcan’ın bu azmi başta yakınları olmak üzere köy halkı tarafından da takdirle karşılanıyor.

    “Ne yapsam kaliteli yapmaya çalışıyorum”

    2 yıl önce geçirdiği kaza sonucu kolunu kaybettiğini söyleyen Sevcan, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yılmadan azimle işini en iyi şekilde yapmaya devam edeceğini belirtti.

    25 yıldır soğan üretimiyle uğraştığını ve hibrit tohumu kullandığını anlatan Sevcan, “Ne yapmaya çalışsam kaliteli yapmaya çalışıyorum. Bu yüzden de başarılı olduğumu düşünüyorum. Şuanda bu tarladan dönümde 13 ton 100 kilo elde ettim. Bu yıl 230 dönüm araziye soğan ektim. 2 bin ton civarında soğan hasadı yapacağımızı tahmin ediyorum. Şuanda da bu rakamı yakaladığımız gözüküyor” dedi.

    Başarısının sırrını işini sevmek olarak açıklayan Sevcan, “Çiftçilerimiz işini severek bilinçli yapmalılar. Yoksa başarıyı elde etme şansları yok. Yaptığınız işi seveceksiniz. Ziraat mühendisleri gibi teknik konularda bilgim yok. Anlaşmalı ziraat mühendisim de yok. İşimi sevdiğim için bu başarı. Ürünlerimizden ürünleri Selçuk Üniversitesi’ne tahlile gönderdim. Öğretim görevlisi arayarak teşekkür etti” diye konuştu.

    “Polatlı’ya rakip değilim, geçtim bile”

    Dönüm başına aldığı 13 ton rekolteyle soğan üretiminde önde gelen Polatlı’ya da meydan okuyan Sevcan, “Polatlı’ya rakip değil geçtim bile. Şuanda Türkiye’de böyle bir rekolte olmadı. Şuanda Çorum’da bir rekordur. Türkiye’de bugüne kadar duymadım da görmedimde. Elde ettiğimiz rekolte Türkiye rekoru da sayılabilir” ifadelerini kullandı.

    “Engelliler hayata küsmesinler”

    Azmettikten sonra her şeyin üstesinden gelinebileceğini söyleyen Sevcan, “2 yıl önce kolumu soğan makinesiyle yaptığım kaza sonucu kaybettim. Ama yılmadım, yılmayacağım da. İşimi de en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Kazayı geçirdikten sonra hayata küsmedim. Öyle bir duyguya kapılmadım. Engellilerimiz hayata küsmesinler hayat devam ediyor. Mücadele devam ediyor. Çalışmamda falan hiçbir zorluk yok. Azmettikten sonra herşeyin üstesinden gelinir” şeklinde konuştu.

  • Hayallerinden vazgeçmedi

    Manisa’da 2011 yılında antrenman yaptığı sırada kafasının üzerine düşerek hareket yeteneğini yitiren Türkiye Yıldız Judo Şampiyonu Cansu Buzyürük’ün tedavisinde büyük bir ilerleme kaydedildi. Hayallerinden vazgeçmediğini bildiren 17 yaşındaki Cansu, “5 yıl önce boynumdan aşağısı tutmuyordu. Şimdi belimden aşağısında sıkıntı var. Hareket edemesem de bacaklarımda da bir his var. 5 yıl sonra yeniden yürümek için mücadele ediyorum. Kendimi o günlere hazırlıyorum” dedi.

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Manisa Şubesi Başkanı Ahmet Öztürk ve dernek üyeleri, Manisa’da 2011 yılında antrenman yaptığı sırada kafasının üzerine düşerek hareket yeteneğini yitiren Türkiye Yıldız Judo Şampiyonu Cansu Buzyürük’e maddi ve manevi destek sağlamak amacıyla evinde ziyaret etti. Cansu’nun sağlık durumu hakkında annesi Satı Buzyürük’ten bilgi alan Öztürk, “Cansu kızımız bir çok başarılara imza atmış. Talihsiz bir olay yaşamış. Biz bütün sporcularımızın başta Cansu olmak üzere hepsinin yanındayız. Her zaman ve her koşulda destek vermek istiyoruz. Bu destekler maddi olmak zorunda değil. Manevi olarak da psikolojik olarak da her konuda destek vermeye hazırız” dedi. Öztürk ayrıca tüm sivil toplum kuruluşlarına da Cansu’ya destek vermeleri konusunda çağrıda bulundu.

    “Manisa’daki koşullar yetersiz”

    Anne Satı Buzyürük ise Cansu’nun moralinin her zaman yüksek olduğunu belirterek, “Psikolojisi bozulmadı. Her zaman küçücük aklıyla bize dedi ki ‘Allah büyük. Ben yürüyeceğim.’ O öyle dediği sürece ben hiç oturmadım. Bir çok kapıyı çaldım. Manisamız bu konuda gerçekten çok yetersiz. Cansu’yu biz yaşıyoruz, gittiğimiz reabilitasyon merkezlerinde önceden hep yaşlı görürdük. Şimdi hep genç. Her odadan çıkan delikanlılar hep pırıl pırıl. Manisam dururken İstanbul’a gidip rezil olur muyum? Ama mecbur kalıyorsun. Oradaki tedaviler çok güzel. Bilim adamlarımız boş durmuyor. Belki bir gün bu derde de çare bulacaklar” dedi.

    Hayallerinden vazgeçmedi

    2011 yılında antrenman yaptığı sırada kafasının üzerine düşen Türkiye Yıldız Judo Şampiyonu Cansu Buzyürük’ün tedavisinde de büyük bir ilerleme kaydedildi. İlk başlarda boyundan aşağısını hissetmeyen genç Cansu, şu an sadece belden aşağısını kullanamıyor. Ayaklarını hissedebilen ancak şu an için kullanamayan Cansu ise hayallerinden vazgeçmedi. Hiç bir şeyi yürüdükten sonraya bırakmadığını ve şimdiden gelecekteki hayalleri için zemin hazırladığını söyleyen Cansu, “2 yıl kadar judo yaptım. Onun dışında pek çok spor yaptım. 5 yıldır böyleyim. Çok zor zamanlar geçirdim ama 5 yılda buraya kadar geldiysem 5 yıl sonra yürüyebileceğime inanıyorum zaten. Çok zaman ve sabır gerektiren bir hastalık. Yürüdükten sonraya bırakmak istemiyorum hiçbir şeyi. Şimdiden zemin hazırlayıp yürüdükten sonra da devam etmek istiyorum. Ya yazılım mühendisi ya da siyasetçi olmak istiyorum” diye konuştu.

    Fizik tedavisi devam eden Cansu, öğretmenlerinin desteğiyle evde eğitim görüyor. Aynı zamanda başarılı bir öğrenci olan Cansu’ya bir destek de MÜSİAD’tan geldi. MÜSİAD’ın eğitimci üyeleri, Cansu için eğitim imkanı sağlayacakları sözü verdi.

  • Somalı Gençler, Liseli Mizgin’i Hayallerinden Eden Kaza Yerinde Eylem Yaptı

    Manisa’nın Soma ilçesinde 7 Mart tarihinde Şoförler Odası yanında meydana gelen trafik kazasında TIR’ın altında kalarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne iki bacağını birden kaybetmiş olarak uyanan 16 yaşındaki Mizgin Çaça için Somalı gençler ayaklandı. Mizgin gibi başka hayallerin de kamyon altında yok olmaması için kazanın meydana geldiği yerden ilgililere seslenen gençler, “Bu kaza Soma’daki kamyon terörünün ilk örneği değildir. Şehir içinde gezen kamyonlar biz Soma halkında büyük endişe uyandırmaktadır” diyerek yetkilileri göreve davet etti.

    7 Mart tarihinde, Gaziosmanpaşa Caddesi’nde, Soma Linyit Anadolu Lisesi 10-C Sınıfı Öğrencisi Mizgin Çaça’ya yolun karşısına geçmek isterken İsmail Atik’in kullandığı 45 VH 430 plakalı TIR tali yola manevra yaparken tekeri ayaklarının üzerinden geçti. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı Soma Beşyol Devlet Hastanesi’nden Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen Çaça’nın iki bacağı diz hizasından kesildi.

    KAZA YERİNDEN YETKİLİLERE SESLENDİLER

    Kazanın olduğu yerde toplanan gençler şehir içine kamyon girişinin engellenmesi için çağrıda bulundu. Trafik kazasında ayaklarını kaybeden dünyalar güzeli kızları Mizgin’in ailesi de tepki eylemine katıldı. Anne Songül Çaça’nın ayakta durmakta güçlük çektiği görülürken, gençler ’Soma’da kamyon istemiyoruz’ diyerek tepki gösterdi.

    “SOMA’DA KAMYON TERÖRÜNÜN İLK ÖRNEĞİ DEĞİL”

    Gençler adına basın açıklamasını okuyan Ilgın Yaren Doğan, “7 Mart Pazartesi günü Soma’da Mizgin Çaça adlı arkadaşımız şehir içinde dolaşan bir tır tarafından ezilerek ağır yaralanmış ve iki bacağını kaybetmiştir. Bu kaza Soma’daki kamyon terörünün ilk örneği değildir. Şehir içinde gezen kamyonlar biz Soma Halkında büyük endişe uyandırmaktadır. Kamyonlara alternatif bir yol yapılmışken inatla şehiriçini tercih etmeleri yaşanacak daha büyük felaketlerin habercisidir. Biz Soma’nın gençleri olarak denetimsiz kamyonlar tarafından ezilerek ölmek istemiyoruz. En temel hakkımız olan yaşama hakkı alenen engellenmektedir. Kamyonların şehir içinde serbestçe dolaşması hukuken yasak olmasına rağmen devletin yetkili makamları buna neden göz yummaktadırlar, soruyoruz. Cenkyeri’ne taşınması planlanan kamyon garajı inşaasının iptalinde herhangi bir rant söz konusu mudur, soruyoruz. Yapılması planlanan yeni kamyon garajının da şehir içinde bulunması, çevresinde okul olması bizi endişelendirmektedir. Her geçen gün başka kazaların olması fakat sorumlulardan hesap sorulmaması bu şehirde yaşamayı gittikçe zorlaştırmaktadır. Yapılan ihmaller onlarca hayali ve hayatı yok etmektedir. Soma’da kamyonların şehir içinde rahatça dolaşabilmesi engellenmedikçe başka hayaller ve hayatların da yok olması içten bile değildir.

    Bu konunun muhatabı Soma Belediyesi ve kaymakamlıktır. Fakat bizi tatmin etmeyen açıklamalarla konunun üstü kapatılmakta, günü kurtaracak sözler söylenmektedir. Bu şehrin geleceği olan biz gençler bu konu hakkında acilen önlem alınmasını gerekli mercilerden talep ediyoruz. Taleplerimiz yerine getiriline kadar gerekli mücadeleyi yerelde ve genelde sürdüreceğimizi tüm kamuoyuna bildiriyoruz. Kazada yaralanan Mizgin’e ve ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, her türlü desteği ve dayanışmayı arkadaşları olarak bizim sağlayacağımızı belirtmek istiyoruz.” dedi.